Alparslan Kuytul'dan Suriye Olaylarına Farklı Bakış

Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.
anasayfa anasayfa ara giris kayit
   > GÜNDEMDEKİLER > Dünyadan > SURİYE > Alparslan Kuytul'dan Suriye Olaylarına Farklı Bakış
Kullanıcı Adı: Beni Hatirla?
Şifre:

   > GÜNDEMDEKİLER > Dünyadan > SURİYE > Alparslan Kuytul'dan Suriye Olaylarına Farklı Bakış
Sayfa: 1 [2]   Aşağı git
  Bu Konuyu Gönder  |  Yazdır  
Gönderen Konu: Alparslan Kuytul'dan Suriye Olaylarına Farklı Bakış  (Okunma Sayısı 13061 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
FECR
Genel Yönetici
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 4697


Selam Hidayete Tabi Olana


WWW
« Yanıtla #15 : 17 Nisan 2013, 09:07:17 ÖÖ 09 »



Sizi okurken bir an için gözümde Nurettin Şirin beliriverdi.



Niye öyle gördünüz bilmem ama Nurettin Şirin'in olaylara bakışı ön yargılı, mezhepsel saikleri ön plana alarak ve İran eksenli bir perspektiften bakar. Nurettin Şirin ile kıyaslaman sizin de olaylara mezhebi ve ön yargılı olarak baktığınız fikrini bende oluşturmaya başladı, inş. değildir.Nedense kendi düşüncemize ya da olaylara farklı bakanları hemen bir şablona sokma ihtiyacı hissediyoruz maalesef. Tahammül sınırlarını kaldırıyoruz ama Kafirlere karşı ise aşırı hoş görülü olabiliyoruz / olabiliyorlar.

Ben bu konuda uzun uzun tartışmayı lüzumsuz görüyorum.


 begen1  aynen


Suriyede bir işgalci varsa o da maalesef İran ve Hizbulbaas örgütü... Ama bir tek ABD askerinin muhalif cephede savaştığını görüp duymadım.



A.B.D kendi işgal etmediği yerlere askerini göndereceğini sanıyorsanız A.B.D'yi ve küresel emperyalizmi tanımıyorsunuz.Savaşta yüz binlerce insan öldükten sonra NATO eliyle müdahalesi yaparlar. Nasılsa ölen insanlar kendi insanları değil. Ölenler müslümanlar. Aynı şeyi Bosna'da da uyguladılar. Bosna'da Müslümanlar kıyıma uğradıktan sonra müdahale edip Dayton anlaşmasını imzalattılar.
İran'ın Esad rejimine verdiği destek kabul etmiyoruz. İran'a bu konuda ayeti hatırlatmamız gerekir:
Zâlimlere meyletmeyin. Aksi halde ateş size de dokunur. (Hûd Sûresi: 113)



Suriye halkının da kendi diktatörünü devirme hakkı var.



 begen1 Amenna ve saddakna


Sırf İran eksenli bakma şartlanmışlığı dışında söylemlerinizin dayandığı bir tek meşru dayanak olduğunu da sanmıyorum.



İran eksenli bakma şartlanmışlığım hiç yoktur. Meşruluk konusuna gelince size göre meşru olan, bir başkasına göre meşru olmayabilir. Hariciler de kendini meşru kabul ediyorlardı, Muaviye de Hz.Ali'ye karşı mücadele ederken kendini meşru kabul ediyordu.
İran Suriye'de ulus devlet refleksiyle hareket ediyor. Biz sadece İran değil, ulus devlet refleksiyle hareket eden başka ülkelerin bu tür hareketlerini olumlu kabul edemeyiz.


Siz buyurun farazi "Amerikan Müdahaleciliği" komplolarından yola çıkarak 100 Bin insanın kanını heder eden katilleri atlayıp basiretli (!) bakmaya devam edin. Bizce olayların her karesi zaten izah gerektirmeyecek kadar apaçık ortada. Amerika veya bir başkası hesap kuruyor diye mazlumdan yana, zalime karşı saf tutup sorumluluk üstlenmekten kaçınmak vebaldir.
Zalim Esad'ı sadece son 2 yıl için değil hanedanlıkların tüm zamanlarında zalim olarak görüyorum. Esad ailesi Suriye'yi yıllarca zulüm ile yönetiyorlar. Ne Amerika'yı aklamaya çalışıyoruz ne de Esad'ı. Esad'a karşı olmamız bizlerin A.B.D.nin hesaplarına göz yummamıza sebebiyet vermemesi lazım. A.B.D ve Batı Ülkelerinin Müslüman coğrafyada istedikleri gibi at koşturmalarının önüne geçilmesini istiyoruz.



Ne diyelim, Allah hem sizi hem de bizi en doğru safta buluşmaya muvaffak eylesin.

Amin. Allah ne sizi ne de bizim ayaklarımız kaydırmasın
Logged

Müslüman
Süper Aktif Üye
****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 516


Allah c.c kelamını kul kelamı ile eşitlemeyin.


« Yanıtla #16 : 17 Nisan 2013, 09:44:18 ÖÖ 09 »


Kehanette bulunmak ufuk genişliği gerektirmez.


Kehanette bulunma değil de geçmiş olaylardan ders alarak olaylara bakmak olamaz mı?
Uluslararası yapılan hesaplaşmaları, oynanan oyunları görmek ne zamandan beri kehanet sayılıyor. Atasoy Müftüoğlu da 1980 yıllarda Rus-Afgan savaşı sırasında Afgansitan'daki Müslümanların kabilecilik, ırkçılık yaptıklarını söylemiş ama Türkiye'deki Müslümanlar tarafından neredeyse lince tabi tutulmuştu. Ama Müftüoğlu'nun haklılığı Rusların Afganistan'dan çekilmesinden sonra ortaya çıktı.Kabile savaşları, hizip savaşları başladı ve yüzbinlerce kişi öldü. Hala devam ediyor kargaşa. Geçen yıllarda Burhaneddin Rabbani de Müslümanlar arası çatışmanın neticesinde öldürüldü.
İleriye dönük tahminlerde bulunmayı kehanet olarak telakki edecek olursak, düşünmeden hemen ret etmeye başlarsak basiret ve feraseti koyacak yer bulamayız.




Şu arka plan tetkik uzmanlarımız ne de arttı. Oysa bu fiilin "zulme" opsiyon tanımak dışında hiç bir gerçekçi ifadesi yok.
Ölümü gösterip sıtmaya razı etmek ufuk genişliği değil; korkularıyla yüzleşmekten korkmaktır.


Arka plan tetkik uzmanlarının artması doğaldır. Artık geçmiş yıllarda olduğu gibi kapalı bir toplumda yaşamıyor. Basın-yayın-internet gibi iletişimlerin çoğaldığı bir ortamda yaşıyoruz. Yaşanan gerçekler, yapılan hesapları gizlemek zorlaşıyor. Görmediniz mi Hükümet ve APO arasında bir görüşme yapılıyor , hemen ertesi gün ne konuşulduğu çarşaf çarşaf basında çıkıyor. İnsanlar artık her söylenen söze itibar etmiyor. Eskiden olsa  ne olsa kabul ediliyordu. 1990 yıllardaki faili meçhulleri Müslümanlar üzerine yıkıyorlardı, kimseden aksi bir ses çıkmıyordu. Ama bugün o cinayetleri Ergenekonun işlediği itiraf ediliyor artık.Bugün siyasi bir cinayet işlense artık herkesin aklında bu işin arkasında kimler var, ne için yaptı diye sorguluyor. Bu sorgulamak kehanet mi oluyor şimdi?
Bazı tahminlerde bulunmak zulme opsiyon tanımak olarak telakki edilemez. Zulüm olduğunu kabul etmek farklıdır, bu zulmün arkasında kimler olduğunu , bu zulümden kimler nemalanıyor diye tefekkür etmek farklıdır. Bu konuda tefekkür edenleri zulme ortak olmakla suçlamak ise hiç de adilane bir davranış olamaz.


Ölümü gösterip sıtmaya razı etmek ufuk genişliği değil; korkularıyla yüzleşmekten korkmaktır.


Durum belki de sıtma halinde olan kimseyi iyileştirmeye çalıştırmak değil de ölmesini çabuklaştırmak olamaz mı?

Hem ben neden her olayın ardında "batıni" bir gerçek(!) arayacakmışım?
Olayların zahirine değil de arka planına bakmak şu demek değilse ne? "45 yıllık bir diktatörlüğün İslama ve müslümanlara yönelik sürdürdüğü amansız tecavüz, gasp ve cinayetlerinin ardında fantastik bir meşruiyet bulunduğunu kabul etmek..."
El insanf ! Suriyede 100 binin üstünde insan katledildi. 15 bin tanesi sadece çocuk. Bunun zahirine bakmayacam da ortada ne idüğü belirsiz, her kavmin kaderini tayin ettiğine inanılan Kadir-i mutlak Amerikanın hayaletinin izini sürmekle tatmin olacam?



İster arayın ister aramayın, olayların görünen yüzü ile görünmeyen yüzünün olduğu gerçeğini değiştirebilir misiniz?
Amerika'nın Orta Doğu üzerinde yıllardır süren hesapları var ve bu hesaplarını adamlar gizlemiyorlar. Bunun yanında biz Müslümanların vahdet halinde 1 yıllık hesapları bile yok. Bunu söylemek Amerikayı kadiri mutlak olarak kabul etmek değildir. Amerika'nın bir hesabı varsa Müslümanların da bir hesabı olmalıdır. Samimi ve ihlaslı yapılan hesaplara Allah'ın yardımı ve hesabı da eklenince Emperyalistlerin Müslümanlar üzerindeki hesapları altüst olması lazım. Bu çaba ve gayretin içinde olmalıyız. Müslümanların öncelikle bir "durum tespiti" yapmaları gerekiyor. Daha sonra içinde bulundukları durumdan nasıl kurtuluruz hesabı yapılmalıdır.



Peygamber zahiri hangi zulme karşı zahiri fıkhın gereğini erteleyen kehanetlerle tavır belirledi?




Peygamber a.s'ın hayatını okuduğumuz zaman gerçekten de onun ne kadar feraset ve basiret sahibi olduğunu görüyoruz.
Peygamberimiz Mekke'de Müslümanlar işkence görürken onları silahlı mücadeleye sokmaması zahiri fıkhın gereği idi
Peygamberimiz Mekke'den Medine'ye hicreti zahiri fıkhın gereği idi.
Peygamberimizin bazı Müslümanları Mekke'den Habeşistan'a hicret ettirmesi zahiri fıkhın gereği idi
Peygamberimizin Medineye gelince Medine Vesikasını Ehli Kitapla yapması zahiri fıkhın gereği idi.
En önemlisi Hz.Ömer ve diğer sahabilerin bütün karşı çıkmalarına rağmen Hudeybiye anlaşmasını Müşriklerle imzalaması zahiri fıkhın gereğidir. Hudeybiye anlaşmasında Allah Rasulunun ne kadar feraset ve basiret sahibi olduğunu görüyoruz. Peygamberimizin bu olayda olaya değil de olguya odaklandığını görüyoruz.
Peygamberimizin Mekke'de ve Medine'de Müslümanların önüne koyduğu büyük hedefler bir kehanet miydi? Hepsi de yavaş yavaş gerçekleşti.




Aynen katılıyorum. Allah razı olsun FECR kardeşim.  begen1

Logged
FECR
Genel Yönetici
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 4697


Selam Hidayete Tabi Olana


WWW
« Yanıtla #17 : 17 Nisan 2013, 10:52:22 ÖÖ 10 »

İHH sorumlusu OSMAN ATALAY  şunları yazmış:

Suriye Direnişi -Muhalefeti, Batı ve Bölge İslam Ülkeleri İstihbarat örgütlerinin Provake oyunları ile karşı karşıya Allah yardımcıları olsun.Bu Süreçte Muaz El Hatib Suriye direnişi için Çok Şanssız bir isim....


ABD nin Israrla Türkiye ve İsraili Barıştırma Girişimleri Hayra Alamet değil.Hamas-Müslüman Kardeşler -Arap Devrimlerini zor günler bekliyor..

Logged

ozan_er
ozaner
Daimi Üye
**
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 223

adalet ve özgürlük dinimdir


« Yanıtla #18 : 17 Nisan 2013, 11:22:39 ÖÖ 11 »

7/122   O zaman içinizden iki bölük bozulmaya yüz tutmuştu. Halbuki Allah onların yardımcısı idi. Müminler, yalnız Allah'a dayanıp güvensinler.


Tevbe  51 De ki: Allah'ın bizim için yazdığından başkası bize asla erişmez. O bizim mevlamızdır. Onun için müminler yalnız Allah'a dayanıp güvensinler.


Nahl 99Gerçek şu ki: İman edip de yalnız Rablerine tevekkül edenler üzerinde onun (şeytanın) bir hakimiyeti yoktur.

Ankebut  59Onlar, sabreden kimselerdir ve yalnız Rablerine güvenip dayanmaktadırlar. Tüm düya bir araya gelse ne yazar

........
......
Bilmem birşey ifade ediyor mu?Huh??
Logged
FECR
Genel Yönetici
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 4697


Selam Hidayete Tabi Olana


WWW
« Yanıtla #19 : 17 Nisan 2013, 11:45:16 ÖÖ 11 »

Biz farklı bir şey mi diyoruz? Huh?
Biz Amerika'nın Müslümanlar üzerinde oynadığı oyunlara dikkatli olun dediğimiz de Amerika'ya ve Batılı güçlere  tevekkül edin mi diyoruz ki? Eğer öyle algıladı isen pes doğrusu Azn
Logged

Müslüman
Süper Aktif Üye
****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 516


Allah c.c kelamını kul kelamı ile eşitlemeyin.


« Yanıtla #20 : 17 Nisan 2013, 12:58:45 ÖS 12 »

Arap Baharı sonrası ülkeler ekonomik sıkıntılarla karşı karşıya kaldı.

Mısır'ın IMF ile yürüttüğü 4.8 milyar dolarlık kredi görüşmeleri sürerken, Tunus hükümeti 1,78 milyar dolarlık krediyi alabilmek için IMF'yle anlaştı.

Logged
ozan_er
ozaner
Daimi Üye
**
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 223

adalet ve özgürlük dinimdir


« Yanıtla #21 : 17 Nisan 2013, 11:44:27 ÖS 23 »

SİZDE BAYRAM EDERSİNİZ ARTIK  ESAD AMCANIZ HAKLIYMIŞ ONCA KATLİAMDA

 BİZDE

ÜZÜLÜYORUZ 100 BİN KİŞİ ÖLMÜŞ

400 BİN KİŞİ  KAYBOLMUŞ

BİNLERCE MÜSLÜMAN KADIN TECAVÜZE UĞRAMIŞ

BİNLERCE ÇOCUK ÖLMÜŞ

ÖLEN BEBEKLERDE KESİN AMERİKANCIDIR

BU AKŞAM RAHAT UYURSUNUZ ARTIK

ALLAH SORMAZMI 


Nisa  75  Size ne oldu da Allah yolunda ve "Rabbimiz! Bizi, halkı zalim olan bu şehirden çıkar, bize tarafından bir sahip gönder, bize katından bir yardımcı yolla!" diyen zavallı erkekler, kadınlar ve çocuklar uğrunda savaşmıyorsunuz
Logged
Sayfa: 1 [2]   Yukarı git
  Bu Konuyu Gönder  |  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2015, Simple Machines
Bu Sayfa 0.391 Saniyede 22 Sorgu ile Oluşturuldu