MEKRUH VAKİTLER

Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.
anasayfa anasayfa ara giris kayit
   > İSLAMİ BİLGİLER (Bilgi Platformu) > İslami Bilgiler ve Konular > Namaz > MEKRUH VAKİTLER
Kullanıcı Adı: Beni Hatirla?
Şifre:

   > İSLAMİ BİLGİLER (Bilgi Platformu) > İslami Bilgiler ve Konular > Namaz > MEKRUH VAKİTLER
Sayfa: [1] 2 3 4   Aşağı git
  Bu Konuyu Gönder  |  Yazdır  
Gönderen Konu: MEKRUH VAKİTLER  (Okunma Sayısı 23883 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
FuRKaN
Üye
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 43


« : 24 Ağustos 2007, 02:34:35 ÖÖ 02 »

2391 - Ukbe İbnu Âmir (radıyallâhu anh) anlatıyor: "Üç vakit vardır ki, Resülullah (aleyhissalatu vesselâm) bizi o vakitlerde namaz kılmaktan veya ölülerimizi mezara gömmekten nehyetti:

- Güneş doğmaya başladığı andan yükselinceye kadar.

- Öğleyin güneş tepe noktasına gelince, meyledinceye kadar.

- Güneş batmaya meyledip batıncaya kadar."

Müslim, Müsâfirîn 293, (831); Ebü Davud, Cenâiz 55, (3192); Tirmizi, Cenaiz 41, (1030); Nesâi, Mevakît, 31, (1, 275, 26).

2392 - İbnu Ömer (radıyallahu anhümâ) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: "Hiç biriniz, güneşin doğması ve batması esnasında namaz kılmaya kalkmasın."

Buhârî, Mevâkît 31, 30, Hacc 73; Müslim, Müsâfırîn 289, (838); Muvatta, Kur'ân 47, (1, 220); Nesâî, Mevâkît 33, (1, 277).

2393 - Abdullah es-Sunâbihî (radıyallâhu anh) anlatıyor: "Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: "Güneş, beraberinde şeytanın boynuzu olduğu halde doğar, yükselince ondan ayrılır. Bilahare istiva edince (tepe noktasına gelince) ona tekrar mukarenet (yakınlık) peydah eder. Zevâlden sonra (tepe noktasından ayrılıp batıya meyletimi) ondan yine ayrılır. Batmaya yakın tekrar ona yakınlık peydah eder, batınca ondan ayrılır."

Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm) işte bu vakitlerde namaz kılmaktan men etti."

Muvatta, Kur'ân 44, (1, 219); Nesâî, Mevâkît 31, (1, 275).

2394 - Amr İbnu Abese es-Sülemî (radıyallâhu anh) anlatıyor: "Bir gün Resülullah aleyhissalâtu vesselâm'a:

"Ey Allah'ın Resülü! dedim, Allah'a biri diğerinden daha yakın olan bir saat var mıdır -veya- Allah'ın zikri taleb edilen daha yakın bir saat var mıdır?"

"Evet, dedi, vardır. Allah'ın kula en yakın olduğu zaman gecenin son kısmıdır. Eğer bu saatte Aziz ve Celil olan Allah zikredenlerden olabilirsen ol. Zîra o saatte kılınan namaz, güneş doğuncaya kadar (meleklerin) beraberlik ve şehadetine mazhardır. Çünkü güneş şeytanın iki boynuzu arasından doğar ve bu doğma ânı kafirlerin ibadet vakitleridir. O esnada, güneş bir mızrak boyunu buluncaya ve (sarı, zayıf) ışıkları kayboluncaya kadar namazı bırak.

Bundan sonra namaz -güneş gün ortasında mızrağın tepesine gelinceye kadar- yine (meleklerin) beraberlik ve şehadetine mazhardır. Güneşin tepe noktasına gelme saati, cehennem kapılarının açıldığı ve cehennemin coşturulduğu bir saattir; namazı (eşyaların gölgesi) doğu tarafa sarkıncaya kadar terkedin.

Bundan sonra namaz -güneş batıncaya kadar- meleklerin beraberlik ve şehadetine mazhardır. Güneş, batarken de bu beraberlik ve şehadet kalmaz, çünkü o, şeytanın iki boynuzu arasında kaybolur. O sırada yapılacak ibadet kâfirlerin ibadetidir."

Ebü Dâvud, Salât 299, (1277); Nesâî, Mevâkît 35, (1, 279, 280); Müslim, Müsâfırîn 294, (832).

2395 - Ebü Saîd (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resülullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: "Sabah namazını kıldıktan sonra güneş yükselinceye kadar artık namaz yoktur. İkindiyi kıldıktan sonra da güneş batıncaya kadar namaz yoktur."

Buhârî, Mevâkît 31; Müslim, Müsâfirîn 288, (827); Nesâî, Mevâkît 35, (1, 277, 278).

2396 - Kütüb-i Sittenin beş kitabı tarafından İbnu Abbâs (radıyallâhu anhümâ)'dan kaydedilen bir rivayette şöyle buyurulmuştur: "Nazarımda pek değerli birçok kimse -ki bence onların en değerlisi Hz. Ömer'di- şu hususta şâhidlik ettiler: "ResüIuIIah (aleyhissalâtu vesselâm), sabah namazından sonra güneş doğuncaya kadar, ikindi namazından sonra da batıncaya kadar namaz kılmayı yasakladı."

Buhârî, Mevâkit 330; Müslim, Müsâfirîn 286, (826); Ebü Dâvud, Salât 299, (1276); Tirmizî, Salât 134, (183); Nesâî, Mevâkît 32, (1, 276, 277).

2397 - Nadr İbnu Abdirrahman, ceddi Muaz (radıyallâhu anh)'dan anlattığına göre, der ki: "Muaz İbnu Afrâ ile birlikte tavafta bulundum (tavaftan sonra kılınan iki rekatlik tavaf namazını) kılmadı. Kendisine:

"Namaz kılmıyor musun?" diye sordum. Şu cevabı verdi:

"Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: "İkindi (namazı)ndan sonra güneş batıncaya kadar namaz yoktur. Sabah (namazın)dan sonra da güneş doğuncaya kadar namaz yoktur."

Nesâî, Mevâkît 11, (1, 258).

2398 - Hz. Âişe (radıyallâhu anhâ) dedi ki: "Ömer vehme düştü (yanıldı). Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm): "Namaz kılmak için güneşin batma ve doğma zamanını taharri etmeyin (araştırıp seçmeyin). Çünkü o, şeytanın iki boynuzu arasında doğar" diye yasakladı."

Müslim, Müsâfirîn 295, (833); Nesâî, Mevâkît 35, (1, 279).

Müslim, şu ziyadede bulundu: "Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm) ikindiden sonraki iki rekati hiç bırakmadı."

2399 - Cündüb İbnu's-Seken el-Gıfârî'nin -ki bu zât Ebü Zerr (radıyallâhu anh)'dır- anlattığına göre, Kâbe'nin basamağına çıkıp şöyle demiştir.

"Beni bilen bilir, bilmeyen de bilsin ki, ben Cündüb'üm. Resülullah (aleyhissalatu vesselâm)'ı, şöyle söyler işittim: "Sabah (namazın)dan sonra güneş doğuncaya kadar namaz yoktur. İkindi namazından sonra da güneş batıncaya kadar; Mekke'de hariç, Mekke'de hariç, Mekke'de hariç."

Rezîn ilavesidir. Bu hadis, Ahmed İbnu Hanbel'in Müsned'inden tahric edilmiştir (5,165).

2400 - Hz. Ali İbnu Ebî Tâlib (radıyallâhu anh) anlatıyor: "Resülullah (aleyhissalatu vesselâm) ikindi (namazı)ndan sonra, güneşin yüksekte olma halini istisna ederek, namaz kılmayı yasakladı."

Ebü Dâvud, Salât 299, (1274); Nesâî, Mevâkît 36, (1, 280).

Nesâi nin rivayetinde (ibare, ifade bakımından biraz farkla) şöyle gelmiştir: "...güneşin beyaz ve parlak halde olmasını istisna ederek..."

2401 - Ebü Basra el-Gıfârî (radıyallâhu anh) anlatıyor: "Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm) el-Muhammas'ta ikindi namazı kıldırdı. Ve dedi ki:

"Bu namaz, sizden öncekilere de arz olundu, ama onlar bunu zayi ettiler. Kim buna devam ederse ecri iki kere verilecek. Şahid doğuncaya kadar; ondan sonra namaz mevcut değildir."

Müslim, Müsâfırîn 292, (830); Nesâî, Mevâkît 14, (1, 259, 260).

2402 - es-Sâib İbnu Yezîd (radıyallâhu anh)'in anlattığına göre, "ikindiden sonra namaz kıldığı için el-Münkedir'i Hz. Ömer (radıyallâhu anh)'in dövdüğünü görmüştür."

Muvatta, Kur'ân 50, (1, 221).

2403 - Ebü Katâde (radıyallâhu anh) anlatıyor: "Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm) cuma günü hariç, gün ortasında (nısfu'n-nehâr) namaz kılmayı mekruh addederdi ve derdi ki: "Cehennem, cuma dışında (her gün o vakitte) coşturulur."

Ebü Dâvud, Salât 223, (1083).

2404 - Alâ İbnu Abdirrahman'ın anlattığına göre, öğle namazından çıkınca, Basra'daki evinde Enes İbnu Mâlik'e uğramıştı. Zaten evi de mescidin bitişiğindeydi. Der ki: "Huzuruna çıktığım zaman bana: "İkindiyi kıIdınız mı?" diye sordu. Ben: "Hayır, şu anda öğle namazından çıktık" dedim:

"İkindiyi kılın!" dedi. Kalkıp kıldık. Namazdan çıkınca:

"Ben, dedi, Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ın şöyle söylediğini işittim: "Bu, münafıkların namazıdır, oturur, oturur şeytanın iki boynuzu arasına girinceye kadar güneşi bekler, sonra kalkıp dört rek'at gagalar. Namazda Allah'ı pek az zikreder."

Müslim, Mesâcid 195, (622); Muvatta, Kur'ân 46, (1, 220); Ebü Dâvud, Salât 5, (413); Tirmizî, Salât 120, (160); Nesâî, Mevâkît 9, (1, 254).

2405 - İbnu Mes'üd (radıyallâhu anh) anlatıyor: "Ben Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ı vakti dışında sadece iki namazı kılarken gördüm: (Veda Haccı sırasında) Müzdelife'de akşamla yatsıyı birleştirerek kıldı. O gün, sabah namazını da (mütad) vaktinden önce kıldı."

Buhârî, Hacc 97, 99; Müslim, Hacc 292, (1289).

2406 - Buhârî'nin Abdurrahman İbnu Yezîd'den kaydettiği bir diğer rivayet şöyledir: "İbnu Mes'ud (radıyallâhu anh) haccetmişti. Yatsı ezanı sırasında veya buna yakın bir zamanda Müzdelife'ye geldik. Yanındaki bir adama söyledi, ezan ve arkasından ikamet okudu. Sonra akşam namazını kıldı. Arkasından iki rekat (sünnetini) kıldı. Sonra akşam yemeğini istedi ve yedi. Arkadan bir adama emretti, ezan ve ikamet okudu, iki rekat olarak yatsıyı kıldı.

Şafak söktüğü zaman: "Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm) şu saatte bugün ve bu yer dışında şu namazı hiç kimse kılmamıştır" dedi.

Abdullah (radıyallâhu anh) dedi ki: "İşte şu ikisi, vakti değiştirilmiş olan yegane iki namazdır. Biri akşam namazı- bu, halk Müzdelife'ye geldikten sonra kılınır; diğeri sabah namazı, bu da şafak söker sökmez kılınır."

İbnu Mes'ud sözlerine devamla: "Ben Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ın bunu yaptığını, sonra ortalık ağarıncaya kadar kaldığını gördüm" dedi. Sonra sözlerini şöyle tamamladı:

"Eğer, Emîrü'l Mü'minîn -yani Hz. Osman (radıyallâhu anh)- şu anda ifaza'da bulunsa (Mina'ya müteveccihen hareket etse) sünnete uygun hareket etmiş olur."

(Hadisin râvisi Abdurrahman İbnu Yezîd der ki): "Bilemiyorum, İbnu Mes'ud'un bu sözü mü önce telaffuz edildi, Hz. Osman'ın (Mina'ya) hareket emri mi. . . Derhal telbiye çekmeye başladı ve bu hal, yevm-i nahirde Büyük Şeytan'a taş atılıncaya kadar devam etti."

Buhârî, Hacc 99)
Logged

Sadaka, belâyı önler. Ama duâ, kaderi değiştirir!
ramiksan
mavikuş
Üye
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 37


« Yanıtla #1 : 05 Ağustos 2012, 02:04:04 ÖÖ 02 »

Selam kardeşler.Namaz vakitlerini yüce kitabında bütün tafsilatıyla bildiren  yüce yaratıcı namaz kılınmıyacak vakitleri neden bildirmemiş olabilir?Acaba yoksa mekruh vakit yokmu?Varsa Kuranda neden yok?Sonra bu şeytan ne menem bir varlıkki güneşi boynuzlarında taşıyor?Birşey olmuyor,birde gelip insanları yoldan çıkarmaya uğraşıyor?Kuranda olmayan mekruh vakitleri insanlar Haşa yaradanı tekzip eder gibi kendileri bulup çıkarıyorlar. halbuki Yasin suresinde yaradan güneşe ,aya,yıldıza menziller tayin ettiğini bildiriyor.Ne dersiniz sevgili kardeşler?
Logged
serender
Emektar Yönetici
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 4815


Dosdoğru ol!


« Yanıtla #2 : 05 Ağustos 2012, 04:24:21 ÖÖ 04 »

İnsanlar çıkarmıyorlar peygamber söylüyor. Aslında senin sorununu giderecek bir ayet biliyorum. Yüzde yüz inanacak ve teslim olacaksan söylerim yoksa bende kalsın. En kötüsü de ayet israf etmek dimi?
Logged

'Ey iman edenler, Allah için hakkı ayakta tutanlar ve adaletle şahitlik yapanlar olunuz' 5/8
ramiksan
mavikuş
Üye
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 37


« Yanıtla #3 : 05 Ağustos 2012, 05:29:51 ÖÖ 05 »

 sevgili kardeşim cevabına teşekkür ederim.Bana o Ayeti yazabilirsen çok memnun olur,sana müteşekkir kalırım. Ayrıca israf olmıyacağından emin olabilirsin.Selam ve sevgilerimle.
Logged
serender
Emektar Yönetici
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 4815


Dosdoğru ol!


« Yanıtla #4 : 06 Ağustos 2012, 03:22:58 ÖÖ 03 »

"Nitekim kendi içinizden size ayetlerimizi okuyan, sizi kötülüklerden arındıran, size Kitab'ı, hikmeti ve daha önce bilmediğiniz birçok şeyi öğreten bir peygamber gönderdik."
Bakara 151

Demek ki peygamberin bize kitabın ve hikmetin dışında bilmediğimiz şeyleri öğretmek gibi bir görevi var değil mi?
 
Logged

'Ey iman edenler, Allah için hakkı ayakta tutanlar ve adaletle şahitlik yapanlar olunuz' 5/8
ramiksan
mavikuş
Üye
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 37


« Yanıtla #5 : 06 Ağustos 2012, 04:16:16 ÖÖ 04 »

Sevgili kardeşim Serender.Yazdığın Ayeti kalbime nakşettim.Ömrüm oldukça her Kuranı Kerim okuduğumda o Ayete geldiğimde hep seni anacağım.Benim yaşım 57 İzmirde makina imalatı ile uğraşmaktayım.Size mesajda yazmayı  yazmayı unuttuğum için ekledim.Şimdi kızmazsanız üzerinde uzun zamandır düşündüğüm konuyu size açmak istiyorum.Mademki mekruh vakitlerde namaz kılmak yok,çünki adı üstünde mekruh vakit,peki bu vakitlerde doğanlar, ölenler,yapılan işler ne olacak?Selamlar,sevgiler.
Logged
serender
Emektar Yönetici
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 4815


Dosdoğru ol!


« Yanıtla #6 : 06 Ağustos 2012, 04:23:42 ÖÖ 04 »

Mekruh vakit ifadesi yanlış anlaşılmış. Namaz kılmanın mekruh olduğu vakitler olarak geçmeliydi. Anlam aşınmasına uğramış sadece. Aynen oruç tutmanın haram olduğu günlerin haram günler olmadığı gibi.

Aleykum selam abi...
Logged

'Ey iman edenler, Allah için hakkı ayakta tutanlar ve adaletle şahitlik yapanlar olunuz' 5/8
ramiksan
mavikuş
Üye
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 37


« Yanıtla #7 : 07 Ağustos 2012, 02:39:33 ÖÖ 02 »

  Sevgili serender kardeşim.Cevabın için teşekkür ederim.Güneşin şeytanın boynuzları arasında durduğu Hadis,i şerifi ni o insanların en yücesi gerçekten söylemişmidir.Bazıları da diyorki kafirlere,seytana,ateşe tapanlara benzememek için diyorlar.Sizlerin görüşünüz  nedir?Selam ve sevgilerimle.
Logged
serender
Emektar Yönetici
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 4815


Dosdoğru ol!


« Yanıtla #8 : 07 Ağustos 2012, 09:55:45 ÖS 21 »

O hadis sahih değil.
Logged

'Ey iman edenler, Allah için hakkı ayakta tutanlar ve adaletle şahitlik yapanlar olunuz' 5/8
FECR
Genel Yönetici
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 4697


Selam Hidayete Tabi Olana


WWW
« Yanıtla #9 : 09 Ağustos 2012, 11:57:22 ÖÖ 11 »

O hadis sahih değil.

Neye göre sahih değil?
1-Akla göre mi?
2-Kur'an ayetlerinden hangi ayete zıt?
3-Rivayet zincirinde uydurmayla ilgili meşhur kişiler mi var?
4-Başka sahih hadislerle arasında tenaküz mü var?
5-Değildir derken bazı hadislerdeki mecaz ve kinaye ifadeler dikkate alındı mı?
6-Bu hadis hakkında hadis tenkitçileri bir şeyler söylemiş mi , söylemişse ne söylemişler?
7-Bu hadis zayıf hadisleri ya da mevzu hadisleri toplayan eserlerde geçiyor mu?
 Mevdudi'nin "Meseleler ve Çözümleri" adlı eserinde eleştirilen bazı hadislere verdiği cevapları okumuştum bir zamanlar. Bir takım hadisleri farklı bakış açılarıyla ve delilleriyle açıklıyordu. O esere bir göz atılmasında fayda olabilir. Benim aklıma yatmayan bir hadis, farklı bir bakış açısıyla açıklandığında akla yatkın gelebiliyor. Bunu yukarıdaki hadis için değil genel bir ilke olarak bahsediyorum.
Logged

Leyl
Daimi Üye
**
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 169


WWW
« Yanıtla #10 : 09 Ağustos 2012, 12:29:41 ÖS 12 »

Cevapları gereklilikten öte mecburiyet içeren sorularınız çok önemli.Dikkatli olmak lazım.

Mevdudi'nin tavsiye ettiğiniz kitabını duymuş fakat okuyamamıştım.İlk fırsatta (tabii satışta olanını bulabilirsem) alıp faydalanmak isterim.Ve bir dip not olarak ;Mevdudi kitapları iyidir, derim.

Allah (cc) razı olsun.

Selametle..
Logged

Adil Şahitler olarak Allah için Hakkı ayakta tutun. Maide 8
FECR
Genel Yönetici
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 4697


Selam Hidayete Tabi Olana


WWW
« Yanıtla #11 : 09 Ağustos 2012, 12:35:38 ÖS 12 »

Buradan temin edebilirsiniz

http://www.kitapyurdu.com/kitap/default.asp?id=46583
Logged

Müslüman
Süper Aktif Üye
****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 516


Allah c.c kelamını kul kelamı ile eşitlemeyin.


« Yanıtla #12 : 09 Ağustos 2012, 01:22:23 ÖS 13 »

O hadis sahih değil.

Neye göre sahih değil?

Benim aklıma yatmayan bir hadis, farklı bir bakış açısıyla açıklandığında akla yatkın gelebiliyor. Bunu yukarıdaki hadis için değil genel bir ilke olarak bahsediyorum.


Mezkur hadisin devamı; "...Çünkü (güneş) şeytanın boynuzları arasında batar ve kafirler ona (o saatte) tapınırlar."

Bu sözde hadisin farklı bakış açısı nasıl oluyor merak ettim şimdi.
Hadis bal gibi uydurma, işkembeden sallama. Kafirler Güneş’in doğuşu ve batışı zamanlarında ona secde ediyorlar ya hemen kılıfı bulup birileri kolları sıvamış.

Neye göre sorusuna gelince, cevabı çok basit; "akıl" sahiplerine göre.

Meseleyi akıl sahiplerine izah etmeye gerek yok akılsızlara izah edelim zira muhatabımız onlar.

Dünyayı düşünün günün her anında, güneş bir yerde batarken bir başka yerde doğmaktadır. Yani dünyanın dönüşüyle birlikte güneş kesintisiz bir doğuş ve batış halindedir, mesela şu anda Amerika'da güneş batmış durumdadır ama burayı aydınlatmaktadır.
Bu duruma göre Allah'ın ayetlerinden olan güneş her daim şeytanın boynuzları arasında ve ayrılmaz kanki durumundadırlar.

Pekala, konuyla ilişkili olan aşağıdaki sözde sahih hadisi "neye göre sahih değil" diyenlerin cevaplamalarını rica edeceğiz.

Ebu Zerr diyor ki, güneş battığında Peygamber bana sordu "güneş nereye gitti biliyor musun?". Allah Rasulü daha iyi bilir dedim. Güneş gider ta Arş’ın altında secde eder (adetince doğudan doğmak üzere) izin ister de ona izin verilir (ve doğu tarafından doğar. Bununla beraber insanların günahları üzerine doğmayı fena görür). Ve bu halde secde etmeye yaklaşır. Fakat secdesi kabal olunmaz. (Doğacağı yerine gitmeye) izin ister; izin verilmez. Ona: Artık nereden geldinse oraya dön! denilir. O da battığı taraftan doğar. (Buhari)

Senaryoyu görüyonuz değil mi? Yok secde için izin ister ama verilmez, de get nereden geldin ise oraya dön denir vs.

Yahu malum devir cehalet devri. O zamanlar günün her anında ve her vakit güneşin dünyada olduğunu nereden bilsinler, gece olunca yorulmuş ve çok enerji sarf etmiş olan güneşin sabaha kadar istirahate çekildiğini veya bir başka ifadeyle kendisini bir sonraki gün doğum için şarj ettiğini falan zannetmişlerdir. Halbuki, dünyada bir yer gece iken diğer bir yer gündüzdür. Güneş ışığı dünya üzerinden ayrılmamaktadır ve bir yere battığı da yoktur.

Çok mu mizahi oldu...? eee "neye göre sahih değil ?" diye sorulunca....

Logged
Müslüman
Süper Aktif Üye
****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 516


Allah c.c kelamını kul kelamı ile eşitlemeyin.


« Yanıtla #13 : 09 Ağustos 2012, 01:35:30 ÖS 13 »

Hatta Mevsimler konusu efsanevi filmlerdeki gibi

Peygamber şöyle buyurmuştur: (O'nu bu iftiralardan tenzih ederiz, o asla böyle birşey söylemez) "Sıcak şiddetli olduğu zaman namazı serinliğe bırakın. Çünkü sıcağın şiddeti cehennemin kaynamasındandır. Cehennem ateşi Allah'a şikayetini bildirdi de: Ya Rabb, bir kısmım bir kısmımı yedi, (yani ben beni yiyorum : ))) dedi. Allah da iki defa nefes almasına izin verdi. Nefesin biri kışın, diğeri yazın. İşte hissetmekte olduğunuz sıcağın en şiddetlisi ile soğuğun en şiddetlisi budur”. (Buhari)

Evet evet "yaz" ve "kış" cehennemin nefesindendir.  Bir nefes aldı "kış" oldu, bir nefes daha aldı "yaz" oldu. Baharlar nasıl oluştu bilmiyoruz, herhalde hapşırınca meydana gelmişlerdir.
Logged
serender
Emektar Yönetici
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 4815


Dosdoğru ol!


« Yanıtla #14 : 09 Ağustos 2012, 01:41:33 ÖS 13 »

Hayri Kırbaşoğlundan okumuştum. Notlarımdan bakıp cevapladım. Sayfa yada kitap ismini yazmamışım. Tekrar bakmam zaman alacak. Bu soru sorulduğunda Kırbaşoğluna mail attım ama cevap vermedi. Direk notlarımdan yazdığım için de kaynak gösteremedim. Bakıp yazarımda diyemeyeceğim özür dilerim. Hangi kitabı olduğunu bile hatırlamıyorum...

Size katılıyorum Grin Fecr abi Kırbaşoğluda hadisleri tenkit ederken sadece aklı kullanmıyorum. O hadis hakkında sahabenin ve sonraki neslin yorumunu-algısını da dikkate alıyor.

Gelgelelim biraz Nasrettin Hocavari olduysada Müslüman Kardeşim de haklı .... : Grin
Lakin bahsettiğiniz gibi M.S. 600 lü yıllarda insanların soyut gerçekliği anlama noktasında sıkıntı yaşadıkları besbelli. Bu durumda hem kuran ayetleri hem hadislerde somutlaştırmaya gidilmiştir. Ki zamanın aklı kavrasın. Burda alay edilecek bişey yok. Bizde çocuklara anlatırken benzer masalsı tabirler kullanırız; Yaz ve kışın cehennemin nefesi oluşunu unutmamam lazım. İyiydi  Wink
Logged

'Ey iman edenler, Allah için hakkı ayakta tutanlar ve adaletle şahitlik yapanlar olunuz' 5/8
Sayfa: [1] 2 3 4   Yukarı git
  Bu Konuyu Gönder  |  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2015, Simple Machines
Bu Sayfa 0.245 Saniyede 23 Sorgu ile Oluşturuldu