Nükleer santrale karşı gelmek farz mıdır vacip mi?

Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.
anasayfa anasayfa giris kayit
  İslami Düşünce Platformu > GÜNDEMDEKİLER > Haberler > Güncel Konular (Moderatör: Yonetim) > Nükleer santrale karşı gelmek farz mıdır vacip mi?
Kullanıcı Adı: Beni Hatirla?
Şifre:

Sayfa: [1]   Aşağı git
Cevap Yaz Yeni Konu Haberdar Et
Gönderen Konu: Nükleer santrale karşı gelmek farz mıdır vacip mi?  (Okunma Sayısı 371 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
30 Mart 2011, 01:36:52 ÖS 13
Üye Bilgileri
serender
Genel Yönetici
*

Mesaj Sayısı: 4234
Nerden: Rize
Dosdoğru ol!


Offline
« :»


 Nükleer santrale karşı gelmek farz mıdır vacip mi?
 
Sadece Merak ediyorum. İlgili yazıları buraya taşımak ve ilgili kişilerin yorumlarını paylaşmak istedim


Çünkü Kana Açlık Çoğunluktadır

afilifilintalar    Selçuk Orhan, 30 Mart


Afşin’in sözünü ettiği, idam cezasını hortlatma talebi aslında son birkaç haftadır üst üste duyduğumuz çocuk cinayetlerinden sonra ortaya çıktı. Gazeteler, İnternet sitelerine “18+” ibaresiyle koyuyorlar bu haberleri- en pis ayrıntılarına kadar giriyorlar. Çekiçle öldürülen çocuk, parçalanan cesetler, başı taşla ezilen kardeşler… Haberin tamamını zaten okuyamıyorsunuz. Birileri sözünü edince de odadan çıkmak istiyorsunuz.

Çocuklara karşı uygulanan bu tür şiddet hepimizi ayağa kaldırıyor, isyan ettiriyor, “o adamı ya da kadını elime geçirsem…” diyoruz, “liğme liğme doğrardım…” Hasta ruhlu, insanlığından çıkmış kişiler bunları yapanlar. Medyanın gözümüze soktuğu istisnalar. İnsan korkusunu, başkalarından tiksinmeyi haklılaştıran adi örnekler.

Bir de kartların diğer yüzüne bakalım. Ülkemizin geleceği için nükleer santral kurulmasından söz ediliyor. Nükleer santrallar, çocuklarda ölümcül ve acılı hastalıklara neden olabilir. Böyle. Başbakan bile kabul ediyor risk olduğunu. Tüp örneği anlayana saz… Bu hastalıklar ıstıraplı ve uzundur, yani çocuklara bir sübyancı ya da katilden çok daha büyük kötülük edebilir. Üstelik binlercesine…

İçinizden “Ben nükleer santrale de karşıyım” diyebilirsiniz, ama aslında çoğunuz değilsiniz. Nükleer santral kuruluyor, çünkü uygarlığımız enerjiye aç, enerji için kuduran, enerji için çocuk kanı emecek kadar gözü dönmüş bir canavar. Kaç kişi otomobilinden, bilgisayarından, aydınlatılmış caddelerden, cep telefonundan vazgeçebilir? Üstelik yediğimiz içtiğimiz pek çok şeyi üretmek için de enerjiye muhtacız, mobilyalarımız için, pek çoğumuzun adi bir konfor saydığı her şey için… DVD’leri üretmek, kitapları basmak, sinema izlemek, yeni bir kot pantolon giymek için… Tüm bunlardan nasıl vazgeçeceğiz değil mi? Kaç çocuğa kadar öldürmeye müsade var? 3, 5, 100, 1000? Bu bile yetmeyebilir.

Peki nasıl oluyor da bu kudurmuş uygarlığı doyuramıyoruz? Üç kuruşluk canımızla böyle bir manyaklığı nasıl yaratıyoruz? Çok ama çok basit örnek verelim. İstanbul’da her yedi kişiye bir otomobil düşüyormuş. Yaklaşık, 1.5-2M kadar taşıt var. Bu araçlar petrol yakıyor. Bu cayır cayır yaktığımız şey aynı zamanda ilaç endüstrisinin geleceği. Ortalama motor silindir hacmi 1.5CC seviyesindedir diye tahmin ediyorum. Bu araçları üretmek için olağanüstü bir endüstri kurulmuş, harıl harıl çalışan fabrikalar, binlerce işçi, binlerce nitelikli insan kaynağı… Bu araçlar bebek gibi, bakım istiyor, ilgi istiyor, yedek parçaları kendi başına dev bir sektör… Her gün yüzbinlerce taşıt harıl harıl çalışan motorlarla enerji tüketiyor, üstelik tüketilen enerji karşılığında son derece konforsuz ve kalitesiz bir hizmet veriyor. Trafik boktan… Kazalarda ölüm riski çok yüksek. İstanbul’da 10-15 km mesafeler iş çıkış ve dönüş saatlerinde bir saatten önce alınmıyor. Korkunç bir iş kaybı daha… Sistem herkesi kendi aracında şoför olarak çalıştırıyor. Bunu da bir keyif olarak dayatıyor.

Bunların hepsini toplayınca nasıl bir bilanço çıkacağını hayal bile edemeyiz. Ben şu kadarını söyleyeyim: Bu bilançonun çok küçük bir bölümü toplu taşıma hizmetlerini iyileştirmeye aktarılmış olsa, sabahları açık büfe kahvaltı edip söyleştiğimiz, akşamları bilardo oynadığımız geniş ve konforlu taşıtlarda işimize gidip geliyor olurduk. Çocuk kanı dökmemize de gerek kalmazdı.
Logged

'Ey iman edenler, Allah için hakkı ayakta tutanlar ve adaletle şahitlik yapanlar olunuz' 5/8
30 Mart 2011, 02:47:10 ÖS 14
Üye Bilgileri
FECR
Genel Yönetici
*

Mesaj Sayısı: 2418
Nerden:
Selam Hidayete Tabi Olana


WWW Offline
« Yanıtla #1 :»

İnsanoğlu yavaş yavaş kendi sonunu hazırlıyor.Saat(kıyamet) yaklaştı artık.

İnsanların kendi ellerinin kazandığı dolayısıyla, karada ve denizde fesad ortaya çıktı. Umulur ki, dönerler diye (Allah) onlara yaptıklarının bir kısmını kendilerine taddırmaktadır.(Rum-41)
Logged

Selam Hidayete Tabi Olanlara

Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor
Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap
Sayfa: [1]   Yukarı git
Cevap Yaz Yeni Konu Haberdar Et
Gitmek istediğiniz yer:  

MySQL ile Güçlendirildi PHP ile Güçlendirildi Powered by SMF 1.1.16 | SMF © 2006, Simple Machines XHTML 1.0 Geçerli! CSS Geçerli!
Bu Sayfa 0.062 Saniyede 20 Sorgu ile Oluşturuldu