Cemile

Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.
anasayfa anasayfa giris kayit
  İslami Düşünce Platformu > KUR´AN-I KERİM (Bilgi Platformu) > Kur´an-ı Kerim > Bir Ayet ve Alınması Gereken Mesaj > Cemile
Kullanıcı Adı: Beni Hatirla?
Şifre:

Sayfa: [1]   Aşağı git
Cevap Yaz Yeni Konu Haberdar Et
Gönderen Konu: Cemile  (Okunma Sayısı 828 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
25 Haziran 2009, 04:55:04 ÖS 16
Üye Bilgileri
serender
Genel Yönetici
*

Mesaj Sayısı: 4074
Nerden: Rize
Dosdoğru ol!


Offline
« :»

Bakara 229:

Cemile sabit bin kaysın eşidir. Abdullah bin ubeyyin kızı. Evet evet Medine de hakkında ayet nazil olan münafıkların başı Abdullah bin ubey.ama cemile güzel bir müslümandır.
Cemile bir gün Rasule gelir. Ve der ki: erkeklerin oturduğu bir mecliste perdeyi kaldırdım ve gördüm ki içlerinde en karası, en çirkini en tuhafı benimkisi. Ama imanına bişey diyemem, ama ahlakına da laf edemem...
İmanın verdiği ahlak işte Hem nefsinin hakkını gözeten (istemediği kişiyle beraber olmama özgürlülüğü,) hem de sevmediği kişinin hakkını gözeten duruşu. sevmiyor diye ardından sayıp dökmüyor.
Rasul bekliyor.( abeseden tecrübe edinmiş bir öğretidir. “Kişisel tercihlere saygılı olma “ hali)
Ve Allah vahiyle müdahale ediyor. Bu ayetle boşanmak erkek tekelinden çıkıp kadına da veriliyor.
Ve boşanmak için geçerli nedenler sadece karşı tarafın görev ve sorumluluklarını yerine getirmemesi ile sınırlı olma hali ortadan kalkıyor. İstememek de bir nedendir. Ama akdi bozan taraf eğer elinde haklı bir gerekçe yoksa( karşı tarafın görevini ihmal edecek makul ve şer-i haklı neden)   mehri ödemekle yükümlüdür.
Ve rasul ayetle beraber oluşan yeni durumu cemileye bildirip: mehir olarak aldığın bahçeyi geri vereceksin. dediğin de
Cemile:
-üstüne de vereyim ya rasulellah der.Smiley

Köyde bulunduğum süre içerisin de Karadeniz kadınında varolan ve artık neredeyse ibadet boyutuna ulaşmış çarpık sadakat anlayışıyla ilgili görüşme ve konuşmalar- Hani eyleme değil de fikre atış yapan -minik müdahalelerim oldu. kadınların olduğu bir mecliste müdahale etmeden de konu ister istemez, aileye, aile içi ilişkiye, dolayısıyla eşlerinin kendilerine karşı haksız tavırlarına gelecektir. Haksız davranışlara karşı uzun yıllardır geleneksel olarak devam eden tepkisiz kalma halini “sabır” ile izaha kalkışma ise artık olaya islamı ve Allahı bulaştırmış olduklarının göstergesiydi. Bu durumda Allaha ve islama şahit her akıllı insanın “zulmeden kadar zulme seyirci kalanın da günahkar olduğu”nun ifade etmesi zaruridir.  İşte bu noktada imanın büyüttüğü kadın cemileden bahsettim. On yıl, yirmi yıl adeta bir ibadet huşusuyla başına gelen her türlü zalimliğe sessiz kalmış,  onun sessizliğinden ve tepkisizliğinden güç alan zalimin daha da arsızlaşmasına  ve azgınlaşmasına neden olmuştu. Hatta elinin değdiği herkesi de benzer davranmaya teşvik etmiş, aksi davrananları ise günah ve cehennemle korkutmuş bir Müslümanlık hali işte. Ve bu durum da haliyle doğru islamı anlatanın konumu; yuva yıkan, boşanmaya teşvik eden, modern feminist yaklaşımı çağrıştıran bir konumdu.Delil olarak eline aldığın kuran ve okuduğun ayetler ile onların zihinlerinde ki İslam-sabır anlayışı o kadar bambaşkaydı ki haliyle yanlışlık gelenek de değil geleneği bozandaydı. Örneğin on yıldır aynı evde yaşadıkları halde tek kelime konuşmayan farklı odalarda oturan farklı sofralarda doyan, bir düşman gibi yaşayan ve bu halde yaşamayı halen “yuva yıkmamak”, “sabretmek” olarak açıklamak olayın ne kadar vahim bir hal aldığının ifadesidir. Başka bir örnek de ise evinin tüm maddi yükünü kadının omuzlarına bırakan, altı yıldır sözüm ona yan gelip yatan,arada duygusal herhangi bir bağın kalmadığı ama hala anlamsız bir şekilde devam eden bir  yuva?
Yukarda bahsettiğim ilk örnek de geleneksel tavrı ile silikleşen kadın tepkisiz kaldığı için aile de bir çatışmadan ziyade bir dayatma ile yönetilen çocuklar kişiliksiz ve güvensiz yetişiyor.

Bir çok aile de ise; uzun yıllar kadının erkeğin sorumluluklarının üstlenmesi sonucu erkekleşmesi. Ve erkekleşen kadın ile erkek arasında ki egemenlik çatışması aile içi mutsuzluğun nedeni. Erkeğin sorumluluklarını kadına devretmesi hatta dayatmasını toplumsal gerekçelerle reddetmeyen kadın yıllar  içerisin de bu tavrını fıtratının değişmesiyle ödüyor. Bu arada tabiri caizse iki babayla büyüyen çocuklarda ise zamanla  agresif çatışmacı ve uyuşamayan tipler olarak topluma dönüyor…

İslam’ın kutsal saydığı değerleri çarpıtarak hayatı zehir eden bir Müslüman yaşantısı gelecek kuşaklara kötü olanın, haksız davranmaya teşvik edenin İslam olduğu imajını veriyor.

Zihinleri gelenekten ve yanlıştan temizleyip tekrar İslam’la doldurabilmek ise elbette uzun zaman isteyen sabırlı bir çalışma ile mümkün.

Boşandıktan sonra ortada kalırım endişesine verdiğimiz ikinci evlilik cevabında ise elektrik çarpmış gibi tepki verilmesi; bilinçaltında ki “namus” kavramıyla açıklanabilir. Evet bilinçaltında ikinci evlilik namussuzluk gibi kodlanmış. Modern anlayış da ise; -ki bunun örneklerini de dernek çalışmalarımızda şehirde karşılaşmıştık. Eşlerinin aldatmasından cehennem gibi korkan bayana: “eşinin ikinci evliliğine müsaade et “ dediğimizde yine benzer abartılı bir tepkiyle karşılaşmıştık.
Elbette İslam makul ve maruf (örfe uygun olanı) öğütler. Fakat Allahın sınırları ve kuralları bizim sorunlarımızda neden çıkış kapısı olarak kullanılmaz ki?

Kitaptaki yazılanlar sadece bilinmek için değil.
Kimbilir belki de siz- biz o ayetin ihtiyaçlısı için aracı-elçi seçilmişizdir…..
Haydi hayatla hitabı buluşturmaya…..


bilmem belki başka bir yerde işlenmeliydi...
Logged

'Ey iman edenler, Allah için hakkı ayakta tutanlar ve adaletle şahitlik yapanlar olunuz' 5/8
25 Haziran 2009, 05:24:24 ÖS 17
Üye Bilgileri
Aysegul
Emektar Yönetici
*

Mesaj Sayısı: 3265
Nerden: Bursa

WWW Offline
« Yanıtla #1 :»

hayatın içinden bir tefsir.. Serenderim..
Bu Cemile'yi unutmayıp ta uyaranlardan olma duana kocaman bir 'amin' diyorum..
Allah razı olsun..

Logged
25 Haziran 2009, 05:49:52 ÖS 17
Üye Bilgileri
serender
Genel Yönetici
*

Mesaj Sayısı: 4074
Nerden: Rize
Dosdoğru ol!


Offline
« Yanıtla #2 :»

eyvallah..
sakın yanlış anlaşılmasın...
boşanmayı filan tasvip etmiyorum. yanlışlarımızı islama mal edenlere idi itirazım.
asiye çağın zalimine sabretti diye kuranda anıldı. hakeza nuh.. lut... vs...
ve yetimhanelerdeki çocuk manzaraları aslında olayı özetliyor....

ama güzel dinimin kullanılması hiç kabul edilemez...

Teşekkür ederim Ayşegül





Logged

'Ey iman edenler, Allah için hakkı ayakta tutanlar ve adaletle şahitlik yapanlar olunuz' 5/8
26 Haziran 2009, 11:41:10 ÖÖ 11
Üye Bilgileri
maxpayna
Genel Yönetici
*

Mesaj Sayısı: 3638
Nerden: ankara

WWW Offline
« Yanıtla #3 :»

Alıntı
serender

sakın yanlış anlaşılmasın...
boşanmayı filan tasvip etmiyorum. yanlışlarımızı islama mal edenlere idi itirazım.
asiye çağın zalimine sabretti diye kuranda anıldı. hakeza nuh.. lut... vs...

anlaşıldı bile ser.........
sanırım hepimiz biliyoruzdur boşanma oranı evlilik oranını neredeyse geçecek artık
müslüman mahallesinde bile.......!!!

cemileye gelince;
kızım madem çirkin diye beğenmiyorsun evlenirken bradd piti mi gösterdiler sana koca diye; evlenmeyeydin...
ve madem müslüman olmuşsun insanda aranacak yegane kriter iman ahlaktır bunu peygamberde ögretemedi ise sana zaten koyver gitsin

toplumda sümen altı edilen ama gecikilirse sonu acı olacak  büyük sorunumuzdur aslında bu.
evliler pişmanlık yasasını bekleyen suçlular gibiler
bekarlar ise bu evlileri göre göre "evlilik" kavramından öcü gibi korkar oldular.

bu noktada suçlu ne erkeklerdir ne kadınlar
her iki tarafından yanlışları dogruları vardır. önemli olan depremle hasar gören yuvaları terketip gitmek degil ;
ilk başta depremlere dayanıklı hammadde ile binayı inşaa etmek, olası depremlerde ise gereken tedbirleri almak
ve oluşabilecek hasar durumlarında ise hasarı tamir için gayret etmektir.

hasarlı binaları onarmak yerine yıkıp yeni binalara taşındığınız sürece bu şehir enkaz şehrine dönecektir...!!!

müslüman şahsiyetler yetiştiremediğimiz içindir bu sorunlar....
vahye değil nefse uyulduğu sürece cemileler bitmez.....

erkekler kozalaklıgı bıraksın
kadınlar feministliği............
serender sende   Wink


Logged
26 Haziran 2009, 05:10:49 ÖS 17
Üye Bilgileri
peymaneşikest
Üye
*
Avatar Yok

Mesaj Sayısı: 20
Nerden:

Offline
« Yanıtla #4 :»

bağışlayın ama merak ediyorum sizler evlimisiniz? yani evliliğin sorunlarını bilerek yaşayarak mı yazıyorsunuz hepiniz bunları? bazen evli insanların öyle bir hal ortasında sıkışıp kalıp neyapacağını şaşırıp kalmasını bilirmisiniz örneğin.. sonra kadere rıza ve teslimiyet demeyi. daha sonrada bunuda yapamamayı. hasılı sorunların içinde olanlar bir çıkılmaz çember içindedirler sanki, nekadar yürüselerde döner dururlar çember içinde.
neyse tazelenen hüzünlerdi sadece
Logged
26 Haziran 2009, 05:55:20 ÖS 17
Üye Bilgileri
ozanca
Genel Yönetici
*

Mesaj Sayısı: 3670
Nerden:

Offline
« Yanıtla #5 :»

Konu hakkında uzman görüşe ihtiyaç olursa ben burdayım Smiley
Tabi uzmanlık alanım Azizimin değindiği inşaat konusu Smiley
Binalar dikey yüklere göre inşaa edilir ..
Malum binalar yere bastıgı için yük yukarıdan aşagı olur ..
Ve deprem gerçek bir ilahi senaryo ..
Deprem etkisi ise yataydadır ...
Ve degişkendir sabit yük degildir ...
Deprem riski gözönüne alınmadan muazzam sağlam binalar yapabilirsiniz ...
Fakat bu muazzam sağlam binalar deprem karşısında unufak olabilir çunku yatay yük bambaşka bir konudur ..
Hal böyle olunca yeri zamanı ve şiddeti belli olmayan bu doğa olayına karşı bir takım kabullerle hareket etmek zorundasınız ..
Evliliginiz ne kadar sağlam olursa olsun depremin şiddeti ve zamanı boyunuzu aşarsa yapacak bir şeyiniz yoktur Smiley
Ve sürekli deprem riski ile yaşamak ise hayatın dogasına ters oldugundan , depremler sizi herzaman hazırlıksız yakalar ...
Diyecegim o ki depremleri tespit edemeyen insanlık , boşanmanın önüne geçemez Smiley
En Müslüman şahsiyetler dahi olsa deprem şiddet ve zamanı boyu aştıgında boşanmalar vakidir...
Ve konuya yazan arkadaşların hepsi "bekara karı boşaMAmak kolaydır" ilkesi uyarınca yazmışlar ama Smiley
Umarım depremlerden uzak bir hayatları olur .. .

Selamlar ...

Logged

Resimlerin Görüntülenmesine İzin Verilmiyor
Resimleri Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap
26 Haziran 2009, 07:34:52 ÖS 19
Üye Bilgileri
batın
Süper Aktif Üye
****

Mesaj Sayısı: 605
Nerden: sivas

Offline
« Yanıtla #6 :»

Alıntı
Haksız davranışlara karşı uzun yıllardır geleneksel olarak devam eden tepkisiz kalma halini “sabır” ile izaha kalkışma ise artık olaya islamı ve Allahı bulaştırmış olduklarının göstergesiydi.


guzel bir tespit (deyip kalamayacagım)

cevremdeki evliliginde sorun yasayan bayanların neredeyse hepsi bu sabrın kaynagı olarak cocuklarını gosteriyorlar.hani derler ya cocugun olmadan anlayamazsın...sanırım bizlerdeki durumda aynı...
Logged
27 Haziran 2009, 09:59:14 ÖÖ 09
Üye Bilgileri
Rahmetli
Genel Yönetici
*

Mesaj Sayısı: 638
Nerden: İzmir

Offline
« Yanıtla #7 :»

Derin bir konu iki kelam da ben edeyim istedim.
İslamı sonradan tanımış ya da evlendikten sonra islam ile müşerref olmuş insanların eşleriyle yaşadığı onca sıkıntı ve problem bir yana, İslam ile müşerref olduktan sonra evlenip yurt yuva kuran insanların süreç içinde problemler ile karşılaşması gerçekten üzücü...
Sebeplerine gelince... Bu tür evliliklerin büyük bir çoğunluğu kişilerin bireysel tercihleri ile gerçekleşen evlilikler. Aracılar olsada sonuçta görüp tanıdıktan sonra evliliğe karar veriliyor.
Ama insan değişken, ve reel hayat hiç te umulduğu gibi yürümüyor. Evlilik üzerine kurulan toz pembe hayaller, gerçek hayatta pembesi azalan tozlar haline dönüşebiliyor. Oyuncaklarından çok çabuk bıkan ve sürekli yeni şeyler görmeye alışmış bir nesil olarak evlilik bir müddet sonra SIKICI gelebiliyor. Ve kabul edelim ki bu sıkıcılık özellikle erkekler için geçerli bir durum. Bu durumu evinize yuvanıza hissettirdiğiniz an güvensizlik kapınızı çalar ve artık yüreği boşalmış bir insanla karşı karşıyasınızdır.
Ve sonrasında çocuklar için katlanılan bir süreç başlar ve devam eder.
SIRADANLAŞMAYA BAŞLAYAN HER İLİŞKİ TEHLİKE ARZEDER VE BU MUTLAKA ÖNLENMELİDİR..

Bir diğer durum ise insanın değişkenliği. Her anı bir imtihan olan insan, öncesinde doğru bildiklerini yanlışlamaya başlarsa, ilkelerinden vazgeçerse, ilkeler üzerine bina edilmiş bir yuva nasıl sağlam dursun?
Ya körükörüne bir bağlılık ile her değişime ayak uyduran bir eş (karı ya da koca) olmalı, ya da ya da ya da
Yetimhaneleri düşünüp boşanmayı rafa kaldıran bir sistem belki güzel bir sistem. Ama çelişkilerle dolu bir yaşamın içinde heder olan çocuklar yetimhane yetimlerinden de farklı olmuyor.
Zulmün kararttığı bir dünyada çözüm olacağımıza, bir yuvaya sahip olmada çözümsüzlükler üretiyorsak
HESABIMIZIN ÇETİN OLACAĞINI DA UNUTMAYALIM...
Logged

İyilik su gibidir, içmeyen ölür...
28 Haziran 2009, 01:00:16 ÖS 13
Üye Bilgileri
Kararsız
Aktif Üye
***

Mesaj Sayısı: 489
Nerden:

Offline
« Yanıtla #8 :»

Konu hakkında uzman görüşe ihtiyaç olursa ben burdayım Smiley
Tabi uzmanlık alanım Azizimin değindiği inşaat konusu Smiley
Binalar dikey yüklere göre inşaa edilir ..
Malum binalar yere bastıgı için yük yukarıdan aşagı olur ..
Ve deprem gerçek bir ilahi senaryo ..
Deprem etkisi ise yataydadır ...
Ve degişkendir sabit yük degildir ...
Deprem riski gözönüne alınmadan muazzam sağlam binalar yapabilirsiniz ...
Fakat bu muazzam sağlam binalar deprem karşısında unufak olabilir çunku yatay yük bambaşka bir konudur ..
Hal böyle olunca yeri zamanı ve şiddeti belli olmayan bu doğa olayına karşı bir takım kabullerle hareket etmek zorundasınız ..
Evliliginiz ne kadar sağlam olursa olsun depremin şiddeti ve zamanı boyunuzu aşarsa yapacak bir şeyiniz yoktur Smiley
Ve sürekli deprem riski ile yaşamak ise hayatın dogasına ters oldugundan , depremler sizi herzaman hazırlıksız yakalar ...
Diyecegim o ki depremleri tespit edemeyen insanlık , boşanmanın önüne geçemez Smiley
En Müslüman şahsiyetler dahi olsa deprem şiddet ve zamanı boyu aştıgında boşanmalar vakidir...
Ve konuya yazan arkadaşların hepsi "bekara karı boşaMAmak kolaydır" ilkesi uyarınca yazmışlar ama Smiley
Umarım depremlerden uzak bir hayatları olur .. .

Selamlar ...



Önce amin diyeceğim.

Sonra müsadenizle de  Cheesy   Cheesy

Ben de tamamen sayın Ozaca'ya katılıyorum. Benzer bir yorum yazacaktım ama arakadaş sağolsun teknik açıdan olayı az ve de öz biçimde izah etmiş.

Bilirkişinin raporuna bir diyeceğimiz yoktur  Smiley
Logged
29 Haziran 2009, 05:47:51 ÖS 17
Üye Bilgileri
esen
Süper Aktif Üye
****

Mesaj Sayısı: 934
Nerden:
"lalüebkem"


Offline
« Yanıtla #9 :»

hani hayatın içinden derler ya aynen öyle olmuş ozanca..
bende tamamen katılıyorum ,ayrıca teknik olarak açıklama yapması çok doyurucu olmuş  Smiley
Logged

cici sözlerine karşılık çıkarıp masalarına koyacağımız bir din taşımıyoruz yüreğimizde
01 Temmuz 2009, 11:20:38 ÖS 23
Üye Bilgileri
serender
Genel Yönetici
*

Mesaj Sayısı: 4074
Nerden: Rize
Dosdoğru ol!


Offline
« Yanıtla #10 :»

yoo hayır ben feminist değilim.
cemile de değil...

kişileri karakterlerine göre düşünecek olursak, sanırsam cemilenin görsel yanı baskın.
aslında konuyu başka açıdan anlatmak istemiştim.. de neyse..
ozanca teşekkürler.. açıklaman için.
Logged

'Ey iman edenler, Allah için hakkı ayakta tutanlar ve adaletle şahitlik yapanlar olunuz' 5/8
Sayfa: [1]   Yukarı git
Cevap Yaz Yeni Konu Haberdar Et
Gitmek istediğiniz yer:  

MySQL ile Güçlendirildi PHP ile Güçlendirildi Powered by SMF 1.1.15 | SMF © 2006, Simple Machines XHTML 1.0 Geçerli! CSS Geçerli!
Bu Sayfa 0.069 Saniyede 20 Sorgu ile Oluşturuldu