BELED SURESİ VE DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ...

Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.
anasayfa anasayfa giris kayit
  İslami Düşünce Platformu > KUR´AN-I KERİM (Bilgi Platformu) > Kur´an-ı Kerim (Moderatör: Yonetim) > BELED SURESİ VE DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ...
Kullanıcı Adı: Beni Hatirla?
Şifre:

Sayfa: [1]   Aşağı git
Cevap Yaz Yeni Konu Haberdar Et
Gönderen Konu: BELED SURESİ VE DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ...  (Okunma Sayısı 203 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
23 Ağustos 2010, 10:25:27 ÖÖ 10
Üye Bilgileri
Rahmetli
Genel Yönetici
*

Mesaj Sayısı: 636
Nerden: İzmir

Offline
« :»

BELED SURESİ VE DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ...
90/1-20 Hayır; bu şehre yemin ederim, -Ki sen, bu şehirde oturmaktasın-
Babaya ve doğan-çocuğa da.andolsun, biz insanı bir zorluk içinde yarattık.
O, hiç kimsenin kendisine asla güç yetiremeyeceğini mi sanıyor?
O: "Yığınla mal tüketip-yok ettim" diyor. Kendisini hiç kimsenin görmediğini mi sanıyor?
Biz ona iki göz vermedik mi? Bir dil ve iki dudak?
Biz ona 'iki yol-iki amaç' gösterdik.
Ancak o, sarp yokuşa göğüs germedi.
Sarp yokuşun ne olduğunu sana öğreten nedir?
Bir boynu çözmek (bir köleye özgürlük vermek)tir;
Ya da açlık gününde doyurmaktır,
Yakın olan bir yetimi,
Veya sürünen bir yoksulu.
Sonra iman edenlerden,
sabrı birbirlerine tavsiye edenlerden,
merhameti birbirlerine tavsiye edenlerden olmak.
İşte bunlar, sağ yanın adamlarıdır (Ashab-ı Meymene).
Ayetlerimizi inkar edenler ise, sol yanın adamlarıdır (Ashab-ı Meş'eme).
"Kapıları kilitlenmiş" bir ateş onların üzerinedir.


Özelde Resulullah (a.s) genelde tüm insanoğlu için yaşadığı şehre dikkat çekiyor Rabbimiz. İçinde yaşadığı topluma kulak kesilmesi gerektiği, onları dikkatle izlemesi gerektiği vurgulanıyor. Sosyal bir varlık olan insanın dünyaya gelişinde bile toplumun en küçük birimi olan ailenin fonksiyonu anlatılıyor. Yaşadığı topluma kayıtsız kalamayacağı belirtiliyor. İnsanın yaratılışında güçlüklere göğüs germe yeteneğinin bulunduğu, bu güce sahip insanın içinde yaşadığı toplumun yanlışlarına bir şekilde dur diyebilme sorumluluğuna da sahip olduğu anlatılıyor. Neme lazımcılık kişinin kendine olan özgüveninin yitmesiyle doğru orantılıdır. Ya da bencil sadece kendisiyle sınırlı bir hayat telakkisiyle doğru orantılı. Onun bu sapkın anlayışı, bireysel tüketiminde de kendini gösterir. Kimsenin kendisi üzerinde egemenlik hakkına sahip olmadığı zannıyla, yaptığı sınırsız harcamayla içinde yaşadığı topluma üstünlük kurmaya çalışır. Ama insan asla başıboş yaratılmamıştır, üstelik içinde yaşadığı topluma karşı vazgeçilmez sorumlulukları vardır. Ona gerçekleri görme yeteneği veren Rabbimiz, bu gerçekleri içinde yaşadığı topluma bir şekilde mutlaka ulaştırma görevini (tebliğ) de yüklemiştir. Ya görevini ifa edecek, ya da görevden kaçacak. İnsanların çoğunluğu ise kaçmayı tercih etmiştir. Akabeyi tırmanmaya yanaşmamıştır.
Akabe... Kullara kulluk zilletinden kurtulma, zincirleri kırmadır... Bu zincir ALLAH'a kulluğun egemen olmadığı her toplumda, o toplumun bireylerinin boynuna dolanmıştır. İlk ve en önemli görev bu zincirin kırılması, kulluğun sadece ALLAH'a has kılınmasıdır. Daha sonra kullara kulluğun egemen olduğu bir toplumda egemenlerin aç ve yoksul bıraktığı insanlara yardım elini uzatmaktır. Paylaşmayı bilmekle başlar islami mücadele. Mücadelenin özünde yoksul ve yetime el uzatma vardır. Neden mi? Azgınlaşmanın temelinde yatan bencilliktir, kendini kendine yeterli görmedir, başkasının hakkına tecavüz etmedir. Böylesi ortamda mümin kişi, içinde yaşadığı toplumdan kayıtsız kalamaz, bir sonraki güne aç kalacağını bilse bile bugünkü yiyeceğini paylaşabilmelidir. Ancak böylesi dava erleri toplum nezdinde itibar edilen, kendisine güvenilen kişiler olarak kabul edilir. Bu davetin samimiyetini, yüceler yücesinin çağrısı olduğunu ortaya koyduğu için önemlidir. Bu iman edenlerden olmanın, sabrı telkin edenlerden, tavsiye edenlerden olmanın, merhameti tavsiye edenlerden olmanın göstergesidir. İşte böylesi kişiler kazananlardan olacak... Ama ayetlere kayıtsız kalanlar ise kaybedenlerden olacak.

Logged

İyilik su gibidir, içmeyen ölür...
23 Ağustos 2010, 02:47:13 ÖS 14
Üye Bilgileri
vesâir
Süper Aktif Üye
****

Mesaj Sayısı: 608
Nerden:
I'm muslim don't panic


WWW Offline
« Yanıtla #1 :»

abi ALLAH razı olsun önemli bi çalışma olmuş

benim geçenlerde aklıma takıldı köle azad etmek "Bir boynu çözmek  "
bunun günümüz karşılığı sokaklarda ki tinerci çocuklar olabilir mi ?

Alıntı
Azgınlaşmanın temelinde yatan bencilliktir, kendini kendine yeterli görmedir, başkasının hakkına tecavüz etmedir.
imtihanın kişiye özgü olmadığını söyleyebilirmiyiz abi ....yoksulluk örneğin sadece yoksulun imtihanı değildir o şehirdeki her varlıklı kişi bundan hesaba çekilecektir  diyebilir miyiz ?
Logged

"HAK İLE MEŞGUL OLMAZSAN ,BATIL SENİ İŞGAL EDER"
27 Ağustos 2010, 04:09:54 ÖS 16
Üye Bilgileri
Rahmetli
Genel Yönetici
*

Mesaj Sayısı: 636
Nerden: İzmir

Offline
« Yanıtla #2 :»

Özellikle kişilerin boyunlarına dolanan zincir, Allah'tan başkasına yapılan kulluk zinciridir. Bütün kainatın Rabbi olan Allah, kulluk yapılmaya en layık olandır. Çünkü o yaratandır, adildir, görüp gözetendir.... Bütün bu Allah'ı rab edinme sebeplerine rağmen bir beşerin kayıtsız şartsız emri altına girmesi, kişinin kendisini zincire vurup bir başkasının eline teslim etmesidir.

Mutlak anlamda adalet, Rabbe kulak verip, O'nun rızası doğrultusunda bir hayat sürdürmekle gerçekleşir. Allah'ı dikkate almadan, iyi niyetli bile olsa, sosyal ilişkileri düzenlemede insan mutlak adaleti sağlamaktan acizdir. Bu acziyet toplum içinde belli kesimlerin zulme uğramasına, ezilmesine, hor görülmesine neden olur. Muktedir olanların kendi yakınlarına öncelik tanıdığı sınırlı bir adalet anlayışı, dışarıda kalan diğer insanların zulme uğramasına neden olur.

Allah rızası doğrultusunda davranışlarına çeki düzen veren bir kişi, yakın çevresinden başlamak suretiyle, insanlık üzerinde var olan bu zulüm zincirini kırma mücadelesi içine girmek zorundadır. Bu zulmün en belirgin olanı Allah'ın verdiklerini infakta bencilliktir. Paylaşmayı bilmeyene, paylaşmayı öğretmek, gerekirse mecbur etmekte Akabeyi aşma çabası olarak değerlendirilebilir.
Logged

İyilik su gibidir, içmeyen ölür...
Sayfa: [1]   Yukarı git
Cevap Yaz Yeni Konu Haberdar Et
Gitmek istediğiniz yer:  

MySQL ile Güçlendirildi PHP ile Güçlendirildi Powered by SMF 1.1.15 | SMF © 2006, Simple Machines XHTML 1.0 Geçerli! CSS Geçerli!
Bu Sayfa 0.118 Saniyede 19 Sorgu ile Oluşturuldu