MUHAMMED S.A.V DOĞUMU

Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.
anasayfa anasayfa giris kayit
  İslami Düşünce Platformu > PEYGAMBERLER ve Örnek Şahsiyetler (Bilgi Platformu) > Peygamber Efendimiz S.A.V (Moderatör: Yonetim) > MUHAMMED S.A.V DOĞUMU
Kullanıcı Adı: Beni Hatirla?
Şifre:

Sayfa: [1]   Aşağı git
Cevap Yaz Yeni Konu Haberdar Et
Gönderen Konu: MUHAMMED S.A.V DOĞUMU  (Okunma Sayısı 612 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
05 Ağustos 2009, 08:15:13 ÖS 20
Üye Bilgileri
iktibas
Daimi Üye
**
Avatar Yok

Mesaj Sayısı: 174
Nerden:

Offline
« :»

aminenin hamileliği gelişe gelişe günün birindeded her kadın gibi doğurdu.doğurunca bir erkek çocuk olduğunu,kabe civarında bulunan abdulmuttalibe bildirdi.ihtiyar büyük baba oğlu abdullahı anarak onun bir oğlu olmasından derin bir haz duydu vegelininin yanına koşarak torununu kollarının arasına aldı.yeni çocuğu kabeye götürerek ona isim olarak muhammed verdi.bu isim arablar içinde pek tanınmış değildi.fakat meçhulde değildi.büyük baba torununu anasına vererek,onunla birlikte arab geleneği gereği sad oğullareına mensup bir sütnine beklemeye başladılar.
**************************************************************************************************************************************************************************************************************************************<o:p></o:p>
muhammedin doğduğu yıl uzerinde ihtilaf edilmiştir.ekseri onun fil yılında doğduğuna inanıyorlar ki buda onunmiladın 570.yılına rastlar.ibni abbas onun fillerin tarumar olduğu zamanda doğduğunu söyler.onun fil vakaasından 15 yıl önce doğduğunu söyleyenler olduğu gibi fil yılından birkaçgün,birkaç haffta hatta birkaçyılönce doğduğunu söyleyenlerde vardır.bu konuda ihtilaf hayli geniştir.çünkü onun fil yılından 30 yıl sonra doğduğunu söyleyenlerde çıkmıştır hatta 70 yıla vardıranlarda vardır.
**************************************************************************************************************************************************************************************************************************************<o:p></o:p>
onun doğduğu ay üzerinde ihtilaf vardır.fakat ewkseriyet rebiulevvel ayında doğduğunu söylerler.onun muharrem ayında kımısı sefer ayında ve receb ayında söyleyenlerde vardır.ramazan ayındada doğduğunu söyleyenlerde vardır.
onun doğduğu gün arasındada ihtilaf vardır.onun için rebiulevvelin ikinci gecesinde ,sekizinci gecesinde,dokuzuncu gecesindedoğduğunu söyleyenlerde oluyor.ekseriyet onun pazartesi doğduğunu söyler.ibni ishak ve diğerleri bu görüştedir

                                                      MUHAMMED HEYKEL

                                                      AÇIKLAMA

muhammed s.a.v.in doğduğu yıl,ay,ve gün hakkında yapılan ihtilafı anlamak için birazda islam ahlakının özünü kavramaya bağlıdır.
bütün bu ihtilafları gidermek mümkündü.çünkü asrısaadette bu husus araştırılır ve kati, tarihe bağlanabilirdi.peygamberin hayatı konusunda bu kadar teferuatı veren insanlar için bu çok kolaydır.
ohalde bu kolay iş niçin yapılmadı?yada niçin ihmal edildi?
islamın ruhunu anlarsak bu meseleyide kavrayabiliriz.o zati kibriyadır.onun sünnetinin dışında hiçbirşeye kudsiyet vermek caiz değildir.onun için islam tbir güne,bir adama,bir hatıraya kudsiyet vermek putpeestliğin şekillerinden biridir.müslümanlık şirkin baş düşmanıdır.islam telakkisinde kutsal gün,kutsal ay,kutsal yıl yoktur.islam ananelerin yaşamasına izin vermediği gibi mukaddes gün.mukaddees adam,mukaddes hatıranın oluşmasınada izin verrilmemiştir.
Logged
05 Ağustos 2009, 10:51:55 ÖS 22
Üye Bilgileri
maxpayna
Genel Yönetici
*

Mesaj Sayısı: 3638
Nerden: ankara

WWW Offline
« Yanıtla #1 :»



Alıntı
iktibas


......onun sünnetinin dışında hiçbirşeye kudsiyet vermek caiz değildir.onun için islam tbir güne,bir adama,bir hatıraya kudsiyet vermek putpeestliğin şekillerinden biridir.müslümanlık şirkin baş düşmanıdır.islam telakkisinde kutsal gün,kutsal ay,kutsal yıl yoktur.islam ananelerin yaşamasına izin vermediği gibi mukaddes gün.mukaddees adam,mukaddes hatıranın oluşmasınada izin verrilmemiştir.....









bunu çerçeveletsek de mi assak çerçeveletmesek de mi assak
ama zihinlere çivi ile çaksak illa ki çaksak...!!!
teşekkürler



Logged
06 Ağustos 2009, 12:43:34 ÖS 12
Üye Bilgileri
AhKaff
Daimi Üye
**

Mesaj Sayısı: 67
Nerden: izmir

Offline
« Yanıtla #2 :»

diyanetin ansiklopedisinde bile şu bilgiler var:
 
“Müslümanlarca kandil geceleri diye bilinen geceler; Rabiulevvel ayının onikinci gecesi olan Mevlid, Recep ayının ilk cuma gecesi olan Regaib, yine Recep ayının yirmiyedinci gecesi olan Mirac, şaban ayının onbeşinci gecesi olan Beraat ve Ramazan ayının yirmi yedinci gecesi olan Kadir Gecesidir. Osmanlılar döneminde II.Selim zamanından başlayarak, minarelerde kandiller yakılarak duyurulup kutlandığı için "Kandil" olarak anılmaya başlamıştır. Yukarıda adı geçen gecelerin hiçbirisini Peygamber Efendimiz kutlamamıştır. Bunlar Peygamberimizden çok zaman sonra kutlanmaya başlamıştır.” (Diyanet İslam Ansiklopedisi (DİA), c. 24, s. 300)
 
 
Devletin resmi din kurumu Diyanet’in hazırladığı ansiklopedide “kandil” maddesinde bunlar yazıyor.
Fakat kandil gecelerini bizzat organize eden, camilerde mevlid ve dua merasimleri düzenleyen, bu geceler münasebetiyle kutlama mesajları yayınlayan ve halkın kendilini kutlayan da yine Diyanet’in kendisi…
Peki bu nasıl oluyor?
Çünkü bu gecelerin kutlanması bir halk geleneği değil; devlet politikası da ondan.
Nedir devlet politikası?
İslam’ı doğuş tabiatına uygun olarak bir “gerçek hayat dini” olmaktan çıkarıp, “mübarek gün ve geceler dini” haline getirmek…
Gündüzün ortasında, hayatın kalbinde atan bir din olmaktan çıkarıp, el ayak çekilince, hayatın tümüyle uykuya çekildiği gece vakitlerinde hatırlanan bir “tapınak ve ayin” dini haline sokmak…
Logged

Önümde iki yol vardı ben az kullanılmış olanı seçtim..
06 Ağustos 2009, 03:47:11 ÖS 15
Üye Bilgileri
esen
Süper Aktif Üye
****

Mesaj Sayısı: 934
Nerden:
"lalüebkem"


Offline
« Yanıtla #3 :»

bende okurken max gibi alıntı yaptığı bölümü yazıp asmayı düşündüm çok kısa öz ve bi o kadar etkileyici bi açıklama olmuş...
allah razı olsun...
Logged

cici sözlerine karşılık çıkarıp masalarına koyacağımız bir din taşımıyoruz yüreğimizde
06 Ağustos 2009, 06:02:48 ÖS 18
Üye Bilgileri
ilahisevda
Daimi Üye
**

Mesaj Sayısı: 73
Nerden:

Offline
« Yanıtla #4 :»

Değerli kardeşlerim ne kur'an da ve nede Allah resulünün sahih hadis ve sünnetinde olmayan bidat ve hurafeleri yin resulallah adına bu halka dayatmak islamı eksik görmektir ilave yapmaktır bu ise islami bir yaklaşım değildir Allah cc dinini tamamlamış ve eksik bırakmamıştır peygamber ise bu en güzel bir şekilde sahih sünnet ve hadislerinde açıklamıştır imdi bidat'i hasene diye bazı özel gün ve gecelerin topluma peygamber adına dayatılması ve bu gün ve gevelerden medet umularak yaklaşıması yozlaşmış bir islami yapılanmadan başka da bir şey değildir.
Asl kur'an ve sahih sünnettir gerisi beni hiç bir şekilde bağlıyamaz.
ve selam.
Logged
06 Ağustos 2009, 10:41:45 ÖS 22
Üye Bilgileri
maxpayna
Genel Yönetici
*

Mesaj Sayısı: 3638
Nerden: ankara

WWW Offline
« Yanıtla #5 :»

diyanetin ansiklopedisinde bile şu bilgiler var:
 
“Müslümanlarca kandil geceleri diye bilinen geceler; Rabiulevvel ayının onikinci gecesi olan Mevlid, Recep ayının ilk cuma gecesi olan Regaib, yine Recep ayının yirmiyedinci gecesi olan Mirac, şaban ayının onbeşinci gecesi olan Beraat ve Ramazan ayının yirmi yedinci gecesi olan Kadir Gecesidir. Osmanlılar döneminde II.Selim zamanından başlayarak, minarelerde kandiller yakılarak duyurulup kutlandığı için "Kandil" olarak anılmaya başlamıştır. Yukarıda adı geçen gecelerin hiçbirisini Peygamber Efendimiz kutlamamıştır. Bunlar Peygamberimizden çok zaman sonra kutlanmaya başlamıştır.” (Diyanet İslam Ansiklopedisi (DİA), c. 24, s. 300)
 
 
Devletin resmi din kurumu Diyanet’in hazırladığı ansiklopedide “kandil” maddesinde bunlar yazıyor.
Fakat kandil gecelerini bizzat organize eden, camilerde mevlid ve dua merasimleri düzenleyen, bu geceler münasebetiyle kutlama mesajları yayınlayan ve halkın kendilini kutlayan da yine Diyanet’in kendisi…
Peki bu nasıl oluyor?
Çünkü bu gecelerin kutlanması bir halk geleneği değil; devlet politikası da ondan.
Nedir devlet politikası?
İslam’ı doğuş tabiatına uygun olarak bir “gerçek hayat dini” olmaktan çıkarıp, “mübarek gün ve geceler dini” haline getirmek…
Gündüzün ortasında, hayatın kalbinde atan bir din olmaktan çıkarıp, el ayak çekilince, hayatın tümüyle uykuya çekildiği gece vakitlerinde hatırlanan bir “tapınak ve ayin” dini haline sokmak…

yazı ihsan eliaçık'ın kandil üzerine yazdığı makaleden alıntı.
Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor
Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap
BAKINIZ


 makale genel olarak güzel ve isabetli olmakla birlikte kandilin devlet politikası olduğu tezine katılamıyorum.

bana göre kandil geceleri devlet politikası değil devletin kullandığı hurafelerden biridir. bu konuda yazar ihsan eliaçıka katılmıyorum ama genel olarak yazı önemli bilgiler içeriyor. kandil gecelerini icad eden devlet degildir. zira tc devletinden yüzyıllar önce de kutlanmaya başlamıştır. devletin yaptığı ise şu;
devletin amacı dini ibadet dini haline dönüştürmek. islami ahlak ve ibadet dini haline getirmek ki kenan evren bile açıkça söylemiştir halka ibadeti ahlakı ögretin gerisin karıştırmayın demiştir. yani tc devletinin amacı yumuşatılmış/ılımlılaştırılmış siyasi yönü olmayan vicdanlara hapsedilmiş bir dindir.
bu hedefine ulaşmak için de her veriyi kullanacagı gibi kandil gecelerini de kullanmaktadır.
Logged
06 Ağustos 2009, 11:34:27 ÖS 23
Üye Bilgileri
lacivert
Daimi Üye
**

Mesaj Sayısı: 136
Nerden: Ankara

Offline
« Yanıtla #6 :»

Kandil tebriği yapan arkadaş ve akrabalarıma ne diyeceğimi şaşırıyorum her defasında. Yuvarlak bir şeyler diyip geçiştirmeye çalışıyorum. Üstelik eskiden tebrik etmeyen insanlar İslamî yaşamımdan dolayı özel olarak arayıp tebrik etmeye çalışıyorlar. Bugün bir arkadaşım dün tebrik edemediği için özür beyan etti.

Burada kendi aramızda zaten çoğumuz aynı inançta olduğumuz için her kandil ya da toplumda uygulanagelen bidatlerden sonra bunun yanlış olduğunu söyleyip onaylıyoruz. Fakat çevremizdeki insanlar için ciddi birşeyler yapmak lazım. Anlayabileceğini düşündüğüm insanlara biraz açıklama yapıyorum. Bu kez aşağıdaki yazıyı mail attım bir kısmına. İnşallah etkili olur.

Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor
Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap
http://www.suleymaniyevakfi.org/modules/nsections/index.php?op=viewarticle&artid=66


Başka ne yapabiliriz?
Logged

Allah katında din İslam'dır. (Âl-i İmran - 19)
06 Ağustos 2009, 11:44:28 ÖS 23
Üye Bilgileri
maxpayna
Genel Yönetici
*

Mesaj Sayısı: 3638
Nerden: ankara

WWW Offline
« Yanıtla #7 :»

Alıntı
lacivert

Başka ne yapabiliriz?


yapabileceğimiz fazla birşey yok.
öncelikle insanları uyarmak için altyapımızı çok iyi doldurmalıyız. bilgi birikimimiz bakış açımız ilkelerimiz fikirlerimiz taş değil kaya gibi sağlam olmalı. zira bu yol meşakkatli bir yol.
bu altyapıyı tesis ettikten sonra önce yaşamımız ile güzel örneklik oluşturmalı paralel olarak İLLAKİ GÜZEL ÖĞÜTLE doğru yola yöneltmeliyiz insanları...

ama bu kadar uğraşmanız sounucunda insanların size inanmadıgı gibi sizi fitneci ilan etmesi sizi yıldırmamalı tam tersi hırslandırmalı.

bir mail grubunda arkadaşın biri ihsan eliaçıkın kandil üzerine yazısını göndermiş.
boşuna uğraşma biz yıllardır uğraşıyoruz insanlar anlamak istemiyor dedim.
bir arkadaş çok pis çıkıştı :  Smiley komik

Alıntı
maxpayna  ve diğerleri yanlış yoldadır.
Kendilerini bir bilen olarak gören ,yaptıkları iş bozguncu tayfanın kokuşmuş
fesatçı işbirlikçilerine katılmaktır.
 Sizin yaptığınız milletin ibadetine dahi göz dikmek.
Onları çekememek,Dua için kalkan ellerden  üzüntü duymak.
Bırakın müslümanlar dua etsin.
İbadet etsin. Her zaman etsin.
Her zaman etsin.
Bunun törensel bir anlamı yok.
Ama diyelim ki bu gece  tevbe etti ne zararı var?
Kıldığı namaz ve yaptığı dua ile dinden çıkar mı ?
Söyle  maxpayne çıkar mı?
Gerçek İslam ,sahte islam, yarım islam diye bir şey yok.
İSLAM İSLAMDIR.
İşte gerçek patlıcanlar fasulyeler burda der gbi bir halin var.
Malını satmak için çığırtkanlık yapan pazarcılar gibi davranıyorsun.
Pazarcı haklı ama sen haksızsın.
 
 VAZ GEÇ maxpayna VAZ GEÇ ARTIK. BIRAKIN MÜSLÜMANLARIN YAKASINI. KENDİNE BAŞKA OYUNCAK ARA. SENİN GİBİ NİCELERİ KURAN AYETLERİNİ KİŞİSEL GÖRÜŞ VE DÜŞÜNCELERİNİ DESTEKLEMEK İÇİN KULLANIYORLAR. UZUN ZAMAN DARUL HARP TARTIŞMASI İLE CUMA NAMAZINI BİLE TERK ETTİLER.
KENDİN KILMIYORSAN VE ÖNEMSEMİYORSAN BİZİ İLGİLENDİRMEZ.
YALNIZ YANLIŞ DÜŞÜNCELERİNLE İBADETLERİMİZE VE İBADETHANELERİMİZE KARIŞMA.


Logged
06 Ağustos 2009, 11:55:45 ÖS 23
Üye Bilgileri
AhKaff
Daimi Üye
**

Mesaj Sayısı: 67
Nerden: izmir

Offline
« Yanıtla #8 :»

 Cheesy maxpayna itiraf et hangi emeller peşinde koşturuyorsun, insanların kişisel ibadetleri seni gibi bir kaosa sürüklüyor,malı ne amaçla kimlere pazarlamaya çalışıyorsun,derdin pazarlama mı ,bu ahlakından vazgeçmen için kaç para istiyorsun??
« Son Düzenleme: 06 Ağustos 2009, 11:56:23 ÖS 23 Gönderen: AhKaff » Logged

Önümde iki yol vardı ben az kullanılmış olanı seçtim..
07 Ağustos 2009, 12:37:34 ÖS 12
Üye Bilgileri
Rahmetli
Genel Yönetici
*

Mesaj Sayısı: 638
Nerden: İzmir

Offline
« Yanıtla #9 :»

Enam/108 Onların Allah'tan başka yalvarıp sığındıkları [varlıklar]a sövmeyin ki onlar da kin ve cehaletten dolayı Allah'a sövmesinler: zira Biz her topluma kendi yaptıklarını güzel gösterdik. [Ama] zamanı geldiğinde onlar Rablerine döneceklerdir: O zaman Allah onlara bütün yaptıklarını [en doğru şekilde] anlatacaktır.
Bir düşüncenin, bir inanışın yanlışlığı yanlış davranışlar ortaya çıkmasına sebep olur. Doğru düşünceye sahip insanların, yanlışları düzeltmesi olmazsa olmaz görevlerindendir. Yanlışın düzeltilmesi, alaycı yaklaşımlar ile mümkün olamamaktadır. İnsanlar sahiplendikleri değerlerin yanlışlığını ancak o değerleri doğru bir bakış açısıyla kritik ederek anlayabilirler. Bu da zaman alan, sabır isteyen birşeydir. Karşımızda ki insanı rencide etmek kastıyla değil de, yanlışını iyi niyetle düzeltme gayretinde olduğumuzu göstermek zorundayız. Ama elimizden gelen tüm çabalara rağmen hala yanlış anlayışında ısrarcıysa kendi bileceği birşey... Sonuçta biz iyi niyetimizi göstermiş ve vazifemizi yapmışızdır.
Bir anektod....
'Üstadlarımızdan sayılan isim vermeyeceğim bir zat, bir mecliste otururken adamcağızın biri içeri girer. Ve sırayla orada bulunan zevatın kandillerini tek tek tebrik eder. Üstadın zata söylediği söz "arkadaş kandil mi satıyor?" Haliyle herkes gülüşür ve adamcağız yerin dibine girer. Sanırım hak adına uyarı bu olmasa gerek.' Bu yanlışı çok yaptık ve hala yapmaya devam ediyoruz.
Rabbimiz Musa aleyhisselama Firavuna gidişinde ki tembihatını hatırlayalım..
Taha/44 44 Ama onunla yumuşak bir dille konuşun ki, o zaman belki aklını başına toplar, yahut [böylece, en azından kendisine] gözdağı verilmiş olur."
Hükmü altına almak istediği toplumun oğullarını boğazlayacak kadar zulümde azgınlaşmış birisidir Firavun... Başkalarının sahiplendiklerini kınayan adam olmaktan ziyade, sahip olduğunu başkalarıyla paylaşan adam imajı... Dileyen yola gelir, dileyen de şaşkın şaşkın yoluna devam eder...
Vesselam...
Logged

İyilik su gibidir, içmeyen ölür...
07 Ağustos 2009, 09:40:09 ÖS 21
Üye Bilgileri
AhKaff
Daimi Üye
**

Mesaj Sayısı: 67
Nerden: izmir

Offline
« Yanıtla #10 :»

Alıntı
Yanlışın düzeltilmesi, alaycı yaklaşımlar ile mümkün olamamaktadır. İnsanlar sahiplendikleri değerlerin yanlışlığını ancak o değerleri doğru bir bakış açısıyla kritik ederek anlayabilirler. Bu da zaman alan, sabır isteyen birşeydir. Karşımızda ki insanı rencide etmek kastıyla değil de, yanlışını iyi niyetle düzeltme gayretinde olduğumuzu göstermek zorundayız.

rahmetli abi kimlerin kulağını çektin anlayamadım  :-[
Logged

Önümde iki yol vardı ben az kullanılmış olanı seçtim..
08 Ağustos 2009, 10:46:38 ÖÖ 10
Üye Bilgileri
lacivert
Daimi Üye
**

Mesaj Sayısı: 136
Nerden: Ankara

Offline
« Yanıtla #11 :»

Yukarıda bahsetmiştim: Kandil kutlamaları ile ilgili olarak birkaç kişiye Süleymaniye Vakfı sitesindeki yazıyı göndermiştim. O yazıdan sonra bir arkadaşım cevap yazdı. Onu paylaşmak istedim:

Okudum yazıyı, bilgilendim sağol. Fikrine saygım sonsuz, seni bir daha kandil kutlaması için aramam, başka günlerde ararım..

 

Tabi ki kutlamalar islamın şartı değil bir gelenek ama bu günler insanların birbirlerini aramaları için güzel bir vesile. Başka hangi günde müslüman kardeşlerimiz için iyi dileklerimizi (Allah dualarınızı ibadetlerinizi kabul etsin vb..) bizzat temenni ediyoruz? Benim ananem, babanem mutlaka benden telefon beklerler ve bu konuda herkes de hatırlanmak ve aranmaktan memnun olur, ben şahsen çok duygu yüklü olurum bu gecelerde ve sevdiklerimi arayınca ya da telefon alınca mutlu olurum. Herkes de aranmıyo ki arkadaşım, gerçekten inanan kaç kişi kaldı aramızda. Birini aradım ismi lazım değil severim keratayı, bana beni niçin cumhuriyet bayramında aramıyosun dedi. Ben de artık ona sadece milli bayramlarda mesaj atıyorum Smiley


Ben de şu cevabı yazdım:

...'cım söylediğin çok doğru. İnançlı insan gerçekten çok az çevremizde. Bu da beni oldukça fazla üzüyor. İyi ki seninle bu tür konuları konuşabiliyoruz. Örneğin benim gönderdiğim bu yazıyı gönderemeyeceğim, göndersem okumayacak, okusa çok kızacak bir sürü insan var çevremde. Ki benim istediğim körü körüne bir inanma, ikna değil kesinlikle. Ortada ayetler ve Peygamberin örnekliği var. Sadece düşünmek. Düşünmenin sonunda doğru geliyorsa inanmak. Ben öyle yapmaya çalışıyorum. Hiç kimseye, hiçbir cemaate kayıtsız şartsız inanmak değil. Kur’an ve sahih sünnetin ışığında aklımı kullanmak.

 
İslam’ın yanlışlarla birlikte yaşanıp olduğundan farklı bir hal alması da benim için inananların az olması kadar üzücü. Çünkü dinde olmayan şeyler bir süre sonra alışkanlık daha sonra da gelenek halini aldığında; bizim gibi az okuyup araştıran toplumlarda dinin ibadetlerinden biri olup çıkıyor. İbadetlerimizi de bize Allah bildirdiği, Peygamberimiz de uygulayıp insanlara gösterdiği için belki de saygısızlık oluyor onlara karşı. Düşünsene Allah’ın bize emredip bizzat, üzerine basa basa bir hal olduğu namaz, infak, zekat gibi ibadetleri bir kenara koyup kandillerde birbirimizi kutlayarak içimizi rahatlatıyoruz. Bunu ben de senelerce yaptım. Araştırıp bunun öyle olmadığına kanaat getirdikten sonra da kutlamamaya çalışıyorum. Allah’ın ve Peygamberin bildirdiğinden başka herhangi bir gün, gece, yer, kişi vs’ye kutsallık addedilmemesi gerektiğine inanıyorum.

 

Birbirimize güzel dilekler sunmak için Allah’ın hergünü bizimJ Büyüklerimiz onları daha sık aramamıza da daha çok memnun olurlar. Aklımıza geldikçe arayalım inşallah. Tüm duaların kabul olsun diyelim birbirimize.

 

İslamı yaşayan/yaşamaya çalışan yeni arkadaşlar ediniyorum yavaş yavaş kendime. Onlarla cumaları bu tip şeyler yapıyoruz örneğin. Cumalar bizim için önemli günler. Birkaç ayeti hatırlatıyoruz birbirimize, güzel dualar ediyoruz.

 

Ve bugün CumaJ Hayırlı cumalar canım.

 

Şüphesiz biz ona(insana) (doğru) yolu gösterdik. İster şükredici olsun ister nankör.

Doğrusu biz, kâfirler için zincirler, demir halkalar ve alevli bir ateş hazırladık.

İyiler ise, kâfûr katılmış bir kadehten (cennet şarabı) içerler.

(İnsan Suresi)

 

Senin ve sevdiklerinin ebedi hayata doğru giden yolunuzun aydınlık, rehberinizin Kur’an, yolunuzun sonunun ise cennet olması duasıyla…

 

Selamlar


Logged

Allah katında din İslam'dır. (Âl-i İmran - 19)
Sayfa: [1]   Yukarı git
Cevap Yaz Yeni Konu Haberdar Et
Gitmek istediğiniz yer:  

MySQL ile Güçlendirildi PHP ile Güçlendirildi Powered by SMF 1.1.15 | SMF © 2006, Simple Machines XHTML 1.0 Geçerli! CSS Geçerli!
Bu Sayfa 0.096 Saniyede 19 Sorgu ile Oluşturuldu