5- Bakara Suresi 21-29

Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.
anasayfa anasayfa giris kayit
  İslami Düşünce Platformu > KUR´AN-I KERİM (Bilgi Platformu) > Tefsir Sohbetleri > 5- Bakara Suresi 21-29
Kullanıcı Adı: Beni Hatirla?
Şifre:

Sayfa: [1] 2 3   Aşağı git
Cevap Yaz Yeni Konu Haberdar Et
Gönderen Konu: 5- Bakara Suresi 21-29  (Okunma Sayısı 2816 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
02 Ağustos 2008, 02:08:17 ÖÖ 02
Üye Bilgileri
maxpayna
Genel Yönetici
*

Mesaj Sayısı: 3638
Nerden: ankara

WWW Offline
« :»


21.     Ey insanlar! Sizi ve sizden öncekileri yaratan Rabbinize ibadet edin ki, Allah'a karşı gelmekten sakınasınız.

22.     O, yeri sizin için döşek, göğü de bina yapan, gökten su indirip onunla size rızık olarak çeşitli ürünler çıkarandır. Öyleyse siz de bile bile Allah'a ortaklar koşmayın.     

23.    Eğer kulumuza (Muhammed'e) indirdiğimiz (Kur'an) hakkında şüphede iseniz, haydin onun benzeri bir sûre getirin ve eğer doğru söyleyenler iseniz, Allah'tan başka şahitlerinizi çağırın (ve bunu ispat edin).    

24.    Eğer, yapamazsanız -ki hiçbir zaman yapamayacaksınız- o halde yakıtı insanlarla taşlar olan ateşten sakının. O ateş kafirler için hazırlanmıştır.
   
25.    İman edip salih ameller işleyenlere, kendileri için; içinden ırmaklar akan cennetler olduğunu müjdele. Cennetlerin meyvelerinden kendilerine her rızık verilişinde, "Bu (tıpkı) daha önce (dünyada iken) bize verilen rızık!" diyecekler. Halbuki bu rızık onlara (dünyadakine) benzer olarak verilmiştir. Onlar için orada tertemiz eşler de vardır. Onlar orada ebedi kalacaklardır.    

26.    Allah bir sivrisineği, ondan daha da ötesi bir varlığı örnek olarak vermekten çekinmez. İman edenler onun, Rablerinden (gelen) bir gerçek olduğunu bilirler. Küfre saplananlar ise, "Allah örnek olarak bununla neyi kastetmiştir?" derler. (Allah) onunla bir çoklarını saptırır, bir çoklarını da doğru yola iletir. Onunla ancak fasıkları saptırır.    

27.    Onlar, Allah'a verdikleri sözü, pekiştirilmesinden sonra bozan, Allah'ın korunmasını emrettiği bağları (iman, akrabalık, beşeri ve ahlâki bütün ilişkileri) koparan ve yeryüzünde bozgunculuk yapan kimselerdir. İşte onlar ziyana uğrayanların ta kendileridir.    

28.
   Siz cansız (henüz yok) iken sizi dirilten (dünyaya getiren) Allah'ı nasıl inkar ediyorsunuz? Sonra sizleri öldürecek, sonra yine diriltecektir. En sonunda ona döndürüleceksiniz.    

29.    O, yeryüzünde olanların hepsini sizin için yaratan, sonra göğe yönelip onları yedi gök halinde düzenleyendir. O, her şeyi hakkıyla bilendir.

Logged
02 Ağustos 2008, 08:00:29 ÖS 20
Üye Bilgileri
abdulhamit
ALLAH RAHMET EYLESİN
*

Mesaj Sayısı: 2522
Nerden:

Offline
« Yanıtla #1 :»

İNŞALLAH BAKARA 23 VE 24 AYETLERİNİN KENDİ TEFSİRİMİ YAPACAĞIM.

PEYGAMBERDEN İSTENEN HADİ HADİ BİZE MUCİZE GÖSTER DEDİKLERİNE  EN İYİ CEVABI BU KURAN VERİYOR. PEYGAMBERİMİZE VERİLEN DOLAYISIYLA BİZE DE SUNULAN EN BÜYÜK MUCİZE İŞTE BU KURAN SÖZLERİ OLMAKTADIR

Ankebut:50- Onlar "Allah Muhammed'e mucizeler indirseydi ya' derler. Onlara de ki; "Mucizeler, Allah'ın tekelindedir. Ben sadece açık sözlü bir uyarıcıyım. "

Ankebut-51: ‘’Kendilerine okunmakta olan Kitabı sana indirmemiz onlara yetmiyor mu? Şüphesiz bunda iman eden bir kavim için gerçekten bir rahmet ve bir öğüt (zikir) vardır’
 


Kur’an, “(Ey Peygamberim!) De ki: “Andolsun, insanlar ve cinler bu Kur’an’ın bir benzerini getirmek üzere toplansalar ve birbirlerine de destek olsalar, yine onun gibisini getiremezler” (İsrâ sûresi 88);

“Eğer doğru söyleyenler iseniz, haydi Allah’tan başka gücünüzün yettiklerini de (yardıma) çağırıp, siz de onun gibi uydurma on sûre getirin” (Hud suresi 13
);

BAKARA-23: “Eğer kulumuza indirdiğimiz (Kur’an) hakkında şüphede iseniz, haydin onun benzeri bir sûre getirin”

BAKARA-24.  Eğer, yapamazsanız -ki hiçbir zaman yapamayacaksınız- o halde yakıtı insanlarla taşlar olan ateşten sakının. O ateş kafirler için hazırlanmıştır 


Anlamındaki ayetlerle insanlara meydan okumuş, hiç kimse benzerini bugüne kadar getirememiş, bundan sonra da getiremeyecektir. Kur’an; kelimelerinin seçilişi, cümlelerinin kuruluşu, okunuşu, içeriği ve ses fonetiği ile insanlara etki eder.

O kitabın yazılışından tutunuzda o kelimelerin telaffuzu, o kitabın içeriği, uslubu, deyim ve mecaz sözleri vecizeleri ile kafiyeli sözleri ile ne bir şiirdir, şiir üstü etkileyici ne de düz yazı bir nesirdir ki, nesirden de üst boyutta okunduğunda ve dinlendiğinde o rahmanı zikre davet eder, allaha aşka davet eder.

OKUDUĞUNDA VE DİNLENDİĞİNDE O OKUYANI VEYA DİNLEYENİ BU KELAMLARI ANLAMAYA, ÖĞRENMEYE VE BU BİLGİ İLE AMEL ETMEYE DAvet EDER.

EĞER, SİZ BU KURANI OKUDUĞUNUZ VEYA DİNLEDİĞİNİZ HALDE SİZİ ALLAH AŞKINA DAVET ETMİYORSA İMANINIZIN ARTMASINA VESİLE OLMUYORSA VE EN ÖNEMLİSİ ONUN ANLAMINI ÖĞRENİP, ONUNLA AMEL ETMESİNİ SAĞLAMIYORSA, İŞTE O ZAMAN SİZ KALBEN ETKİLENMEMİŞSİNİZDİR VE SAĞLIKLI BİR KALB YAPISINA DEĞİL HASTA BİR KALB YAPISINA SAHİPSİNİZ.

İŞTE MUCİZE KİTAP OLAN BU KURAN OKUNDUĞUNDA VEYA DİNLENİLDİĞİNDE BÖYLE KALPLERİ TİTRETİR

SORU: KURANIN MUCİZE VE KUTSAL KİTAP OLMASI ARAPÇAYI DA KUTSALLAŞTIRMIŞ OLMUYOR MU ?

Öncelikle şunu önemle söylemek zorundayım ki, burada kutsal  ve mucize olan sözler  arapça sözler  değil, arapça lisanı ile söylenmiş ilahi sözlerdir. kuran dili olan arapçayı kutsallaştırmadı. Kutsal olan sözler rabbimin sözleri idi. ve bu sözler bir mücize niteliğindedir ki, arap dili ve edebiyatının tüm incelikleri kullanılmış, kafiye ,redif, içeriki deyim ve veciz o sözlerle lafzı ve anlamı ile hitabet gücü ile ve daha bilmediğimiz diğer yönleri ile bir mücize kitap oluvermiştir.

Bu kitab öyle bir mucize kitap ki, onun bir suresini bile getirmek olacak iş değildir. KURAN MEYDAN OKUR. HODRİ MEYDAN DER. madem ki, öyle hadi siz de tüm bir benzerini hatta bir ayetini getirin der ve hatta ve hatta bu konuda insanlar ve cinler yardımlaşsa bile onun bir benzerini getiremeyeceğini söylemektedir.

HAYDİ GETİRİN DİYOR BİR BENZERİNİ DENEYİN VE GÖRÜN Kİ, GETİREMEYECEKSİNİZ VE ACİZ OLACAKSINIZ Kİ SONUNDA DÜŞÜNÜN Kİ BU KİTAP ALLAHIN KİTABIDIR. AYNEN ALLAHIN BİR HÜCREYE HAYAT VERMESİ GİBİ BİR RUHTUR BU KİTAP. O HALDE SAKININ 

Eğer, yapamazsanız -ki hiçbir zaman yapamayacaksınız- o halde yakıtı insanlarla taşlar olan ateşten sakının. O ateş kafirler için hazırlanmıştır

AYETİNİ AKLINIZA GETİRİNİZ
 
Siz sıradan bir kitap okumuyorsunuz. Yaratanın kitabını okuyorsun ve elbette bir fark bunu mücize şeklinde farkettirecektir.

Kuran dışında hiçbir kitap yok ki, onun anlamını bilmeden dahi sizii sözle etkileyemez, O halde anlamını bilmediğiniz bir kuran ayetini bile okuduğunuzda veya dinlediğinizde  o sizi Allahı aşka, allahın zikrine davet edecektir, kalbinize bir şifa ve nur saçacaktır.

 Bu nur ve şifa arap dilinin özelliğinden değil, kuranın bu dille tüm insanların ve cinlerin dahi meydana getiremeyeceği bir uslub, bir telafuz ve ahenktedir ki, kalbiniz istese de istemese eğer sağlıklı bir kalb yapısına sahipseniz bu kutsal sözlerden ister istemez etkileneceksiniz kalbiniz gıdasını ,nasibini alacaktır. Kalbiniz bu nur ve şifa ile şifaladığında ise yine ister istemez, kalbinizin hissetiğini aklınıza hissetireceksiniz ve bu kutsal sözlerin ne anlama geldiğini öğrenip, onunla amel edeceksiniz. Rabbimizin kelamlarını okuduğunuzda veya dinlediğinizde işte sizi böyle cezbeder

NOT: KURAN NASIL MUCİZEDİR VE BU MUCİZELERİN NELER OLDUĞUNA DAİR İSLAM ALİMLERİNDE ÇEŞİTLİ GÖRÜŞLER ORTAYA KONMUŞTUR.

« Son Düzenleme: 02 Ağustos 2008, 08:57:09 ÖS 20 Gönderen: abdulhamit » Logged
03 Ağustos 2008, 02:06:36 ÖÖ 02
Üye Bilgileri
abdulhamit
ALLAH RAHMET EYLESİN
*

Mesaj Sayısı: 2522
Nerden:

Offline
« Yanıtla #2 :»

BAKARA-28.    Siz cansız (henüz yok) iken sizi dirilten (dünyaya getiren) Allah'ı nasıl inkar ediyorsunuz? Sonra sizleri öldürecek, sonra yine diriltecektir. En sonunda ona döndürüleceksiniz.

EVET TEFSİR EDİLMESİ GEREKEN  AYETLERDEN BİR TANESİ DE BU AYET Kİ, BU AYETİN TEFSİRİNDE BAZI ALİM ZATLAR BUNUN BİR İKİNCİ DEFA DİRİLMEDEN TEKRAR DÜNYAYA GELİŞ OLARAK ALGILAMIŞLAR .

O HALDE SORALIM

AYETTE İFADE EDİLEN İKİ DEFA ÖLÜM VE İKİ DEFA DİRİLME REENKARNASYON MUDUR ?  YANİ DÜNYA HAYATINDA 2 DEFA DOĞUM VE 2 DEFA ÖLÜM MÜDÜR ? DÜNYAYA TEKRAR İKİNCİ DEFA GELİŞ MİDİR ? AYET BU ŞEKİLDE ANLAŞILMAYACAKSA NASIL ANLAŞILACAK ?

BU AYET NASIL AÇIKLANABİLİR ? EVET, İNŞALLAH BUNUN DA TEFSİRİNİ YAPACAĞIM

« Son Düzenleme: 03 Ağustos 2008, 02:07:26 ÖÖ 02 Gönderen: abdulhamit » Logged
03 Ağustos 2008, 03:04:08 ÖÖ 03
Üye Bilgileri
maxpayna
Genel Yönetici
*

Mesaj Sayısı: 3638
Nerden: ankara

WWW Offline
« Yanıtla #3 :»



üzerine düşünmemiz gereken sorular :


1-  ilk ayetteki "... Rabbinize ibadet edin ki, Allah'a karşı gelmekten sakınasınız. ..."  denkleminde   ibadet edin ki allaha karşı gelmekten sakınasınız arasında ne gibi bir ilişki vardır. ibadet ile allaha karşı gelmekten sakınmak(takva) denklemi


2- 22. nolu ayette bilgiler verildikten sonra "...bile bile.." ibaresi bulunmaktadır. buradan hitap sahibi inkarcıların da allahın yeryüzünü döşek gökyüzünü bina yaptığını gökten su indirenin ve yerden rızık çıkaranın ALLAH olduğunu bildikleri anlamı mı vardır ? o zaman müşrik ya da kafir kişilerin allah inancı nasıl bir allah inancı idi ?

3- 23-24 ayetlerinde kuranın allahtan geldiğine şüpheniz var ise yani onu peygamberin kendisi yada herhangi bir insan yazdı diyorsanız bir benzerini de siz yazın "hodri meydan"ı bulunmakta. üzerine düşünmemiz gereken kuran nasıl bir kitaptır ki bir benzeri tüm insanlar bir araya gelse yazamıyor. nedir bu onu mucize kılan özellik. ayrıca müşrikler bu iddiaya karşılık yazma girişiminde bulunmuşlarmıdır ?

4-
25 numaralı ayette geçen " iman eden ve salih amel işleyenler" cümlesinde bu iki özelliğin bir arada bulunmasını nasıl değerlendirmeliyiz ?


5- 26. ayette geçen "Allah örnek olarak bununla neyi kastetmiştir?" sorusunu kuranı anlama ögrenme adına biz müslümanlar soramazmıyız ? mesela şu an benim sorduğum sorular ile bu soru aynı kategoridemidir ?

6- 26. ayette ki "...Onunla ancak fasıkları saptırır." lafzında sapma-fasıklık ilişkisi nasıldır ?

7- 27. ayette bahsedilen allaha verilen söz nedir ? kim allaha ne sözü vermiştir ?

8- 27. ayette geçen allahın korunmasını emrettiği bağ kimler arasında ne bağıdır ?

9- 28. ayetteki ilk cansız olma hali nasıl bir haldi. yani doğumdan önceki halimiz nedir ?

10- 29. ayette geçen " O, yeryüzünde olanların hepsini sizin için yaratan..." ibaresine dayanarak; yeryüzündeki herşey bizim istifademiz için ise yenmesi haram olan domuz hayvanı başka alanlarda kullanılabilir mi  ? içilmesi haram olan alkolün başka alanlarda kullanmasına kıyas yaparak...


Logged
03 Ağustos 2008, 05:28:25 ÖS 17
Üye Bilgileri
abdulhamit
ALLAH RAHMET EYLESİN
*

Mesaj Sayısı: 2522
Nerden:

Offline
« Yanıtla #4 :»

Alıntı
üzerine düşünmemiz gereken sorular :


1-  ilk ayetteki "... Rabbinize ibadet edin ki, Allah'a karşı gelmekten sakınasınız. ..."  denkleminde   ibadet edin ki allaha karşı gelmekten sakınasınız arasında ne gibi bir ilişki vardır. ibadet ile allaha karşı gelmekten sakınmak(takva) denklemi


RABBİNİZE İBADET EDİN KAVRAMI , Allahın emir ve yasaklarına tabi olun. Ona kulluk edin Anlamını içermektedir.

ZARİYAT-56- Ben cinleri ve insanları, ancak bana İBADET (kulluk etsinler ) diye yarattım.


Allahın ibadet edin , onun emir ve yasaklarına tabi olun ki, böylece artık ona  karşı gelmiş olmaktan sakınmış olursunuz.

SORU: PEKİ ALLAHA İBADET EDİPTE ONA KARŞI GELEN, ONA İSYAN EDEN KULLAR YOK MUDUR.

Evet vardır ama onlar ibadet ettiklerini sanıyorlar veya kendilerini öyle kandırıyorlar. veya muminleri kandırıyorlar. Allahı kandıramayacaklarına göre ibadetleri münafık aleametlerinden öteye geçemez..

Bir de şu var.

ANKEBUT-45- Ey Muhammed! Sana vahiy yolu ile indirilen Kitab'ı oku ve namazı kıl. Hiç kuşkusuz namaz, insanı iğrenç işlerden, kötülüklerden alı-kor, Allah'ı anmak en büyük ibadettir. Allah ne yaptığınızı bilir

SİZ NAMAZI VEYA DİĞER İBADETLERİ YAPTIĞINIZ HALDE BU İBADETLER SİZİ KÖTÜLÜK YAPMAKTAN HALA ALIKOYMUYORSA, SİZDE VE İBADETLERİNİZ DE BİR SORUN VAR DEMEKTİR.

HALBUKİ HAKKEN YAPILAN İBADETLER SİZİ KÖTÜLÜKTEN ALIKOYMASI VE TAKVA SAHİBİ YAPMASI GEREKİR. İŞTE AYET( HEM ANKEBUT 45 VE HEM DE BAKARA 21 )  BU İNCE AYRINTIYA BÖYLE DİKKAT ÇEKİYOR
« Son Düzenleme: 04 Ağustos 2008, 02:08:55 ÖÖ 02 Gönderen: abdulhamit » Logged
04 Ağustos 2008, 01:33:39 ÖÖ 01
Üye Bilgileri
maxpayna
Genel Yönetici
*

Mesaj Sayısı: 3638
Nerden: ankara

WWW Offline
« Yanıtla #5 :»

allah razı olsun abdulhamit abi verdiğin ayetler bu ayete ışık tuttu...

bu ayette "ibadet edin ki" derken genel olarak kulluk edin değil de  dar anlamda ibadet etme fiiliyatını gözetmemiz istenmekte olduğunu anlıyorum. zira kulluk etmek allaha abd yani kul-köle olma onun emrine girme anlamını taşır. bu da islama girişin anahtarıdır.

ama dar anlamda ibadet fiilerimizi anlar isek; bu ibadet eylemlerimizin bizim allaha karşı olan duyarlılıgımızı diri ve sağlam tutma özelliğine vurgu olduğu sonucu ortaya çıkabilir.

çok basit ve somut örnek; günlük yaşamımızda 5 vakit namazını kılan insan ile kılmayan insan davranışları arasında fark vardır (olmalıdır). zira namaz kılan insan günde 5 kez allahın huzuruna giderek bir nevi allaha karşı sorumluluğunu hatırlıyor manevi şarj oluyor ve hayata kaldığı yerden öyle devam ediyor. ama hiç namaz kılmayan bir insan ise bu ibadetsizlik eylemsizliği nedeni ile allaha karşı sorumluluğunu unutuyor ve sonuçta allaha karşı gelmekten sakınmıyor gayet pervasızca lakayt davranışlar sergileyebiliyor...

bu noktada şuayip peygamberin örnekliği çok önemli, ayete bakalım;

hud 87
 Dediler ki: "Ey Şu'ayb! Babalarımızın taptığını, yahut mallarımız hakkında dilediğimizi yapmayı terk etmemizi sana namazın mı emrediyor. Oysa sen gerçekten yumuşak huylu ve aklı başında bir adamsın."

evet; bizlerin ibadetleri ( özelde namazımız) bize böyle bir hayatı kuşatıcı bir mesaj, bir etki, bir direnç ve duyarlılık veriyor mu ?

sonuç olarak ibadetlerimiz yapmamız zorunlu olan bir yükümlülük değil; kulluk bilincimizi ve takvamızı besleme ve koruma adına birer besin mesabesinde ihtiyaçlarımızdır...

yemek yemeden yaşayan bir insan düşünülemeyeceği gibi namaz kılmadan yaşayan bir müslüman düşünülmemesi gerekir. ama....
Logged
04 Ağustos 2008, 02:21:17 ÖÖ 02
Üye Bilgileri
abdulhamit
ALLAH RAHMET EYLESİN
*

Mesaj Sayısı: 2522
Nerden:

Offline
« Yanıtla #6 :»

Alıntı
22. nolu ayette bilgiler verildikten sonra "...bile bile.." ibaresi bulunmaktadır. buradan hitap sahibi inkarcıların da allahın yeryüzünü döşek gökyüzünü bina yaptığını gökten su indirenin ve yerden rızık çıkaranın ALLAH olduğunu bildikleri anlamı mı vardır ? o zaman müşrik ya da kafir kişilerin allah inancı nasıl bir allah inancı idi ?

BAKARA-O, yeri sizin için döşek, göğü de bina yapan, gökten su indirip onunla size rızık olarak çeşitli ürünler çıkarandır. Öyleyse siz de BİLE BİLE Allah'a ortaklar koşmayın.

EVET İNSAN NASIL BİLE BİLE ORTAK KOŞAR, HEM DE İNKAR ETTİĞİ HALDE.

ASLINDA O İNANMAK İSTEMEMİŞTİR. AKLEN DELİLLER ORTAYA KONDUĞUNDA, ARTIK ONUN AKLI BU DELİLLERİ AYETLERİ YALANLAMAYA GÜCÜ YETMEMEKTEDİR . O HALDE BİLE BİLE İNKAR SÖZ KONUSUDUR BURADA

NOT: BU KONUYU DİĞER AYETLER IŞIĞINDA DAHA DA GENİŞ İŞLEYECEĞİM İNŞALLAH 

Logged
04 Ağustos 2008, 03:00:30 ÖÖ 03
Üye Bilgileri
abdulhamit
ALLAH RAHMET EYLESİN
*

Mesaj Sayısı: 2522
Nerden:

Offline
« Yanıtla #7 :»

FUSSİLLET AYETİ İLE BAKARA 22 AYETİ ARASINDA SIMSIKI BİR ANLAM BÜTÜNLÜĞÜ VAR.

FUSSİLET-53: Onlara ayetlerimizi ufuklarda ve öz benliklerinin içinde göstereceğiz. Ta ki, onun hak olduğu kendilerine ayan-beyan belli olsun. Kendisinin her şey üzerinde bir tanık oluşu, senin Rabbine yetmez mi


ALLAH KELİMELERİNİ (AYETLERİNİ ) TEK TEK DOĞRULUYOR VE İNSANA DA DOĞRULATIYOR VE İNSANI DA ŞAHİT TUTUYOR

Evet, bu ALLAHın taahüt sözü. Geçmişte olduğu gibi ( Hatta kurandan önce bile ) bugün ve gelecekte de bu taahüt sözü yerine geliyor.

En özgün ve en sade anlatımla fusillet 53 ayetinin yorumunu yapacak olursak,  BAKARA 22 AYETİ İLE BİR ANLAM BÜTÜNLÜĞÜ İÇİNDE OLDUĞUNU GÖRÜRÜZ.

O DA ŞÖYLE Kİ, ALLAH insan aklına ve kalbine kuranın hak ve gerçek olduğunun kabullenmesi için deliller sunuyor. Başta ALLAHın varlığının idrak edilip, onun eşi benzeri, ortağının olmadığının, bu vahyin de onun hak olan kelamı kuranın kendisi tarafından gönderildiğinin apaçık işaretlerini sunuyor. Hem de Apaçık şekilde (AYAN BEYAN ) olarak .

 ALLAH bu gerçeği akıllarına kesin kabul ettirecektir. Ama iş bu tek akılla bitmiyor, asıl akleden aklın kalb olması gerekiyor. Kalben iman gerekiyor. Yani kalbinde bu gerçeği tasdik etmesi gerekiyor. Eğer edilmiyorsa bu kalb mühürlenmeye kadar gider


Bu hakikatler insana apaçık belli olduktan sonra artık aklen tartışılacak, şüpheye düşülecek birşey kalmayacaktır ki, insana hem de kendi iç dünyasında ( Kalbinde ) Bu hakikatler hissettiriliyor. Yani aklın kabul ettiği gerçekleri, artık kalbin yalanlayacak bir mazereti olmaması gerekiyor

EĞER OLUYORSA Kİ, İŞTE BU BİLE BİLE ALLAHIN BİRLİĞİNE İNKAR, BİLE BİLE ALLAHA ORTAK KOŞMADIR

Artık bu gerçeklerden sonra , Bu gerçeklerin kalbte bir imani düşünüş, bir imani sevgiye ve bir imana dönüşmemesi için de hiçbir sebeb kalmadığı halde YİNE BİLE BİLE TEVHİDİ İNKAR ETME SÖZ KONUSUDUR.

GÖZLERİNİN GÖRDÜĞÜ, AKILLARININ  KABUL ETTİĞİ GERÇEKLERİ KALBEN İNANMAYIP KALBEN REDDETMEKTEDİRLER Kİ BUNLAR BİLE BİLE İNKARA YÖNELİYORLAR

Allaha ortak koşmanın çeşitli şekilleri vardır. Allahın yanında başka bir mabud edinmek şirktir veya Allahı tanımayıp yalnız kendi mabudunu tanımak da şirk kavramıdır veya nefsini ilahlaştıran da şirk batağının içindedir. Örneğin Şeytan kendi nefsini ALLAHA ortak koşmuş iken
Müşrikler veya içlerinden bazıları da Allah’ın varlığına inandıkları halde onun yanında başka mabutlar edinerek de ona ortak ( şirk ) koşmuşlardır

Nitekim Kur’an müşriklerin şöyle dediğini naklediyor: “Bunlara bizi Allah’a daha fazla yakınlaştırsınlar diye ibadet ediyoruz...” (Zümer 3),

“Bunlar, bize Allah katında şefaat edecek olanlardır” (Yunus 18),

“Onlara gökleri ve yeri kimin yarattığını sorsan Allah diyeceklerdir” (Lokman 25).


Şirk, insan ilk yaratıldığı günden beri ona yoldaştır. Zira şirk, şeytanın amelidir, şeytan Allah’a dedi ki: "Rabbim, beni kışkırttığın şeye karşılık, andolsun, ben de yeryüzünde onlara, (sana başkaldırmayı ve dünya tutkularını) süsleyip-çekici göstereceğim ve onların tümünü mutlaka kışkırtıp-saptıracağım." (Hicr-39) dediği günden  beri insanı saptırmak ve delâlete düşürme çabasından geri durmamaktadır,

Ne var ki, şirk çok açık bir suretle, kul ve resul olarak gönderilen Nuh (a..s) ümmetinin hayatında baş gösterdi. Nuh (a..s) ümmeti şirkin helak edici yönünü öğrenmesine rağmen ısrarla şirke devam ettiler, 900 veya daha fazla yıl boyunca tevhide karşı durdular. Allah’a karşı ortak koştukları en meşhur tanrıları Ved, Suva, Yağus,Yeuk ve Nesr idi. Kuran onlar hakkında haber verir “İnsanlara: "Sakın tanrılarınızı bırakmayın, Ved, Suva, Yağus,Yeuk ve Nesr putlarından asla vazgeçmeyin" dediler.”(Nuh-23) O zikri geçen ilahlar sahih hadislerin verdiği bilgiye göre, daha önceden salih insanlardı ne zaman ki bu salih insanlar öldü, onların mezarlarını yaptılar, ziyaret etmeye başladılar, aşırıya giderek Allah’a yakınlaşmak, ondan bereket istemek, bazen de şifa istemek gayesiyle Allah’la beraber tapmaya başladılar.

Bugün de tüm müslüman beldelerin hali budur, mozolelere, türbelere, mezarlara tapmaktadırlar. Ölüler adına  yemin etmekteler, onlara adakta bulunmaktalar, kabirler önünde kurban kesmekteler, ölülerin ruhlarına bağışta bulunmaktalar, onlardan yardım dilemekteler, onlara sığınmaktalar ki, bu şekilde allaha ortak koşmuş olmaktadırlar. Halbuki tüm bunlar ancak Alemlerin Rabbi olan Allaha yapılacak ,Allah’a layık olan ibadetlerdir


« Son Düzenleme: 04 Ağustos 2008, 08:19:08 ÖÖ 08 Gönderen: abdulhamit » Logged
04 Ağustos 2008, 10:42:33 ÖÖ 10
Üye Bilgileri
nev
Daimi Üye
**

Mesaj Sayısı: 97
Nerden:

Offline
« Yanıtla #8 :»

Bugün de tüm müslüman beldelerin hali budur, mozolelere, türbelere, mezarlara tapmaktadırlar. Ölüler adına  yemin etmekteler, onlara adakta bulunmaktalar, kabirler önünde kurban kesmekteler, ölülerin ruhlarına bağışta bulunmaktalar, onlardan yardım dilemekteler, onlara sığınmaktalar ki, bu şekilde allaha ortak koşmuş olmaktadırlar. Halbuki tüm bunlar ancak Alemlerin Rabbi olan Allaha yapılacak ,Allah’a layık olan ibadetlerdir

sayın abdulhamit peki bizi bu duruma getiren sebep ne olabilir açıklarmısınız
(insanımızın sorgulamadan kabul etmesini neye bağlaya biliriz)
« Son Düzenleme: 04 Ağustos 2008, 10:44:00 ÖÖ 10 Gönderen: nev » Logged

''İnsanların hesaba çekilmeleri yaklaştı. Halbuki onlar gaflet içinde yüz çevirmekteler''  (enbiya1)
04 Ağustos 2008, 01:07:35 ÖS 13
Üye Bilgileri
yıldız
Daimi Üye
**

Mesaj Sayısı: 90
Nerden: BURSA

Offline
« Yanıtla #9 :»

NEV

Alıntı
(insanımızın sorgulamadan kabul etmesini neye bağlaya biliriz)


Bence bu sorunun tek sebebi Kur'an ile yeterince ilişkili olmadığımız içindir. Kur'an bir hayat kitabıdır. Yol göstericidir ve fıtratının sesine kulak veren insanlara yardımcı bir kaynaktır.
Nefsinin ve şeytanın sesine kulak veren insanlar bu sesi dinledikleri ve Kur'anla ilişkilerini kestikleri sürece gerek nefislerini, gerek şeytanı ve gerekse şefaat beledikleri yatırları, mezarları şirk koşmaya devam edeceklerdir.
Peygamber efendimizin de ümmetini şikayet edeceği tek konu "KAVMİNİN KUR'ANI TERK ETMESİDİR".
« Son Düzenleme: 04 Ağustos 2008, 01:08:38 ÖS 13 Gönderen: yıldız » Logged

Dinle ey İsrail!Ey gökler dinleyin, ey yeryüzü kulak ver! RAB’in öfkesi dinmedi, eli kalkmış durumda
04 Ağustos 2008, 03:15:29 ÖS 15
Üye Bilgileri
nev
Daimi Üye
**

Mesaj Sayısı: 97
Nerden:

Offline
« Yanıtla #10 :»

Bence bu sorunun tek sebebi Kur'an ile yeterince ilişkili olmadığımız içindir.

insanlar bu yukarda sayılan şirk kokan davranışları zaten ellerinde kur-an'la yapıyor ve onunla yaşadıklarını düşünüyorlar bu konuyu nasıl onlara açıklamamız gerekli bilemiyorum ve özellikle saçma sapan dinle alakası olmayan sözleri ayetlerden bahseder gibi konuşuyorlar..
« Son Düzenleme: 04 Ağustos 2008, 03:16:00 ÖS 15 Gönderen: nev » Logged

''İnsanların hesaba çekilmeleri yaklaştı. Halbuki onlar gaflet içinde yüz çevirmekteler''  (enbiya1)
04 Ağustos 2008, 03:23:21 ÖS 15
Üye Bilgileri
yıldız
Daimi Üye
**

Mesaj Sayısı: 90
Nerden: BURSA

Offline
« Yanıtla #11 :»

NEV

Alıntı
insanlar bu yukarda sayılan şirk kokan davranışları zaten ellerinde kur-an'la yapıyor ve onunla yaşadıklarını düşünüyorlar bu konuyu nasıl onlara açıklamamız gerekli bilemiyorum ve özellikle saçma sapan dinle alakası olmayan sözleri ayetlerden bahseder gibi konuşuyorlar..


Ellerinde Kur'an olması onu gönüllerine koydukları ve Kur'anla aklettikleri anlamına gelmiyor. Kur'an bence insanı değiştirip Allah'ın kurallarına göre şekillendirebilen tek kitap olduğu için mucizedir. Bu mucizeden faydalanmak isteyenlerde Kur'anı anlamaya çalışır. Senin bahsettiğin kişilerin yaptığı sadece Kur'anı tilavet etmektir.
Logged

Dinle ey İsrail!Ey gökler dinleyin, ey yeryüzü kulak ver! RAB’in öfkesi dinmedi, eli kalkmış durumda
04 Ağustos 2008, 03:27:02 ÖS 15
Üye Bilgileri
nev
Daimi Üye
**

Mesaj Sayısı: 97
Nerden:

Offline
« Yanıtla #12 :»

evet ama bakınız insanlar tefsir sohbetlerine katılıyor oradan çıkıp kaldıkları yerden devam ediyorlar bir yerde eksiklik var ama nerde ...
Logged

''İnsanların hesaba çekilmeleri yaklaştı. Halbuki onlar gaflet içinde yüz çevirmekteler''  (enbiya1)
04 Ağustos 2008, 05:06:35 ÖS 17
Üye Bilgileri
abdulhamit
ALLAH RAHMET EYLESİN
*

Mesaj Sayısı: 2522
Nerden:

Offline
« Yanıtla #13 :»

Alıntı
Nev
sayın abdulhamit peki bizi bu duruma getiren sebep ne olabilir açıklarmısınız
(insanımızın sorgulamadan kabul etmesini neye bağlaya biliriz)
 

Çok güzel bir soru sormuşsunuz ve cevabını da kendiniz vermişsiniz.

Peygamber efendimizin de ümmetini şikayet edeceği tek konu "KAVMİNİN KUR'ANI TERK ETMESİDİR".

evet haklı bir cevab.

Ama nasıl bir terk bu ? Günümüz de dahi bu terk açıkca kendini gösteriyor, terk denilince ne anlıyoruz ?

Ya toptan okumayı da bırakır, yalnız cenazelerde ölünün arkasından okursunuz veya gün gelir ki, artık ona hiç el sürülmez. YA DA

kitabı okur hafız olur ezberleyebilirsiniz de, her gün kuran ile haşir neşir olabilirsiniz de.

Fakat onun verdiği mesajı anlayamıyorsanız ve bu mesajı yanlış değerlendiriyorsanız. işte bu da KURANI TERKTİR. OKUDUĞU HALDE EZBERLEDİĞİ HALDE TERKTİR. ÇÜNKÜ YANLIŞ AMEL ETMEKTEDİR
« Son Düzenleme: 04 Ağustos 2008, 05:44:29 ÖS 17 Gönderen: abdulhamit » Logged
04 Ağustos 2008, 05:09:27 ÖS 17
Üye Bilgileri
abdulhamit
ALLAH RAHMET EYLESİN
*

Mesaj Sayısı: 2522
Nerden:

Offline
« Yanıtla #14 :»

BU ARADA YILDIZ KARDEŞİMİN DE VERDİĞİ CAVAB DA MÜKEMMELDİR.

Ellerinde Kur'an olması onu gönüllerine koydukları ve Kur'anla aklettikleri anlamına gelmiyor. Kur'an bence insanı değiştirip Allah'ın kurallarına göre şekillendirebilen tek kitap olduğu için mucizedir. Bu mucizeden faydalanmak isteyenlerde Kur'anı anlamaya çalışır. Senin bahsettiğin kişilerin yaptığı sadece Kur'anı tilavet etmektir.
Logged
Sayfa: [1] 2 3   Yukarı git
Cevap Yaz Yeni Konu Haberdar Et
Gitmek istediğiniz yer:  

MySQL ile Güçlendirildi PHP ile Güçlendirildi Powered by SMF 1.1.15 | SMF © 2006, Simple Machines XHTML 1.0 Geçerli! CSS Geçerli!
Bu Sayfa 0.077 Saniyede 19 Sorgu ile Oluşturuldu