MEKRUH VAKİTLER

Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.
anasayfa anasayfa ara giris kayit
   > İSLAMİ BİLGİLER (Bilgi Platformu) > İslami Bilgiler ve Konular > Namaz > MEKRUH VAKİTLER
Kullanıcı Adı: Beni Hatirla?
Şifre:

   > İSLAMİ BİLGİLER (Bilgi Platformu) > İslami Bilgiler ve Konular > Namaz > MEKRUH VAKİTLER
Sayfa: 1 [2] 3 4   Aşağı git
  Bu Konuyu Gönder  |  Yazdır  
Gönderen Konu: MEKRUH VAKİTLER  (Okunma Sayısı 23882 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
FECR
Genel Yönetici
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 4697


Selam Hidayete Tabi Olana


WWW
« Yanıtla #15 : 09 Ağustos 2012, 01:54:32 ÖS 13 »

Müslüman kardeşim maalesef Haniflerin etkisinde kalmışsın Smiley

Senin eleştirdiğin ve apaçık uydurma dediğin hadislerle ilgili eleştiriler Mevdudi'ye sorulmuş. O da şöyle cevap vermiş:

SORU:Hz. Peygamberin hadisi şerifleri hakkında kalbimdeki saygı, Ehl-i Hadis'inkinden hiç de az değildir. Dolayısıyla sü­rekli, hadisi reddedenlerin şerrinden beni koruması için Al­lah'a dua ediyorum. Fakat bazı hadisler hakkında zihnimde devamlı kuşkular uyanıyor. Aşağıda size bildireceğim hadis­leri ve bunlar hakkındaki kuşkularımı inceleyip tereddütle­rimi gidermenizi rica ediyorum. Bu arzumu yerine getirirse­niz size çok minnettar kalacağım.
Bilime ve akla aykırı hadisler:

5. Hz. Ebu Zer, "Peygamberimiz (s.a) bana güneş hakkın­da: "Güneş, battıktan sonra Allah'ın huzurunda secdeye ka­panır ve yeniden doğmak için sabaha kadar yalvarır durur" buyurdu demiştir.[89]
6. Hz. Ebu Hüreyre: "Cehennem, Allah'a nefesinin daral­masından şikayet etmiş ve nefes almak için izin istemiş. Al­lah Teâlâ da cehenneme bir yılda iki defa nefes alması için izin vermiş. Bu nedenle de yaz ve kış diye iki mevsim doğmuş­tur." hadisini rivayet etmiştir. [90
]

CEVAP:
5. Hz. Ebu Zer'in (r.a) rivayeti olan bu hadis, Buhari'de "Rid'ül Halk" babının "Güneş ve Ay'ın Sıfatları" bölümünde yer almaktadır. Özetini vermiş olduğunuz hadis, o şekliyle doğru değildir. Hadisin doğru çevirisi şöyle: "Rasûlullah (s.a): "Güneşin battıktan sonra nereye gittiğini biliyor mu­sun?" diye sordu. "Allah ve O'nun Rasulü daha iyi bilir"diye cevap verdim. Rasûlullah: "Güneş, Arş'ın altında secde eder ve yeniden doğudan doğmasına izin ister ve ona izin verilir. Bir zaman olacak, güneş secde edip izin isteyecek ama veril­meyecek, tersine gitmesi emredilecek ve güneş batıdan doğa­caktır. " buyurdu ve daha sonra şu ayeti okudu:
"Güneş de konulmuş olduğu yerde (müstekarrında) akıp gider. Bu, üstün ve bilen Allah'ın takdiridir."[102]
Burada sadece şu anlatılmak istenmektedir: Güneş her zaman Allah'ın emrindedir. Onun doğması ve batması Allah'ın emriyle gerçekleşir. Güneşin secde etmesinin, bizim namazda ettiğimiz gibi secde etmek anlamına gelmediği açıktır. Bilakis bunun anlamı Kur'an'da tanımlanan dünya­daki her şeyin Allah'ın huzurunda secde etmesi, yani tama­men Rab'lerinin emrine tabi olmasıdır. Sonra güneşin batısı da tek değildir. Kur'an'a göre birçok batı vardır. Çünkü gü­neş her an dünyanın bir yerinde batıp diğer bir yerinde do­ğar. Bu nedenle izin isteyip doğması ve batmasının anlamı, her zaman Allah'ın emrine tabi olması demektir. Güneşin batıdan doğmasına gelince; bu imkansız bir şey değildir, yerçekimi kanununun aniden değişmesi ve gezegenlerin hareket ettiği yönün her an tersine dönmesi imkân dahilinde­dir. Fizik ve Astronomi uzmanlarından hiçbiri yerçekimi kanununu değişmez görmemekte ve bunda bir değişme olması­nın veya tamamen bozulmasının imkansız olduğuna inan­mamaktadır.
Bu hadiste doğma ve batmanın dünyanın değil de, güne­şin dönmesinin sonucu olarak görülmesi meselesine gelince, buna itiraz edenler, şu iki noktaya çok iyi dikkat etmelidir­ler: Birincisi; Peygamberler, fizik, astronomi ve kimya mese­lelerini anlatmak için bu dünyaya gelmemiştir. Onlar irfani hakikati tebliğ etmeye, düşünce ve eylemi tashih etmeye gel-miştir.Onlarm işi dünyanın veya güneşin nasıl hareket etti­ğini izah etmek değildir. Onların mesajı şudur: "Dünya ve güneşin sahibi ve hükümdarı sadece Allah'tır. Herşey, her zaman O'na ibadet eder."
İkinci nokta ise; bir tebliğci, kendi döneminin bilimsel araç ve gereçlerini bırakıp binlerce yıl sonraki şeyleri haki­kati öğretmede eğitim aracı olarak kullanırsa, bu iş tebliğin hikmetine ters düşer. Onların anlatmak istediği şeyler ken­di dönemlerinin bilgi birikimini kullanarak gerçekleşebilir. Peygamberler, yüzlerce yıl sonrasının bilgilerini anlatmaya kalkışsaydılar, insanlar onların esas eğitim alanlarını bıra­kır, bu adamlar hangi zamandan bahsediyor, diyerek bunu tartışmaya başlar ve neticede hiç kimse onların tebliğinden etkilenmezdi.
Şimdi siz düşünün: Eğer bir peygamberin anlattıklarım kendi çağdaşları bile anlamasaydı, sonraki nesillere onun öğretisi nasıl ulaşabilirdi? Bundan bin beşyüz yıl önce, eğer bu hadis, duyanların güneşin doğuşu ve batışının güneşin değil de dünyanın hareketinden dolayı olduğunu anlayacak­ları bir şekilde söylenmiş olsaydı, bugün bu olay ilmin bir mucizesi olarak anılacaktı. Ancak acaba size göre o dönemin insanları bu mucizeyi nasıl karşılayacaktı? Sonra, bu hadis vasıtasıyla anlatılmak istenen asıl şey başka türlü nasıl anlatılabilirdi? O devrin insanları böyle "İlmi Mucizeler" yü­zünden imandan mahrum kalsaydı, bu mucizeler size ulaşa­madığı için onları nasıl takdir edebilecektiniz?
6. Hz. Ebu Hüreyre'nin bu rivayeti, Buhari'de "Namaz Vakitleri" bölümünün "Elebrad bizzuhurfi şiddetilharr" babındadır. Siz bu hadisin özetini bile doğru vermemişsiniz. Hadisin doğru tercümesi şu şekildedir. Rasûlullah (s.a): "Yaz mevsiminde öğle namazını serinlikte, geciktirerek (sı­cağın etkisi azalınca) kılınız. Çünkü sıcağın şiddeti cehenne­min üflemesindendir. Cehennem Allah 'a halinden şikayet edip benim parçalarım birbirini yiyor, dediğinde; Allah Teâlâ cehennemin iki kez nefes almasına izin verdi. Yani kı­şın ve yazın birer kez olmak üzere. Yazın aldığı nefes, sizin en şiddetli sıcaklarınıza ve kışın aldığı nefes, sizin en şiddetli soğuklarınıza benzer" buyurmuştur.
Bu hadise itiraz etmeden önce, Rasûlullah'ın bundan asıl amacı ne olabilir, diye iyice düşünün. Kendisi bir fizikçi gibi mevsimdeki değişmelerin nedenlerini mi anlatmak istiyor­du? Yoksa bir nebi olarak sıcağın şiddetini hissedenlere ce­hennemi mi tasvir etmek istiyordu? Kur'an ı ve Hz. Muhammed'in (s.a) hayatını okuyan birisi, hiç tereddüt etmeden O'na birinci hususu değil de, ikinci hususu uygun görecektir. Hz. Muhammed'in (s.a) yazın öğle namazının serinlikte kı­lınmasını emretmesinin amacı, cehennemden korkutmaktı ve cehennemi hak edecek işlerden men etmekti. Tebuk Gaz­vesi sırasında Rasûlullah'ın (s.a) söylediği bu sözler Kur'an-ı Kerim'in söyledikleriyle eş anlamlıdır:
"Onlar bu şiddetli sıcakta cihada çıkmayın dediler. Ey Peygamber! Onlara de ki, cehennem ateşi bu sıcaktan daha sıcaktır."[103]
Burada Kur'an bir fizik meselesini açıklamayı hedefle­mediği gibi, Hz. Muhammed'in (s.a) hadisi de bir fizik dersi verme amacı taşımıyor. Kuranın dünya sıcağıyla cehennem sıcağını mukayese etmesinin arkasındaki amaç, sıcaktan dolayı cihad etmekten kaçınanları cehennemden korkut­maktı.
Hz. Muhammedin (s.a), dünyanın en şiddetli sıcağı ve en şiddetli soğuğunu cehennemin sadece iki nefesine denk tut­ması, kışın sabah namazlarını ve yazın öğle namazlarını eda etmek için dışarı çıkmaktan çekinenleri uyarmak içindir.
Nitekim Âhmed b. Hanbel'in Müsnedinde Zeyd b. Sabit'in şöyle bir rivayeti vardır;
"Rasûlullah'ın (s.a) sahabileri için öğle namazından da­ha zor bir namaz yoktu." Yaz aylarında Arabistan'ın öğle sı­cağını görenler bu rivayeti daha iyi anlarlar. Şimdi hadisin asıl metnine gelelim:
"Sıcağın şiddeti cehennemin üflemesindendir" cümlesi­nin anlamı, kesin olarak dünya sıcağının cehennemin üflemesiyle meydana geldiği şeklinde değildir. Bunun anlamı şu olabilir: Sıcak, cehennemin üflemesinin bir benzeri veya onun cinsindendir. Çünkü Kur'an'da "Min" kelimesi cins be­yan etmek için çokça kullanılmıştır ve Kur'an'da bunun bir çok örneği vardır. Mesela;[104]  ayetlerinde de "min" kelimesi cins için kullanılmıştır.
Son cümlede yaz ve kış mevsimlerinin cehennemin bu iki üflemesinden meydana geldiği gibi birşey söylenmemiştir. Hadis-i şerifin tercümesi şöyledir: "Rabbi ona kış ve yaz için birer kez olmak üzere iki kez nefes alması için izin verdi. Onun nefesleri sizin gördüğünüz en şiddetli sıcağa ve en şid­detli soğuğa benzer."
Logged

Müslüman
Süper Aktif Üye
****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 516


Allah c.c kelamını kul kelamı ile eşitlemeyin.


« Yanıtla #16 : 09 Ağustos 2012, 01:56:39 ÖS 13 »


Lakin bahsettiğiniz gibi M.S. 600 lü yıllarda insanların soyut gerçekliği anlama noktasında sıkıntı yaşadıkları besbelli. Bu durumda hem kuran ayetleri hem hadislerde somutlaştırmaya gidilmiştir. Ki zamanın aklı kavrasın. Burda alay edilecek bişey yok. Bizde çocuklara anlatırken benzer masalsı tabirler kullanırız; Yaz ve kışın cehennemin nefesi oluşunu unutmamam lazım. İyiydi  Wink

serender kardeşim dedikleriniz doğrudur lakin bunu mezkur hadis için söylememiz mümkün değil zira orada insanların kavramalarına yönelik izahattan ziyada bayağı bir detaylandırma var ve belli ki israiliyyat kokuyor.
Logged
Müslüman
Süper Aktif Üye
****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 516


Allah c.c kelamını kul kelamı ile eşitlemeyin.


« Yanıtla #17 : 09 Ağustos 2012, 02:12:35 ÖS 14 »

Zaman zaman Haniflerle el ele halay çektiğimiz olur, doğrudur ancak onlar gibi olmaktan Allah'a sığınırım.

Mevdudi'yi yakından takip ederim, tefsirinden istifade ediyorum ve görüşlerine itibar ederim ama bu onun her zaman doğruyu söylüyor olması anlamına gelmez, recm meselesindeki sakat anlayışı buna misaldir.

Aynı hatayı bu konuda da sergilemiş olduğunu görüyorum. Güneş'in şeytanın boynuzun arasında doğup batması ne demek yahu?

Böyle birşey mi acaba? : ))



Logged
FECR
Genel Yönetici
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 4697


Selam Hidayete Tabi Olana


WWW
« Yanıtla #18 : 09 Ağustos 2012, 02:19:03 ÖS 14 »

Bu konu hakkında da zaten hadisçiler cevap vermişler zaten. Bi zahmet araştırıverin Smiley

Hadis usulünü okuyan kimseler, hadislerde mecaz, kinaye, teşbih, tergib ve terhib gibi sanatlarının bulunduğunu az çok bilirler.

Logged

Müslüman
Süper Aktif Üye
****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 516


Allah c.c kelamını kul kelamı ile eşitlemeyin.


« Yanıtla #19 : 09 Ağustos 2012, 03:55:30 ÖS 15 »

chamdali, Black (2005) gerçekten güzelmiş  Grin
Logged
maxpayna
Genel Yönetici
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 5128



WWW
« Yanıtla #20 : 11 Ağustos 2012, 11:18:59 ÖÖ 11 »

Alıntı
serender

"Nitekim kendi içinizden size ayetlerimizi okuyan, sizi kötülüklerden arındıran, size Kitab'ı, hikmeti ve daha önce bilmediğiniz birçok şeyi öğreten bir peygamber gönderdik."
Bakara 151

Demek ki peygamberin bize kitabın ve hikmetin dışında bilmediğimiz şeyleri öğretmek gibi bir görevi var değil mi?
 


peygambere kitabı ve hikmeti allah verdi. bunun dışında başka bir bilgi kaynağı mı var peygamberin ki bilmediğimiz başka (off the record) kaynak mı var ?

arkadaşımızın dediği gibi bu dinin kaynağı kuranda bu konuda bilgi yoksa nereden çıkıyor.
farzı muhal  peygamberden çıkıyor.
eğer peygamberden çıkıyor ise sebebi nedir ve o sebepler günümüzde hala geçerli mi yoksa geçersizmidir ?

şöyle bir tez öne sürebilirim (belki de duydum biryerlerden ama hatırlamıyorum)

peygamber döneminde az da olsa güneşe tapanlar vardır. güneş doğarken batarken tepede iken secde ediyorlardır güneşe.
peygamber de nasıl yahudi ve hristiyanlara benzememek için tedbirii uygulamalarda bulundu ise güneşe tapanlara benzememek için güneş doğuş batış anlarında ve tepede iken  namaz kılmayın DEMİŞ OLABİLİR.

demiş olsa bile;
günümüzde bu tedbirii uygulama geçerli olur mu olsa ne olur olmasa ne olur ?

zaten namaz kılma oranı düşerken insanlar şeytana uyup namaz kıl(a)mamak için gevşeklik gösterirken. bir de bu mekruh vakitleri ortaya sürersek adamın kılacağı varsa da kılmaz...

liboş kapitallerin atası adam smith bazen haklı;  bırakınız yapsınlar bırakınız gitsinler bırakınız ne zaman kılarlarsa kılsınlar yeterki gönülden kılsınlar....


not: hanif değilim ama hanifler çoğunlukla haklıdırlar ama yoldan çıkmışlıklarını mazur göstermez...  Wink



Logged
FECR
Genel Yönetici
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 4697


Selam Hidayete Tabi Olana


WWW
« Yanıtla #21 : 11 Ağustos 2012, 11:39:23 ÖÖ 11 »

Mekruh vakit derken yoksa siz haram vakit olarak mı algılıyorsunuz yoksa?. Eğer öyle algılıyorsunuz efali mükellifin konularını bi zahmet okuyuverin. Smiley
Mekruh, kerih görülen, hoş görülmeyen vakittir. Yoksa namaz kılınması haram olan , zinhar namaz kılınmaz vakit değildir. Namaz kılmak isteyene ne zamanın ne mekanın engeli vardır. İman varsa imkan da vardır. Öyle değil mi?.
Logged

maxpayna
Genel Yönetici
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 5128



WWW
« Yanıtla #22 : 11 Ağustos 2012, 12:05:24 ÖS 12 »


Alıntı
FECR

Mekruh, kerih görülen, hoş görülmeyen vakittir.


kim niye hoş görülmüyor abi;
suyu bulandırmayalım. he haram ha mekruh. su bulanınca ürküyor ceylanlar...
adam namaz kılacak ne güzel. kıl da ne zaman kılarsan kıl yeter ki kıl adam gibi kıl. (bu cümlede çok kıl oldu)  Cheesy


Logged
FECR
Genel Yönetici
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 4697


Selam Hidayete Tabi Olana


WWW
« Yanıtla #23 : 11 Ağustos 2012, 12:19:17 ÖS 12 »

Allah'ın peygamberi kerih görmüş, İslam alimleri de kerih görmüş , yüzyıllardır teamül olarak günümüze göre gelmiş. Şimdi bu teamül Kur'ân'da geçmiyor diye kerihliği ortadan mı kaldırılsın diyorsun. Kılmak istedikten sonra kerih vakitde kılmak, hiç kılmamaktan daha evladır.
Bu konuda farklı bir örnek vereyim ;
Şimdi namazı sakız çiğneyerek ya da ağzında bir şeyler yiyerek kılmak, Kur'an'da geçmez diye namazda bunları yapabilir miyiz?. Yaptığımızda ne yapan kişinin kendi kıldığı namaz, namaz gibi olur,ne de  başkası onu namaz kılıyor gibi sanır. Bu durum herkesce kerih -mekruh görülen bir durum değil mi?
Bugün cemaatle namaz kılınırken bir bakıyorsunuz , cemaatten birilerinin cep telefonu çalıyor, oyun havaları mı dersin, kuş sesleri mi dersin, senfoni orkestrası gibi sesler mi dersin, ne dersen de bir çok sesler çıkabiliyor. Bu durum mekruh bir durum değil midir?. Bu fiili işleyen mekruh işlemiş olmaz mı?.
Logged

Müslüman
Süper Aktif Üye
****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 516


Allah c.c kelamını kul kelamı ile eşitlemeyin.


« Yanıtla #24 : 11 Ağustos 2012, 03:43:03 ÖS 15 »

Allah'ın peygamberi kerih görmüş, İslam alimleri de kerih görmüş , yüzyıllardır teamül olarak günümüze göre gelmiş. Şimdi bu teamül Kur'ân'da geçmiyor diye kerihliği ortadan mı kaldırılsın diyorsun.

Meselelere bu şekilde yaklaşırsak rotamızı şaşırırız.

Allah'ın Rasulü recmi uyguladı (Nur suresi 2. ayeti inene kadar), 4 Halife de recmi uyguladı, İslam alimleri de "recm vardır" diyorlar. Yıllardır bu inanç bu şekilde bize intikal etmiş. Pekala İslam'da, Kuran'da recm var mı? Yok

Teamül bu diye Kuran'da olmayan bir şeyi kabul mu edeceğiz şimdi?

Ayrıca Kuran'da yok diye kerahet vaktini reddediyor değiliz, reddetmemize delil teşkil eden söz konusu hadislerin konuya delil teşkil edemeyeceğidir. Bunun sebeplerini de hadisi izah sadetinde zikrettik.
Logged
FECR
Genel Yönetici
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 4697


Selam Hidayete Tabi Olana


WWW
« Yanıtla #25 : 11 Ağustos 2012, 04:03:43 ÖS 16 »



Meselelere bu şekilde yaklaşırsak rotamızı şaşırırız.




Rotan sağlamsa korkmana gerek yok, şaşırmazsın Smiley
Logged

ramiksan
mavikuş
Üye
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 37


« Yanıtla #26 : 12 Ağustos 2012, 10:04:09 ÖS 22 »

 Selam sevgili kardeşler.Mekruh veya kerahet vakitlerinde namaz kılınırmı kılınmazmı?Net görüşlerinizi bekliyorum.Selamlar sevgiler.
Logged
derail
Daimi Üye
**
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 81


« Yanıtla #27 : 12 Ağustos 2012, 10:07:19 ÖS 22 »

 mekruh denmişse elbet vardır bi bilinen
Logged

İbrahim elindeki baltayla içimdeki putları devir
ramiksan
mavikuş
Üye
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 37


« Yanıtla #28 : 12 Ağustos 2012, 11:35:58 ÖS 23 »

Sevgili kardreşler merhaba. Bu vakitlerde Allah ı anmak olur,Kuran ı Kerimi okumak olur,ama şekilsel ibadetide ihtiva eden namaz olmaz demek ki?
Logged
maxpayna
Genel Yönetici
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 5128



WWW
« Yanıtla #29 : 14 Ağustos 2012, 02:16:51 ÖS 14 »

Alıntı
derail

 mekruh denmişse elbet vardır bi bilinen


hıh; ben de bunu arıyorum işte.
varsa bir bilinen söylesinler de biz de bilelim.

şimdi bu vakitlerde namaz kılmayı hoş görmeyen kim ? allah değil, olsa kitabında söyler.
peygamber hoş görmemiş ise sebebini de söylemiştir herhalde keyfine hareket etmemiştir.

diyecekki ey sahabelerim kankalarım namazınızı erken kılın güneşin batışına bırakmayın şu şu şu sebeplerden hoş olmaz/mekruh olur....

benim ilk mesajımda verdiğim güneşe tapanlara benzememek için dersiniz anlarım. eğer öyle ise !!!
ama illa ki bir yasak koyuyorsanız nedenini açıklamalısınız.

neden niçinini sorgulaya sorgulaya ya fenafillaha erecem ya imandan olacam cehenneme erecem....
Azn

Logged
Sayfa: 1 [2] 3 4   Yukarı git
  Bu Konuyu Gönder  |  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2015, Simple Machines
Bu Sayfa 0.248 Saniyede 23 Sorgu ile Oluşturuldu