VAHOP "Hüda Kaya" İle 3. Yılında

Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.
anasayfa anasayfa giris kayit
  İslami Düşünce Platformu > GÜNDEMDEKİLER > Haberler (Moderatör: Yonetim) > VAHOP "Hüda Kaya" İle 3. Yılında
Kullanıcı Adı: Beni Hatirla?
Şifre:

Sayfa: [1]   Aşağı git
Cevap Yaz Yeni Konu Haberdar Et
Gönderen Konu: VAHOP "Hüda Kaya" İle 3. Yılında  (Okunma Sayısı 299 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
23 Ekim 2008, 01:52:51 ÖS 13
Üye Bilgileri
eliflamra
Genel Yönetici
*

Mesaj Sayısı: 1315
Nerden:

Offline
« :»

Gökkuşağı Derneği, İnsan-Der, İmam Hatip Mez. Ve Men. Der Mazlumder, Memur-Sen, Anadolu Gençlik Derneği, Umut-Der/ Erdem-Der. Van hak ve özgürlükler platformu bileşenleri olarak VAHOP adı altında her hafta cumartesi günleri ilimizde düzenledikleri başörtüsü mücadelesine bu hafta 3. yıla girmeleri münasebetiyle ülke genelinde bu alanda mücadele veren sivil toplum kuruluşlarının temsilcilerini ağırlayarak geniş kapsamlı bir etkinlikle basın açıklaması yapıldı.

 

Programa misafir olarak katılan Adapazarı İnanç Özgürlüğü adına Kadrican MENDİ, Kocaeli İnanç Özgürlüğü adına Behlül METİN, Ankara İnanç Özgürlüğü adına Murat EKİNCİ ve Konya İnanç Özgürlüğü adına da Musa Kâzım YILMAZ birer selamlama konuşması yaptılar, direniş ve kararlılık mesajları verdiler. Programa katılan Hüda Kaya kardeşimiz de başörtüsü ve tesettür üzerine bir değerlendirmede bulundu.

 

Hiç şüphesiz bu ülkede yıllardan beri kangren haline dönüşmüş ve hala bütün yakıcılığıyla devam eden başörtüsü zulmü, Van’daki müslümanları da diğer şehirlerimizdeki kardeşlerimizi örnek alarak bu sivil itaatsizliğe itti. İlimizdeki duyarlı insanlar sivil toplum örgütlerinin öncülüğünde üç yıldan buyana her hafta bu sokakta adalet ve özgürlüğe dair haklı taleplerini yılmadan ve usanmadan, kararlılıkla/eğip bükmeden dile getirdiler ve bundan böyle de devam edeceklerdir. Bu toplantıya katılanların en başında ve anlamlandıranlarından biri olarak Hüda Kaya kardeşimiz geldi. Onun katılımı ve bir konuşmayla mağdurelerden biri olarak düşüncelerini ortaya koyması katılımcıkları oldukça duygulandırdı…

 

Nasıl duygulandırmasın ki?..

 

Hüda Kaya, kızlarıyla birlikte inançları gereği örttükleri başörtüsünden dolayı başlarına gelmedik kalmamış. Başörtüsüyle simgeleşen anne ve kızları Malatya’daki başörtüsü direnişinde yer aldıklarından dolayı anne Hüda Kaya, kızları İntizar, Nurcihan ve Nurulhak ile birlikte DGM tarafından cezalandırıldılar. Anne 3 yıl, Nurulhak 2 yıl 6 ay, Nurcihan 1 yıl 8 ay hapis yatmışlardır. Kızlarından Nurulhak 19 Mayıs 1999 tarihinde hapsedilmiş. İşkenceli sorgulamalara, cezaevi sorgulamalarına boyun eğmeyen Nurulhak Saatçioğlu kardeşimiz Balıkesir’in Bandırma ilçesinde 6 Ağustos 2005 geçirdiği bir trafik kazası neticesinde vefat etmiştir. Anne Hüda Kaya bir dergiye verdiği demeçte kızını erken yaşta kaybetmenin hasreti içerisinde kızı için şöyle demişti. “Allah hayatının en verimli döneminde Nurulhak'ı tertemiz aldı. Belki onu kirlenmelerden korudu. Kızım tertemiz yaşadı ve tertemiz öldü” diyerek bir annenin yavrusuna bakışını en anlamlı bir şekilde ortaya koymuştur.


İnsan hakları yaşanması gereken bir olgudur, sözle ifade edilerek sloganlaştırılıp içi boşaltılan bir kavram değildir. Başörtüsü de inananlar açısından en tabii ve en doğal bir insan hakkıdır. Bunu görmezden gelmek ve yok saymak inançları gereği örtünmekte olanlara yapılan en büyük zulümdür. İçinde yaşamakta olduğumuz ülkenin bir gerçeği vardır inanmış ve inançlarını yaşamlarını dönüştürmek isteyen insanların varlığı. Buna rağmen siyaset yapmakta olanlar yaptıkları siyaset içerisinde bu sorunun çözümü noktasında bir şeyler yapmak yerine bekle gör taktiğini izlemeleri de doğrusu anlamsızlaşmaya başladı. Birinci derecede kendilerinin yaşamakta olduğu bu yasakçı dayatmacı zihniyeti ortadan kaldırmaya muktedir duruma getirilmelerine rağmen bir türlü çözmemiş olmaları da bir başka acı gerçeğimizdir.

 

Baskıcı ve dayatmacı sistemlerin önünde direnebilmenin tek dayanağı vardır “sivil itaatsizlik” eğer bu noktada başta sivil toplum örgütleri olarak dik duruşlarını sergileyebilirlerse sorunun çözülmemesi için hiçbir sebep yoktur. Tabandan gelen ve böylesi sivil itaatsizliklerle getirilecek olan çözüm halkın talepleri doğrultusunda olacağı için hiç kimse buradan kendisine siyasi bir rant elde edemez. Dolayısıyla bu gün verdikleri herhangi bir hakkı yarın başa kakarak ellerinden alamazlar. Bu manada toplumsal değişimin önemi ve duruşu çok önemlidir. Bu sorunun yasal metinlerde yer alması da çok önemli değil önemli olan uygulanabilmesidir. Hukuk devletlerinde asıl olan halkın soyut haklardan ziyade, somut ve uygulanabilir haklara sahip olmasıdır. Bireylerin hakları varsa, bunları kullanabilmelidir.

 

Sivil itaatsizlik, insanların bireysel tercihlerinin toplumsal anlamda değer kazanarak yaşanmak istenmesinin çiğnenmesinden duyulan kaygıyı dile getirmek için başvurulan bir tepki türüdür. Sivil itaatsizlik halka açık bir eylemdir. Sivil itaatsizlik vicdanlarda yatan bir adalet, bir hakkaniyet duygusuna çağrı niteliğinde olduğundan, kamuya açıklık vasfı aranmaktadır. Sadece olaydan mağdur olanın değil, her insanın böyle bir olguya karşı tepki duyması gerektiği öngörüsünden hareket etmektedir, toplumun her kesimini ortak hareket etme noktasında uzlaştırma zemini oluşturmak durumundadır. Sivil toplum kuruluşlarında kişisel çıkar arayışlarının ötesinde, aynı durumdaki herkes için adalete yönelik bir çözüm arayışı olan sivil itaatsizlik, bu yönüyle kamusallığını da ortaya koymaktadır.

 

Sivil itaatsizlik işlenirken şiddet kullanımını dışlayan, tolum adına yapmakta olduğu mücadele ve hak aramayı marjinalleştirmeden yapılmalıdır. Fanatik radikal gurupların aksine şiddet kullanımını kabul etmeyen STK’ları marjinal guruplardan ayırması gereken en temel özelliklere sahip olmalıdırlar. Sivil itaatsizlik şiddetsiz olmalıdır. Etki tepki prensibi içerisinde şiddet, şiddeti doğurmakta ve çoğunlukla da toplumdaki reaksiyonu tırmandırmaktadır. Sivil itaatsizliğin öncüleri olan STK’lar, kendilerine karşı şiddeti haklı kılacak ve çoğaltacak bir şiddet kullanımına girmemelidir. Çünkü sivil itaatsizlik çoğunluğa yapılan bir çağrı, gönderilen bir mesajdır. Bu çağrı toplumda ortak bir adalet anlayışının varlığını temel almalıdır. Dolayısıyla, insanları yaralayabilecek, incitebilecek şiddet eylemleri sivil itaatsizliğin kamuoyuna çağrı karakteri ile uyuşmamaktadır. Başkalarının özgürlüklerinin sınırlanması yolundaki davranışlar, eylemin sivil itaatsizlik özelliğinin belirginsizleşmesine yol açmaktadır.

 
VAHOP’un düzenlemekte olduğu bu hak arama mücadelesi ve sivil itaatsizliğinin sorunun çözümüne kadar devam edeceğine inancım tamdır. Bu alanda mücadele veren her kesime mücadelelerinden dolayı başarılar dilerim.

 

Nasihatlerin musibetlerden evla olması dileğiyle

Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor
Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap
KAYNAK
Logged
23 Ekim 2008, 01:55:33 ÖS 13
Üye Bilgileri
eliflamra
Genel Yönetici
*

Mesaj Sayısı: 1315
Nerden:

Offline
« Yanıtla #1 :»

Alıntı
Nasihatlerin musibetlerden evla olması dileğiyle

AMİNN
huda ablayı tanıma fırsatım olmuştu.
Allah emeklerimizi zayi etmesin
kızına da Allahtan rahmet diliyorum(çok çektiler çooook)
Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
Cevap Yaz Yeni Konu Haberdar Et
Gitmek istediğiniz yer:  

MySQL ile Güçlendirildi PHP ile Güçlendirildi Powered by SMF 1.1.16 | SMF © 2006, Simple Machines XHTML 1.0 Geçerli! CSS Geçerli!
Bu Sayfa 0.188 Saniyede 19 Sorgu ile Oluşturuldu