6- Bakara Suresi 30-34

Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.
anasayfa anasayfa giris kayit
  İslami Düşünce Platformu > KUR´AN-I KERİM (Bilgi Platformu) > Tefsir Sohbetleri > 6- Bakara Suresi 30-34
Kullanıcı Adı: Beni Hatirla?
Şifre:

Sayfa: 1 [2] 3 4   Aşağı git
Cevap Yaz Yeni Konu Haberdar Et
Gönderen Konu: 6- Bakara Suresi 30-34  (Okunma Sayısı 3610 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
23 Ağustos 2008, 05:50:45 ÖS 17
Üye Bilgileri
abdulhamit
ALLAH RAHMET EYLESİN
*

Mesaj Sayısı: 2522
Nerden:

Offline
« Yanıtla #15 :»

Alıntı
Allah meleklere neden secde emri verdi
insana secde edilir mi? (bu şirk olmaz mı)

SECDE EMRİNİ MECAZİ ANLAM OLARAK DA DÜŞÜNMEK MÜMKÜNDÜR. YANİ AYETİ MÜTEŞEBBİH ANLAMAMIZ MÜMKÜN.

HATIRLAYACAK OLURSANIZ YUSUF PEYGAMBERİN YILDIZ GÜNEŞ VE KARDEŞLERİNİN ONA SECDE EDİŞ ANINI DÜŞÜNÜN
« Son Düzenleme: 23 Ağustos 2008, 07:31:15 ÖS 19 Gönderen: abdulhamit » Logged
23 Ağustos 2008, 07:17:18 ÖS 19
Üye Bilgileri
abdulhamit
ALLAH RAHMET EYLESİN
*

Mesaj Sayısı: 2522
Nerden:

Offline
« Yanıtla #16 :»

12/4-Bir vakit Yusuf babasına şöyle demişti: “Babacığım,ben rüyada onbir yıldızla,güneşi ve ayı gördüm;onları bana secde ediyorlar gördüm.”

Bu ayette bahsedilen olayda,Yusuf’a rüyasında güneş ve ay namaz kılmıyor.Onun huzurunda yerlere kapaklanmıyor.Güneş ve ay Yusufa saygı gösteriyor. .Secde kelimesini bu ayette de böyle anlamak gerek

12/99-Nihayet Yusuf’un huzuruna vardıklarında Yusuf,ana-basına sarılıp kucakladı.Ve şöyle dedi:”Girin Mısır’a,Allah dilerse emniyet ve güven içinde olacaksınız.”

12/100-Ana-babasını tahtın üstüne çıkardı.Hepsi Yusuf’un önünde secde eder gibi eğildiler.

Bu ayette bahsedilen secde yerlere kapaklanmak anlamında değildir.Saygı gereği eğilmedir.Yusuf egemen ve mevki,yetki sahibi olduğu için tabi olmadır.Yusuf ve kardeşlerinin Yusufa saygı gereği tabi olmalarıdır.


İŞTE MELEKLERİN DE ADEME SECDESİNİ BU ŞEKİLDE ANLAMAMIZ GEREKİR. Kİ, ONA YAPILAN SECDE ALLAHIN ESERİNE YARATTIĞI ŞAHESERİNE SAYGI VE SEVGİ GÖSTERMEK ANLAMINDADIR. YOKSA BİZ İNSANLARIN TÜM BEDENİMİZİ EĞEREK ALLAHA YAPTIĞI SECDE DEĞİLDİR. ZATEN MELEKLER BEDEN SAHİBİ OLMAYAN CİSMANİ DEĞİL RUHANİ VARLIKLARDIR
« Son Düzenleme: 23 Ağustos 2008, 07:20:00 ÖS 19 Gönderen: abdulhamit » Logged
24 Ağustos 2008, 01:26:57 ÖS 13
Üye Bilgileri
abdulhamit
ALLAH RAHMET EYLESİN
*

Mesaj Sayısı: 2522
Nerden:

Offline
« Yanıtla #17 :»

Alıntı
1- allahın yaratacağı halifenin mahiyeti nedir ? halife ne demektir ?

bu soruya ek olarak
birçok müfessir bakara 30 da ki halifeden kasıt Ademdir demişler
o halde neden direkt Adem lafzı geçmedi
halife kavramının hem fiil hem de isim şeklinde kullanılmasındaki amaç nedir

Birçok müfessir demişsiniz de müfessirlerin tamamı dememişsiniz. O halde neden halifeden kasıt adem yer almıyor ifadesi demeniz kuranda kesinlik kazanmaz. Yani halifeden kastın  ben yalnız adem olarak olabileceğini algılamıyorum.

İnsan ve insanlık, Adem ve ademin soyu olarak algılıyorum.

halife kavramının hem fiil hem de isim şeklinde kullanılmasındaki amaç nedir

Sorunuza önceki iletimlerimle cevabı var
« Son Düzenleme: 24 Ağustos 2008, 02:12:14 ÖS 14 Gönderen: abdulhamit » Logged
24 Ağustos 2008, 02:03:02 ÖS 14
Üye Bilgileri
abdulhamit
ALLAH RAHMET EYLESİN
*

Mesaj Sayısı: 2522
Nerden:

Offline
« Yanıtla #18 :»

Alıntı
Alıntı
5- allahın hz ademe ögrettiği bilgi nedir ?


burada Ademe(a.s) verilen bilgi ile meleklere verilen bilgi arasında nasıl bir fark vardır
bu bilgi farkı insana üstün özellik kazandırır mı

Hiçbir fark yoktur. Her iki bilgi de allahın dilediğini vahy etmesi ve öğretmesi ile olmuştur. Allah nasıl murat etmiş ise takdir o yönde gerçekleşmiştir.

Yalnız şu önemli noktaya dikkat çekmek gerekir ki, Allah meleklere bir kez daha öğretmiştir ki, Ben gaybı dilediğime açarım. Siz her ne kadar benim halis ve bana isyan etmeyen kullarım olsanız da benim öğretmediğim bilgileri siz asla bilemez ve anlayamazsınız.

Neden öyle bir olay gelişti. Çünkü Melekler Allaha kesinlikle itiraz diyemeyeceğiz ama kendilerine verilen önceki bilgilere istinaden adem ve soyunun kan dökücü fesat çıkarıcı günah işleyeceği özelliğine dikkat çekerek Allaha neden sorusunu, neden yaratıyorsun biz sana yeterince hamd etmiyor muyuz sorusunu sormuşlardı. Allah da onlara cevaben ben sizin bilmediklerinizi bilirim demişti. Siz herşeyi bilemezsiniz ki, ben size öğretmedikçe .

İşte bakın burada çok önemli bir canlı mesaj veriliyor ve ademe henüz ne olduğunu kesinlikle anlayamadığımız ancak tahmin edebileceğimiz bilgileri Allah kulu ademe öğretiyor. Melekler bu bilgileri bilemeyince de haydi onlara öğret diyor. ve meleklerini bir kez daha mahcup durumuna düşürüyor.

Burada bir başka mesajı da şu şekilde anlamak mümkün. Siz benim meleklerim  olarak bana isyan etmeyen en yakın kullarımsınız.  Ama adem ve onun soyunu kendime hem yakınlıkta ve hemde size verilen bilgi bakımından sizden daha üstün tutuyorum.

Zaten çeşitli kuran ayetlerinin mealerini anladığımızda insan yaratılanlar arasında en şerefli mahluktur ve aynı zamanada en aşağılık mahluktur. Yani Allaha en yakın ile en uzak kul durumundadır. ki yeri geldiğinde bir hayvan ondan daha üstün varlık, yeri geldiğinde ise melekelerin üstünde Allaha en yakın varlık olabilmektedir


Melekler ile insana verilen bilgilerin en önemli farkı İnsan Allahın halifesi olması münasebeti ile yaratıcı özelliğine sahip olmasıdır. ( Not: Allahın müsadesi ile )

İnsan Allahın verdiği bilgileri deneme yanılma yöntemi ile Çalışma ve çabalaması sonucu yeni yeni icatlar, buluşlar yeni  yeni tasarımlar yapmaktadır.

Halbuki meleklere verilen bilgilerde bu özellik yoktur. Yani onlara verilen bilgileriyle kendiliğinden bir tasarım yapamaz, kendiliğinden bir icat ve buluşlar gerçekleştiremezler
« Son Düzenleme: 24 Ağustos 2008, 02:20:07 ÖS 14 Gönderen: abdulhamit » Logged
24 Ağustos 2008, 03:05:01 ÖS 15
Üye Bilgileri
eliflamra
Genel Yönetici
*

Mesaj Sayısı: 1313
Nerden:

Offline
« Yanıtla #19 :»

açıklamalar için Allah razı olsun hocam

bakara 30 a istinaden şöyle bir açılım yapabilir miyiz
insanlar iktidarı 3 yolla elde eder
-bozgunculukla
-kan akıtarak (ihtilal vs)
-ilimle (ehliyet sahipleri)
dikkat edersek melekler insanın kan dökme ve fesat çıkarma özelliğinden bahsetmiş
akabinde 31. ayette ilimden bahsedilmiş

Alıntı
Allah da, "Ben sizin bilmediğinizi bilirim" demişti.
burada Allahın bilip meleklerin bilmediği bilgi ne olabilir?
buradaki gayb
insanların bahsedilen kötü özelliklerinin(fesat çıkarma vs) dizginlenebileceği,eğitim ile gelişebileceği olabilir mi?

meleklerin bu soru ve açıklamalarına karşılık insan ile melek arasındaki farkı Allah imthan ile açığa çıkaracaktır.

peki bu imtihanda melek ile insan arasındaki fark nedir?
Allah Ademe öğrettiğini meleklerede öğretti
-melek ne öğrendi ise onu nakleder
-insan ise o bilgi ile başka bilgilere de geçiş yapar
kısaca 30-33 ayetlerin değerlendirirsek
--Allah bilgi vermeden,öğretmeden imtihana tabi tutmaz
--meleklerle insan arasındaki farkı bilgi ortaya çıkarıyorsa;bu gün de insanlar arasındaki farkı bilgi oratay koyar(yani sadece bilen konuşmalıdır)
--değerlendrme olması için imtihan olmalı
imtihan için de bilgi olmalı
yani sorumluluk alanlarımız bilgimz dahilinde

34_secde kavramı

1)melekler Ademin zatına secde etmediler.secdeyi onun bilgisine yaptılar
bilgi Allahtan geldiğine göre dolaylı olarak secde Allaha yapıldı
(böylece bilginin üstünlüğünü ve ona saygı duyulması gerektiğini görüyoruz)
2)secdeyi ibadet değil de selamlama veya saygı ifadesi olarak algılayabilriz

Logged
24 Ağustos 2008, 03:50:06 ÖS 15
Üye Bilgileri
abdulhamit
ALLAH RAHMET EYLESİN
*

Mesaj Sayısı: 2522
Nerden:

Offline
« Yanıtla #20 :»

VERDİĞİNİZ BİLGİLER İÇİN SİZE TEŞEKKÜR EDERİM Kİ, SİZİNLE PAYLAŞTIĞIMIZ BİR ÇOK ORTAK BİLGİLERE SAHİBİZ

Alıntı
bakara 30 a istinaden şöyle bir açılım yapabilir miyiz
insanlar iktidarı 3 yolla elde eder
-bozgunculukla
-kan akıtarak (ihtilal vs)
-ilimle (ehliyet sahipleri

Evet dediğinize katılırım. Yalnız Halife anlam sözcüğünü yeryüzüne egemen olma şartıyla.

Acaba kuranda belirtilen halifenin anlam sözcüğü yalnız yeryüzüne hakim ve egemen olmak anlamında mı değerlendireceğiz. Ben bu noktaya dikkat çekmekle birlikte. Allahın emirlerini uygulayıcı, Allah adına onun emri ile yönetici sıfat kazanması Allahın ilahi kanunlarını şeriatini yerine getirici vasfını da anlamak mümkündür demiştim.

Aslında halife sizin de ifade ettiğiniz gibi Allahın emrine halife Allahın emrine muhalif halife olarak da algıyabiliriz.

Allahın emrine halifeyi en güzel örneklendirmeyle Hz muhammede (as) ile hz Süleyman peygamber olarak gösterebiliriz..

Allahın muhalefetine halifeyi de, Geçmiş asırlardan Firavun, nemrut, callut,Günümüzde de geoorge bush siyonist israili örnek gösterebiliriz
« Son Düzenleme: 24 Ağustos 2008, 03:51:38 ÖS 15 Gönderen: abdulhamit » Logged
24 Ağustos 2008, 04:03:13 ÖS 16
Üye Bilgileri
abdulhamit
ALLAH RAHMET EYLESİN
*

Mesaj Sayısı: 2522
Nerden:

Offline
« Yanıtla #21 :»

Alıntı
Alıntı
Allah da, "Ben sizin bilmediğinizi bilirim" demişti.

burada Allahın bilip meleklerin bilmediği bilgi ne olabilir?
buradaki gayb
insanların bahsedilen kötü özelliklerinin(fesat çıkarma vs) dizginlenebileceği,eğitim ile gelişebileceği olabilir mi?

insanların bahsedilen kötü özelliklerinin(fesat çıkarma vs) dizginlenebileceği,eğitim ile gelişebileceği olabilir mi?

DEMİŞSİNİZ

Bence olamaz. Neden mi ?

Allah yeryüzünde halife yaratacağım derken melekler bu halifenin akıl gücünden yoksun kendi heva ve hevesine göre hareket edecek bir canlı olarak yaratılacağını düşünmemiş OLABİLİRLER Mİ ?

Bunun bir önceki örneği vardı. Onlar da yaratılan cinler idi ve bu yaratılanlara iyi ile kötüyü biribirinden ayırt etme gücü akıl ve şuur ile birlikte verilen bilgi ve buna bağlı olarak da onlara da imtihan olma özelliği verilmişti.

Kİ, İNSAN BUNLARA İKİNCİ ÖRNEK OLACAKTI
« Son Düzenleme: 24 Ağustos 2008, 04:32:50 ÖS 16 Gönderen: abdulhamit » Logged
24 Ağustos 2008, 04:21:24 ÖS 16
Üye Bilgileri
abdulhamit
ALLAH RAHMET EYLESİN
*

Mesaj Sayısı: 2522
Nerden:

Offline
« Yanıtla #22 :»

Alıntı
34_secde kavramı

1)melekler Ademin zatına secde etmediler.secdeyi onun bilgisine yaptılar
bilgi Allahtan geldiğine göre dolaylı olarak secde Allaha yapıldı
(böylece bilginin üstünlüğünü ve ona saygı duyulması gerektiğini görüyoruz)
2)secdeyi ibadet değil de selamlama veya saygı ifadesi olarak algılayabilriz

EVET BU GÖRÜŞÜNÜZE TAMAMIYLA KATILIYORUM Kİ, BEN DE AÇIKLAMALARIMDA SİZİNLE BENZER İFADELER KULLANMIŞTIM.

YALNIZ ŞU ÇOK ÖNEMLİ İFADEYE DİKKATİNİZİ ÇEKMEK İSTERİM !

SİZ İFADENİZDE ADEMİN BİLGİSİNE SECDE YAPTILAR DEMİŞSİNİZ DE BU BİLGİLENDİRME İŞLEMİ ADEME SECDE ETME OLAYINDAN SONRA YAPILMADI MI ?

ŞÖYLE DİYEBİLİRİZ. ADEME VERİLECEK BİLGİ ÜSTÜNLÜĞÜNE SECDE ( SAYGI ) YAPTIRILDI. O MELEKLER Kİ, BU SECDE OLAYINDAN SONRA ADEME NE TÜR NASIL BİR BİLGİ VERİLECEĞİNİ BİLMİYORLARDI. SADECE EMRE TABİ OLDULAR VE SECDE ETTİLER. NİÇİN SECDE ETTİKLERİNİ DAHA SONRA ÖĞRENMİŞLERDİR.

ASLINDA ADEME VERİLEN BİLGİ BANA GÖRE ADEMİN ŞAHSINDA KIYAMETE DEK ALLAHIN TÜM İNSANLARA VERDİĞİ , VERECEĞİ BİLGİDİR Kİ, İNSAN BU BİLGİ İLE YERYÜZÜNÜ DONATACAK İNŞA EDECEK YENİ İCAT VE BULUŞLARDA BULUNACAK HATTA GÜNÜ GELDİĞİNDE BELKİ GÖKLERİ FETHEDEBİLECEK BİLGİLERE HAİZ YARATILIŞTADIR

İŞTE MELEKLERİN ADEME SECDESİNİ BU ŞEKİLDE ANLAMAMIZ GEREKİR. Kİ, ONA YAPILAN SECDE ALLAHIN ESERİNE YARATTIĞI ŞAHESERİNE YARATILIŞ ÜSTÜNLÜĞÜNE SAHİP, YARATILAN EN ŞEREFLİ MAHLUK OLMA ÖZELLİĞİNDEN DOLAYI ONA SAYGI , SELAM VE SEVGİ GÖSTERMEK ANLAMINDADIR
« Son Düzenleme: 24 Ağustos 2008, 04:29:40 ÖS 16 Gönderen: abdulhamit » Logged
24 Ağustos 2008, 08:32:14 ÖS 20
Üye Bilgileri
narcicegi
Genel Yönetici
*

Mesaj Sayısı: 1748
Nerden:

Online
« Yanıtla #23 :»

Şeytan'ı cinlerden mi kabul ediyoruz.Yani o da ateşin dumanından mı yaratıldı?
Ve şeytan ne zaman iblis adını alıyor? Farkı nedir?
Logged
25 Ağustos 2008, 06:49:02 ÖS 18
Üye Bilgileri
duaekseni
Aktif Üye
***
Avatar Yok

Mesaj Sayısı: 458
Nerden:

Offline
« Yanıtla #24 :»

1- allahın yaratacağı halifenin mahiyeti nedir ? halife ne demektir ?

“Halife” sözcüğü; “H L F” kökünden  gelen bir sözcüktür.. Sözcüğün anlamı “arkadan gelen , zaman itibariyle bir başkasının arkasından  gelip onun yerine geçen” demektir. Türkçe’deki “kalfa sözcüğü de “halife” sözcüğünün değişime uğramış bir biçimidir.

“Hilâfet” sözcüğü ise; “zaman itibariyle bir başkasının arkasından gelip onun yerine geçmek” demektir.
 “H L F” harflerinin “halef” diye okunması sonradan gelenlerin “iyi”, “half” diye okunması ise sonradan gelenlerin “kötü” olduğunu ifade eder:
Örneklersek;

019.059 Onların ardından, namazı bırakan, şehvetlerine uyan bir nesil geldi. İşte bunlar azgınlıklarının karşılığını göreceklerdir

007.169 Onlardan sonra hayırsız ( half) bir nesil geldi ki bunlar kitaba (Tevrat’a) vâris oldular, ama âyetleri tahrif etme karşılığında şu değersiz dünya metâını alıp «Nasılsa affa nail oluruz!» düşüncesiyle hareket ettiler. Af umarken bile, öbür yandan yine gayr-ı meşrû bir metâ, bir rüşvet zuhûr etse, onu da alırlar. Peki onlardan, Allah hakkında gerçek olandan başka bir şey söylemeyeceklerine dair kitapta mevcut hükümler uyarınca söz alınmamış mıydı? Ve kitabın içindekileri ders edinip okumamışlar mıydı? Halbuki ebedî âhiret yurdu, Allah’a karşı gelmekten sakınanlar için elbette daha hayırlıdır. Hâla aklınızı başınıza almayacak mısınız?

 “Half” sözcüğünden türemiş olan “hilfet” sözcüğü; “birbiri ardından gelme, birbirini izleme” anlamındadır ve Kur’an’da bir yerde geçmektedir:

025.062 İbret almak veya şükretmek dileyen kimseler için gece ile gündüzü (hılfeten) birbiri ardınca getiren O'dur.

( Ayrıca “half” sözcüğünün geçtiği ayetler ; Yunus; 92,   Ya Sin; 9, 45,   Bakara; 66, 255,   Cinn; 27,   Meryem; 64, Rad; 11,   Fussılet; 14, 25, 42,   Ahkâf; 21,   Âl-i Imran; 176,   Nisa; 9,   A’râf; 17, Enfal; 57,   Ta Ha; 110,   Enbiya; 28,   Hacc; 76,   Sebe; 9.)

“Half” sözcüğünün türevlerinden olan “ihtilâf, muhalif, muhtelif, muhalefet” sözcükleri Dilimize de yer etmiş ve , hepsinin anlamları “zıtlık”  ifade eder. “Half” sözcüğü bu kalıplarla Kur’an’da 90 a yakın yerde geçmektedir.

Bu açıklamalardan sonra sorumuza dönersek;

“Halife” sözcüğü Kur’an’da tekil olarak  2 kez, çoğul olarak “hulefa” ve “halaif”  kalıplarıyla 7 kez geçmektedir.. Konumuz olan “halife” sözcüğünün çoğul olarak geçtiği ayetlere bakalım;

006.165 Verdikleriyle denemek için sizi yeryüzünün halifeleri kılan ve kiminizi kiminize derecelerle üstün yapan O'dur. Doğrusu Rabbinin cezalandırması süratlidir. Şüphesiz O bağışlar, merhamet eder.

007.074 Allah'ın sizi Ad milleti yerine getirdiğini, ovalarında köşkler kurup dağlarında kayadan evler yonttuğunuz yeryüzünde yerleştirdiğini hatırlayın; Allah'ın nimetlerini anın, yeryüzünde bozgunculuk yaparak karışıklık çıkarmayın» dedi

 010.073 Yine de halkı kendisini dinlemeyip onu yalancı saydılar. Biz de hem onu, hem de gemide beraberinde olanları kurtardık ve bunları o ülkede onların yerine (halifeler) geçirdik. Âyetlerimizi yalan sayanları ise suda boğduk. İşte bak, uyarıldığı halde doğru yolu tutmayanların akıbetlerinin nasıl olduğunu gör!
035.039 O ki sizleri Yer yüzünde halîfeler kıldı, o halde kim küfrederse küfrü kendi aleyhinedir. Kâfirlere küfürleri rablarının kıtında buğzdan başka bir şey artırmaz kâfirlere küfürleri hasardan başka bir şey artırmaz

010.013 And olsun ki, sizden önce nice nesilleri, peygamberleri onlara belgeler getirmişken, haksızlık ederek inanmadıkları zaman yok etmiştik. İşte biz suçlu milleti böyle cezalandırırız.
010.014 Sonra, nasıl yapıp-davranacaksınız diye gözlemek için, onların ardından sizi yeryüzünde halifeler kıldık.

027.062 Ya da sıkıntı ve ihtiyaç içinde olana, kendisine dua ettiği zaman icabet eden, kötülüğü açıp gideren ve sizi yeryüzünün halifeleri kılan mı? Allah ile beraber başka bir ilah mı? Ne kadar da az öğüt-alıp düşünüyorsunuz

Tüm bu ayetlerde geçen “halifeler” sözcüklerinin hepsi de; “arkadan gelip eskilerin yerini alanlar” manasındadır. Yani, bütün “halifeler” sözcükleri, sözcük anlamı ile kullanılmış olup, hiçbiri “yeryüzünde Allah’ın yerini alan, O’na vekâlet eden, O’nun adına hareket eden” yani “Allah’ın Halifeleri” anlamında kullanılmamıştır.

Yukarıdaki ayetlerden başka bir de “half” kökünün “istif’al” kalıbıyla kullanıldığı ayetler vardır ki, bu ayetlerdeki sözcükler de yine “halef, halife bırakmak, birisini başkasının yerine geçirmek” manasında kullanılmıştır.

024.055 Allah, içinizden inanıp yararlı iş işleyenlere, onlardan öncekileri halef kıldığı gibi, onları da yeryüzüne halef kılacağına, onlar için beğendiği dini temelli yerleştireceğine, korkularını güvene çevireceğine dair söz vermiştir. Çünkü onlar Bana kulluk eder, hiçbir şeyi Bana ortak koşmazlar. Bundan sonra inkar eden kimseler, işte onlar artık yoldan çıkmış olanlardır

006.133 Rabbin müstağnidir (herşey O’na muhtaçtır, O hiçbir şeye muhtaç değildir), geniş merhamet sahibidir. Yoksa dilerse sizi ortadan kaldırır, peşinizden yerinize dilediğini getirir, nasıl ki sizi de başkalarının soyundan getirmiştir

011.057 «Buna rağmen yüz çevirirsiniz, artık size kendisiyle gönderildiğim şeyi tebliğ ettim. Rabbim de sizden başka bir kavmi yerinize geçirir. Siz O'na hiç bir şeyle zarar veremezsiniz. Doğrusu benim Rabbim, her şeyi gözetleyip koruyandır.»

007.129 İsrailoğulları: «Biz, hem sen bize gelmeden önce, hem de sen bize peygamber olarak geldikten sonra işkenceye mâruz kaldık!» diye yakındılar. Mûsâ ise, şöyle dedi: «Hele biraz daha sabredin. Umulur ki, Rabbiniz düşmanlarınızı imha eder de, onların yerine sizi hakim kılıp nasıl hareket edeceğinize bakar.»
 
Görülüyor ki “halifeler” ve  “half” sözcüğünün geçtiği ayetlerde “hilâfet”; hep başka kişilerin veya yok edilmiş toplumların yerini alan kişi ve kavimlerden bahsediyor. Bu kişi ve kavimlerden hiç birinin Allah’ın halifesi olması söz konusu değildir.

Şimdi de Kur’an’da tekil halde (Halife) geçtiği 2 ayete bakalım;

038.026 Ey Davud; seni gerçekten yeryüzüne halife (hükümdar) kıldık. O halde insanlar arasında hak ile hükmet. Heveslere uyma ki bu, seni Allah'ın yolundan saptırır. Şüphesiz ki Allah'ın yolundan sapanlara; onlara hesab gününü unuttuklarından ötürü, şiddetli bir azab vardır.

002.030 Hani Rabbin, Meleklere: «Muhakkak ben, yeryüzünde bir halife var edeceğim» demişti. Onlar da: «Biz seni övüp-yüceltir ve (sürekli) takdis edip dururken, orada fesat çıkaracak ve orada kanlar akıtacak birini mi var edeceksin?» dediler. (Allah:) «Şüphesiz, sizin bilmediğinizi ben bilirim.» dedi.

 38.Sad/ 26.ayette halife yapıldığı söylenen Davud (a.s) Allah’ın yerini almamış ve O’nun yerine Halife olmamıştır. Kur’an ve Tarih ten edindiğimiz bilgiler Davud (a.s) mın İsrailoğullarının o günkü hükümdarı olan Talût’un yerine hükümdar olduğunu açıklamaktadır.

Konumuza bahis olan Bakara-30 Ayetindeki Halife ise;

Öncelikle bu ayette söz konusu edilen insanın ilk yaratılışına değil Halife kılınışı olduğuna dikkat etmeliyiz. Zira insanın halife yapılışı, “takdir etmek, biçim vermek, yaratmak” anlamındaki “halk” fiiliyle değil, “bir hâlden başka bir hâle dönüştürmek” anlamındaki “ca’l” fiiliyle anlatılmıştır.
Logged

"Hasbunallah ve ni'me'l-vekil"
25 Ağustos 2008, 06:51:48 ÖS 18
Üye Bilgileri
duaekseni
Aktif Üye
***
Avatar Yok

Mesaj Sayısı: 458
Nerden:

Offline
« Yanıtla #25 :»

2- yeryüzünde halife yaratılacağından bahsedilir. yeryüzünden kasıt dünya mıdır ? o zaman insanların cennetten dünyaya gelişi adem ve havva (As) nın işledikleri suç nedeni ile değil de doğal bir süreç midir ?

Foruma farklı görüşleri içeren(Allah’ın Halifesi, Yeryüzünün Halifesi, Siyasi anlamda Halife, cennetin yeryüzü cennetimi, gökyüzünde mi, Ahiret boyutundaki cennetmi vs) bilgiler eklendiğinden mükerrer olmasın için tekrar etmeyeceğim.

Yukardan beri sayıp geldiğimiz tüm ayetler incelendiğinde; Rabbimizin geçmişte birçok kavimleri yok edip onların arkasından yenilerini getirdiği; halifeler kıldığı ve gelecekte de dilediği takdirde toplumları yok edip onların yerine yenilerini getireceği; halife kılacağı beyanı mevcuttur. Buradan şöyle bir sonuca varılabilir: şu andaki mevcut insan türünden başka daha önceden yeryüzüne hâkim olan bir takım varlık türleri yaşamış olabilir. Ancak insanoğlunun kimlerin ya da nelerin halefleri olduğu, başka bir söyleyişle insanoğlunun seleflerinin kimler ya da neler olduğu Kur’an ayetlerinde açıklanmamaktadır.

En’am Suresi 165. Ayet ( Verdikleriyle denemek için sizi yeryüzünün halifeleri kılan ve kiminizi kiminize derecelerle üstün yapan O'dur. Doğrusu Rabbinin cezalandırması süratlidir. Şüphesiz O bağışlar, merhamet eder.) net bir biçimde Âdem’in/ Âdemoğullarının/ İnsanın yeryüzünde inşaa, tamir,idare,hakkı hâkim kılmak,geçimliliğini helal çaba üzere temin etmek kendi fıtratı,Allah’la ilişkisi,İnsanlarla ilişkisi, tabiatla ilişkisinde Kendisine vahy edilen kanunlar çerçevesinde kendilerinden öncekilerin(seleflerinin) yerine HALİFELER kılındıklarını anlıyoruz.

Âdem ve Eşi’nin yeryüzünde ki has bahçe/cennet’ten kovulmalarını da ister tarihi bir sürecin anlatımı olsun isterse İnsanın kozmik kaderine ilişkin bir drama niteliğinde sembolik bir dille anlatımı olsun kemale doğru bir yolculuğunun tiyatral olarak sergilenmesi/ bilgilendirilmesi süreci diye anlayabiliriz.

Sonuçta; Rabbimin detaylarını vermediği, bilmem gerektiği kadarını anlattığı ve gerisini iman konusu kıldığı, bu kıssaya ilişkin “gabya taş atmak değil” almam gereken hissede şu diye düşünüyorum;

“Ey Âdemoğlu/insanoğlu! Geçici dünya cennetinden kovulmana sebep olan günahların seni kulluktan ettiği, iblis’in Şeytani davranışlarına büründürdüğü gibi ahretteki ebedi (huld) cennetten ve daha da önemlisi Rabbin olarak Ben’im rızamdan, nazarımdan düşmene(Hubut) sebep olmasın. Bu kıssadan ders çıkar. Dostunu (Allah) düşmanını (iblis/şeytan) iyi tanı !“


3- melekler insanın bozguncu olduğunu ve kan dökeceğini nerden nasıl biliyorlar  ? sonuçta insan ilk defa yaratılan bir varlık değilmidir ?

 Tefsir kitaplarındaki konuyla ilgili yorumların tümü birer zan ve varsayımın mahsulüdür. Çünkü Kur’an’daki beyanlar esas alındığında, Âdem’den önce yeryüzünde insan veya ona benzer bir akıllı varlık yaşayıp yaşamadığı meselesine ilişkin bir bilgiye rastlayamamaktayız. Ayette geçen , “Âdem” lafzının;
Arap Dilinde: Edimul Ard; Yer Kabuğu, yeryüzü anlamına gelir Arapçanında dâhil olduğu Sami Dil ailesine mensup Asur-Babil Dilinde; ADAMU: Baba, ata Keldani Dilinde ADAM; Öncü, Önder, lider, Tevratta İbranice aslında ADAMA; Yeryüzü, yer toprağı anlamlarına gelir. Tevratta 500 kadar yerde insan ve insan soyuna tekabül eder.

İncelediğimiz Bakara Suresinin ayetlerinden ise insanın ilk yaratılışı (halk) değil, Halife kılınışı (ca’l) fililiyle bir halden başka bir hale dönüşü anlatılmaktadır.

Yukarıdaki ÂDEM kelimesinin anlamlarıyla birlikte düşünüldüğünde muhtemeldir ki bu kıssada ÂDEM bir semboldür. İnsanlığı sembolize eden, Âdem’le ifade edilen tüm insanlıktır. Ve Âdem’de bir prototiptir.

Kıssa; İnsanın zaaflarını, yapısını, yaratılışını, gönünen görünmeyen varlıklarla ilişkisini (Melek, cin, Allah) ele alan bir kıssadır.
Bu kıssayı ne diyor, manası ne diye? Değil, Ne demek istiyor? Vermek istediği mesaj nedir? Olarak okuyup anlamaya çalışmak gerektiği kanısındayım.
Logged

"Hasbunallah ve ni'me'l-vekil"
25 Ağustos 2008, 06:54:02 ÖS 18
Üye Bilgileri
duaekseni
Aktif Üye
***
Avatar Yok

Mesaj Sayısı: 458
Nerden:

Offline
« Yanıtla #26 :»

4- melekler şeksiz şüphesiz sadece allahı tesbih ve takdis görevi ile yaratılmış varlıklar ise bu ayetteki ifadeleri allaha karşı gelme ya da onun fikrini eleştirme olarak algılanabilir mi ? öyle ise allaha mutlak itaat eden melek tasavvuru yanlış mı ?

Soruya soru ile cevap verebilirmiyim?  Smiley

Kur’an’da bu konuda bir açıklık olmadığına göre hani bir tiyatro eseri düşünelim. Canlandırma yöntemiyle; Seyredenlere bir mesaj verilmek istenmektedir. Bunu da bazı konularda bilgimiz olan kişileri karşılıklı konuşturarak bir fikir, öğüt, bilgi sunmak istendiğinde başvurulan yöntem gibi olmasın bu sergilenen sahne de?

 Kur’an’dan biliyoruz ki melekler ;

021.020 Gece gündüz, usanmadan, ara vermeden tesbih ve ibadet ederler

066.006 …Allah'ın kendilerine buyurduğuna karşı gelmeyen ve emredildiklerini yapan melekler vardır.

(vallahualem)

5- allahın hz ademe ögrettiği bilgi nedir ?

İnsanoğluna Eşya’ya isim koyma, eşyayı tanımlama yeteneğinin ve iradesinin verildiğidir. Taklit eden hiçbir canlı türü (papağanlar, kargalar, muhabbet kuşları vs.) eşyaya idrak edip, soyutlayarak tanımlayıp isim koyamaz, insandan başka! Bu eylem akıl gerektirir, idrak gerektirir.

Dil bilimciler isim sözcüğünün iki kökten geldiğini ifade etmişlerdir.

1- Sumu=Yüceltmek, soyutlamak
2-Vesm= Alamet, işaret

İsim müsemmaya alamettir ya da onun imajını kendisinde taşıyan bir soyutlamadır. Bir şeye konulan isim o şeyin alametiyse o şeye isim koymak için mutlaka muhakeme yeteneği şarttır. İsim koymak için akıl, kıyas ve muhakeme yeteneği gerekir.

Allah

Rahman Suresinin 3-4.Ayetlerinde;

055.003-4 İnsanı yarattı, ona konuşmayı öğretti

Yani beyan yeteneğini, kendini ifade etme yeteneğini verdi.

096.004 Ki O, kalemle (yazmayı) öğretendir
068.001 Nun ve kalem ve ehli kalemin satra dizdikleri ve dizecekleri hakkı için

Alak ve Kalem Surelerinden de anlıyoruz ki sadece beyanı değil bilgisini, birikimini Halifeliğinin gereği imarla yükümlü olduğu yeryüzünde gelecek nesillere aktarma yeteneğiyle de donattı.
Logged

"Hasbunallah ve ni'me'l-vekil"
25 Ağustos 2008, 06:57:59 ÖS 18
Üye Bilgileri
duaekseni
Aktif Üye
***
Avatar Yok

Mesaj Sayısı: 458
Nerden:

Offline
« Yanıtla #27 :»

 6-  ademe secde emri meleklere verildi ise iblis melekler arasından bir varlıkmıdır ? iblis melek değil ise nedir  ve allah ile melek diyalogunda yeri neresidir ?

018.050 Meleklere: «Âdem’e secde edin» demiştik. İblis'ten başka hepsi secde etmişti. O, cinlerden idi. Rabbinin buyruğu dışına çıktı. Ey insanoğulları! Siz Beni bırakıp onu ve soyunu dost mu ediniyorsunuz? Hâlbuki onlar size düşmandır. Kendilerine yazık edenler için bu ne kötü değişmedir!

 Yukarıdaki ayetinde açıkladığı gibi İblis melek olmayıp cinlerdendir. Meleklerin yaratılış mahiyetine Kur’an’da rastlayamamaktayız. Sahih sünnetlerden “Nur’dan yaratılmış/Nurani varlıklar” olduğu rivayetini öğreniyoruz. Cinlerin yaratıldığı maddeninse

007.012 Allah, «Sana emrettiğim halde, seni secdeden alıkoyan nedir?» dedi, «Beni ateşten onu çamurdan yarattın, ben ondan üstünüm» cevabını verdi.

“ateş” olduğunu Araf Suresinden öğreniyoruz.

Diyalogda ki rolü: Melekler Allah’a itaat eden verdiği emre boyun eğen sürekli tesbih ve takdis eden yaratıklar. İblis’se Allah’ı ve ahreti inkâr etmeyen ancak emrine isyan eden, boyun eğmeyen bir yaratık.

Bu diyalogda bize edep öğretiliyor. Melekler Âdem isimleri sayınca kaynağının kendisi olduğu bilgiye saygıyla eğilmesini emredince itirazsız Allah’ın emrine boyun eğdiler. Biliyorlardı ki secdeleri/saygıları esere bakıp (Âdem’e) ,müessire (Allah’a) gösterilen bir saygıydı. Âdemin kişiliğinden kaynaklanan bir şey değildi.
Verilen emre boyun eğmeye “Sizin bilmediğinizi Ben bilirim” açıklaması yeterli gelmişti.

İblisin ise Kur’an’ın hiçbir yerinde Allah’ı inkâr etmediği hatta “izzetine yemin ettiği, Allah’tan korktuğunu beyan ettiği, Dosdoğru yolu’na oturacağım diyerek, Allah’ın yolunun dosdoğru yol olduğunu, kıyamete kadar süre istediği” göz önünde bulundurulursa
Allah’ı ve ahreti inkâr etmediğini görürüz.

İblisin lanetlenmesine sebep Allah’ın emrine isyanıydı. Emre karşı geldiği, asi olduğu için ŞEYTAN oldu.Üstelik bunu yaparken Allah’a iftira atarak” Sen beni azdırdın” demişti.

Kur’an’da “mublisin”,”mublisun” gibi kelimelerle gelen “umutsuz oldular” sözcükleri belese kökünden gelmektedir.
BELESE = Umutsuzluk demektir.
(Aynı kökten gelen) İBLİS= Umutsuzluğun verdiği şaşkınlık demektir.
İblis için; Umutsuz Vak’a desek yanlış olmaz.

Diyalogun bana verdiği mesaj mı?

Ey insan! Senin ne günahsız melekler gibi olmanı, ne de isyanında temelli ayak direyen, bu isyanını da kendinden bilmeyip sağda solda suçlu arayan, üstelik de suçlu olarak Allah’ı niteleyecek kadar kibirlenen, küstahlaşan, İblis olmanı değil,

Hatasından dönüp öğrettiğim “kelimelerle” tevbe edip öz eleştiri yapmanı (beni şeytan kandırdı demeden), hatandan dönmeni ÂDEM/İNSAN OLMANI İSTİYORUM!


7- iblisin kafir olma sebebi insana secde etmemesi ise bu itaatsizliğinden önce allaha karşı sorunsuz bir iman sahibimidir ?

Aslında iblis için “Kâfir” oldu değil de “nankör” oldu desek pek yanlış olmaz sanırım. Çünkü Allah’ı ve ahreti inkâr eden değil kibirlenen, asi, isyankâr olandı. Kendisine verilen nimetleri göz ardı edip Âdem’e verilen nimetleri haset etmesi sonucu verilen emre boyun eğmemesiydi onu şeytani davranışlar sergileyen iblis kılan.

Kur’an’da İblis olmasına sebep olan davranışından önce geçen zaman kavramına ilişkin bir açıklamaya rastlayamıyoruz. Ancak cinlerden olduğu belirtildiğine göre cinlerinde Müslüman ve kâfir olanlarını başka ayetlerden biliyoruz.

Ve cinlerinde tıpkı insanlar gibi “Allah’a kulluk etsinler için yaratıldıkları”nı Rabbimiz bildiriyor “Kelamullah”ında.

Logged

"Hasbunallah ve ni'me'l-vekil"
25 Ağustos 2008, 09:00:06 ÖS 21
Üye Bilgileri
duaekseni
Aktif Üye
***
Avatar Yok

Mesaj Sayısı: 458
Nerden:

Offline
« Yanıtla #28 :»

Kur’an’da Âdem (as) Kıssası

Bismillah

Bakara Suresi 30-39 ayetler

002.030 Hani Rabb'in, meleklere «Ben yeryüzünde bir halife yaratacağım» demişti. Melekler «Ya Rabbi sen yeryüzünde kargaşalık çıkaracak, kanlar dökecek birini mi yaratacaksın? Oysa biz seni överek tesbih ediyor, takdis ediyoruz» dediler. Allah meleklere «Ben sizin bilmediklerinizi bilirim' dedi
002.031 Allah, Adem'e bütün isimleri öğretti. Sonra bütün nesneleri meleklere göstererek, «Haydi, eğer davanızda haklı iseniz, bunların isimlerini bana söyleyin» dedi.
002.032 Dediler ki: «Sen yücesin, bize öğrettiğinden başka bizim hiç bir bilgimiz yoktur. Gerçekten sen, her şeyi bilen, hüküm ve hikmet sahibi olansın.»
002.033  (Allah:) «Ey Adem, bunları onlara isimleriyle haber ver» dedi. O da, bunları onlara isimleriyle haber verince, (Allah) dedi ki: «Size demedim mi, göklerin ve yerin gaybını gerçekten ben bilirim, gizli tuttuklarınızı da, açığa vurduklarınızı da ben bilirim.»
002.034 Ve meleklere: «Ademe secde edin» dedik de İblis'ten başka (diğerlerinin tümü) secde ettiler. O ise, dayattı ve kibirlendi ve kâfirlerden oldu.
002.035 Ve dedik ki: «Ey Adem, sen ve eşin cennette yerleş. İkiniz de ondan, neresinden dilerseniz, bol bol yiyin; ama şu ağaca yaklaşmayın, yoksa zalimlerden olursunuz.»
002.036 Fakat Şeytan, oradan ikisinin ayağını kaydırdı ve böylece onları içinde bulundukları durumdan çıkardı. Biz de: «Kiminiz kiminize düşman olarak inin, sizin için yeryüzünde belli bir vakte kadar bir yerleşim ve meta vardır» dedik.
002.037 Derken Adem, Rabbinden (birtakım) kelimeler aldı. (Allah da) Bunun üzerine tevbesini kabul etti. Şüphesiz O, tevbeleri kabul edendir, esirgeyendir.
002.038-399 Dedik ki: «İnin oradan hepiniz! Artık ne zaman Ben’den size doğru yolu gösteren rehber gelir de kim ona uyarsa, onlara hiç bir korku olmayacak, hiç üzülmeyecekler de. İnkâr edip âyetlerimizi yalan sayanlar ise cehennemliktirler, hem de orada ebedi kalacaklardır.»
002.039 «Küfredip de ayetlerimizi yalanlayanlar ise; onlar, ateşin halkıdırlar ve orada süresiz kalacaklardır

A’raf Suresi 11-25. Ayetler

007.011 Andolsun, biz sizi yarattık, sonra size suret (biçim-şekil) verdik, sonra meleklere: «Adem'e secde edin» dedik. Onlar da İblis'in dışında secde ettiler; o secde edenlerden olmadı.
007.012 (Allah) Dedi: «Sana emrettiğimde, seni secde etmekten engelleyen neydi?» (İblis) Dedi ki: «Ben ondan hayırlıyım; beni ateşten yarattın, onu ise çamurdan yarattın.»
007.013 (Allah:) «Öyleyse ordan in, orda büyüklenmen senin (hakkın) olmaz. Hemen çık. Gerçekten sen, küçük düşenlerdensin.»
007.014 O da: «(İnsanların) dirilecekleri güne kadar beni gözle(yip ertele.)» dedi.
007.015 (Allah) buyurdu: «Haydi sen süre verilmişlerdensin.»
007.016-17  «Öyle ise» dedi, «Sen beni azgınlığa mahkûm ettiğin için, ben de onları gözetlemek üzere Senin doğru yolunun üzerinde pusu kurup oturacağım.» «Sonra onların gâh önlerinden, gâh arkalarından, gâh sağlarından, gâh sollarından sokulacağım, vesvese verip pusu kuracağım, Sen de onların ekserisini şükreden kullar bulmayacaksın!»
007.018 (Allah) Dedi: «Kınanıp alçaltılmış ve kovulmuş olarak ordan çık. Andolsun, onlardan kim seni izlerse, cehennemi sizlerle dolduracağım.»
007.019 «Sana gelince Âdem, seninle eşin cennete yerleşin, istediğiniz her tarafından yeyip içip yararlanın. Yalnız sakın şu ağaca yaklaşmayın! Böyle yaparsanız zalimlerden olursunuz.»
007.020-21 Fakat şeytan onlara, gözlerinden gizlenmiş olan edep yerlerini açığa çıkarmak için vesvese verdi. Onlara şöyle telkinde bulundu: «Rabbinizin size bu ağacın meyvesini yasaklamasının tek sebebi, sizin meleklerden veya ölümsüz hayata kavuşanlardan olmanızı önlemektir» diyerek, kendisinin onların iyiliğini istediğine dair yemin üstüne yemin etti.
007.022 Böylece onları aldatarak mevkilerinden düşürdü. Şöyle ki: O ağacın meyvesini tadar tatmaz, edep yerlerinin açık olduğunu farkettiler. Derhal, buldukları cennet yapraklarıyla edep yerlerini örtmeye başladılar. Onların Rabbi ise nida edip buyurdu: «Ben sizi o ağaçtan menetmedim mi? Ben şeytanın sizin besbelli düşmanınız olduğunu söylemedim mi? Niçin Beni dinlemediniz de bu perişan duruma düştünüz?»
007.023 «Ey bizim Rabbimiz, kendimize yazık ettik. Şayet Sen kusurumuzu örtüp, bize merhamet buyurmazsan, en büyük kayba uğrayanlardan oluruz» diye yalvarıp yakardılar.
007.024-25 Buyurdu ki: «Birbirinize düşman olarak inin! Size dünyada bir süreye kadar kalma ve yararlanma imkânı veriyorum: Orada yaşayacaksınız, orada öleceksiniz ve yine oradan diriltilip mezardan çıkarılacaksınız!»
007.026 «Ey Âdem’in evlatları! Bakın size edep yerlerinizi örteceğiniz giysi, süsleneceğiniz elbise indirdik. Fakat unutmayın ki en güzel elbise, takvâ elbisesidir. İşte bunlar Allah’ın âyetlerindendir. Olur ki insanlar düşünür de ders alırlar».


Tâ-hâ Suresi 115-123 Ayetler

020.115 Doğrusu Biz daha önce Âdem’e de vahiy ve emir vermiştik, ne var ki o ahdi unuttu, onda bir azim bulamadık.
020.116 Düşünün ki Biz, bir vakit meleklere: «Âdem’in önünde (Allah’a) secde edin» dedik, hepsi secde ettiler, yalnız İblis diretti.
020.117-118-119 «Ey Adem! Doğrusu bu, senin ve eşinin düşmanıdır. Sakın sizi cennetten çıkarmasın, yoksa bedbaht olursun. Doğrusu cennette ne acıkırsın, ne de çıplak kalırsın; orada ne susarsın ne de güneşin sıcağında kalırsın» dedik.
020.120 Ama şeytan ona vesvese verip: «Âdem! dedi, «ister misin sana ebediyet (ölümsüzlük) ağacını, zamanın geçmesiyle zeval bulmayan bir devlet ve saltanatı göstereyim?»
020.121 Derken ikisi de o ağacın meyvesinden yediler. Bunun üzerine edep yerlerinin açık olduğunu farkettiler. Derhal cennet yapraklarıyla üzerlerini örtmeye başladılar. Böylece Âdem Rabbine karşı geldi de şaştı kaldı.
020.122 Sonra Rabbi onu seçti, tövbesini kabul etti ve onu hidâyetine mazhar etti.
020.123 Onlara hitaben buyurdu ki: Kiminiz kiminize düşman olarak cennetten yere ininiz. Sonra ne zaman Benden bir rehber gelir de, kim ona tâbi olursa, artık o ne yolu şaşırır, ne de bedbaht olur.
020.124 Ama kim Benim zikrimden yüz çevirirse kitabımı dinlemez ve Beni anmaktan gaflet ederse, ona dar bir geçim vardır ve Biz onu kıyamet günü kör olarak diriltir, duruşmaya getiririz.
020.125 «Ya Rabbî,» der, «ben gözleri gören biri olduğum halde neden beni kör olarak haşrettin?»

Kehf Suresi 50-51 Ayetler

018.050  Hani bir zaman Biz meleklere: «Âdem’in önünde (Allah’a) secde edin!» deyince, onlar da derhal secdeye kapanmışlardı. Ne var ki İblis eğilmemişti. O cinlerden idi. Rabbinin emrinin dışına çıktı. Ey Âdem’in evlatları! Onlar size düşman oldukları halde, siz kalkıp Benden ayrı olarak onu ve onun evlatlarını mı dost ediniyorsunuz? Zalimler için ne fena bir bedel! Ne zararlı bir takas!
018.051 Ben onları göklerin ve yerin yaratılışına tanık etmediğim gibi, bizzat kendi yaratılışlarına da şahit kılmadım. Ben sapık ve saptıran kimseleri hiçbir zaman yanıma yaklaştırmam, yardımcı edinmem.

Meryem Suresi 58-59 Ayetler

019.058 İşte bunlar, Allah’ın nimetine mazhar olmuş olan bu zatlar, Adem neslinden, Nuh ile beraber gemide taşıdıklarımızın evlatlarından, İbrâhim ve İsrailin nesillerinden ve hidâyete erdirip seçtiğimiz kimselerdendir. Onlar Rahman’ın âyetleri okunduğunda ağlayarak secdeye kapanırlardı
019.059 Kendilerinden sonra yerlerine öyle bir nesil geldi ki namazı zâyi ettiler, şehvetlerinin peşine düştüler. İşte bunlar da azgınlıklarının cezasını bulacaklardır

Maide Suresi 27-32 Ayetler

005.027-29 Onlara Âdem’in iki oğlunun gerçek olan haberini oku: Onların her ikisi birer kurban takdim etmişlerdi de birininki kabul edilmiş, öbürününki kabul edilmemişti. Kurbanı kabul edilmeyen, kardeşine: «Seni öldüreceğim» dedi. O da: «Allah, ancak müttakilerden kabul buyurur, dedi. Yemin ederim ki, sen beni öldürmek için el kaldırırsan, ben seni öldürmek için sana el kaldırmam. Çünkü ben âlemlerin Rabbi olan Allah’tan korkarım.» «Ben isterim ki sen, kendi günahınla beraber benim günahımı da yüklenesin de cehennemliklerden olasın. Zalimlerin cezası işte budur!»
005.030 Bu sözler Kabil’in hırsını kamçıladı. Nefsi, kardeşini öldürmeyi ona kolay bir şey gösterdi. O da onu öldürüp ziyan edenlerden oldu.
005.031 Derken Allah, yeri eşen bir karga gönderdi ki kardeşinin cesedini nasıl örteceğini göstersin. Kabil: «Yazıklar olsun bana! Şu karga kadar bile olup da kardeşimin cesedini örtemedim!» dedi ve pişmanlığa düşenlerden oldu
005.032 İşte bundan dolayı İsrail oğullarına kitapta şunu bildirdik: Kim katil olmayan ve yeryüzünde fesat çıkarmayan bir kişiyi öldürürse sanki bütün insanları öldürmüş gibi olur. Kim de bir adamın hayatını kurtarırsa sanki bütün insanların hayatını kurtarmış olur. Resullerimiz onlara açık âyetler ve deliller getirmişlerdi. Ne var ki onların çoğu bütün bunlardan sonra, hâla yeryüzünde fesat ve cinayette aşırı gitmektedirler.

Hicr Suresi 26-43 Ayetler

26. Andolsun biz insanı şekillenebilir balçıktan yapılma kuru bir ça­murdan yarattık. 27. Cin türüne gelince daha önce onu da kavurucu ateşten yaratmıştık.
28. Hani rabbin meleklere demişti ki: "Ben şekillenebilir balçıktan ya¬pılma kuru bir çamurdan bir insan yaratacağım. 29. Onun şeklini tamamla¬dığım ve ona ruhumdan üflediğim vakit siz de hemen onun için secdeye ka¬panın." 30. Bunun üzerine meleklerin hepsi secde ettiler. 31. Yalnız İblîs ha¬riç; o, secde edenlerle birlikte olmaktan kaçındı. 32. Allah, "Ey İblîs! Secde edenlerle birlikte hareket etmeyişinin sebebi nedir?" diye sordu; 33. Dedi ki: "Ben, şekillenebilir balçıktan teşekkül etmiş kuru bir çamurdan yarattığın bir insana asla secde etmem!" 34. Allah, "O halde çık oradan!" dedi; "artık kovuldun!" 35. Kıyamet gününe kadar lanetlenmiş bulunmaktasın!" 36. "Rabbim! Öyleyse insanların yeniden diriltileceği güne kadar bana mühlet ver" dedi. 37-38. Allah, "Malum vakte kadar mühlet verilmiş olanlardansın" buyurdu." 39-40. İblîs, "Rabbim! Benim sapmama imkân verdiğin için yemin olsun ki ben de yeryüzünde onlara (günahları) şirin göstereceğim ve -senin sa¬mimi kulların hariç- onların topunu kesinlikle yoldan çıkaracağım." 41. Al¬lah da buyurdu ki: "İşte bana varan doğru yol budur (hâlis kulların yolu). 42. Şüphesiz, azgınlardan sana uyacak olanlar dışmda kullarım üzerinde senin hâkimiyetin olmayacaktır." 43. Kuşkusuz cehennem, o sana uyanların tama¬mının buluşma yeri olacaktır.

Sâd Suresi 71-85 Ayetler

71. Hani Rabbin meleklere demişti ki: "Ben çamurdan bir insan yaratacağım. 72. Ona tam şeklini verip ruhumdan da üflediğim vakit siz de hemen onun için secdeye kapanın." 73. Bunun üzerine meleklerin hepsi secde ettiler. 74-Yalnız İblis hariç; o, kibir duygusuna kapılıp kâfirlerden oldu. 75. Allah, "Ey İblis, dedi, kendi ellerimle yarattığım şu varlığın önünde secde etmekten seni alıkoyan nedir? Büyüklük mü taslıyorsun yoksa ululardan mısın?" 76. İblis, "Ben ondan daha üstünüm. Çünkü beni ateşten yarattın, onu çamurdan yarattın" diye cevap verdi. 77. Allah, "O halde çık oradan! dedi; artık kovuldun! 78. Kıyamet gününe kadar rahmetimden uzak kalacaksın!" 79. "Rabbim! Öyleyse insanların yeniden diriltileceği güne kadar bana mühlet ver" dedi. 80-81. Allah, "Malum vakte kadar mühlet verilmiş olanlardansın" buyurdu. 82-83. İblis, "Senin kudretine/izzeti/şerefine  andolsun ki Rabbim, samimi kulların hariç, insanların topunu kesinlikle yoldan çıkaracağım" dedi. 84. Allah buyurdu: "O zaman gerçek -ki ben hep gerçeği söylerim- şudur: 85. Kesinlikle ben cehennemi topunuz birden, sen ve sana uyanlarla dolduracağım!"

İsra Sursi 70. Ayet

017.070 Gerçekten Biz Âdem evlatlarını şerefli kıldık, karada ve denizde kendilerini taşıyacak vasıtalar nasib ettik, onlara helâl ve hoş rızıklar verdik ve onları yarattığımız varlıkların çoğuna üstün kıldık.
 

Logged

"Hasbunallah ve ni'me'l-vekil"
03 Eylül 2008, 09:56:10 ÖS 21
Üye Bilgileri
asr27
Üye
*
Avatar Yok

Mesaj Sayısı: 14
Nerden:

Offline
« Yanıtla #29 :»

kuranı kerimi bu düzeyde sorular sorarak anlamaya düşünmeye çağırdığınız için çok tşkr ederim. evet ayetler çok düşündürücü
kişisel cevaplarıma gelince: şeytan = İHTİYAÇTIR (herşeyi kendine çeviren ateş) bu bir felsefeden.
Logged
Sayfa: 1 [2] 3 4   Yukarı git
Cevap Yaz Yeni Konu Haberdar Et
Gitmek istediğiniz yer:  

MySQL ile Güçlendirildi PHP ile Güçlendirildi Powered by SMF 1.1.15 | SMF © 2006, Simple Machines XHTML 1.0 Geçerli! CSS Geçerli!
Bu Sayfa 0.102 Saniyede 19 Sorgu ile Oluşturuldu