Üniversitelerdeki Fişlemeler Jandarma İşi

Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.
anasayfa anasayfa giris kayit
  İslami Düşünce Platformu > GÜNDEMDEKİLER > Haberler (Moderatör: Yonetim) > Üniversitelerdeki Fişlemeler Jandarma İşi
Kullanıcı Adı: Beni Hatirla?
Şifre:

Sayfa: [1]   Aşağı git
Cevap Yaz Yeni Konu Haberdar Et
Gönderen Konu: Üniversitelerdeki Fişlemeler Jandarma İşi  (Okunma Sayısı 240 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
23 Ekim 2008, 01:16:15 ÖS 13
Üye Bilgileri
eliflamra
Genel Yönetici
*

Mesaj Sayısı: 1315
Nerden:

Offline
« :»

Balçiçek Pamir, Van 100. Yıl Üniversitesi eski Rektörü Prof. Dr. Yücel Aşkın'ı konuk ettiği programda canlı yayında yapılan tarihi itirafı yazdı. Aşkın, üniversitelerin jandarma istihbaratıyla nasıl birlikte çalıştıklarını ve fişlemelerin nedenini anlattı.

Eski YÖK Başkanı Erdoğan Teziç'in "Ona sahip çıkmak Cumhuriyet'e sahip çıkmaktır!" dediği ve hakkında rüşvet, yolsuzluk, usulsüzlük iddiasıyla çok sayıda dava açılan Van 100. Yıl Üniversitesi eski Rektörü Prof. Dr. Yücel Aşkın, meşhur fişlemeleri Habertürk'ten Balçiçek Pamir'e anlattı.

Beraber çalıştığı öğretim üyelerini Nurcu, PKK sempatizanı, Büyük Birlik Partisi taraftarı, Milli Görüşçü, AKP'ye yakın diye fişleyen Aşkın, bu fişlemeleri jandarma istihbaratının gerçekleştirdiğini söyledi. Aşkın'ın sözlerinden anlaşılan bir diğer nokta ise bu tarz fişlemelerin birçok üniversitede jandarma ile işbirliği halinde yapıldığıydı.

Balçiçek Pamir, Aşkın'ın programdaki ifadelerini Habertürk'teki köşesine de taşıdı:

Tarihi itiraf

Palçiçek Pamir / Habertürk

Dönemin Cumhuriyet kahramanlarından biri olarak kabul edilen Yücel Aşkın bile fişlemelere alet edildiği ve maalesef başladığı işi bitirme misyonunda, fillere çimen olduğu için üzgünse… Ne Ergenekon'undan bahsediyoruz ki biz?

Bazen nefesiniz kesilir ya…
Hani kelime söylemeye korkarsınız.
Sanki ağzınızdan bir ses çıksa bütün büyü bozulacakmış gibi gelir.
Öyle röportajlardan biriydi.
Üstelik iş canlı yayın olunca heyecan ikiye katlandı.
Van 100. Yıl Üniversitesi eski Rektörü Prof.Dr. Yücel Aşkın konuğumdu.
Bir dönem onunla yattık onunla kalktık. Sadece onu konuştuk.
Bir dönem YÖK'ün deyimiyle ona sahip çıkmak Cumhuriyet'e sahip çıkmak demekti.
Hakkında 2 bin yıl hapis istemiyle dava açılmıştı. Bazılarından beraat etti bazıları hakkında görevsizlik kararı verildi.
Beni o dönemde en çok rahatsız eden konuyu yani fişlemeyi sormadan edemedim.
Sahi rektör Aşkın beraber çalıştığı öğretim üyelerini Nurcu, PKK sempatizanı, Büyük Birlik Partisi taraftarı, Milli Görüşçü, AKP'ye yakın diye fişlemiş miydi?
Rektör Aşkın basının pek de itibar göstermediği ama aslında tarihe geçecek bir açıklama yaptı. Söz konusu fişleme doğruydu ama mimarı kendisi değil istihbarat birimleriydi. Yani bu rapor Aşkın'a gönderilmişti. Hem de Jandarma İstihbarat tarafından.
Dayanamadım soruverdim.
İyi ama siz de insansınız. Örneğin PKK sempatizanı diye nitelenen birine pozitif bakabilir misiniz? Yani bu raporun size gönderilmesinden rahatsız olmadınız mı?
Aşkın bir süre sustu ardından başını aşağı yukarı doğru sallayarak cevap verdi:
'Üniversite bir istihbarat alanıydı ve ben de bunun bir parçasıydım. Ara sıra kendime sorardım ben ne yapıyorum diye. Oysa ne düşüncelerle Van'a gitmiştim.'
Bu arada ilerleyen konuşmalarından da öğrendim ki bu sadece Van 100. Yıl Üniversitesi'nde yapılan bir uygulama değilmiş.
Merak ettim örneğin bizim medya grubunu fişleselerdi neler ortaya çıkardı?
Pek renkli isimlere sahibiz.
Fatih Altaylı, Murat Bardakçı, Doğan Satmış, Özay Şendir, Nuran Yıldız…
Benim hakkımda ne derlerdi? 'Türbanlı cüzzamlı mıdır' yazıma bakılsa AKP'li, 'Gelin 12 Eylül Diyarbakır Cezaevi'ni konuşalım' yazıma göre PKK sempatizanı ya da 'En büyük Kokoş Merve Kavakçı'dır' başlıklı yazıya göre Cumhuriyet kızı!
Traji-komik değil mi?
Şimdi soruyorum size…
Dönemin Cumhuriyet kahramanlarından biri olarak kabul edilen Yücel Aşkın bile fişlemelere alet edildiği ve maaalesef başladığı işi bitirme misyonunda, fillere çimen olduğu için üzgünse…
Ne Ergenekon'undan bahsediyoruz ki biz?
Ne dalga geçip hafife almalıyız ne de olan biten her şeyi Ergenekon'a bağlamalıyız.
Çimen olmaktan vazgeçmeyi hedefleyerek başlayabiliriz belki de.
Bazen olan bitenin farkında olmak yetmez, müdahale gerekir.
Gelin üniversitedeki fişlemeleri de tartışalım.
Öğretim üyeleri gerçekten de yasa dışı örgütler için mi çalışıyor bunu konuşalım.
Bu fişlemelerin kaçta kaçı gerçekten de güvenlik için bunu soralım.


Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor
Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap
kaynak
« Son Düzenleme: 23 Ekim 2008, 01:26:38 ÖS 13 Gönderen: eliflamra » Logged
23 Ekim 2008, 01:25:36 ÖS 13
Üye Bilgileri
eliflamra
Genel Yönetici
*

Mesaj Sayısı: 1315
Nerden:

Offline
« Yanıtla #1 :»

milletçe tam paranoyak olduk
acaba telefonlarım dinlendi mi
fişlendim mi
ergenokanun kıyısına köşesine bulaştım mı?

bu fişleme olayları çoooook eskiden beri vardı.
zaten fişlemelere gerek yoktu millet açıkca ne olduğunu söylerdi.


benim üniversite yıllarımda;kapıdaki simitçinin,tatlıcının ve hatta dilencinin istihbarat görevlisi olduğunu bilirdik(takılmadan da geçemezdik)

(bize sıkı sıkı tembih ederlerdi her sınıfta bir ajan var aman dikkat diye  Smiley)

siz siz olun adım atarken bile önce hangisini attığınıza dikkat edin.sonra Allah muhafaza!!!!!
Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
Cevap Yaz Yeni Konu Haberdar Et
Gitmek istediğiniz yer:  

MySQL ile Güçlendirildi PHP ile Güçlendirildi Powered by SMF 1.1.16 | SMF © 2006, Simple Machines XHTML 1.0 Geçerli! CSS Geçerli!
Bu Sayfa 0.15 Saniyede 19 Sorgu ile Oluşturuldu