BAKARA 60-61-62

Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.
anasayfa anasayfa giris kayit
  İslami Düşünce Platformu > KUR´AN-I KERİM (Bilgi Platformu) > Tefsir Sohbetleri > BAKARA 60-61-62
Kullanıcı Adı: Beni Hatirla?
Şifre:

Sayfa: [1] 2 3 4   Aşağı git
Cevap Yaz Yeni Konu Haberdar Et
Gönderen Konu: BAKARA 60-61-62  (Okunma Sayısı 1598 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
21 Ağustos 2010, 06:26:22 ÖS 18
Üye Bilgileri
abdulhamit
ALLAH RAHMET EYLESİN
*

Mesaj Sayısı: 2522
Nerden:

Offline
« :»

BAKARA 60- Hani Musa kavmi için su istedi de kendisine, "Elindeki değneği şu taşa vur" dedik. Bunun üzerine o taştan oniki tane pınar fışkırıvermişti. Her grubun hangi pınardan su içeceği belirlenmişti. "Allah'ın size bağışladığı rızıklardan yiyin, için ve yeryüzünde kargaşalık çıkararak azıtmayın" dedik.

61- Hani dediniz ki; "Ya Musa, biz tek çeşit yemeğe artık dayanamayacağız " Rabbine dua et de yerin bitirdiği sebze kabağından, sarımsağından, mercimeğinden, soğanından çıkarsın': Musa da size "Hayırlıyı daha değersizi ile mi değiştirmek istiyorsunuz. Öyleyse bir şehre ininiz, orada ne isterseniz var"  Ve üzerlerine zillet, eziklik ve yoksulluk damgası vuruldu, Allah'tan bir gazaba çarpıldılar. Bu böyle oldu, çünkü onlar Allah'ın ayetlerini inkâr ediyor ve haksız yere peygamberleri öldürüyorlardı. İsyan ettikleri için böyle oldu. Sınır tanımıyor, azgınlık yapıyorlardı.

62- Müminler ile yahudi, hıristiyan ve sabiilerden Allah â ve Ahiret gününe inanıp iyi ameller işleyenler, hiç şüphesiz, Rabbleri katında mükâfatlarını alacaklardır; onlar için korku yoktur; onlar artık hiç üzülmeyeceklerdir.


Bakara 60 ayetine dikkatli bakalım. Allahın emriyle Musa ( as ) elindeki değnekle taşa vurması söylenir ve o taştan on iki tane gözden su fışkırır.

Şimdi günümüz jeoloji mühendisleri yeryüzünde içme suyunu nasıl bulur ve yeryüzünden nasıl çıkarır diye soralım. Sondaj ile değil mi ? Ama bir ön  etüd yapması gerekir ki, işte bu ön etütte musa (as )mın taşıdığı benzeri bir asa kullanılır. Bu asa ( Çubuk )  ile suyun yeri belirlenir ve sonrası malum. Bu ayette sanki geleceğe bir işaret var. İçme Suyunun yeryüzünden nasıl çıkarılacağı ile ilgili

« Son Düzenleme: 23 Ağustos 2010, 01:30:27 ÖÖ 01 Gönderen: abdulhamit » Logged
21 Ağustos 2010, 06:45:40 ÖS 18
Üye Bilgileri
abdulhamit
ALLAH RAHMET EYLESİN
*

Mesaj Sayısı: 2522
Nerden:

Offline
« Yanıtla #1 :»

BAKARA 60- Hani Musa kavmi için su istedi de kendisine, "Elindeki değneği şu taşa vur" dedik. Bunun üzerine o taştan oniki tane pınar fışkırıvermişti. Her grubun hangi pınardan su içeceği belirlenmişti. "Allah'ın size bağışladığı rızıklardan yiyin, için ve yeryüzünde kargaşalık çıkararak azıtmayın" dedik.

TAŞ, BÜYÜKLÜĞÜ  NASIL BİR TAŞ OLMALI Kİ O TAŞIN İÇİNDEN ONİKİ PINAR FIŞKIRIVERSİN.

Görüşüme göre dev bir kayadır bu.

BELKİ BİR DAĞ ETEĞİ VEYA TEPESİ OLABİLİR Kİ,

Suyun akışı yüksek yerden aşağı doğru kolayca akabilsin.

Neden 12 gözden fışkıran pınar. Neden 12 sayısı ve neden 12 gruba ayrıldı o ümmet ?

12 sayısının hikmeti nedir ki, yılda da 12 ay vardır. Rabbimiz yılı 12 ay şeklinde belirlemiş
« Son Düzenleme: 21 Ağustos 2010, 06:46:44 ÖS 18 Gönderen: abdulhamit » Logged
21 Ağustos 2010, 08:23:56 ÖS 20
Üye Bilgileri
hakanalper
Daimi Üye
**

Mesaj Sayısı: 160
Nerden: Kayseri
bana gelince; düşmanlarmdan daha fazla ya$ayacagm!


WWW Offline
« Yanıtla #2 :»

12 sayısının hikmetinin, 12 ay a işaret ettigi kanaatine nasıl varıldı merak ettim?

zannımca devamında acıklanacaktır..
Logged

İz telâkkavnehu bi elsinetikum ve tekûlûne bi efvâhikum mâ leyse lekum bihî ilmun ve tahse... Nur-15
22 Ağustos 2010, 02:19:12 ÖÖ 02
Üye Bilgileri
abdulhamit
ALLAH RAHMET EYLESİN
*

Mesaj Sayısı: 2522
Nerden:

Offline
« Yanıtla #3 :»

Alıntı
12 sayısının hikmetinin, 12 ay a işaret ettigi kanaatine nasıl varıldı merak ettim?

12 sayısının hikmetinin 12 aya işaret ettiğini söylemedim. Sadece Neden 12dir diye soru sordum. 12 burada yani bu ayette tesadüf müdür ? yoksa bir hikmeti mi vardır  ? Hikmeti nedir diye de sordum. Kuranda başka 12ler var mıdır ?

Araştırıp görelim.
« Son Düzenleme: 22 Ağustos 2010, 02:21:24 ÖÖ 02 Gönderen: abdulhamit » Logged
22 Ağustos 2010, 03:17:06 ÖÖ 03
Üye Bilgileri
abdulhamit
ALLAH RAHMET EYLESİN
*

Mesaj Sayısı: 2522
Nerden:

Offline
« Yanıtla #4 :»

Alıntı
Kuranda başka 12ler var mıdır ? Araştırıp görelim.

Kuranda Birbiriyle ilgili bazı kelimeler şaşırtıcı bir biçimde aynı sayıda tekrarlanırlar. Örneğin "Yedi Gök" tabiri 7 kere geçerken. "Göklerin yaratılışı (halku semavat)" ifadesi de 7 kere tekrarlanır.

"Gün (yevm)" tekil olarak 365 kere geçerken, çoğul yani "Günler (eyyam ve yevmeyn)" kelimeleri 30 defa tekrarlanır.

"Ay" kelimesinin tekrar sayısı ise 12'dir. Kuranda 12 defa Ay sayısı tekrarlanır. Oysa ki Allah Bir yılda 12 ay yaratmıştır. Ve Ay kelimesinin tekrarını da kuranda tam 12 yerde 12 defa yapmıştır.

Nutfe (nutfun) 12 ve Et (lehmun) 12 defa tekrarlanır.


Ay, Dünya’nın etrafında 12 defa dönerek, 12 ay oluşturur.
 
... Allah’ın katında ayların sayısı onikidir...( Tevbe Suresi 36 )

12 Rakamı

Kuranda Toplam 4 kez geçiyor.

ve Hz. Meymûne Hz. Peygamber'in, son ve 12.eşidir, Şiilerde de ayrıca 12 imam vardır. Ayrıca Dilimize Farsçadan oruç şeklinde geçmiş olan kelimenin aslı Arapçada Savm kelimesi de türevleriyle birlikte Kur’an’da 12 yerde geçmektedir

'Gökyüzünde de 12 yıldız grubu(burcu) var. Ama bu sayının asıl özelliği 2, 3, 4, ve 6 ile bölünebilmesi ve eski çağlarda en çok kullanılan sayı birimi olmasıdır. '12' sayısı bugün bile düzine adıyla sayı birimi olarak kullanılırken katları 24, 60 ve 360 da zaman ve açı birimleri olarak da kullanılır.
 
Saat 12 ya gün ortasını gösterir ya da ya da gün sonunu.





« Son Düzenleme: 22 Ağustos 2010, 03:22:09 ÖÖ 03 Gönderen: abdulhamit » Logged
22 Ağustos 2010, 03:58:02 ÖÖ 03
Üye Bilgileri
abdulhamit
ALLAH RAHMET EYLESİN
*

Mesaj Sayısı: 2522
Nerden:

Offline
« Yanıtla #5 :»

61- Hani dediniz ki; "Ya Musa, biz tek çeşit yemeğe artık dayanamayacağız " Rabbine dua et de yerin bitirdiği sebze kabağından, sarımsağından, mercimeğinden, soğanından çıkarsın': Musa da size "Hayırlıyı daha değersizi ile mi değiştirmek istiyorsunuz. Öyleyse bir şehre ininiz, orada ne isterseniz var" Ve üzerlerine zillet, eziklik ve yoksulluk damgası vuruldu, Allah'tan bir gazaba çarpıldılar. Bu böyle oldu, çünkü onlar Allah'ın ayetlerini inkâr ediyor ve haksız yere peygamberleri öldürüyorlardı. İsyan ettikleri için böyle oldu. Sınır tanımıyor, azgınlık yapıyorlardı. .

ACABA TEK ÇEŞİT YEMEK OLARAK NE YİYORLARDI ?

Gerçekten de musa kavmi tek rızık ( tek çeşit yemekle mi )  mı rızıklanmıştı ? 12 gözden 12 pınar halinde fışkıran sudan her kabile (12 kabile )  kendi suyunu bilmiştir. BU sudan ayrıca ekinlerini sulayarak YERİN BİTİRDİKLERİNDEN RIZIKLANMIYORLAR MIYDI ?

Rızıklanmışlardı..

Halbuki, Onların tek çeşit yemek ile rızıklanmadığını bir önceki ayet söylüyor. RIZIKLAR DİYOR

60: ....Bunun üzerine o taştan oniki tane pınar fışkırıvermişti. Her grubun hangi pınardan su içeceği belirlenmişti. "Allah'ın size bağışladığı rızıklardan yiyin, için ve yeryüzünde kargaşalık çıkararak azıtmayın" dedik.

ONLARIN ALLAHTAN İSTEDİĞİ SEBZE kabağından, sarımsağından, mercimeğinden, soğanından çıkarması için Musa peygambere Allah dua et diyorlar.

Ne istiyorlar ? Onlar rablerinden böyle çeşitli rızık talebinde bulunamazlar mıydı ? Bunları istemekle günaha mı girmişlerdir ?
 
« Son Düzenleme: 23 Ağustos 2010, 01:31:38 ÖÖ 01 Gönderen: abdulhamit » Logged
22 Ağustos 2010, 04:07:25 ÖÖ 04
Üye Bilgileri
abdulhamit
ALLAH RAHMET EYLESİN
*

Mesaj Sayısı: 2522
Nerden:

Offline
« Yanıtla #6 :»

ONLARIN ALLAHTAN İSTEDİĞİ SEBZE kabağından, sarımsağından, mercimeğinden, soğanından çıkarması için Musa peygambere Allah dua et diyorlar.

Ne istiyorlar ? Onlar rablerinden böyle çeşitli rızık talebinde bulunamazlar mıydı ? Bunları istemekle günaha mı girmişlerdir ?

Kİ MUSA PEYGAMBERİN ONLARA VERDİĞİ CEVAP ÇOK İLGİNÇ

Musa da size "Hayırlıyı daha değersizi ile mi değiştirmek istiyorsunuz. Öyleyse bir şehre ininiz, orada ne isterseniz var" dedi.

NEDEN ONLARA BÖYLE BİR CEVAP VERMİŞTİR ? EĞER ALLAHTAN RIZIK İSTEMEK GÜNAH DEĞİLSE

Hz. Musa verdiği bu cevapla yahudileri azarlamış ve kınamış olmuyor mu ?
« Son Düzenleme: 23 Ağustos 2010, 01:33:43 ÖÖ 01 Gönderen: abdulhamit » Logged
23 Ağustos 2010, 01:21:16 ÖÖ 01
Üye Bilgileri
abdulhamit
ALLAH RAHMET EYLESİN
*

Mesaj Sayısı: 2522
Nerden:

Offline
« Yanıtla #7 :»

Alıntı
Kİ MUSA PEYGAMBERİN ONLARA VERDİĞİ CEVAP ÇOK İLGİNÇ

Musa da size "Hayırlıyı daha değersizi ile mi değiştirmek istiyorsunuz. Öyleyse bir şehre ininiz, orada ne isterseniz var" dedi.

NEDEN ONLARA BÖYLE BİR CEVAP VERMİŞTİR ? EĞER ALLAHTAN RIZIK İSTEMEK GÜNAH DEĞİLSE

Demek ki Rablerinden onlara öylesine üstün bir rızık sunulmuş ki, Musa peygamberin Hayırlıyı daha değersizi İle mi değiştirmek İstiyorsunuz ( "Siz daha aşağı bir nimeti daha üstün bir nimete mi değişmek istiyorsunuz?) DEMESİNDEN BU APAÇIK ANLAŞILIYOR.

MADEM Kİ, Öylesine bir muhteşem rızık ile rızıklanmışlardı ve bu rızıklanma istedikleri şeylerin hepsinden daha üstün ve hayırlı idi.

O halde ne ile rızıklanmış olabilirlerdi ? Onlara sunulan Hangi rızık türü veye  hangi tür bir nimetlendirme daha fazla istedikleri şeylerden daha üstün ve hayırlı olabilsin.
« Son Düzenleme: 23 Ağustos 2010, 01:28:50 ÖÖ 01 Gönderen: abdulhamit » Logged
23 Ağustos 2010, 01:46:19 ÖÖ 01
Üye Bilgileri
abdulhamit
ALLAH RAHMET EYLESİN
*

Mesaj Sayısı: 2522
Nerden:

Offline
« Yanıtla #8 :»

MADEM Kİ, Öylesine bir muhteşem rızık ile rızıklanmışlardı ve bu rızıklanma istedikleri şeylerin hepsinden daha üstün ve hayırlı idi.

O halde ne ile rızıklanmış olabilirlerdi ? Onlara sunulan Hangi rızık türü veye  hangi tür bir nimetlendirme daha fazla istedikleri şeylerden daha üstün ve hayırlı olabilsin

SORUSUNA CEVAP

BAKARA 61 İLE BAĞLANTILI VE AÇIKLAYICISI OLAN ARAF 160 AYETİ İLE BAKARA 57 AYETİNDEN GELİYOR
.

“Biz İsrailoğullarını oymaklar halinde oniki kabileye ayırdık. Kavmi kendisinden su isteyince, Musa'ya, "Asânı taşa vur!" diye vahyettik. Derhal ondan oniki pınar fışkırdı. Her kabile içeceği yeri belledi. Sonra üzerlerine bulutla gölge yaptık, onlara kudret helvası ve bıldırcın eti indirdik. (Onlara dedik ki:) "Size verdiğimiz rızkların temizlerinden yeyin." Ama onlar (emirlerimizi dinlememekle) bize değil kendilerine zulmediyorlardı.” (Araf 160)

BAKARA 57 Üstünüze buluttan gölgelik çektik, size kudret helvası ile bıldırcın kuşu indirerek, "Bağışladığımız helâl yiyeceklerden istediğinizi yiyin" dedik. Ama onlar bize değil, kendilerine zulmediyorlardı.

KUDRET HELVASI NEDİR ?


« Son Düzenleme: 23 Ağustos 2010, 03:56:21 ÖÖ 03 Gönderen: abdulhamit » Logged
23 Ağustos 2010, 04:05:49 ÖÖ 04
Üye Bilgileri
abdulhamit
ALLAH RAHMET EYLESİN
*

Mesaj Sayısı: 2522
Nerden:

Offline
« Yanıtla #9 :»

BAKARA 57 Üstünüze buluttan gölgelik çektik, size kudret helvası ile bıldırcın kuşu indirerek, Bağışladığımız helâl yiyeceklerden istediğinizi yiyin" dedik. Ama onlar bize değil, kendilerine zulmediyorlardı.

KUDRET HELVASI NEDİR ?

Müfessirler, "Kudret Helvası"nın (Menn) ne anlama geldiği konusunda değişik görüşler ileri sürüyorlar. Ali bin Ebu Talha, İbn Abbas'tan naklederek, "Kudret Helvası, onların üzerine ağaçlara iniyordu ve onlar bu helvadan istedikleri şekilde yeyip besleniyorlardı" diyor. Mücahit ise, Kudret Helvası'nın yapışkan birşey olduğunu belirtiyor. Süddi, "Onlar, (Ey Musa, burada bu şekilde nasıl olacak, bizim için yiyecek nerede?) dediler. Bunun üzerine Allah Kudret Helvası'nı indirdi. O zencefil ağacının üzerine düşüyordu" derken, Katade ise, Kudret Helvası'nın onların bulunduğu yere kar iner gibi indiğini, sütten daha beyaz, baldan daha tatlı olduğunu söylüyor. Katade ayrıca fecrin doğuşundan güneşin doğuşuna kadar olan sürede helvanın yağdığını kaydediyor.

Bugün günümüzde Kur'an ayetlerinin ifade ettiği ve müfessirlerinde asırlar boyunca yorumladığı şekilde, bazı yörelerde ağaçlık bölgelere yağan "gezo", "şıra" veya doğrudan "kudret helvası" adıyla adlandırılan, tatlı, şifalı bir madde bulunmaktadır. Her ilkbahar-yaz döneminde Mardin Cizre' de bu şıradan bolca yağdığı yöre halkı tarafından ifade edilmektedir.

Önce gökyüzünde mütevazi şimşeklerin çaktığını belirten Cizreli Şeyh, Mehmet Bahir Haşimi, gökyüzünden kar yağar gibi helva yağmaya başladığını, ancak helvanın Cizre'nin sadece ağaçlık bölgelerine yağdığını söylüyor.


Baldan ve şekerden daha tatlı olduğu belirtilen helva, sadece meşe ağaçlarının yapraklarının üzerine yapışıyor. Helva, özüne zarar verecek yapraklara yapışmıyor. Helvanın, piyasadaki şeker ve tatlılara oranla içerdiği asit, oldukça az.

Tevrat ve İncil Ne Diyor?

Kudret Helvası, Kitab-ı Mukaddes'te de geçiyor. Hıristiyanlar Kur'an'ın "Menn" dediği Kudret Helvası'na, "Tomana" diyorlar. Tevrat'ın (Eski Ahit) Sayılar Bölümü, 11. Babındaki ayette şöyle deniliyor:

"Ve mann, kişniş tohumu gibi idi ve görünüşü ak günlük görünüşü gibi idi. Kavm dolaşır ve onu devşirirlerdi ve yerlerdi ve tencerelerde haşlar ve ondan pideler yaparlardı ve tadı taze yağ tadı gibi idi. Ve geceleyin ordugâh üzerine çiğ indiği zaman üzerine mann inerdi."

Yine Kitab-ı Mukaddes'in Çıkış bölümünde yeralan ayetler de Mann'ın varlığına işaret ediyor:

"Ve vaki oldu ki, akşamleyin bıldırcınlar çıkıp ordugâhı kapladılar ve sabahleyin ordugâhın etrafında çiğ düşmüştü. Ve düşmüş olan çiğ kalkınca, işte, çölün yüzünde, toprağın üzerinde, kırağı gibi küçük, yuvarlak bir şey vardı. Ve İsrailoğulları görüp birbirine dediler: Bu nedir? Çünkü o nedir bilmediler. Ve Musa, onlara dedi: Bu Rabbin yemek için size verdiği ekmektir."

Kudret Helvası'na Hıristiyanlar ve Museviler en az bizim kadar inanıyorlar. Ancak Kitab-ı Mukaddes'e tabi olduklarını söyleyen Yehova Şahitleri, Mann'ın hâlâ yağdığına inanmıyorlar. Ek olarak İngiliz Bilim Dergisi Nature Ocak 1981 sayılı nüshasında konuyu işlemiştir.
« Son Düzenleme: 23 Ağustos 2010, 04:11:39 ÖÖ 04 Gönderen: abdulhamit » Logged
23 Ağustos 2010, 05:13:34 ÖS 17
Üye Bilgileri
abdulhamit
ALLAH RAHMET EYLESİN
*

Mesaj Sayısı: 2522
Nerden:

Offline
« Yanıtla #10 :»

Alıntı
Kİ MUSA PEYGAMBERİN ONLARA VERDİĞİ CEVAP ÇOK İLGİNÇ

Musa da size "Hayırlıyı daha değersizi ile mi değiştirmek istiyorsunuz. Öyleyse bir şehre ininiz, orada ne isterseniz var" dedi.

NEDEN MUSA PEYGAMBER ONLARA BÖYLE BİR CEVAP VERMİŞTİR ? EĞER ALLAHTAN RIZIK İSTEMEK GÜNAH DEĞİLSE

Hz. Musa verdiği bu cevapla yahudileri azarlamış ve kınamış olmuyor mu ?


Evet Hz Musa verdiği bu cevapla Yahudileri çok şiddetli azarlamış ve kınamış oluyor . Neden ?

Çünkü onlar kendilerine lütfedilen rızıkın yanında fazladan bir başka rızık istememişlerdir.  Zaten bu fazladan rızık isteyiş bir günah vesilesi olmaz.. Neden olsun ki !

ANCAK ONLAR KENDİLERİNE SUNULAN BU RIZIKI ( KUDRET HELVASI VE BILDIRCIN ETİNİ ) BEĞENMEMİŞLERDİR.

Onların yerine eskiden olduğu gibi kabağı ile soğanı sarımsağı ve mercimeği ile bir rızk istemişlerdir. Yani o muazzam ve son derece güçlü gıda ve vitaminlere sahip bıldırcın eti ve kudret helvasını reddetmişlerdir onun yerine bunları istemişlerdir

Hayırlıyı daha değersizi İle mi değiştirmek İstiyorsunuz ( "Siz daha aşağı bir nimeti daha üstün bir nimete mi değişmek istiyorsunuz?) [/size]
« Son Düzenleme: 23 Ağustos 2010, 06:17:00 ÖS 18 Gönderen: abdulhamit » Logged
23 Ağustos 2010, 05:24:16 ÖS 17
Üye Bilgileri
Aysegul
Emektar Yönetici
*

Mesaj Sayısı: 3265
Nerden: Bursa

WWW Offline
« Yanıtla #11 :»

Bismillah!

Kıssanın bu kısmı ile ilgili olarak şöyle bir düşünceyi benimsemiştim, hocam..
Kudret Helvası ve Bıldırcın etini indiren Allah'tır.. 
Allah, Musa'nın kavmini Firavundan kurtardıktan sonra insanların düzeninin kurulması esnasında bu yiyecek kısmını da (ihtiyaç dahilinde) gözetiyor, temiz/değerli/hayırlı olanlar dan sunarken, ya da sürdürürken,
onlar, eski yaşamlarına ait olan yiyecekleri istemekle eski yaşamlarına dönmek isteklerini, arzularını ortaya koymaları sonucunda bu azarlama ortaya çıkıyor..
Yeni yani Allah'ın razı olacağı bir düzene karşılık, eskisi gibi yaşama talebi karşısında bu yiyecekleri bir sembol olarak görürsek bu şekilde bir yorumu/bilgiyi/düşünceyi edinmiştim..

Doğru mudur?
« Son Düzenleme: 23 Ağustos 2010, 05:25:46 ÖS 17 Gönderen: Aysegul » Logged
23 Ağustos 2010, 05:36:34 ÖS 17
Üye Bilgileri
abdulhamit
ALLAH RAHMET EYLESİN
*

Mesaj Sayısı: 2522
Nerden:

Offline
« Yanıtla #12 :»

Alıntı
Bismillah!

Kıssanın bu kısmı ile ilgili olarak şöyle bir düşünceyi benimsemiştim, hocam..
Kudret Helvası ve Bıldırcın etini indiren Allah'tır.. 
Allah, Musa'nın kavmini Firavundan kurtardıktan sonra insanların düzeninin kurulması esnasında bu yiyecek kısmını da (ihtiyaç dahilinde) gözetiyor, temiz/değerli/hayırlı olanlar dan sunarken, ya da sürdürürken,
onlar, eski yaşamlarına ait olan yiyecekleri istemekle eski yaşamlarına dönmek isteklerini, arzularını ortaya koymaları sonucunda bu azarlama ortaya çıkıyor..
Yeni yani Allah'ın razı olacağı bir düzene karşılık, eskisi gibi yaşama talebi karşısında bu yiyecekleri bir sembol olarak görürsek bu şekilde bir yorumu/bilgiyi/düşünceyi edinmiştim..

Doğru mudur?

EVET, FEVKALADE DOĞRUDUR. VE DOĞRU TESPİTLERDİR BUNLAR.

Dediğiniz gibi onlar, eski yaşamlarına ait olan yiyecekleri istemekle eski yaşamlarına dönmek isteklerini, arzularını ortaya koymaları sonucunda bu azarlama ortaya çıkıyor..
Yeni yani Allah'ın razı olacağı bir düzene karşılık, eskisi gibi yaşama talebi BELİRİYOR Kİ AYETİN DEVAMINDAN BUNU ANLIYORUZ

Öyleyse bir şehre ininiz, orada ne isterseniz var" Ve üzerlerine zillet, eziklik ve yoksulluk damgası vuruldu

ESKİDEN OLDUĞU GİBİ ( MISIRDA İKEN )
« Son Düzenleme: 23 Ağustos 2010, 05:37:30 ÖS 17 Gönderen: abdulhamit » Logged
23 Ağustos 2010, 05:41:56 ÖS 17
Üye Bilgileri
abdulhamit
ALLAH RAHMET EYLESİN
*

Mesaj Sayısı: 2522
Nerden:

Offline
« Yanıtla #13 :»

Hayırlıyı daha değersizi İle mi değiştirmek İstiyorsunuz ( "Siz daha aşağı bir nimeti daha üstün bir nimete mi değişmek istiyorsunuz?)

YAHUDİLERİN TARİHTEN GELEN BİR ÖZELLİĞİDİR BU.
 
Hep şımarık ve asi  bir toplum olmuşlardır. Allaha şükür ve hamd yerine , Allahın kendilerine lutfettiği pek üstün nimetleri beğenmeme ve bu üstün nimeti bir başka nimete tercih etme. Ve Allah'ın razı olacağı bir düzene karşılık, eskisi gibi yaşama talebi

Bu neye benzer. Allah sizi lutuflandırmış hem de en iyisi ile.

Allah size içinde yiyecek ve içecekleriyle willa, saraylar, köşkler nasip etmiş ama siz ona şükür ve hamd yerine ya bıktım buralarda yaşamaktan bana gecekondu yeter.  Ne luzum var bu kadar nimete demeye benzer.

Bu şımarıklık değilde nedir ?

61- Hani dediniz ki; "Ya Musa, biz tek çeşit yemeğe artık dayanamayacağız " Rabbine dua et de yerin bitirdiği sebze kabağından, sarımsağından, mercimeğinden, soğanından çıkarsın': Musa da size "Hayırlıyı daha değersizi ile mi değiştirmek istiyorsunuz. Öyleyse bir şehre ininiz, orada ne isterseniz var" Ve üzerlerine zillet, eziklik ve yoksulluk damgası vuruldu, Allah'tan bir gazaba çarpıldılar. Bu böyle oldu, çünkü onlar Allah'ın ayetlerini inkâr ediyor ve haksız yere peygamberleri öldürüyorlardı. İsyan ettikleri için böyle oldu. Sınır tanımıyor, azgınlık yapıyorlardı. .

AYETE DİKKAT ETTİNİZ Mİ ? RABBİNE DUA ET DİYORLAR RABBİMİZE DUA ET DEMİYORLAR

devamı var
« Son Düzenleme: 23 Ağustos 2010, 05:42:31 ÖS 17 Gönderen: abdulhamit » Logged
23 Ağustos 2010, 05:53:15 ÖS 17
Üye Bilgileri
Aysegul
Emektar Yönetici
*

Mesaj Sayısı: 3265
Nerden: Bursa

WWW Offline
« Yanıtla #14 :»

o kadar kurtarılmadan/mucizeden sonra gerçekten "Rabbine" demeleri nasıl bir düşünüşe sahip olduklarını gösteriyor bizlere..
Sadece bu tek kelime, benimsememeyi, sanki kendileri kurtarılmamış gibi davranmaları (olağan şeyler yaşıyorlarmış gibi)
bunu sağlayanı yani Rabbimizi (haşa) bir "değersizliğe" dönüştürüyor..
O zillete düşme durumu
kendi düşüncelerinin, isteklerinin bir sonucu olarak ortaya çıkıyor..
Hakettiler denir ya..
Öyle..
Logged
Sayfa: [1] 2 3 4   Yukarı git
Cevap Yaz Yeni Konu Haberdar Et
Gitmek istediğiniz yer:  

MySQL ile Güçlendirildi PHP ile Güçlendirildi Powered by SMF 1.1.15 | SMF © 2006, Simple Machines XHTML 1.0 Geçerli! CSS Geçerli!
Bu Sayfa 0.178 Saniyede 19 Sorgu ile Oluşturuldu