“Hükümet kaybederse hepimiz kurbanız”

Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.
anasayfa anasayfa giris kayit
  İslami Düşünce Platformu > GÜNDEMDEKİLER > Haberler > Güncel Konular (Moderatör: Yonetim) > “Hükümet kaybederse hepimiz kurbanız”
Kullanıcı Adı: Beni Hatirla?
Şifre:

Sayfa: [1]   Aşağı git
Cevap Yaz Yeni Konu Haberdar Et
Gönderen Konu: “Hükümet kaybederse hepimiz kurbanız”  (Okunma Sayısı 259 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
01 Ağustos 2008, 11:42:49 ÖÖ 11
Üye Bilgileri
heska
Aktif Üye
***

Mesaj Sayısı: 353
Nerden:

Offline
« :»


 
Afet Ilgaz
Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor
Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap
 01.08.2008 
 
 
 Bu sözler benim değil. İngiliz gazetesi “The İndependent”te yazan birine ait. Adı Adrian!

ABbizim iç hukuk işimizle neden bu kadar ilgileniyor diye düşünürsek, buna vereceğimiz cevap ne olacak?

“Demokrasinin ruhu için acı güç mücadelesi”ymiş yazarın kaygısı. Bunların Haçlılar olduğu gerçeğinde eğer bir kuşkumuz yoksa ve Irak’a da “demokrasi” götürmek için (!) gittiklerini hatırlarsak, bu kaygının ne olduğunu anlayabiliriz.

Çarşamba günkü yazımda MOSSAD’ı ve Sionizmi unuttuğumuzu yazmıştım. Buna bağlı olarak, yürütülen politikaya hep değiniyorum. İstihbaratımıza kadar sızmış hatta çeşitli anlaşmalarla içine girmiş yabancı istihbarat çalışmalarına ise yıllardır dikkat çekerim.

Biz unutuyoruz ama onlar unutmuyorlar. Biz Sionizmi unutuyoruz ama Sionist plan işliyor. AB’nin ve ABD’nin Sionist lobileri hiç hız kesmiyor.

Bunlar Afganistan’ı ve Irak’ı demokrasi getireceğiz aldatmacası veya bahanesiyle perişan ettiler. Şimdi İran ve Türkiye üzerinde işlem yapıyorlar. Gazeteler “Kıbrıs gitti diyor” diye başlık atıyor. Ermenistan’a kök söktüren Türk Tarih Kurumu Başkanı işlevsizleştiriliyor. Arz-ı Mevud haritalarını ne çabuk unuttuk?

Erbakan Hoca’nın Sakallı Hüsnü, Ampul Kemal diye, artık açık açık feryat edişinin, 22 Temmuz seçimlerinde, ileri yaşına rağmen halka seslenişinin hikmetini, sebebini, anlamını ne çabuk unuttuk?

***

Şimdi çarşamba günü temas ettiğim ikinci konu hakkında biraz daha bilgi vereceğim. Bunları ben de bilmiyordum.

“Gümüşhanevi Tekkesi kurucusu Ziyaüddin Efendi’nin nasıl millî bir ferasetle, Büyük Reşit Paşa’nın imzaladığı ticaret anlaşmasına karşı, siyaset geliştirdiğini anlatmıştım o yazıda. Şimdi devam edeyim.

“Osmanlı ve Cumhuriyet bürokratlarının, öğretim üyelerinin, üniversite öğrencilerinin bu dergâha gitmelerinin nedenleri arasında, bu “millî duruş”un payı yok mu sanıyorsunuz?”

***

“Osmanlı’da kurulan bu “millî sandıklar” Cumhuriyet’te fabrikaya dönüştü. Sonraki şeyhlerden Mehmet Zahit Kotku Hz.nin öncülüğünü yaptığı tarımsal sulamada kullanılan 5-15 beygir gücünde pompa üreten “Gümüş Motor” fabrikasının kurulmasına işte bu perspektiften bakmamız gerekiyor.”

***

Bir örnek vermeme izin verin. Bu dergahın önemli silsilelerinden biri de Ömer Ziyaüddin’dir. Kendisi daha ziyade hukuk açısından dergaha katkı yapmıştı ki, hazırladığı bir anayasa taslağı (bugün tek sureti Washington kütüphanesindedir) Atatürk tarafından görüldüğünde “Ben böyle adamlar arıyorum” deyip onu arattırdığında Hakk’ın rahmetine kavuşmuştu.” Kaynak, (Siz Kimi Kandırıyorsunuz, S. Yalçın)


Kapatma dâvâsı

Bu yazı, “kapatma” dâvâsının sonucu açıklanmadan önce yazılmıştı. Bu kadar çabuk sonuçlanacağını, kulislerde dolanmadığım için, bilmiyordum. Memlekete hayırlı olur inşaallah! AKP sevinmeyi bırakıp yüklendiği yeni sorumluluğu düşünmeli. Çünkü sevinenler sadece kendileri değil, Haçlılar da çok sevindiler. Onlar neden seviniyorlar? Türkiye’nin demokrasisini çok mu umursuyorlar?

Şu da var unutulmaması gereken; dünya sisteminin çökmekte oluşu. Türkiye’de, kimi yerlerde, aylıkların bile üç ay geriden, o da zar-zor ödenmesi. Esnafın, tüccarın, sanayicinin, işadamının, işçinin, memurun, özellikle çiftçinin kan ağlamakta oluşu...

Bu işe en çok Adrian sevinmiştir. Adrian’ın neden sevindiğini anlayamazsanız, yazımın başlığına bakın!
 
 
Logged
01 Ağustos 2008, 11:45:29 ÖÖ 11
Üye Bilgileri
heska
Aktif Üye
***

Mesaj Sayısı: 353
Nerden:

Offline
« Yanıtla #1 :»

Artık MOSSAD’ı, Siyonizmi unuttuk 
 
Afet Ilgaz
Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor
Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap
 30.07.2008 
 
 
 Söylendiğine göre, 1 milyondan fazla bir sayıya ulaşmış dinlemeler. İyi, güzel de, âlemin tuvalet periyodlarını bile tesbit eden bu dinlemeler neden Güngören bombacılarını dinleyip önleyemedi?

Türkiye’nin şu “Ergenekon” efsanesine odaklaşması sağlıklı bir süreç olamadı. At izi, it izine karıştı derler ya, ona benzer bir şey oldu.

***

Biz, ne güzel, eskiden bir terör eylemi olduğu zaman bunu MOSSAD, CIA, M16’ya bağlar, tahliller yapardık. Şimdi yaptığımız tahliller çöpe mi gitti? Meğer herşeyi Ergenekon efsanesi yapmış. Sionizm falan fasarya! Artık Sionizm’den bahseden de kalmadı. Dünyanın en düşman düşmanı Ergenekon efsanesi.

Ben meselâ Harun Yahya’nın “Yeni Masonik Düzen” kitabında Uğur Mumcu suikastinin Ergenekon değil İsrail ajanları tarafından Hayfa’dan gece botlarla gelip Türkiye sahillerine çıktıkları bir plan dahilinde yapıldığını okumuştum. Bunu dönemin Adalet Bakanı Şevket Kazan Bey de anlatıyordu. Kitap yanımda olmadığı için şimdi tam bilgi veremiyeceğim ve sayfa da gösteremiyeceğim.

***

Aylardır “terör” lâfı ediliyor ve bunun arkasındaki bir yapılanmadan bahsediliyor. Şimdi bu terör eyleminin neyle ilişkilendirileceği bellidir. Dedim ya, artık yabancı servisler rahatladı. Oysa Türkiye’de binlerce  ABD, İsrail, İngiliz ajanının cirit attığını muhalif, muvafık herkes bilir. Bunların “istasyonları” bile vardır ve bunlar, hiç fütursuz, başkentte dahi icra-i faaliyet ederler.

***

Bu bahse gene döneceğe benziyoruz. Bense bugün, başka bir konuya parmak basacaktım.Ön yargıları kırmak ve kavramlara açıklık getirmek adına, Soner Yalçın’ın “Siz Kimi Aldatıyorsunuz?” adlı kitabından bir bölüm alacağım. Bu bölümün başlığını “MilliciBir İslâm” koyabiliriz

“Sadrazam Reşit Paşa, yakın arkadaşı, İngiliz elçisi Lord Canning ile İstinye’deki yalısında, Osmanlı-İngiltere Ticaret anlaşmasını imzaladı. Bu ticari anlaşmalarla Osmanlı devleti dış ticaretteki tekel düzenini yıktı. “İthalat” önündeki başta vergiler olmak üzere tüm engelleri kaldırdı. Özetle, Osmanlı pazarı, ucuz ithal mallar cenneti yapıldı. Bu anlaşmalarla Osmanlı pazarına yabancı sermaye, yabancı bankalar ve borsa girdi.

***

Ahmet Ziyaüddin Efendi (Gümüşhanevi tekkesi kurucusu), Osmanlı pazarının yabancı sermayenin eline geçmesini engellemek, gelen yabancı bankaları fonksiyonsuz bırakmak ve yerli sermaye birikimi oluşturmak için yardım sandıkları kurdu. Amacı, yabancı sermayeye karşı yerli ulusal sermayeyi güçlendirmekti. Bu nedenle, iş kurmak isteyen yetenekli kişilerle, ortaklık yoluyla şirketler kurdu.

Nakşibendilik ve tarikatler hakkında sağlam bilgi ve araştırma yapmadan bunları suçlayıcı, tek yanlı konuşmalar yapmanın yanlış olduğunu gösteren bu bilgilere, inşaallah gelecek yazıda devam edeceğim
 
 
Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
Cevap Yaz Yeni Konu Haberdar Et
Gitmek istediğiniz yer:  

MySQL ile Güçlendirildi PHP ile Güçlendirildi Powered by SMF 1.1.16 | SMF © 2006, Simple Machines XHTML 1.0 Geçerli! CSS Geçerli!
Bu Sayfa 0.218 Saniyede 20 Sorgu ile Oluşturuldu