Haftanın Gündemi ... Anayasa !!!

Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.
anasayfa anasayfa giris kayit
  İslami Düşünce Platformu > GÜNDEMDEKİLER > GÜNDEM DIŞI > Haftanın Gündemi ... Anayasa !!!
Kullanıcı Adı: Beni Hatirla?
Şifre:

Sayfa: [1] 2 3 4   Aşağı git
Cevap Yaz Yeni Konu Haberdar Et
Gönderen Konu: Haftanın Gündemi ... Anayasa !!!  (Okunma Sayısı 2912 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
27 Ekim 2008, 10:36:18 ÖÖ 10
Üye Bilgileri
ozanca
Genel Yönetici
*

Mesaj Sayısı: 3670
Nerden:

Offline
« :»

Evet biraz gecikmelide olsa yeni haftamız başladı ...
Anayasa mahkemesinin gerekçeli kararını açıklaması ...
Siyasi çevrenin anayasa mahkemesinin yetki ve gerekliligini tartışmaya açması ...
Önceki anayasalarımızın içerikleri ...
Ve aslında Anayasa deyince Müslümanlarında tam olarak fikir ortaya koyamaması ...
Nerede nasıl duracagımızı belirlememizde sıkıntı oluşturuyor ..
Gerçekten gereklimi Anayasa Mahkemesi ?
Nedir yasama-yürütme-yargı dengesi ?
Anayasanın içerigini neler oluşturur ...?
Anayasa nasıl ve kim tarafından hazırlanmalıdır ?
Yeni bir anayasaya ihtiyacımız var demeyen yok gibi neden hazırlanamıyor ?
Müslümanların egemen oldugu bir devlette anayasa nasıl olmalı ?
Kısaca Anayasa üzerine konuşalım bu haftada ...
Ve unutmayalımki konuşamadıkca birileri bizim adımıza konuşuyor ...

Selamlar ...
Logged

Resimlerin Görüntülenmesine İzin Verilmiyor
Resimleri Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap
27 Ekim 2008, 04:10:08 ÖS 16
Üye Bilgileri
maxpayna
Genel Yönetici
*

Mesaj Sayısı: 3638
Nerden: ankara

WWW Offline
« Yanıtla #1 :»

bakınız 367 sabih ne demiş.

KANADOĞLU AK PARTİ'Yİ TEHDİT ETTİ!

Resimlerin Görüntülenmesine İzin Verilmiyor
Resimleri Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap

"Türkiye’de türban sorunu yoktur" diyen Sabih Kanadoğlu AK Parti'yi uyardı, "mahkemelerin yetkilerini kısıtlarsanız kapatılırsınız" dedi.

Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor
Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap
haberin devamı ve kaynak için tıklayınız


diyerek konuya giriş yapalım...
Logged
27 Ekim 2008, 04:24:33 ÖS 16
Üye Bilgileri
narcicegi
Genel Yönetici
*

Mesaj Sayısı: 1745
Nerden:

Offline
« Yanıtla #2 :»

Ben de Anayasa Mahkemelerinin yapısı hakkında bir bilgi ekleyeyim:


ABD VE AVRUPA’DA ANAYASA MAHKEMESİ

Amerikan Yüksek Mahkemesi, 1803’ten beri anayasallık denetimi yapıyor. Aslında Amerikan Anayasası’nda Yüksek Mahkemenin böyle bir denetim yapabileceğine dair herhangi bir hüküm yok. Mahkeme bir anlamda durumdan vazife çıkararak, denetim yapıyor ve o tarihten itibaren Kongre’nin çıkardığı kanunları denetliyor. Ancak bu durum Yüksek Mahkeme’nin meşruiyetine ilişkin tartışmayı da beraberinde getiriyor. Avrupa’da anayasa mahkemeleri, genellikle İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra, faşist rejimlerin yeniden yeşermesini engellemek için bir anlamda siyasi rejimin sigortası olarak kuruluyorlar. İngiltere gibi bazı Avrupa ülkelerinde anayasallık denetimi yapan mahkeme yoktur. İngiltere’deki bu durum sadece bizim bildiğimiz anlamda yazılı bir anayasası olmadığı için değil, parlamentonun üstünlüğü ilkesinin sisteme egemen olmasından dolayıdır.

Anayasa Mahkemesi’ne yer veren hemen hemen bütün demokratik ülkelerde Mahkeme üyelerinin seçiminde belirleyici olan kurum meclistir. Mesela Almanya, Macaristan ve Polonya’da mahkeme üyelerinin tamamını meclis seçiyor. Portekiz’de 13 üyenin 10’unu meclis seçerken, Avusturya’da 14 üyenin 8’ini federal hükümet, 6’sını meclis seçiyor. Fransa’da Anayasa Konseyi’nin 9 üyesinden 3’ünü cumhurbaşkanı, 3’ünü millet meclis başkanı, 3’ünü senato başkanı seçiyor. İtalya’da 15 üyenin 5’ini cumhurbaşkanı, 5’ini meclis, 5’ini de yargı organları seçiyor. Anayasa yargısının kaynağı olan Amerika’da ise Yüksek Mahkeme üyelerini başkan öneriyor, senato onaylıyor. Türkiye’de Anayasa Mahkemesi’ni kuran 1961 Anayasası, İtalya modelinde olduğu gibi, mahkeme üyelerinin (toplam 15 üye) üçte birinin TBMM tarafından seçilmesini öngörmüştü. Yürürlükteki Anayasa’ya göre ise TBMM üyelerin seçiminde hiçbir rol oynamamaktadır. Mahkeme üyelerinin tamamı, doğrudan ve dolaylı olarak cumhurbaşkanı tarafından seçilmektedir.


DÜNYA, YÜKSEK MAHKEME ÜYELERİNİ MECLİSLE SEÇİYOR

Almanya: 12 yıllığına seçilen 16 üyenin 8’i Federal Meclis, 8’i Federal Konsey tarafından seçiliyor.

Polonya: 15 üyenin tamamı parlamento tarafından seçiliyor.

Macaristan: 11 üyenin tamamı parlamento tarafından seçiliyor.

Azerbaycan: 9 üyenin tamamını cumhurbaşkanının önerisiyle parlamento seçiyor.

Slovakya: 10 üye, ulusal konseyin önerdiği 20 aday arasından devlet başkanı tarafından atanıyor.

Avusturya: 14 asil 6 yedek üyenin 6 asil 3 yedek üyesini hükümet, 3 asil 2 yedek üyesini ulusal konsey, 3 asil 1 yedek üyesini ise federal konsey seçiyor.

Slovenya: 9 üye devlet başkanının önerdiği adaylar arasından parlamento tarafından seçiliyor.

Arnavutluk: 9 üyenin tamamını meclisin gösterdiği adaylar arasından devlet başkanı atıyor.

Belçika: 12 üyenin 6’sı Temsilciler Meclisi, 6’sı senato tarafından seçiliyor.

Fransa: 9 üye, devlet başkanı, meclis başkanı ve senato başkanı tarafından seçiliyor.

Portekiz: 13 üyenin 10’unu meclis, 3’ünü anayasa mahkemesi seçiyor.

Romanya: 9 üyenin 3’ünü hükümet, 3’ünü senato, 3’ünü ise devlet başkanı seçiyor.

İspanya: 12 üyenin 4’ünü kongre, 4’ünü senato, 2’sini hükümet, 2’isini yargı genel kurulu seçiyor.

İtalya: 15 üyenin 5’ini parlamento, 5’ini devlet başkanı, 3’ünü temyiz mahkemesi, 1’ini Danıştay, 1’ini ise Sayıştay seçiyor.


Bizim ülkemizde, 1982 Anayasası’nın öngördüğü sistemde Anayasa Mahkemesi üyelerinin tamamı cumhurbaşkanınca atanıyor, parlamento saf dışı bırakılıyor.
« Son Düzenleme: 27 Ekim 2008, 04:31:02 ÖS 16 Gönderen: narcicegi » Logged
27 Ekim 2008, 09:13:09 ÖS 21
Üye Bilgileri
serender
Genel Yönetici
*

Mesaj Sayısı: 4071
Nerden: Rize
Dosdoğru ol!


Offline
« Yanıtla #3 :»

gerekçeyi Demir kızımız Sibel ablamız da yorumlamış..
aşkolsun abla yaa Smiley
maşallah

Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor
Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap
« Son Düzenleme: 27 Ekim 2008, 09:23:19 ÖS 21 Gönderen: serender » Logged

'Ey iman edenler, Allah için hakkı ayakta tutanlar ve adaletle şahitlik yapanlar olunuz' 5/8
27 Ekim 2008, 09:13:59 ÖS 21
Üye Bilgileri
Kararsız
Aktif Üye
***

Mesaj Sayısı: 489
Nerden:

Offline
« Yanıtla #4 :»

Narçiçeği  bizde Anayasa yargısına ilk olarak 1961 Anayasasında yer verilmiştir. Bu dönemde Anayasa Mahkemesi'nin Anayasa'da belirtilmemesine rağmen Anayasa değişikliklerini esastan denetlemesi üzerine, Mahkeme'nin Anayasa değişikliklerini sadece  şekil bakımındn denetleyebileceği hükmü getirlmiştir.Fakat Anayasa Mahkemesi  eski alışkanlığını devam ettirerek şekil denetimi yaptığı bahanesiyle, Anayasa değişiklerini esas bakımından denetlenemeye devam etmiştir.
Her ne kadar bizim gündemimize yeni girmiş olsa da aslında Anayasa Mahkemesi konusu yıllardır hukukçular arasında tartışılmaktadır. Gerçi bu sadece tartışılmakla kalmış, konuyla ilgili her hangi bir girişimde de bulunulmamıştır.

Aslında konuya Anayasa Mahkemesi'nden başlamak ekmeği ortasından dişlemek gibi bir şey  Cheesy

Site ahalisini biraz sıkabilecek konular olmakla birlikte, konuya hakimiyet açısından temel kavramlar ile ilgili bir iki şey karalamak istiyorum Smiley


 
Logged
27 Ekim 2008, 09:40:15 ÖS 21
Üye Bilgileri
ozanca
Genel Yönetici
*

Mesaj Sayısı: 3670
Nerden:

Offline
« Yanıtla #5 :»

Sevgili ve saygılı Sayın Kararsız olaya yalın kılınç dalmadan evvel ..
Bende Özellikle anayasayı tanıtıyım istedim ...
Mesela kendi anayasamızı serelim biraz gözler önüne ..
İŞte anayasamızın ilk on maddesi ..
Çoguda üzerinde fırtınalar kopartılan maddeler ...

Anayasa`nın 1. Maddesi :
Devletin Şekli
Türkiye Devleti bir Cumhuriyettir


Anayasa`nın 2. Maddesi :
Cumhuriyetin Nitelikleri
Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, milli dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk Milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan,demokratik, laik ve sosyal bir hukuk Devletidir.


Anayasa`nın 3. Maddesi :
Devletin Bütünlüğü, Resmi Dili, Bayrağı, Milli Marşı ve Başkenti
Türkiye Devleti, ülkesi ve milletiyle bölünmez bir bütündür. Dili Türkçedir.
Bayrağı, şekli kanununda belirtilen, beyaz ay yıldızlı al bayraktır.
Milli marşı "İstiklal Marşı" dır.
Başkenti Ankara'dır.

Anayasa`nın 4. Maddesi :
Değiştirilemeyecek Hükümler
Anayasanın 1 inci maddesindeki Devletin şeklinin Cumhuriyet olduğu hakkındaki hüküm ile, 2 nci maddesindeki Cumhuriyetin nitelikleri ve 3 üncü maddesi hükümleri değiştirilemez ve değiştirilmesi teklif edilemez.


Anayasa`nın 5. Maddesi :
Devletin Temel Amaç ve Görevleri
Devletin temel amaç ve görevleri, Türk Milletinin bağımsızlığını ve bütünlüğünü, ülkenin bölünmezliğini, Cumhuriyeti ve demokrasiyi korumak, kişilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunu sağlamak; kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk Devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya, insanın maddi ve manevi varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmaktır.

Anayasa`nın 6. Maddesi :
Egemenlik
Egemenlik, kayıtsız şartsız Milletindir.
Türk Milleti, egemenliğini,Anayasanın koyduğu esaslara göre, yetkili organları eliyle kullanır.
Egemenliğin kullanılması, hiçbir surette hiçbir kişiye, zümreye veya sınıfa bırakılamaz.
Hiçbir kimse, veya organ kaynağını Anayasadan almayan bir Devlet yetkisi kullanamaz


Anayasa`nın 7. Maddesi :
Yasama Yetkisi
Yasama yetkisi Türk Milleti adına Türkiye Büyük Millet Meclisi'nindir. Bu yetki devredilemez.


Anayasa`nın 8. Maddesi :
Yürütme Yetkisi ve Görevi
Yürütme yetkisi ve görevi, Cumhurbaşkanı ve Bakanlar Kurulu tarafından, Anayasaya ve kanunlara uygun olarak kullanılır ve yerine getirilir.


Anayasa`nın 9. Maddesi :
Yargı Yetkisi
Yargı yetkisi, Türk Milleti adına bağımsız mahkemelerce kullanılır.


Anayasa`nın 10. Maddesi :
Kanun önünde Eşitlik
Herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir.
Kadınlar ve erkekler eşit haklara sahiptir. Devlet, bu eşitliğin yaşama geçmesini sağlamakla yükümlüdür.
Hiçbir kişiye, aileye, zümreye veya sınıfa imtiyaz tanınamaz.
Devlet organları ve idare makamları bütün işlemlerinde kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorundadırlar.
Logged

Resimlerin Görüntülenmesine İzin Verilmiyor
Resimleri Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap
27 Ekim 2008, 09:49:49 ÖS 21
Üye Bilgileri
ozanca
Genel Yönetici
*

Mesaj Sayısı: 3670
Nerden:

Offline
« Yanıtla #6 :»

Görüldügü gibi aslında anayasa çokda net ifadeler degildir ....
Bir takım kabul ve yargılar yani kavramlar üzerine oturur ...
Misal : Atatürk milliyetciligi nerede başlar nerede biter , laiklik nedir ne degildir , sosyal hukuk devleti ne demektir gibi ...
Ayrıca anayasada atıf yapılan kanunlar vardır ..
Yani ticari hukuk , medeni hukuk , trafik kanunu gibi kanunlar aslında anayasanın kendi degildir ..
işte böylesi muglak ifadelerin oldugu bir zeminde kopan onca fırtına aslında gücün sözünün ibretlik bir tablosudur ..
Yani yeni anayasa dedigimiz şey aslında kesin çözüm olmuyor ...
Anayasaların varoluş sebebleri devlet- millet ilişkisini uygun zemine indirgemektir...
Fakat bu zemin ne kadar saglam olursa olsun , kişilerin yorumlarına endeksli oldugu için millet adına yetki kullanımı söz konusu oldugundan ...
Esas olan insandır ...
Dogru insanların dogru konumlarda dogru işler yapması mutlak anayasanın mutlak bir ifadesidir ...
Yani kopan onca kavganın sebebi bir dizi egemenlik savaşından öte degildir ...
Evet şimdi yeniden düşünelim ..
Anayasa mahkemesi ?
Kuvvetleirn eşitligi ...
yeni anayasa ?
Milletin egemenligi ...
Kolay gele Smiley

Selamlar ...
Logged

Resimlerin Görüntülenmesine İzin Verilmiyor
Resimleri Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap
27 Ekim 2008, 10:43:43 ÖS 22
Üye Bilgileri
sülfile
Aktif Üye
***

Mesaj Sayısı: 416
Nerden:
حركة المقاومة الاسلامية


Offline
« Yanıtla #7 :»

Bizde anayasa yersen yoğurt içersen ayrandır, yanında yediğine hangisi yakışırsa ona göre kıvam alır. Yormayın tatlı canınızı üstadlar;) Nasıl olsa menüyü biz hazırlayamıyoruz gurmeliğini de yapmayalım:)

( ŞAKA ŞAKA)
Logged

Ya kalkın direnin cemaat çocuklar ölmesin, yada susun saklayın korkuları çocuklar görmesin!!!
27 Ekim 2008, 11:13:36 ÖS 23
Üye Bilgileri
maxpayna
Genel Yönetici
*

Mesaj Sayısı: 3638
Nerden: ankara

WWW Offline
« Yanıtla #8 :»



wikipedia dan biraz göz attım, basit bilgiler vermiş

Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor
Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap

yasama yetkisini elinde bulunduran meclisin, ozancanında ufak alıntıldığı gibi anayasaya uygun yasıyormu yoksa yasamyormu onu denetlemek için kurulmuşmuş...

15 üye var 2 sini özal atamış geri kalan hepsini sezercik aslan parçası (artık anlayın kurumun zihniyetini)

basit mantık yürüteceğim zira benim beyin basit çalışır Smiley

devletin temel kuralları var = anayasa..vs
bu kurallara uygun devleti yönetecek kurum var = meclis, başbakan, hükümet..vs
ve devletin bu kurallara uygun yönetip yönetmediğini kontrol edecek kurum var = TSK Smiley yok şaka şaka anayasa mahkemesi yani....

sizce bu haklı bir gerekçe değilmi tüm devlet yönetimleri açısından, hükümet sırf yetkiyi eline aldı diye dilediği gibi kanun koyabilir mi ? eğer koyar ise anayasaya aykırı kanun koymaya kalkışırsa kim höst diyecek ?
tsk höst deyince darbeci devlet oluyoruz tu kaka diyorlar
ee anayasa koyunca yine tu kaka olduk
kim dur diyecek bu hükümete Smiley
yoksa hükümetin sınırsız kanun koyma yetkisi mi var ?
yarın tutar da kokoreç üretmek satmak bulundurmak yemek yasak diye kanun çıkarırlar ise biz ne yeriz  aç kalmazmıyız yahu

(gören de beni çok devletçi sanacak uyarı yapayım alakam ama bu olması gereken bir düzenleme değilmi. değil ise nasıl denetim mekanizması geliştirilebilir)

bu noktada islam ne öngörür bu konuda ?
misal sizden olan ululemre itaat edin ayeti...




Logged
28 Ekim 2008, 12:04:58 ÖÖ 00
Üye Bilgileri
Kararsız
Aktif Üye
***

Mesaj Sayısı: 489
Nerden:

Offline
« Yanıtla #9 :»

Tebrikler sayın max  Cheesy Keşke anayasa hukuku hocamız da sizin kadar basit anlatmış olsaydı, belki biz de bu dersi daha bir severek çalışırdık  Cheesy

Alıntı
devletin temel kuralları var = anayasa..vs
bu kurallara uygun devleti yönetecek kurum var = meclis, başbakan, hükümet..vs
ve devletin bu kurallara uygun yönetip yönetmediğini kontrol edecek kurum var = TSK  yok şaka şaka anayasa mahkemesi yani....

sizce bu haklı bir gerekçe değilmi tüm devlet yönetimleri açısından, hükümet sırf yetkiyi eline aldı diye dilediği gibi kanun koyabilir mi ?

Anayasa'nın üstünlüğü ilkesinden hareket edecek olursak, elbette ki bunu sağlayacak bir mekanizmanın işletilmesi gerekli.
Aksi bir düşünceye girecek olursak, meclislerdeki geçici çoçğunlukların, çıkardıkları kanunlar ile anayasaya aykırı kurallar ihdas edebilecekleri gibi böyle kanunyolları ile toplum üzerinde bir baskı rejimi kurabilmeleri de mümkündür.

Kanunların Anayasaya  uygunluk denetiminde ya siyasi ya da hukuki bir denetim, sistem içerisinde aslında bir mecburiyet.

Hukuk devletinde, kurallar kademesinin en üstünde anayasa yer alır, ve tüm işlemlere de geçerli olması için bir kaynaktır.

anayasa yargısını gerkliliğini kabul ettiğimiz zaman, halkın temsilcilerinden oluşan meclisin üzerinde, belli sayıda hakim tarafından yapılan bir denetimin demokratik ilkelerle bağdaşmadığı sorunu  karşımıza çıkan. Nitekim son yaşadığımız olaylar da bunun en güzel örnekleri.
Fakat hakların güvenceye alındığı ( alınması gerektiği) anayasanın da üstünlüğünün hukuki bir yaptırımı olması gerekir.   
Alıntı
yarın tutar da kokoreç üretmek satmak bulundurmak yemek yasak diye kanun çıkarırlar ise biz ne yeriz  aç kalmazmıyız yahu

şekil bir a Smiley

Siyasi ve hukuki sorunların birbirinden seçilmesi zor olması  aslınd anayasa yargısının temelindeki sorun. Anayasa mahkemesine gelen konuyu, hakimler hukiki bir sorun olarak değerlendirselrde, dönemin politik olaylarından kendilerini soyutlamaları da imkansızdır, ve verdikleri her karar da aslında politiktir.

Siyasi denetim mekanizması da Türkiye'de denenmiş.  1876 anayasasına göre iki meclis sistemi ihdas edilmiş ve ayan meclisince mebus meslisinin kararları denetlenmesi yoluna gidilmişti. Fakat siyasi denetim de bizde etkili olmamış...

Yargısal denetim de siyasal denetim de biz de işlemiyor  Cheesy Diğer ülkelerdeki sistemleri düşünüyorum ama yok onlara bize uymaz..

Kant demiş ki : " Hukukçular hala kendi hukuk kavramlarının tarifini aramktadırlar"

Burdan kıyasla : daha kendini kavramının anlamını bulamayn bir güruhtan, böyle önemli meselelrin çözümünü beklemek ne derece doğru olur  Cheesy
Logged
28 Ekim 2008, 12:08:18 ÖÖ 00
Üye Bilgileri
maxpayna
Genel Yönetici
*

Mesaj Sayısı: 3638
Nerden: ankara

WWW Offline
« Yanıtla #10 :»



sözün özü koyuver gitsin diyorsun kararsız öylemi
battı balık yan gider Smiley

tamam kant öyle demiş hakkı böyle demiş

pekiyi allah ne der ? resul nasıl uygular ? müminler nasıl yapmalı.
bize göresi nasıl onu düşünelim......buyrun mikrofon sizde

Resimlerin Görüntülenmesine İzin Verilmiyor
Resimleri Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap
Logged
28 Ekim 2008, 01:28:37 ÖÖ 01
Üye Bilgileri
sülfile
Aktif Üye
***

Mesaj Sayısı: 416
Nerden:
حركة المقاومة الاسلامية


Offline
« Yanıtla #11 :»

Kararsızdan evvel mikrofonu alıp uzun hava çekmek istiyorum:)

"Türk Vatanı ve Milletinin ebedî varlığını ve Yüce Türk Devletinin bölünmez bütünlüğünü belirleyen bu Anayasa, Türkiye Cumhuriyetinin kurucusu, ölümsüz önder ve eşsiz kahraman Atatürk’ün belirlediği milliyetçilik anlayışı ve O’nun inkılâp ve ilkeleri doğrultusunda;"

Aslında girişinde hatalı bir kavramdır anayasa, bizim varlığımız bütünlüğümüz bekamız tek kişinin doğruları etrafında gelişmiştir. Sen, ben, o, bu, şu millet kavramının içini dolduran kişileriz zamanında düşünülmüş hissedilmiş "doğruların" müebbet yolcularıyız. Bu yazdıklarımdan kabul edilmişlik anlaşılmasın zira kronik muhalif bir kişiyim, lakin canım ülkemde işler halka rağman halk için ilerliyor. İnsanlar ülkede asılların varlığını itiraf ediyolarsa tek kişilik anlayışlar değiştirilemez gerçeklerimiz olarak dayatılıyorsa, Yasalar benim haklarımı vermekten ziyade tevil yapıp hakkımı gaspediyosa anayasa kavramından ana kelimesinin çıkarılmasını rica etmektan başka çarem kalmıyor. Her kesim anayasadan farklı beklentilere giriyor malesef, kimisi dini haklarını savunsun, kimisi laikliği korusun istiyo. Yani anadoludaki tabirle kimisinn gönlü döndüyle dönede, kimisinin gönlü inekle danada, e ne yapsın bir garip yasacık bunca istek karşısında üstelikte ölümsüz önder gölgesi altında, postal darbesi ihtimali üstünde...

Der ve mikrofonu Kararsıza bırakırım ve birde ricada bulunurum "(lütfen hareketli bir şeyler çığırın:)


Logged

Ya kalkın direnin cemaat çocuklar ölmesin, yada susun saklayın korkuları çocuklar görmesin!!!
28 Ekim 2008, 08:58:25 ÖÖ 08
Üye Bilgileri
ozanca
Genel Yönetici
*

Mesaj Sayısı: 3670
Nerden:

Offline
« Yanıtla #12 :»

Maşallah gençler döktürüyor ..
İstifade etmemek elde degil ...
Bilseydik bir kaç hafta önce acardık bu konuyu Smiley

Neyse konumuza dönecek olursak ..
Orda  sag kanatta bekliyor birileri haberiniz olsun ...
Az daha iş çözümsüz edebiyatı yapılırsa ..
Topu kaptıgı gibi " Hüküm Allah'ındır" deyip kaleye atacak golü ...
Ve sayın Hukuk camiasının güzide şahsyetleri ...
Pratik -Teorik düzleminde pratigin teorigi degil teorigin pratigi baglayıcı oldugunu unutmadan devam edelim ...
Yani mevcut sistemin çökme arifesinde oldugu aşikar ..
O yuzden zaten bu aşamada ve noktada konuşuyoruz konuyu ...
Olması gereken üzerinde durursak bizlerin konudan istifadesi mümkün olur ..
Güçler dengesi nasıl olacak ?
Önemli olan bu ...

Selamlar ...
Logged

Resimlerin Görüntülenmesine İzin Verilmiyor
Resimleri Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap
28 Ekim 2008, 10:39:02 ÖÖ 10
Üye Bilgileri
Kararsız
Aktif Üye
***

Mesaj Sayısı: 489
Nerden:

Offline
« Yanıtla #13 :»

GÜçler dengesi konusuna geçmeden önce...
Demişsiniz ki :

Alıntı
Ve sayın Hukuk camiasının güzide şahsyetleri ...
Pratik -Teorik düzleminde pratigin teorigi degil teorigin pratigi baglayıcı oldugunu unutmadan devam edelim ...

Biz unutmayalım  tamam ama unutmamış olmanın konuya pozitif bir etkisi olmuyor.

Pratik teorik dengesine konumuzla alakalı bakalım o zaman:

Anayasanın 148. maddesi der ki: “Anayasa Mahkemesi, Anayasa değişikliklerini, sadece şekil bakımından inceler ve denetler. Anayasa değişikliklerinin şekil bakımından denetlenmesi, teklif ve oylama çoğunluğuna ve ivedilikle görüşülemeyeceği şartına uyulup uyulmadığı hususları ile sınırlıdır”. 

Madde ne kadar net değil mi?

Kaldı ki maddenin bu kadar açık yazılmasının sebebi 1961 Anayasası döneminde, Anayasa Mahkemesi'nin tıpkı şimdiki alışkanlığı olduğu üzere,  denetim yetkisini kullanırken, yetkisini aşmış olması idi.

Soru tesbit edilmiş, çaresi bulunmuş, teoriğe dökülmüş...
Sonuç...

Teoriğe üstün gelmiş pratik.
SAnırım önce sistemden ziyade kafaların ( bazı kot kafaların) formatlanması gerekiyor Smiley

Tamam tamam haklısınız bunları söylememem gerekiyordu ama içimde durmasındansa paylaşımda dursun istedim Smiley

Şimdi konuya geri dönebiliriz Smiley
 
Logged
28 Ekim 2008, 10:55:28 ÖÖ 10
Üye Bilgileri
ozanca
Genel Yönetici
*

Mesaj Sayısı: 3670
Nerden:

Offline
« Yanıtla #14 :»

Bazı kot kafalar ..
Tamam hoş güzel ..
Sanırsam kaz kafa , koca kafa gibi bir tanımlama söz konusu ...
Blue jeans geçirilmiş kafa degildir kasıt ...
Bunlar her dönem olacak ..
İsterseniz şöyle bir dip not verelim ..
Bugun İranda aynı sorunları yaşıyor ..
Reformistler ile Devrim yanlıları gibi bir tanımlama söz konusu ordada ...
Haklılar haksızlar yanlılar yansızlar konusundan ziyade ...
Türkiye ile paralellik arz etmesi açısından veriyorum örnegi ..
Sonuçta kurucu güç , bir zamanlar egemen güç , kısaca güçlü olan tarafın taraftarları ile ..
Degişim isteyen tarafın taraftarları arasındaki çekişme ..
Ve bunu anayasa kılıfına uygun hale getirilmesi ...
Oradada Reformistler hani bizdeki karşılıgı tam olmasada hani ucundan yakınlık arzeden Laikler ...
Haklarının yenildigini ve tabanın isteklerine cevap veremedigini ifade ediyorlar ...
Ordaki Reformistlerin ne kadar laik oldugu konusuna girmeden evvel ...
Sonucun aynı olması beni ilgilendrien kısmısı ...
Sonucta güçlünün zayıfa Anayasa üzerinden söz hakkı tanımaması ...
Tarafların kim oldugu önemli olmuyor yani ..
Bunun sebebi hikmeti ise güçler dengesinin saglanamaması ...
bu dunyanın heryerinde aynımı bilmiyorum ..
Ama sonucta baglayıcı olanın kotsuz veya kotlu kafalar oldugu muhakkak ..
Ve bu kafaların tarihin herdöneminde oldugu gibi gunumuzdede olması kaçınılmaz ..
Demekki yapılması gereken şey bu kafaların varlıgına ragmen bir anayasa teşkil etmek ...
Ve kafalı şartlar altında işleyebilirligini saglamak ..
Kafaları yok saymak çözüm olmayacak gibi ...
Benden böyle ..
Selamlar ...
Logged

Resimlerin Görüntülenmesine İzin Verilmiyor
Resimleri Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap
Sayfa: [1] 2 3 4   Yukarı git
Cevap Yaz Yeni Konu Haberdar Et
Gitmek istediğiniz yer:  

MySQL ile Güçlendirildi PHP ile Güçlendirildi Powered by SMF 1.1.15 | SMF © 2006, Simple Machines XHTML 1.0 Geçerli! CSS Geçerli!
Bu Sayfa 0.093 Saniyede 19 Sorgu ile Oluşturuldu