Suiye'de İkinci Hama Katliamları- Bir Varoluş Mücadelesi

Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.
anasayfa anasayfa giris kayit
  İslami Düşünce Platformu > GÜNDEMDEKİLER > SURİYE > Suiye'de İkinci Hama Katliamları- Bir Varoluş Mücadelesi
Kullanıcı Adı: Beni Hatirla?
Şifre:

Sayfa: [1]   Aşağı git
Cevap Yaz Yeni Konu Haberdar Et
Gönderen Konu: Suiye'de İkinci Hama Katliamları- Bir Varoluş Mücadelesi  (Okunma Sayısı 519 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
26 Temmuz 2011, 12:00:32 ÖS 12
Üye Bilgileri
Kalender
Kalender BAHADIR
Daimi Üye
**
Avatar Yok

Mesaj Sayısı: 67
Nerden:

Offline
« :»





Ahmedinejad ve Nasrallah'a Açık Mektup/Hakan Albayrak



 


BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM
 
İran Cumhurbaşkanı Muhterem Mahmud Ahmedinejad,
 
Lübnan Hizbullahı Genel Sekreteri Muhterem Hasan Nasrallah,
 
Allah'ın selamı, rahmeti ve bereketi üzerinize olsun.
 
Bildiğiniz gibi, Suriye Devrimi'nin lider kadrosu son cumadan önceki cumaya "Salih El Ali Cuması" ismini verdi. Devrimci kitleler de bu ismi benimsediler. "Biz Sünni'yiz, Salih El Ali ise Alevi'ydi" diyerek itiraz eden kimse çıkmadı. Devrimin Sünni tavanı da tabanı da, Fransızlara karşı direnişte öne çıkan Alevi kahraman Salih El Ali'ye iltifat ederek, mezhep taassubundan uzak olduğunu, Alevilerle kavga istemediğini, bilakis onlarla omuz omuza yürümeye can attığını ortaya koydu. Devrimciler zaten öteden beri Alevilere jestlerde bulunuyor ve yayınladıkları bildirilerde mezhep çatışmaları fitnesinin önüne geçmeye azimli olduklarını tekrar tekrar ifade ediyorlar. Bu fitneye kapılan veya kapılma temayülü gösteren küçük bir azınlık olabilir, ama devrimin ana karakteri kesinlikle mezhepçi değil.
 
Yine de mezhep çatışmaları ihtimal dahilinde. Suriye'deki gelişmelerin Lübnan'ı, hatta bütün Ortadoğu'yu karıştırması da ihtimal dahilinde. Bu ihtimaller sizi ürkütüyor mu? Ürkütüyorsa, gerçekten ürkütüyorsa, Baas diktatörlüğünün vahşetine çanak tutmaktan ve Suriye Devrimi'ni aşağılamaktan vazgeçmelisiniz. "Alevi zümresine dayandığı için Baas diktatörlüğüne mezhebi bir yakınlık duyan Şii İran devleti ve Hizbullah örgütü, Suriyeli Sünnilerin ezilmesine yardım ediyor" diyenleri yalancı çıkarmalısınız. Mazlum Suriye halkının hürriyet ve adalet talebini kan deryasında boğmaya çalışan Beşşar Esed ve arkadaşlarına "Dur!" demelisiniz.

Elinizi vicdanınıza koyup söyleyin; sizler böyle bir tavır sergilemiş olsaydınız, bugün "Suriye'de mezhep çatışmaları çıkabilir, Lübnan ve bütün Ortadoğu karışabilir" diye konuşuyor olur muyduk? Böyle konuşmak durumunda kalmamız büyük ölçüde sizin mevcut tavrınızdan kaynaklanmıyor mu? Geç olsun güç olmasın, tavrınızı değiştirin ki bu kâbus senaryoları ortadan kalksın. İran ve Türkiye "Suriye halkının hürriyet ve adalet talebi sonuna kadar karşılanmalıdır, Beşşar Esed yönetiminin mezalimi kabul edilemez, katliamlara seyirci kalmayacağız" diye ağız birliği etse, manzara anında değişir. Ne Baas rejiminin küstahlığı kalır ne de mezhep çatışmaları fitnesi. Suriyeli devrimciler Türkiye bayrağının yanına bir de İran bayrağı çekerler ve Lübnan Hizbullahı yine Şii-Sünni hepimizin medar-ı iftiharı olur. Sahi; 33 Gün Savaşı'nda "Vur Hizbullah vur, Telaviv'i vur!" diye slogan atan, evlerine Hizbullah bayrakları ve Nasrallah posterleri asan Suriyeli Sünnilerin şimdi "Yazıklar olsun sana ey Hasan Nasrallah!" demeleri sizi üzmüyor mu, endişelendirmiyor, özeleştiriye sevk etmiyor mu?

Biliyorum, "Esed giderse İsrail mevzi kazanır, Suriye'nin İslami direnişe desteği sona erer" diye düşünüyorsunuz. Niye böyle düşünüyorsunuz ki? Suriye-İsrail barış görüşmeleri devam ederken, HAMAS lideri Halid Meşal, İsrail işgali altındaki Colan topraklarının Suriye'ye iade edilmesi halinde Suriye'yi terk etmek zorunda kalabileceklerini söylemişti. Eminim ki sizler de o günlerde aynı şeyi düşünüyordunuz; "Baas yönetimi Colan karşılığında Hizbullah ve HAMAS'a desteği kesebilir" diye kaygılanıyordunuz. Bu tehlike her zaman için var. Öyleyse niçin Baas rejimine bel bağlamak yerine Suriye halkının sağduyusuna hitap etmeyi tercih etmiyorsunuz? Suriye'de halk iradesinin önünün açılması ihtimali sizi niçin korkutuyor? Filistin'e aşkla bağlanan, İsrail'den nefret eden ve İsrail'e indirdiği her darbede Lübnan Hizbullahı'nı kendi ordusu gibi coşkuyla selamlayan Suriye halkının bağrından çıkacak olan hiçbir hükümet, Siyonizm'e hizmet etmez. Devrim bir Batı müdahalesiyle gölgelenmeden başarıya ulaşırsa, sizin de buna hizmetiniz geçerse, yeni Suriye hükümeti niçin İsrail'i sevindirsin? Suriye niçin İran'a ve Lübnan Hizbullahı'na düşman olsun?
 
Bunların hepsi bir yana; Der'a'nın, Hama'nın, Humus'un, Deyrizzor'un, Cisrişşuğur'un Kerbelâ olduğunu görmüyor musunuz? Suriye'de ger gün Aşura ve her yer Kerbelâ; neredesiniz?
Sizi yanımızda görmek istiyoruz. Yanımızda olmayışınıza makul bir izah getiremediğinizi ve getiremeyeceğinizi düşünüyoruz. Vesselam.
 

Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor
Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap
Logged

Varlığım, varlığın gerçek sahibine armağan olsun! M.İ
26 Temmuz 2011, 12:09:58 ÖS 12
Üye Bilgileri
Kalender
Kalender BAHADIR
Daimi Üye
**
Avatar Yok

Mesaj Sayısı: 67
Nerden:

Offline
« Yanıtla #1 :»

Suriye Menşeili Psikolojik “Kan Tahlili”




Öfke





-Suriye’de eylemlere katıldığı gerekçesiyle çocuklara tecavüz ediliyormuş!
 -Allah belanı versin Esad! (boğaza düğümlenen ve dakikalarca konuşmanızı engelleyen ismini hala koyamadığım o tuhaf duygu)
 


Acı





-15 yaşındaki çocuğu işkenceyle katlettiler.
 -Yaşasın zalimler için Cehennem!
 




Umursamazlık





-Suriye’de sivil göstericilerin üzerine kurşun yağıyor ve her gün onlarca insan katlediliyor.
 -O kadar sorun varken Suriye ile mi uğraşalım?
 




Çaresizlik





-Suriye’de bunlar yaşanırken siz hâlâ oturuyorsunuz, yazıklar olsun!
 -Tamam, kalktık hadi napalım?
 -…
 




Şaşkınlık





-Masum insanlar ölüyor her geçen dakika!
 -Eylemcileri Amerika örgütlüyormuş, Amerikan yanlısı hepsi.
 -!!!???!!!…
 




Hayal Kırıklığı
 -Nasrallah Esad’a açık destek vermiş.
 -Yok, yaa öyle değildir açsana bir haberi.
 -”Biz Suriyeli liderlere, baba Hafız’a da, Beşşar Esad’a da büyük saygı duyuyoruz. Arap televizyonlarına inanmayın. Bizler biliyoruz ki, Suriye halkı Esad’ı destekliyor. Cumhurbaşkanı Esad, yeniliklere ve reformlara inanıyor. O oldukça samimi ve gayretlidir. Bizler de Suriye rejiminin, ordusunun ve halkının barış ve istikrarının yanındayız. Suriye halkını direnişçi bu rejimlerine sahip çıkmaya çağırıyoruz” (Nasrallah)
 

Ümitsizlik
 -Suriye için bir şeyler yapmalıyız baba!
 -Bu kadar büyük adam var hiçbiri bir şey yapamıyor da sen mi kurtaracaksın dünyayı oğlum?
 -Ama…





Karamsarlık
-Suriye’ye gitsek barış eylemcisi olarak falan bir şeyler yapabilir miyiz?
 -Hepimizi öldürürler, kimse de bir şey yapamaz!
 




İyimserlik
 -Ya her gün Müslümanlar ölüyor bir yerlerde nasıl bir dünya burası!
 -Merak etme her şey güzel olacak…
 -İnşallah.
 

Umut
 “Çünkü kâfirler topluluğundan başkası Allah’ın rahmetinden umut kesmez.” (Yusuf Suresi 87. Ayet)
 -“Şüphesiz ki Allah, sabredenlerle beraberdir.” (Bakara Suresi 153. ayet)
 -“Zulmetmekte olanlar, nasıl bir inkılâba uğrayıp devrileceklerini pek yakında bileceklerdir.” (Şuara Suresi 227. Ayet)
 
-Amenna ve saddakna.



Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor
Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap

Logged

Varlığım, varlığın gerçek sahibine armağan olsun! M.İ
26 Temmuz 2011, 12:24:55 ÖS 12
Üye Bilgileri
Kalender
Kalender BAHADIR
Daimi Üye
**
Avatar Yok

Mesaj Sayısı: 67
Nerden:

Offline
« Yanıtla #2 :»

Suriye'de pek çok insan, ait ülkeden bahsedeceği vakit suriye kelimesini kullanmak istemez. Çünkü kendinizi suriyeli olarak tanıtırsanız Filistine, lübnana, ürdüne olan ilginiz gölgede kalır. Ama kendinizi bir çok suriyeli gibi "şamlı" olarak tanıtırsanız, Filistin'i, Lübnan'ı da kendi vatanınız olarak gördüğünüzü vurgulamış olursunuz.
İşte bu antisiyonist halkın, kendi ülkesini yönetmesini (ve şahlanmasını) engelleyerek İsrail'e en büyük hizmeti etmiş bir rejimdir Baas rejimi.  Bu rejim kırk küsür sene Golan tepeleri için tek kurşun atmadığı halde şimdi halkına kurşun yağdırıyor. Hamasa, hibullaha verdiği destek de bu kahraman halkın daha az muhalefet yapması içindi bir anlamda.
Logged

Varlığım, varlığın gerçek sahibine armağan olsun! M.İ
01 Ağustos 2011, 02:37:58 ÖS 14
Üye Bilgileri
Kalender
Kalender BAHADIR
Daimi Üye
**
Avatar Yok

Mesaj Sayısı: 67
Nerden:

Offline
« Yanıtla #3 :»

Suriye, Hama bu Ramazan'a Esed güçlerinin işlediği katliamlarla beraber girdi. Ümmetin suskunluğu insanı çıldırtacak dereceye ulaştı. Bu katliamları Esed ordusunun işlemediğini, dışarıdan ülkeye giriş yapan terörist grupların işi olduğunu iddia eden kardeşlerimiz  hala var ne yazıkki. Kırk senedir gittikçe güçlenen bir Baas istihbarat ağını atlatmayı başaracak kadar uzman mı bu terörist gruplar? Bu terörist grupların halka ateş açan tankları da mı varmış? Bu kadar tankı nasıl farkedememiş Esed diktası?
Logged

Varlığım, varlığın gerçek sahibine armağan olsun! M.İ
01 Ağustos 2011, 02:41:04 ÖS 14
Üye Bilgileri
Kalender
Kalender BAHADIR
Daimi Üye
**
Avatar Yok

Mesaj Sayısı: 67
Nerden:

Offline
« Yanıtla #4 :»

Kırk seneden fazla zaman oldu, Esed rejimi işgal altındaki Golan tepelerini kurtarmak için tek kurşun atmadı İsrail'e karşı. Bunun yerine İsrail'e düşman olan kendi halkını katletmek için kullanıyor ordusunu. İsraile kuzu, kendi halkına aslan bir ordu! Ve hala Filistin'i desteklediğini sanıp esed rejimini destekleyen müslümanlar var! Allah affetsin..
Logged

Varlığım, varlığın gerçek sahibine armağan olsun! M.İ
14 Ocak 2012, 09:04:50 ÖS 21
Üye Bilgileri
Kalender
Kalender BAHADIR
Daimi Üye
**
Avatar Yok

Mesaj Sayısı: 67
Nerden:

Offline
« Yanıtla #5 :»

Suriyeli General Türkiye'ye Sığındı!


Suriye Ordusu’nun kuzey bölgesinin istihbaratından sorumlu bir tuğgeneralin iki hafta önce Türkiye’ye kaçtığı ortaya çıktı.



Hürriyet'te yer alan habere göre isyanın başladığı Mart ayından bu yana Suriye Ordusu’ndan firar en yüksek rütbeli asker olan Tuğgeneral Mustafa Ahmed El-Şeyh, Beşar Esad rejimine karşı savaşan Özgür Suriye Ordusu’na katıldı.

Suriye’nin kuzeydeki ordu birliğinin iki numaralı komutanı olan El-Şeyh, yaptığı açıklamada, Özgür Suriye Ordusu’nun Hatay’da bulunan kampını yöneten Albay Riyad el-Esad’ın yanına geldiğini söyledi. El-Şeyh, Suriye Ulusal Konseyi’nin lideri Burhan Galyun’la da biraraya geldi.

Reuters’a da açıklamalarda bulunan El-Şeyh, yaklaşık 20 bin askerin Suriye Ordusu’ndan firar ettiğini söyledi. Özgür Suriye Ordusu’nun yapılanmasına yardım ettiğini belirten El-Şeyh, “Eğer 25-30 bin firariyi, altı ya da yedişer kişilik gruplara ayırarak gerilla savaşına hazır hâle getirebilirsek, Suriye Ordusu bir ila bir buçuk yıl içerisinde çökertiriz” ifadesini kullandı.

General, Suriye ile Türkiye arasında kurulması konuşulan tampon bölgeyi kastederek, “Eğer böyle bir şey olursa, birçok birlik firar eder, rejim çabuk çöker” dedi.
Logged

Varlığım, varlığın gerçek sahibine armağan olsun! M.İ
16 Ocak 2012, 02:27:20 ÖÖ 02
Üye Bilgileri
Kalender
Kalender BAHADIR
Daimi Üye
**
Avatar Yok

Mesaj Sayısı: 67
Nerden:

Offline
« Yanıtla #6 :»

İşte gerçek anti-emperyalistler mazlum Suriye halkının yanında: İHH başkan yardımcısı Osman Atalay'ın Timetürk.com'daki yazısı:

Saadet, CHP, İP, Baas Partisi- Suriye halkını üzerken…

Suriye halkı 10 aydan beri sivil direnişini sürdürürken 5500 insan hayatını kaybetti. On binlerce insan kışla ve fabrika depolarında gözaltında tutuklu, 4000 insan ise kayıp. Suriye halkı baas rejiminin askeri ve polis gücüne karşı sivil direnişine devam ederken, maalesef Türkiye'de önce İşçi Partisi ardından CHP ve Saadet partisi üst düzey temsilcileri de Suriye'ye yaptıkları gezi sonrasında kamuoyu ile paylaştıkları gözlemleri ve demeçleri Suriye halkını ve Ulusal konseyin muhaliflerini hayal kırıklığına uğrattı. Bu ziyaretler ile Suriye halkının tarihi mücadelesine karşı, siyasi politik bir karşı duruş sergilemektedirler.

Gerek İşçi Partisi gerek CHP ve Saadet Partisi üst düzey yetkilileri 9 aydır Türkiye'de bulunan muhalif görüşe mensup Kürt-Türkmen-Arap-Sosyalist-Liberal-İslamcı liderler ile görüşmeden Şam'da Suriye devlet yetkilileri ile görüşerek meseleyi dar çerçevede bilgi noksanlığı ve 40 yıllık tek parti yönetiminin bakış açısı ile değerlendirmeleri ne adalet ne de merhamet değerlerine yakışmaktadır.

Arap birliği gözlemcilerinin 15 günlük ziyaretleri Mısır'da değerlendirilirken, Suriye'de sivil halka karşı Beşşar yönetiminin ağır silahlar ile katliamlara devam ettiğine şahit oluyoruz. Şam'da 3 günlük ziyarette bulunan Saadet Partisine, Türkiye hükümetini şikayet eden Beşşar Esad ve Dışişleri bakanı Velit Muallim'in sözlerine karşı, SP lideri Kamalak’ın cevapları Suriye Müslüman Kardeşler siyasi şefi Faruk Tayfur'u ,Suriye Ulusal Meclisi ve Suriye halkını üzmüştür.

Beşşar’ın; Biz Türkiye ile 10 yılda tarih değiştirdik. Türk halkı vefakar bir millet, ancak bu süreçte hükümetin tavrını anlamakta zorlanıyoruz, sözüne devlet başkanı yardımcısı Prof, Necah Atar’ın; Sayın Tayyip Erdoğan Davos'da, Mavi Marmara'da takındığı tavır, Arap dünyasında heyecana sebep oldu. Ancak son yaşanan gelişmeler gösterdi ki, Davos'ta ki çıkış da, tiyatrosal bir gösteriden ibaretmiş, sözüne ilaveten Dışişleri Bakanı Velit Muallim de; Ak Parti'nin son aylarda takındığı tavır yüzünden Suriye-Türkiye arasındaki ilişikler bitme noktasına geldiğini tekrarladı.

Suriyeli devlet adamları AK Parti ile çok iyi dost ve ilişki içinde olduklarını hatta AK Parti'nin Filistin, Davos, Mavi Marmara tavırlarından ötürü takdirlerini gizlemiyorlar. Fakat %8 Nusayri azınlık diktatörlüğün sultasını sallamaya başlayan, ve % 80 Sünni olan Suriye halkının gücü karşısında halkın yanında tavır alan Türkiye'de % 50 oy alarak Ortadoğu'da ki Arap devrimlerine bile örneklik teşkil eden AK Parti'ye birden bire düşman kesiliyorlar. AK Parti'yi CHP, İP, ve SP’li yetkililere şikayette bulunuyorlar.

Baas diktatör yönetiminin mesajlarına karşın SP lider Mustafa Kamalak ne diyor; AK Parti iktidarının Suriye konusundaki tavrı Türk milletinin görüşünü yansıtmamaktadır. Biz batı müdahalesine karşıyız, ülkelerimiz arasında sınır olabilir ama Rabbimiz, Kitabımız, Kıblemiz, Peygamberimiz birdir, sorunların çözümü Müslümanların kardeşliği ve İslam ülkelerinin birliğinden geçmektedir. Liderimiz Erbakan ömrünü İslam’ın mazlum kardeşlerini bir araya getirmek için harcamıştır sözü ile meseleye bakışını izah etmiştir.

Bir hafta önce Türkiye'de tüm partileri ziyaret eden Hamas’ın Filistin Gazze yönetimi Başbakanı İsmail Haniyye eğer Arap baharı olmasa idi ben Türkiye’ye gelemezdim. Arap baharı Filistin’in ve İslam’ın baharı olacaktır sözünü hatırlamakta fayda var. Şam’a Baas diktatörleri ile görüşmeye giden Türkiyeli muhalif guruplar ne hikmet ise Suriye'de halk ile görüşme zahmetinde bulunmuyorlar, Hama-Humus-İdlip-Der'e Zoor-Banyas-Lazkiye-Deraa sokaklarına girip kadınlar, çocuklar, tutuklular ile görüşmüyorlar, Türkiye'de bulunan 8 bin mülteci ile konuşmuyorlar. 35 yıldır sürgün yaşayan siyasi meslektaşları ile konuşma zahmetinde bulunmuyorlar. AK Parti'ye sadece muhalif olmanın ötesinde hiçbir programı, gücü, bilgisi olmayan ziyaretler ve talihsiz demeçlerin, Suriye devriminin kanlı tarihi yazılırken not düşüldüğünün farkında bile değiller.

Şam diktasına güç ve moral vermeye giden, diktatör baas yönetiminin 5 aydır zulüm çarkına su taşıyan siyasiler sadece AK Parti'ye muhalefet etmenin ötesinde hiçbir gaye ve amaçlarının olmadığına şahit oluyoruz. Suriye'de akan kanı durdurma niyetinde samimi olarak Şam'a sefer düzenleyenler acaba hükümetin Dış İşleri Bakanı sayın Ahmet Davutoğlu'ndan bir kez bilgilenme talebinde bulundular mı? 61 kez Beşşar ile hem ticaret hem de Suriye'nin istikrarı için demokratik talepler de bulunan hükümetten Suriye politikası hakkında bir rapor istediler mi? Sadece AK Parti'ye muhalefet etmek için Suriye halkının kanı canı ve malına karşı yapılan tecavüz ve katliamlara siyasi çıkar güdüleri ile yaklaşmak, adalet ve merhametin, siyaset karşısında nasılda değersizleştiğine bir kez daha şahit olduk.

CHP, İP, SP ve Baas'ın Suriye halkının şanlı direnişine karşı olumsuz tavrı tarihin bu günleri kayıt altına aldığını unutmayalım. Suriye'de 40 yıldır yaşanan katliamlara karşı siyasi politik tavırların geçer akçe olduğu bir sürece şahitlik ediyoruz. Suriye'de Müslümanlar katledilirken, Din ,Vicdan ve Adalet’in yerini ABD-İngiliz, Rus, Çin, İran ve Suud’un reel politik duruşların aldığına tanık oluyoruz. Saadet Partisi Baas yönetimi ile muhalefet arasında arabulucu olmak için çok geç kalmadı mı? Suriye halkı adına Beşşar ile görüşme yapanlar halkın istek ve arzularından haberi var mı?. CHP, İP, ve Baas'ın derdini anlıyoruz fakat Türkiyeli Müslümanların Suriyeli Müslüman kardeşleri adına global siyaset strateji uzmanı kesilmeleri bir hayli düşündürücüdür.
Logged

Varlığım, varlığın gerçek sahibine armağan olsun! M.İ
Sayfa: [1]   Yukarı git
Cevap Yaz Yeni Konu Haberdar Et
Gitmek istediğiniz yer:  

MySQL ile Güçlendirildi PHP ile Güçlendirildi Powered by SMF 1.1.16 | SMF © 2006, Simple Machines XHTML 1.0 Geçerli! CSS Geçerli!
Bu Sayfa 0.285 Saniyede 19 Sorgu ile Oluşturuldu