BAKARA 60-61-62

Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.
anasayfa anasayfa giris kayit
  İslami Düşünce Platformu > KUR´AN-I KERİM (Bilgi Platformu) > Tefsir Sohbetleri > BAKARA 60-61-62
Kullanıcı Adı: Beni Hatirla?
Şifre:

Sayfa: 1 [2] 3 4   Aşağı git
Cevap Yaz Yeni Konu Haberdar Et
Gönderen Konu: BAKARA 60-61-62  (Okunma Sayısı 1603 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
23 Ağustos 2010, 06:00:35 ÖS 18
Üye Bilgileri
abdulhamit
ALLAH RAHMET EYLESİN
*

Mesaj Sayısı: 2522
Nerden:

Offline
« Yanıtla #15 :»

Alıntı
AYETE DİKKAT ETTİNİZ Mİ ? RABBİNE DUA ET DİYORLAR RABBİMİZE DUA ET DEMİYORLAR

ALLAHIN ONLARA VERDİĞİ SON DERECE ÜSTÜN NİMETLERİ BEĞENMEME, ALLAHA ŞÜKÜR VE HAMD ETMEYİŞLERİ, AZGINLIK YAPIP ALLAHA ASİ VE İSYAN ETMELERİ ÜZERİNE

Alıntı
Ayşegül
O zillete düşme durumu
kendi düşüncelerinin, isteklerinin bir sonucu olarak ortaya çıkıyor
..
Hakettiler denir ya..
Öyle..

61......Ve üzerlerine zillet, eziklik ve yoksulluk damgası vuruldu, Allah'tan bir gazaba çarpıldılar. Bu böyle oldu, çünkü onlar Allah'ın ayetlerini inkâr ediyor ve haksız yere peygamberleri öldürüyorlardı. İsyan ettikleri için böyle oldu. Sınır tanımıyor, azgınlık yapıyorlardı. .

HALBUKİ ONLARA ALLAHIN EMİRLERİNE ASİ OLMAMAYI PEYGAMBERLERİNE İTAAT ETMELERİ, YERYÜZÜNDE BOZGUNCULUK VE AZGINLIK YAPMAMALARI SÖYLENMİŞTİ

BAKARA 60........Allah'ın size bağışladığı rızıklardan yiyin, için ve yeryüzünde kargaşalık çıkararak azıtmayın" dedik

ARAF 160:........ Ama onlar (emirlerimizi dinlememekle) bize değil kendilerine zulmediyorlardı.”

« Son Düzenleme: 23 Ağustos 2010, 06:03:19 ÖS 18 Gönderen: abdulhamit » Logged
23 Ağustos 2010, 06:21:36 ÖS 18
Üye Bilgileri
Aysegul
Emektar Yönetici
*

Mesaj Sayısı: 3265
Nerden: Bursa

WWW Offline
« Yanıtla #16 :»

Peki hocam şu şekilde düşünmemizi sürdürebilir miyiz?

O zaman bizler de doğru yolu bulduktan sonra,
(zaten eski yaşantımızdan kurtulmayı mucize olarak addedersek)
Hidayete eriştikten sonra yani,
Hz. Musa'nın kavmi gibi davranmamalı,
Yani Allah'ın emirlerine asi olmamalı,
Peygamberlere itaat etmeli,
Yeryüzünde (yani yaşadığımız çevrede) bozgunculuk ve azgınlık, kargaşalık çıkarmamalı, yapmamalıyız.
Eski yaşantımızı talep edecek davranışlarda bulunmamalıyız.
Ve Allah'ın bize gönderdiği doğru yol üzre olan yaşantımızda sunduğu nimetlere her daim şükretmeli, Rabbimize hamd etmeliyiz..
Logged
23 Ağustos 2010, 06:40:43 ÖS 18
Üye Bilgileri
abdulhamit
ALLAH RAHMET EYLESİN
*

Mesaj Sayısı: 2522
Nerden:

Offline
« Yanıtla #17 :»

Alıntı
Ayşegül

Peki hocam şu şekilde düşünmemizi sürdürebilir miyiz?

O zaman bizler de doğru yolu bulduktan sonra,
(zaten eski yaşantımızdan kurtulmayı mucize olarak addedersek)
Hidayete eriştikten sonra yani,
Hz. Musa'nın kavmi gibi davranmamalı,
Yani Allah'ın emirlerine asi olmamalı,
Peygamberlere itaat etmeli,
Yeryüzünde (yani yaşadığımız çevrede) bozgunculuk ve azgınlık, kargaşalık çıkarmamalı, yapmamalıyız.
Eski yaşantımızı talep edecek davranışlarda bulunmamalıyız.
Ve Allah'ın bize gönderdiği doğru yol üzre olan yaşantımızda sunduğu nimetlere her daim şükretmeli, Rabbimize hamd etmeliyiz..

PEK TABİİ Kİ BÖYLE OLMALI.

TESPİT VE GÖRÜŞLERİNİZE BENDE KATILIRIM.

Eski yaşantımızı talep edecek davranışlarda bulunmamalıyız.

Eski yaşantımız derken, öncelikle zillet ve sapıklık halindeki yaşantımız olabilir. veya zillet ve sapıklık halindeki yaşantımız olmazsa bile

Allahın bize lutfu ile takdir ettiği yeni yaşantımızı eskisi ile kıyaslama yapmamalıyız. Bunun çok örnekleri verebilir.

VE DEDİĞİNİZ ÇOK DOĞRU

Ve Allah'ın bize gönderdiği doğru yol üzere olan yaşantımızda sunduğu nimetlere her daim şükretmeli, Rabbimize hamd etmeliyiz

Kİ BU YAŞANTIMIZ HANGİ HAL VE ŞART ÜZERİNE OLURSA OLSUN
« Son Düzenleme: 23 Ağustos 2010, 06:41:21 ÖS 18 Gönderen: abdulhamit » Logged
24 Ağustos 2010, 03:57:44 ÖS 15
Üye Bilgileri
abdulhamit
ALLAH RAHMET EYLESİN
*

Mesaj Sayısı: 2522
Nerden:

Offline
« Yanıtla #18 :»

62- Müminler ile yahudi, hıristiyan ve sabiilerden Allah â ve Ahiret gününe inanıp iyi ameller işleyenler, hiç şüphesiz, Rabbleri katında mükâfatlarını alacaklardır; onlar için korku yoktur; onlar artık hiç üzülmeyeceklerdir.

Ayette geçen Sabii kelimesini nasıl anlamalıyız ? Sabii nedir ?

Ayete dikkat ki, Muminler ile başlıyor ve muminler ile birlikte kimlerin mükafatlanıp cennete gidebilecekler sıralanıyor.

Şart şu ki Öncelikle ALLAHA VE AHİRET GÜNÜNE İNANMALARI VE DAHA SONRA DA SALİH AMELLER İŞLEMELERİ KARŞILIĞINDA MÜKAFAT OLARAK BU CENNET KENDİLERİNE VERİLİYOR.

ŞİMDİKİ  Hristiyan ve yahudileri de bu kapsam içinde olduğunu düşünebilir miyiz ? Onlarda Allaha ve ahirete inandıklarını söylüyorlar
« Son Düzenleme: 24 Ağustos 2010, 04:09:44 ÖS 16 Gönderen: abdulhamit » Logged
25 Ağustos 2010, 04:45:08 ÖS 16
Üye Bilgileri
abdulhamit
ALLAH RAHMET EYLESİN
*

Mesaj Sayısı: 2522
Nerden:

Offline
« Yanıtla #19 :»

Alıntı
Ayette geçen Sabii kelimesini nasıl anlamalıyız ? Sabii nedir ?

Sabiii kelimesini nasıl anlamalıyız , DEMİŞİM Kİ, MÜFESSİRLER ARASINDA GÖRÜŞ FARKLILIĞI VAR

Âyetlerde zikredilen sabiîlerin kimler olduğu hakkında müfessirler değişik görüşler ileri sürmüşlerdir: Sabiîler; hristiyanlar, yahudiler ve mecusîler arasında bir topluluk olup hiç bir dine sahip değillerdir; Ehl-i kitap olup Zebur'u okumaktadırlar;
VEYA
Yahudiler ile mecusîler arasında bir topluluktur. Onların dini yoktur; Sabiîlik diğer dinler gibi bir din olup mensupları sadece "Lailahe illallah" derler ve hiç bir şekilde ibadet etmedikleri gibi bir kitapları ve tanıdıkları bir peygamberleri yoktur

DİKKAT ! BU GÖRÜŞE GÖRE PEYGAMBERLERİ VE KİTAPLARI OLMAYAN BİR TOPLULUK Kİ, İBADETLERİ SADECE SADECE  Lailahe illallah ŞEKLİNDEDİR..

BU TOPLULUK PEYGAMBERİMİZİ GERÇEKTEN TANIMIYOR MUYDU ?
GÜNÜMÜZDE DE HALA BÖYLE BİR TOPLULUĞUN VAR OLDUĞU SÖYLENEBİLİR Mİ ?
« Son Düzenleme: 25 Ağustos 2010, 04:46:20 ÖS 16 Gönderen: abdulhamit » Logged
25 Ağustos 2010, 04:49:15 ÖS 16
Üye Bilgileri
Aysegul
Emektar Yönetici
*

Mesaj Sayısı: 3265
Nerden: Bursa

WWW Offline
« Yanıtla #20 :»


DİKKAT ! BU GÖRÜŞE GÖRE PEYGAMBERLERİ VE KİTAPLARI OLMAYAN BİR TOPLULUK Kİ, İBADETLERİ SADECE SADECE  Lailahe illallah ŞEKLİNDEDİR..

BU TOPLULUK PEYGAMBERİMİZİ GERÇEKTEN TANIMIYOR MUYDU ?
GÜNÜMÜZDE DE HALA BÖYLE BİR TOPLULUĞUN VAR OLDUĞU SÖYLENEBİLİR Mİ ?

var diye biliyorum çokça duymuştum..
ama isimlerini şimdi tam doğru söylemeyebilirim..
mealciler miydi? yoksa hocam..
Logged
25 Ağustos 2010, 04:54:38 ÖS 16
Üye Bilgileri
abdulhamit
ALLAH RAHMET EYLESİN
*

Mesaj Sayısı: 2522
Nerden:

Offline
« Yanıtla #21 :»

Alıntı
var diye biliyorum çokça duymuştum..
ama isimlerini şimdi tam doğru söylemeyebilirim..
mealciler miydi? yoksa hocam..

YOK DEĞİL MEALCİLER OLAMAZ.

ÖNCELİKLE KURANDA BAHSEDİLEN SABİİ NEDİR KİME DENİR Kİ BUNA AÇIKLIK GETİRELİM. ÇÜNKÜ SABİİLERDE ALLAHI VE AHİRETİ KABUL EDİP SALİH AMELLER YAPTIKLARINDA MÜMİNLERLE BİRLİKTE MÜKAFATLANIYORLAR .

O HALDE KİMDİR BUNLAR ?

« Son Düzenleme: 25 Ağustos 2010, 04:57:46 ÖS 16 Gönderen: abdulhamit » Logged
25 Ağustos 2010, 04:57:16 ÖS 16
Üye Bilgileri
abdulhamit
ALLAH RAHMET EYLESİN
*

Mesaj Sayısı: 2522
Nerden:

Offline
« Yanıtla #22 :»

Arapçada "sabiî" kelimesi, bir dinden çıkıp başka bir dine giren kimse anlamındadır. Bunun için müşrikler, Rasûlüllah (s.a.s)'i sabiî diye isimlendirmişlerdir. Çünkü o, dinlerini reddedip yeni bir dine bağlanmıştı (M. Hamdi Yazır, Hak Dini Kur'ân Dili, İstanbul 1936, I I,1750).

 Diğer bir görüşe göre sabiî kelimesi, eski bir dine mensup olan topluluğa verilen isimdir ve Arapça bir kelime olmayıp, aslı "sabî" olan süryanice bir kelimedir. Kelimenin aslının bu olduğu kabul edilirse, müşriklerin Rasûlüllah (s.a.s)'e sabiî demelerinin sebebi olarak, onların onu "Lailahe illallah" demekle sabiilere benzettikleri sonucu ortaya çıkar (Taberî, Tarih, I, 319; İbn Kesir, a.g.e., I, 149).

Seyyid Kutup, Bakara süresinin 62. âyetini tefsir ederken şöyle demektedir: "Sabiîlere gelince onlar, en tercih edilen rivayete göre, bi'setten önce kavimlerinin puta tapmasından hoşlanmayarak, gönüllerine hitap eden ve samimiyetle bağlanabilecekleri bir itikat arayan Araplardır. Bunlar tevhid dinini kabul etmişlerdi ve ilk haniflerin yani İbrahim (a.s)'ın dini üzere ibadet ediyorlardı. Müşrikler, bu kimselere "Atalarının dininden dönenler" anlamında sabiîler adını vermişlerdi. Sonradan müslümanlara sabiî demelerinin sebebi budur" (Fi Zilalil-Kur'ân, Terc. Kurul, İstanbul 1972, I, 156-157).

SABİLİK NEDİR NE DEĞİLDİR, GÜNÜMÜZ SABİİLERİ KİMLERDİR ?

DEVAM EDECEĞİM

Logged
25 Ağustos 2010, 05:09:16 ÖS 17
Üye Bilgileri
abdulhamit
ALLAH RAHMET EYLESİN
*

Mesaj Sayısı: 2522
Nerden:

Offline
« Yanıtla #23 :»

Kur'ân-ı Kerim'de; yahudilik ve hristiyanlıktan ayrı olarak zikredilen sabiîler Ehli kitabın dışında bir zümre olmalıdır ki, ehl-i kitap olarak isimlendirilen zümre, yahudi ve hıristiyanlardır. Bunların dışında ehl-i kitap olan bir topluluk yoktur.

Ayette de yahudi ve hıristiyanlardan ayrı olarak zikredildiklerine göre onlarla aynı katogoride değillerdir.

O HALDE KİMDİR BUNLAR ?

AYETLERDE GEÇEN BAŞKA SABİİLERE BAKALIM.

SABİİ KURANDA 3 YERDE GEÇİYOR
 
Şüphesiz, iman edenler(le) Yahudiler, Hıristiyanlar ve sabiiler(den kim) Allah'a ve ahiret gününe iman eder ve salih amellerde bulunursa, artık onların Allah katında ecirleri vardır. Onlara korku yoktur ve onlar mahzun olmayacaklardır. (2/62)

Maide69:"Gerçek şu ki, iman edenlerle Yahudiler, sabiîler ve Hıristiyanlardan Allah'a, ahiret gününe inanan ve salih amellerde bulunanlar; onlar için korku yoktur, onlar mahzun da olmayacaklardır. 

Hac17:"Mümin olanlar, yahudi olanlar, sabiiler, hıristiyanlar, mecusiler ve müşrik olanlara gelince, muhakkak ki Allah, bunlar arasında kıyamet gününde (ayrı ayrı) hükmünü verir. Çünkü Allah her şeyi hakkıyla bilendir."

 
« Son Düzenleme: 25 Ağustos 2010, 05:14:33 ÖS 17 Gönderen: abdulhamit » Logged
25 Ağustos 2010, 05:39:30 ÖS 17
Üye Bilgileri
abdulhamit
ALLAH RAHMET EYLESİN
*

Mesaj Sayısı: 2522
Nerden:

Offline
« Yanıtla #24 :»

Yukarıda açıklananlardan ayrı Benim görüş ve kanatime göre ( kurana uyan tanıma göre )

SABİİ, İBRAHİM DİNİNDEN GELEN YAHUDİ VE HİRİSTİYAN OLMAYAN BİR TOPLULUĞUN ADI OLMALI Kİ, ONLARIN TAM OLARAK ALLAH VE AHİRET İNANCI VAR. AYRI BİR DİN DEMİYORUM.


Çünkü Sabiilik Yahudilik ya da hristyanlık gibi din olsa muhakkak bir peygamberlerinin olması gerekmez mi ? Gerekir.

Bunların islamı duyduklarında peygamberimiz Hz Muhammede (sav ) iman etmiş olmaları gerekir.

Şayet aralarında peygamberimizin peygamberliğini ve islamı duymayanlar varsa,  duymamış olanların tevhitle gittikleri yok bellidir.

 Ayeti şöyle anlamak gerekir.

İman etmiş olanlar; Yahûdi, Hıristiyan ve Sabiî (olup kendilerine Son Elçi’nin tebliği ulaşmamış) olanlar; işte bunlardan kim (şirk koşmadan) Allah’a ve Ahiret gününe inanır ve iyi işler yaparsa, onların ödülleri Rableri katındadır. Üstlerinde ne bir korku olur, ne de üzülürler.” (Bakara 2/62)

« Son Düzenleme: 25 Ağustos 2010, 05:42:46 ÖS 17 Gönderen: abdulhamit » Logged
26 Ağustos 2010, 04:39:25 ÖS 16
Üye Bilgileri
Rahmetli
Genel Yönetici
*

Mesaj Sayısı: 637
Nerden: İzmir

Offline
« Yanıtla #25 :»

MANDENLER ( Sabiiler )

Araplar tarafından “Sâbiî” (Subbi ya da Subbâ) biçiminde adlandırılan bu topluluk, kendilerine “Mandenler” (bilgili olanlar, arifler anlamında; İngilizcede Mandaeans) adını verir. Kendileri için kullandıkları bir diğer ad “Nasuralar”dır (kutsal öğretileri koruyanlar anlamında; İngilizcede Nasoraeans). Manden adı tüm topluluk üyeleri için kullanılırken, Nasura adı yalnızca din adamları, topluluğun ileri gelenleri ve ataları için kullanılır. Mandenler, ayrı bir dil olan Mandence konuşurlar. Sâbiî sözcüğü ise Mandence’de “vaftiz olmak” ya da “suya daldırmak” anlamına gelen “sab” fiilinden türetilmiştir ve Araplar tarafından, Mandenlerin en dikkat çeken ve sık uyguladıkları ibadetlerinden biri olan vaftiz uygulaması nedeniyle, bu topluluğa bir ad olarak verilmiştir.

Sâbiîler’in, Kur’an’da üç ayrı yerde (Bakara: 62, Maide:69 ve Hac:17) bahsi geçmektedir. Bu üç yerde de onlardan “Allah’a iman edenler” olarak söz edilmesi, erken dönemden başlayarak Mandenler’in kim oldukları ve nerede yaşadıkları konusunda İslam araştırmacıların ilgisini çekmiştir. X. Yüz yıla kadar araştırmacılar, Sâbiîler’in güney Irak’ta yaşadıklarını ve kendine özgü bir dinleri bulunduğunu belirtmişlerdir.

Bu ilk değerlendirmeler, yüzeysel olmalarına karşın, genellikle doğruydu. Ne var ki, Halife Me’mun döneminde ölüm tehditlerinden kurtulmak isteyen “Harraniler” (Harranlı putperestler) kendilerini Sâbiîler olarak gösterdiler ve bugüne dek gelen bir yanlışın ortaya çıkmasına neden oldular. Oysa, Asur-Babil politeizmini sürdüren ve putperest olan Harraniler’in Sâbiîler ile hiç bir ilgileri yoktu. Sâbiî adını almalarından sonra bir çok Harrani, Bağdat gibi önemli merkezlerde Sâbiî adını kullanarak ünlü oldu ve Sâbiîlik adı altında kendi inançlarını yayma fırsatı buldu. Gerçek Sâbiîler ise, ezoterik ilkelerinin bir gereği olarak inançlarını açıklamamaları nedeniyle unutuldular.
devamı...
Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor
Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap
http://www.ilahi-tr.org/hak-batil-dinler/30311-sabiiler-mandenler.html
Logged

İyilik su gibidir, içmeyen ölür...
26 Ağustos 2010, 04:44:57 ÖS 16
Üye Bilgileri
Rahmetli
Genel Yönetici
*

Mesaj Sayısı: 637
Nerden: İzmir

Offline
« Yanıtla #26 :»

Giriş
Günümüzde toplam nüfusları ancak 20.000 kişi olan Mandenler, güney Irak’ta Dicle ve Fırat nehirlerinin birleştiği bölgede ve güney-batı İran’da oturmaktadırlar. Araplar tarafından “Sâbiî” (Subbi ya da Subbâ) biçiminde adlandırılan bu topluluk, kendilerine “Mandenler” (bilgili olanlar, arifler anlamında; İngilizcede Mandaeans) adını verir. Kendileri için kullandıkları bir diğer ad “Nasuralar”dır (kutsal öğretileri koruyanlar anlamında; İngilizcede Nasoraeans). Manden adı tüm topluluk üyeleri için kullanılırken, Nasura adı yalnızca din adamları, topluluğun ileri gelenleri ve ataları için kullanılır. Mandenler, ayrı bir dil olan Mandence konuşurlar. Sâbiî sözcüğü ise Mandence’de “vaftiz olmak” ya da “suya daldırmak” anlamına gelen “sab” fiilinden türetilmiştir ve Araplar tarafından, Mandenlerin en dikkat çeken ve sık uyguladıkları ibadetlerinden biri olan vaftiz uygulaması nedeniyle, bu topluluğa bir ad olarak verilmiştir.

Sâbiîler’in, Kur’an’da üç ayrı yerde (Bakara: 62, Maide:69 ve Hac:17) bahsi geçmektedir. Bu üç yerde de onlardan “Allah’a iman edenler” olarak söz edilmesi, erken dönemden başlayarak Mandenler’in kim oldukları ve nerede yaşadıkları konusunda İslam araştırmacıların ilgisini çekmiştir. X. Yüz yıla kadar araştırmacılar, Sâbiîler’in güney Irak’ta yaşadıklarını ve kendine özgü bir dinleri bulunduğunu belirtmişlerdir. 

Bu ilk değerlendirmeler, yüzeysel olmalarına karşın, genellikle doğruydu. Ne var ki, Halife Me’mun döneminde ölüm tehditlerinden kurtulmak isteyen “Harraniler” (Harranlı putperestler) kendilerini Sâbiîler olarak gösterdiler ve bugüne dek gelen bir yanlışın ortaya çıkmasına neden oldular. Oysa, Asur-Babil politeizmini sürdüren ve putperest olan Harraniler’in Sâbiîler ile hiç bir ilgileri yoktu. Sâbiî adını almalarından sonra bir çok Harrani, Bağdat gibi önemli merkezlerde Sâbiî adını kullanarak ünlü oldu ve Sâbiîlik adı altında kendi inançlarını yayma fırsatı buldu. Gerçek Sâbiîler ise, ezoterik ilkelerinin bir gereği olarak inançlarını açıklamamaları nedeniyle unutuldular.
devamı...

Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor
Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap
http://www.hermetics.org/Mandenler.html
Logged

İyilik su gibidir, içmeyen ölür...
26 Ağustos 2010, 05:39:43 ÖS 17
Üye Bilgileri
abdulhamit
ALLAH RAHMET EYLESİN
*

Mesaj Sayısı: 2522
Nerden:

Offline
« Yanıtla #27 :»

Alıntı
Ayeti şöyle anlamak gerekir.

“İman etmiş olanlar; Yahûdi, Hıristiyan ve Sabiî (olup kendilerine Son Elçi’nin tebliği ulaşmamış) olanlar; işte bunlardan kim (şirk koşmadan) Allah’a ve Ahiret gününe inanır ve iyi işler yaparsa, onların ödülleri Rableri katındadır. Üstlerinde ne bir korku olur, ne de üzülürler.” (Bakara 2/62)

Kurtuluş için veya mükafatlanıp Cennete girmek için Sadece Allaha ve ahiret gününe inanmak yeterli midir veya şöyle de soralım. Sadece Salih amel işlemekle cennet kazanılır mı ?

Kurtuluş için veya mükafatlanıp Cennete girmek için Sadece Allaha ve ahiret gününe inanmak yeterli DEĞİLDİR.

SALİH AMEL ŞARTI VARDIR.

Ayette ifade edilen her üç özellik bir kulda var olmalı ki bunlar öncelikle Allaha şirksiz iman , ahirete iman ve salih amellerdir. Bunlardan biri eğer eksik ise Cennet hak edilmez.

ANKEBUT: 2- "İnsanlar sırf `inandık' demekle; hiçbir sınavdan geçirilmeksizin bırakılıvereceklerini mi sanıyorlar?"

3- Biz onlardan önceki kuşakları sınavdan geçirdik. Bu sınav sonucunda Allah, doğru sözlüler ile yalancıları kesinlikle belirleyecektir.

Evet ayetler gayet açık ve net.

SEN ALLAHA VE AHİRETE İNANDIĞINI SÖYLÜYORSUN. PEKİ BUNUN GÖSTERGESİ,  ÖLÇÜSÜ NEDİR ?

MUMİNUN 103 :Ve kimin mizanı (sevap tartıları) hafif gelirse, işte onlar, nefslerini hüsrana düşürenlerdir. Onlar, cehennemde ebediyyen kalacak olanlardır.Sen ne kadar inandın Allaha ve ahirete amellerin buna mizanda şahitlik edecektir.

KAARİA 6- Kimin tartıları ağır gelirse,

7- O hoş bir hayat içinde olur,

8- Kimin tartıları hafif gelirse,

9- Onların yeri, (haviye) çukurdur,

10- Onun ne olduğunu sen nereden bileceksin?

11- O kızgın bir ateştir.


 
« Son Düzenleme: 26 Ağustos 2010, 05:42:45 ÖS 17 Gönderen: abdulhamit » Logged
26 Ağustos 2010, 05:57:59 ÖS 17
Üye Bilgileri
abdulhamit
ALLAH RAHMET EYLESİN
*

Mesaj Sayısı: 2522
Nerden:

Offline
« Yanıtla #28 :»

PEKİ SALİH AMELLER İŞLEYİPTE AMELLERİ BOŞA ÇIKAN KİMSELER KİMLERDİR ?.

Allah ve ahiret inancı olmayanların işledikleri tüm salih ameller boştur.

NEDEN BOŞTUR

Çünkü Değersizdir bir anlam ifade etmez. ve mizanda tartıya dahi girmez.

MUHAMMED 33: Ey iman edenler! Allah’a itaat edin, Peygamber’e itaat edin. Amellerinizi boşa çıkarmayın.

Araf-147Ayetlerimizi ve ahirete kavuşmayı yalan sayan kimselerin işleri boşa gitmiştir.Onlar işlediklerinin karşılığından başka bir şeyle mi cezalanırlar?

Kehf-105 Bunlar, Rablerinin ayetlerini ve O'na kavuşmayı inkar edenlerdir. Bu yüzden işleri boşa gitmiştir. Kıyamet günü Biz onlara değer vermeyeceğiz.

Maide-5...... Kim imanı inkar ederse, şüphesiz amelleri boşa gider. O, ahirette de kaybedenlerdendir.

Enam-66.....Eğer onlar da Allah'a ortak koşsalardı yapmakta oldukları amelleri elbette boşa giderdi.

And olsun ki sana da, senden önceki peygamberlere de vahyolunmuştur: «And olsun, eğer Allah'a ortak koşarsan işlerin şüphesiz boşa gider ve hüsranda kalanlardan olursun.»39/Zümer-65

...İçinizden dininden dönüp kafir olarak ölen olursa, bunların işleri dünya ve ahirette boşa gitmiş olur. İşte cehennemlikler onlardır, onlar orada temellidirler.2/Bakara-217

Ahzab 19: Onlar iman etmiş değillerdir; bunun için Allah onların yaptıklarını boşa çıkarmıştır. Bu, Allah'a göre kolaydır. 

MUHAMMED 1 :  İnkâr edenlerin ve Allah’ın yolundan alıkoyanların
İnkâr edenlerin ve Allah yolundan alıkoyanların işlerini Allah boşa çıkarmıştır.  





« Son Düzenleme: 26 Ağustos 2010, 06:10:10 ÖS 18 Gönderen: abdulhamit » Logged
26 Ağustos 2010, 06:08:23 ÖS 18
Üye Bilgileri
abdulhamit
ALLAH RAHMET EYLESİN
*

Mesaj Sayısı: 2522
Nerden:

Offline
« Yanıtla #29 :»

Alıntı
PEKİ SALİH AMELLER İŞLEYİPTE AMELLERİ BOŞA ÇIKAN KİMSELER KİMLERDİR ?.

Allah ve ahiret inancı olmayanların işledikleri tüm salih ameller boştur.

NEDEN BOŞTUR

Çünkü Değersizdir bir anlam ifade etmez. ve mizanda tartıya dahi girmez.

"İnkar edenler; onların amelleri dümdüz bir arazideki seraba benzer; susayan onu bir su sanır. Nihayet ona ulaştığında bir şey bulamaz ve yanında Allah'ı bulur. (Allah da) Onun hesabını tam olarak verir. Allah, hesabı çok seri görendir." (Nur Suresi, 39)  
« Son Düzenleme: 26 Ağustos 2010, 06:11:15 ÖS 18 Gönderen: abdulhamit » Logged
Sayfa: 1 [2] 3 4   Yukarı git
Cevap Yaz Yeni Konu Haberdar Et
Gitmek istediğiniz yer:  

MySQL ile Güçlendirildi PHP ile Güçlendirildi Powered by SMF 1.1.15 | SMF © 2006, Simple Machines XHTML 1.0 Geçerli! CSS Geçerli!
Bu Sayfa 0.076 Saniyede 19 Sorgu ile Oluşturuldu