TAĞUTLARA HÜKÜM KOYMA VE YASAMA YETKİSİ VERMEK

Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.
anasayfa anasayfa giris kayit
  İslami Düşünce Platformu > İSLAMİ BİLGİLER (Bilgi Platformu) > İslami Bilgiler (Moderatör: Yonetim) > TAĞUTLARA HÜKÜM KOYMA VE YASAMA YETKİSİ VERMEK
Kullanıcı Adı: Beni Hatirla?
Şifre:

Sayfa: [1]   Aşağı git
Cevap Yaz Yeni Konu Haberdar Et
Gönderen Konu: TAĞUTLARA HÜKÜM KOYMA VE YASAMA YETKİSİ VERMEK  (Okunma Sayısı 212 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
29 Kasım 2009, 06:10:38 ÖS 18
Üye Bilgileri
müslümanlardan
Süper Aktif Üye
****
Avatar Yok

Mesaj Sayısı: 900
Nerden:

Offline
« :»

Sevgili Kardeşim! Geçen satırlarda sen öğrendin ki, Allah’a ait olan bir hakkın Al¬lah’tan gaspedilmesi, kullara verilmesi kişiyi müşrik yapan amellerdendi. Ve yine öğren¬din ki, teşri, yasama, hakimiyet hakkı sadece ama sadece Allah’ındır. Her kim ki bu hakkı kendi üzerinde görürse, ilahlık ve rablik id¬diasında ait olan bu hakkı Allah’tan başkalarına tahsis ederse Allah’a şirk koşmuştur ve müşriklerden ol¬muştur.
Bilindiği üzere yıllardır bu ülke de belirli zaman ara¬lıklarında parlamentoya vekil ta¬yin etmek için seçimler ya¬pılmakta, insanlar hafta sonu bir Pazar günü koşarak sandık başlarına gitmekte ve her hangi bir partiye oy vermekte ya da hiçbir partiye oy verme¬den boş oy atmaktadırlar. Belirli bir oy ora¬nına sahip olan partilerin milletvekilleri de¬mokrasinin ibadet yeri olan parlamentoya girerek bir müddet orada çı¬kardıkları kanun ve yasalarla tüm ülkeyi yönetmeye çalış¬maktadırlar. Görevde kaldıkları sürece bir çok kanun ve yasa çıkarmakta, çıkardıkları bu kanun ve yasalarla insanları yö¬netmekte¬dirler.
Ey kardeşim bil ki! İster her hangi bir partiye oy ver¬mek suretiyle olsun, isterse de boş oy kullanmak suretiyle ol¬sun bugün ya¬şadığımız şu ülkede belirli aralıklarla yapılan demokratik seçimlere katılarak oy kullan¬mak apaçık bir şe¬kilde Allah’a şirk koşmanın ve müşrikliğin kendisidir.
Bil ki bugün demokrasinin parlamentola¬rında kanun ve hüküm çıkaran, yasa koyan, hü¬küm vaaz eden bütün parlamenterler bi¬rer tağut konumun¬dadırlar. Bu yüzden sana emredilen tağutu inkar etmendir. Yoksa kendin için belirli seçim dönemlerinde yeni yeni tağutlar seçmen, Allahu Tealâ tarafın¬dan sana emredilme¬miştir. Sana tağutları reddetmen, inkar etmen ve onları tanı¬ma¬man emredilmiştir. Bu emre rağmen her üçbeş yılda bir kendine yeni tağutlar seçmek üzere demokratik sistemin ön¬gördüğü bir şekilde seçimlere katılman, işte Allah’ı inkar ede¬rek tağutlara iman etmenin en açık gös¬tergesidir.
Diğer taraftan bu seçimlere katılmak hükmetme, yö¬netme ve idare etme yetkisini Allah’tan başkasına yani millet¬vekillerine vermek olduğu için sahibini İslam dininden çıka¬ran bir ameldir.
Bil ki; İslam’da yönetme, idare etme, ka¬nun ve yasa çı¬karma hakkı ancak Allahu Tealâ’ya aittir. Allah’tan başka hiç¬bir kimse¬nin, insanların yaşamlarına dair kanun ve hüküm çıkarma yetkisi yoktur. İnsanı Allahu Tealâ yaratmıştır ve in¬sanoğlunun uyması gereken kuralları ancak O belirleyecektir.
“Hüküm ancak Allah’a aittir. O, kendisinden başka hiçbir şeye tapmamanızı emretmiştir. İşte en doğru din bu¬dur. Fakat insanların çoğu bil¬mezler.” (12, Yusuf /40)
“Hüküm ancak Allah’ındır. Ben ona tevekkül ettim. Tevekkül edenler de yalnız ona tevekkül etsinler” (12, Yu¬suf/67)
Hüküm ancak Allah’ındır. Allahu Tealâ bizleri yaratmış ve uymamız gereken kural¬ları resulleri vasıtasıyla bizlere bil¬dirmiştir. Ve son Resul Muhammed (sallallahu aleyhi ve sellem) aracılığı ile de uymamız gereken emirlerini, kaçın¬mamız gereken yasaklarını ve bu yasaklara uymayanlara karşı uygulan¬ması gereken cezai müeyyidelerini çok açık bir şe¬kilde bizlere bildirmiştir. içki içmeyi, faizi, zina etmeyi, kumar oyna¬mayı, yetimlerin mallarını haksız bir şe¬kilde yemeyi bizlere yasaklamıştır. Ve bu yasak¬lara uymayan kimselere de dünya da uygu¬lanmak üzere belirli cezalar tayin etmiştir. Hırsızlık yapanın elini kesmek, zina eden kimseye bekar ise yüz değnek vurulması, evli ise recmedilmesi Allahu Tealâ’nın koymuş olduğu bu cezalardan birer örneklerdir.
Bilindiği üzere bugün yaşadığımız bu ül¬kede insanların seçmiş olduğu vekiller vası¬tasıyla Allah’ın emir ve yasakları bütünüyle bir kenara atılmış ve yine Allah’ın suçlular için ön¬gördüğü dünyevî cezalar hiçe sayıl¬mıştır. Bunun en çarpıcı örneğini bizler bu¬gün türban meselesinde görmekteyiz. Zira Allahu Teala kadınlara örtünmelerini emre¬derken, bugün bu emir görmezden gelinerek yasaklanmıştır. Allahu Tealâ içki içilmesini, kumar oynanmasını, faizle alış verişte bu¬lunmayı haram kılarken bugün bu yasakla¬rın hepsi bir kenara itilmiş ve serbest bıra¬kılmıştır. Allahu Tealâ’nın suçlular için ön¬gör¬düğü cezalar hiçe sayılmış, demokrasinin ibadethaneleri olan parlamentoda çıkarılan kanunlarla suçlular için yeni yeni ce¬zalar be¬lirlenmiştir. Allahu Tealâ hırsızın elinin ke¬silmesini isterken, bugün hırsızlar için belirli sürede hapis cezaları ön¬görülmektedir. Ve bunun gibi sayamayacağımız nice şeyler bu parlamentolarda yapılmaktadır.
Ey Kardeşim! Allah sana ve bizlere rah¬met etsin. Bizleri dininden ayırmasın ve kendisine şirk koşmaktan bizleri sa¬kındırsın. İşte tüm bu cinayetler, tüm bu suçlar senin belirli zamanlarda sandık başına giderek oy atman suretiyle idareye sahip olan vekiller eliyle işlenmektedir. Ve sen bu suçları işle¬ye¬ceklerini
Burada örnek vermek gerekirse Allahu Tealâ bizlere belirli vakitlerde yine belirli rekatlerde namaz kılmamızı, Ramazan ayında oruç tutmamızı ve bunun gibi daha bir çok ameli emretmiştir. Yine Allahu Tealâ işle¬ye¬ceklerini bildiğin halde onlara oy atmak su¬retiyle suçla¬rında onlarla ortak olmaktasın.
Yukarıda da söylediğimiz gibi hüküm koyma, kanun çı¬karma, suç ve ceza belirleme yetkisi sadece ama sadece Al¬lah’a ait iken, sen bu yetkiyi Allah’tan alıp insanlara ver¬mek¬tesin. Sandık başına giderek oy kullan¬mak suretiyle adeta şöyle haykırmaktasın:
“Ey şu partinin adayları! Ben sizi, bizleri yönetmeniz için vekil tayin ediyorum. Sizler ülke yönetiminde söz sahibi olarak kendi çı¬kardığınız kanun ve yasalarla bizleri en iyi şe¬kilde yönetin. Bizler için uymamız gereken kanunlar çıkarın, yasaklar belirleyin ve sizin belirlediğiniz yasaklara uymayan¬lar içinde cezai müeyyideler tayin ederek onları in¬sanlar üze¬rinde uygulayın.”
İşte ey okuyucu! Senin bu fiilinin Allah’ın kitabında tek bir karşılığı vardır, o da Allah’a ortak koşmaktır ve müşrik¬liktir. Ve böyle bir amelden, böyle bir fiilden tevbe ederek uzak kalmadığın sürece yerin ebedi cehennem olacaktır. Böyle bir sondan Allah’a sığınırız.
« Son Düzenleme: 29 Kasım 2009, 06:13:11 ÖS 18 Gönderen: müslümanlardan » Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
Cevap Yaz Yeni Konu Haberdar Et
Gitmek istediğiniz yer:  

MySQL ile Güçlendirildi PHP ile Güçlendirildi Powered by SMF 1.1.16 | SMF © 2006, Simple Machines XHTML 1.0 Geçerli! CSS Geçerli!
Bu Sayfa 0.058 Saniyede 19 Sorgu ile Oluşturuldu