Fetullah Gülen'den Özgürlük Filosuna Eleştiri

Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.
anasayfa anasayfa giris kayit
  İslami Düşünce Platformu > GÜNDEMDEKİLER > FİLİSTİN > Fetullah Gülen'den Özgürlük Filosuna Eleştiri
Kullanıcı Adı: Beni Hatirla?
Şifre:

Sayfa: 1 [2]   Aşağı git
Cevap Yaz Yeni Konu Haberdar Et
Gönderen Konu: Fetullah Gülen'den Özgürlük Filosuna Eleştiri  (Okunma Sayısı 2148 defa)
0 Üye ve 2 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
04 Ekim 2010, 02:20:28 ÖS 14
Üye Bilgileri
siyahî
Aktif Üye
***

Mesaj Sayısı: 304
Nerden:

WWW Offline
« Yanıtla #15 :»



Yükleyen


konuyla çok yakından alakalı değil ama bir de bu videoyu izledikten sonra değerlendirmelerimize bakabiliriz..
« Son Düzenleme: 05 Ekim 2010, 04:01:19 ÖS 16 Gönderen: TaLiA » Logged

Yeryüzüne ezilenler varis olacak(Kasas;28/5)
04 Ekim 2010, 04:25:54 ÖS 16
Üye Bilgileri
m.ufukalp
Mehmet Ufukalp
ÜYELİĞİ SİLİNDİ
*

Mesaj Sayısı: 424
Nerden:

Offline
« Yanıtla #16 :»

Diyalog hareketi başından sonuna, bu güne kadar hiç bir zaman abd ve israil aleyhine hiç bir beyanı olmadığı gibi, abd ve israil aleyhine olan her şeye muhalif oldular. Takke düşmüş kel görünmüştür herkes için. Bütün bunlara rağmen hala f.gülende bir hayır ayıranlarda da bir hayır olacağını hiç sanmıyoruz.
Logged
04 Ekim 2010, 06:48:54 ÖS 18
Üye Bilgileri
gurbetci
Daimi Üye
**

Mesaj Sayısı: 81
Nerden: Almanya

Offline
« Yanıtla #17 :»

Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor
Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap

konuyla çok yakından alakalı değil ama bir de bu videoyu izledikten sonra değerlendirmelerimize bakabiliriz..

Sayın "SİYAHİ"Allah sizden razı olsun."Konuyla çok yakın değil."demişsiniz.Ama konunun ta kendisi!!!Müslümanların birbirlerini Hain,Müşrik,Münafık,Kafirgibi şeylerle yaftalamaları,biz eleştiriyoruz deyipte gıybet etmesi kadar içimi acıtan birşey yok.Rabbim birbirimizi sevmeyi bize lütfetsin.Cennete girmenin anahtarıda bu...
Logged
04 Ekim 2010, 08:46:56 ÖS 20
Üye Bilgileri
müslümanlardan
Süper Aktif Üye
****
Avatar Yok

Mesaj Sayısı: 900
Nerden:

Offline
« Yanıtla #18 :»

Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor
Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap

konuyla çok yakından alakalı değil ama bir de bu videoyu izledikten sonra değerlendirmelerimize bakabiliriz..




ramak kaldı allahu alem kişi sevdiğiyle beraberdir....
Logged
05 Ekim 2010, 01:35:50 ÖS 13
Üye Bilgileri
maxpayna
Genel Yönetici
*

Mesaj Sayısı: 3668
Nerden: ankara

WWW Offline
« Yanıtla #19 :»

sanırım diğer başlıkta paylaştığım mesajın yeri burası idi. uzun uzun aktarmak yerine link vermekle yetineyim :

Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor
Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap


Alıntı
hakanalper
deger verdigim bir abim...  "yapılacak o kadar musbet hareket, bekleyen o kadar aç sine, sirtta o kadar yumurta kufesi, ve buyumeyi palazlanmayı bekleyen o kadar civciv var ki.. bu tip soylemlere ithamlara ya da anlaşılmazlıklara gereginden fazla zaman ayırmak abes geliyor"" demisti..

kalble mutmain oldugum bu soylemi bir turlu tam manasıyla dustur edinemedim...


abin haklı olmakla birlikte hakanalpar kardeşim manipüle ettiğini de düşünebilirim.
şu noktada haklıdır ki biz müminlerin islamı bilmeyenlere ya da yanlış bilenlere doğrusu ile taşımamız gerekirken ne yazık ki birbirimizi didiklemekle meşguluz. ve bunu büyük zevk alarak yapıyoruz (yapıyorum)...!!!

yalnız şu noktada manipüle derim ki fetullah gülen ve müntesiplerinin mavi marmara olayı nedeni ile yaptığı çelişkili ve hiç beklenmeyecek açıklamalarının anlamı amacı hedefi nedir ? neden fetullah gülenin stv ye mehtap tv ye geceleri sohbet derslerini yayınlanırken bir allahhın günü de çıksın canlı yayın ile bu konuda ne düşündüğünü net olarak anlatmaz da amerikan basınına verdiği söylenen demeçlerdeki ifadeleri üzerine fırtına kopar ? belki de hiç öyle birşey söylemedi ama fitnecilerin oyunu bu. elinde koca bir medya imkanı var ve istedigi mesajı iletebilir.



Alıntı
hakanalper
aslında zannımca bazı murted suclaması yapılan ve bu mevzuularda da haddi aşar derecede ısrar edilen meselelerde mubahale ve mulaene ye gitmek mi gerekli..
dua ile...[/b]


bu kısım için tercümen lazım sanırım... Smiley
muhabbetle kalasın güzel kardeşim ....

Alıntı
siyahî
Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor
Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap

konuyla çok yakından alakalı değil ama bir de bu videoyu izledikten sonra değerlendirmelerimize bakabiliriz..



madem link verdin siyahi kardeşim hemen linkten bir alıntı :

verdiğin videoda  05:10 saniyeden itiraben ne diyor  islamoğlu :
birbirimiz hakkında konuşacaksak iyi konuşalım yoksa susalım...!!!
"
ya hayır söyle ya sus" düsturunu hatırlatıyor bizlere...
aynı düsturu mavi marmara gemisi olayı ile ilgili açıklamalarından dolayı fetullah gülene de hatırlattı mı islamoğlu ...!!!
o hatırlatmadıysa ben hatırlatayım.
bu olayda fitne ateşini yakan kimdir ? (ateşe benzinle giden biziz orası kabul)




ayrıca konuyu genel olarak ele alır isek,
topluluklarda lider konumundaki kişiler eleştirilere açık olmalılardır. elbette eleştirileri de yapıcı ve yıkıcı olmak üzere ikiye ayırmalıyız. ama liderler de yıkıcı eleştiri yapanlara (bir nevi hasımlarına) malzeme vermeme adına konuşurken kelimeleri itina ile seçmeliler ve ona göre beyanatlarda bulunmalıdırlar.
bu forumda bile arkadaşları sık uyarıyorum farkında olmadan kullandıkları bir kelime niyetlerinden farklı anlamlar doğuruyor ve vermek istediği mesaj karşısındakine ters anlamda aksediyor bu da iletişim kazalararına neden oluyor.kavgalar doğuyor.

bu hususa biz normal insanlar bile dikkat etmesi gerekirken lider vasfındaki kişilerin kılı kırk yararak hareket etmesi ve konuşması illaki zorunluluktur. ola ki yine de yanlış anlaşılma ya da araya fitnecilerin girmesi olasılıktır lider kişinin mümkün mertebe topluma kendi mesajını araya fasık haber kaynaklarını sokmadan direk ulaştırması gerekir. günümüz teknoloji şartlarında da herkes mesajını rahatlıkla iletebilir özellikle bir yazılı ve görsel medya ağına hakim iseniz.

bunun dışında bir de mesajınızı net ifade etmelisiniz. fetullah gülen gibi ağdalı ve edebii cümleler kurar iseniz ve risale-i nur lügatinden osmanlıca kelimeler ile konuşur iseniz toplum sizi anlayamayacaktır. topluma anladığı dilden net ve açık konuşmalısınız konuşmalıyız konuşmalılar. yoksa iletişim kazaları tartışmalar cedelleşmeler alır başını gider.

acelem var ben de gideyim en iyisi Smiley
Logged
05 Ekim 2010, 02:34:41 ÖS 14
Üye Bilgileri
m.ufukalp
Mehmet Ufukalp
ÜYELİĞİ SİLİNDİ
*

Mesaj Sayısı: 424
Nerden:

Offline
« Yanıtla #20 :»

Fethullah Gülenin anlaşılmadık bir tarafı mı kaldı ki? Mavi marmara ile filistinli müslüman kardeşlerine Allah rızası için yardıma giden müslümanlara nelersöylediği ortada değil mi?

Fethullah Gülen eğer bir islam alimi ise, müslümanları siyonist israile karşı her türlü vesile ile cihada davet etmesi gerekirken, ne diyor, İsrail otoritesinden izin alarak yardım götürseydiniz israil askerleri sizi öldürmezdi demek istiyor. Daha ne demesi gerekiyor f.gülenin kimin hizmetinde olduğunun anlaşılması için.

Sırtta yumurta küfeleri varsa, müslüman kardeşlerine Allah rızası için yardım götüren müslümanları eleştireceğine biraz da siyonistleri eleştirsin, birazda mihmandarları zalim abd yi eleştirsin ki, yaptıkları zulümlerde biraz azaltmaya gitsinler, ne olur.
Logged
05 Ekim 2010, 09:25:09 ÖS 21
Üye Bilgileri
sancaktar_13
hikmet varoldu
Üye
*

Mesaj Sayısı: 14
Nerden:

Offline
« Yanıtla #21 :»

Günümüzün insanı, Cenab-ı Hakk'ı hoşnud edecek bir cihad yapmak istiyorsa -ki öyle yapması lazımdır- başkalarına hak ve hakikati anlatıp neşretmenin yanı sıra kendisini ve arzularını da kontrol altına alıp, ciddi bir iç murakabeye endekslenmelidir. Yoksa, kendi kendini aldatma ihtimali çok kuvvetlidir. Dolayısıyla da yaptığı şeylerin ne kendine, ne de başkalarına yararı olmayacaktır.

Cihad eri, Allah'ı her şeye tercih edecek şekilde ihlaslı, samimi, yürekten ve gönül insanı olmalıdır. Ancak o zaman, verilen mücadele faydalı ve kalıcı olur. Evet o, başkalarına karşı demagoji yapıp zihinlere faydalı-faydasız bir sürü malumat yığını aktarma yerine, onların kalp ve kafalarına mümkün olduğunca samimiyet, hüsn-ü niyet, içtenlik ve gönül adamı olma şuurunu yerleştirmeye çalışmalıdır.

Cihad, bir iç ve dış fetih dengesidir. Onda hem erme, hem de erdirme söz konusudur. İnsanın özüne ermesi, büyük cihaddır. Başkalarını erdirmesi ise, küçük cihaddır. Bunun biri diğerinden ayrıldığında, cihad cihad olmaktan çıkar. Birinden miskinlik, diğerinden anarşi doğar. Halbuki biz, Muhammedî bir ruhun doğmasını bekliyoruz. Her meselede olduğu gibi bu meselede de, ancak ve ancak Allah Rasulü'ne ittiba ve uymakla mümkün olacaktır.

Ne mutlu onlara ki, kendi kurtuluşları kadar başkalarının kurtuluşları için de yol ararlar. Ve yine ne mutlu onlara ki, başkalarını kurtaralım derken, kendilerini unutmazlar!..

Cihad, kıyamete kadar devam edecektir. Zira biz ne denli insancıl davranırsak davranalım mutlaka küfründe ısrar eden kâfirler bulunacaktır. Onun mevcudiyeti ise, bizim cihadımızın devam etmesi demektir. Biz, herkese Rabbimizi anlatmakla mükellefiz ve dünyaya karşı hem manevî cihad hem de maddî cihadda muvaffak olmak zorundayız. Aksi halde insanca yaşama hak ve imkânlarını kaybederiz.

Bir dönemde atalarımız hep bunun kavgasını verdi. Evet 'salip' onun bu insanlık mefkûresine mani olmak isteyince, o da bu maniayı bertaraf etmenin çaresini güçlü olmada gördü. Ecdadımızın, cihanla kavgasının mânâsı işte buydu. Hâşâ ki, onlar gittikleri yerlere başka bir gaye için gitmiş olsunlar. Ve yine hâşâ ki, onları harekete geçiren saik, ülkeleri istila etme sevdası olsun. Onlar, i'la-yı kelimetullah'ın sevdalısıydılar.. ve tek dertleri cihanın dört bir yanında "Lâ ilâhe illallah" hakikatinin duyurulmasını te'min etmekti. Böylece, yeryüzünde karanlık tek nokta kalmayacak ve her taraf iman ışığı ile aydınlanacaktı. Sanki onlar kendi dönemlerinde birer müezzin idiler. Bulundukları asrın minaresinin başına çıkmış ezan okuyor ve bu şekilde bütün kainata dinlerini ilan ediyorlardı.

Bizde her zaman milletin minaresinin başından, ordu dili ve silahların tarrakalarıyla, âfâk-ı aleme "Lâ ilâhe illallah, Muhammedü'r-Rasulullah"ı haykırma devam edegelmiştir. Bizde istila, bizde tegallüp yoktur. Hz. Fatih'in, Hz. Yavuz'un ve daha nice büyük hükümdarların bir müezzin gibi devlet minaresinin başında, dünyanın karanlık noktalarına, "Allah'tan başka ma'bud yoktur" diye kükremeleri öyle müthiş bir müezzinliktir ki, siz her zaman bu müezzinliğin şahidlerini, Belgrad Ormanlarından Himalaya eteklerine kadar çok geniş bir sahaya yayılmış bulacak; okyanusların mevcelerinin bile bununla dalgalandığını görüp duyacaksınız. Evet, bütün muzlim noktaları aydınlatmak, karanlık yerlere Rasulullah'ın adının ışığını götürmek ve dört bir yanı Kur'ân'ın envarıyla nurlandırmak için cihad, kıyamete kadar devam edecektir. Ve müminler, devletler, milletler arası dengede ümmet-i vasat olmanın hakkını vermek uğruna, maddî cihadı da sonsuza kadar devam ettireceklerdir.

Millet olarak, biz de bu muallâ mevkiyi ihraz etmekle mükellefiz.. hedefimiz sadece ve sadece budur. Zira, Allah bizim için

وَكَذَلِكَ جَعَلْنَاكُمْ أُمَّةً وَسَطًا لِتَكُونُوا شُهَدَاءَ عَلَى النَّاسِ

"Sizi, insanlara şahid olasınız diye ümmet-i vasat kıldım" (Bakara, 2/143) buyurmaktadır. Bunun mânâsı, "sizi devletler arası müracaat mercii, muvazene unsuru ve istikametin şahidi yarattım" demektir. Allah (c.c), bizi âlâ-yı illiyin-i insaniyete, maddî-manevî mükemmeliyete; âdeta Himalayalar'ın zirvesini ihraz etmeye, Hira Dağı'nın başına ulaşmaya, Rasul-i Ekrem'in duyup hissettiklerini paylaşmaya; Allah mevhibesi olan aslımızla, özümüzle bütünleşmeye çağırıyor. Ya o noktaya çıkma azmini yenileyecek ve aynı zamanda yaşama hakkını da kazanmış olacağız, ya da pes himmetlik edip halimizden razı olacak ve esfel-i safilîne sukût edip, ayaklar altındakalacağız.



M.Fethullah Gülen
Logged
05 Ekim 2010, 09:38:54 ÖS 21
Üye Bilgileri
sancaktar_13
hikmet varoldu
Üye
*

Mesaj Sayısı: 14
Nerden:

Offline
« Yanıtla #22 :»

İnsanlık almış başını kinle, nefretle bir yere gidiyor. Herhalde buna "yuvarlanıyor" demek daha uygun olur.. neticenin ne olacağını ve bu gidişin nereye varacağını şimdiden kestirmek oldukça zor. Çok kötümser davranıp âkıbetin cehennem olduğunu söylemek doğru olmasa da, cennet demek de biraz fazla iyimserlik olsa gerek. Sîneler öfkeyle atıyor, gururlar çifteli, düşünceler paramparça ve muhâkemeler de derbeder. Diyalog arayışları fevkalâde sun'î ve çıkar hedefli; tartışma ve münazara meclisleri âdeta birer harp meydanı, birer ateş hattı ve birer vahşi arena.. toplumu değişik kamplara bölmek ve kitleler arası gerilimi artırmak için gerekli her şey var. Tavırlar kaba, ifadeler mütecaviz, yığınlar birbirine karşı müsamahasız. "Vefâ yok, ahde hürmet hiç, emânet lafz-ı bî-medlûl;/Yalan râiç, hıyânet mültezem her yerde, hak meçhûl..." sevinen düşmanlar, ağlayan da milletimiz.

Bu gidişe "dur" demek ve bu yuvarlanışı önlemek için sevgiyle çarpan, müsamaha ile oturup kalkan sînelere ihtiyaç var.. kendini insanlığın dünyevî-uhrevî mutluluğuna adamış "Gözümde ne cennet sevdası, ne cehennem korkusu; milletimin imanını selâmette görürsem cehennemin alevleri içinde yanmaya razıyım" diyebilecek inanmış ve seven sînelere...

Sevgi, insan ruhuna hitap eden sözsüz-kelimesiz evrensel bir lisandır. O, gönülleri büyüleyip kendine çeken, hiç kimsenin hatta en vahşi ruhların bile karşı koyamayıp teslim olduğu sihirli bir güç kaynağıdır.. evet böyle bir güç kaynağıdır ve hiçbir şeyden anlamayan bedevîler bile, onun o yumuşaklardan yumuşak mûnis dilinden mutlaka bir şeyler anlar ve mest olurlar.

Sevgide peygamberâne tesirin güç ve sihiri vardır. O, kendine mahsus beyânıyla benliğimizin enginliklerine yağmaya başlayınca, onunla anlatılmak istenen şeyleri rûhumuzun bütün derinliklerinde duyar ve verilecek mesajı hemen kabullenmeye hazır hâle geliriz.

Gönüller sevgiyle attığı, çehreler samimiyetle tüllendiği ve gözler kendilerini o büyülü tebessümlere saldığı zaman, insan hiçbir şey konuşmasa da, derûnundaki kitabı bütün fasıllarıyla, bâblarıyla muhataplarına intikâl ettirmiş sayılabilir.

Sevginin sesi-soluğu, samimiyet ve sıcaklığın derecesine göre, hemen ekseriyetle hislerimizi coşturur ve bizi itimaddan teslime, teslimden kabule, kabulden güvene yükselterek ruhlarımıza en beliğ hitapların, en meşhur kitapların anlatamayacağı en enfes mânâları fısıldar.

Sevginin müphem nağmeleri gönül yamaçlarında her zaman bir bülbül sesi gibi duyulur ve bir beşik ninnisi safvetiyle bütün benliğimizi sarar.. hem öyle bir sarar ki, onun karşısında sevinçten, neşeden, bir çocuk gibi diz çöküp hıçkıra hıçkıra ağlayasımız gelir.

Sevgi, o sımsıcak anne kucağı gibi havası ve her kapıyı açabilen anahtarlar gibi büyüsüyle, bütün varlığın usâresini ve her türlü ledünnî alâkanın mânâsını gönüllerimize boşaltan bir sihirli musluktur. O saf musluktan akan muhabbet kevserini duyabildiğimiz ölçüde, duygularımız öylesine şahlanır, ruhlarımız o denli heyecanlanır ve köpürür ki, benliğimizin tavanı delinip de göklerin ebedî neşvesine erecekmişiz gibi oluruz.

Gönüller, sevginin dirilten havasını teneffüs ettikleri, sevgi çağlayanlarında arındıkları, sevgiyle sarmaş-dolaş oldukları, sevgi kokladıkları ve sevgi solukladıkları nispette, insan olmadaki engin derinlikleri duyar ve duyurur; sonsuzluğa namzed olmanın sırlarını kavrar ve sevginin derinliğine göre muhabbet ve alâka halkaları, genişleye genişleye topyekün varlığı kaplar; hatta gider tâ sonsuza ulaşır, sonsuzun rengini alır ve her yerde "O'ndan ötürü" deyip çevresine sevgi ve iltifat yağdırırken, her yerde bundan ötürü aranan, sevilen biri haline gelir.

Sevgi, bizden önce de vardı. O insanoğlunu varlığa uyaran ilk nağme ve içinde sallandığı ilk beşiktir. Biz burada, sevgi adına, eski bir perdenin yeni bir şivesini, eski bir nağmenin yeni bir usûlünü, az bir telaffuz farkıyla, basit bir üslup kaydırması yaparak, kin, nefret, iğbirar ve üslup çığırtkanlığını tadil eder mülâhazasıyla bir kere daha mırıldanmak istedik.. kim bilir, bundan sonra da daha niceleri, yeni bir ifade farkı ve yeni bir seslendirme ile ne ateşten nağmeler mırıldanacak, ne yanık türküler söyleyecek ve şehrâyinlerdeki havâî fişekler gibi çevrelerine ışıklar yağdıracak.. ve hep sevgi düşünecek, sevgi konuşacak, sevgiye âşinâ gönüller arayacaklardır.

İnsan, sevginin o "sehl-i mümtenî" büyülü yoluna bir kere giriverse, başkaları için aşılmaz görülen gayzın, nefretin en sarp tepelerini aşar.. önünü kesen kandan-irinden deryaları geçer.. cennet yamaçları gibi bahar iklimlerinde dolaşır, sevgi tüten ruhlarla kucaklaşır.. ömrünü hep kuş yuvaları gibi sımsıcak, anne sîneleri gibi emniyetli bir atmosferde geçirir.. ve insan olmanın bütün avantajlarını yaşar.

İnsanların intikam ve düşmanlığa yenik düştüğü, yığınların boğuşma ve kavgaya sürüklendiği, hakkın, kuvvet karşısında susturulduğu ve kuvveti elinde bulunduranların, kendileri gibi düşünmeyenlere Tiran'lar gibi davrandığı, zalimlerin, gaddarların alkışlandığı, iltifat gördüğü, mazlumların, mağdurların itilip-kakıldığı, itilip-kakılırken de sarsık, ama ümitli bir bekleyiş içinde bulunduğu günümüzde her şeyden evvel ve her şeyden son-ra bir kere daha "sevgi" diyoruz. Diyor ve sevginin hayatımızın ritmini değiştireceğine ve bizi alelâdeliklerden fevkalâdeliklere, basitlikler içinde bocalayıp durmaktan seviyeler üstü seviyeye yükselteceğine inanıyor ve ilk çocukluk dünyamızda duyup-yaşadığımız o dupduru hülyaları bir kere daha yakalayacağımız ümîdini besliyoruz.

Biz, duygu ve düşünce ufkumuzu, sevgi, saygı ve anlayışla donatabildiğimiz ölçüde, zannediyorum çevremiz de farklılaşacak.. eşya ve hadiselerin rengi değişecek.. gerçek insanî değerler ortaya çıkacak.. ve "eşref-i mahlûkât" olmakla elde edilmiş bulunan onca avantaj zebil olup gitmekten kurtulacak.. tarihe malolmuş bütün dînî ve millî güzelliklerimiz dirilip geriye dönecek; hatta gelip bir kere daha bizim olacak.. ve dün yaşadığımız hayatı bugünkü ömrümüzle yeni baştan bir kere daha yaşayacak.. ve zaman üstü en engin lezzet ve hazların hepsini birden duyacağız..

Keşke, iman ve iman içindeki o derin sevgiye ilkler gibi biz de uyanabilseydik.


Sızıntı, Ocak 1995, Cilt 16, Sayı 192
Logged
06 Ekim 2010, 11:02:16 ÖÖ 11
Üye Bilgileri
m.ufukalp
Mehmet Ufukalp
ÜYELİĞİ SİLİNDİ
*

Mesaj Sayısı: 424
Nerden:

Offline
« Yanıtla #23 :»

İnsanların intikam ve düşmanlığa yenik düştüğü, yığınların boğuşma ve kavgaya sürüklendiği, hakkın, kuvvet karşısında susturulduğu ve kuvveti elinde bulunduranların, kendileri gibi düşünmeyenlere Tiran'lar gibi davrandığı, zalimlerin, gaddarların alkışlandığı, iltifat gördüğü, mazlumların, mağdurların itilip-kakıldığı, itilip-kakılırken de sarsık, ama ümitli bir bekleyiş içinde bulunduğu günümüzde her şeyden evvel ve her şeyden son-ra bir kere daha "sevgi" diyoruz. Diyor ve sevginin hayatımızın ritmini değiştireceğine ve bizi alelâdeliklerden fevkalâdeliklere, basitlikler içinde bocalayıp durmaktan seviyeler üstü seviyeye yükselteceğine inanıyor ve ilk çocukluk dünyamızda duyup-yaşadığımız o dupduru hülyaları bir kere daha yakalayacağımız ümîdini besliyoruz.

Ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz kardeşim. Yukarıda f. gülen söylemişte söylemiş. Peki kardeşim, zalimlerin alkışlandığı, mazlumların itilip kakıldığı bir dünyada, zalime ve zulme karşı bir direniş olmadıkça, mazlumlar itilip kakılmaya devam etmez mi?

Zalim mazluma zulm ederken sen sevgiden bahsedersen, herhalde mazlum kendisine zulmeden zalimi sevmesi gerektiğini anlayacak öyle değil mi?

Zalimlerin at oynattığı, kasıp kavurduğu, dünyayı talan ettiği, haksızlık ve gasplara imza attığı bir yerde, mazlumların hakkı alınmadıkça, zalimlerin mazlumlara uzanan elleri kesilmediği müddetçe zulüm devam eder. Böyle bir iklimde, zalimin zulmünü durduracak bir eylem içerisine girilmediği müddetçe sevgiden bahsedilmesi sadece zalimlerin işine yarayacak. Zalimleri yerine oturtacak bir direnişin öğretisini öğrenmeyen mazlumlar sınırı çizilmemiş ucube bir sevgi ile kendisine zulmedeni sevmek zorunda kalacaktır.
Logged
07 Eylül 2011, 09:58:27 ÖÖ 09
Üye Bilgileri
maxpayna
Genel Yönetici
*

Mesaj Sayısı: 3668
Nerden: ankara

WWW Offline
« Yanıtla #24 :»


fetullah gülene kızıyorduk ama beterin beteri varmış...!!!  Huh? Huh? Huh?

zaten adam yerine koymayız da;
da bari konuştuğun lafın iler tutar yanı olsun...!!!
Afro Afro Afro






2:51 saniyedeki cümleye dikkat :

" israile kim atom bombası atarsa gökkubbeyi başına geçiririz"


Logged
07 Eylül 2011, 01:05:04 ÖS 13
Üye Bilgileri
müslümanlardan
Süper Aktif Üye
****
Avatar Yok

Mesaj Sayısı: 900
Nerden:

Offline
« Yanıtla #25 :»

maxpayna bu konuşan harun yahya,müslüman mı...şimdi....ben müslümanım diyor da...
Logged
09 Eylül 2011, 10:11:41 ÖÖ 10
Üye Bilgileri
bbetull
bbetull
Genel Yönetici
*

Mesaj Sayısı: 1500
Nerden:

Offline
« Yanıtla #26 :»

harun yahya gibi insanları normal bir düşünce sistemi içinde değerlendirmeye tabi tutmak bence çok saçma.
müslümandır değildir bizim söyleyeceğimşz br şey değil de akli melekeleri sağlıklı olmayan biri için zaten bu sorular anlamsız olur.
kaale alınmasını anlamıyorum.
dışarıda ki hiç bir insanın haun yahyay islami bir cemaat lideri olarak gördüğüne şahit olmadım.annanem bile ona kırık not dahi vermiyor.bilmiyor ama bu neci diyor Clap


Logged
09 Eylül 2011, 11:27:30 ÖÖ 11
Üye Bilgileri
müslümanlardan
Süper Aktif Üye
****
Avatar Yok

Mesaj Sayısı: 900
Nerden:

Offline
« Yanıtla #27 :»

akli melekleri gelişmemiş diyerek sadece bu tür sapıkların üstü örtülür.

HAKKI VE BATILI AP AÇIK AYIRD EDENE..mürselat süresi 4...

Bu ayetten ne anlıyorsunun....
Logged
Sayfa: 1 [2]   Yukarı git
Cevap Yaz Yeni Konu Haberdar Et
Gitmek istediğiniz yer:  

MySQL ile Güçlendirildi PHP ile Güçlendirildi Powered by SMF 1.1.16 | SMF © 2006, Simple Machines XHTML 1.0 Geçerli! CSS Geçerli!
Bu Sayfa 0.198 Saniyede 19 Sorgu ile Oluşturuldu