kuran'ın yakılması üzerine

Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.
anasayfa anasayfa giris kayit
  İslami Düşünce Platformu > GÜNDEMDEKİLER > Haberler > Dünyadan > kuran'ın yakılması üzerine
Kullanıcı Adı: Beni Hatirla?
Şifre:

Sayfa: 1 [2]   Aşağı git
Cevap Yaz Yeni Konu Haberdar Et
Gönderen Konu: kuran'ın yakılması üzerine  (Okunma Sayısı 1504 defa)
0 Üye ve 2 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
15 Eylül 2010, 12:28:36 ÖÖ 00
Üye Bilgileri
ozanca
Genel Yönetici
*

Mesaj Sayısı: 3674
Nerden:

Offline
« Yanıtla #15 :»

Olayı tüm boyutları ile irdelemek gerekiyor kanımca ...
Sıfır noktasına cami yapılmasına tepki olarak dogdu bu eylemler takip edebildigim kadarıyla ..
Yani 11 eylülde yıkılan ikiz kulelere yakın bir yerde birileri arsa aldı ve o arsaya cami yapılmak istendi ...
Haliyle buna duyulan tepki bu düzeye kadar geldi ...
Cami yapımı konusunda ısrar etmek ne derece dogru bir davranış ve ihtiyaç o ayrı bir konu ...
Fakat bu tepkinin bir sebebi oldugunu bilmek bence hareket tarzımız açısından önemlidir ...
Ve bu eylemin ferdimi , yoksa organizemi oldugu da önemlidir kanımca ...
Sonuçta bu bir devlet politikası ise siyaseten sessiz kalınamaz kanımca ..
Mutedil açıklamaları destekleyecek bir siyasi red bloku olmalı derim ...
Fakat münferit bir eylemse , çokda ciddiye alıp maksadın hasıl olmasına vesile olmamak lazım derim ...
Sonuçta tahrik amaçlı bir eylem oldugu izlenimi dogdu bende ki o yüzden çokda ciddiye almıyorum ...
Yok mitingler düzenleyelim , boykot çagrıları yapalım bile diyemem ..
Ki bu kozlarımızı olur olmadık her yerde ve olayda kullandıgımızdan bu tarz eylemlerde anlamını yitiriyor ...
Ciddi bir haber furyası ki mahiyeti , işte batı işte din özgürlügü , işte inanca saygı dersek bence ters teptirebiliriz ...
Fakat şuna katılmıyorum ..
Bazı arkadaşların degindigi ebrehe ve ebabil örnegi...
Malum Ebrehe saldırısından sonra Kabe 3-4 kez yıkılmıştır ...
O zaman neden Ebabilller Kabeyi korumamış ve Ebrehelerengellenmemiştir sorusu gündeme gelir ...
Ebrehe dönemine baktıgımızda ortada insanların yüklendigi bir sorumluluk yoktur ...
Ama daha sonraki dönemlere baktıgımızda vahiy inmiş sorumluluk insanlara teblig edilmiştir ..
Artık bundan sonra kıyamete kadar "değerleri" koruma görevi insanlar eliyle olacaktır ...
O yuzden kimse Ebrehelere karşı ebabil beklemesin ...

Selamalr ...
Logged

Resimlerin Görüntülenmesine İzin Verilmiyor
Resimleri Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap
16 Eylül 2010, 02:36:17 ÖS 14
Üye Bilgileri
eylül
Üye
*
Avatar Yok

Mesaj Sayısı: 26
Nerden:

Offline
« Yanıtla #16 :»


Fakat şuna katılmıyorum ..
Bazı arkadaşların degindigi ebrehe ve ebabil örnegi...
Malum Ebrehe saldırısından sonra Kabe 3-4 kez yıkılmıştır ...
O zaman neden Ebabilller Kabeyi korumamış ve Ebrehelerengellenmemiştir sorusu gündeme gelir ...
Ebrehe dönemine baktıgımızda ortada insanların yüklendigi bir sorumluluk yoktur ...
Ama daha sonraki dönemlere baktıgımızda vahiy inmiş sorumluluk insanlara teblig edilmiştir ..
Artık bundan sonra kıyamete kadar "değerleri" koruma görevi insanlar eliyle olacaktır ...
O yuzden kimse Ebrehelere karşı ebabil beklemesin ...

Selamalr ...

Tarihte Ebrehe kadar Kâbe'yi kendisine düşman edinen ve yıkmak için harekete geçen kimler var ki?

Benim bildiğim kadarıyla, sel baskınlarında yıkılmıştır Kâbe ve de ımmm adını hatırlamadığım ama Emevi döneminde olduğunu hatırladığım yanılmıyorsam Kâbe'nin reisliğinden dolayı çıkan bir anlaşmazlıktan ötürü zarar gördüğünü biliyorum.Başka da yıkılma sebebi var mı bilmiyorum.

 Ki bunlar Kâbe'ye kasıtla yapılmış değil ve Ebrehe'nin yaptığı düşmanlıkla kıyaslanamaz, diye düşünüyorum.

selam bizden.

Logged
16 Eylül 2010, 02:50:01 ÖS 14
Üye Bilgileri
ozanca
Genel Yönetici
*

Mesaj Sayısı: 3674
Nerden:

Offline
« Yanıtla #17 :»

Yezid tarafından mancınıklarla yıkılmıştır ...
Ebrehenin Kabe düşmanlıgı dini bir temele dayanmaz tamamen ticari bir çıkar ugruna düşmanlık etmiştir.
Kaldıki Ebabil ile korunan Kabe , neden selle yıkılsın Smiley
Ebabilin sahibi , ( haşa ) sele söz geciremiyormu ?
Selamlar ...
Logged

Resimlerin Görüntülenmesine İzin Verilmiyor
Resimleri Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap
16 Eylül 2010, 03:00:23 ÖS 15
Üye Bilgileri
eylül
Üye
*
Avatar Yok

Mesaj Sayısı: 26
Nerden:

Offline
« Yanıtla #18 :»

Abi bu olayı tam hatırlayamıyorum.  blush
Yezid'in maksadı Kâbe'yi yıkmak mıydı, yoksa reislik mücadelesinin sonucu olarak mı yıkılmıştı?  Roll Eyes

Her neyse, sonuçta yıkıldı diyorsunuz siz? Bende evet sizin mantıkla kabul ediyorum.

Ama o zamanda şöyle düşünüyorum, mâdem öyle Allah-u Teâla ne diye sadece Ebrehe'nin olayını bize aktardı?

Kâbe'nin selden, bir takım şahsî mücadelelerden ötürü yıkıldığı tarihte mâdem vukû bulurken, neden Allah-u Teâla Ebrehe'yi durdurdu? Ve bunu neden bizlere ayetlerle bildirdi?

Ve bu durduruluş neden ebâbillerle sağlandı?

Logged
16 Eylül 2010, 03:41:42 ÖS 15
Üye Bilgileri
ozanca
Genel Yönetici
*

Mesaj Sayısı: 3674
Nerden:

Offline
« Yanıtla #19 :»

Fil süresi Mekki bir süredir ve hadise peygamberin dogumundan 40-50 yıl önce veya peygamberimizin dogdugu yıl gercekleşmiş, bilinen bir hadise'dir ...
Peygamberi destekleyici oldugu için anlatılmış olabilecegini düşünüyorum ...
Ve bildigim kadarıyla Kureyşliler savunma yapmasalarda , Mekke gelmeden önce bir takım Arap kabileleri Ebrehe ile savaşıp yenildiler ...
O gün henüz vahyin sorumluluğunu taşıyan bir ümmet olmadıgı için Allah c.c. bunu bir takım vesileler ile gerçekleştirmiştir ...
Günümüzde ise bu vesile gene ayette belirtildigi gibi "müslümanların eliyle" saglanmıştır/saglanacaktır ...
Allah'ın ayetle emin kıldıgı beldeye karşı yapılan bir saldırı karşısında "müslümanım " diyenlerin durup ebabil beklemeleri düşünülemez ..
Önlerinde iki seçenek vardır ya din ya can ...
Bu elbette benim görüşümdür Smiley
Selamlar ..

Hamiş ; Nerede insanlık , nerede abilerim ablalarım , bana soru soruyorlar yokmu yardım eden Smiley
« Son Düzenleme: 16 Eylül 2010, 03:43:34 ÖS 15 Gönderen: ozanca » Logged

Resimlerin Görüntülenmesine İzin Verilmiyor
Resimleri Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap
16 Eylül 2010, 03:54:49 ÖS 15
Üye Bilgileri
imam hüseyin
Süper Aktif Üye
****
Avatar Yok

Mesaj Sayısı: 594
Nerden: Özü Doğru Olanın Sözüde Doğru Olur (İmam Ali)
MALAZGİRT


WWW Offline
« Yanıtla #20 :»

Tarih hususunda sorulara cevap vermeye yardımcı olurum ama akşamları gündüz mesai yoğunluk   
Logged

Heyhat Minez-Zilleh! (Zillete boyun eğmeyiz)
(İmam Hüseyin)

Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor
Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap
www.adilmedya.com
16 Eylül 2010, 05:57:57 ÖS 17
Üye Bilgileri
Rahmetli
Genel Yönetici
*

Mesaj Sayısı: 655
Nerden: İzmir

Offline
« Yanıtla #21 :»

Fil olayının Kur'an'da bahsinin geçmesi, Allah'ın yardımının beklentiler doğrultusunda değil de, Rabbimin iradesiyle gerçekleşeceğine işaret sadedindedir. Yoksa Kabe'ye her saldırı yapanın mucizevi bir biçimde helak edileceğini beyan eden bir tehdit unsuru taşımaz. Manidardır, sure de fil ile kuşlar mukayese edilir. Yine dikkatli okuyucuların gördüğü hususlardan birisidir Musa'nın asası. Sıradan işler için kullandığı Musa'nın değneyi Rabbimin izniyle bir imparatorluğu çökerten muazzam bir güç haline dönüşmektedir. Tarihen fil vakıasının geçtiği dönemde yardımı hak eden bir topluluğun varlığından da bahsedemeyiz. Rasulullah'ın (s.) doğumundan az bir zaman önce meydana gelen bu olay esnasında Mekke ahalisi, şirkin batağında can çekişmekte olan bir topluluktu. Eğer Kabe'yi dokunulmaz bir yer olarak düşünecek olursak, Kabe'yi mancınıkla taşlatan Haccac'ın taş kesilmesi gerekirdi.

Rabbimizin bizden yapmamızı istediği şeyleri yerine getirmemiz, beklentilerimizin gerçekleşmesi için gerekli olan en önemli unsurdur. "47/7 Ey iman edenler, eğer siz Allah'a (Allah adına İslama ve müslümanlara) yardım ederseniz, O da size yardım eder ve sizin ayaklarınızı sağlamlaştırır."

Kur'an bizi ateşten koruyan bir kitaptır. Müslümanlar onu imam edindikleri zaman ateşten korunabilirler. Onu imam kabul etmeyen, onun etrafında toplanamayan müslümanlar kendilerini ateşten korumak için gönderilen bu kitabın ateşinde yanacaklardır.
Logged

İyilik su gibidir, içmeyen ölür...
17 Eylül 2010, 08:05:30 ÖS 20
Üye Bilgileri
ozanca
Genel Yönetici
*

Mesaj Sayısı: 3674
Nerden:

Offline
« Yanıtla #22 :»

Kur'an Yakma ve Benzeri Provokasyonlara Karşı

BİLİNÇLİ ve BASİRETLİ TUTUM TAKINMALIYIZ!

17 Eylül 2010

Sömürgeci güçler tüm dünyada İslam'ı ve Müslümanları hedef alan bir nefret dalgasını yaygınlaştırıyorlar. Bir yandan topraklarımız Batılı emperyalist güçlerin işgal ve saldırılarına maruz kalırken, buna paralel olarak İslamofobia adı verilen İslam düşmanlığı Batı kamuoyunda giderek çılgınlık boyutlarına varmakta. Geçtiğimiz yıllarda "karikatür rezaleti" şeklinde karşımıza çıkan bu olgu son günlerde Kur'an yakma ve benzeri saldırılarla ivme kazanmış durumda. ABD'de 11 Eylül'ün yıldönümünde fanatik bir papazın gündemleştirip örgütlemeye çalıştığı topluca Kur'an yakma gösterisi tüm dünyadan yükselen tepkiler neticesinde şimdilik engellenmekle birlikte, bu alçakça girişimden ilham alan çeşitli eylemler orada burada sergilenmekte, internet siteleri aracılığıyla yaygınlaştırılmaya çalışılmakta.

İslami kimlik ve değerleri, Müslümanların kutsallarını hedef alan bu tür saldırılar her toplumda görülebilecek marjinal bazı grupların aşırılıklarından, psikopatlık hallerinden ibaret olumsuzluklar olarak görülemez. Bu azgınlık en temelde İslam coğrafyasını hedef alan emperyalist saldırganlığın meydana getirdiği nefret ortamında yeşeren ve bir virüs gibi her yere yayılan düşmanlığın bir tezahürüdür. Bu açıdan bakıldığında Danimarka'daki karikatür rezaleti ile Almanya Köln'de minareli camiye karşı geliştirilen kampanya ve New York'ta eskiden İkiz Kulelerin bulunduğu alana yakın bir yerde inşa edilmek istenen camiye yönelik tepkiler ve tüm Batı dünyasında Müslümanlara yönelik artan ırkçı saldırıların ardında aynı dışlayıcı, düşmanlaştırıcı zihniyeti görmek mümkündür.

Emperyalizm Batı kamuoyunu büyük ölçüde kör etmiş, insanlıktan çıkarmıştır. Öylesine bir körlüktür ki bu, Filistin'den Irak'a, Afganistan'dan Somali'ye kadar süregelen işgaller ve bu işgallerin buralardaki halklara yaşattığı vahşet görmezden gelinmektedir. Her gün işgal güçlerinin tanklarından, uçaklarından atılan bombalarla, füzelerle vurulan yerleşim birimleri, katledilen onlarca Müslüman hiçbir şey ifade etmemektedir. Öyle ki, doğrudan işgal altında olmayan Pakistan'da dahi, Amerikan ordusunca bu ayın başından beri gerçekleştirilen ondan fazla saldırıda yüze yakın Müslüman'ın katledilmesi haber değeri dahi olmayan bir ayrıntı gibi algılanmaktadır. 

Ve işte tüm bu vahşet ortamının, vicdansızlık olgusunun tam ortasında birileri çıkıp İslam'a duydukları nefreti kusarcasına Kur'an yakma türünden eylemlere girişmektedir. Bu alçaklığın ardında İslam'a duyulan nefret ve düşmanlıkla birlikte İslam dünyasını infiale sürükleme, kışkırtma ve devamında yaşanacak gerilimden palazlanma hesabı vardır. Müslümanları tahammülsüz, saldırgan, şiddet eğilimli şeklinde göstererek İslam'ın mesajının yaygınlaşmasının önüne geçme siyaseti vardır. Ve yine tüm bu provokatif eylemlerin arka planında, gerek modern Haçlı sürülerinin topraklarımızda sürdürdüğü canilikleri meşrulaştırma, gerekse de Batı toplumlarında yaşayan Müslüman azınlıkları daha fazla içe kapanmaya zorlama, yaşadıkları toplumla irtibatlarını azaltma ve etkisizleştirme planlarının mevcudiyeti görülebilmektedir.

Bu tür hesapların farkında olarak Müslümanların öngörülü ve mantıklı hareket etmelerinin gerekliliğinin altını çiziyoruz. Şüphesiz İslami kimliğimize, değerlerimize, Kur'an-ı Kerim'e yapılan alçakça saldırıları tüm varlığımızla lanetlemekten, dinimize bağlılığımızı her zeminde haykırmaktan geri durmamalıyız. Başta topraklarımızı işgal eden emperyalistlerin ve onlar adına bizlere tahakküm eden işbirlikçilerin zulümlerine, İslam'ı ve Müslümanları sindirme faaliyetlerine karşı direnmeye ve direnenlerle dayanışma içinde olmaya devam etmeliyiz. Ama bu tutumumuzu mutlaka tepkisellik zemininden uzak bir biçimde ve bilinçli, programlı bir düzlemde geliştirmeliyiz.

Müslümanlar olarak Avrupa'da ya da ABD'de her önüne gelenin gerçekleştirdiği çılgınca eylemin, birtakım fanatiklerin kontrol edilmesi mümkün olmayan fantezilerinin peşinden sürüklenmek konumunda olmamalıyız. Tepki düzeyimizi bu tür meşhur olma heveslisi ruh hastalarının hesaplarına göre belirlememeliyiz. Bahse konu saçmalıkları haddinden fazla gündemleştirerek, internet ve benzeri iletişim araçlarının da kullanılmasıyla süratle yaygınlaşabilme potansiyeli taşıyan edepsizliklerin, azgınlıkların daha geniş zeminlere sirayet etmesine dolaylı yollarla katkıda bulunmamalıyız. Caydırıcılık ihtimali az, buna karşın ruhlarında hastalık potansiyeli taşıyan başkalarını da harekete geçirebilecek tavırlardan kaçınmalıyız. Ve mutlaka eylemlerimizi, tepkilerimizi emperyalist merkezlerin ve onların yerli uzantılarının on yıllardır sürdürdükleri sistematik İslam düşmanı politikalarına yöneltmeliyiz.

ÖZGÜR-DER
Logged

Resimlerin Görüntülenmesine İzin Verilmiyor
Resimleri Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap
Sayfa: 1 [2]   Yukarı git
Cevap Yaz Yeni Konu Haberdar Et
Gitmek istediğiniz yer:  

MySQL ile Güçlendirildi PHP ile Güçlendirildi Powered by SMF 1.1.16 | SMF © 2006, Simple Machines XHTML 1.0 Geçerli! CSS Geçerli!
Bu Sayfa 0.099 Saniyede 19 Sorgu ile Oluşturuldu