Arka Koltuklara Yazı Yazmak

Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.
anasayfa anasayfa ara giris kayit
   > GENEL (Bilgi Platformu) > Köşe Yazıları > İlyas UÇAR > Arka Koltuklara Yazı Yazmak
Kullanıcı Adı: Beni Hatirla?
Şifre:

   > GENEL (Bilgi Platformu) > Köşe Yazıları > İlyas UÇAR > Arka Koltuklara Yazı Yazmak
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Bu Konuyu Gönder  |  Yazdır  
Gönderen Konu: Arka Koltuklara Yazı Yazmak  (Okunma Sayısı 1606 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Evvâh
idp yazarı
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 211


İnne İbrahîme Le Evvâhun Halîm (Tevbe-114)


WWW
« : 26 Nisan 2012, 01:24:54 ÖS 13 »

Hamd   Alemlerin Rabbine, salât ve selam onun elçisi biricik Efendimiz   (s.a.v.) üstüne olsun. Rahman ve Rahîm olan Allah'ın adıyla...
"...Nerede olursanız olun O, sizinle beraberdir. Allah yaptıklarınızı görendir." (Hadîd Suresi, 57/4)


 Otobüslerde  ve minibüslerde yolculuk yaparken dikkatinizi hiç çekti mi bilmiyorum.  Özellikle arka koltuklarda isimler, telefonlar, verilmek istenen  mesajlar vs. gibi ilginç yazılar bulunur. Çoğu zaman gülüp geçtiğimiz  veya öfkelendiğimiz bu yazılar ve yazıların sahipleri aslında biraz  tefekkür ettiğimizde bizi en iyi resmeden, içerisinde bulunduğumuz hali  en iyi anlatan gerçeklerdir.

 Gerçek  şu ki, öğrendiği ve inandığını kalbine nakşedenler veya sözüyle özü  müthiş bir uyum içerisinde yer alan, kulluğunu takva ile süsleyenler  hariç, diğerlerimiz çoğu zaman gizli iş çevirmekten, puslu ortamlarda  boy göstermekten kendimizi alıkoyamıyoruz. “Ne de olsa kimse görmüyor”,  “Bir seferlik yapayım kimse anlamaz”, “Benim yaptığımı kim bilecek?” vb.  cümleler aslında hayatımızın birçok safhasında çoğu kez kullandığımız  tabirlerdir ki, yaşantımızda yer alan garip ve ilginç olaylar bunun en  açık göstergesidir. Örnek vermek gerekirse; kopya çekmek, hırsızlık,  kaçakçılık, rüşvet vermek-almak, intihal, gıybet, kamu malını suiistimal  etmek, görevi kötüye kullanmak, riya ilk planda aklımıza gelenlerdir.  Bunların mahiyeti itibariyle arka koltuğa gizli gizli bir şeyler  karalamaktan farkı yoktur. Ancak bizler hep başkalarının hatasını ve  kusurunu görmekten, onları eleştirmek ve düzeltmeye çalışmaktan  kendimize pek zaman ayıramıyoruz. “Ne terbiyesiz, ne ahlaksız insanlar var şu toplumda”  derken, kendimizin de bu toplumun bir ferdi olduğunu ve sık sık ahlak  ve terbiye muhasebesi yapmamız gerektiği gerçeğini unutuyoruz. Oysa  hepimizin bildiği ve bol bol kullandığı bir ayet-i kerimede Rabbimiz  şöyle buyuruyor: “Lime tequlûne mâ lâ tef’alûn – Niçin yapmadığınız şeyleri (başkasına) söylüyorsunuz.” yine bu ayete paralel olarak  halk arasında da: “İğneyi kendine, çuvaldızı başkasına batır.” atasözü kullanılıyor.
 Çevirdiğimiz  gizli işlerin nerede, ne zaman, nasıl olursa olsun elbet bir gün ortaya  çıkacağını hatta çıkmasa bile her an her an saniye bilinmekte ve  görülmekte olduğunu şu ayet-i kerimeler gözler önüne sermektedir:

 "Bilmiyorlar mı ki Allah onların gizlediklerini ve açığa vurduklarını biliyor." (Bakara, 2/77)
"Biliniz ki Allah içinizden geçeni bilir." (Al-i İmrân, 3/29)
"Bir şeyi açığa vursanız da gizleseniz de (fark etmez) çünkü Allah her şeyi çok iyi bilir." (Ahzâb, 33/54)
"Göklerdeki  ve yerdeki her şeyi Allah'ın bildiğini görmüyor musun? Üç kişi gizlice  konuşmaz ki dördüncüleri Allah olmasın. Beş kişi gizlice konuşmaz ki  altıncıları Allah olmasın. Bundan daha az, yahut daha çok da olsalar,  nerede olurlarsa olsunlar Allah mutlaka onlarla beraberdir. Sonra  onların yaptıklarını Kıyamet günü haber verecektir. Allah her şeyi  hakkıyla bilir." (Mücadele, 58/7)
"Şüphesiz Allah kullarının (her halini) haber alandır, görendir." (Fâtır, 35/31)
"Dilediğinizi yapın O, yaptıklarınızı görmektedir." (Mümin, 40/41)
"Yoksa biz onların sırlarını ve gizli konuşmalarını işitmez miyiz sanıyorlar." (Zuhruf, 43/80)


 Bunlar  ve bunlara benzer birçok ayet-i kerime bize hayatın akışı içerisinde  nasıl tavır takınmamızı, rolümüzü nasıl oynamamızı, söz, tavır, davranış  ve işlerimizde doğru ve dürüst olmamızı, gizli işler çevirmekten ve  yanlış hesaplar peşine düşmekten uzak durmamızı anlatıyor. Anlatılanlara  kulak vermek, kulak verilenleri hayatına yansıtabilmek ise arka  koltuklara yazı yazmayanların en belirgin özelliğidir.

 Sizce de artık “arka koltuklara yazı yazmaktan vazgeçmemiz” gerekmiyor mu?

 İlyas Uçar – 26.04.2012
Yazının Kaynağı: Burası
Logged

Sayfa: [1]   Yukarı git
  Bu Konuyu Gönder  |  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

MySQL ile Güçlendirildi PHP ile Güçlendirildi Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2015, Simple Machines XHTML 1.0 Geçerli! CSS Geçerli!
Bu Sayfa 0.222 Saniyede 22 Sorgu ile Oluşturuldu