İNSANI ŞİRKE DÜŞÜREN VE MÜŞRİK DURUMUNA DÜŞÜREN AMELLER

Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.
anasayfa anasayfa giris kayit
  İslami Düşünce Platformu > İSLAMİ BİLGİLER (Bilgi Platformu) > İslami Bilgiler (Moderatör: Yonetim) > İNSANI ŞİRKE DÜŞÜREN VE MÜŞRİK DURUMUNA DÜŞÜREN AMELLER
Kullanıcı Adı: Beni Hatirla?
Şifre:

Sayfa: [1]   Aşağı git
Cevap Yaz Yeni Konu Haberdar Et
Gönderen Konu: İNSANI ŞİRKE DÜŞÜREN VE MÜŞRİK DURUMUNA DÜŞÜREN AMELLER  (Okunma Sayısı 348 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
29 Kasım 2009, 05:45:17 ÖS 17
Üye Bilgileri
müslümanlardan
Süper Aktif Üye
****
Avatar Yok

Mesaj Sayısı: 802
Nerden:

Offline
« :»

ŞİRKE DÜŞÜREN AMELLER
1- Allah’ın Şeriatini Değiştirmek
Sevgili kardeşim! Şeriat kelimesinin söz¬lükte anlamı gidilen yol demektir. Kur’ani bir terim olarak ise Allah (Subhanehu ve Tealâ)’nın kulları için koyduğu kanunlar de¬mektir. Bütün emirler, yasaklar ve aynı şe¬kilde Allah (Subhanehu ve Tealâ) suçlular için öngördüğü cezalara şeriat denir. Örneğin namaz, oruç, zekat, hac gibi emirlerin hepsi Allah’ın birer şeriatidirler. Yine içki içme¬mek, zinaya yaklaşmamak, faiz yememek gibi bütün yasaklarda Allah’ın şeriatidirler. Aynı şekilde bu yasakları işleyenlere dair Allah’ın koymuş olduğu cezalarda O’nun bir şeriatidir. Örneğin hırsızın elinin kesilmesi, zina eden kişinin bekar ise yüz değnekle evli
« Son Düzenleme: 29 Kasım 2009, 05:45:54 ÖS 17 Gönderen: müslümanlardan » Logged
29 Kasım 2009, 05:46:16 ÖS 17
Üye Bilgileri
müslümanlardan
Süper Aktif Üye
****
Avatar Yok

Mesaj Sayısı: 802
Nerden:

Offline
« Yanıtla #1 :»

ise taşlanarak öldürülmek suretiyle cezalan¬dırılması Allah’ın birer şeriatidirler.
Allah’ın indirdiği şeriati değiştirmek Al¬lah’a karşı açık bir düşmanlıktır. Böyle bir amel kişiyi dinden çıkaran en büyük şirkler¬dendir. Kim Allah’ın şeriatini değiştirir ye¬rine başka şeriatler koyarsa bu kimse diliyle defalarca Müslüman olduğunu iddia etse de kendisi apaçık müşriklerden olur. Aynı şe¬kilde böyle bir amelde bulunan kişi açık bir şekilde ilahlık ve rablik iddiasında bulun¬muştur. Zira şeriat koymak, yani insanlar için emir ve yasaklar belirlemek, yasaklara uymayanlara cezalar vermek sadece Allah (Subhanehu ve Tealâ)’ya hastır.
Allah (Subhanehu ve Tealâ) insanoğlunu bizzat kendisi yarattığı için onu en iyi tanı¬yan da yine Allahu Tealâ’dır.
Logged
29 Kasım 2009, 05:47:54 ÖS 17
Üye Bilgileri
müslümanlardan
Süper Aktif Üye
****
Avatar Yok

Mesaj Sayısı: 802
Nerden:

Offline
« Yanıtla #2 :»

Yaratan hiç bilmez mi? O en gizli şeyleri bi¬lir, Her şeyden hakkı ile haberdardır." (67 Mülk/14)
İnsanoğlunu Allah (Subhanehu ve Tealâ) yaratmıştır ve insanın yaşamına dair emirler ve yasaklar koyma hakkı da sadece Allah (Subhanehu ve Tealâ)’ya aittir. Allah (Subhanehu ve Tealâ) şöyle buyurmaktadır:
“...Hüküm ancak Allah'a aittir. O, size, kendi¬sinden başka¬sına ibadet etmemenizi emretti. İşte dosdoğru din bu¬dur. Fakat in¬sanların çoğu bunu bilmezler.” (12 Yusuf /40)
Gördüğün üzere bu ayet hüküm koyma yetkisini sadece Allah’a has kılmaktadır. Sa¬dece Allah emir ve yasak koyabilir. Sadece Allah (Subhanehu ve Tealâ) cezalar öngörebi¬lir. Allah’tan başka bu hakka sahip olan ne bir insan ne de bir cin vardır. Her kim ki böyle bir hakka kendisinin de sahip oldu¬ğunu
Logged
29 Kasım 2009, 05:48:40 ÖS 17
Üye Bilgileri
müslümanlardan
Süper Aktif Üye
****
Avatar Yok

Mesaj Sayısı: 802
Nerden:

Offline
« Yanıtla #3 :»

 iddia ederse Allah’a ait en belirgin hakkı Allah’tan çalmaya kalkışmış, O’na şirk koşmuş olur.
Tarihte, Allah’a ait bu hakkı gasbedenler elbette olmuştur. Bunların en canlı örneği hepimizin bildiği Firavundur. Allah (Subhanehu ve Tealâ)’nın bidirdiğine göre Fi¬ravun şöyle demiştir:
“Firavun, Ey ileri gelenler! Sizin için benden başka bir ilah tanımıyorum (dedi).” (28, Kasas/38)
“(Firavun) Derhal (adamlarını) topladı ve (onlara) bağırdı: Ben, sizin en yüce Rabb’inizim! dedi.” (79, Naziat/23-24)
Gördüğün üzere Firavun ilk ayette ilahlık iddiasında bulunmuş ikinci ayette ise kendi¬sini apaçık bir şekilde “Rab” olarak isimlen¬dirmiştir. Ancak burada senin zihninde he¬men yanlış bir düşünce uyanıp Firavunun bu
« Son Düzenleme: 29 Kasım 2009, 05:52:20 ÖS 17 Gönderen: müslümanlardan » Logged
29 Kasım 2009, 05:50:11 ÖS 17
Üye Bilgileri
müslümanlardan
Süper Aktif Üye
****
Avatar Yok

Mesaj Sayısı: 802
Nerden:

Offline
« Yanıtla #4 :»

iddiasını “Gökleri, yeryüzünü yaratmak, gökten su indirmek, o su ile yeryüzünden bitkiler çıkarmak” şeklinde algılamamalısın. Zira tarihte hiç kimse böyle komik iddialarda bulunmamıştır. Buna karşılık Firavun’un id¬diası tüm İslam alimlerinin kitaplarında da dile getirdikleri gibi şu şekildedir:
“Benden başka hiç kimse emir ve yasak koyamaz. İnsanların yaşamlarına dair bütün emir ve yasakları ben belirlerim. Eğer benim belirlediğim kanunlara uymazlarsa onlara verilecek cezaları da en iyi bir şekilde ben belirlerim. Tüm emirler, yasaklar, cezai ka¬nunların çıkış noktası benim. Benden başka bu yetkiye sahip olan kimse yoktur.”
Evet kardeşim… Tüm İslam alimleri Fira¬vunun ilahlık ve rablik iddiasını bu şekilde değerlendirmişlerdir. Bundan dolayı günü¬müzde de Allah’ın indirdiği hükümlere itibar etmeyip, kanun ve yasa koyanlar, cezai mü¬eyyideleri belirleyenler tıpkı Firavun gibi ilahlık ve rablik iddia etmişler ve Allah’a karşı şirk koşmuşlardır.
Firavunun söylediği bu cümlenin ben¬zerleri günümüzde şu şekilde dillerde do¬laşmaktadır:
 “Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir.”
“Kanun koyma yetkisi sadece seçilmiş milletvekillerine aittir.”
“Egemenlik milletindir. Herkes ona ram olmalı.”
“Hiçbir güç meclisin üzerinde olamaz.”
“Meclis iradesini vesayet altına alacak hiçbir güç yoktur.”
İşte tüm bu sözler açık bir şekilde kişinin kendisini ya da parlamento, meclis gibi başka bir iradeyi Allah’tan başka rab edin¬mesi
Logged
29 Kasım 2009, 05:51:13 ÖS 17
Üye Bilgileri
müslümanlardan
Süper Aktif Üye
****
Avatar Yok

Mesaj Sayısı: 802
Nerden:

Offline
« Yanıtla #5 :»

 Allah ile beraber ilah edinmesidir. Kişi bu sözleri dilinden sarfetmekle beraber bu¬nun üstüne bir de bizzat bu cümlelerde ol¬duğu gibi kendisini yetki sahibi, hüküm sa¬hibi, kanun ve yasa çıkarmada yetkili merci kabul ediyorsa işte bu tam anlamıyla Fira¬vun iddiasının aynısıdır. Böyle iddialarda bulunan insanlar Firavun gibi azmış, haddi aşmış ve dinden çıkmışlardır.
Konuyu daha iyi anlaman için günümüz açısından somutlaştırmanın faydalı olacağını düşünüyorum. Bugün yeryüzünde birçok devlet vardır. Ve bu devletlerin hemen he¬men hepsinde Allah’ın şeriati, Allah’ın emir ve yasakları, Allah’ın koyduğu cezai müeyyedeler kaldırılmıştır. Yerine insanlar parlamento dedikleri meclislerinde yeni ya¬salar, emirler, yasaklar ve cezai müeyyideler koymuşlardır. Örneğin içki içmeyi, zina et¬meyi, faiz yemeyi serbest bırakmışlar, Al¬lah’ın emirlerini yasaklamışlar, Allah’ı kızdı¬racak suçlar işleyenlere ise Allah’ın öngör¬düğü cezaları vermemişlerdir. Allah’ı kızdı¬ran birçok amel bu ülkelerin parlamentola¬rında çıkarılan kanunlarla serbest bırakıl¬mıştır. Şayet herhangi bir suça ceza verilmek istendiğinde de verilecek bu cezayı Allah be¬lirlememiş bilakis kendileri belirlemişlerdir. Örneğin Allah (Subhanehu ve Tealâ) kasten adam öldüren kimsenin öldürülmesi gerek¬tiğini emretmiş ancak onlar Allah’ın bu ko¬nudaki şeriatini değiştirerek başka cezalar vermişlerdir. Aynı şekilde Allah (Subhanehu ve Tealâ) hırsızın elinin kesilmesini emretmiş ancak bu devletlerin yöneticileri bunu da de¬ğiştirerek hırsızlara başka başka cezalar vermişlerdir.
« Son Düzenleme: 29 Kasım 2009, 05:52:49 ÖS 17 Gönderen: müslümanlardan » Logged
29 Kasım 2009, 05:51:58 ÖS 17
Üye Bilgileri
müslümanlardan
Süper Aktif Üye
****
Avatar Yok

Mesaj Sayısı: 802
Nerden:

Offline
« Yanıtla #6 :»

Bilmelisin ki “Akşam namazının farzı üç rekat değil 7 rekattır” diyen kimse nasıl açık bir şekilde müşrik olursa aynı şekilde “Hır¬sıza ancak 2 yıl ceza verilebilir” diyen de açık bir şekilde müşrik olmuştur. Bir de koyduğu bu kuralı insanlara zorla dayatan, yönettiği ülkenin bütün insanlarına kendi koyduğu hükümleri uygulayan, insanları yönetmek için yeni anayasalar hazırlayanlar Allah’a en belirgin sıfatında şirk koşmuşlardır.
Sonuç olarak günümüzde Allah’ın şeriati dünyanın birçok ülkesinde değiştirilmiş ye¬rine parlamentolarda çıkarılan anayasalar getirilmiştir. Bu anayasaları hazırlamak, uy¬gulamak, onaylamak, destelemek açık bir şekilde kişiyi müşrik yapan amellerdendir. Konuya dair aslen söylenebilecek söz çoktur. Ancak şimdilik bununla yetiniyor ve bir di¬ğer başlığa geçiyorum.
Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
Cevap Yaz Yeni Konu Haberdar Et
Gitmek istediğiniz yer:  

MySQL ile Güçlendirildi PHP ile Güçlendirildi Powered by SMF 1.1.15 | SMF © 2006, Simple Machines XHTML 1.0 Geçerli! CSS Geçerli!
Bu Sayfa 0.07 Saniyede 19 Sorgu ile Oluşturuldu