Teyzelerle İmtihanım

Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.
anasayfa anasayfa ara giris kayit
   > GENEL (Bilgi Platformu) > Sağlık > Psikoloji > Teyzelerle İmtihanım
Kullanıcı Adı: Beni Hatirla?
Şifre:

   > GENEL (Bilgi Platformu) > Sağlık > Psikoloji > Teyzelerle İmtihanım
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Bu Konuyu Gönder  |  Yazdır  
Gönderen Konu: Teyzelerle İmtihanım  (Okunma Sayısı 1991 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
vesâir
Süper Aktif Üye
****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 680


I'm muslim don't panic


WWW
« : 09 Eylül 2012, 05:13:45 ÖS 17 »


Üds başvurusuna gerekli olan ödemeyi yapmak için atm sırasında bekliyordum. Önümde yaklaşık on kişi vardı. Kalabalığın içinden ufak tefek, güneş gözlüklü, beyaz saçlı bir kadın belirdi. Önümdeki yaşlı amcaya emekli maaşlarıyla ilgili birkaç soru sordu. Sonra bana döndü ve işte ağzından o kelimeler dökülüverdi: "Siz de mi emekli maaşınız için bekliyorsunuz?" Hö? He? Ne?

Kadına abuk sabuk cevaplar verdim o şaşkınlıkla. Japon çizgi filmlerindeki karakterler gibi gözlerimden yaşların fışkırması an meselesiydi. Hangi üniversiteyi bitirdiniz diye sordu en son, "Teyze şu an sen beni bitirdin ya." dedim içimden.

Sonrasını hatırlamıyorum zaten. İşlemler bitince sanki demirden bir leblebiyi yutmaya çalışır gibi teyzenin sorduğu o soruyu unutmaya çalıştım. Yaşlı mı duruyorum acaba, diye yol boyunca arabaların camlarından çaktırmadan kendime baktım. Nefsime çok ağır gelmişti.

Bana teyze diyen ilk teyze değildi üstelik. Daha önce de şehir içi otobüste 40'lı yaşlarında bir kadın "Teyzecim düğmeye basar mısın?" demişti kibar bir ses tonuyla. "Elbette basarım." Demiştim hiç bozuntuya vermeden.

Madem beni teyzesi olarak görüyordu neden yer vermedi, diye de düşündüm. Sonra durumu bir arkadaşa anlatınca, "Kapalıları rencide etmek için bilerek böyle yapanlar oluyor." dedi. Eyvah, dedim. Bu kaçıncı?

Teyzelerle ilgili bir anımdan daha bahsedeceğim. Benim çevrem pek dindar değildir. Bir akrabamız, ölmüş kocası için yasin okutmaya karar vermiş, oraya gittim. Gitmez olaydım. İçeride otuza yakın teyze, hiçbiri örtünme emrini yerine getirmemiş, hatta farz olduğunu bile düşünmüyorlar. Kapalılar hakkında ileri geri konuşanlar, kınayanlar falan…

O sırada bir tanesi bana çağdaş bir öğretmen olmanın şartlarından bahsediyor. Bu da yetmezmiş gibi, doksan yaşında olan bir tanesi durdu, bana baktı ve sonra acıdığı çok belli olan bir ses tonuyla sordu: "Kızııııım, sen neden böyle oldun?"

Şaşkındım, "Farzı yerine getirmek istedim." dedim. Tüm bu konuşmalar içimi sıkmıştı, idrak edemiyorlardı. Boynumu büktüm, sonra kapı çaldı, Yasin okuması için birini çağırmışlar. Mor bir yün yelek giymiş, gözlüklü, baş örtülü, ana gibi bir kadın. Teyzeye öyle bir sarıldım ki, kadın kollarımdan kurtulmak için birazcık mücadele vermek zorunda kaldı.

Çocukluğumdan beri beni tanıyan bir tanesi de kapandıktan sonra bayramda elini öptürmemişti, zannediyorum örtününce aramızdaki yaş farkı da azaldı diye düşündü. Başka bir niyeti olamaz ya?

Neyse, bankamatik sonrası hezeyanıma geri dönecek olursak... Nefsimi dinlediğimde bana hep "Biraz daha genç gibi giyinsene, bak seni teyze sanıyorlar. Biraz modern olsan ne olacak sanki, hem herkes ne güzel cicili bicili örtünüyor. Sen de öyle örtün." diyordu.

Vicdanımı dinlediğimde, “Başkasının günahı senin azabını hafifletmez.” diyordu. Aklıma, erkeklerin olduğu bir yerden geçmek zorunda olduğunda ihtiyar kadın taklidi yapan Hz. Fatıma geldi. Bana teyze demişler, e bu muhteşem bir şey diye düşündüm. Şükrettim! Elhamdülillah!

Kardeşler, tesettür konusunda siz zaten gereken araştırmayı yapmış ve doğru olanın ne olduğunu da biliyor olmalısınız. Örtünme emrini yerine getirirken cazibenizi ortaya çıkarmak istemediğinizden de eminim.

Çünkü böylesine çirkin bir şey vicdan rahatlatmaktan ileri gidemez. Allah’ın ayetini başında taşımanın bir haysiyeti olduğunu da biliyorsunuzdur. Değinmek istediğim hassas nokta şu, insanlar ne der diye düşünürsek kaybedenlerden oluruz.

Boş verin, ihtiyar sansınlar, ne var. Ebedi bir gençlik size yetmeyecek mi? Yaşlı gözükürüm, evlenemem, diye de düşünmeyin, zaten sizi güzelliğiniz için seven biri en fazla on yıl sevebilecektir. Madem sıcakta, soğukta o örtüyü bağlamak için bir emek harcıyorsunuz, bunu yanlış şekilde yaparak sevabından niçin mahrum kalasınız? Bir de son zamanların modası şal mevzusu...

Güzel kardeşlerim, Cenab-ı Hakk ayetinde “Başörtülerini yakalarının üzerine salsınlar.” diyorken, şal bağlayan bazı kardeşler neden şalın uçlarını, bu ayette belirtilenin tam tersi istikamete, arkalarına doğru atıyorlar. Nolur, bir gün tersine dönecek olan bu dünyada tersine gidenlerden olmayalım.

Ve buradan kapalıları eleştirme gafletinde bulunan teyzelere seslenmek istiyorum: "Biz bu yaşta teyze gibi giyiniyorsak, siz neden o yaşta hala teyze gibi giyinmiyorsunuz?"

Kardeşler, Allah rızası için teyze de olun nene de, ebedi bir gençlik size yetmeyecek mi?

kaynak :risaleajans
Logged

"HAK İLE MEŞGUL OLMAZSAN ,BATIL SENİ İŞGAL EDER"
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Bu Konuyu Gönder  |  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2015, Simple Machines
Bu Sayfa 0.044 Saniyede 22 Sorgu ile Oluşturuldu