Haftanın Konuğu "Cihan Aktaş"

Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.
anasayfa anasayfa giris kayit
  İslami Düşünce Platformu > HOŞGELDİNİZ > İDP KONUKLARI > Önceki Konuklar > Haftanın Konuğu "Cihan Aktaş"
Kullanıcı Adı: Beni Hatirla?
Şifre:

Sayfa: [1] 2 3 ... 5   Aşağı git
Cevap Yaz Yeni Konu Haberdar Et
Gönderen Konu: Haftanın Konuğu "Cihan Aktaş"  (Okunma Sayısı 4471 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
27 Eylül 2008, 03:39:52 ÖS 15
Üye Bilgileri
kutbay
Genel Yönetici
*

Mesaj Sayısı: 1505
Nerden: Bu gün hayatınızın geri kalanının ilk günüdür

WWW Offline
« :»

Resimlerin Görüntülenmesine İzin Verilmiyor
Resimleri Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap

Haftanın konuğu

Müslüman Türk kadınının zihnindeki
“kadının toplumda ki yerin’e ait köşe taşlarının oluşmasında büyük çaba harcayan;
Gelenekten aldıkları olumluları ile gelecekteki kadının inşaası için didinen
Bir anlamda bacıyı ötelemeden bayanı oluşturan;
Hem harika edebi üslubu, hem de kadın başına erkek gibi duruşuyla
Cihan Aktaş
Logged

Allâhûmme Salli Alâ Seyyidinâ Muhammedin ve Alâ Âli Seyyidinâ Muhammed
27 Eylül 2008, 04:39:57 ÖS 16
Üye Bilgileri
serender
Genel Yönetici
*

Mesaj Sayısı: 4225
Nerden: Rize
Dosdoğru ol!


Offline
« Yanıtla #1 :»

Öncelikle bizi kırmadığınız davetimizi kabul ettiğiniz için kocaman
çok teşekkürler.. Allah Razı Olsun ..

ve yine kocaman HOŞGELDİNİZ!...

Cihan ablamız Can ablamız;

Alıntı
Hepimiz biliyoruz refahiyede doğduğunuzu, Beşikdüzü Öğretmen Okulu’nu,  İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi Mimarlık Fakültesi’ni bitirdiğinizi,Mimar, basın danışmanı ve gazeteci olarak çalıştığınızı,

ve kitaplarınızı
-Sömürü Odağında Kadın 
-Hz. Fatıma  ve Hz. Zeynep  üzerine yaptığı biyografi çalışmalarınızı,
-Veda Hutbesi üzerine incelemenizi,

-Sistem İçinde Kadın
- Tanzimat’tan Günümüze Kılık Kıyafet ve İktidar
- Tesettür ve Toplum: Başörtülü Öğrencilerin Toplumsal Kökeni Üzerine Bir İnceleme,
 -Mahremiyetin Tükenişi
- Şark’ın Şiiri: İran Sineması (1998),
- Bacıdan Bayan’a: İslamcı Kadınların Kamusal Alan Tecrübesi 
- Üç İhtilal Çocuğu
-Son Büyülü Günler ,
- Acı Çekmiş Yüzünde ,
-Azizenin Son Günü ,
-Suya Düşen Dantel ,
- Ağzı Var Dili Yok Şehrazat ,
- Halama Benzediğim İçin  isimli hikâye kitaplarınızı..

-1991 Körfez Krizi sırasında tuttuğunuz günlüğü Turuncu Günler  . -Türkiye Yazarlar Birliği (TYB) tarafından 1995′te, Gençlik dergisi tarafından 1997′de “yılın hikayecisi” unvanına lâyık bulunduğunuzu.

-İlk romanınızı Bana Uzun Mektuplar Yaz (2002), TYB tarafından “yılın romanı” seçildiğini. Evli ve iki çocuk annesi olduğunuzu....


Ama biz asıl Cihan ablanın nasıl bir anne olduğunu, nasıl bir eş olduğunu, nasıl bir arkadaş olduğunu merak ediyoruz:)

ve

1- Evde bir gününüzü bize özetlermisiniz?
- kaç saat kitap okursunuz?
- çocuklarınızla iletişiminizde ayrıca özelikli olarak neler yaparsınız?
-evcil olmak size de sıcak gelir mi?

(şimdilik bu kadar sonra yine devam edeceğim:))

Logged

'Ey iman edenler, Allah için hakkı ayakta tutanlar ve adaletle şahitlik yapanlar olunuz' 5/8
27 Eylül 2008, 04:54:33 ÖS 16
Üye Bilgileri
narcicegi
Genel Yönetici
*

Mesaj Sayısı: 1767
Nerden:

Offline
« Yanıtla #2 :»

Sitemize hoşgeldiniz Cihan Hanım.Gerçekten sevindirdiniz bizleri...
Benim de sormak istediklerimden birkaçı şöyle:


1-Bildiğimiz kadarıyla yılın yarısını İran'da, diğer yarısını da Türkiye'de geçiriyorsunuz.Her iki ülkede yaşayan kadınların sosyal problemlerini karşılaştırdığınızda kadınlar nerede daha mutlu sizce?

2-Kadın haklarını dile getiren ve çokca vurgulayan tavrınızdan dolayı "islamcı feminist" yakıştırmasına maruz kaldınız.Oysa siz daha çok İslamın kadına verdiği haklardan, Kur'an'daki kadından bahsediyorsunuz.Bu neden böyle algılandı?

3-Hikaye ve roman dallarında da başarılı eserler verdiniz."Üç İhtilal Çocuğu"nda üç kuşağı ele aldınız.Siz bu üç kuşağı nasıl yaşıyorsunuz?

(Şimdiden teşekkür ediyorum...)
« Son Düzenleme: 27 Eylül 2008, 04:56:13 ÖS 16 Gönderen: narcicegi » Logged
27 Eylül 2008, 05:52:37 ÖS 17
Üye Bilgileri
TaLiA
Genel Yönetici
*

Mesaj Sayısı: 2663
Nerden:

WWW Offline
« Yanıtla #3 :»

sorularıma geçmeden önce

Cihan ablamıza kocaman bir teşekkürde benden...

HoŞGeLDiNİZ..



*Edebiyat dünyasına adım attığınızda ne gibi beklentileriniz vardı ve bunları bulmak mümkün oldu mu?

*Türkiye'de İran sinemasına ilişkin en kapsamlı  kitabı yazdınız...ve yanlış bilmiyorsam alanında tek.. peki sinemacı olmadığınız halde sizi iran sineması üzerine bir kitap yazmaya teşvik eden  sebep neydi?

*Severek ve ilgiyle takip ettiğiniz, hayatınıza yön vermede etkisinde kaldığınız biri var mı?

*Cihan Aktaş zaman kavramını nasıl kullanır?  boş zamanlarını nasıl değerlendirir?

*son olarak  yazmaya/okumaya  meraklı biri olarak soruyorum gençlere  tavsiyeleriniz nelerdir?

Logged

Ne BeYaN-i HaLe Cu'ReT, Ne FiGaNa TaKaTiM VaR.Ne ReCa Yi VaSLa GaYReT, Ne FiRaHa KuDReTiM VaR...
27 Eylül 2008, 07:41:27 ÖS 19
Üye Bilgileri
murat
Ziyaretçi
« Yanıtla #4 :»

hoşgeldiniz sayın Cihan Aktaş,

aşağıdaki hadisi şeriften yola çıkarak sizin tepkinizi öğrenmek isterim doğrusu

"Haksızlık karşısında susan, dilsiz şeytandır...
Hz.Muhammed (s.a.v)

bir adaletsizlik veya haksızlık gördüğünde buna tepkiniz ne olur? güçünüzün yetebildiği!
Logged
27 Eylül 2008, 08:35:12 ÖS 20
Üye Bilgileri
CihanAktas
idp yazarı
*

Mesaj Sayısı: 29
Nerden:

Offline
« Yanıtla #5 :»

Öncelikle bizi kırmadığınız davetimizi kabul ettiğiniz için kocaman
çok teşekkürler.. Allah Razı Olsun ..

ve yine kocaman HOŞGELDİNİZ!...

Cihan ablamız Can ablamız;

Alıntı
Hepimiz biliyoruz refahiyede doğduğunuzu, Beşikdüzü Öğretmen Okulu’nu,  İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi Mimarlık Fakültesi’ni bitirdiğinizi,Mimar, basın danışmanı ve gazeteci olarak çalıştığınızı,

ve kitaplarınızı
-Sömürü Odağında Kadın 
-Hz. Fatıma  ve Hz. Zeynep  üzerine yaptığı biyografi çalışmalarınızı,
-Veda Hutbesi üzerine incelemenizi,

-Sistem İçinde Kadın
- Tanzimat’tan Günümüze Kılık Kıyafet ve İktidar
- Tesettür ve Toplum: Başörtülü Öğrencilerin Toplumsal Kökeni Üzerine Bir İnceleme,
 -Mahremiyetin Tükenişi
- Şark’ın Şiiri: İran Sineması (1998),
- Bacıdan Bayan’a: İslamcı Kadınların Kamusal Alan Tecrübesi 
- Üç İhtilal Çocuğu
-Son Büyülü Günler ,
- Acı Çekmiş Yüzünde ,
-Azizenin Son Günü ,
-Suya Düşen Dantel ,
- Ağzı Var Dili Yok Şehrazat ,
- Halama Benzediğim İçin  isimli hikâye kitaplarınızı..

-1991 Körfez Krizi sırasında tuttuğunuz günlüğü Turuncu Günler  . -Türkiye Yazarlar Birliği (TYB) tarafından 1995′te, Gençlik dergisi tarafından 1997′de “yılın hikayecisi” unvanına lâyık bulunduğunuzu.

-İlk romanınızı Bana Uzun Mektuplar Yaz (2002), TYB tarafından “yılın romanı” seçildiğini. Evli ve iki çocuk annesi olduğunuzu....


Ama biz asıl Cihan ablanın nasıl bir anne olduğunu, nasıl bir eş olduğunu, nasıl bir arkadaş olduğunu merak ediyoruz:)

ve

1- Evde bir gününüzü bize özetlermisiniz?
- kaç saat kitap okursunuz?
- çocuklarınızla iletişiminizde ayrıca özelikli olarak neler yaparsınız?
-evcil olmak size de sıcak gelir mi?

(şimdilik bu kadar sonra yine devam edeceğim:))




Selam uzerinize olsun sevgili dostlar, kardesler... Cok tesekkur ediyorum Islami Dusunce Platformu'na, sebgili Nermin Sahsi'ye... Varliginiz benim icin cok segerli, cok anlamli. Ramazan'in son gunlerinde iftardan sonra sizlerle olmak da apayri bir guzellik....
Bir yil kadar oldu, edebi calismalardan ziyade gazete ve internet sitesi yazilarima agirlik veriyorum gunluk calismamda. Gecen yil bu zamanlar son romanim yayinlanmisti. Ardindan gelen gazete/site yazarligini tamamlayici bir aktivite gibi degerlendirdim. Zaten bir dergide yaziyordum haftada bir ama, artik haftada iki gun bir gazetede, iki gun de bir internet sitesinde yazacaktim. Bir yil kadar oldu, haftada bazen uc, bazen dort yazi yaziyorum. Bu yazilari da bir lahzada yazip kalkmiyorum masadan, done done calisiyorum ustlerinde.
Sabahlari evde yalniz oluyorum genellikle, o saatlerde ev isiyle ilgilenmeden sadece yazilar uzerine calisiyorum. Fakat bilgisayari actigimda mutlaka biraz hikaye calisiyorum. Bu beni gazete/site yazilarina gecme konusunda rahatlatiyor.
Yazmaya hazirlandigim yeni bir roman vardi. Gazete yazilari nedeniyle erteledim. Gelecek Ocak ayinda kismet olursa baslayacagim.
Sonra ogle arasi veriyorum. Namaz, alisveris, temizlik, yemek yapmak, jimnastik... Bir gun alisverise cikiyorsam, ertesi gunu de evdeki herhangi bir temizligi gerceklestiriyorum. Meshur tabirle 'kadin alma'ya alisamadim bir turlu. Fakat butun bur sorumluluklarin bir aradaki varliginin baskisini hissetmedigimi soyleyemem.
Ikindi namazindan sonra bilgisayarimi yeniden aciyorum. Bir uc saat kadar daha calisiyorum. Aksam yemeginden sonraki saatlerde Kur'an okuyorum, kitap okuyorum. Bazen televizyonda guzel bir film varsa seyrediyorum. Bazen kizlarin (kizlarim Meryem ve Merve'nin yani) getirdigi bir film ilgimi cekerse onu birlikte izliyoruz.
Olagan bir gunum boyle geciyor. Haftada bir ya da iki gun baska bir programa dahil olmaya calisiyorum. Bir kulturel-sanatsal etkinligi izlemeye gidiyorum mesela. Bazen akraba veya arkadas ziyaretleri oluyor. Iran'dayken Turkiye'den gelen dostlarla vakit gecirmekten cok mutluluk duyuyorum. Tahran'in ilginc yerlerine gidiyoruz birlikte.
Birkac farkli kitabi bir arada okumayi yegliyorum. Birinden bir bolum okuyup sonra otekini aliyorum elime. Gecen seneden bu yana Elmalili Tefsiri'ni okuyorum. Bir fikir kitabi okuyorsam, yani sira bir de edebiyat eseri okumaya calisiyorum. Farsca yayinlari da izledigim icin, kitap okumaya istedigim kadar vakit aiyramadigimi soyleyebilirim. Internetten Turkiye basinini izliyorum. MSN'le kardeslerim ve bazi arkadaslarla iletisim icindeyim. Ama MSN iletisimi mizacima pek uymuyor.
Belirttigim gibi, iki kizim var. Otoriter bir anne sayilmam, ama kurallarim vardir. Ev isleri konusunda, eger kizlardanb talep ettigim bir isi yapmamislarsa, ikinci kez istemem, kendim yaparim. Bu da asiri yorulmama sebep oluyor. Kizlar da, bu tez canliligimi elestiriyorlar. Onlardan beslendigimi soyleyebilirim. Kusaklarin birbirinden beslenmesi diye bir sey var. Onlar kanaliyla populer ya da derin cagdas kulturu ve toplumu daha yakindan izleme imkanim oluyor.

Ev hayatina alismak zordu benim icin. Meslek kadini olacak sekilde sartlandirildigim bir egitim aldim. Bir de ilkokuldan sonra yatili okula gittigim icin, ev hayatina yabanciydim biraz. Ancak yazarlik ev hayatiyla uyumlu bir ugrasi. Evde calistiginiz icin vakitten kazaniyorsunuz. Fakat bunun getirmesi mumkun bir konformistlige, rehavete karsi da teyakkuz hali icinde olmak gerekiyor.
Sanirim epeyce uzun cevaplar verdim. Oteki soruya gecmenin zamani geldi galiba...
Ilginize bir kez daha tesekkur ediyorum. Dostluk duygulariyla... Selamlar...





Logged
27 Eylül 2008, 09:08:32 ÖS 21
Üye Bilgileri
CihanAktas
idp yazarı
*

Mesaj Sayısı: 29
Nerden:

Offline
« Yanıtla #6 :»

Sitemize hoşgeldiniz Cihan Hanım.Gerçekten sevindirdiniz bizleri...
Benim de sormak istediklerimden birkaçı şöyle:


1-Bildiğimiz kadarıyla yılın yarısını İran'da, diğer yarısını da Türkiye'de geçiriyorsunuz.Her iki ülkede yaşayan kadınların sosyal problemlerini karşılaştırdığınızda kadınlar nerede daha mutlu sizce?

2-Kadın haklarını dile getiren ve çokca vurgulayan tavrınızdan dolayı "islamcı feminist" yakıştırmasına maruz kaldınız.Oysa siz daha çok İslamın kadına verdiği haklardan, Kur'an'daki kadından bahsediyorsunuz.Bu neden böyle algılandı?

3-Hikaye ve roman dallarında da başarılı eserler verdiniz."Üç İhtilal Çocuğu"nda üç kuşağı ele aldınız.Siz bu üç kuşağı nasıl yaşıyorsunuz?

(Şimdiden teşekkür ediyorum...)




1-Sevgili Narcicegi, butuncul cevaplar hep korkutur beni. Iranli kadin daha mutlu ya da Turkiyeli kadin daha mutlu diyemem. Verilerden hareketle bazi degerlendirmelere girmek mumkun, ama yine de ara tonlar uzerinden cevaplandirirlmasi gereken bir soru bu kanimca. Her iki ulkede de kadinlarin farkli imtiyazlari ve mutluluk kaynaklari oldugundan, her iki ulkede de kadinlarin farkli nedenlerle baskilar yasadigindan soz etmek mumkun.
Turkiye'de kadinlar cok fazla gorunuslerine yogunlasiyorlar. Bu onlari mutsuz ediyor. Iyi, akilli ya da faziletli olmak yerine guzel olmak istiyor kadinlar. En azindan, kendi aklina sahip cikmaya devam eden kadinlarin disindakiler icin bunlari soyleyebilirim. Bedene asiri yogunlasma da akil seviyesinde bir yavanligi getiriyor. Geleneksellikle modernligin, dindarlikla laikligin, Batili olmak ya da Dogulu olmak uzerine tartismalarin kadin bedeni uzerinden surdurulmesinin getirdigi bir baski var Turkiyeli kadinlar uzerinde.
Bu alanda butun kadinlari ayni kefeye de koyamiyoruz. Koylu kadinla kentli kadin, kentin merkezinde veya uydu sehirlerde yasayan kadinla varoslarda yasayan kadin' Izmirli kadinla Hakkarili kadin nasil ayni baglamda degerlendirilebilir ki...

Iranli kadinlar ise mevcut hukuk sisteminin ilerisinde bir hayat surdurmenin baskisini duyuyorlar diyebilirim. Basortusu mecburiyetinin bir kesim kadinda olusturdugu bir basortusu kayitsizligindan da soz etmek gerekiyor sanirirm; Turkiye'de tam tersinin yasandigi uzere... Iran modern dunyada musluman toplumlar icin bir laboratuvar gibi. Bu ulkede de kadinlar Turkiye'dekini andiran bir sekilde ustten kimlik kurma politikalarinin baskisini hissediyorlar.  Kadinlar bu anlamda hukuk sistemini de donusturuyorlar.
Iranli kadinlar ayni zamanda, dunya medyasinda dolasan imgeler yuzunden yanlis anlasilan ve taninan kadinlar. Iran toplumu, kadin merkezli bir toplum esasinda. Bu konularda yazmis oldugum yazilar, kitaplar var, ayrintilara girtmek istemiyorum. Fakat Iranli kadinlarin modern teknolojiyi kullanma ya da hobiler edinme gibi alanlarda modern hayat tarzinin sundugu imkanlara sahip olma, kariyer edinme gibi konularda cok hirsli oldugunu soyleyebilirim. Bu hirs belki de onlarin kanunen bazen maruz kaldiklari haksizligi dengeleyen bir islev goruyor.

2-Her insanin dini, akli kadardir, hadis-i serife gore. Beni cok dogru anlayan bir okuyucu kesimi var. Onlarin destegini her zaman hissediyor, ayirt ediyorum. Bu tur adlandirmalarin kasitli degilse de yuzeysel ve yetersiz okuma/yasamalardan kaynaklandiginin farkinda, hayatin icinden yukselen elestirilere kulaklari acik, yasayan fikih diye bir kavrama asina  bir kesim bu. Her tanimlama bir sinirlamadir. Kendimi olsa olsa 'islamci' olarak adlandirim. Islamcilik da bana gore feminist bir acilimi da olan bir hareketti. Bunun anlami, 80'li yillar Islamciliginin kadini erkekle birlikte topluma ve kulture katma (yeniden katma) gibi bir iddiasi olmasinda aranmalidir.

3-Benim kusagimin yazarlarinin ve aktivist kadinlarinin soyle bir ozelligi var: Buyumeyi ogrenemiyoruz. Bunu ogrenebilseydik, yazmayi denemezdik bile belki de... Bir acidan hala icimde yasiyor, yatili okula gonderilen 11 yasindaki kiz cocugu. Askeri darbelerin toplumda olusturdugu etkilerle, okullarda ve romanlarda /kitaplarda ogrendigimiz teorilerin, dusturlarin ve hayatin cok farkli oldugunu ogrenirken acilmis yaralarimiz bizi inatla ayakta durmaya zorluyor belki.

Selam eksik olmasin uzerinizden Narcicegi...


Logged
27 Eylül 2008, 09:17:25 ÖS 21
Üye Bilgileri
abdulhamit
ALLAH RAHMET EYLESİN
*

Mesaj Sayısı: 2522
Nerden:

Offline
« Yanıtla #7 :»

ÖNCELİKLE ALLAHIN SELAMI İLE SELAMLAR (S.A ) HOŞ GELDİNİZ DERİM.

KURAN AYETİNDEN BİR SORU SORMAK İSTERİM. YORUMUNUZ NASIL DİYE MERAK EDERİM. ÖZELLİKLE DÖVME TABİRİNİ NASIL ANLAR VE YORUMLARSINIZ . TEŞEKKÜR EDERİM.


NİSA-34- Allah'ın erkekleri, kadınlardan üstün yaratmış olması ve erkeklerin mali harcamaları karşılamaları gerekçesi ile erkekler kadınları yönetmeye yetkilidirler. Buna göre iyi kadınlar; saygılı olanlar ve kocalarının yokluğunda Allah'ın korunmasını emrettiği mahremiyetleri koruyanlardır.

Dik kafalılık edeceklerinden endişe ettiğiniz kadınlara öğüt veriniz, kendilerini yataklarında yalnız bırakınız ve dövünüz. Eğer uslanıp size itaat ederler ise kendilerine karşı başka bir tedbire başvurmayınız. Hiç şüphesiz .Allah yüce ve büyüktür.

« Son Düzenleme: 27 Eylül 2008, 09:19:52 ÖS 21 Gönderen: abdulhamit » Logged
27 Eylül 2008, 09:37:50 ÖS 21
Üye Bilgileri
CihanAktas
idp yazarı
*

Mesaj Sayısı: 29
Nerden:

Offline
« Yanıtla #8 :»

sorularıma geçmeden önce

Cihan ablamıza kocaman bir teşekkürde benden...

HoŞGeLDiNİZ..



*Edebiyat dünyasına adım attığınızda ne gibi beklentileriniz vardı ve bunları bulmak mümkün oldu mu?

*Türkiye'de İran sinemasına ilişkin en kapsamlı  kitabı yazdınız...ve yanlış bilmiyorsam alanında tek.. peki sinemacı olmadığınız halde sizi iran sineması üzerine bir kitap yazmaya teşvik eden  sebep neydi?

*Severek ve ilgiyle takip ettiğiniz, hayatınıza yön vermede etkisinde kaldığınız biri var mı?

*Cihan Aktaş zaman kavramını nasıl kullanır?  boş zamanlarını nasıl değerlendirir?

*son olarak  yazmaya/okumaya  meraklı biri olarak soruyorum gençlere  tavsiyeleriniz nelerdir?



Sevgili Talia, edebiyat dunyasina birden bire adim atmadim. Her sey ilkokul ikinci sinifta yazdigim bir siirin aile cevresinde begenilmesiyle basladi. Calismaya, emege, esere inanan bir yazarim. Edebiyat dunyasi ya da baska bir yer olsun... Ilkelerinizle var olmaya calisiyorsaniz, kast ya da lobi olusturmus cevreler, ikinci siniflarin olusturdugu ittifaklar sizi dislayacaktir. Gelgelelim eser vermeyi surdurdugunuz takdirde, ince bir damarla bile olsa calismaya devam ederek, nerede isterseniz var olursunuz, Allah'in inayetiyle. Ilkeli olmak, bu ilkeleri koruyup gozetme konusunda itina gostermek gerekir. Bir edebiyat gorusunuz olmali. 'Gelecek uzun surer' diyor Althusser. Bir taraftan da yazdiginizi sonuna kadar derinlestirmeye yetmeyecek kadar kisa olabilir hayat...

Sinemaya gelince... Sinema sevgimin iki kaynagi var: Cocukken geceleri mailece gittigimiz Refahiye sinemasindaki siyah-beyaz filmlerin buyusu. Ayrica biliyorsunuzdur, mimarlik okudum. Mimarlarin sanatsal ilgi alanlari genis olur genellikle, Mesela Zizek okumaya devam ediyorsam, tezlerini sinema uzerinden aciklama cabasinin bununla buyuk ilgisi var.
Iran'i tanidikca sinemasinda izledigim canliligin beni bu alanda sorular sorma konusunda cesaretlendirdigini soyleyebilirim. Iran'a ilk gelisimde, belki sinema alaninda calisabilirim diye de dusunmustum. Fakat yazarliga agirlik vermeye devam ettim. Ileride en azindan bir film yonetmeyi dusunuyorum dogrusu, kismet olursa...

Sevdigim, izledigim, etkisi altinda kaldigim bir kac isim: Umit Aktas, Cemil Meric, Nurettin Topcu, Cahit Zarifoglu, Mustafa Kutlu, Ali Seriati, Emine Isinsu, Fatma Aliye, Flora Tristan, Aliya Izzetbegovic, Iris Murdoch, Roger Garaudy, Malcolm X... Liste uzayip gidecek sanki. Kendi kusagimdan isimler yazmamayi tercih ettim, fakat kusagimin yazarlarini, kadin yazarlarinin bir cogunu cok onemli bulurum.

Zamani nasil kullandigim uzerine ayrintili bir cevap yazmistim, ilk sorulari cevaplandirirken. Zaman bana hep yetersiz geliyor. Stresli bir hayat surdurdugumu soyleyebilirim. Bu nedenle de hayati genis zamanda yasamaya calisisyorum.

Yazmaya merakli genclere, aceleci ve sabirsiz olmamalarini tavsiye ediyorum. Metin isciligi cok onemli. Gecin yazdiginiz metnin karsisina ve bastan ele alin. Daha bir gelisecek, guzellesecek. Metin uzerine yeniden donmelerle baska turlu yolculuklara, kesif yolculuklarina cikmis oluyorsunuz. Bir de gunluk hayat icinde ilginc buldugunuz ayrintilari not etmeyi onemsemelisiniz. Okumanin oneminden soz etmeye hic gerek yok. Cok yonlu okuma: Kitaplari, toplumu, tabiati...
Selam ve sevgiler...


Logged
27 Eylül 2008, 09:44:23 ÖS 21
Üye Bilgileri
CihanAktas
idp yazarı
*

Mesaj Sayısı: 29
Nerden:

Offline
« Yanıtla #9 :»

hoşgeldiniz sayın Cihan Aktaş,

aşağıdaki hadisi şeriften yola çıkarak sizin tepkinizi öğrenmek isterim doğrusu

"Haksızlık karşısında susan, dilsiz şeytandır...
Hz.Muhammed (s.a.v)

bir adaletsizlik veya haksızlık gördüğünde buna tepkiniz ne olur? güçünüzün yetebildiği!

Hos bulduk Murat Bey... Haksizlik karsisinda genclik yillarimda daha tepkiseldim, yani aninda sozle cevap vermeye, tartismaya hazirdim. Uslubum daha keskindi. Gide gide yaziyla cevap verme, sozlu cevap vermenin yerini tutmaya basladi bende. Yine de haksizliklar karsisinda tepki vermekten kendimi alamadigim zamanlar hic eksik olmuyor. Haksizliklar hic eksilmiyor yanimizdan yoremizden cunku. Sozle uyariyorum haksiz gordugum hareketi veya tutumu, fakat eskisine gore daha yumusak bir dille yapiyorum bunu. Boyle bir uslup da aslinda daha olumlu sonuc veriyor...
Selamlar, iyi dilekler...

Logged
27 Eylül 2008, 09:45:41 ÖS 21
Üye Bilgileri
ozanca
Genel Yönetici
*

Mesaj Sayısı: 3674
Nerden:

Offline
« Yanıtla #10 :»

Bismillahirrahmanirahim ...
Neler oluyor burada ...
Gerçekten Cihan Aktaş'mı aramızda ...
Affınıza sıgınarak Hocam demek istiyorum öncelikle ..
Cunki gercekten özellikle gözlem ve analizlerinizde Hocalık yapıyorsunuz en azından bana ...
Hoşgeldiniz sefalar getirdiniz ...
Yok hatta şeref verdiniz Smiley
Gelmenize vesile olan arkadaşlarada ayrıca teşekkür ederim ( kaptınız hadi teşekkürü )
Güzel sorular gelmeye başlamış bile ..
Benimde sorum olacak elbette ..
Ama bir itirafta bulunmak istiyorum Cihan Aktaş deyince benim aklımda hep "kadın kimligi" üzerine bir yazar geliyor ..
Veya şöyle demeliyim konu "kadın kimligi" olunca gözlerim Cihan Aktaş yorumlarını arar ...
Sorum şu şekilde ..
Neden bir "kadın kimligi" gereksimi duyuldu ?
Yani Erkek kimligi denmez genelde musluman kimligi ifadesi ile geçiştirilir ...
Cinsiyet ile ilgili konularda musluman erkek gibi adlandırılmalar yapılır ..
Ama Kadınla alakalı her konu " kadın kimligi " uzerine yazılarda gecer ...
Öncelikle bu tespit dogrumudur ?
Bu kırılmanın ana sebebi nedir sizce ?
Ve ne zamana dayanır ?
Normal olan bu kırılmanın olmasımı ?
Yoksa bu kırılma bir anormalligin sonucumu ?
Özetle ve mealen ...
Cihan Aktaş kadını nasıl görür ?
Ve tekrardan aramıza hoş geldiniz Hocam ...
Ekeceginiz Tohumların farkındayız ..
Buyrun söz sizde ...
Selamlar ...
Logged

Resimlerin Görüntülenmesine İzin Verilmiyor
Resimleri Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap
27 Eylül 2008, 10:03:42 ÖS 22
Üye Bilgileri
CihanAktas
idp yazarı
*

Mesaj Sayısı: 29
Nerden:

Offline
« Yanıtla #11 :»

ÖNCELİKLE ALLAHIN SELAMI İLE SELAMLAR (S.A ) HOŞ GELDİNİZ DERİM.

KURAN AYETİNDEN BİR SORU SORMAK İSTERİM. YORUMUNUZ NASIL DİYE MERAK EDERİM. ÖZELLİKLE DÖVME TABİRİNİ NASIL ANLAR VE YORUMLARSINIZ . TEŞEKKÜR EDERİM.


NİSA-34- Allah'ın erkekleri, kadınlardan üstün yaratmış olması ve erkeklerin mali harcamaları karşılamaları gerekçesi ile erkekler kadınları yönetmeye yetkilidirler. Buna göre iyi kadınlar; saygılı olanlar ve kocalarının yokluğunda Allah'ın korunmasını emrettiği mahremiyetleri koruyanlardır.

Dik kafalılık edeceklerinden endişe ettiğiniz kadınlara öğüt veriniz, kendilerini yataklarında yalnız bırakınız ve dövünüz. Eğer uslanıp size itaat ederler ise kendilerine karşı başka bir tedbire başvurmayınız. Hiç şüphesiz .Allah yüce ve büyüktür.



Merhaba Abdulhamit Bey... Cok tartisilan ayetler bunlar. Ben bir fikih ya da tefsir uzmani degilim. Bu konularda ihtiyatli konusmaktan yana olmusumdur hep. Fakat bu alanda yaptigim okumalar, erkeklerin kadinlar uzerindeki ustunlugunun aklen ya da yapisal olmadigi, kadinlari gecindirme sorumluluklariyla alakali oldugu kanatine goturdu beni. Bir insan sirf erkek dogdugu icin ustun oldugunu dusunmemelidir; bu ustunlugu hak edecegi donanimlara sahip olmak icin calismali, cabalamalidir. Erkeklerin de kadinlarin da kendilerine gore farkli ustunlukleri vardir. Bu farkliliklar karsilikli olarak ciftlerin birbirini zenginlestirdigi kaynaklar olabilir. Dayak konusuna gelince... Bu konudaki yaygin 'farkli' gorus, icerdigi turlu anlamlara karsilik erkek mutercimlerin kelimeyi dovme-dayak seklinde tercume geleneginin yuzyillar boyunca devam ederek  Islam toplumlarinda koklesmis oldugu seklinde. Bu boyle olmasa dahi ben ayeti sorgulamaya kalkmaz, donemsel soylemler ve baglamlari dikkate almak gerektigini dusunurdum.  Islam gercekci bir dindir ve vakialardan hareket eder. Erkekler kadinlardan guclu fiziksel olarak ve bir tartisma yasandiginda ciftler arasinda, kadin konusmalariyla, erkekse eliyle dovmeye meyyaldir... Bu elestirilmeyecek bir kusur, bir suc degil elbet. Sozun bittigi yerde siddet basliyor. Peygamberimiz'in hayatini izleyerek bir saglama yapmamiz daha yerinde olmaz mi... O, yasayan Kur'an degil miydi... Peki, eslerini dovmus muydu, ya da kizlarini... Peki, Veda Hutbesi'nde neler soylemisti ummetine bu konuda...
Esenlik dileklerimle...
Logged
27 Eylül 2008, 10:20:35 ÖS 22
Üye Bilgileri
abdulhamit
ALLAH RAHMET EYLESİN
*

Mesaj Sayısı: 2522
Nerden:

Offline
« Yanıtla #12 :»

 
Alıntı
Peygamberimiz'in hayatini izleyerek bir saglama yapmamiz daha yerinde olmaz mi... O, yasayan Kur'an degil miydi... Peki, eslerini dovmus muydu, ya da kizlarini... Peki, Veda Hutbesi'nde neler soylemisti ummetine bu konuda...
Esenlik dileklerimle...

DOĞRUSU SİZDEN BEKLEDİĞİM BİR CEVABI SİZDEN ALDIM. YANILTMADINIZ BENİ. TEKRAR TEŞEKKÜR EDERİM
« Son Düzenleme: 27 Eylül 2008, 10:21:35 ÖS 22 Gönderen: abdulhamit » Logged
27 Eylül 2008, 10:21:55 ÖS 22
Üye Bilgileri
murat
Ziyaretçi
« Yanıtla #13 :»

Uslubum daha keskindi. ...Yine de haksizliklar karsisinda tepki vermekten kendimi alamadigim zamanlar hic eksik olmuyor. ...fakat eskisine gore daha yumusak bir dille yapiyorum bunu. Boyle bir uslup da aslinda daha olumlu sonuc veriyor...

yorum için teşekkürler

haklısınız.

sert/keskin yapılan eylemler kesinlikle ters tepki veriyor...inşallah yumuşak olmayı eyleme geçirebiliri/m/z
Logged
27 Eylül 2008, 10:23:47 ÖS 22
Üye Bilgileri
eliflamra
Genel Yönetici
*

Mesaj Sayısı: 1315
Nerden:

Offline
« Yanıtla #14 :»

öncelikle hoşgeldiniz sitemize
ve buluşmamıza vesile olan arkadaşlara çok teşekkür ediyorum


1)İranda ki devrime benzer bir hareketin Türkiye de gerçekleşmesi için gerekli şartlar nelerdir (ya da türkiye buna hazır mı? )

2)senaryosunu yazmak istediğiniz ilk filminizin konusu ne olurdu
beğendiğiniz senaristler ve yönetmenler?
ve filminizde kimlerin oynamasını isterdiniz

3)''cumhuriyet döneminde ilk değişiklikler kadın üzerinden yapıldı
şimdi islamcı kesim de seçim arenalarında nesne olarak kadını seçti''

bu şekilde kadının her dönem siyasete malzeme edildiği söylemlerine katılıyor musunuz?
kadının siyasetteki yeri ne olmalı
Merve Kavakçının o günkü şartlarda meclise girmesini nasıl değerlendiriyorsunuz
« Son Düzenleme: 27 Eylül 2008, 10:33:01 ÖS 22 Gönderen: eliflamra » Logged
Sayfa: [1] 2 3 ... 5   Yukarı git
Cevap Yaz Yeni Konu Haberdar Et
Gitmek istediğiniz yer:  

MySQL ile Güçlendirildi PHP ile Güçlendirildi Powered by SMF 1.1.16 | SMF © 2006, Simple Machines XHTML 1.0 Geçerli! CSS Geçerli!
Bu Sayfa 0.517 Saniyede 24 Sorgu ile Oluşturuldu