8- Bakara Suresi 40-43

Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.
anasayfa anasayfa giris kayit
  İslami Düşünce Platformu > KUR´AN-I KERİM (Bilgi Platformu) > Tefsir Sohbetleri > 8- Bakara Suresi 40-43
Kullanıcı Adı: Beni Hatirla?
Şifre:

Sayfa: 1 2 [3]   Aşağı git
Cevap Yaz Yeni Konu Haberdar Et
Gönderen Konu: 8- Bakara Suresi 40-43  (Okunma Sayısı 1902 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
30 Ekim 2008, 01:06:16 ÖÖ 01
Üye Bilgileri
abdulhamit
ALLAH RAHMET EYLESİN
*

Mesaj Sayısı: 2522
Nerden:

Offline
« Yanıtla #30 :»

Alıntı
o zaman islamın vergisi anlamında zekatın toplayıcıları-vergi memurlarını din adamı diye gösterme sende:)
bu hata abi
başka bi müfessir yok bu kıyaslamayı yapan. benim bildiğim yok yani

BU KIYASLAMAYI YAPAN BENİM.

ZEKAT TOPLAYICILARI BEN DİN ADAMI OLARAK GÖSTERMEDİM. ZEKAT TOPLAYICILAR APAÇIK BİR DİN HİZMETİNİN GEREĞİNİ YERİNE GETİRMEKLE DİN HİZMETİNDE BULUNMUŞ OLMAKTADIRLAR.GETİRİYORLARDIR  VE BU BİR SOSYAL BİR AKTİVİTE OLMAKLA BERABER AYNI ZAMANDA DİNİ BİR HİZMETTİR.

MADEM Kİ, ONLARA BU HİZMETLERİ KARŞILIĞI ÜCRET ÖDENİYOR. DİĞER DİNİ HİZMETLERİ SUNAN VE VEREN İMAM-MÜEZZİN- MÜFTÜ GİBİ ZATLARA DA KARŞILIK OLARAK NEDEN VERİLMESİN

DİKKAT ! BU HİZMETLERİNİN KARŞILIĞINI ANCAK DEVLET VEREBİLİR DİYORUM. YANİ ŞAHISLARDAN ALAMAZLAR. ALSALAR BUNA BEN KARŞI ÇIKARIM. ARTIK BU ŞAHSİ ÇIKAR TİCARET VE MENFAATE DÖNÜŞÜR.
« Son Düzenleme: 30 Ekim 2008, 04:38:16 ÖÖ 04 Gönderen: abdulhamit » Logged
30 Ekim 2008, 09:15:54 ÖÖ 09
Üye Bilgileri
FECR
Genel Yönetici
*

Mesaj Sayısı: 2158
Nerden:
Selam Hidayete Tabi Olana


WWW Offline
« Yanıtla #31 :»

41 - Yanınızda olan (Tevrat)ı, doğrulayıcı olarak indirdiğime (Kur'an'a) iman edin; onu inkâr edenlerin ilki siz olmayın ve ayetlerimizi az bir değer karşılığında değişmeyin. Ve yalnızca benden korkun.
Allah'ın göndermiş olduğu suhuf ve kitablar birbirini rededen,nakzeden değil aksine birbirini destekleyen,doğrulayan olduğu gerçeği vurgulanıyor bu ayette.
Allah Medine'nin ilk zamanlarında inen ayetlerde Ehli Kitabla özelllikle Yahudilere yönelik ve onların İslamı kabul etmesine yardımcı olabilecek bir  uslubla ayetlerini indiriyor.Yahudilerin elinde bulunan kitabın,Tevratın da Allahın kitabı olduğu gerçeğini ve Tevratın ayetlerine bakıldığı zaman Muhammed a.s'ın risaletinin Tevratta da belirtildiği gerçeğini bildirerek,Kur'an'a iman etmelerini istiyor.
"İnkarcıların ilki olmayın "derken Ehli Kitabın din konusunda bilgi sahibi olduklarını,son peygamberin geleceğini bildikleri halde Hz.Muhammed'e gelen vahyi inkar etmemelerini yani bildiği halde inkarcı olanların ilki olmamalarını istiyor.Mekke'deki müşrikler islamı inkar etmişlerdi ama onlar Ehli Kitab gibi bilgili değillerdi.Bir insanın bilinçli şekilde inkar etmesi ile bilinçsiz bir şekilde inkarın derecesi farklıdır.Yahudilerin inkarı vahy gerçeğini bildikleri halde inkarcı olmaları onları ilk bildiği halde inkarcı sınıfına sokmuştur.
Allahın ayetlerini az bir değer karşılığında satılmasının anlamı nedir?
-Dünya nimetleri,arzuları,makamları,hırsları için ve iktidarı güçlendirmek için Allahın ayetlerini değiştirmeyin,eğip bükmeyin
-Allahın ayetlerini kazanç kapısı haline getirmeyin.Dini ticaretleştirmeyin.Anlattığınız dinden çıkar elde etmeyin
-Allahın ayetlerini gizlemeyin,gerçeği söyleyin,kendi aleyhineize de olsa adaletten ayrılmasın
-Allahın ayetlerinin gündem yapmak için çekinmeyin.Gündeminizi ayetleri kamufle etmek için kullanmayın.
-Ayetleri tarihe hapsetmeyin,ayetlere geçmişlerin masalları olarak bakmayın
-Ayetlerin muhtevasını bozmayın,peygamberin uygulamasına bakın.Bu şekilde bakmazsanız "Kur'an'da başörtüsü yoktur"anlayışına kadar gidersiniz.Dikkatli olun
- Gerçekleri halktan gizlemeyin
-Allahın ayetlerini kendi yanlış düşüncelerinizi kabul ettirebilmek için kullanmayın
-Pazarlıksız iman edin,dine girmekle bir takım dünyasal imtiyazlar beklemeyin
-Siz ticarette çok kazanmak istiyorsunuz?.İşte size çok kazanacağınız bir ticaret:
"Ey iman edenler! Sizi acı bir azaptan kurtaracak ticareti size göstereyim mi?.Allah'a ve Resûlüne inanır, mallarınızla ve canlarınızla Allah yolunda cihad edersiniz. Eğer bilirseniz, bu sizin için daha hayırlıdır.Böyle yaparsanız, Allah günahlarınızı size bağışlar, sizi, içlerinden ırmaklar akan cennetlere, Adn cennetlerinde hoş yerlere koyar. Büyük kurtuluş budur."61/Saf-10-11-12


Logged

Selam Hidayete Tabi Olanlara

Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor
Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap
30 Ekim 2008, 04:49:37 ÖS 16
Üye Bilgileri
narcicegi
Genel Yönetici
*

Mesaj Sayısı: 1745
Nerden:

Offline
« Yanıtla #32 :»

Alıntı
Bakara 43-Namazı kılın, zekâtı verin ve rukûa varanlarla birlikte siz de rukûa', varın.

Neden "rukûa varanlarla birlikte siz de rukûa', varın." deniyor da "secdeye varanlar ile birlikte secdeye varın demiyor?

Burada sadece toplu olarak namaz kılmaya mı teşvik var?
Logged
30 Ekim 2008, 04:58:41 ÖS 16
Üye Bilgileri
abdulhamit
ALLAH RAHMET EYLESİN
*

Mesaj Sayısı: 2522
Nerden:

Offline
« Yanıtla #33 :»

ayetlerimizi az bir değer karşılığında değişmeyin. Ve yalnızca benden korkun.

BU AYETİN ANLAMINI GÜNÜMÜZE UYARLADIĞIMIZDA

Bazı çarpıcı örneklerini görürüz. Kendi menfat ve çıkarı için Allahın ayetini az bir değer karşılğında değiştirenler var. Yani Allahın ayetinin verdiği anlamı değiştirenler var. Nasıl mı ?

Örneğin, bir TV sahibi bir çıkarcı popüler ilahiyat profosörü ile anlaşır Bu ayetin anlamını kurandaki gibi değil de değiştirerek bizim istediğimiz şekilde yorumlayacak ve halka izah edeceksin dedikten sonra sana da bu hizmetin karşılığı olarak ne verelim. Diyerek Pazarlığa oturur.

Ve olacak olanlar olur.

İŞTE ALLAHIN AYETLERİNİ AZ BİR DEĞER BİR MENFAAT KARŞILIĞINDA BU ŞEKİLDE DEĞİŞTİRMİŞ OLUR.

Neden az bir değer karşılığında denmiş, Çünkü bu dünya hayatında istediğiniz kadar servet sahibi olun. Ahiret kazancı yanında daima az değer bir ifade eder.
Logged
30 Ekim 2008, 05:07:16 ÖS 17
Üye Bilgileri
abdulhamit
ALLAH RAHMET EYLESİN
*

Mesaj Sayısı: 2522
Nerden:

Offline
« Yanıtla #34 :»

Alıntı
Bakara 43-Namazı kılın, zekâtı verin ve rukûa varanlarla birlikte siz de rukûa', varın.

Neden "rukûa varanlarla birlikte siz de rukûa', varın." deniyor da "secdeye varanlar ile birlikte secdeye varın demiyor?

Burada sadece toplu olarak namaz kılmaya mı teşvik var?


EVET BEN ÖYLE ANLADIM VE YORUMLADIM BU AYETİN ANLAMINI.

Ruku demeseydi de secde edenlerle birlikte deseydi yine aynı anlam çıkmayacak mıydı ? Veya kıyam edenlerle birlikte deseydi ne fark ederdi !

Ruku edenler ile birlikte olun, ruku edenler ile baraber onlarla birlikte yani cemaatle de namaz kılın. Anlamı ortaya çıkmaktadır.

Zaten ayetin ilk başlangıcı namaz ile başlıyor yani kesin emir var.  Her durumda dosdoğru namaz kılın devamında da cemaatle de namaz kavramı işlenmiş



« Son Düzenleme: 30 Ekim 2008, 05:10:41 ÖS 17 Gönderen: abdulhamit » Logged
30 Ekim 2008, 08:49:39 ÖS 20
Üye Bilgileri
duaekseni
Aktif Üye
***
Avatar Yok

Mesaj Sayısı: 458
Nerden:

Offline
« Yanıtla #35 :»

Özünde merhametli, işinde merhametli Allah’ın adıyla(/Allah adına) !

Bakara Suresi 40-43. ayetler tahlili

40-Ey İsrailoğulları! Bir dönem size verdiğim nimetlerimi hatırlayın! Siz Bana verdiğiniz sözde durun ki Ben de size olan vaadimi tamamlayayım ve kaygınızın merkezinde sadece Ben olayım!
41-Ve yanınızda olanı doğrulayıcı olarak indirdiğim vahye inanın ve onu inkâr edenlerin öncüsü siz olmayın, ayetlerimi de basit çıkarlar karşılığında pazarlamayın ve sorumluluğunuzun merkezinde sadece Ben olayım!
42-Hakkı batıla karıştırmayın ve bildiğiniz halde hakkı gizlemeyin!
43- Namazı istikametle kılın, zekâtı gönlünüzden koparak verin, Allah’a rükû edenlerle birlikte siz de rükû edin!

EY İSRAİLOĞULLARI !

Büyük dedeniz İbrahim’in oğlu İshak’tan doğma dedeniz Yakub’un lakabı olan ve sizinde ona nispetle bu adla anıldığınız İSRAİL’in,

Kendi lisanınız olan İbranicede “Allah’ın Kulu” “Seçilmiş Kişi” anlamlarına geldiğini (Tekvin 32/28, 35/10) çok iyi biliyorsunuz..Bir başka söyleyişle Abdullah’ın= Allah’ın Kulu anlamına geldiğini bir kenara not edin Bu lakabın O’na Rabbiniz olan Allah tarafından uygun görülüp verildiğini bildiğiniz gibi.

Yakup’un on iki oğlundan üreyen soyuna bu sebeple İSRAİLOĞULLARI denmesini bildiğiniz gibi.

Büyük dedeniz İbrahim’in İshak’tan olma oğlunun soyu sizler, Kudüs’te görevlendirildiği gibi,
Tüm kitaplar ve tüm peygamberler aynı kaynaktan geldiğinden,

Diğer oğlu İsmail’den kardeşleriniz olan İsmailoğulları sülalesinin de Mekke bölgesinde görevlendirildiğini biliniz.

Ey İsrailoğulları!

Bir zamanlar size verdiğim lütfumu, bağışımı, ihsanımı ( nimetlerimi )düşünün.

—Erkeklerinizi öldürüp, kadınlarınızı hayâsızlaştıran (Kasas/4) Firavunun zulmünden içinizden birini, O’nun sarayında elleriyle büyütüp, yetiştirmesi neticesinde hem sizlerin yaşantısını bilen hem saray eğitiminden geçtiğinden firavuni zihniyetin ince ayrıntılarını öğrenen  sizden biri kardeşiniz Musa’yı esaretinizden kurtulmanız için seçtim

-Firavunun zulmünden ÇIKIŞ’ınızda yol yordam öğrettim/gösterdim(Taha/77,Şuara/63),sizi kurtardım(Taha/64-66)

—Sizleri çöl ortasında çeşitli rızıklarımla besledim (Taha/80,Bakara/60

—Soyunuzdan siyasi hürriyetinizi sağlayacak yönetici krallar ve karanlıklardan aydınlığa çıkaracak(İbrahim/5) inançta ve düşüncede özgür kılacak Peygamberler seçtim(Maide/20)

— Zülüm görenler konumundan, kitap, hüküm ve nübüvvet vererek(Casiye/16) döneminizin insanlarına iyilikle muamele eden şerefli önderler ve varisler konumuna yükselttim.(Kasas/5-6)

Tüm bu nimetlerim karşılığında hani sizinle vefa göstereceğinize dair ahitleşmiştik!

“ And olsun ki, Allah İsrailoğullarından  oniki reis seçip gönderdiği zaman onlardan ketin taahhüt almış ve buyurmuştu ki;Kuşkusuz Ben sizinleyim.: Eğer salât’ı doğru dürüst eda eder,arınmak için karşılıksız yardımda bulunur,düşmanlarını engelleyerek elçilerimizi desteklerseniz;Allah’a da (güveninizi ispat etmek için) gönüllü olarak borç verirseniz,kesinlikle kötülüklerinizi örterim ve sizi tabanından ırmaklar çağlayan cennetlere koyarım.İçinizden her kim de bundan sonra inkar ederse kesinlikle o doğru yoldan sapmış olur.”( Maide/12)

Bunları Allah olarak Ben’im ihtiyacım olduğundan değil dünyada bireysel ve toplumsal boyutta sizin izzet, huzur ve esenliğiniz için, ahrette de selam yurdunda selametiniz için emrediyorum.

Üstelik bu insanlık tarihi boyunca Allah ve kulları arasında kuralları, maddeleri ve sonuçları değişmeyen yasaların uygulamasında var olan bir taahhütleşmedir.(Tevbe/111)

Bu sözleşmemizi yerine getirirken de korkunuz, çekincemeniz, kaygınız sadece Ben’im için olsun.(Nahl/50)

Sözleşmeyi Ben’im le yapıp,”Filan ne der, ya başıma birileri tarafından bir şey gelirse, malımı, canımı, sevdikleri kaybedersem, filanca beni kınarsa” kaygılarına, korkusuna kapılmayın. Bu tür kaygılarla ahde vefasızlık gösterip, anlaşmamıza ihanet etmeyin.

Daha önce sizlere verdiğim kitap Tevrat’ta  (7/157) ** ve İncil’de (61/6) ** haber verdiğim,

İçinizden seçtiğim, elçiliklerini kabul ettiğiniz Peygamberler tarafından özellikleri belirtilerek tarafımdan gönderileceği müjdelenen, evlatlarınızı bildiğiniz gibi Peygamberliğini bildiğiniz Muhammed’i (2/ 146) ve yanında getirdiği NUR’a (7/157) uyduğunuz takdirde yine yoldan çıktığınız kapkaranlık şu günlerinizde sizi aydınlığa sevk edecektir.

Sırf dünyalık maddi çıkarlarınız, kişisel menfaatleriniz, ırkçı/kavmiyetçi yaklaşımlarınız,

Asabiyet sebebiyle geleceğini bildiğiniz, yıllardır sabırsızlıkla beklediğiniz halde;

Siz İsrailoğulları toplumunun önde gelen hahamları, papazları, önderleri, yöneticileri bu sırrı en iyi bilenler,

 İçinizden saf ve temiz duygularla inanan israiloğularını (Yahudileri) müminlerin eline koz vermeyin gerekçesiyle (2/76) Çıkarlarınıza ters düşüyor diye,  iki yüzlülük edip, saklayıp gizlemeyin.

 Elinizle ekleyip-çıkardıklarınızı Kitap’tan mış gibi göstermeyin. Hakkı batıla katıp karıştırmayın, şirke bulaşmayın. Kalıcı faydalı ve değerli olan hakkı, geçici, faydasız ve değersiz olan batıla değiştirip de yeryüzünde fesad çıkarmayın. Böyle yaparsanız en büyük zalimlerin önderi, öncülerinden olursunuz. Sizlerin meydana getirdiği toplulukta zalimlerin öncülerinden olur ki zulümde öncülük, önderlik edenlere örnek olduklarının cezaları eksiltilmeksizin aynıyla verilir.(4/85)

Sizi öz benliğinize, dışardan gelen baskılara karşı dipdiri ayakta tutacak, kaymalarınıza karşı güçlü kılacak, dosdoğru yola tekrar sevk edecek salâtınızı ikame edin. Yaşamınızın(/dininizin)  direği namazınız gözünüze nur, dizinize fer olsun ki zilletle yerlerde sürünen, önünü göremeyen, hedefi kestiremeyen körler haline dönüşmeyesiniz.

Batıl karşısında esas duruşunuzu bozmayın.

Size imtihanınız gereği geçimlilik olarak verdiklerimin asıl sahipleri gibi davranmayın.
Mülkün sahibinin Ben olduğumu unutmayın. Fazlımdan lütfettiklerimi canı gönülden paylaşın. Eğer asıl sahipleri sizlerseniz hiç evini arabasını parasını gençliğini sağlığını makamını…..alıp ta/ölüp te giderken götüreniniz var mı?

Dilesem ihtiyaç sahiplerine direk tarafımdan verebilecekken sizleri arada taşıyan “kepçeler” kıldım.”Kazan”ın asıl sahipleri gibi böbürlenmeyin, cimrilik etmeyin,başa kakmayın.

Sizleri aracı kılarak toplumdaki dirliği, sevgiyi, muhabbeti, dayanışmayı, adaleti, ahlakı dipdiri ayakta tutmayı diledim. Gaspçı, hapçı, fahişe, hırsız, yankesici, terörist size zarar verdiğinde bilin ki bunun temellerinde gönülden paylaşmadıklarınızın sorumluluğu vardır

Kiminizi kiminize üstün kıldığım özelliklerinizle ve güzelliklerinizle hiç birinizin kendi başına yetemeyeceği eksikliklerinizi birbirinizle gidermeyi sağladım. Düşünürseniz bunda birçok hikmetler vardır.

İtaati sadece namaz kılmak, zekât vermek, hac yapmak gibi  (âdete dönüştürdüğünüz )dar kalıplara hapsetmeyin Topluca Allah’ın ipine yapışın ki feraha eresiniz. Toplumun bozulmasına müsaade etmeyin. Hepiniz Ben’im hükümlerime boyun(/rükû) eğenlerle birlikte boyun eğin/tabi olun.



Logged

"Hasbunallah ve ni'me'l-vekil"
30 Ekim 2008, 08:59:55 ÖS 20
Üye Bilgileri
duaekseni
Aktif Üye
***
Avatar Yok

Mesaj Sayısı: 458
Nerden:

Offline
« Yanıtla #36 :»

EY İSMAİL’İN TORUNLARI, MUHAMMEDOĞULLARI!  

İSRAİLOĞULLARININ KUZENLERİ/AMCA ÇOCUKLARI!


Sizler Büyük dedeniz İbrahim’in “Teslim olanların ilki Ben’im” dediğini diyenler!

Benim hükümlerime teslim olacaklarını (Müslüman) taahhüt edip Ben’imle sözleşme imzalayanlar! Ahdinize Vefa gösterin!

Size verdiğim nimetlerimi hatırlayın.

Fıtratına kodladığım dosdoğru yol bulma özelliğiyle donattıklarım. Akıl nimetini bahşettiklerim.
Cahiliye karanlığında yol bilmez iz bilmez şaşkın sapkın dolanıp dururken sizi karanlıklardan aydınlığa çıkaracak, Kitap Ehli’nin elleriyle bozup bulandırdıkları Kitap’ı doğru yanlış cetveli FURKAN’a vuracağınız, yanında katımızdan getirdiği NUR’la yolunuzu aydınlatacak içinizden önder verdiklerim. Böylece vicdanlarını hak üzere terbiye ettiklerim.

Büyük dedeniz İbrahim’in oğlu İsmail’den doğma,

Kendi lisanınız olan Arapçada “Allah’ın Kulu” anlamına gelen =Abdullah’ın oğlu

Seçilmiş, övülmüş” Muhammed’in oğulları!

Sizleri nefes alamaz durumdayken, Adil Hükümdar Necaşi’nin kalbini yumuşatarak size kucak açmasını sağladıklarım.

Katımdan gönderdiğim ayetlerimle terbiye edip gerekli olgunluğa erişince zilletten, kölelikten kurtulmanız için özgürlüğünüzün temellerini atacağınız Medine’ye salimen ulaştırdıklarım.

Kısa bir sürede Ben’im yardımımla küçücük bir ordu iken nice büyük/kalabalık orduları yendiniz. Çin sınırlarından, Atlas okyanusuna, Kafkasya’dan Sibirya’ya, Asya’dan Afrika’ya kadar İslam’a varisler kıldım. Zilletten izzet ve şerefe ulaştınız. Bunun ahretteki boyutu altından ırmaklar akan Adn cennetlerine varisler kılınmanızdır.

Kuzenleriniz/Amca çocuklarınız İsrailoğullarının ahitlerini bozup Yahudileştiği gibi sizde “Yahudileşmeyin”.

Nimetlerimi hatırlayın.

“İndirdiğim Zikr’i kıyamete kadar koruyacak olan da Ben olduğumdan” Kitap’a karıp katamadıklarınızı,

Şahsi çıkarlarınız, siyasi çıkarlarınız, mensubu olduğunuz kavim, cemaat, topluluğun çıkarları için, Yönetenlerinizin gözüne girip makam, mal, izzet(!) elde etmek için kendi ellerinizle yazdıklarınızı “ Bu da Allah katındandır, Peygamber Sözüdür” diye “Kutsal Söz / Hadis” kılıfına büründürmeyin. Hepten silip süpürüp atamayacağınız gibi, tümden de eğrisi-doğrusu, yalanı-yanlışıyla yaşam tarzı haline getirmeyin.

İsrailoğullarının Peygamberlerini öldürdüğü gibi sizlerde Peygamber’inizin maneviyatını öldürmeyin. Size emaneti olan Kur’an’ı terkedilmiş olarak bırakmayın!

 Kitap’ın bir kısmına yapışıp dininizi bölük pörçük etmeyin. Doğru cetveliniz FURKAN olsun.

İsrailoğullarının hahamlarını, papazlarını yücelttikleri, sözlerini ululadıkları gibi sizde hocalarınızı, hacılarınızı, efendilerinizi, şeyhlerinizi yöneticilerinizi, ideolojilerinizi putlaştırmayın. Kur’an’a sokamadıkları sözlerini Kitap’laştıran din baronlarının “ehli” olmayın.

Yoksa ne farkınız kalır sizin “Kitap Ehli” olanlardan?

Kur’an’nın çağlar, nesiller, mekânlar üstü olduğunu, yaşam rehberi kılınacak KİTAP olduğunu hiç ama hiç aklınızdan çıkarmayın. ZİKR’i her zerrenizde hissedin, yaşayın, yaşatın.

“Siz beni ZİKR edin ki BEN’de sizi ZİKR edeyim!”

“Unutmayın ki nimetlerimi yalanlar, taahhüdünüzü yerine getirmez terk ederseniz Allah sizleri yok ederde sizlerin yerine yenilerini getirir. Buna güç yetirendir.”

Salâtı ikame edin. Salâtınız sizi bu dünyada düzeltmez ise, “eğri değneği ateşin düzelttiği gibi” cehennem ateşi de sizi din gününde öylece düzeltir. Allah’ın size ihsan ettiklerinden sizde gönülden verin. Allah’a boyun eğenlerle birlikte topluca boyun eğin/rükû edin.

Yukarıda İsrailoğulları için sayılan tüm öğüt ve uyarılar sizin içinde geçerlidir. Bunlar Allah’ın değişmez yasalarıdır.

Yeryüzünde tesbih taneleri gibi saçılıp döküldüğünüz, 56 parçaya ayrılmanız neticesinde yaşadığınız zillet yetmez mi?

Hala öğüt alıp, akıllanmayacakmısınız?

------

 Ebette, bir tek Allah hep doğruları, mutlak doğruları söyleyendir.

“Rabbim yanlışlar, hatalar şahsımdandır, güzellikler, doğrular SEN’in katındandır”

Selam ve dua ile…

(duaekseni)



Not :  **-(Yuhanna inci[/b]li (14:16-17,25-26,30; 15:26; 16:17,12-15)  ve(1.19-25),
( Ayrıca; Luka İncilinde  geçen Eudokia nın İncil Uzmanı Abdülehad Davud/Benjamin Keldani kaynak dildeki karşılığının AHMED olduğunu tespit etmiştir,

(MS 496 yılına kadar doğruluğu kabul edilip kiliselerde okutulduğu tespit edilen Barnabas incilinde Arapça aslıyla Peygamberimizin ismi zikredilmiştir)

       —Kitap Ehli’nin namazlarında rükû yoktur. Bunu Gap Gezi notlarımda Mardin bölümünde anlatacağım inşallah.






Logged

"Hasbunallah ve ni'me'l-vekil"
30 Ekim 2008, 10:36:48 ÖS 22
Üye Bilgileri
narcicegi
Genel Yönetici
*

Mesaj Sayısı: 1745
Nerden:

Offline
« Yanıtla #37 :»

Alıntı
Bakara 43-Namazı kılın, zekâtı verin ve rukûa varanlarla birlikte siz de rukûa', varın.

Akşam M.İslamoğlu'nun Hayat Kitabı Kur'an mealine baktım.Orada şöyle bir açıklama var:

Kur'an'da "Rukü edenlerle birlikte rukü edin " formu kullanılırken,  "secde edenlerle birlikte secde edin  "formu kullanılmaz. Bu da bu tür bağlamlarda rükuun kulluğun toplumsal boyutuyla ilgili, secdenin ise kulluğun şahsi boyutuyla ilgili olduğunu gösterir.

Bu bağlamda rüku İslam cemaatine aidiyeti ifade eder.Bu ayetlerin ilk muhatabı olan Medine Yahudileri açısından bu emrin anlamı çaıktır:Eğer inancınızda samimiyseniz, işte karşınızda sizin kitabınızı , Peygamberinizi ve kıblenizi (ki o günlerde namaz Kudüs'e yönelerek kılınıyordu) onaylayan bir topluluk var.Ayrımcılık yapmayın, siz de onlara katılın ve bu katılımınızı cemaatle tescil edin !
« Son Düzenleme: 30 Ekim 2008, 10:54:51 ÖS 22 Gönderen: narcicegi » Logged
30 Ekim 2008, 10:58:44 ÖS 22
Üye Bilgileri
abdulhamit
ALLAH RAHMET EYLESİN
*

Mesaj Sayısı: 2522
Nerden:

Offline
« Yanıtla #38 :»

Alıntı
Bunun nedeni rukuunun kulluğun toplumsal boyutuyla ilgili olduğunu,  secdenin ise kulluğun şahsi boyutuyla ilgili olduğunu gösterir, diyor

Ne derece geçerli bir görüş pek de anlayamadım ? Zannedersem Dua ekseni buna daha iyi açıklık getirecektir.

—Kitap Ehli’nin namazlarında rükû yoktur. Bunu Gap Gezi notlarımda Mardin bölümünde anlatacağım inşallah.

DEMİŞ

Logged
Sayfa: 1 2 [3]   Yukarı git
Cevap Yaz Yeni Konu Haberdar Et
Gitmek istediğiniz yer:  

MySQL ile Güçlendirildi PHP ile Güçlendirildi Powered by SMF 1.1.15 | SMF © 2006, Simple Machines XHTML 1.0 Geçerli! CSS Geçerli!
Bu Sayfa 0.203 Saniyede 19 Sorgu ile Oluşturuldu