Cami İmamlarının Arkasında Namaz Kıl­mak

Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.
anasayfa anasayfa ara giris kayit
   > İSLAMİ BİLGİLER (Bilgi Platformu) > İslami Bilgiler ve Konular > Namaz > Cami İmamlarının Arkasında Namaz Kıl­mak
Kullanıcı Adı: Beni Hatirla?
Şifre:

   > İSLAMİ BİLGİLER (Bilgi Platformu) > İslami Bilgiler ve Konular > Namaz > Cami İmamlarının Arkasında Namaz Kıl­mak
Sayfa: 1 2 [3]   Aşağı git
  Bu Konuyu Gönder  |  Yazdır  
Gönderen Konu: Cami İmamlarının Arkasında Namaz Kıl­mak  (Okunma Sayısı 23938 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
ozanca
Genel Yönetici
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 4677



« Yanıtla #30 : 21 Ağustos 2012, 08:13:21 ÖÖ 08 »

Ne diyecegimi bilmiyorum ...
Zalim Haccacın ve Kufe valisi Velidin arkasında namaz kılmayı delil getirilmesine diyebilecegim tek şey , din adına bunlardan bahsetmeyin rica ederim ama gidin 10 tane imamı arka arkaya dizip arkasında namaz kılın bence daha hayırlı ...
Diyecegim o ki zaten konuşabilecek fazla bir şey yok ....

Eğer dinim Haccacı öldürüp kanını zayi etmeyi değilde arkasında namaz kılmayı telkin ediyor ise ...
Eğer İmamı Azamın adı , imamı öldürüp şehit eden zihniyetle aynı yere konuluyor ise ....
Ben bu Büyük imamıda , bu dinide anlamamışım demekki ...
Fazla konuşmaya gerek yok derim ...
Logged

Not font kurbaa
FECR
Genel Yönetici
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 4697


Selam Hidayete Tabi Olana


WWW
« Yanıtla #31 : 21 Ağustos 2012, 10:05:43 ÖÖ 10 »

İmamlara kızıp Camilerin Terki Uygun değildir çünkü Kafirlerde bizim Camileri Terk etmemizi istiyorlar onun için bu Zokayı Yutmayalım
Olayı imamı şahsına indirgemek meseleyi kavramamaktır. İmamın şu bu olmasından daha çok imamların fonksiyonlarıdır. Kafirler camilerin terkinden ziyade , müslümanların tamamen söz sahibi olduğu, Kur'an'ın belirli hükümlerinin değil tüm hükümlerinin açıkça tebliğ edildiği camilerin olmasından rahatsız olurlar. Yoksa camide namazını kıl, çık oradan, sistemle uğraşma onlar için yeter. Sistemle uğraşırsan , çarklarına çomak sokarsan; değil camide ,evde bile namaz kılsan bundan hoşnut olmazlar. Namaz toplumdaki fahşa ve münkeri yok etmedikçe o namaz Kafirlerin sevdiği namaz olur.
Logged

kutbay
Genel Yönetici
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 2525



WWW
« Yanıtla #32 : 21 Ağustos 2012, 02:37:48 ÖS 14 »

Mesajlarımda daha çok camilerde cemaatlerin oluşmasına yönelik bilgiler mevcut.

İslami konularda özellikle her ramazan ayında yaşanan fetvaları bozma veya yeni fetvalar verme savaşı, taraflar oluşturmakta ve hızla müslüman kardeşleri birbirine düşürmektedir.

Bir zamanlar ülkedde, sağcı-solcu kavramlarıyla millet olma yolu tıkanırken şimdi de şucu-bucu olarak görüş farklılıklarıyla ümmet olma yolu tıkanmaktadır.

Dinde görüş farklılıkları olan kardeşlerimin esasında edindiği bilgilerle islam dinini daha iyi yaşamak için fikirlerini paylaştıkları kanısında olsam dahi, uygulamalarının yanlış oldukları düşüncesindeyim. "Ne olursan ol yine de gel" anlayışından uzak, karşı cemaati sanki din düşmanıymış gibi çekiştirmeleri de islamda yeri olmayan bir yönüdür.

Buradaki mesajlaşmalarımızda sunduğumuz düşüncelerimizin, iyileştirmeye gidiş yolunda bir farklılık var sanırım.

- 50 kişilik sisteme baş kaldıracak bir cemaat düşünün. Bu cemaat sistemi beğenmediği için önce sistem sonra da kendi aralarındaki sisteme bakış farklılığı sebebiyle daha da parçalanacaktır. İdeolojilerde iktidarlık olmadığı sürece ideoloji kendi içinden yemeye başlar.

- 500 kişilik bir cemaat düşünün. Bunların içinden 10 u sistemi beğenmeyen ve eleştiren olsun. bu 10 kardeşimiz 500 kişiden kaç kişiyi doğruya çekebilir ?

Mücadele; strateji ve güç ile başarıya ulaşır. Sistemi eleştiren kardeşlerimin stratejileri var ise, bir adım sonrasındaki değişim ve uygulama süreçlerini hayata geçirebilmeleri için güce ihtiyaçları varken, oluşturulması gereken gücü parçalamak mücadelenin gün geçtikçe zayıflamasına sebep olacaktır.

Dikkat edilmesi gereken bir diğer önemli husus ise; doğru zamanda doğru adımı atabilmektir. Yani güç elde etmek için beklemek olduğu kadar, bu beklentiler içinde yılları zayi etmemek ve sorunun büyümesi, kalıplaşması ve kabullenilmesini engellemektir. Burada da "bence" uygulanması gereken bir strateji ve cemaat oluşmasıdır. Her cemaatin aynı hassasiyette (sistemdeki sorunları net bilmesi) olması da gerekmez. Mühim olan bilgine güvenmesi ve seni diğer din kardeşlerine aykırı görmemesidir. Senden olduklarında bir süre sonra zaten senin düşüncenin savunucuları olacaklardır. Düşünceyi birden zerk etmek baş dönmesi ve dengesizliğe yol açar. 10 kişiden 8 ini rahatsız eder. Kalan 2 kişi sağlamdır onlar bana yeter demek yanlıştır. Çünkü karşına (doğru adımla yanında olabilecek) 8 kişi almış olursun.

Bu gün "Hanginizin dediğine inanacağız kardeşim" diyen ve sizler gibi araştırmaya çok vakit ayırmayıp, sonra "Ben siyasi olmayan bir ibadet istiyorum" diyen bir zat, yarın "Sizin dininiz size, benim dinim bana" diyecektir. 3. veya 4. bir fraksiyon oluşturması an meselesidir. (Tekrar parçalan)

Bana göre; Bir kişi tasvip etmediği sistemi, sistemin dışına çıkıp değiştirmeye kalkarsa bir süre sonra sistem içindeki değişiklikleri göremeyecek, kontrol edemeyecek ve sabit fikir ile halen eleştirmeye devam edecektir. Ayrıca bu düşüncelere bakışlarda da şucu-bucu önyargısı oluşacaktır. Sistemin içinde kalmak, sistem içindeki zayıf düşünceleri sistem dışına atarak değil, sistemin içinde tutarak büyütmek ve sistemi kaplayacak/değiştirecek kıvama geldiğinde harekete geçmek en doğrusudur.

Mesela bir örnek vereyim.
Derail kardeşimizin bu konuyu buralara getiren açıklamalarına neden olan görevliyi yanlışından alıkoymak için buradan 50 kişi bir vakit namazında buluşsak ve usulsüzlüğü arada "kınasak" bu bir girişimdir. Biz bunu yapmak yerine Konunun derinine inersek "Zaten cami imamlarının arkasında namaz kılınmaz" gibi güçlü bir ileştiriyle konuyu farklı mecralara taşırsak, yarın o cemaatten uzaklaşan ve "potansiyel savunucu"dan mahrum olacağımız gibi ibadethanede yapılan densizliğe prim vermiş oluruz.

Sistemin içinde kalmak ve mücadeleye devam etmek yukarıdaki belirttiğim Kınama girişimidir.
Konuyu daha derinlere taşımak ta sistem dışında kalmanın getirdiği girişimdir.
Gördüğünüz gibi sistem dışında kan kaybetmeye devam etmek daha mümkündür.

Şuana dek mavaffak olunamayış, birlik ve bütünlüğün sağlanamamasından kaynaklanabilir mi?

Şayet "Benim yaptığım doğrudur" egosunda değilsek, "İslamı doğru anlayıp yaşayalım", "Ben din kardeşlerimi Allah için seviyorum ve onların zarar görmesini istemiyorum" diyorsak, anlaşamayacağımız bir husus olmasa gerek. Anlaşabilmemiz için de, anlayış ve sabır önemlidir. Ameller niyetlere göredir.

Benim amacım söylediklerinizin yanlışını göstermek değidir.
Önce, uzun yıllardır bu sitenin yönetiminde birlikte olduğum kardeşlerimin iyiniyetlerine, sonrasında da siz üyelerimizin farklı paylaşımlardaki duruşunuzdan gözlemlediğim iyiniyetlerinize güvenmekteyim.

Unutmamalıdır ki; Bir sorunu çözmenin en doğru yolu onu parçalara ayırmaktır.

Mü'minler ancak kardeştir (HUCURÂT-10)
Logged

Allâhûmme Salli Alâ Seyyidinâ Muhammedin ve Alâ Âli Seyyidinâ Muhammed
Müslüman
Süper Aktif Üye
****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 516


Allah c.c kelamını kul kelamı ile eşitlemeyin.


« Yanıtla #33 : 21 Ağustos 2012, 04:26:43 ÖS 16 »

İslam ile batılın bir arada yaşaması mümkün değildir. Hakla batılın yardımlaşması veya orta yolda buluşması, anlaşması mümkün değildir. Öyle davanın hayrına vs bunları geçiniz. Seyyid Kutup’un tabiriyle “cahiliyeye yama olmak” yoktur. Orta yol yoktur, yaranma yoktur. Davet ancak bu ayrışma ile olur onların içinde onlar gibi gözükerek bu dava anlatılmaz. Biz kimseye yaranmak zorunda değiliz. Hoşgörü vs ancak kişisel ilişkilerde söz konusu olabilir. İtikadi konulardaki ihtilaflar hoşgörü zemininde değerlendirilmez.

Siz cahiliye ile iç içe, karışık yaşayarak bu davayı kimseye anlatamazsınız. Seyyid Kutup’un da dediği gibi cahiliye ile iç içe yaşamak  bu davanın tüm cazibesini yitirir. Gönüllere böyle girilmez. Hatırlayın, müşrik bir topluma gelen Peygamberimizin davet metodu nasıldı?

Elin gavuru bile kendi bozuk inancını apaçık ortaya koyarken bize ne oluyor da her türlü pisliğe bulaşmış sözde Müslümanlarla karışık bir hayat yaşayalım? Neden saflarımızı netleştirmiyoruz? Vahdet adı altında bir takım kavramları takiyyelendirip İslam’mış gibi sunarak ne elde etmeyi umuyoruz?

Bizler haklı yolumuzda herkesi razı etmek zorunda değiliz, davet etmek zorunda olduğumuza inanmaktayız hepsi bu. Başarı Allah’tan dır. Dileyen iman eder dileyen etmez. Bizler aceleciyiz hemen olsun bitsin istiyoruz.

Cahiliyyeden ayrılıp bağımsız bir cemaat oluşturmak zorundayız. Ozanca kardeşin dediği gibi alternatif platformlar oluşturmalıyız mesela bu gibi forumlar bu görevi yerine getiren alternatif platformlardan biridir.


Logged
ozanca
Genel Yönetici
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 4677



« Yanıtla #34 : 21 Ağustos 2012, 10:35:03 ÖS 22 »

Öncelikle şunu belirtmek istiyorum ..
sözlerimde şu hükmü vermiyorum ..
Cami imamının arkasında namaz kılmak caizdir/caiz değildir ...
Veya Cuma namazı kılmak caizdir/caiz değildir ...
Böyle bir derdim ve kaygım yok ..
Kişisel olarak kabul ettiğim bir yöntem var ve konuda kendimi oldukca rahat hissediyorum ...
Benim asıl altını doldurmaya çalıştıgım husus , kabukları korumak adına insanların öz den vazgecmeleri , ve bu vazgecişide öze değer veren/önceleyen/altını çizen dine rağmen , din adı altında bunu yapmaları ...
Lütfen bırakalım artık şu din koruyuculuğunu ...
Cemaatle ilgili hadisleri , günümüzde cemaati cemaat olmaktan çıkartan , sadece kelle sayısına /koyun sürüsüne indirgeyen zihniyetin ekmeğine yağ sürer gibi düz/yalın/metin içeriği ile sunmak kabuğa el sürdürmeme çabasıdır ...
Cemaatten kast olanın , şuurlu bilinçli  birlikte hareket etme yetisine sahip , birbirinden haberdar , birbiriyle ilgili inanç birliği etmiş insan toplulugu oldugunu es geçerek ...
Birbirlerinden bihaberdar, selam vermekten/almaktan aciz, en basit en sıradan cami wc sinin kullanımı sorununu dahi halledemeyen , arkasında namaz kıldıgı kişinin imametine güvenmeyi bırak adını dahi bilmeyen insan toplulugunu kast ettiğini söylemek kabuk koruma kaygısıdır ...


Kabuk ayakta tutalım , öz arkasından gelecektir gibisinden bir düşünce ise ...
Kimse kusura bakmasın ama , hadi ey şeytan gel bizim yapımızı boz biz hazırız demekle aynıdır …
En küçük bir mudehale ile çatırdayıp parçalanan bir kabuğu korumaya harcayacak ne zamanımız nede emeğimiz olamaz …
Ki bunu örneklendirmek için Türkiye Müslümanlarının son 20 yılına bakmak bile yeterlidir …
Çünkü özellikle Türkiye Müslümanları bu konuda yıllarca büyük emekler sarfetti, ama her seferinde ,ister kasti ister doğal sarsıntılar sonucu tüm emekleri heba oldu …
İnsana/bilince yatırım yapmayanlar için tarih yığınla örnekle doludur …
Son olarak da Şehid İmamımızın bize gelen şeyinin duruşu/direnişi/mucadelesi değil ( ki degişmez olan budur )
Degişken olan fetvaları olduğunu görerek hala bu konuda ısrarcı olmayı uygun bulmuyorum …

Logged

Not font kurbaa
Sayfa: 1 2 [3]   Yukarı git
  Bu Konuyu Gönder  |  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2015, Simple Machines
Bu Sayfa 0.121 Saniyede 23 Sorgu ile Oluşturuldu