ALLAH TAN BAŞKASINDAN YARDIM İSTEMEK

Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.
anasayfa anasayfa giris kayit
  İslami Düşünce Platformu > İSLAMİ BİLGİLER (Bilgi Platformu) > İslami Bilgiler (Moderatör: Yonetim) > ALLAH TAN BAŞKASINDAN YARDIM İSTEMEK
Kullanıcı Adı: Beni Hatirla?
Şifre:

Sayfa: [1]   Aşağı git
Cevap Yaz Yeni Konu Haberdar Et
Gönderen Konu: ALLAH TAN BAŞKASINDAN YARDIM İSTEMEK  (Okunma Sayısı 327 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
29 Kasım 2009, 06:17:06 ÖS 18
Üye Bilgileri
müslümanlardan
Süper Aktif Üye
****
Avatar Yok

Mesaj Sayısı: 802
Nerden:

Offline
« :»

Sevgili Kardeşim! Bir gün Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) çok küçük yaşta olan İbn-i Abbas’a der ki:
“Ey çocuk! Allah’ın sana fayda vereceği kelimeleri sana öğreteyim mi? Sen onları ez¬berle, Allah da seni korusun. Bir şey istedi¬ğinde Allah’tan iste. Birine sığınacağında, Allah’a sığın. Allah’ın dilemediği bir şeye ya¬ratılanların gücünün yetmeyeceğini bil. Za¬fer, sabırla birliktedir. Her üzüntüyle birlikte bir sevinç, her zorlukla birlikte bir kolaylık vardır.”
Dikkat edersen bu alemlere rahmet ola¬rak gönderilen Rasulullah’ın küçücük bir ço¬cuğa öğretisidir.
“Bir şey istediğinde Allah’tan iste. Birine sığınacağında, Allah’a sığın.”
Bil ki, güç, kuvvet ve kudret sadece Al¬lah’a aittir. Bundan dolayı üzerimizden bir zararı gidermeye, bir sıkıntıyı yok etmeye ancak Allah (Subhanehu ve Tealâ) kadirdir. Ve aynı şekilde bize menfaat vermeye, iyilik do¬kundurmaya da Allah (Subhanehu ve Tealâ) kadirdir. O şöyle buyurur:
“Eğer Allah sana bir zarar dokundurursa yine O’ndan başka onu giderecek yoktur. Eğer sana bir hayır dokunduracak olursa işte O her şeye gücü yetendir.” (6, En’am/17)
“Allah’tan başka sana faydası da olmayan, zarar da veremeyen şeylere de ibadet etme. Eğer böyle yaparsan, o takdirde şüphesiz ki sen, za¬limlerden olursun.” (10 Yunus/106)
“Allah sana bir sıkıntı dokundurursa, onu O’ndan başka hiçbir kimse gideremez. Sana bir hayır dilerse, O’nun lütfunu geri çevirecek hiçbir kimse yoktur. O, bunu kullarından dilediğine eriştirir. O, mağfiret edendir, rahmet eden¬dir.”(10 Yunus/107)
Bunlar gibi birçok ayet-i kerime, mah¬lûklardan yardım isteme ve onlara dua et¬menin ibadet olduğunu açıklamaktadır. Za¬rar da fayda da ancak Allah’tandır, O’nun ortağı yoktur. Dilediğine bir musibet gönde¬rir, dilediğine göndermez. Onun emri ve ira¬desine kimse karşı koyamaz.
Tüm bu ayetler fayda ve zararın sadece Allah’ın elinde olduğunu, Allah’tan başka hiçbir kimsenin fayda veremeyeceğini ve bir zararı da gideremeyeceğini, böyle bir yetki¬nin sadece yerlerin ve göklerin Rabb’inin elinde olduğunu bildirmektedir. Ancak ne yazık ki bu açık ayetlere rağmen günümüzde insanlar kendileri gibi insanlara yönelmekte, şeyh, veli, evliya gördükleri kimselere dua etmekte, onlardan yardım istemekte, ölmüş kimselerin kabirlerine giderek sıkıntılarının yok olmasını ölülerden beklemekte, Allah dostu zannettikleri kimselere rabıta adı al¬tında yönelerek onlardan fayda beklemekte¬dirler. Ancak bütün bunlar Allah’ın indirdiği dinde şirk olan fiillerdendir. Her kim ki bir ihtiyacının giderilmesi, bir sıkıntısının yok olması için Allah’tan gayrısına yönelir, mut¬lak olarak ondan medet dilerse Allah’a ait olan bir hakkı Allah’tan almış, kendisi gibi bir kula vermiştir ki, işte bu müşrikliğin ta kendisidir.
Allahu Tealâ’dan başkasının güç yetire¬meyeceği bir konuda yaratılanlardan yardım istemek, kendisinden yardım istenen varlı¬ğın, zararı kaldırabileceğine veya fayda vere¬bileceğine güç yetirdiğine inanmayı içer¬mektedir. Dolayısıyla kişi, zarar ve fayda verme sıfatını Allahu Tealâ’dan başkasına nisbet etmiş olur. Halbuki zarar ve fayda verme, sadece Allah’a ait olan hususiyetler¬dendir.
Veya kişi, kendisinden yardım istediği varlığın, kendisini Allah’a yaklaştıracak bir konumunun olduğuna inanmasından dolayı bunu yapmış olabilir. O varlığı, bir şefaatçı ve vasıta olarak kabul eder. Bu ise, küfür ve şirkin ta kendisidir. 
Sevgili kardeşim! Bil ki dua, ibadet çeşit¬lerinden birisidir. Resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) “Dua ibadettir” diye buyur¬muştur.  Yine kendisine hangi ibadetin daha üstün olduğu sorulduğunda “Kişinin kendisi
« Son Düzenleme: 29 Kasım 2009, 06:18:10 ÖS 18 Gönderen: müslümanlardan » Logged
29 Kasım 2009, 06:19:03 ÖS 18
Üye Bilgileri
müslümanlardan
Süper Aktif Üye
****
Avatar Yok

Mesaj Sayısı: 802
Nerden:

Offline
« Yanıtla #1 :»

için dua etmesidir” demiştir. Kişinin kendisi için yaptığı dua ibadettir. Üstelik ibadet ismi ve anlamına giren şeylerin en özel ve en üs¬tünüdür.
Şeyh Süleyman bin Abdullah Alu’ş-Şeyh şöyle der: “Bundan anlaşılmaktadır ki dua, ibadetlerden bir ibadettir ve hatta Allahu Tealâ katında en sevilenidir. Eğer duada or¬tak kılma şirk değilse, o zaman yeryüzünde de şirk yoktur. Eğer yeryüzünde şirk varsa, o zaman duada şirk bulunması, diğer ibadet¬lerde şirkin bulunmasından daha öncelikli¬dir. Bununla birlikte dua da koşulan şirk, Resulullah’ın kendilerine gönderilmiş ol¬duğu müşrikler arasındaki en büyük şirk türü idi. Onlar peygamberlere, salihlere ve meleklere dua ederler ve kendilerine Allah katında şefaat etmeleri için onlara ibadet ederlerdi. Bu nedenle, musibet anında Al¬lah’a yönelirler ve ortak koştuklarını unu¬turlardı. Öyle ki şöyle bir rivayet aktarılır: Onlardan bir grub, denizde bir musibetle karşılaştı. Bunun üzerine gemide bulunan putları denize attılar şöyle demeye başladı¬lar: “Ey Allah, Ey Allah (bizi kurtar).” Çünkü edinmiş oldukları sahte ilahlarının zararı gi¬deremeyeceğini ve zorda kalana icabet ede¬meyeceğini bilmekteydiler...
Bil ki! Âlimler, duanın çeşitlerinden her¬hangi birisi ile –ibadet duası ve istek duası- Allah’tan başkasına yönelen kişinin, “Al¬lah’tan başka ilah yoktur, Muhammed, Al¬lah’ın Resulüdür” dese, namaz kılıp, oruç tutsa dahi müşrik olduğu konusunda icma etmişlerdir. Zira İslam, her iki şehadeti de ikrar etmekle birlikte, Allah’tan başkasına ibadet edilmemesini şart koşmuştur. Kim her iki şehadeti söyler ve Allah’tan başkasına ibadet ederse, her iki şehadeti de hakiki ola¬rak yerine getirmiş olmaz. Onların iki şehadeti ikrar etmeleri, şirk koştukları halde Allah’tan başka ilah olmadığını ikrar eden Yahudilerin durumuna benzer. Manası ile amel ve itikad edilmediği sürece mücerred olarak iki şehadetin teleffuz edilmesi, İs¬lam’da yeterli değildir. Bu konuda icma bu¬lunmaktadır.”
O halde bundan sonra senin üzerine sa¬dece ama sadece Allah’tan yardım istemen, O’ndan medet umman, O’na dua etmen ve bu gibi şeylerde asla ama asla Allah’tan baş¬kasına yönelmemendir. Zerre kadar dahi olsa Allah’tan başkasına yönelmen, sadece Allah’ın güç yetirebileceği hususlarda veli, alim, Allah dostu zannettiğin bir mahluktan medet beklemen senin bütün amellerini iptal edecek, seni müşriklerin safına katacaktır. Allah böyle bir sondan seni ve bizleri koru¬sun.
« Son Düzenleme: 29 Kasım 2009, 06:19:34 ÖS 18 Gönderen: müslümanlardan » Logged
29 Kasım 2009, 06:21:28 ÖS 18
Üye Bilgileri
müslümanlardan
Süper Aktif Üye
****
Avatar Yok

Mesaj Sayısı: 802
Nerden:

Offline
« Yanıtla #2 :»

Son Söz
Sevgili Kardeşim! Bu sana senden hiçbir ücret istenmeksizin yapılan samimi bir çağ¬rıdır. Bizim üzerimize ise açık bir duyu¬rudan başka düşen bir görev yoktur. Sana düşen bu yazdıklarımı iyice okuman, anla¬maya ve id¬rak etmeye çalışman ve daha sonra her işi bir kenara bırakarak yazdıkla¬rımın doğrulu¬ğunu araştırmandır. Belki burada saydığım müşrik yapan amellerden birçoğunu yıllarca kendini Müslüman olarak isimlendirmene karşın yapıyordun. Ve bunları okuduktan sonra senin için iki seçenek kalıyor. Ya söy¬lediklerime hiç değer vermez ve bu kitapçığı bir kenara atarsın ya da söylediklerimin üze¬rinde düşünür, anlamaya çalışır, hemen Al¬lah’ın kitabına, Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem)’in hadislerine müracaat ederek sana anlattıklarımın doğruluğunu araştırır¬sın. Ancak şunu aklından çıkarmamanı na¬sihat ederim.
Eğer burada yazdıkların gerçekten hak ise ve sen bu fiilleri bizzat işliyorsan emin ol ki, bu dünyada yaptığın hiçbir hayır sana ahret gününde fayda vermeyecektir. Zira daha önce de söylediğim gibi şirk ameli, bütün ibadetleri ve hayır amellerini iptal eden büyük bir suçtur. Bu yüzden önce bu güne kadar Allah’ın kitabından ve Rasulullah’ın sünnetinden kaynaklanmayan bütün sözleri bir kenara bırakarak söyledik¬lerime kulak ver ve sana anlatılan bu haki¬katleri direkt ilk kaynağından öğrenmeye çalış. İnanıyorum ki selim bir kalple Allah’ın kitabına yöneldiğin zaman, Allah (Subhanehu ve Tealâ) senden hidayetini esirgemeyecektir. Zira Allah (Subhanehu ve Tealâ) kullarına zulmedici değildir. Ancak kalbini selim tut¬maz, önyargı ve kuşkularla Allah’ın indirdiği vahye yönelmeye çalışırsan ondan hayırlı bir rızık elde etmen mümkün olmayacaktır. Al¬lah seni ve bizleri şeytanın şerrinden muha¬faza buyursun.
Ve son olarak bu senden hiçbir karşılık beklemeksizin sana nasihat etmeyi görev bi¬len bu kardeşine de dua etmeyi ihmal etme.
Hiç şüphesiz başında ve sonunda hamd Alemlerin rabbime özgüdür. 

BU YAZILAR.EBU SEHRAN ES SURİ NİN MÜŞRİK YAPAN AMELLER KİTABINDAN ALINTIDIR....
« Son Düzenleme: 29 Kasım 2009, 06:24:58 ÖS 18 Gönderen: müslümanlardan » Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
Cevap Yaz Yeni Konu Haberdar Et
Gitmek istediğiniz yer:  

MySQL ile Güçlendirildi PHP ile Güçlendirildi Powered by SMF 1.1.15 | SMF © 2006, Simple Machines XHTML 1.0 Geçerli! CSS Geçerli!
Bu Sayfa 0.107 Saniyede 19 Sorgu ile Oluşturuldu