Son Mesajlar

Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.
anasayfa anasayfa ara giris kayit
   > Son Mesajlar
Kullanıcı Adı: Beni Hatirla?
Şifre:

   > Son Mesajlar
Sayfa: [1] 2 3 ... 10
 1 
 GENEL (Bilgi Platformu) / Psikoloji / Ynt: Narsistik Enerji Vampirleri
 : 16 Temmuz 2019, 05:49:44 ÖS 17 
Başlatan Emre_1974tr - Son mesaj Gönderen: Emre_1974tr
Star Wars öyküsünde sunulan narsistik enerji vampirlerinin deşifresine devam edelim.

Bu arada, George Lucas'ın bu Yıldız Savaşları öyküsünde Türkçe isimler de kullandığı bilinen birşey.
Anakin'in ne anlama geldiğini pek kimse çözemedi ama yine muhtemelen Türkçe bir isim. "Ana" ve "kin" kelimelerinin birleşiminden doğuyor ve "en şiddetli kin", "en büyük kinci" gibi bir anlamı var. Zaten filmleri seyreden bu ismin karakteri iyi şekilde yansıttığını bilecektir.

Şimdi aşağıda linkini vereceğim sahne Anakin'in karanlık tarafa geçişi diye adlandırılan sinir bozucu ve şiddet içeren bir sahne bu yüzden herkese tavsiye etmem. Ben hangi saniyede ne olacağını bildiğimden gerekli noktalarda gözlerimi kapatıyorum mesela...

Palpatine'nin 1:02 anında çıkardığı ses yine narsistik enerji vampirlerinin özellikle evde yalnızken çıkardığı sesin türevidir. Ya da merdiven çıkarken falan zorlandıysa kalabalık ortamda da nadiren bu böğürme ve çığlık karışımı sesi çıkarabilirler.

Narsistik enerji vampirleri sizin merhametinizden yararlanarak sizi avlamaya ve de aynı zamanda korkularınızdan faydalanarak sizi ele geçirme veya imha etme işlemini gerçekleştirmeye çalışırlar demiştim. Burada Anakin'in eşi Padme'yi kaybetme korkusunu kullanıyor Palpatine. Ve aynı zamanda bu sahnenin 3:19 anından itibaren kendini acındıracak konuma sokarak Anakin'in merhamet duygusundan da yararlanıyor ve onun da kendisi gibi cinlenmesini, karanlığa geçişini sağlıyor. Narsist vampirlerin ağlaklığını burada da görüyoruz. Zaten bu anlarda Palpatine'nin fiziksel olarak da gerçek şeytani bakışları ve de ürkütücü yüzü ortaya çıkmıştır. Ve 4:18 anından itibaren işler istediği yönde gelişinde ağlaması yerini birden narsist gülümsemeye bırakmıştır. Ve daha sonra da öfke dolu homurdanmasına ve gerçek ses tonuna...

https://www.youtube.com/watch?v=q0r4jNhG9Z4

Tabii burada Anakin Darth Vader'a dönüşürken kendisiyle yüzleşti yine. İçinde zaten hep var olan şey açığa çıktı. Palpetine ise bu işin vesilesi oldu.

 2 
 İSTİŞARELER (İstişare Platformu) / Serbest Kürsü / NAHL SURESİ 98. AYET ÜZERİNDE DİKKATLE DÜŞÜNELİM.......
 : 16 Temmuz 2019, 01:00:44 ÖS 13 
Başlatan halukgta - Son mesaj Gönderen: halukgta
Bu makalemde sizlerin, üzerinde düşünmenize vesile olmak istediğim ayet, Nahl suresi 98. ayet olacaktır. Bu ayet öne sürülerek, Kur’an okumaya başlarken Allah, EÛZÜBİLLÂHİMİNEŞŞEYTÂNİRRACÎM”, diye okumaya başlayın, emri veriyor diye anlatılır. Gelin bu konu üzerinde önce ayeti yazalım, daha sonrada birlikte düşünelim.

Nahl 98: Şimdi Kur'ân okumak istediğin zaman, ÖNCE O KOVULMUŞ ŞEYTANDAN ALLAH'A SIĞIN.  (Elmalı meali)

Sizce Allah bu ayette, Kur’an ı okumaya başlamadan önce, Eûzübillâhimineşşeytânirracîm” Yani, kovulmuş şeytanın şerrinden Allah a sığınırım, diye başlayarak okuyun emrini mi veriyor? Bizler ne yazık ki Allah ın ayetlerinin özüne hiç inemedik, ayetlerde Allah bizlere neler anlatıyor diye anlamak yerine, salt sözcüklerin görünür haliyle ilgilendik ve ayetlerin asıl amacını böylece anlayamadık. Bu konuya devam etmeden önce, Kur’an da surelerin başında geçen, Bismillâhirrahmânirrahîm, yani RAHMAN VE RAHİM OLAN ALLAH IN ADIYLA, sözünden ne anlıyoruz ona hatırlayalım.

Bildiğiniz gibi bu sözcük, yalnız Surelerin başında geçer. Bizler bu konuda da yine, bu sözlerin özüne inemediğimiz için, Kur’an okurken mutlaka besmeleyle başlamalıyız deriz. Hâlbuki Kur’an da geçen bu cümle, Cebrail tarafından Peygamberimize iletilirken, yeni bir sureye yani yeni bir konuya geçişin bildirildiği ayettir. Cebrail bu ayeti tebliğ ederken, şunu söylüyor elçisine ve bizlere. TEBLİĞ EDECEĞİM BU AYETLERİ, RAHMAN VE RAHİM OLAN ALLAH IN ADIYLA SİZLERE BİLDİRİYORUM. Bizler hala bu gerçeğin farkında olmadığımız için, aramızda hep birbirimize şunu söyleriz. Ayeti yazarken besmeleyi de yazsanıza.  Bizler zaten bu ayetin Allah katından, Allah ın adıyla bizlere bildirildiğine iman etmiş Müslümanlarız, onun için ayetleri her yazıp okuduğumuzda, besmeleyle söylememiz konusunda Allah ın bir hükmü yoktur. Elbette söylemenin de bir sakıncası yoktur. Bu gerçek, birçok insan tarafından bilindiği içindir ki, her ayet yazanlar ya da okuyanlar, öncesinde besmeleyi yazmazlar. Hatta imam namaz kıldırırken, okuduğu ayetlerin başında besmeleyle başlamaz.

Gelelim Nahl suresi 98. ayete. Aynı yanlışı bu ayette de yapıyoruz ve ayette Allah ın bahsettiği asıl amacı göz ardı edip, kelime ve sözcüklerle asıl amacı gizliyor, işin özüne inemiyoruz.  Allah Kur’an da,  bu ayetten önce birçok ayetinde biz kullarını uyarıyor ve doğru yolda gitmemiz adına ikazlarda bulunuyor, lütfen onları da okuyunuz. Nahl suresi 98. ayetinde de, bizlerin dikkatini çekerek, KUR’AN A İMAN ETTİĞİNİZİ SÖYLÜYORSANIZ, KUR’AN I OKUYUP, AYETLERİMİ TEBLİĞ ALMAYA NİYET ETTİĞİNİZDE, ÖNCE SİZLERİ ALLAH IN YOLUNDAN SAPTIRMAYA ÇALIŞAN, ŞEYTANIN VE USLANMAZ NEFSİNİZİN DAYATTIĞI, BATILIN VE HURAFENİN ETKİSİNDEN KURTULUN DİYOR. BİR BAŞKA ANLATIMLA, KUR’AN I OKUMAYA BAŞLADIĞINIZDA, ŞEYTANIN ŞERRİNDEN UZAK, KENDİMİZİ HER HALİMİZLE ÖZ İRADEMİZLE, ALLAH A TESLİM EDEREK, O ZİHNİYETLE, O AMAÇLA KUR’AN I OKUMAYA BAŞLAYIN DİYOR ALLAH. KALBİNİ, NEFSİNİ ŞEYTANIN VE ONUN DAYATTIĞI BATILDAN KURTARMAZSAN, OKUDUĞUN KUR’AN DAN ALACAĞIN HAK BİLGİLER, SENİN KALBİNE YERLEŞMEZ. ÇÜNKÜ HAK İLE BATIL BİR ARADA OLMAZ. Bakın bu ayetten bir ayet sonra Allah ne diyor.

Nahl 99: Gerçek şu ki: İman edip de YALNIZ RABBLERİNE GÜVENİP DAYANANLAR ÜZERİNDE ŞEYTANIN BİR HÂKİMİYETİ YOKTUR. (Bayraktar Bayraklı)

Sanırım konu çok daha iyi anlaşıldı. Allah bizlere şunu anlatıyor özellikle. Din ve iman adına güveneceğiniz ve dayanacağınız yalnız Allah tır yani onun kitabı Kur’an dır. Kendinize Allah dan başka veliler edinip,  onların sözlerine de inanarak ardı sıra gidersen, okuduğunuz Kur’an dan nasibinizi alamazsınız. Yalnız Allah a yani Kur’an a bağlananın üzerinde, şeytanın ve şeytanlaşmış insanların hiç bir gücü, etkisi yoktur diyor. Bu ayette asıl anlatılmak istenen amacı, doğru anlayamadığımız içindir ki, bizler Kur’an dan nasiplenemiyor ve Allah ın ayetlerini anlayamıyoruz. DAHA AÇIKÇASI, ALLAH IN AYETLERİNİN ÖZÜNE İNMEK YERİNE, GÖRSEL OLARAK YAŞAYARAK, HAYATIMIZA GEÇİRMEDEN SÖYLEYİP GEÇİYORUZ. YANİ İMAN DİLİMİZDEN ÖTEYE GEÇİP, KALBİZE YERLEŞMİYOR. Halbuki Allah bizleri bu ayetiyle çok önemli bir konuda uyarıyor ve diyor ki, sizler okuduğunuz Kur’an dan faydalanmak, ondan istifade etmek istiyorsanız, önce şeytanın vesvesesinden, nefsinizin dayattığı batıldan, yanlış itikat ve inançlarınızdan kurtulun ve YALNIZ ALLAH A SIĞININ. Fussilet 36. ayette de bu konuya değinilir ve bakın şeytanın vesvesesinden kurtulmak için, nereye sığınmamızı ister Allah. “EĞER ŞEYTANDAN GELEN KÖTÜ BİR DÜRTÜ, SENİ DÜRTECEK OLURSA, HEMEN ALLAH'A SIĞIN! ÇÜNKÜ EN İYİ İŞİTEN O'DUR, EN İYİ BİLEN O...”

Peki, bizler Allah ın bu emrini yerine getiriyor muyuz? Elbette hayır, yaptığımız Kur’an ı okumaya başlarken sözde, “EÛZÜBİLLÂHİMİNEŞŞEYTÂNİRRACÎM BİSMİLLÂHİRRAHMÂNİRRAHÎM.” Diyoruz asla Allah ın bu ayetlerinde ne anlattığını,  bizlerden ne istediğini anlama çabasında değiliz. Onun için Allah ın hükmünü de yerine getirmiyoruz.  Bizler yalnız bu konuda değil, neredeyse her konuda bu yanlışı yapıyoruz. Allah ben hükmüme hiç kimseyi ortak etmem, yalnız Kur’an a sarılın dediği halde, şeytanın vesvesesi, edindiğimiz velilerin aldatmacalarından kurtulup, bir başka deyişle Allah ın hükümlerine ters düşen davranışlardan sıyrılıp, YALNIZ ALLAH’A KENDİMİZİ BAĞLAMADIĞIMIZ İÇİN, KUR’AN I ANLAYAMIYORUZ, GERÇEKLERİN FARKINDA OLAMIYORUZ. NEFSİMİZİ TATMİN ETMEK İÇİN, AYETLERDE GEÇEN KELİMELERİN ANLAMLARI İLE OYNUYORUZ. Kur’an ı Allah dan daha iyi, biz kullarına kim anlatabilir? 

Konuyu özellikle tekrar etmek istiyorum. Onun için Allah, Kur’an dan faydalanmak istiyorsan, onu okumaya, ondan faydalanmaya başlamadan önce,  şeytanın sana dayattığı batıldan, nefsinin etkisi altında kaldığı baskıdan sıyrıl ve Kur’an ın başına öyle otur diyor Allah. Kur’an da her bilgi yoktur, Kur’an ı herkes anlayamaz diye inanan bir insan, Kur’an dan gereği gibi faydalanabilir mi? Önce Kur’an a karşı art niyetimizi atmalıyız, yoksa bakar kör olandan farkımız olmaz. Tabi bizler Kur’an ın hiç bahsetmediği batıl ve hurafe bilgileri yaşayabilmek adına, Allah ın bu emrini anlamak istemeyip, görmezden geldiğimiz için, Kur’an dan faydalanamıyoruz ve Allah gönül gözümüzü açmıyor. Çünkü bir MÜMİN, hem batıl yolcusu olup şeytanı takip ederek, hem de Kur’an ı okuyarak, Allah ın doğru yolunda asla olamaz. HAK OLAN BİLGİLER, BATIL BİLGİLERLE ASLA YANYANA GELEMEZ. BATILDAN KURTULMAYAN, HAKKIN GERÇEKLERİ İLE ASLA BULUŞAMAZ. Önce şeytandan, onun batıl dayatmalarından kurtulacağız ki, Allah da gözlerimizdeki ve kulaklarımızda ki perdeyi kaldıracak, bizlerde Kur’an ile buluşacağız.

DİLERİM İMANIMIZI ALLAH IN İSTEDİĞİ ÇİZGİDE YAŞAYAN, KUR’AN I OKUMAYA BAŞLADIĞIMIZDA, ALLAH IN İSTEDİĞİ ŞARTLARI SAĞLAYAN, ALLAH IN AZINLIK HALİS KULLARINDAN OLURUZ.

Saygılarımla
Haluk GÜMÜŞTABAK

https://hakyolkuran1.blogspot.com/
http://halukgta.blogcu.com/
http://kuranyolu.blogcu.com/
http://hakyolkuran.com/
https://www.facebook.com/Kuranadavet1/

 3 
 GENEL (Bilgi Platformu) / Psikoloji / Ynt: Narsistik Enerji Vampirleri
 : 13 Temmuz 2019, 12:34:34 ÖÖ 00 
Başlatan Emre_1974tr - Son mesaj Gönderen: Emre_1974tr
Star Wars serisi putperest/panteist ruhçu öğretiyi içeren bir masal anlatmakta. Evet bu bilim kurgu filmindeki öykü pagan ama içinde uyarı olarak alabileceğimiz önemli işaretler de içermekte.

Özellikle narsistik enerji vampirlerinin karakteristik ve fiziksel özelliklerini "Sith"ler yoluyla sembolize ederek sunmakta.

Bu sahnede Sith Palpatine kendine kurban olarak seçtiği ve dönüştüreceği Anakin'in (dönüşünce Darth Vader olacak) zaaflarını telepatik olarak zaten biliyor ve onu yönlendiriyor:

https://www.youtube.com/watch?v=dATuq8O3920

Şu sahnede Sithlerin yaptığı el harekeretini gerçekte de ileri derecedeki narsist enerji vampirleri yapmakta. Ama tabii ki filmlerdeki tarzında etkisi olmamakla birlikte bu avuç içini size doğru tuttuğu el hareketi uzaktan enerjinizi emebilmesini ve hatta kendi toksik enerjisini ise size aktarmasını sağlamakta maalesef:

https://www.youtube.com/watch?v=T-NvFIK_beQ

Narsistik enerji vampiri özellikle siz arkanızı döndüğünüzde sinsice, göbeğini hoplatarak ve genelde sessiz güler(videodaki 4:05 anındaki sahne):

https://www.youtube.com/watch?v=DSX9Q8-p5Mw

Bu arada Darth Vader'ın öfke ve hüzün anında etrafına enerjisiyle talepatik saldırıyla zarar vermesi de yine ileri derece narsistlerin gerçek hayatta yapabildiği birşeyi abartarak da olsa göstermekte. Ve yine Darth Vader'ın mekanik ve ürkütücü nefes alıp verişi de narsist öfkeli ve de hüzünlü solunumu abartarak da olsa bize gösterme hedefinde.

Devam edecek...

 4 
 İSTİŞARELER (İstişare Platformu) / Serbest Kürsü / ZÜMER SURESİ 71. AYET. HER MÜSLÜMANI BİR RESUL, ELÇİ KABUL EDEBİLİR MİYİZ?
 : 09 Temmuz 2019, 04:03:02 ÖS 16 
Başlatan halukgta - Son mesaj Gönderen: halukgta
Bu makalemde sizlerin, üzerinde düşünmeye vesile olmanızı istediğim ayet, Zümer suresi 71. ayet üzerinde olacaktır. Bu ayette geçen, bazı kelimelere öyle anlamlar veriliyor ki, sanki Allah ın görev verdiği Resullerinden başka, her iman eden İSLAM A DAVET EDENDE BİR RESULDÜR, sözlerine uyulması gereken kişidir düşüncesi çıkartılıyor. BU RİSKLİ, YANLIŞ ANLAŞILMALARA NEDEN OLABİLECEK BİR SÖYLEMDİR. Günümüz İslam yaşantısındaki bölünmüşlüğün, dini lider sultasının dayattığı İslam anlayışını lütfen unutmayınız. Yakın geçmişimizde yaşanan acı olay, Müslüman toplumları din adına liderler edinerek, ardı sıra gitmenin tehlikesine güzel bir örnektir. KUR’AN, Allah ın vahyini bizzat bizlerin okuyarak tebliğ almamızı ve üzerinde düşünerek, aklımızı kullanmamızı emreder. Unutulmaması gereken Kur’an uyarısı, Allah Resulüme/elçime ve indirdiğim Kur’an a uyun, GÜVENİLECEK VELİNİZ YALNIZ BENİM EMRİDİR. Önce konumuzla ilgili ayeti yazalım, daha sonra ayet üzerinde birlikte düşünelim.

Zümer 71: İnkâr edenler bölük bölük cehenneme sevk edilirler. Oraya geldiklerinde onun kapıları açılır ve cehennem bekçileri onlara şöyle derler: "SİZE, İÇİNİZDEN RESULLER GELMEDİ Mİ Kİ, RABBİNİZİN AYETLERİNİ KARŞINIZDA OKUSUNLAR VE SİZİ ŞU GÜNÜNÜZE KAVUŞMANIZ HUSUSUNDA UYARSINLAR?" Onlar: "Evet, derler, geldi ama inkârcılar hakkında azap hükmü hak oldu." (Yaşar Nuri meali)

Ayette inkârcılardan bahsediliyor ve cehenneme gidecek olanlara şöyle bir soru sorulacağı şimdiden bizlere bildiriliyor. "SİZE, İÇİNİZDEN RESULLER GELMEDİ Mİ Kİ, RABBİNİZİN AYETLERİNİ KARŞINIZDA OKUSUNLAR VE SİZİ ŞU GÜNÜNÜZE KAVUŞMANIZ HUSUSUNDA UYARSINLAR?" Bu ayet şöyle anlaşılıyor bazı kişiler tarafından. “Burada geçen Allah ın görev verdiği Resul olamaz, çünkü Rabbinizin ayetlerini karşınızda okumadılar mı dediğine göre, Allah ın resullerinin vefatından sonra, demek ki her iman eden Müslüman ya da Kur’an ı çok iyi bilen, anlayan özel kişiler de, Allah ın elçisi, Resulü olmalı ki, herkesin yüzüne okunmuş ve uyarılmış olsun ayetler.”deniyor. Lütfen şunu unutmayalım, Allah biz uyarıcı göndermedikçe, ya da uyarımız ulaşmayan hiç kimseyi sorumlu tutmayız diyor.  Yukarıdaki ayeti çok daha açık anlayabilmemiz için, bu konuya benzer aşağıdaki ayetten yararlanabiliriz.

Mülk 8–9: Neredeyse cehennem öfkeden çatlayacaktır! Oraya her bir topluluk atıldıkça oranın bekçileri onlara, “SİZE BİR UYARICI GELMEMİŞ MİYDİ?” DİYE SORARLAR. Onlar da şöyle derler: “EVET, BİZE BİR UYARICI GELMİŞTİ. FAKAT BİZ ONU YALANLAMIŞ VE ‘ALLAH HİÇBİR ŞEY İNDİRMEMİŞTİR. Siz ancak büyük bir sapıklık içindesiniz’ demiştik.” (Diyanet meali)

Sanırım bu ayet, Zümer 71. ayetti çok daha açık açıklıyor. Eğer bu farklı söylemlere inanırsak, yani Allah ın bizzat görev verdiği Resuller gibi, Kur’an ı çok iyi anlayan bazı kişilerde bir resuldür/Elçidir ve Kur’an ı tebliğ etmekle görevlidir, yetkilidir dersek, Kur’an ın onlarca hatta yüzlerce ayetine ters düşmüş oluruz. Hatırlatmak isterim RESULÜK/ELÇİLİK, Allah tarafından görev ve yetki verilmiş bir makamdır. ÇOK DAHA DİKKATLE DÜŞÜNMEMİZ GEREKEN İSE ALLAH, RESULÜME UYUN EMRİ VERMİŞTİR. Bu durumda ben Allah ın ayetini anlatıyorum, tebliğ ediyorum diyen herkes, Resullük iddiasında bulunur.  Allah Resulüme uyun derken, Resulünün her anını kontrol ediyor, en küçük yanlışında uyarıyordu. Onun için Resulüme uyun, itaat edin emrini vermiştir. BUGÜN GÜNÜMÜZDE KUR’AN I ANLATTIĞINI, TEBLİĞ ETTİĞİNİ SÖYLEYEN ÖYLE İNSANLAR VAR Kİ, ALLAH AYETİNDE NE EMREDİYORSA, BUNLAR ALLAH IN EMRİDİR DİYE, TAM TERSİNİ SÖYLÜYORLAR TOPLUMA. BUN LAR MI RESUL OLACAKLAR? Allah böyle insanlara KÂFİR diyor. Zümer suresi 71. ayette bahsedilen, içinizden sizleri uyaran Resuller gelmedi mi sözünden anlamamız gereken aslında çok açıktır. Gelin bundan kasıt kimler olduğunu, Kur’an ın diğer ayetlerinden istifade ederek, daha detaylı anlamaya çalışalım.

Yunus 47: HER ÜMMET İÇİN BİR RESUL ÖNGÖRÜLMÜŞTÜR. Resulleri gelince, aralarında adaletle hüküm verilir. Hiçbir zulme uğratılmazlar. (Yaşar Nuri meali)

Nahl 89: Gün olur, her ümmet için kendi aleyhlerine kendi içlerinden bir tanık çıkarırız. SENİ DE ŞU İNSANLAR HAKKINDA TANIK OLARAK GETİRECEĞİZ. Sana bu Kitap'ı indirdik ki her şey için ayrıntılı bir açıklayıcı, bir kılavuz, bir rahmet, Müslümanlara da bir müjde ol (Yaşar Nuri meali)

Fatır 24: Şüphesiz biz, seni müjdeleyici ve uyarıcı olarak hak ile gönderdik. HİÇBİR ÜMMET YOKTUR Kİ, ARALARINDA BİR UYARICI GELİP GEÇMİŞ OLMASIN. (Diyanet meali)

Hac 75: Allah, MELEKLERDEN DE İNSANLARDAN DA ELÇİLER/RESULLER SEÇER. Şüphesiz Allah, işitendir; görendir. (Bayraktar Bayraklı)

Nahl 84: HER ÜMMETTEN BİR ŞAHİD GETİRECEĞİMİZ GÜN, artık kâfirlere ne izin verilecek, ne de onlardan özür dilemeleri istenecektir. (Elmalı meali)

Sanırım içimizden gelen RESULLERİN, kimler olduğunu çok açık anladık, çünkü Kur’an da bunların kimler olduğu açıklanmıştır. Resuller/Elçiler geniş bir ümmet topluluğuna gönderilmiştir. Hz. Muhammed de bizlere Kur’an ı ulatırmış, tebliğ almamızı sağlamıştır. Tebliğ her zaman Resul tarafından yüzümüze okunmaya bilir. Bu tebliği farklı kişilerde iletebilir, önemli olan bizlere ulaşması ve bizlerinde bunlara İMAN ETTİK, KABUL ETTİK MÜSLÜMANLARDAN OLDUK DEMEMİZDİR. Dikkat ederseniz, Allah ın elçisi mahşer günü, bizlerin tanığı olacağını apaçık ayetler bildiriyor. Bu durumda, bizler Allah ın elçisi bizim yüzümüze tebliğ etmedi diyerek, sorumluluktan kaçabilir miyiz? Ya da tam tersini düşünelim, mahşer günü bizim veli edindiğimiz Resullerimiz, Kur’an ı tebliğ eden yüzümüze okuyan şeyhlerimiz, efendilerimiz ayetleri bizlere bu şekilde tebliğ etmişti, yüzümüze okumuştu diyerek, kendimizi kurtarabilir miyiz? Elbette hayır. Tüm Resullerin şahit olacağını, bakın şu ayette çok daha açık anlatılıyor.

Zümer 69: Ve yer Rabbinin nuruyla aydınlanacak, tutulan kayıtlar ortaya konulacak, NEBİLER VE TÜM ŞAHİTLER HUZURA GETİRİLECEK; onlar arasında adaletle hükmedilecek ve kendileri asla zulme uğramayacaklar. (Mustafa İslamoğlu meali)

Mahşer günü tüm nebilerin/Resullerin, şahit olarak getirileceğini söyledikten sonra, tüm şahitlerden bahsediliyor. Ne yazık ki bizler kendi inançlarımızı ayetlere ilave etmeye çalıştığımız için, diğer ayetleri görmezden gelebiliyoruz. Sizce Resullerin dışında, kimler şahit olarak çağrılabilir? Kimler bu ayetlerin tebliğine bizzat şahit olmuşsa, elbette onlar yani ayetleri Resullere tebliğ eden melekler. Elbette gerçek iman edenlerde burada şahitlik yapacaklardır, bunda şüphe yok ama bu konuda yetkili değillerdir, çünkü onlarda kendi imtihanlarını yaşıyorlar. Bu konuya bir örnek ayet verelim. Nisa 166. ayette bakın ne diyor.” FAKAT ALLAH, SANA İNDİRDİĞİNİ KENDİ İLMİYLE İNDİRMİŞ OLDUĞUNA ŞAHİTLİK EDER. MELEKLER DE BUNA ŞAHİTLİK EDER. ŞAHİT OLARAK ALLAH YETER.”

Bizler Kur’an da geçen RESUL anlamında,  Kur’an ı tebliğ ettiğimiz için kendimizi ya da birilerini, asla RESUL olarak isimlendiremeyiz. Hatırlayınız lütfen, Peygamberimizin vefatından sonra, onun en yakınlarına, hatta dört halifeye bile Resullük yakıştırması yapılmamıştır. FIKIH KAYNAKLARINDA DA BÖYLE BİR SÖYLEM YOKTUR. Çünkü Resul, Allah dan tebliğ alandır ve bir makamı, görevi vardır.  Onun için Allah elçisini nasıl uyarıyordu hatırlayalım.

Maide 67: EY RESUL! RABBİNDEN SANA İNDİRİLENİ TEBLİĞ ET. EĞER BUNU YAPMAZSAN O'NUN ELÇİLİĞİNİ YAPMAMIŞ OLURSUN. Allah seni insanlardan koruyacaktır. Doğrusu Allah, kâfirler topluluğuna rehberlik etmez. (Diyanet vakfı)

Biz iman edenlerin, asla böyle bir görevi yetkisi yoktur. Resul elçi anlamındadır ve DOKUNULMAZLIĞI VARDIR. Elçi günümüzde diplomat, temsilci, sefir anlamlarına gelir. Yetki sahibinden aldığı bilgiyi, değiştirmeden ileten anlamlarına gelir. ALLAH IN RESULÜ/ELÇİSİ BU GÖREVİ BİZZAT ALLAH DAN ALMIŞTIR VE BİZLERE İLETMİŞTİR. Bu görevi yaparken de Allah ın kontrolünde, hatasız eksiksiz, Cebrail in aracılığıyla yapmıştır.

BİZ İMAN EDENLER RESUL KELİMESİNİ, ASLA KUR’AN IN BAHSETTİĞİ ANLAMDA KULLANMADAN,  LÜGAT ANLAMINDA ALLAH IN DEĞİL, KUR’AN IN ELÇİLİĞİNİ GÖNÜLLÜ YAPMAYA ÇABA HARCAMALIYIZ. LÜTFEN DİKKAT TEKRAR EDİYORUM, KUR’AN IN ELÇİLİĞİNE ÇABA HARCAMALIYIZ DİYORUM. ÇÜNKÜ BU ZATEN HER MÜSLÜMAN IN İMTİHANI GEREĞİDİR. KUR’AN I, ALLAH IN VAHYİNE UYGUN YAŞADIĞI VE ÇEVRESİNE TEBLİĞ ETTİĞİ SÜRECE, KUR’AN IN ELÇİSİ OLMA HAKKINI KAZANABİLİRİZ. Çabamız nispetinde de, Allah ın rızasını kazanırız.

Lütfen unutmayalım, bizler bu dünyada imtihandan geçiriliyoruz. Allah ın Resulü gibi, her an Allah ın kontrolünde ve uyarısında değiliz ve hata yapma riskimiz çok yüksektir. Özgür irademizle, İmtihan olduğumuz kitapta Kur’an olduğuna göre, Kur’an a uyduğumuz ve Kur’an ı topluma doğru anlattığımız sürece, Kur’an ın elçiliğine hak kazanabiliriz. ONUN İÇİN ALLAH BİZLERE, YALNIZ KUR’AN IN İPİNE SARILIN VE YALNIZ KUR’AN İLE HÜKMEDİN EMRİNİ VERMİŞTİR.

Eğer Kur’an ı anlattığını söyleyen bazı azınlık özel kişilere, Kur’an ı tebliğ eden Allah ın Resulünün yetkilerini verirde, onlarda RESUL gibidir dersek, kendi ellerimizle Resuller yaratarak, dinde bölünür ve parçalanırız. Gerçi daha nasıl parçalanalım, zaten bu yanlışı yaparak, tıpkı Allah ın elçisine verdiği yetkileri edindiğimiz velilere, şeyhlere ve efendilere vermişiz. Onlara belki Resul dememişiz ama Allah ın Resulüne verdiği yetkileri vermekten çekinmemişiz. Bizler Kur’an ı, eğer kendimiz anlamak adına çaba göstermeden, birilerinin söylemlerinden anlamaya çalışırsak, kendimize daha çok Resuller ediniriz ve onların yanlışlarını din diye yaşamaktan kurtulamayız.

Bakara 107: Bilmez misin ki, göklerin ve yerin hükümranlığı Allah’ındır. SİZİN İÇİN ALLAH’TAN BAŞKA NE BİR DOST, NE DE BİR YARDIMCI VARDIR. (Diyanet meali)

Araf 3: Rabbinizden size indirilene uyun; O'NUN BERİSİNDEN BİRTAKIM VELİLERİN ARDINA DÜŞMEYİN. Siz ne kadar da az öğüt alıyorsunuz! (Yaşar Nuri meali)

Değerli din kardeşlerim. Kısaca konuyu özetlemek gerekirse, Peygamberimiz Allah ın Resulü/elçisi idi. Bizler ise ancak imtihanımız gereği, bir Müslüman olarak Kur’an ı hayatımıza geçirip, yalnız Kur’an ın elçisi olmaya çaba harcamalıyız kendimizi övmeden, temize çıkarmadan, karşımızdaki insanları dışlamadan. Buna layık olup olmadığımızı da, yalnız Allah bilir.

Saygılarımla
Haluk GÜMÜŞTABAK

https://hakyolkuran1.blogspot.com/
http://halukgta.blogcu.com/
http://kuranyolu.blogcu.com/
http://hakyolkuran.com/
https://www.facebook.com/Kuranadavet1/

 5 
 İSLAMİ BİLGİLER (Bilgi Platformu) / İslami Bilgiler ve Konular / Müslüman öleceğinden emin misin!?Sonsuz yanmak istemiyenlere reçeteler!
 : 06 Temmuz 2019, 10:45:29 ÖS 22 
Başlatan vertyucek - Son mesaj Gönderen: vertyucek
Eûzubillâhimineşşeytânirracîym - Bismillâhirrahmânirrahîym

Rahman Rahim Allah  ın adı ile başlarım. Alemlerin Rabbı Allah  a hamd olsun. Salât ve selâm  PEYGAMBER EFENDİMİZ  in ve onun pak âlinin ve ashabının tümüne.Ve bütün PEYGAMBERLERİMİZ ALEYHİSSELATU VESSELAMLAR’a.
ve mâ tevfîkî illâ billâh  aleyhi tevekkeltu ve ileyhi unîb
selamun aleyküm rahmetullahi ve berakatüh

Sonsuz bir zamanda yanmak istemiyorsan azıcık zaman ayır lütfen ve oku!!!

Evet Elhamdulillah hepimiz Müslümanız.Şimdi dediniz ki biz Müslüman’ken nasıl olurda Müslüman ölme-memizden şüphe edebilirsin ki!?Mü’min yada Müslüman olarak öleceğinden emin misin!?! de ne demek öyle!?!

Evet bizler Müslümanlarız ve Müslüman olmanın ilk şartı da iman etmek yani Mü’min olmaktır.Fakat bu imanın bildiğiniz gibi bir de düşmanı var!!!İman bize ALLAHU TEALA HAZRETLERİNDEN bir hediye bir ihsandır!!!CENAB’I ALLAH CELLE CELALÜH’E kavuşmayı,ebedi mutluluğu cenneti getirecek olan şeydir.Bu yüzden bizim en değerli varlığımızdır!!!Ama her değerli şeyin olduğu gibi onun da bir hırsızı var!!!HAZRETİ KUR’AN’I bile okumaya -”sığınırın ALLAH’A (CELLE CELALÜH’Ü) kovulmuş şeytandan”- diye başlıyoruz!!!hayatımızın her anında bizi mahvetmek için durmadan çalışan o şeytan hırsızı ve düşmanı olduğu o imanı bizden çalmak üzere son nefeste en son darbeyi vurmak üzere bizimle son savaşına girişiyor!!!Ve bu olaya da Sekaratı mevt yani ölüm baygınlığı deniliyor!

Şeytan bu aklımızın perdelendiği susuzluk ve acılar çektiğimiz bu anda bize çeşit çeşit! hileli yollardan geliyor!İlmi meclislerde bulunduysanız mutlaka duymuşsunuzdur!Mesela en meşhur olanı şudur:Ölüm müthiş bir susuzluk yapar ve bunun için Ölmek üzere olan kişinin başucunda YASİN-İ ŞERİFEYİ okurlar.YASİN-İ ŞERİFE ölüm susuzluğunu alsın diye.İşte bu müthiş susuzluk çektiğimiz anda kovulmuş şeytan elinde bir miktar su ile gelmektedir.Size bir teklifi de vardır.-”Ver imanını seni bu susuzluktan kurtarayım”!!!Dikkat edin bunu belki şimdi olsa onu hemen kovarım diye geçiştirebilirsiniz fakat bu hileyi kovulmuş şeytan size ölüm baygınlığı ve susuzluğu çektiğiniz aklınızın bulandığı en zor bir zamanınızda yapıyor!Ve bununla da kalmıyor!!!Eğer ölüm sarhoşluğu içerisinde olduğunuz o anda kovulmuş şeytanın bu teklifini kabul ederseniz,sizinde tahmin edeceğiniz gibi sizin suzluğunuzu dahi gidermeyecek olan bir su ile imanınızı kaybetmiş ve EBEDİYYEN,sonsuza kadar hiç çıkma-mak üzere cehenneme düşmüş oluyorsunuz!!!Sizlere bu hilesine benzeyen nice hileleri yazabilirim.İnanın küçük dilinizi yutarsınırsınız!Mesele eğer imanımızı korumaksa ve ebediyyen yanmaktan kurtulmaksa O halde CENAB’I MEVLA’YA yalvaralım:

Bismillah(ALLAHU TEALA’NIN adı ile La ilahe illa ente subhanek inni küntü minezzalimin.
CENAB’I ALLAH CELLE CELALÜH’E sonsuz sınırsız yalvarırız ki PEYGAMBER EFENDİMİZ SALLALLAHU ALEYHİ VE SELLEM hakkı için EHLİ BEYTİ’NİN (ALEYHİSSELATU VESSELAMLAR) hatrı için bizi bu elim durumdan kurtara,Şu anda yaşayan aile ve akrabalarımızı ve bütün Mü’minleri,Müslümanları hatta Müslüman olmayanları da Müslüman eyleyerek canlarımızı en güzel bir şekilde ala canlarımızı Müslüman ala Salihlerle haşr buyura!!! YA ERHAMER RAHİMİN YA ERHAMER RAHİHMİN YA ERHAMER RAHİMİN amin ALLAH TEALAYA sonsuz sınırsız hamd,şükür HAMD,PEYGAMBER EFENDİMİZ SALLALLAHU ALEYHİ VE SELLEM’E TÜM PEYGAMBERLERİMİZ ALEYHİSSELATU VESSELAMLAR’A,onların MܒMİN EHLİ BEYT ve ASHABLARIN’A ve tüm salatu selam getirilmesi caiz olan kullara sonsuz sınırsız salatu selamlar olsun.

Yanlış bilinenin aksine kovulmuş şeytan kovulmuş bir melek değildir.O cinlerdendir ve cinlerde insan sureti hariç birçok şekle bürünebilirler.özellikle iblisin avanesi olan şeytan-i cinler diğer cinlerin aksine insan şekline de bürünebilmektedirler.Zaten ALLAHU TEALA son nefesimizde bizim imanımıza bağlılığımızı ölçmek için onlara bu fırsatı tanımaktadır!!!Şeytanın bu özelliği hakkında KUR’AN-İ bir kaç bilgi verdikten sonra bu dehşetli konuya devam edelim ve kurtuluş reçetelerini size sunmaya çalışalım inşaALLAH. 

Bismillâhirrahmânirrahîym

İnsanı pişmiş çamurdan yapılmış çanak gibi bir kurumuş ses verir balçıktan yarattı.
Cinleri de dumanı olmayan halis bir ateş alevinden yarattı.
Rahmân Suresi 15. Ayet

Andolsun ki, sizi yarattık, sonra size suret verdik. Sonra da, « dem'e secde ediniz,» diye meleklere emrettik, derhal secde ettiler. Ancak iblis, o secde edenlerden olmadı.
Buyurdu ki: «Sana emrettiğim zaman seni secde etmekten ne men etti?» Dedi ki: «Ben ondan hayırlıyım, beni ateşten yarattın, onu ise çamurdan yarattın.»
A’râf Suresi 11 ve 12. Ayeti kerimeler.

(Cân Cinlerin atası,babasıdır!)

Düşünsenize CENAB’I ALLAH CELLE CELALÜH gecinden versin size ölmüş bir yakınınız (Dede,anne,baba) gelse ve deseki “-a canım ben senin iyiliğini düşünüyorum ölmeden önce hristiyan yada yahudi olda kurtul dese o ölüm sarhoşluğu,baygınlığı içinde ne yaparsınız!?!Sekeratı mevt denilen hadise vuku bulduğunda şeytan size tabiri caizse son dakika golü atmak için olmadık hinliği ve düşmanlığı yapıyor dikkat etmek zorundayız!!!

ALLAHU TEALA katında ciddi kadru kıymeti bulunan kalp gözü açık baktığı zaman toprağın altını,cinleri,şeytanları dahi görebilen EVLİYA (RADIYALLAHU ANHUM VE ANHUMA) dediğimiz zatlar vardır!Bu zatların tahkikine göre ölenlerimizin çoğu ölüm anında şeytanın yukarıda bahsettiğimiz çeşit çeşit çirkin tuzaklarına düşerek en değerli varlıkları olan imanlarını kaybetmekteler!!!!!hatta bunu sayı ile ifade ettiklerinde “ancak 40’ta 1 veya 2 kişi kurtarıyor!!!” “%80’i imanını kaybediyor”!!! Diyorlar.bu feci bir manzaradır!!!!!

İşte bu feci manzaradan kurtulabilmek için ALLAHU TEALA’YA yalvarmanın yanında yine O’NUN YÜCE ZATI’NIN EFENDİMİZ ALEYHİSSELATU VESSELAM’IN hürmetine şanına ihsan eylemiş olduğu kurtarıcı reçetelere yapışmak gereklidir!!!ALLAHU TEALAYA bizi bu elim hadiseden kurtaran şeyler ihsan eylediği için SONSUZ SINIRSIZ HAMD ve ŞÜKÜR olsun MELEKLER’E,PEYGAMBERLER’E ve salatu selam getirilmesi caiz olan kullara sonsuz sınırsız salatu selamlar olsun Amin.

Aşağıda size tavsiye edeceğim Esmai Hüsna duasını ve Salavatı şerifeleri mutlaka okuyunuz!!!ama Tek şart var hayatınız boyunca bu mübarekleri terketmemek zorundasınız!!!Eğer ALLAHU TEALA’NIN zikirlerinden veya dualarından herhangibirini vird edinir ve ondan fayda görüpte bırakırsanız ALLAHU TEALANIN MAAZALLAH rahmetinden kovulursunuz.Bunu alimler bildiriyorlar!Ne olur ya bu kurtarıcıları terketmeyin ya terketmeyin güç kuvvet buldukça tazeleyin!!!Bırakmayacak!!!olanlara da yakınlar,arkadaşlar gibi mutlaka ulaştırınız!ALLAHU TEALA bütün mü’minleri evvela RAHMET ve İNAYETİ ile PEYGAMBER EFENDİMİZ SALLALLAHU ALEYHİ VE SELLEM’İN hakkı ve şefaati ile ve bunlardaki KEREMLERİ ile kurtarsın amin ELHAMDULİLLAH ALLAHÜMME SALLİ ALA SEYYİDİNA MUHAMMEDİN VE ALA ALİ SEYYİDİNA MUHAMMEDİN VE SELLİM

https://www.youtube.com/watch?v=-PBzBf51GUQ



İmansız ölüp ebedi yanmamak için SALAVATUL HİTTAM ALENNEBİYYİN :
https://cubbeliden.blogspot.com/2017/12/bakani-bile-kurtaracak-salavat.html

İmansız ölüp ebedi yanmamak için SALAVATI FATİH :
https://www.muhammed.gen.tr/salavat-i-fatih-sirri-ve-fazileti-ve-hikmetleri/

En Yüksek velilerden olmak devamlı CENAB’I ALLAH CELLE CELALÜH’ÜN nazarı önünde bulunmak için ve iman ile ölmek için okunacak CENAB’I ALLAH CELLE CELALÜH’ÜN büyük nimet ve duası:
https://cubbeliden.blogspot.com/2017/10/cok-onemli-ismi-serifler.html

 6 
 İSTİŞARELER (İstişare Platformu) / Serbest Kürsü / KUR'AN IN MUHKEM AYETLERİ ÜZERİNDE TARTIŞMA YAPABİLİR MİYİZ?
 : 29 Haziran 2019, 11:07:11 ÖÖ 11 
Başlatan halukgta - Son mesaj Gönderen: halukgta
Değerli arkadaşlarım, sizce Kur’an ın MUHKEM ayetleri üzerinde, tartışma yapabilir miyiz? Şöyle diyebilirsiniz, neden tartışmayalım ne zararı olabilir, günümüzde din adına yaşanan öyle farklı inanç ve itikatlar var ki, bunları tartışarak doğruyu bulmamızın ne zararı olabilir diyebilirsiniz. Gelin bu konuyu birlikte düşünelim, ama Kur’an ın ayetlerini göz ardı etmeden.

Önce Kur’an ın bizler için, ne anlam ifade ettiğine karar vermemiz lazım. Şöyle diyebilir miyiz, zaten İslam ı yalnız Kur’an ile yaşayamayız. Kur’an özet bilgi vermiş ama detaylandırmamış. Allah ın emirlerinin nasıl yerine getireceğimizin detayı Kur’an da yoktur. İslam ı doğru yaşamak istiyorsak, peygamberimizin hadisleri ve FIKIH âlimlerinin koyduğu kurallar ile ancak İslam yaşanır, diye inanmamız sizce doğru olabilir mi?

Eğer bu düşüncenin doğru olduğuna inandırılmış sak, dinde sayısı belli olmayacak kadar bölünmüş ve parçalanmışız demektir. Elbette böyle olunca da, her kafadan bir ses çıkacaktır. BU DURUMDA TARTIŞMAMAK MÜMKÜN MÜ? Yani Allah ın ayetleri üzerinde tartışıyor da, ayet aslında öyle değil şöyle diyorsak, bizler HAKKA BATIL KARIŞTIRMIŞ, DİNDEN SAPMIŞIZ DEMEKTİR.  Ne yazık ki İslam toplumlarının genel çoğunluğu, bu düşünceye inanarak İslam ı yaşadığından, MÜSLÜMANLARIN HAYATI TARTIŞMAKLA GEÇİYOR. Bizler sonucu olmayan bir tartışmayla birbirimize düşman olmaktan, ALLAH IN KİTABINI ANLAMAYA, ONU HAYATIMIZA GEÇİRMEYE FIRSATIMIZ OLMADI.

Allah bizlerin sorumlu olduğu ayetlerin, MUHKEM olduğunu söyler Kur’an da. Peki, muhkem ne anlama geliyor? Sağlamlaştırılmış güçlü ve ANLAMI KESİN VE AÇIK OLAN, BAŞKA TÜRLÜ ANLAŞILMASINA İMKÂN BULUNMAYAN, AÇIKLAMA VE YORUMA İHTİYAÇ GÖSTERMEYEN SÖZ, BİLGİ ANLAMINDADIR. Peki, bu durumda neyi tartışacağız? Hâşâ Allah ın açıklayamadığını, aramızda açıklayıp anlaşılır hale getirebilecekler mi var? Allah dinin anası, temeli olan ayetleri anlayalım, hiç kimseye muhtaç olmayalım diye MUHKEM bir şekilde gönderdiyse, bizler neyin tartışmasını yapacağız da, ortaya anlaşılan uzlaşılan bir sonuç çıkaracağız.

Değerli din kardeşlerim, Kur’an bir insanın yaşam rehberidir, hayat kitabıdır, Allah ın mesajıdır sorumlu olduğu kanun ve kurallardır. BİZLER HANGİ YETKİYLE VE NE MAKSATLA, ALLAH IN MUHKEM MESAJI, TEBLİĞİ ÜZERİNDE TARTIŞACAĞIZ, BUNU DÜŞÜNEBİLİYOR MUYUZ? Allah ın mesajı üzerinde hiçbir Müslüman tartışamaz, mesajı alır ve hayatına geçirir. Ne yazık ki din tacirleri, din düşmanları, Allah ın kurmak istediği hak düzeni bozarak, HAKKA BATIL KARIŞTIRMIŞ, BİZLERDE HİÇ DÜŞÜNMEDEN Allah ın sözleri ile beşeri sözleri karşılaştırıp, tartışma gafletine düşüyoruz.

Allah sorumlu olduğunuz ayetleri Kur’an da, nice örneklerle açıkladım, hatta yemin ederek kolaylaştırdım diyecek, ama birileri çıkacak neresi kolay, şunlar ya da bunlar yok işte Kur’an da diyerek, KENDİ BATIL İNANÇLARINI KUR’AN DA ARAYIP BULAMAYINCA, TARTIŞMA YARATACAK, BİZDE BU TARTIŞMAYA KATILACAĞIZ ÖYLE Mİ? Bunu tartışan bir Müslüman ın imanı, kalbine yerleşmemiş demektir. Dini bir konuda tartışırken, eğer bizim düşüncemiz en doğru diyerek, sizi kendi cemaatine, mezhebine, tarikatına davet ediyorsa, zaten bu insanla tartışamazsınız. Din adına hiç kimse, karşısındaki bir Müslüman ı beşeri düşüncelere, gurup ve toplumlara davet edemez. DİN ADINA DAVET, YALNIZ KUR’AN A YAPILIR. Çünkü din Allah ın dinidir, ona hiç kimse ilave yapamaz, ortak olamaz, şekillendiremez.

Bunu yapan Allah ın ayetlerini sorgulamış olur, lütfen unutmayalım. Bizler Allah ın ayetlerini sorgulayamayız ama Allah ayetlerim üzerinde düşün, aklını kullan ey kulum diyor. Aranızda ayetlerimi tartışın demiyor. Tartışma genel konularda, yaşamımızda her zaman vardır ve bazen çok da iyi sonuçlar verir. Ama konu din ve iman olunca, bizler tartışmayı bırakıp, Allah ın apaçık vahyine uymamız gerekir. Asla tartışmadan.

Hemen şöyle düşündüğünüzü tahmin ediyorum.  İslam toplumu neredeyse her konuda tartışıyor, ama ne yazık ki bir noktada anlaşamıyorlar. Evet, bırakın tartışmayı birbirimize düşman olduk. Hem de kanlı bıçaklı. Peki, sebebi nedir diye düşünüyor muyuz? Allah madem sizleri Kur’an dan sorumlu tutuyorum diye hükmünü vermiş, neden anlaşamıyoruz. Birde Yaradan sorumlu olduğumuz ayetleri de, MUHKEM gönderdiyse, tartışmamızın sebebi nedir?

Sorunda işte burada başlıyor. Bizler Allah ın mesajına, tebliğine, kanunlarına uymuş olsak, onun koyduğu sınırların dışına çıkmazsak, neyi tartışacağız ki bu durumda. Demek ki Allah ın uyarılarını göz ardı edip, Kur’an ın dışına çıkmışız. ÖYLE BİR ÇIKMIŞIZ Kİ, KUR’AN ALLAH IN DİNİNİ YAŞAMAK İÇİN YETERLİ GÖRÜLMEMİŞ. Buna inandırılan toplum, elbette din adına ne söylenirse inanması da kaçınılmaz olacaktır. Kur’an gerçeklerini haykıranları da, sen yanlış yoldasın, gelin bu konuyu tartışalım diye de davet ediyorlar. Neyi tartışacaklar? Kur’an ın tek kelime bahsetmediği konuların, dinin asli unsuru olup olmadığını mı? BUNU TARTIŞMAK, ALLAH IN KİTABINA, NURUNA YAPILABİLECEK EN BÜYÜK SAYGISIZLIKTIR. BİR MÜSLÜMANA DÜŞEN, BÖYLE İNSANLARA, ALLAH IN VAHYİNİ HATIRLATIP, TEBLİĞ ETMEK OLMALIDIR. İSTEYEN HAKKA İMAN EDER, İSTEYEN EMİN OLAMAYACAĞI RİVAYETLERE. İşte imtihan böyle bir şey.

Bazı Müslümanlar Allah ın, sakın dinde bölünmeyin emrine kulaklarını tıkayarak, dinde bölündüyse, emin olmadığın sözün ardına düşmeyin, yalnız Kur’an ın ipine sarılın diye ikaz ettiği halde bazı insanlar, kendi fıkıh kurallarını koyduysa, sakın veliler edinmeyin dediği halde Allah, velisi olmayan cennete gidemez fikrine inandırılmışsa, Allah şefaat tümden bana aittir, hiçbir şefaatin fayda etmediği o günden sakının diye ikaz ediyorsa Allah bizleri, bu hükümlerin tam terssine inananlarla, NEYİ TARTIŞACAĞIZ? Tartışmış olsan bile sonuç alınması mümkün değildir.

Allah ın apaçık hükümlerine, kendi batıl rivayet, ataların inançlarını da ilave etmeye özellikle çalışanlarla nasıl olurda dini tartışırız? Bu tartışmadan nasıl doğru bir sonuç çıkar. Tartışan taraflar iddia ettikleri şeylere öyle inanmışlar ki, ne söylerseniz söyleyin kabul etmiyorlar. Düşünebiliyor musunuz Allah apaçık hüküm verdiği halde bunun tam tersini, Peygamberimizin söyleyebileceğine inanan bir Müslüman ile nasıl tartışırız?

NE YAZIK Kİ DİNDE TARTIŞMA, KUR’AN IN ASLA BAHSETMEDİĞİ KONULARI, AYETLERDE GEÇEN KELİMELERE FARKLI ANLAMLAR VEREREK, İLAVE ETMEYE ÇALIŞILMASINDAN KAYNAKLANIYOR. Bahsettiğiniz konu ayette geçmiyor dediğimizde, senin ilmin nedir ki anlayacaksın, ayette onlarca anlam vardır, görünen ve görünmeyen anlamlar. Sen ancak birisini anlarsın, diğerlerini ilimde derinleşmiş veli insanlar anlar, deyip işin işinden çıkıyorlar. SİZ BU İNSANLARLA TARTIŞTIĞINIZDA, SONUÇ ALABİLECEĞİNİZE İNANIYOR MUSUNUZ? Beşerin yazdığı kitaba bile yapmadığımız saygısızlığı, ne yazık ki Allah ın nuruna Furkan a yapıyoruz ve Allah ın sözleri üzerine tartışıyoruz.

Bizleri yöneten hükümetler, kanunlar çıkartır. İnsandır yanlış kanun çıkartabilir. Ama yanlış bile olsa o kanuna uyarsınız. Hatta o kanunu, tenkit eder tartışırsınız. İyide, din iman bu işe benzer mi? Hükmünü Allah Kur’an da muhkem bir şekilde verdiyse, bizlere düşen, asla ayetlere ilaveler yapmadan düşünerek anlayıp, hayata geçirmek olmalıdır. ALLAH IN APAÇIK HÜKÜMLERİ ÜZERİNDE TARTIŞILMAZ. EĞER TARTIŞIYORSAK, KUR’AN DAN SAPMIŞIZ DEMEKTİR. Allah ın sözünden daha doğru söz arayanlar, yanılmaya mahkûmdurlar. Karşılarında okunup duran bir kitabı sana indirmiş olmamız, onlara yetmiyor mu diye cahiliye toplumunu uyarmıştı Allah. Günümüzde bu ve benzeri uyarılardan ders çıkaramayanlar, Kur’an ı açık ve anlaşılır, yeterli görmedikleri için, ciltlerce dolu beşeri kitapların ardından gidiyorlarsa, bu insanlarla Allah ın ayetleri asla tartışılmaz. Çünkü onlar artık MÜŞRİK olmuşlardır.

“TEK SAATİ OLAN, SAATİN KAÇ OLDUĞUNU BİLİR. İKİ SAATİ OLANSA, ASLA EMİN OLAMAZ.”

Saygılarımla
Haluk GÜMÜŞTABAK

https://hakyolkuran1.blogspot.com/
http://halukgta.blogcu.com/
http://kuranyolu.blogcu.com/
http://hakyolkuran.com/
https://www.facebook.com/Kuranadavet1/

 7 
 PEYGAMBERLER ve Örnek Şahsiyetler (Bilgi Platformu) / Şehidler / Ynt: ŞEYH SAİD
 : 28 Haziran 2019, 10:00:35 ÖS 22 
Başlatan Maveraî - Son mesaj Gönderen: İSRA

Şehid'e Atfedilen Sözleri

Allah seni yarattığı zaman temiz olarak yaratmıştır. Aklını topla, toprağa kirli girmek ayıptır..

Hayatında ekmeği yenmeyen kimsenin adı, ölümünden sonra anılmaz...

Günahtan kaçınmayan bilgin, meş'ale tutan bir kördür; doğru yolu gösterir, kendisi görmez..!!

Beni bu değersiz dallarda asmanıza pervam yoktur. Muhakkak ki mücadelem; Allah ve Din'im içindir.

Ne karınca zayıf olmakla aç kalır, ne de aslan pençesinin ve kuvvetinin zoruyla karın doyurur...

Aslan, mağarada can verse dahi, köpeğin ağzından artanı yemez...

Söylenmediği müddetçe, söze sen hakimsin. Bir kere söylendi mi, o sana hakim olur..

Düşmanın tatlı sözlerine bakma; balın içinde zehir de bulunabilir...

Sonradan sevineceğin bir gam, arkasından üzüleceğin sevinçten iyidir...

İslami bir bilinçle donanmış halk kitlelerini; hiçbir güç, hiçbir silah yenemez..

Define ile yılan, gülle diken, sevinçle gam bir aradadır...

Testisi ister altından olsun, ister topraktan, temiz su değişir mi?...

Meyve veren ağaca, balta vurmazlar...

Rızk; bilgi ile artsaydı, cahilden daha zor geçinen olmazdı..

Şeyh Said {Rahmetullahi Aleyh}

"Şüphesiz ki iyiler, kötülerden; mazlumlar, zalimlerden; şehidler, cellatlarından uzun yaşayacaktır.."
Zalimler için yaşasın cehennem!.. İyiler için yaşasın cennet!..

 8 
 GENEL (Bilgi Platformu) / Felsefe / Felsefi Terimler
 : 28 Haziran 2019, 06:42:06 ÖS 18 
Başlatan İSRA - Son mesaj Gönderen: İSRA

Buridan'ın Eşeği

Buridan'ın eşeği, felsefede 'özgür irade' teması ile ilgili olarak kurulmuş bir 'paradoks'tur.

Fabl ismini, Fransız nominalist filozof Jean Buridan’dan (1295-1356) almaktadır.

Hikaye şöyledir:
Hem aç hem susuz olan bir eşek, kendisinden eşit uzaklıkta bir yere konulmuş olan su ve saman balyası arasında bir türlü karar veremeyip hem açlıktan hem susuzluktan ölür.


Tarihçe

Hikaye'nin en eski versiyonu Aristoteles'e aittir ve kahraman, bir 'köpek'tir.
Buridan'ın öyküsü, Spinoza'nın 'Cogitata Metaphysica'sında da geçer. Ancak burda 'iki balya saman' biçimindedir.
Benzer bir başka örnek de; üç ağaçtan oluşan iki koruluk arasında, bir türlü karar veremeyen bir 'deve' biçiminde, Gazali tarafından kullanılmıştır.

Aynı özelliklere sahip alternatiflerle karşı karşıya kalındığında; birinin yerine diğerini seçememe durumu için, felsefe ve politikada sık sık kullanılır.


Türk Edebiyatında Buridan'ın Eşeği

Behçet Necatigil'in, 'KTL' adlı şiirinde Buridan'ın eşeğinden bahsedilir.
Hilmi Yavuz'a göre şiir, Divan Edebiyatındaki 'muamma' tarzında yazılmıştır. Ancak, şair bu tarz şiirlerde kullanılan ebced hesabını tersine çevirerek kullanmıştır. Yani harflerden rakamlara gidilmesini sağlamak yerine, şiire direkt olarak rakamları yerleştirmiştir.

Ahmet Hamdi Tanpınar'ın, 'Huzur' adlı romanının ikinci bölümünde geçer:
"Rum garson bir müddet Buridan'ın merkebi oldu ve şinitselin nefasetiyle, bofilenin asaleti arasında sallandı."


[Kaynak: Felsefi Terimler Sözlüğü]

 9 
 GÜNDEMDEKİLER / GÜNDEM / İNTERNET GÜNLÜĞÜ
 : 28 Haziran 2019, 04:56:08 ÖS 16 
Başlatan İSRA - Son mesaj Gönderen: İSRA

Kırlangıç Yuvaları için, zarar etmeyi Göze Aldılar.

Diyarbakır'ın Bismil ilçesinde bir hazır beton firması, daha önce taşınan 5 bin ton kum yığınına kırlangıçların yuva yaptığının fark edilmesi üzerine, söz konusu kumun kullanımını erteledi.

Firma yetkilileri, bunun üzerine beton yapımında kullanılacak kumun kullanımını erteledi. Ek maliyeti göze alan firma yetkilileri, kiralanan iş makineleriyle kum ocağından yeniden kum taşınması kararı aldı.


Firmanın yönetim kurulu üyesi Halil Başaran, ramazan ayında işlerin yoğun olmadığı bir dönemde, kırlangıçların bekletilen kumun üzerinde yuva yaptığını fark ettiklerini söyledi. Kumda 80 santimetre derinliğe yapılan yuvaların her birinde 4-5 yavru bulunduğuna işaret ederek, "Bunlar bizim misafirimiz. En fazla iki ay burada kalıp gidecekler. Yuva yıkanın, yuvası olmaz. Sonuçta, Allah'ın bize emanetleri. Yani aslında bütün canlılara, bütün hayvanlara sahip çıkmamız lazım, sadece kuşlar değil." dedi.


Kırlangıçların yavrularını da arada bir kontrol eden firma yetkilileri ve çalışanları, yuvadan zaman zaman düşen yavruları, zarar görmemeleri için tekrar yuvaya bırakıyor.


Bu hassasiyetlerinden dolayı, firmanın sahibine teşekkür etmeye geldiklerini aktaran Öztürk, "Yaklaşımları çok değerli bir hareket. Bu hareketin, bütün vatandaşlar tarafından yapılmasını istiyoruz. Özellikle Dicle Nehri kenarında bulunan ister leylek, ister kırlangıç olsun, bu hayvanlar buraya konup, göçüyor. Bu geçiş döneminde bu kuşlara sahip çıkmamız gerekiyor." diye konuştu. [Alıntı]

 10 
 İSTİŞARELER (İstişare Platformu) / İlim ve Bilim / Düşmekte olan meteorun buluta benzeyeceği ayette belirtildi
 : 27 Haziran 2019, 12:34:21 ÖÖ 00 
Başlatan Emre_1974tr - Son mesaj Gönderen: Emre_1974tr
Kuran bir kez daha haklı çıktı

Dünyaya düşen ve hasar veren meteorlar yerden bakınca bulut gibi gözüküyor. Videolarda ve haberlerde bunu rahatça görebilirsiniz:

https://www.mynet.com/kuba-da-meteor-heyecani-arastirma-baslatildi-190101138372

https://www.youtube.com/watch?v=RVJSDI0GEIQ

"Görgü tanıkları, gökyüzünde bir duman bulutu gördüklerini kaydetti."

Ve Kuran'da insanların yeryüzüne düşmekte olan göktaşını/meteoru buluta benzeteceği bildirilmekte:

52:44 Gökten bir parçanın düştüğünü görseler şöyle derler: "Üstüste yığılmış bulutlar!"

Sayfa: [1] 2 3 ... 10
Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2015, Simple Machines
Bu Sayfa 0.701 Saniyede 17 Sorgu ile Oluşturuldu