MSN`de gezenler iyi dinleyin!

Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.
anasayfa anasayfa giris kayit
  İslami Düşünce Platformu > BİLGİSAYAR VE INTERNET (Bilgi Platformu) > Bilgisayar (Moderatör: Yonetim) > MSN`de gezenler iyi dinleyin!
Kullanıcı Adı: Beni Hatirla?
Şifre:

Sayfa: [1]   Aşağı git
Cevap Yaz Yeni Konu Haberdar Et
Gönderen Konu: MSN`de gezenler iyi dinleyin!  (Okunma Sayısı 710 defa)
0 Üye ve 2 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
23 Kasım 2008, 11:07:56 ÖS 23
Üye Bilgileri
serender
Genel Yönetici
*

Mesaj Sayısı: 4230
Nerden: Rize
Dosdoğru ol!


Offline
« :»


Resimlerin Görüntülenmesine İzin Verilmiyor
Resimleri Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap

MSN bazı durumlarda keder verir. `Ben silinecek insan mıyım ya!` diyerek odaya dalar bir arkadaş. Gel de teselli et!Bir başkası selama karşılık vermez, öteki aylardır çevrim dışı, hayırdır inşallah! Sonra anlarsınız ki kırmızı bir çizgi çekmiş üzerinize, basbayağı engellemiş sizi.

Vay hayırsız vay! Sanal âlemin dertleri işte! Bir taraftan ne hoş aslında, yüz yüze dönen iki küçük mavi yeşil adam, kocaman bir dünyayı önünüze açıyor; bütün arkadaşlar orada; ama o dünya aynı zamanda başınıza iş açıyor. Şifrenizin kırılması, mailinizin patlatılması da bir dert; ama asıl dert, meşgul olduğunuza bir türlü inanmayan 'geveze' arkadaşlar. Öyledir işte, biri hiç konuşmaz, öteki susmak bilmez. Sonra bir başkası hiç ortalarda yokken bir köşeden 'ce' yapar, ses var görüntü yok! İsterse yazar, istemezse yazmaz, nasıl bir sinsiliktir bu? Bir de akrabalarla hep aynı monotonlukta devam eden muhabbetler vardır, "'Nasılsın kuzen?' 'İyidir.' 'Sen?' 'Ben de iyiyim'. 'Evdekiler nasıl?' 'Onlar da iyi.' Ertesi gün yine aynı sözler, değişen bir şey yok. Yahu bu MSN de yakınlaştırayım derken koparıyor mu yoksa? Bak bir tanesi şefkat bekliyor şimdi, hem online görünüyor hem de "Çok kızgınım bana dokunmayın" diyor. Ne acıklı bir durum! Belli ki ilgi bekliyor; ama kim çekecek nazını?

MSN'de gezenler, gözlerini süzenler şimdi iyi dinleyin, bu âlemin de bir adabı, ahlakı var, arkadaşlar üzülmeyecek, naz niyaz çekilecek, öyle yoğun adam triplerine girip selam sabah kesilmeyecek. İşte budur!

Önce engelledi, sonra sildi, vefasız!

Dün, sokağın köşesinde, sevdiği kızı görecek diye kök salıp yeşeren delikanlı bugün yine yeşil; bir farkla ki, masa başında bekliyor. O, küçük yeşil bir msn adam artık. Naz makamındaki hanım kız da saçlarını savurarak başını öte yana çevirmek yerine 'dışarıda' gösteriyor kendini, kim inanır, bal gibi masa başında... Nicedir mahalleye gelmeyen, kapının önünden geçmeyen, pardon, nicedir hep 'kırmızı' görünen gencin yeşil ışık yakmasını bekliyor. "Bekledim de gelmedin, sevdiğimi bilmedin..." Küsmeler, kapı çarpmalar, gönül koymalar, gönül almalar, can ciğer kuzu sarması olmalar nice zamandır boyut değiştirdi, bilmeyen yok; biz de zaten başka bir şey konuştuk. Memlekete internet gelir gelmez bağlanan bir daha da kopmayan üç gence msn âdâbını sorduk. "Hocam, nedir öyle, yoğun adam tripleri, bir meşgul sen misin bu âlemde, üzerinde kırmızı bir çizgi hep, selam veririz almazsın. Tövbe ya, bir daha 'nbr' yazarsak sana..."

Celal Baykan ve Ufuk Arslan iki 'kanka', birbirlerini on yıldır tanıyorlar. Celal, bilgisayar mühendisi, Ufuk bilgisayar programcısı... İkisi de Türkiye'ye internet geldikten bir iki ay sonra kabloları takmış, bir daha da çıkarmamış. İki ayrı âlemde yaşadıklarını kabul etmekle birlikte, internette başka kimliğe bürünmedikleri için belki de bir oyunun içinde olduklarını düşünmüyorlar. Ufuk mesela, msn'de birçok arkadaşı tuhaf bulduğu halde kendi ismini kullanıyor. Diyaloglar çoğunlukla şöyle; "Adın ne?" "E, Ufuk işte!" "Hayır, gerçek adın ya!" "Ufuk dedim ya!" Msn'in faydaları malum, dünyanın öteki ucundan bir arkadaşınla saatlerce konuşabilirsin, yeni doğan çocuğunu şehir dışındaki annene gösterebilirsin, dosya alır, dosya gönderirsin vs... Zararı nedir, msn bir insanı ne şekilde üzer yani? Mesela Celal, bir arkadaşının selamını, meşgul olduğu gerekçesiyle karşılıksız bırakır mı? "Arkadaşa bağlı." diyor Celal, "Bakarsınız, sevdiğiniz bir arkadaşsa, iki eliniz kanda olsa bile cevap yazarsınız; ama pek hazzetmediğiniz biriyse, hiç görmemiş gibi yaparsınız."

Msn'e eklediğiniz birini engellediğiniz ya da sildiğiniz oldu mu hiç? Bizim gençler, keyifli bir gülüşle karşılık veriyor. Eski zamanlara ait "Seni defterden silerim." yollu tehditler sanal âlemde gerçeğe dönüşüyor galiba... Az önceki keyifli gülüşün altında da 'silme' eyleminin verdiği gizli bir rahatlama ve zafer duygusu yatıyor olmalı. Listeden ilk silinenler 'kazara' eklenenler. Bu her iki taraf için de normal karşılanıyor. Dramatik olan, iki arkadaşın birbirini silmesi zaten... Sorunun nerede başladığı mühim değil, gerçekte ya da sanal dünyada; ama son noktanın konduğu yer çoğunlukla msn oluyor. Celal'in tespitine göre, msn'de birbirini silen iki kişi, günlük hayatta da yüz yüze gelmiyor artık. Bir de arkadaşlarınızı Ufuk gibi mecburen silmek zorunda kaldıysanız, başınızın epey ağrımasını göze aldınız demektir.

Adresi 'hack'lendiği için arkadaşlarının adresini korumak isteyen ve bu yüzden de bütün listeyi uçuran Ufuk, bunu izah etmekte epey zorlanmış. Her gün telefonlaştığı en yakın arkadaşları bile, "Beni nasıl silersin?" diye gönül koymuş. Sonradan mesele tatlıya bağlanmış; ama listede daha az görüştüğü kişiler, işin aslını sormak yerine misillemeyle cevap verdiği için onlarla bağlantı tamamen kopmuş. Ufuk msn'siz kaldığı o günlerde kısmî bir rahatlık yaşasa da 'yalnızlık ve boşluk' duygusu baskın çıkmış. "Orada uzak şehirlerden arkadaşların da içinde olduğu geniş bir kabilem vardı. Bir anda yok oldular. Dünyanızı komple almışlar, bir başınıza kalmış gibi oluyorsunuz. Telefon var ama her gün arayıp soramazsınız ki!"

Çevrimdışı yazmak ahlakî mi?

Gelelim, 'engelleme' durumuna. Kimse engellenmek istemez; ama herkes birilerini engeller. İnternetteki onlarca "Beni kim engelledi?" siteleri, bir tür 'gerçek dostunuzu' öğrenin çağrısı yapıyor; ama çoğu zaman 'çok konuşan' bir dosta o an cevap veremeyecek olmak bile 'engelleme' yöntemini akla getirebiliyor. Bu durumda 'çevrimdışı' yazmak daha makûl görünüyor; ama Celal pek de ahlakî bulmuyor bu yöntemi. Haksız da sayılmaz, bu işte bir sinsilik olduğu kesin, ben seni göremiyorum; ama sen beni görebiliyorsun, zırt diye ortaya çıkıyorsun sonra aynı hızla kayboluyorsun. Celal işi epey ciddiye almış, çevrimdışı yazanları bir programla yakalıyor ve fırçayı basıyormuş. Web tasarımcısı Nihan Esirgemez ise 'çevrimdışı' yazmak konusunda farklı düşünüyor; "Msn gün boyu offline olarak duruyor. Artık öyle olmak zorunda; çünkü seninle işi olan da olmayan da gelip buluyor. Bir anda çok farklı mecralara akabiliyorsun. Sen bambaşka bir havadasın, bir arkadaşın o havayı berbat edebilir. Etkiye çok açığız."

MSN kullanmanın da bir âdâbı var

Msn âleminde, kullanıcıları sınırlayan bir adaptan söz edilebilir mi? Bu âlemle tanışıklığı epey eskilere dayanan Nihan Esirgemez, uyulması gereken kuralları sıralıyor: "Bir arkadaşınızın referansıyla tanımadığınız birini listenize ekleyecekseniz, arkadaşınız o kişiye önceden haber vermeli. Aksi takdirde bir odaya destursuz girmeye benzer yaptığınız. Gerçek hayatta bir insan saygılıysa dışarıda da saygılı olur. En yoğun işinizin arasında bile en azından 'Seni daha sonra arayacağım ya da birazdan yazarım.' demelisiniz. İstediğiniz kadar yoğun olun, msn orada açıksa, selama karşılık verilmeli. Eğer konuşamayacaksan msn'i açmayacaksın. Milleti psikopat etmenin gereği yok." Bir de adam msn'de açık görünüyor; ama yazısı şu; "Çok kızgınım, bana dokunmayın." Kızdıysan ne işin var orada? Amaç, dikkat çekmek, birilerinin ilgisini istemek, öyle biri için en büyük yıkım, kimsenin çıkıp da 'Neyin var?' diye sormaması olur. Peki, o kırmızı 'meşgul' çizgisinin gerçek anlamı nedir? Nihan gülüyor, "Aslında çoğu zaman hiçbir anlama gelmiyor. Siz 'Meşgulüm girilmez!' diyorsunuz; ama kimse bunu kale almıyor. Bazı arkadaşlarım 'dışarıda' görünüyorsam yazmak yerine telefon açar. Bazıları da 'öğlen yemeğindeyim' desem bile harıl harıl yazar. Aksini görmedikten sonra inanmak zorunda... Ne zaman ki ben 'dışarıda' göründüğüm halde geyik çeviririm, o zaman inanmaz. Bir de msn'e yeni eklenen kişi yüzünden eskilerin ihmal edildiği olur. Biz buna 'yeninin cazibesine kapılmak' diyoruz. Bu şekilde benim de gönül koyduğum arkadaşlar olmuştur; ama 'anlık' şeyler gözüyle bakarım. İnternet üzerinde yaptı, gerçek hayatta yapamaz derim." diyor.

MSN'de sağlıklı iletişim biraz zor

Msn'deki onlarca ikon ya da 'smile', sağlıklı bir iletişim kurmak için yeterli mi? Celal ve Ufuk, "Hayır!" diyor. "Sorunları msn'de tartışmak iyi fikir olmayabilir. Jest yok, mimik yok, karşınızdaki üzgün mü anlayamazsınız, sesini duyamazsınız. Boşlukları kendi kafanızda tamamlıyorsunuz. Üstelik karşınızdaki kafası estiği zaman çekiverir bilgisayarın fişini, öylece kalırsınız." Nihan da msn'de eski defterlerin açılmasından, sudan sebeplerle tartışma çıkmasından şikâyetçi. Sanal âlemde kaybettiği bazı arkadaşları için; "Yüz yüze konuşsak kopmayabilirdik." diyor. Ona göre bu dünya, 'boş vermişlik' duygusunu besliyor. O liste kalabalık nasılsa, Elif giderse, Leyla var. Ama şimdi şu masadan kalkıp gitsek birimiz, gerideki tek başına kalakalır.


Zaman
Logged

'Ey iman edenler, Allah için hakkı ayakta tutanlar ve adaletle şahitlik yapanlar olunuz' 5/8
23 Kasım 2008, 11:55:11 ÖS 23
Üye Bilgileri
sülfile
Aktif Üye
***

Mesaj Sayısı: 416
Nerden:
حركة المقاومة الاسلامية


Offline
« Yanıtla #1 :»

işte tamda bu sebepten msn imde hem az insan vardır hemde sesli konuşmayı tercih ederim.
Logged

Ya kalkın direnin cemaat çocuklar ölmesin, yada susun saklayın korkuları çocuklar görmesin!!!
24 Kasım 2008, 01:17:41 ÖÖ 01
Üye Bilgileri
Aysegul
Emektar Yönetici
*

Mesaj Sayısı: 3265
Nerden: Bursa

WWW Offline
« Yanıtla #2 :»

işyerinde iş için yapılan transferlerde çok faydalı oluyor. bu bir gerçek ama..
özellikle tartışmalı mevzularda telefon ile veya yüzyüze olan iletişimlere öncelik verilmesine inanmakta ve uygulamaktayım.
bir de.. bir dünya olarak kurulmuşsa msn eğer sosyal hayata da olumsuz bir etkisi -ki buna dünyadan kopma derecesine gelmiş bir dereceye ulaştırabiliyorsa bu tehlike sinyallerinin duyulduğu alan olarak görebiliriz.
ama bir de faydalı işler için seçilmekte ise.. adabı ile yaşayıp - gidersin..
ne yapalım..
insanları koparıyorda birbirlerinden, birleştiriyor da.. şimdi.. amaç, niyete bağlı diye bitirmeliyim yorumumu..

selam ve dua ile.. Smiley
Logged
24 Kasım 2008, 07:36:14 ÖS 19
Üye Bilgileri
esen
Süper Aktif Üye
****

Mesaj Sayısı: 934
Nerden:
"lalüebkem"


Offline
« Yanıtla #3 :»

çok güzel bir yazıydı biraz dokundu bana ya................................
ben sinsilerdenim mi şimdi?Huh?
yok ya öyle değilim yeminle Sad
ayrıcada bence bi insanı engelliyorsam eğer sileyim daha iyi ...
Logged

cici sözlerine karşılık çıkarıp masalarına koyacağımız bir din taşımıyoruz yüreğimizde
25 Kasım 2008, 06:40:47 ÖS 18
Üye Bilgileri
Kararsız
Aktif Üye
***

Mesaj Sayısı: 489
Nerden:

Offline
« Yanıtla #4 :»

çok güzel bir yazıydı biraz dokundu bana ya................................
ben sinsilerdenim mi şimdi?Huh?
yok ya öyle değilim yeminle Sad
ayrıcada bence bi insanı engelliyorsam eğer sileyim daha iyi ...

Esencim neden doknumuyormuş ki...

Kişi karşısındakini kendisi gibi bilirmiş. Ortada bir sinsi varsa, sinsilik iddiasını ortaya atanın ta kendisidir.

Hasbinallah... Çevrimdışı geziniyoruz diye sinsi de olduk iyi mi??

BU seçenek bize sunulduğuna göre, kullanırım. Kime ne???

Töbee töbeeee  Angry
Logged
25 Kasım 2008, 08:09:01 ÖS 20
Üye Bilgileri
esen
Süper Aktif Üye
****

Mesaj Sayısı: 934
Nerden:
"lalüebkem"


Offline
« Yanıtla #5 :»

demi yani kararsız  Grin sagol valla..
ayrıca orda demiyoki ç. dışı olmayı tercih ederseniz sinsi olarak etiketlenirsiniz diye Tongue
Logged

cici sözlerine karşılık çıkarıp masalarına koyacağımız bir din taşımıyoruz yüreğimizde
25 Kasım 2008, 08:49:01 ÖS 20
Üye Bilgileri
ozanca
Genel Yönetici
*

Mesaj Sayısı: 3674
Nerden:

Offline
« Yanıtla #6 :»

Keşke gercek hayattada çevrimdışı olmak mümkin ( ilahiii ) olsa ...
Kuzu cevirmeye benzemez çevrim içi olmak ...
Hatun basar , patron çıkar ....
Bu arada Celal sayın Celal ...
Çevrimdışı yazanı tespit için programa ne hacet ...
Yazıyorsa çevrimdışı olsada anlarsın olmasada anlarsın ...
Yazmıyorsada çevrim içi olsa neee olmasa neee ...
Sonucta senle ilgilenmiyor işte Celallll ...
Ahhh celalllll merakın devrilsin emiiiii...
Selamlar ...
Logged

Resimlerin Görüntülenmesine İzin Verilmiyor
Resimleri Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap
25 Kasım 2008, 09:43:19 ÖS 21
Üye Bilgileri
Müderriscevadmazhar
Üye
*
Avatar Yok

Mesaj Sayısı: 38
Nerden:

Offline
« Yanıtla #7 :»

Bence çevrim dışı olanlar tmamamiyle sinsiiiiii ve hatta arkadan yaklaşılması korkusu olanlar için büyük bit tehdit... Konuşuyorsun msnde en datlı yerinden parçalar koparır gibi, sonra pat! bir,"şişşşşşt" ya da "huuuuuuu" seslenişi! Be kardeşim ne yaklaşıyon arkadan ayıp değil mi, yakışıyo mu? Ne yani senin istediğin zaman mı konuşacağız? Hadi ordannn...

Adam arıyo tlfdan, halbuki msn açık, be kardeşim ne para yazdırıyon şu merete, arasana msn den bedavasından, görüntülsünden...Kimse aklı yerinde kullanmak gibi bir mucizeye sahip değil! Olmayanda zaten listede yok!

Bu millete vesayet verilmeyeceği gibi msn zımbırtısıda fazla karmaşık olduğundan verilmezzzzz, verilirse şeyini çıkarırlar. İki seçenek yeterde artar bile; çevrim içi, çevrimdışı! Siyah beyazız biz, ara renkler kafayı yorar, kırmızıya yeşil gelmiş sarı geride dursun handikapı gibi meşgulüm bulaşma, yemekteyim lokmama dokunma, dışarıdayım sakın peşimden gelme, telefondayım, telefondaysan salaksın zaten (indirimli tarife değilse-ki onda da kazıklanıyon- kontürü demiyorum bile!),ayrıca hem yazıp hem konuşma ikililiğini yapacak yeteneği hak getire!, hemen döneceğim, beni özleyin der gibi sulu ve fazla kadınsı eeee en iyisi az olanda....
Çevrimdışı olanlar ne olur seslenmeyin Allah aşkına!Gıcıksınız vesselam...
Logged
25 Kasım 2008, 09:55:54 ÖS 21
Üye Bilgileri
ozanca
Genel Yönetici
*

Mesaj Sayısı: 3674
Nerden:

Offline
« Yanıtla #8 :»

Fatihin Fermanı ....
Tiz elden çevrimdışı olanlar şişe geçirilip çevrile ...
Ve hala sağ olanlara kız verilmeye ...
Yok eğer çevrimdışı olan tayfayı nisa ise ...
Kız Kulesine hapsedile ....


- Mehmet ali yavrum koş var söle Lala  Şemsettine  kız kulesine Jammer takdırsın , madara etmesin bizi elaleme ...
- Emredersiniz padişahım ...


Selamlar ...
Logged

Resimlerin Görüntülenmesine İzin Verilmiyor
Resimleri Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap
25 Kasım 2008, 11:46:07 ÖS 23
Üye Bilgileri
sülfile
Aktif Üye
***

Mesaj Sayısı: 416
Nerden:
حركة المقاومة الاسلامية


Offline
« Yanıtla #9 :»

Çevrim dışı gezene değilde konuşana gıcığım arkadaş.
Yaw sen yazıyosun lap diye yazın bana geliyo sonra benim o sırada yazdığım şey direk onun bölümüne kayıyo eeeeeeeeeee ayıkla pirincin taşını
Allahtan millet alışkın benim bu hallerime tınmıyo:)
Logged

Ya kalkın direnin cemaat çocuklar ölmesin, yada susun saklayın korkuları çocuklar görmesin!!!
Sayfa: [1]   Yukarı git
Cevap Yaz Yeni Konu Haberdar Et
Gitmek istediğiniz yer:  

MySQL ile Güçlendirildi PHP ile Güçlendirildi Powered by SMF 1.1.16 | SMF © 2006, Simple Machines XHTML 1.0 Geçerli! CSS Geçerli!
Bu Sayfa 0.262 Saniyede 18 Sorgu ile Oluşturuldu