'Onlara mı bırakalım' yalanı ve Saadet Partisi

Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.
anasayfa anasayfa giris kayit
  İslami Düşünce Platformu > GÜNDEMDEKİLER > Haberler (Moderatör: Yonetim) > 'Onlara mı bırakalım' yalanı ve Saadet Partisi
Kullanıcı Adı: Beni Hatirla?
Şifre:

Sayfa: [1] 2   Aşağı git
Cevap Yaz Yeni Konu Haberdar Et
Gönderen Konu: 'Onlara mı bırakalım' yalanı ve Saadet Partisi  (Okunma Sayısı 1212 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
25 Mart 2009, 06:13:10 ÖS 18
Üye Bilgileri
maxpayna
Genel Yönetici
*

Mesaj Sayısı: 3668
Nerden: ankara

WWW Offline
« :»

   



'Onlara mı bırakalım' yalanı ve Saadet Partisi


Parti yanlısı arkadaşlar kendilerini savunurlarken, “sistemden elimizi ayağımızı çekelim de koltuklar onlara mı kalsın” diyorlar.

Biz “kimliğimizin yok sayıldığı ve baştan resmi ideolojinin tüzüğe konulmasını mecbur kılan bir sistem içinde her birimiz CHP’nin birer izdüşümü olarak İslami mücadele veremeyiz” dediğimizde bize “siz sadece oyları bölüyorsunuz, cahillik yapıyorsunuz, siz bizden oy kopararak koltukları onlara teslim ediyorsunuz, Müslümanlar hep bundan kaybediyor” diye karşı koyuyorlar.

Ancak anlamadıkları tek bir şey var; zaten karşımızdakiler bizi sistemin dışına itmişler. Milli Görüş ancak Kemalist ideolojiyle uyum içinde olduğu kadarıyla sistem içinde olabilir, anıtkabirin önünde saygı duruşunda bulunduğu kadarıyla parlamentoda yer alabilir, Atatürk ilke ve inkılâplarına uymaya yemin ettiği kadarıyla parti kurabilir.

Bir anlık tüm ilkelerimizi ve bu ilkelerin bize kazandırdığı kabullerimizi bir kenara bıraktığımızı düşünelim.

Diyelim ki bu arkadaşlarımız haklı… Şu halde Sayın Milli Görüşçü arkadaşlarımıza şunu sormak istiyorum:

Madem öyle, o halde neden Saadet Partisi İstanbul’da Belediye Başkanlığına en ağır toplarından birisini koyuyor: Mehmet Bekaroğlu…

Saadet Partisi’nin İstanbul’da oy oranı belki %2-3. AKP’nin ise %45!

Belediye seçimleri -yıllardır demokratik siyasetin içinde olan sizlersiniz ve siz daha iyi bilirsiziniz ki- milletvekilliği seçimlerinden farklıdır. Yani sonuna kadar savaşıp oy koparmanız ve %10’u zorlamanız gereken bir seçim değildir.

Peki, Allah’ın ayetlerini ve Resul’ün (sav) uygulamalarını dahi “koltukları onlara bırakmamak” gibi kendi ortaya attığınız bir mantıkla tevil eden arkadaşlarım, size 100 puanlık soru:

MHP’li aday zaten yeteri kadar AKP’nin oyunu kırarken, CHP dev bir Kılıçdaroğlu kampanyası yaparak oy farkını hızla azaltırken sizin yeni bir ağır topu Topbaş’ın karşısına çıkarmanıza ne demeli? Hadi çıkardınız diyelim, bu adayınızın Star gibi Doğan Medya’sının en çok izlenilen kanallarından birisine çıkarak Topbaş hakkında bazı dosyalar hazırlamasına ne denilir?

Kimse bana maval okumasın. Saadet adayının çıkıp da Topbaş’a yetişeceğini kimse ileri süremez. Yetişse bile oyları %20 ila 25 arasında düşeceği için CHP adayını geçmesi düşünülemez. O halde sizin yaptığınız “particilik” uğruna solcu, dahası Kemalist bir başkanın İstanbul’un başına geçmesine yardım etmekten başka bir şey değil.

CHP’li medyayla aynı safta mücadele ediyorsunuz. Star televizyonu sizin iddialarınız üzerine özel haber yapıyor. Topbaş’ı köşeye sıkıştırmaya çalışıyor. Açıktan Kılıçdaroğlu’nu destekleseniz AKP’yi daha kolay devirirsiniz İstanbul’da… Bence Saadet Parti açıktan CHP’ye destek versin de Kılıçdaroğlu başkan seçilsin, en azından bu ittifakla belediye meclis üyelerinden bazılarını Saadet kadrolarından yerleştirebilir.

Velhasıl… Sayın Milli Görüşçüler; madem siyasetteki yegâne amacınız “koltukları onlara bırakmamak” ve “abdestli namazlı elemanları sağa sola yerleştirmek” o halde belediye adayınızı derhal geri çekin. Geri çekmiyorsanız dahi susturun. Susturmuyorsanız dahi kendi kanalınızda konuşturun. Orada da konuşturamıyorsanız en azından Kemalist medyada konuşturmayın.

Ha dediğim gibi, seçim milletvekili seçimi olsaydı, bunu söylemezdim dahi. Ancak belediye seçimleri böyle değildir. Bunu siz de biliyorsunuz.

Yok, çekemeyecekseniz, o halde oturun bizi suçladığınız şeyleri bir kez daha düşünün. Biz ilkelerimizden dolayı, Allah’ın emirlerinden dolayı bir partinin desteklenmesini ilkesel olarak reddediyoruz. Peki, siz şu tabloda neden bırakın AKP’li adayı desteklemeyi, tüm gayretlerinizle oylarını kırmaya çalışıyorsunuz?

Safa Aldemir
Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor
Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap
2009-02-25

Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor
Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap
KAYNAK
Logged
25 Mart 2009, 06:16:32 ÖS 18
Üye Bilgileri
maxpayna
Genel Yönetici
*

Mesaj Sayısı: 3668
Nerden: ankara

WWW Offline
« Yanıtla #1 :»

Kanal B’den "p.şt"luk İtirafları


Başkent Üniversitesi Rektörü Mehmet Haberal'ın televizyonu Kanal B'de seçim skandalı yaşandı. Sunuculuğunu Kanal B Genel Müdürü Nahit Duru'nun yaptığı Yerel Seçim 2009 Özel Programı'nın reklam arasında yapılan konuşmalarda ilginç itiraflar yer aldı.
25.03.2009 06:40


19 Mart akşamı Kemal Kılıçdaroğlu'nun konuk olduğu programın reklam arası görüntüleri internet sitelerinde yayınlandı. Nahit Duru, Kılıçdaroğlu'na yeterince yer vermediği gerekçesiyle Doğan Grubu için "p.şt." diye hakaret ederken, Kılıçdaroğlu bu sözleri "Tabii tabii" diyerek onaylıyor. Duru, aynı görüntülerde Mehmet Haberal'ın kendisine AK Parti'nin Ankara, İstanbul, İzmir ve Adana gibi illerde oyunu azaltmak için her yola başvurma talimatını verdiğini ifade ediyor. Görüntülerde Saadet Partisi adaylarının neden bu kadar çok kanalda misafir edildiklerinin izahı da yapılıyor. Nahit Duru, bu konuda şu ifşaatı yapıyor: "Haberal... bana şu talimatı verdi. Bunların (AK Parti'nin) oyunu azaltacak ne 'p.şt'luk biliyorsan hepsini yap dedi. Dedim ki hocam, biz adamlarımızı çıkaracağız, ama esas Saadet'i (Saadet Partisi'ni) çıkarmak lazım. Niye dedi. Dedim bunlardan CHP'ye oy 1 gidecekse Saadet'e 3 gitme ihtimali var. Çıkarabilir misin, dedi. Dedim ki Ertan Yülek'i tanıyorum, konuşurum çıkarırız dedim. Ertan abiye açtım telefonu. Saadet Partisi'nden istediğim adamı genel başkanlarını dahil getirdim, buraya getirdim. Ve 1.000'in üzerinde SMS geldi Saadet Partisi Genel Başkanı'na. Ve ben inanıyorum ki en az bir puan artırdı." Kanal B Genel Müdürü Nahit Duru ile Kemal Kılıçdaroğlu arasında geçen şok diyaloglar şöyle:

Haberal talimat verdi: Bunların oyunu düşürmek için her 'p.şt'luğu yap

Nahit Duru: Size 1,5-2 dakikalık bir haber ayırsalardı; o Doğan Grubu da dahil... Şu anda siz kafa kafaya gelmiştiniz.

Kemal Kılıçdaroğlu: Evet.

Duru: Önümüzde daha bir hafta-10 gün zaman var. Bu, o süre içerisinde de geçerdiniz. Ama bunlar p.şt. Çok ciddi söylüyorum ve çok ciddi derecede üzülüyorum.

Kılıçdaroğlu: Tabii.. Tabii...

Duru: Şimdi, Haberal... Haberal... bana şu talimatı verdi. Dedi ki, ne yaparsan yap... Ne yaparsan yap...

Kılıçdaroğlu: Evet.

Duru: Bunların (AK Parti'nin) oyunu azaltacak; Ankara, İstanbul, İzmir, Adana'nın oyunu artıracak ne 'p.şt'luk biliyorsan hepsini yap dedi. Dedim ki hocam, yani biz tabii bu adamlarımızı çıkaracağız, ama esas Saadet'i (Saadet Partisi'ni) çıkarmak lazım. Niye dedi. Dedim bunlardan CHP'ye oy 1 gidecekse Saadet'e 3 gitme ihtimali var.

Kılıçdaroğlu: Evet.

Duru: Çıkarabilir misin dedi. Dedim ki Ertan Yülek'i tanıyorum, konuşurum çıkarırız dedim. Ertan'ı ben de tanıyorum dedi. O zaman siz konuşun dedi. Haberal da tanıdığını söyledi.

Kılıçdaroğlu: Ben de tanıyorum.

Saadetlileri programa çıkardım; oylarını artırdım

Duru: Ertan abiye açtım telefonu. Saadet Partisi'nden istediğim adamı genel başkanlarını dahil getirdim, buraya getirdim. Ve 1.000'in üzerinde sms geldi Saadet Partisi Genel Başkanı'na. Ve ben inanıyorum ki en az bir puan artırdı.

Numan Kurtulmuş: Böyle bir hesap bizi ciddi rencide eder


Saadet Partisi Genel Başkanı Numan Kurtulmuş, Kanal B'deki skandal konuşmayı, "Bizim için çok kötü, çok acı bir şey bu." sözleriyle değerlendirdi.

Birilerinin gizli planlarında bir dahlinin olmadığını kaydeden Kurtulmuş, siyaset yaptıklarını, bu yüzden görüşlerini açıklamak için her imkanı değerlendirmesinin normal olduğunu belirtti. Kurtulmuş, şu görüşü dile getirdi: "Ben başkalarından gizli, kendi birtakım çıkarları, hesapları için televizyona çıkarttığını bilebilecek durumda değilim. Ben sözümü her kanalda her yerde söylerim. O kanalda da aynı şeyleri söyledim, bir başka kanalda da aynı şeyleri söyledim. Dolayısıyla ben söylediğim her sözün sonuna kadar arkasındayım. Seçime az bir zaman kala bütün kanallarda sözlerimin yer almasını isterim. Dolayısıyla böyle bir imkan verilmesinin arkasında bir hesap olup olmadığını bilmem mümkün değil. Böyle bir hesabın olduğunu hissetmek bile bizi rencide eder. Çok ciddi bir şekilde rencide eder. Bizim görüşlerimiz çok net, çok açık. Her yerde söylüyoruz. O kanalda başka, diğer kanalda başka konuşsam eyvallah. Ben İsrail televizyonuna da konuşsam, Suudi Arabistan televizyonuna da konuşsam, İran televizyonuna da konuşsam aynı şeyi söylerim. (Zaman)

videoyu izlemek için : Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor
Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap
KAYNAK
Logged
25 Mart 2009, 06:23:37 ÖS 18
Üye Bilgileri
maxpayna
Genel Yönetici
*

Mesaj Sayısı: 3668
Nerden: ankara

WWW Offline
« Yanıtla #2 :»


numan kurtulmuşun cevabını izlemek için Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor
Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap
TIKLAYINIZ


Kurtulmuş, Cihan Haber Ajansı'nın sabah programındaki sözleri ise şöyle:

"Ben sözünün sahibi bir adamım. Yani şimdi Cihan Haber Ajansında konuşuyorum. Samanyolu Televizyonuna çıkıyorum, Aksiyon`da, Zaman Gazetesin`de röportajlarım oluyor. Ben orada da aynı sözleri söylüyorum, Başkent Televizyonunda da aynı sözleri söylüyorum. Sözümün sahibiyim, ne söylediğini bildikten sonra ben her kanalda konuşurum. Amerikan Televizyonunda da konuşurum İran Televizyonunda da...İngiliz Televizyonunda da konuşurum, İsrail Televizyonunda  da, Suudi Arabistan Televizyonunda da konuşurum...Mühim olan hangi sözün söylendiğidir. Benim sözüm ortadadır. Kaldı ki bir başkasının niyetini ben nerden bilebilirim.

Bugün buraya geldim, programınıza, ben sizin niyetinizin ne olduğunu bilemem. Ben sözümün sahibiyim ve hayatım boyunca her sözün her kelimesinin hesabını vermeye hazırım. Biz bir siyasi hareketiz, ben dört aylık bir siyasi liderim ve bu anlamda önümüze çıkan imkanların hepsini değerlendirmek durumundayız. Hepsinde de doğru bildiğimiz sözü söylemek zorundayız. Kaldı ki o kanalda benim konuşmalarımın muhtevasına bakarlarsa da zaten o kanaldaki niyetle benim sözlerimin hiçbir benzerliğinin olmadığını çok rahat bir şekilde görürler.

Hiç bir medya kuruluşu bizi kullanamaz, bunu aklından bile geçiremez, bizim fikrimiz ve bağımsız tavrımız ortadadır. Ama böyle bir imajın ortaya çıkarılması, seçim öncesinde bunu da çok doğru ve şık olmadığını ifade ederim. Bu sözün söylenmesi beni ve partimi rencide eder."
Logged
25 Mart 2009, 07:09:28 ÖS 19
Üye Bilgileri
Aysegul
Emektar Yönetici
*

Mesaj Sayısı: 3265
Nerden: Bursa

WWW Offline
« Yanıtla #3 :»

eee bari düşünceleriniz ile çelişmeyin Smiley
selam ile..
Logged
25 Mart 2009, 07:20:09 ÖS 19
Üye Bilgileri
serender
Genel Yönetici
*

Mesaj Sayısı: 4231
Nerden: Rize
Dosdoğru ol!


Offline
« Yanıtla #4 :»

üstteki makalede istanbul için olması muhtemel olan  geçen seçimde tarbzonda oldu
velhasıl chp kazandı
narçiçeği abla ve hattap daha iyi bilirler?Huh?
Logged

'Ey iman edenler, Allah için hakkı ayakta tutanlar ve adaletle şahitlik yapanlar olunuz' 5/8
25 Mart 2009, 07:53:02 ÖS 19
Üye Bilgileri
serzeniş_
zemheri
Süper Aktif Üye
****

Mesaj Sayısı: 602
Nerden:
"Kurşuna sitemdir hislerim Ağlıyor Ellerim!"


WWW Offline
« Yanıtla #5 :»

Alıntı
'Onlara mı bırakalım' yalanı ve Saadet Partisi 

başlık süper...
ilgi çekmede üstünüze yokmuş safa bey....

Alıntı
Ancak anlamadıkları tek bir şey var; zaten karşımızdakiler bizi sistemin dışına itmişler. Milli Görüş ancak Kemalist ideolojiyle uyum içinde olduğu kadarıyla sistem içinde olabilir, anıtkabirin önünde saygı duruşunda bulunduğu kadarıyla parlamentoda yer alabilir, Atatürk ilke ve inkılâplarına uymaya yemin ettiği kadarıyla parti kurabilir

peki safa bey öyleyse sizin deyiminizle şöyle yapalım;
biz o dedikleriniz tağut yapılı şeylere nasıl olsa bağımlıyız öyle gitmezse biryer edinemezmişiz ozaman bu devran böyle gitsin...
mükemmel mantık kutlarım....
sayın erbakanın bulunduğu zamanlara bir göz gezdirin...
refah partisi dönemine...
o dediklerinize bağlı kalmadan nasıl iktidara geldiğini vs. vs...
işine geldiği gibi yorumlarsanız işinize gelmeyen cevaplarada hazır olun derim ...

Alıntı
MHP’li aday zaten yeteri kadar AKP’nin oyunu kırarken, CHP dev bir Kılıçdaroğlu kampanyası yaparak oy farkını hızla azaltırken sizin yeni bir ağır topu Topbaş’ın karşısına çıkarmanıza ne demeli? Hadi çıkardınız diyelim, bu adayınızın Star gibi Doğan Medya’sının en çok izlenilen kanallarından birisine çıkarak Topbaş hakkında bazı dosyalar hazırlamasına ne denilir?

numan bey gayet güzel ve yerinde bir açıklama yapmış...
eğer tv seçilmeyecek diye bir kural varsa erdoğanda çıkmasın hepsine veya herhangi bir parti başkanı...
bu ne saçma bir mantık...
herkes heryerde konuşma özgürlüğüne sahip böyle bir kısıtlama düşünülemez...
he onlar art niyetliyse ki ortaya dökmüşler ne pislik içinde olduklarını göstermişler....
he bu haberler niyeyse böyle birden birden çıkarılıyor...
herkesin derdi belli....
amaçıda belli...
kimse saadeti böyle pisliklere alet etmesin....

Alıntı
Kimse bana maval okumasın. Saadet adayının çıkıp da Topbaş’a yetişeceğini kimse ileri süremez. Yetişse bile oyları %20 ila 25 arasında düşeceği için CHP adayını geçmesi düşünülemez. O halde sizin yaptığınız “particilik” uğruna solcu, dahası Kemalist bir başkanın İstanbul’un başına geçmesine yardım etmekten başka bir şey değil.

biz öyle bişey ileri sürmedik sayın safa....
siz kendi asılsız düşüncelerinizi bizlere yamamayın....
biz doğru neyse onun yanındayız...
ak parti sağ diye biz onları yanlışında savunursak saadet diye bir parti olmazdı zaten...
doğruya doğru...
yanlışa yanlış....
bizi benzettiğiniz şahsiyetlerde sadece gülüp geçmekle yetinebilirim....

Alıntı
Velhasıl… Sayın Milli Görüşçüler; madem siyasetteki yegâne amacınız “koltukları onlara bırakmamak” ve “abdestli namazlı elemanları sağa sola yerleştirmek” o halde belediye adayınızı derhal geri çekin. Geri çekmiyorsanız dahi susturun. Susturmuyorsanız dahi kendi kanalınızda konuşturun. Orada da konuşturamıyorsanız en azından Kemalist medyada konuşturmayın.

sayın safa....
milli görüşten baya bir etkilenmişsiniz....
baya bir takıntı etmişsiniz kendinizde....
kendi düşünceleriniz sizde kalsın...
dahada ne yazsamki size...
gereği yok...
sayın numan kurtulmuş cevaplarınız için sizi tebrik ediyorum...
kim ne derse desi saadet bukadar konuşuluyorsa çekemediklerinden,doğru olduğunu bildiklerindendir....
devam edin böyle....
çok komik duruma düşüyorsunuz....
bizde güleriz biraz.....
selametle.....
saygılarımla safa bey.............


Logged
25 Mart 2009, 08:03:57 ÖS 20
Üye Bilgileri
serender
Genel Yönetici
*

Mesaj Sayısı: 4231
Nerden: Rize
Dosdoğru ol!


Offline
« Yanıtla #6 :»

partili olmak budur işte. özgün- bağımsız düşünemezsin. bağlısı bulunduğun partinin söylemine iman etmek zorundasın.

amaserzeniş kardeşim sen partiliden çok parti eğilimlisin şimdi iyi düşün bana söyleme kendi kendine şu sorulara bak. ilkinde cevap verme üç beş kere epmati yaparak düşün;
hiçmi haklı değil?
yerel yönetimlerde iki kişi çekişir, diğerler de kime yakınsa karşısındakine kazandırır. bu bir gerçek-realite
ama sizin kasılmanız politika

sakin olun hele
uslu uslu düşünün?
istanbuldan kazanma şansınız var mı?
-yok.. ihtimal bile yok?

eskiden bize oy vermezseniz chp ye yarar diyordunuz değil mi?
-iyi hatırla refah partisinin en bilindik cümlesiydi!

şimdi dolaylı yoldan chp ye yaramış olmak onurunuza dokunmuyor mu?
Logged

'Ey iman edenler, Allah için hakkı ayakta tutanlar ve adaletle şahitlik yapanlar olunuz' 5/8
25 Mart 2009, 08:08:23 ÖS 20
Üye Bilgileri
maxpayna
Genel Yönetici
*

Mesaj Sayısı: 3668
Nerden: ankara

WWW Offline
« Yanıtla #7 :»

Alıntı
Safa Aldemir

Peki, siz şu tabloda neden bırakın AKP’li adayı desteklemeyi, tüm gayretlerinizle oylarını kırmaya çalışıyorsunuz?


safa kardeşimin soruna şöyle cevap verebilirim;

sebep; sistem içindeki tüm partilerin tek amacı vardır. suyun başına az biraz da biz oturalım biz ve bizim çevre semirsin..!!!

ak partiymiş chp'ymiş hepsinin ortak amacı budur
ehh tabii bunu dile getiremeyecekleri için
kimisi kemalist laik kılıflar uyduracak şeriat geliyor diyecek
kimisi çağdaşlaşma liberalizm gömlek atlet yenilemeye gidecek
kimisi de din sömürüsüne gidecek


ama hepsini özetleyen tek söz bir reklam sloganında gizli kalacak :

yok birbirimizden farkımız ama  biz osmanlı bankasıyız...


pisliğin içine giren temiz kalamaz.....






Logged
25 Mart 2009, 09:38:27 ÖS 21
Üye Bilgileri
narcicegi
Genel Yönetici
*

Mesaj Sayısı: 1767
Nerden:

Offline
« Yanıtla #8 :»

Alıntı
Serenederüstteki makalede istanbul için olması muhtemel olan  geçen seçimde tarbzonda oldu
velhasıl chp kazandı
narçiçeği abla ve hattap daha iyi bilirler?
Evet Serender...
Burada aynı tabloyu yeniden görmek mümkün...
Saadet Partisi nin adayı aynı kişi ve seviliyor...
Ama oyları yine CHP nin işine yarayacak gibi görünüyor...
« Son Düzenleme: 25 Mart 2009, 09:45:50 ÖS 21 Gönderen: narcicegi » Logged
25 Mart 2009, 09:41:41 ÖS 21
Üye Bilgileri
serzeniş_
zemheri
Süper Aktif Üye
****

Mesaj Sayısı: 602
Nerden:
"Kurşuna sitemdir hislerim Ağlıyor Ellerim!"


WWW Offline
« Yanıtla #9 :»

Alıntı
partili olmak budur işte. özgün- bağımsız düşünemezsin. bağlısı bulunduğun partinin söylemine iman etmek zorundasın.

amaserzeniş kardeşim sen partiliden çok parti eğilimlisin şimdi iyi düşün bana söyleme kendi kendine şu sorulara bak. ilkinde cevap verme üç beş kere epmati yaparak düşün;
hiçmi haklı değil?
yerel yönetimlerde iki kişi çekişir, diğerler de kime yakınsa karşısındakine kazandırır. bu bir gerçek-realite
ama sizin kasılmanız politika  

serender ya ben kendimi cidden anlatamıyorum size ona üzülüyorum...
partinin söylemine iman etmek ne demek yapma lütfen ya...
bu nasıl bir söylemdir...
kasılan kim serender...

Alıntı
sakin olun hele
uslu uslu düşünün?
istanbuldan kazanma şansınız var mı?
-yok.. ihtimal bile yok?

eskiden bize oy vermezseniz chp ye yarar diyordunuz değil mi?
-iyi hatırla refah partisinin en bilindik cümlesiydi!

şimdi dolaylı yoldan chp ye yaramış olmak onurunuza dokunmuyor mu?

serender din kardeşim;
ben partilere kazanacak ya da kazanmıuacak gözüyle oy vermem...
öyle düşünseydim eğer;
direk ak partiye verirdim kolay yolu bu...
ben bile bile saadeti getirmiyeceklerini bile bile oy verdim zaten bu 2. senem oy vermemde...
niye verdim sence biliyor musun?
ben inancıma uygun olduğu için,ahirette sorguya çekilceksem kazanamıyacağını bilsem bile doğru gördüğüm için oy verdim demekti gayem...
hala da öyle...
ben hiçbirşeye körü körüne bağlı değilim olmadım da şimdiye kadar çokşükür...
herkesin hatasını,eksikliklerini görüyorum çokşükür...
hangimiz mükemmeliz ki...
ama bukadar ağır konuşmayın lütfen ya...
aynı kefeye koyduğunuz insanlar okadar utanç verici ki...
serender siyasetten konuşmaktan hiç haz almayan bir insan olarak cidden bu tepkim siyaset delisi olduğum için değil veyada saadet bağımlısı olduğumdan da değil...
sadece cidden hep ön yargılı yaklaşım...
hep eski hataların öne sürülmesi...
hep kötüleme hep kötüleme...
ben hala diyorum erbakanda çok hata yaptı...
normal karşılıyorum çünkü o da bir insandı...
ben onları insan üstü olarak görmüyorum haşa...
ama doğruya doğru eğriye eğri...
bu ayrımı kendi açımdan yaptığını düşünüyorum....


Alıntı
ama hepsini özetleyen tek söz bir reklam sloganında gizli kalacak :

yok birbirimizden farkımız ama  biz osmanlı bankasıyız...

pisliğin içine giren temiz kalamaz.....

sayın maxpayna söylemlerinizi doğru bulmakla beraber;
peki nolcak ,ne yapılsın...
kimse oy vermesin herkes kendi çarkını döndürsün bizlerde seyircimi kalalım...
pisliğin içine giren temiz kalamaz demişsiniz bizlerde bir nevi bu pislik çarkın içerisindeki figuranlarız...
bu pisliğin içinde yaşıyoruz...
sorun baştan zaten ...
ülke yönetimi herşey bize ters...
peki nolcak,çözüm oy vermemek mi...
oy vermiyeceksek ne yapacaz?
bu laflar hep söylenen şeyler...
çözüm neymiş...
bu sözlerimi yazarken şunu bilin istiyorum ben saadeti savunmuyorum milli görüşü ,içerisinde barındırdığı düşünceyi savunuyorum...
saadetide bu görüşünden dolayı destekledim şimdiye kadar...
ve kalbi hissiyatım noktasındada oy verip vermeme arasında hala kalmış durumdayım...
son anda iç alemim ne derse ona uyacam...
kaliteli bir ülkede yaşamak istiyorsak herşeyde kaliteli olmamız gerekli...
her seçimimiz kaliteli...
kaliteli olma yolunda adım atacak insanlarada herzaman bir şans verilmeli...
hayırlısı olsun...
selametle..




Logged
25 Mart 2009, 10:07:05 ÖS 22
Üye Bilgileri
serender
Genel Yönetici
*

Mesaj Sayısı: 4231
Nerden: Rize
Dosdoğru ol!


Offline
« Yanıtla #10 :»

iman etmek kavramı sana ters gelmesin lütfen (kulu olmak değil.) emin olmak. şüphede kalmamak anlamında söyledim. yoksa size ağır konuşmam...

aslında cğmle aralarında meramımı anlatıyorsun. sen

örneğin:

Alıntı
ben partilere kazanacak ya da kazanmıuacak gözüyle oy vermem...
demişin..

Alıntı
ben inancıma uygun olduğu için,ahirette sorguya çekilceksem kazanamıyacağını bilsem bile doğru gördüğüm için oy verdim demekti gayem...

ne kadar samimi cümleler.
ben siyasete bakmam
rabbimle hesabıma bakarım diyorsun
o zaman akıl yürütme lütfen:)
çünkü rabbin aklınla bveraber vahyi verdi sana-bana-hepimize
bak vahiy ne diyor:

Alıntı
Dinde zorlama yoktur. Çünkü doğruluk sapıklıktan iyice ayrılmıştır. O halde kim tâğûtu tanımayıp Allah'a inanırsa, kopmak bilmeyen sapasağlam bir kulpa yapışmıştır. Allah, hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir. 2/256


Alıntı
“Bir toplum kendilerinde olanı değiştirmedikçe, Allah onların durumunu değiştirecek değildir.” (Bkz. Ra'd 13/11)

ve daha onlarca ayetde iman etmemişlerin içerisinde bulunmaktan men ediliyoruz (politikacılar iman etse bile sistem iman etmemiştir)

istersen serzeniş bide böyle düşünmeye çalış
çünkü bütün samimiyetimle inanıyorum ki:
olayları değiştirecek olan ben değil Rabbimdir. bu noktada bana akıl (!) yürütmek değil dik durmak düşüyor....

ve yine demişsin ki;

Alıntı
peki nolcak ,ne yapılsın...
kimse oy vermesin herkes kendi çarkını döndürsün bizlerde seyircimi kalalım...

ilk cümlelerinle bu son cümlen çelişkidir sevgili kardeşim


ve:
Alıntı
sorun baştan zaten ...
ülke yönetimi herşey bize ters...
peki nolcak,çözüm oy vermemek mi...

demişin....
yine üsttekiyle çelişik..
çünkü biz nolacağı hesap eden konumunda değiliz
o yaratanın işi.
biz sadece yaratana vereceğimiz hesabı hesap etmeliyiz.. değil mi?

şimdiye kadar verdiğin (verilen ) bütün oyların sonucunda noldu?
ben vermedim sen verdin ?
ikimizin de beklentileri aynı
bişey değişti mi
somut?
sakın politika yapma..
hepimizin istediği hakkın söz sahibi olması
hak hiç söz sahibi olmadı bu memlekette
küçük minik ayrıntılar göz boyamak içindi

(Allahım nolur anlatabilmiş olayım)

Logged

'Ey iman edenler, Allah için hakkı ayakta tutanlar ve adaletle şahitlik yapanlar olunuz' 5/8
25 Mart 2009, 10:53:45 ÖS 22
Üye Bilgileri
maxpayna
Genel Yönetici
*

Mesaj Sayısı: 3668
Nerden: ankara

WWW Offline
« Yanıtla #11 :»

Alıntı
serzeniş
sayın maxpayna söylemlerinizi doğru bulmakla beraber;peki nolcak ,ne yapılsın...kimse oy vermesin herkes kendi çarkını döndürsün bizlerde seyircimi kalalım...pisliğin içine giren temiz kalamaz demişsiniz bizlerde bir nevi bu pislik çarkın içerisindeki figuranlarız...bu pisliğin içinde yaşıyoruz...sorun baştan zaten ...
ülke yönetimi herşey bize ters...peki nolcak,çözüm oy vermemek mi...oy vermiyeceksek ne yapacaz?
bu laflar hep söylenen şeyler...çözüm neymiş...bu sözlerimi yazarken şunu bilin istiyorum ben saadeti savunmuyorum milli görüşü ,içerisinde barındırdığı düşünceyi savunuyorum...saadetide bu görüşünden dolayı destekledim şimdiye kadar...
ve kalbi hissiyatım noktasındada oy verip vermeme arasında hala kalmış durumdayım...son anda iç alemim ne derse ona uyacam...kaliteli bir ülkede yaşamak istiyorsak herşeyde kaliteli olmamız gerekli...her seçimimiz kaliteli...
kaliteli olma yolunda adım atacak insanlarada herzaman bir şans verilmeli...
hayırlısı olsun...selametle..

sayın serzeniş siz de önemli bir noktaya değindiniz

Alıntı
peki nolcak ,ne yapılsın...kimse oy vermesin herkes kendi çarkını döndürsün bizlerde seyircimi kalalım.

şunu unutmamalıyız. oy verme vermeme tartışması sorun çözümü değil başlangıcıdır.
yani oy vermeyerek işimiz bitmiyor rahata ermiyoruz
tam tersi oy vermemek bir tavır, bir reddediş, bir karşı duruş, yani LA 'dır
oy vermek ile o zorlu sıkıntılı ama bir o kadar da mübarek yola; allahın yoluna giriyoruz.
ve esas zorluklar o yolda ilerlerken görülecektir.
bu noktada mustafa islamoğlunun "oy verme koyver" deyişi gayet haklıdır zira salt bu söylem sizi haklı çıkarır
yani oy vermezsek  "öteki"nin  zulmü altında yaşayacağız...

bu nedenle zaten durduk yere insanlara çıkıp sakın oy vermeyin haramdır günahtır demiyorum demeyi de uygun bulmuyorum. zira islamın ilkelerini sistemin çarklarını iyi kavrayamamış ve ilkeli duruşu içselleştirememiş bireyin oy verip vermemesi anlam ifade etmiyor. bu nedenle önce gereken islamii bilgi biliç ve fikir aşılanmalı kişilere. zaten bu bilinç ile kuşanan şahıslar siz oy verme demeden kendileri aralarını açacaktır sistem ile.

bu noktada peygamber örnekliğine döneceğiz yine;
her seferinde peygamberin mekke mücadelesini açıklamışımdır bu konuda.

mekke önde gelenleri peygambere gelip diyorlar ki;
ey muhammed gel seni başımız yapalım. mekkenin en büyük lideri ol ister para ister kadın ister şan şöhret....
ne istiyorsan verelim sana
dinini istedigin gibi yaşa ama ama ne olur şu putlara laf söyleme.

peygamber ne diyor;
bir elime ayı diğer elime güneşi verseniz ben bu davadan vazgeçmem...!!!
ki zaten allah da kafirun suresini inzal ediyor...

şimdi peygamberde şöyle düşünse,
yahu bi başımayım zaten anam babam yok amca da gitti dede de gitti bi başıma kaldım
bari bi süre putlara laf etmeyeyim şunların başına geçeyim hele bir ipleri elime alayım sonra çaktırmadan putları deviririz
zaten tekliflerini kabul etmesem onlar çok kalabalık ve güçlü, benim kimsem yok beni yok ederler
en iyisi köprüyü geçene kadar dayıya ayı takılayım...

sizce bu söylem şu söyleme benzemiyor mu :
sistemi reddereek oy kullanarak bir yere gelemeyiz. biz önce sistemde etkili makamları ele geçirelim
hele hükümet olalım başbakanlık alaım meclis başkanlıgı c başkanlıgı
hem bakın her yeri ele geçiriyoruz yavaş yavaş dönüştürüyoruz. gün gelir islamı açıklarız...!!!

(burada parantez açayım hiçbir siyasi parti böyle düşünmüyor sadece sempatizanları arasında dedikodusu yapılıyor ki böyle düşünenleri kandırabilelim)

 ama NEDEN peygamberin kabul etmediğini allahın kesin olarak üzerini çizdiğini günümüzdeki partililer kabul eder hatta balıklama atlarlar ?

hemde o devir ile bu devir arasında şöyle bir fark var;
mekkelilerin istediği sadece putlara laf söyleme. tamam putlara tapma şirke girme ama ses de çıkarma
ama günümüzde öyle demiyorlar. putlara (kemalizm laiklik demokrasi) laf etmeyeceğin gibi iman etmek zorundasın
hatta imanını ispat etmelisin zira sen müslümansın takiyye ( yalan) yaptığından şüphe ederiz. değiştim demekle kurtulamazsın
diyorlar.


Logged
25 Mart 2009, 11:08:24 ÖS 23
Üye Bilgileri
maxpayna
Genel Yönetici
*

Mesaj Sayısı: 3668
Nerden: ankara

WWW Offline
« Yanıtla #12 :»

pekiyi ne yapacağız ?

şunu ilk önce kabullenmeliyiz
allah bizden devlet kurmamızı beklemiyor istemiyor
yani bizim yaşama gayemiz olmazsa olmazımız hedefimiz "devlet" değil.

allah bizden hayatımızın her alanında onun çizdiği sınır ve ilkeler içerisinde yaşamamızı istiyor ve bunun adına kulluk diyor.
zaten bu nedenle değil mi müslüman özgür olamaz zira kulluk ile özgürlük zıt kavramlardır...!!!

hizbuttahrire bağlı kardeşlerimizin yaptığı gibi hilafet gitti düzen bozuldu hilafeti getirmezsek huzur yok haydin ahali sistemi reddedelim hilafeti kuralım.vs...vs olayı salt devlete ve hilafete bağlayamayız.

zira şu cümle önemlidir : devlet hedef değil sonuçtur


önce birey

yani; bizler yani gayesi allahı razı edecek bir yaşam olan müminler öncelikli görevimiz nefsimizi kuran ile ıslah ederek allahın razı olacağı bireyler olmalıyız. arasıra şu tabiri kullanmışımdır, islamlık binası insanlık temeli üzerine yükselir. ve bu bir bütündür. insanık temeli olmadan kuracağınız islami şahsiyet binası yıkılmaya mahkumdur. tam tersi saglam insanlık temeli olsa bile üzerine islam binası kurulmadığı müddetçe allah nezdinde (ahirette) o sağlam temel bir işe yaramayacaktır...

bireylerden oluşan topluluk

üstte tanımlamaya çalıştığım gibi örnek ve önder şahsiyetlerin çoğalması ve kollektif çalışması ile artık bireysel yaşamdan yavaş yavaş toplu(msal) yaşama geçiş başlayacaktır.  zaten bu doğal bir süreçtir. sosyojik olarak tahlil edildiğinde de bu gerçek çok net görülür. kendisini islama nispet eden şahsiyetlerin elbette kendi aralarındaki ilişkileri de islamii olacaktır.

sonuç devlet
aralarındaki ilişkileri islamii ilkeleri gözeterek düzenleyen topluluklar zamanla devletleşme sürecine girecektir.
zira topluluk büyüdükçe topluluk içi ve dışı ilişkiler ilkel iletişimden modern komplike profesyonel ilişkilere dönüşecektir ve devlet kavramı ile nitelendirilecektir.

hem allahın kanunları(sünnetullah) hem de sosyoloji bu şekilde ilerler ki zaten sosyoloji dediğiniz de allahın kanunlarından biri olan toplumsal ilişkileri açıklar.
Logged
25 Mart 2009, 11:49:00 ÖS 23
Üye Bilgileri
maxpayna
Genel Yönetici
*

Mesaj Sayısı: 3668
Nerden: ankara

WWW Offline
« Yanıtla #13 :»

şimdi bir üstte pembe bir tablo çizdik; birey topluluk devlet (d)evrim süreci anlattım bir nevi...
ama hayat pembe değil zira sınavdayız her sınav zor olduğu gibi allahın sınavı daha da  çetindir...

burada yine sosyloji ya da siyaset alanına mı girer şu sorun ortaya çıkacaktır :

her İZM, her ideoloji her din her fikir her yaşam biçimi insanlara topluma devlete hakim olmak ister
her görüş hakimiyet kurmak ister bu doğal bir süreçtir.
her nasıl islam müslümanlarca hayatlarına hakim kılınmak isteniyor ise,
komünizm komünistlerce
kemalizm kemalistlerce
yahudilik siyonistlerce
kapitalizm kapitalistlerce...vs...vs
her din gücünün yettiği çoğunlukta insan topluluklarına ulaşmak kabul görmek ve yaşamsallaşmak ister
hiçbir fikir kabullenilmemek yok olmak için ortaya çıkmaz.

eee her fikir kendini kabul ettirmek ve insanlığa yayılmak için mücadele verecek ise
işte o noktada çatışma kaçınılmazdır.

işte sorun burada başlıyor....
bir ideoloji düzenini kurmuş devletini oturtmuş ağır aksak yaşıyor...
ama birden o da nesi : adamın biri gelmiş ee ne var putlara tapmayın yanlış yoldasınız gelin bir allaha iman edin kurtulun
sistemden nemalananlar (kendince) haklılar ne güzel (hayvanlar gibi) yaşarken baldırı çıplak birisi gelmiş sistemin çarkına çomak sokuyor...
kimse kendi çarkına çomak sokturmaz bunun müslümanı gavuru da olmaz...

neyse lafı niye uzattım ki ben...
soyut konuşmaktan somut konuşmaya geçersek;

kemalist laik demokrat din terminolojisi üzerine inşaa edilmiş TC devleti elbette bizim islamii söylemimizden rahatsız olacaktır.
bu söylem ilk başta birkaç marjinal kişi yada grupta iken ciddiye alınmayacaktır. ama ne zamanki çoğalma eğilimi gösterirse ve ciddi duruşu varsa sistem refleks gösterecek ve önce göz takibi sonra el takibine başlayacaktır.

yani
sistem senin islamii duruşundan söyleminden rahatsız olacak büyümene izin vermeyecektir aynen mekkeli müşriklerin peygambere izin vermedikleri gibi...

işte bu noktada mücadele ve zorluk başgösterecektir.
bu anlattıklarımın her noktasında peygamberin mekke yaşamını gözümüzün önünde tutalım...
peygamberin tavizsizliğini sistemin baskılarını ve zulmünü
ve günümüz ile iyi kıyas edelim...

burada neden aynı değişimi etkiyi gösteremiyoruz diye durup düşünürsek yine başa döneriz ve çuvaldızı kendimize batırırız :
biz ya oy verelim öyle değiştireim denilerek kandırılıyoruz
ya da oy verme koy ver diyerek mücadelenin kapısını açıyor ama kapıdan içeri girmiyoruz.

dikkat edin :
peygamber ve ona iman eden bir avuç mümin mekkede gemileri yaktılar...!!!
işlerinden oldular
servetlerinden oldular
evlerinden oldular
ailelerinden oldular
bazıları canlarından oldular
yani
bu yolda inançlarından taviz vermediler ama hayatlarını bu yola adayarak imanlarını ispat ettiler...!!!
az önce bir konu açmıştım. başlığı bu noktada önem arz ediyor :

Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor
Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap
İnancının gereğini yaşamak isteyenler bedel öderler


evet
allah bedel istiyor
madem iman ettin
göster diyor
iman ettik demekle kurtulduğunuzumu sanıyorsunuz diyor
sizden öncekilerin başına gelen sizin başınıza gelmeden cennete girebileceğinizi mi sanıyorsunuz diyor
diyorda diyor

ve işte beni yakan bir ayet
allah bizleri cehenneme atsa neden diyecek olsak sadece bu ayeti gösterse sesimizi çıkaramayız :

tevbe 24

De ki: Eğer babalarınız, oğullarınız, kardeşleriniz, eşleriniz, hısım akrabanız kazandığınız mallar, kesada uğramasından korktuğunuz ticaret, hoşlandığınız meskenler size Allah'tan, Resulünden ve Allah yolunda cihad etmekten daha sevgili ise, artık Allah emrini getirinceye kadar bekleyin. Allah fasıklar topluluğunu hidayete erdirmez.



itiraf edelim;
günümüzdeki İSTİSNALAR HARİÇ  hemen hemen tüm müslümanlar islamı yaşamak istiyorlar amaa üstteki ayette vurguladığı gibi  işlerini evlerini okullarını kariyerlerini ailesini hep islamın önünde tutuyorlar. tutuyoruz diyeliyim de kendimi soyutlamayaım çuvaldızı sizlerden önce kendime batırayım...

toparlar isek yani demem o ki;

eğer islamii bir yaşam istiyor isek,

enam 162 de olduğu gibi
De ki: «Benim namazım, ibadetlerim, hayatım ve ölümüm kesinlikle hep o alemlerin Rabbı olan Allah içindir.

diyor isek gemileri yakmayı göze almalıyız...!!!
resul ve örnek insanlar allahın yolunda neler yaptılar bunları hepimiz biliyoruz öyle değil mi ?
hep okuyoruz edebiyatınıda yapıyoruz. ver coşkuyu modunda helal  olsun diyoruz şehid diyoruz gazı yiyoruz
ama o çok beğendiğimiz bayıldığımız insanlar ve hayatlarını hayatımıza geçirmiyoruz...!!!

şimdi burada durup sende haklısın diyen olabilir. ama sonuç ne biliyormusunuz :
bunu yazan maxpayna' da okuyanda doğru olduğunu bile bile normal yaşamına devam eder.
eee allahda kusura bakma kulum bunu eşşek gibi biliyorsun forumda ahkam da kesiyorsun vırvır etmeye gelince üstüne yok ama icraatte bi naneni göremedim  bi de gelmiş cennet istiyorsun yüzsüzlükte sınır tanımıyorsun demez mi ?

iyi de bir benle olmuyor tek başıma neye gücüm yeter hadi olalım bir grup olalım neyi değiştrebiliriz ki ?
sorusunu şeytan fısıldayabilir kıulağınızın arkasından...!!!

el-cevap :

başında da belirttiğim gibi
allah senden dünyayı değiştirmeni beklemiyor ki
devlet kurmanı da
sen bu yola gir gücün neye yetiyorsa onu yap
ibrahim gibi bir başına kalsanda muhammed gibi taşlanıp kovulsanda asla pes etme taviz verme dik dur ve rabbine sığınarak gayret et.

iki sonuç çıkar :
ya rabbin çalışmalarının karşılığını verir ve bu dünyada islam adına kazanımlarda bulunursun
ya da bu dünyada başına gelen pişmiş tavuğun bile başına gelmez ama ahirette allahın huzuruna gidince en azından allah bilir senin ne yaptığını da mükafatını orada verir.

bakara 155-156

Andolsun ki sizi biraz korku ve açlık; mallardan, canlardan ve ürünlerden biraz azaltma (fakirlik) ile deneriz. (Ey Peygamber! ) Sabredenleri müjdele !Ki onlara musibet geldiği zaman; Biz Allah içiniz ve yine ona döneceğiz, derler."





arkadaşlar uzun yazdığım için affınıza sığınırım
uzun zamandır mesaj bile yazmıyordum. uzun yazıları sevmem diyodum hele zaten uzun konuşamam ama kendimi kaptırmışım.
benim dediklerim doğru diye KESİN iddia etmiyorum.herkesin bakış açısı duruşu vardır.
önemli olan fikirlerimiz net şekilde ifade edelim ortak konuşalım düşünelim ve en doğruya ulaşmak için gayret edelim
burada bulunma nedenimiz de bu....!!!

allahın selamı doğru sözü işitipde kulak verenlerin üzerine olsun
saygılarımla.......
« Son Düzenleme: 26 Mart 2009, 12:09:06 ÖÖ 00 Gönderen: maxpayna » Logged
26 Mart 2009, 08:27:49 ÖÖ 08
Üye Bilgileri
serzeniş_
zemheri
Süper Aktif Üye
****

Mesaj Sayısı: 602
Nerden:
"Kurşuna sitemdir hislerim Ağlıyor Ellerim!"


WWW Offline
« Yanıtla #14 :»

Alıntı
iman etmek kavramı sana ters gelmesin lütfen (kulu olmak değil.) emin olmak. şüphede kalmamak anlamında söyledim. 

iman etmek kavramını ne olursa olsun bu tarz konularda kullanılmamasını şiddetle düşünen biriyim..

Alıntı
demişin....
yine üsttekiyle çelişik..
çünkü biz nolacağı hesap eden konumunda değiliz
o yaratanın işi.
biz sadece yaratana vereceğimiz hesabı hesap etmeliyiz.. değil mi?

Alıntı
kaliteli bir ülkede yaşamak istiyorsak herşeyde kaliteli olmamız gerekli...
her seçimimiz kaliteli...
kaliteli olma yolunda adım atacak insanlarada herzaman bir şans verilmeli...

ben bu cevabıda vermiştim serender bunu gözden kaçırmışsın...
çelişki dediğin nokta son sözlerde bağlanıyor...


Alıntı
sakın politika yapma..
hepimizin istediği hakkın söz sahibi olması
hak hiç söz sahibi olmadı bu memlekette
küçük minik ayrıntılar göz boyamak içindi

(Allahım nolur anlatabilmiş olayım)

kendimi siyaset yapan gereksiz bir şahsiyet gibi hissettim (politika yapma deyince:)
anladım serender net üzerinde insanların birbirini anlaması nekadar zor da olsa ben senin düşünceni anladım ve harfiyen katılıyorum...
aslında bu oy konusunda çok hassasiyetim vardı...
dediklerini ben düşünmedim mi sanıyorsun...
ayetler ışığında o sınırlı aklımı zorladığım...
ve sonuç olarak kafamda ve içimde mutmain olduğum bir karar verdim ki böyle bir karar vermeyi düşünüyordum;

Alıntı
sizce bu söylem şu söyleme benzemiyor mu :
sistemi reddereek oy kullanarak bir yere gelemeyiz. biz önce sistemde etkili makamları ele geçirelim
hele hükümet olalım başbakanlık alaım meclis başkanlıgı c başkanlıgı
hem bakın her yeri ele geçiriyoruz yavaş yavaş dönüştürüyoruz. gün gelir islamı açıklarız...!!!

sayın maxpayna zaten ortaya atılan partinin ne olduğu biliniyor...
adamların oy alamamasının sebebide bu dediklerinizde saklı...
onlar yavaş yavaş değil zaten bu islamın içinde olduklarını ve buyüzden çoğu insan tarafından antipatik gözükmekte..
o dediğiniz ayıya dayı olayı şu iktidarda çok farkediliyor..
yazdıklarınızı okudum (dikkatle)
aslında içimde düşündüğüm şeylerdi ama bu vesiyle emin oldum...
herşeye rağmen duruşu en doğru olma yolunda olan partinin saadet olduğunu düşünmemle beraber oy vermicem...
yazdıklarınızada acı da olsa gerçekler katılmamak elde değil....
Mevlam neylerse güzel eyler....
selametle...





Logged
Sayfa: [1] 2   Yukarı git
Cevap Yaz Yeni Konu Haberdar Et
Gitmek istediğiniz yer:  

MySQL ile Güçlendirildi PHP ile Güçlendirildi Powered by SMF 1.1.16 | SMF © 2006, Simple Machines XHTML 1.0 Geçerli! CSS Geçerli!
Bu Sayfa 0.461 Saniyede 19 Sorgu ile Oluşturuldu