8- Bakara Suresi 40-43

Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.
anasayfa anasayfa giris kayit
  İslami Düşünce Platformu > KUR´AN-I KERİM (Bilgi Platformu) > Tefsir Sohbetleri > 8- Bakara Suresi 40-43
Kullanıcı Adı: Beni Hatirla?
Şifre:

Sayfa: [1] 2 3   Aşağı git
Cevap Yaz Yeni Konu Haberdar Et
Gönderen Konu: 8- Bakara Suresi 40-43  (Okunma Sayısı 1901 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
28 Ekim 2008, 12:11:12 ÖS 12
Üye Bilgileri
maxpayna
Genel Yönetici
*

Mesaj Sayısı: 3638
Nerden: ankara

WWW Offline
« :»

Bakara Suresi 40-43


rahman ve rahim olan allahın adı ile;


40 - Ey İsrailoğulları, Size verdiğim nimetlerimi hatırlayın. Bana verdiğiniz sözü tutun ki ben de size verdiğim sözü tutayım. Yalnızca benden korkun!

41 - Yanınızda olan (Tevrat)ı, doğrulayıcı olarak indirdiğime (Kur'an'a) iman edin; onu inkâr edenlerin ilki siz olmayın ve ayetlerimizi az bir değer karşılığında değişmeyin. Ve yalnızca benden korkun.

42 - Hakka batılı karıştırmayın, bile bile hakkı gizlemeyin.

43 - Hem namazı dosdoğru kılın, zekatı verin, rükû edenlerle birlikte siz de rükû edin.




« Son Düzenleme: 28 Ekim 2008, 12:13:28 ÖS 12 Gönderen: maxpayna » Logged
29 Ekim 2008, 12:15:10 ÖS 12
Üye Bilgileri
eliflamra
Genel Yönetici
*

Mesaj Sayısı: 1313
Nerden:

Offline
« Yanıtla #1 :»

sayın maxpayna sorularınız sohbetin gidişatı açısından faydalı oluyordu. Wink
benim aklıma gelen sorular....

1-Kuranda bahsedilen;İsrailoğullarına verilen nimetler nelerdir?

2-(40)ayette bahsedilen ahidleşmenin içeriği nedir?

3-(42)ayettte bahsedilen hak ve batıl kavramları nedir?

4-(43)Rukü edin emri neden namazdan sonra gelmiştir?Ruku emri zaten namaz emri içinde değil midir?
Logged
29 Ekim 2008, 12:20:03 ÖS 12
Üye Bilgileri
serender
Genel Yönetici
*

Mesaj Sayısı: 4071
Nerden: Rize
Dosdoğru ol!


Offline
« Yanıtla #2 :»

bi soru da ben ekleyeyim
40. ayetin bu günün yahudileşen müslüman toplumuna hitabı - mesajı nasıl okunmalı?
aynı şekilde 42 nin de veya pasajın Smiley)?
Logged

'Ey iman edenler, Allah için hakkı ayakta tutanlar ve adaletle şahitlik yapanlar olunuz' 5/8
29 Ekim 2008, 12:34:20 ÖS 12
Üye Bilgileri
abdulhamit
ALLAH RAHMET EYLESİN
*

Mesaj Sayısı: 2522
Nerden:

Offline
« Yanıtla #3 :»

ayetlerimizi az bir değer karşılığında değişmeyin

Ayeti nasıl anlaşılacak Tevrat tahrif olmuş mudur ? Olmuşsa bu tahrif ne zaman başladı. Peygamberimiz zamanında Tevrat asıl mıydı ? Yani hükümleri değiştirilmemiş halde miydi ? ki, peygamber recm hükmünü Tevrata bakarak uyguladığı iddia edilmekte.
Logged
29 Ekim 2008, 12:44:16 ÖS 12
Üye Bilgileri
serender
Genel Yönetici
*

Mesaj Sayısı: 4071
Nerden: Rize
Dosdoğru ol!


Offline
« Yanıtla #4 :»

ayeti bugüne anlayacağız ki hamit abi
tevratdan bize ne Smiley(dermişim)
ayte kurandır-hükümlerdir.
bu ayet kapsamında soruyorum
- diyanetin din eğitimini parayla sattırması doğru mu caiz mi?
- imamlık ve hocalık veya devlet memuru din görevlisi caiz mi?
(kusura bakmayın ama cahil kafamla ilk bunu anlıyorum Smiley)
Logged

'Ey iman edenler, Allah için hakkı ayakta tutanlar ve adaletle şahitlik yapanlar olunuz' 5/8
29 Ekim 2008, 12:52:56 ÖS 12
Üye Bilgileri
abdulhamit
ALLAH RAHMET EYLESİN
*

Mesaj Sayısı: 2522
Nerden:

Offline
« Yanıtla #5 :»

Alıntı
ayeti bugüne anlayacağız ki hamit abi
tevratdan bize ne (dermişim)
ayte kurandır-hükümlerdir.
bu ayet kapsamında soruyorum
- diyanetin din eğitimini parayla sattırması doğru mu caiz mi?
- imamlık ve hocalık veya devlet memuru din görevlisi caiz mi?
(kusura bakmayın ama cahil kafamla ilk bunu anlıyorum

AYET İSRAİLOĞULLARINA HİTAP EDEN AYET Kİ, MUSA PEYGAMBER ZAMANINDA BAŞLAMIŞ PEYGAMBERİMİZ DÖNEMİNDEN 1400 YIL BOYUNCA DA HEP AYNI ASIRDA YAŞAYAN TÜM İNSANLARA HİTAP ETTİ VE KUŞKUSUZ BİZE DE HİTAP ETMEKTE VE BİZDEN SONRAKİ ASIR VE NESİLLERE DE HİTAP EDECEK .

GELELİM SORDUĞUNUZ SORULARIN CEVABLARININ CAİZ OLUP OLMAMASINA..
« Son Düzenleme: 29 Ekim 2008, 01:18:27 ÖS 13 Gönderen: abdulhamit » Logged
29 Ekim 2008, 01:04:12 ÖS 13
Üye Bilgileri
abdulhamit
ALLAH RAHMET EYLESİN
*

Mesaj Sayısı: 2522
Nerden:

Offline
« Yanıtla #6 :»

GELELİM SORDUĞUNUZ SORULARIN CEVABLARININ CAİZ OLUP OLMAMASINA

Neden caiz olmasın? Din eğitimi vermek, ayetleri satmak mı demektir. Devlet kadrosunda imamlık hocalık yapmak ayetleri bir değer karşılığında değişmek midir ?

Eğer öyle ise İranda veya arabistanda hocalar ve imamlar ne yapar din görevlisi nasıl geçinir kimden ücret alır. Verdiği din eğitimimin karşılığını maddi olarak devletten alması ne derece doğrudur olur ki, Bu durumda ülkemizde ki tüm hocalar ve imamların , ilahiyat fakültesindeki hocaların da maaşlarının helal olamama tehlikesi var
Logged
29 Ekim 2008, 01:25:48 ÖS 13
Üye Bilgileri
serender
Genel Yönetici
*

Mesaj Sayısı: 4071
Nerden: Rize
Dosdoğru ol!


Offline
« Yanıtla #7 :»

örnekler bizi bağlamaz ki hamit abi
biz ilkeleri konuşuyoruz.- konuşmalıyız değil mi?
ne irandır ne suudi arabistan usvetun hasene
en güzel örnek olan rasul ne yaptı
biliyorsunuz medine islam devletinde o bir devlet başkanıydı
dini eğitimi nasıl yaptı?

Alıntı
Eğer öyle ise İranda veya arabistanda hocalar ve imamlar ne yapar din görevlisi nasıl geçinir kimden ücret alır. Verdiği din eğitimimin karşılığını maddi olarak devletten alması ne derece doğrudur olur ki, Bu durumda ülkemizde ki tüm hocalar ve imamların , ilahiyat fakültesindeki hocaların da maaşlarının helal olamama tehlikesi var

sorun da o ya
meşru din görevlisi nasıl olur?
din görevlisi kimdir?
din görevlisi kavramı ne zaman oluştu?
vs..
bunları konuşmalıyız
Logged

'Ey iman edenler, Allah için hakkı ayakta tutanlar ve adaletle şahitlik yapanlar olunuz' 5/8
29 Ekim 2008, 01:30:15 ÖS 13
Üye Bilgileri
abdulhamit
ALLAH RAHMET EYLESİN
*

Mesaj Sayısı: 2522
Nerden:

Offline
« Yanıtla #8 :»

Alıntı
örnekler bizi bağlamaz ki hamit abi
biz ilkeleri konuşuyoruz.- konuşmalıyız değil mi?
ne irandır ne suudi arabistan usvetun hasene
en güzel örnek olan rasul ne yaptı
biliyorsunuz medine islam devletinde o bir devlet başkanıydı
dini eğitimi nasıl yaptı?

ÖRNEKLER NEDEN BİZİ BAĞLAMASIN. ORADA YAŞAYAN İNSANLAR OT MU ? YANİ BEYİNLERİ ÇALIŞMIYOR MU Kİ ?  HEM İSLAMLA YÖNELTİKLERİNİ İDDİA EDECEKLER VE HEM DE ÇOK SAYIDA İNSAN ONLARI BEĞENİP ÖRNEK ALACAK VE İSLAMLA UYUŞMAYAN ÖRNEKLER VERECEKLER.

PEYGAMBER DÖNEMİNE BAKTIĞIMIZDA İSE UYGULAMANIN ÇOK DA FARKLI OLMADIĞINI GÖRÜRSÜNÜZ ?
« Son Düzenleme: 29 Ekim 2008, 01:45:22 ÖS 13 Gönderen: abdulhamit » Logged
29 Ekim 2008, 02:14:54 ÖS 14
Üye Bilgileri
serender
Genel Yönetici
*

Mesaj Sayısı: 4071
Nerden: Rize
Dosdoğru ol!


Offline
« Yanıtla #9 :»

Alıntı
ÖRNEKLER NEDEN BİZİ BAĞLAMASIN. ORADA YAŞAYAN İNSANLAR OT MU ? YANİ BEYİNLERİ ÇALIŞMIYOR MU Kİ ?  HEM İSLAMLA YÖNELTİKLERİNİ İDDİA EDECEKLER VE HEM DE ÇOK SAYIDA İNSAN ONLARI BEĞENİP ÖRNEK ALACAK VE İSLAMLA UYUŞMAYAN ÖRNEKLER VERECEKLER.

est abi ben ot filan demedim (hem niye kızıyorsunuz?Smiley)
 "insanların yaptıkları-ettikleri şer-i delil değildir?"
sadece alimlerin kıyası ortada nas olmadığı zaman ölçü alınabilir.
kaldı ki ortada ayet var.

Alıntı
PEYGAMBER DÖNEMİNE BAKTIĞIMIZDA İSE UYGULAMANIN ÇOK DA FARKLI OLMADIĞINI GÖRÜRSÜNÜZ ?

bunu açmanızı isteyeceğim.
ben farklı olduğunu görüyorum. anlamadım hangi örnekle veya hangi uygulamayla farklı olmadığını söylüyorsunuz?

Logged

'Ey iman edenler, Allah için hakkı ayakta tutanlar ve adaletle şahitlik yapanlar olunuz' 5/8
29 Ekim 2008, 02:26:26 ÖS 14
Üye Bilgileri
abdulhamit
ALLAH RAHMET EYLESİN
*

Mesaj Sayısı: 2522
Nerden:

Offline
« Yanıtla #10 :»

Alıntı
Alıntı
PEYGAMBER DÖNEMİNE BAKTIĞIMIZDA İSE UYGULAMANIN ÇOK DA FARKLI OLMADIĞINI GÖRÜRSÜNÜZ ?

bunu açmanızı isteyeceğim.
ben farklı olduğunu görüyorum. anlamadım hangi örnekle veya hangi uygulamayla farklı olmadığını söylüyorsunuz?

PEYGAMBER EFENDİMİZ ZAMANINDA DİN HİZMETİ YAPANLARA BEYTÜLMALDAN MAAŞ BAĞLANMIŞTIR. ÖRNEĞİN KADILARA ,

ŞİMDİ ÖYLE HADİSLER VAR Kİ, HEPSİ SİZİN GÖRÜŞÜNÜZÜ DESTEKLER. AMA KURANA BAKTIĞIMIZDA BUNUNLA İLGİLİ TEK BİR AYET ÖRNEĞİ GÖREBİLİYORUZ. O DA EĞER BİR DİN HİZMETİ VERİLİYORSA İSTERSE HİZMETİNİN KARŞILIĞINI ALABİLİR DİYE BİR AYET VAR. SANIRIM HANGİ AYET OLDUĞUNU HATIRLADINIZ DEĞİL Mİ ?
« Son Düzenleme: 29 Ekim 2008, 02:28:19 ÖS 14 Gönderen: abdulhamit » Logged
29 Ekim 2008, 03:07:48 ÖS 15
Üye Bilgileri
abdulhamit
ALLAH RAHMET EYLESİN
*

Mesaj Sayısı: 2522
Nerden:

Offline
« Yanıtla #11 :»

Hakka davet eden kişinin bir meziyeti de herhangi bir karşılık bekle­meden çalışmasıdır. Zaten bu husus onun samimi, dürüst ve fedakâr olma­sının en büyük delilidir. Kur'ân-ı Kerîm'de ayrıca Hz. Peygamber (a.s.)'in bütün çabalarının Allah için ve halkın iyiliği için olduğu da kaydedilmiş­tir. Nitekim, En'âm sûresinde şöyle denilmiştir:

"De ki: Tebliğ için sizden ücret istemiyorum. Bu Kur'ân, âlemler için öğütten başka bir şey değildir." (En'âm; 90)

Yusuf sûresinde de şöyle buyurulmuştur:

"Sen onlardan risâletin için bir ücret de istemiyorsun. O Kur'ân, bü­tün âlemlere nasihatten başka bir şey değildir." (Yusuf; 104)


Bu âyetlerde muhatap her ne kadar Hz. Peygamber (a.s.) gözüküyor­sa da asıl nasihat ve telkin, kâfir ve müşriklere yapılmaktadır. Burada de­nilmek isteniyor ki, "bakın ey müşrikler, küfür ve dalâletteki ısrarınız ne kadar yersiz ve asılsızdır. Eğer peygamber (a.s.) kendi şahsi menfaati için tebliğ ve telkinine başlamış olsaydı, o zaman belki de haklı olarak, 'biz bu menfaatçi adamın sözlerini ne diye dinleyelim?' diyebilirdiniz. Fakat gö­rüyorsunuz ki, bu insan fedakâr ve dürüsttür. Herhangi bir karşılık ve menfaat beklemeden sırf Hak ve Allah için çaba harcıyor. O, sadece sizin iyiliğinizi düşünüyor, sizin dünyevî ve uhrevî refahınızı göz önünde tutu­yor. O halde, niye inatçılık gösteriyor ve vaazlarını dinlemiyorsunuz? Herkesin iyiliğini ve menfaatini düşünen bir kişinin sözlerini niye reddediyorsunuz? Siz O'nu açık bir zihin ve kalple dinleyiniz ve söylediklerini beğeniyorsanız kabul ediniz, ya da reddediniz."

Mü'minûn sûresinde şöyle buyurulmuştur:

"Yoksa, onlardan bir ücret mi istiyorsun? Rabbinin ücreti daha ha­yırlıdır. O rızk verenlerin en hayırlısıdır." (Ayet; 72)


Yani, hiçbir kimse kalkıp da, Rasûlullah (a.s.)'ın bütün gayret ve mü­cadelesinin kendisine bir takım menfaatler sağlamak için olduğunu söyle­yemezdi. Bu işi yaparken hiçbir şahsî düşüncesi ve çıkarı yoktu. Bilindiği gibi, kendisi daha önce ticaretle meşgul oluyor ve iyi para kazanıyordu.

 "De ki, 'Ben sizden bir ücret istemem. Ücretiniz sizin olsun. Benim mükâfatım Allah'a aittir. O, her şeye şâhiddir." (Ayet; 47)

Yukarıdaki âyetin ilk cümlesinin bir anlamı şudur. "Sizin ücretiniz si­zin olsun. Ben ücret filan istemem." İkinci anlamı şu olabilir: "Eğer siz­den bir ücret istedimse de, bu sizin iyiliğiniz içindir." Ayetin ikinci cüm­lesinin anlamı da şudur: "Düşmanlar ve hasımlar ne kadar iftirada bulunuyorlarsa bulunsunlar, Allah her şeyi görüyor ve biliyor. Allah'ı kimse al­datamaz veya yanıltamaz. Allah, benim karşılık beklemeden ve herhangi bir çıkar gütmeden çalıştığımı çok iyi biliyor.

" Sa'd sûresinde şöyle buyurulmuştur:

"(Habibim) de ki: 'Ben sizden tebliğ ve imârım için bir ücret istemi­yorum. Ve ben, size külfet yükleyenlerden de değilim." (Ayet; 86)

Yani, "ben, kendime mevki ve makam temin etmek üzere yalan ve asılsız bir iddia ile karşınıza çıkmadım ve sizi bir hiç uğruna yoracak ve uğraştıracak değilim." Bu sözler, Hz. Peygamber (a.s.)'in mübarek ağzıyla kâfirlere sadece bilgi olsun diye söylenen sözler değildir. Çünkü kâfirler, Hz. Peygamber (a.s.)'in yaşantısını ve karakterini çok iyi biliyorlardı. Hz. Peygamber (a.s.) 40 yıl onların arasında yaşamış, onlarla haşır neşir ol­muştu. Bu âyette asıl üzerinde durulan şey, Hz. Peygamber (a.s.)'in hâşâ yalancı veya sahte biri olmadığıdır. Hz. Peygamber (a.s.)'in hâşâ bir do­landırıcı ve şarlatan olmadığı herkesçe biliniyordu ve bu itibarla O'nun kendisine mevki ve makam aramak için peygamberlik iddiasında bulun­duğu düşünülemezdi. Tûr ve Kalem sûrelerinde şöyle denilmiştir:

"Yahut, onlardan bir ücret mi istiyorsun ki, bu borcu ödemek kendi­lerine ağır geliyor?" (Tûr; 40, Kalem; 46)

Burada da asıl muhatap, Hz. Peygamber (a.s.) değil, kâfirlerdir. Bura­da denilmek isteniyor ki, Rasûlullah (a.s.) kendisine herhangi bir maddi kazanç sağlamayı tasarlamış olsaydı, o zaman bu kadar didinmesinin ve çaba harcamasının ücretini kâfirlerden alması en doğal hakkı olacaktı. Fa­kat Mekke'li kâfirler, Hz. Peygamber (a.s.)'in bu davetinin karşılıksız ve sadece Allah rızası için olduğunu çok iyi biliyorlardı. O'nun tek düşüncesi Mekke'lilerin ve diğer insanların ebedi kurtuluşuydu. Onun için bu âyette Mekke'li kâfirlere, "bu durumda siz neden kayıtsız kalıyor ve menfi dav­ranıyorsunuz?" diye soru soruluyor. Bu âyette çok ince bir İstihzâ da var­dır. Bilindiği üzere, bütün dünyada olduğu gibi Arabistan'da da müşrikle­rin bazı din adamı ve rahipleri vardır. Bu rahip ve kâhinler alenen din ti­careti yapıyorlardı. Bütün mevki, itibar ve kazançları bağlı bulundukları dinî inanç ve kurallar sayesinde idi. Bu âyette bu din adamlarının durumu hatırlatılıyor ve deniliyor ki bir tarafla dinî hizmetleri için kâfirlerden her türlü ücret, adak ve hediye kabul eden bu kâhin ve rahipler, diğer tarafta da kendi işini, gücünü, ticaretini ve diğer dünya zevklerini terk ederek, ca­hil ve dinsiz kimseleri Allah'a çağıran, karşılık beklemeyen, fedakâr bir insan vardır. Böyle bir fedakâr ve dürüst insandan bucak bucak kaçmak akılsızlık değilse nedir?

Bu konuda bir âyet daha vardır ki, meseleye bazı yeni boyutlar getiri­yor:

"De ki, Ben, risâle timin tebliği için sizden 'qurbâ'da sevgiden başka hiçbir ücret istemiyorum!" (Şûra; 23)

Bu âyette kullanılan Arapça "qurbâ" (akrabalık) kelimesinin manâ ve mefhumu konusunda müfessirler arasında önemli bir ihtilaf ortaya çıkmıştır. Müfessirlerin bir grubu bu kelimeyi akrabalık anlamında alarak bu âyeti şöyle açıklamaya çalışmışlardır: "Ben sizden bu iş için herhangi bir ücret talep etmiyorum, ancak sizden (ey Ehl-i Kureyş) hiç olmazsa benim sizinle olan akrabalığımı unutmamanızı istiyorum. Sizin, aslında benim vaaz ve telkinlerimi dinlemeniz gerekiyordu. Ama sözlerimi din­lemiyorsanız dinlemeyin.

EVET BU AYETLERE BAKARAK ÜCRETLE DİN EĞİTİMİ VERMEKLE DİNİ TEBLİĞ ETME ARASINDAKİ FARK NEDİR ? YOKSA HER İKİSİNİN AYNI ŞEYLER Mİ OLDUĞUNU SÖYLEYECEĞİZ.

SÖYLERSEK SERENDER HAKLI ÇIKAR DİN ADAMLARININ ALDIKLARI MAAŞ CAİZ OLMAZ. BAŞTA M. İSLAMOĞLU OLMAK ÜZERE. SORALIM KENDİSİNE GEÇİMİNİ NE İLE NASIL SAĞLIYOR YAPTIĞI DİNİ HİZMETLERİN KARŞILIĞI OLAN PARAYI ALIYOR MU ALMIYOR MU ?

Logged
29 Ekim 2008, 03:16:16 ÖS 15
Üye Bilgileri
serender
Genel Yönetici
*

Mesaj Sayısı: 4071
Nerden: Rize
Dosdoğru ol!


Offline
« Yanıtla #12 :»

zahmet etmişsiniz abi
ben o diğer ayeti merak ediyorum hani caizdir denilen ayeti ve bilmiyorum da blush

bu konuda sayın Mehmet Pamak'ın görüşleri bana daha mantıklı geliyor.
o islamın kurumsallaşamayacağından
din görevlileri diye bir kurumu islamın kabul etmediğini, islamı tebliğ etmek- tanıtmak-anlatmanın bütün müslümanların sorumluluğunda olduğunu anlatıyordu. izzeti yanlış yerde aramak adlı kitabında
ulaşabilirsem görüşlerini sorarım elbette
ha bu arada hangi alimin vetvasına uymak konusunda muhayyeriz. insanların kafasını karıştırmak istemem, bu konuda itidalli yaklaşanlar var. ama ben pamakı tercih ediyorum..
islamda ilmiye sınıfı yok. ama alimler var- olmalı, onlarda herhangi bir yerden maaş alıyorsa oradan emir d ealacağı ihtimali olduğu için alimlerin ücretleri Allaha aitdir görüşünü benimsiyorum..
Logged

'Ey iman edenler, Allah için hakkı ayakta tutanlar ve adaletle şahitlik yapanlar olunuz' 5/8
29 Ekim 2008, 03:28:53 ÖS 15
Üye Bilgileri
abdulhamit
ALLAH RAHMET EYLESİN
*

Mesaj Sayısı: 2522
Nerden:

Offline
« Yanıtla #13 :»

Alıntı
zahmet etmişsiniz abi
ben o diğer ayeti merak ediyorum hani caizdir denilen ayeti ve bilmiyorum da

SABIRLA BEKLEYELİM BAKALIM BELKİ KATILIMCILARDAN BU AYETİN HANGİ AYET OLABİLECEĞİNİ BİLEN OLABİLİR.

YALNIZ AYET BİR TEK BİR DİN HİZMETİ İÇİN BİLDİRİLMİŞ AYETTİR. VE O AYETTE DİN HİZMETİNİN KARŞILIĞINI MADDİ ALABİLİR DİYOR. BEN DE DİYORUM Kİ, MADEM KURAN BU DİN HİZMETİNDE BULUNANLARA O PARA VERİLİR DİYORSA DİĞER DİN HİZMETLERİ İÇİN NEDEN VERİLMESİN .
« Son Düzenleme: 29 Ekim 2008, 03:35:39 ÖS 15 Gönderen: abdulhamit » Logged
29 Ekim 2008, 03:43:24 ÖS 15
Üye Bilgileri
FECR
Genel Yönetici
*

Mesaj Sayısı: 2158
Nerden:
Selam Hidayete Tabi Olana


WWW Offline
« Yanıtla #14 :»

Ücret alınacağına dair ayet şu olabilir mi?
 "Yine yola koyuldular; sonunda vardıkları bir kasaba halkından yiyecek istediler. Kasaba halkı, bu ikisini misafir etmek istemedi. İkisi, şehrin içinde yıkılmağa yüz tutan bir duvar gördüler, Musa'nın arkadaşı onu doğrultuverdi; Musa: «Dileseydin buna karşı bir ücret alabilirdin» dedi."18/Kehf-77
Logged

Selam Hidayete Tabi Olanlara

Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor
Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap
Sayfa: [1] 2 3   Yukarı git
Cevap Yaz Yeni Konu Haberdar Et
Gitmek istediğiniz yer:  

MySQL ile Güçlendirildi PHP ile Güçlendirildi Powered by SMF 1.1.15 | SMF © 2006, Simple Machines XHTML 1.0 Geçerli! CSS Geçerli!
Bu Sayfa 0.085 Saniyede 19 Sorgu ile Oluşturuldu