4- Bakara Suresi 8-20

Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.
anasayfa anasayfa giris kayit
  İslami Düşünce Platformu > KUR´AN-I KERİM (Bilgi Platformu) > Tefsir Sohbetleri > 4- Bakara Suresi 8-20
Kullanıcı Adı: Beni Hatirla?
Şifre:

Sayfa: [1]   Aşağı git
Cevap Yaz Yeni Konu Haberdar Et
Gönderen Konu: 4- Bakara Suresi 8-20  (Okunma Sayısı 1199 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
13 Mart 2008, 12:30:53 ÖÖ 00
Üye Bilgileri
maxpayna
Genel Yönetici
*

Mesaj Sayısı: 3638
Nerden: ankara

WWW Offline
« :»


8.    İnsanlardan, inanmadıkları halde, "Allah'a ve ahiret gününe inandık" diyenler de vardır.
9.    Bunlar Allah'ı ve mü'minleri aldatmaya çalışırlar. Oysa sadece kendilerini aldatırlar da farkında değillerdir.
10.  Kalplerinde münafıklıktan kaynaklanan bir hastalık vardır. Allah da onların hastalıklarını artırmıştır. Söyledikleri yalana
      karşılık da onlara elem dolu bir azap vardır.
11.  Bunlara, "Yeryüzünde fesat çıkarmayın" denildiğinde, "Biz ancak ıslah edicileriz!" derler.
12.  İyi bilin ki, onlar bozguncuların ta kendileridir. Fakat farkında değillerdir.
13.  Onlara, "İnsanların inandıkları gibi siz de inanın" denildiğinde ise, "Biz de akılsızlar gibi iman mı edelim?" derler.
      İyi bilin ki, asıl akılsızlar kendileridir, fakat bilmezler.     
14.  İman edenlerle karşılaştıkları zaman, "İnandık" derler. Fakat şeytanlarıyla (münafık dostlarıyla) yalnız kaldıkları zaman,
      "Şüphesiz, biz sizinle beraberiz. Biz ancak onlarla alay ediyoruz" derler.    
15.  Gerçekte Allah onlarla alay eder (alaylarından dolayı onları cezalandırır); azgınlıkları içinde bocalayıp dururlarken
      onlara mühlet verir.    
16.  İşte onlar, hidayete karşılık sapıklığı satın almış kimselerdir. Bu yüzden alışverişleri onlara kâr getirmemiş ve (sonuçta)
      doğru yolu bulamamışlardır.    
17.  Onların durumu, (geceleyin) ateş yakan kimsenin durumuna benzer: Ateş tam çevresini aydınlattığı sırada Allah ışıklarını
      yok ediverir de onları göremez bir şekilde karanlıklar içinde bırakıverir.    
18.  Onlar, sağırdırlar, dilsizdirler, kördürler. Artık (hakka) dönmezler.    
19.  Yahut onların durumu, gökten yoğun karanlıklar içinde gök gürültüsü ve şimşekle sağanak halinde boşanan yağmura
      tutulmuş kimselerin durumu gibidir. Ölüm korkusuyla, yıldırım seslerinden parmaklarını kulaklarına tıkarlar. Oysa Allah,
      kâfirleri çepeçevre kuşatmıştır.    
20.  Şimşek neredeyse gözlerini alıverecek. Önlerini her aydınlatışında ışığında yürürler. Karanlık çökünce dikilip kalırlar. Allah
      dileseydi, elbette onların işitme ve görme duyularını giderirdi. Şüphesiz Allah her şeye hakkıyla gücü yetendir.


Logged
13 Mart 2008, 12:40:11 ÖÖ 00
Üye Bilgileri
maxpayna
Genel Yönetici
*

Mesaj Sayısı: 3638
Nerden: ankara

WWW Offline
« Yanıtla #1 :»

arkadaşlar yeni ayet grubumuz bakara suresi 8 ila 20 ayetler arası.

bakara suresinin 1-5 ayetleri müminleri 6-7 ayetleri kafirleri 8-20 ayetleri ise münafıkları tasvir etmektedir....

dikkatimi çeken nokta ise müminler 3 ayetle kafirler 2 ayet ile anlatılırken münafıklara 13 ayette yer verilmiştir.

demekki münafık kavramı üzerinde durmamız gerekmektedir.

konu bütünlüğünü dikkate aldığımız için de bu başlıktaki ayet sayısı çok oldu.

bizler de inşallah yavaş yavaş ve derinlemesine bu ayetler üzerine tefekkür eder hayırlı paylaşımlarda bulunuruz.

içinde yaşadığımız toplum göz önüne alınırsa bu kavramı teoriden pratiğe yansıtarak iyi tahlil etmeliyiz.........
Logged
13 Mart 2008, 12:46:12 ÖÖ 00
Üye Bilgileri
sahra
Süper Aktif Üye
****

Mesaj Sayısı: 1144
Nerden:
Ruhun derdi içinde ve kaçamaz kendi kendinden


WWW Offline
« Yanıtla #2 :»

rabbim bildiklerimizle amel etmeyi,
amelimizle ruhumuzu teslim etmeyi nasip etsin,
allah razı olsun cümlenizden
Logged

Balçıkla karışınca,ruhun duruluğu kalmadı...
23 Mart 2008, 02:37:15 ÖS 14
Üye Bilgileri
pambuli
Ziyaretçi
« Yanıtla #3 :»

Münafıklar sana geldikleri zaman: “Biz şahadet ederiz. Muhakkak ki sen, gerçekten Allah'ın Resûl'üsün.” dediler. Ve Allah, muhakkak ki senin, gerçekten Kendisinin Resûl'ü olduğunu biliyor. Ve Allah şahadet eder ki, münafıklar gerçekten yalancıdırlar. (El-Munafikun 1)

Yeminlerini bir kalkan edinip de Allah yolundan yüz çevirmektedirler.Doğrusu bunlar ne fena yapıyorlar!...(El-Munafikun 2)

Bu kötü halleri şundan: Çünkü onlar görünüşte iman ettiler, sonra (kalpleri ile) inlar ettiler. Bu Yüzden kalpleri mühürlenmiş de artık anlamaz olmuşlardır onlar.(El-Munafikun 3)
Onları gördüğün zaman onların cesameti (görünüşleri) seni hayran bırakır. Ve eğer konuşurlarsa, onların sözlerini dinlersin, onlar sanki duvara dayalı kütükler gibidirler. Her sayhayı (gürültüyü) kendi üzerlerine (aleyhlerine) sanırlar. Onlar düşmandırlar. Artık onlardan hazer et (sakın), Allah onları helâk etsin (kahretsin), nasıl da döndürülüyorlar.(El-Munafikun 4)
Allah'ın, içlerinde gizlediklerini ve fısıltılarını bildiğini ve Allah'ın gaybleri çok iyi bilen olduğunu bilmediler mi? (Et-Tevbe 78)
Onların kalplerinde (batılı sevme, maddeperestlik, şüphe, münafıklık ve küfür gibi) bir tür hastalık vardır. Allah da onların (bu) hastalığını artırmıştır. (İnanıyoruz diye) yalan söylediklerinden dolayı onlara dayanılmaz (ıstıraplar veren) bir azap vardır. (El-Bakara)

Kendilerine: "Yeryüzünde (Allah'ın emirleri dışına çıkarak) sakın fesat çıkarmayın (bozgunculuk yapmayın)!" denildiği zaman: "Bizler sadece düzeltenleriz" derler. (El-Bakara 11)
 İyi bilin ki, (Allah'ın hükümlerini beğenmeyip aykırı hareket ettiklerinden dolayı toplumda) asıl bozguncu onlardır. Fakat (bunun) farkında değildirler.(El-Bakara12)
Gerçekte Allah onlarla alay eder (alaylarından dolayı onları cezalandırır); azgınlıkları içinde bocalayıp dururlarken onlara mühlet verir. (El-Bakara15)
İşte onlar, hidayete karşılık sapıklığı satın almış kimselerdir. Bu yüzden alışverişleri onlara kâr getirmemiş ve (sonuçta) doğru yolu bulamamışlardır.(El-Bakara 16)
Onların durumu, (geceleyin) ateş yakan kimsenin durumuna benzer: Ateş tam çevresini aydınlattığı sırada Allah ışıklarını yok ediverir de onları göremez bir şekilde karanlıklar içinde bırakıverir. (El-Bakara17)
Onlar, sağırdırlar, dilsizdirler, kördürler. Artık (hakka) dönmezler. (El-Bakara18)
İnsanların kimi de vardır ki, ne bilgiye, ne delile,ne de aydınlatıcı bir kitaba dayanmaksızın Allh'ın dini hakkında mücadele eder. (El-Hac8)
Allah yolunda şaşırtmak için (azamet ve kibirle) boynunuzu bükerek de bunu yapar. Dünyada ona rüsvaylık vardır. kıyamet günü ise, ona cehennem azabını tattıracağız (El-Hac9)
Ve insanlardan kimi de vardır ki, Allah'a [imanla küfrün] sınır[ın]da  kulluk eder; öyle ki, başına bir iyilik gelse, O'ndan hoşnut olur; ama başına sınayıcı bir güçlük gelse hemen bütünüyle yüz çevirir,  ve böylece dünyayı da, ahireti de kaybeder; zaten, hiçbir şeyle kıyaslanamayan kayıp da gerçekte budur! (El-Hac11)
Onlardan çoğunu, günah işlemede, düşmanlıkta ve haram yemede yarış ederken görürsün. Bu yaptıkları şeyler ne kötüdür! (El-Maide62)
İşte onlar, Allah'ın lanetlediği, kulaklarını sağır, gözlerini kör ettiği kimselerdir. (muhammed23)
Ey Muhammed! Eğer biz dileseydik onları sana gösterirdik. Sen de onları yüzlerinden tanırdın. Andolsun ki, sen onları sözlerinin üslubundan da tanırsın. Allah ise bütün yaptıklarınızı bilir. (muhammed30)
Onların ne malları, ne de evlatları seni imrendirmesin. Allah, onları dünyada bunlarla cezalandırmayı ve canlarının kâfir olarak çıkmasını murad ediyor, başka değil. (Et-Tevbe85)
Kazandıkları günahın cezası olarak, artık az gülsünler, çok ağlasınlar. (Et-Tevbe82)
Rabbi tarafından apaçık bir delil üzerinde bulunan kimse, kötü işleri kendisine güzel gösterilmiş de heveslerinin peşine düşmüş kimseler gibi olur mu? (muhammed14)
Allah, elbette (O'na gönülden) iman edenleri de, iki yüzlüleri de bilir. (El-Ankebut 11)
Ey peygamber! Allah'tan kork, kâfirlere ve münafıklara itaat etme. Muhakkak ki Allah her şeyi bilir, hüküm ve hikmet sahibidir. (El-Ahzab 1)
Hikmet Taşkın konularına göre Kur'an'ı Kerim Meâli
Logged
24 Mart 2008, 05:57:57 ÖS 17
Üye Bilgileri
Aysegul
Emektar Yönetici
*

Mesaj Sayısı: 3265
Nerden: Bursa

WWW Offline
« Yanıtla #4 :»

8.    İnsanlardan, inanmadıkları halde, "Allah'a ve ahiret gününe inandık" diyenler de vardır.

kendilerini inanıyor zannedenler..

münafıklar zümresi..

inkar eden insanlar
kendisini inanıyor zannedip, Allah'ın tanımına göre mü'min değildirler..


9.    Bunlar Allah'ı ve mü'minleri aldatmaya çalışırlar. Oysa sadece kendilerini aldatırlar da farkında değillerdir.
10.  Kalplerinde münafıklıktan kaynaklanan bir hastalık vardır. Allah da onların hastalıklarını artırmıştır. Söyledikleri yalana
      karşılık da onlara elem dolu bir azap vardır.


Allah onların kulaklarını / gözlerini / kalplerini mühürlemiştir..

neden?

kendi hastalıkları
kalplerinin hastalıkları
kendi eylemlerinden oluşur.

hasta olmayı kendileri tercih etmiştir.

Allah tedavi imkanını aldığı için (ürettikleri inanç) hastalıkları ilerlemiştir.

inançsızlık --> cehennem azabından beter bir azabdır.

onları müthiç bir azab beklemektedir.
yalanlarından dolayı
yalanlamalarından dolayı..

hem başkalarına
hem kendilerine yalan söylüyorlar..

iman etmiş gibi kendilerini görerek, kendilerine yalan söylüyorlar..


11.  Bunlara, "Yeryüzünde fesat çıkarmayın" denildiğinde, "Biz ancak ıslah edicileriz!" derler.

ıslah ediyoruz
yani düzeltiyoruz derler

fesat çıkarmayın denildiğinde

-işgal ederler
-siyasal anlamda
-kültürel anlamda
-askeri anlamda
-çağdaşlık
-ilericilik
-kalkınma

derler..

aman haa 
kesinlikle iyi bilin ki!

12.  İyi bilin ki, onlar bozguncuların ta kendileridir. Fakat farkında değillerdir.

kendileri,
kendilerini tanımıyorlar..
yaptıklarının farkında değiller..
biz düzeltiyoruz derler belki samimidirler..
ama
hem bizi
hem de kendilerini kandırıyorlar..
yanlış hüküm veriyorlar
düzeni sağladıklarına inanıyorlarsa
kendilerini de kandırıyorlar
bu yüzden farkında değiller..


13.  Onlara, "İnsanların inandıkları gibi siz de inanın" denildiğinde ise, "Biz de akılsızlar gibi iman mı edelim?" derler.
      İyi bilin ki, asıl akılsızlar kendileridir, fakat bilmezler.
     


müslümanlara karşı: biz de adam gibi inanıyoruz derler..
kendi (yandaşlarının yanında) aralarında: şu inanan beyinsizler gibi mi inanacağız.. şu ayak takımı gibi mi? derler..

dikkat edin ki, onlar beyinsizlerin ta kendileridirler.
lakin bilmiyorlar.


14.  İman edenlerle karşılaştıkları zaman, "İnandık" derler. Fakat şeytanlarıyla (münafık dostlarıyla) yalnız kaldıkları zaman,
      "Şüphesiz, biz sizinle beraberiz. Biz ancak onlarla alay ediyoruz" derler.
   


biz sizinle beraberiz
biz onlarla değiliz
biz onlarla dalga geçiyoruz
onları alaya alıyoruz... derler.

Allah onların alaylarına karşılık verir / verecek..


15.  Gerçekte Allah onlarla alay eder (alaylarından dolayı onları cezalandırır); azgınlıkları içinde bocalayıp dururlarken
      onlara mühlet verir.    
16.  İşte onlar, hidayete karşılık sapıklığı satın almış kimselerdir. Bu yüzden alışverişleri onlara kâr getirmemiş ve (sonuçta)
      doğru yolu bulamamışlardır.
   

yani bu ticaret sonunda herhangi bir getiri yoktur.
kar etmemiştir.
doğru yolu da bulacak değillerdir..

bu ayetlerde ifade edilen insan tipi: adeta kendi kendisini ve başkalarını anlatan hem kendisine yabancı, hem Allah'a yabancı bir insan tipidir.

kendisine yabancılaşmış çünkü
kendisini tanımıyor.
kendisini tanısa belki Allah'ıda tanıyacak..
kendisi hakkında yanlış/isabetsiz hüküm veriyor..
ve aynı zamanda zalim.. (haksız kararları nedeniyle)

kendisini olmayan bir yerde gösteriyor ve görüyor.
tabiki Allah'a da yabancı..

çünkü hakikati öğrenmek için bir çaba, bir gayret yok.

*bilmediğini bilenler birgün öğrenirler.
*ama bildiğini zannedenler hiçbir zaman öğrenemeyecekler.
*inanmıyorum diyenler, birgün inanabilirler..
*ancak Allah'ın tanımına göre mü'min olmadığı halde kendisini inanıyor zannedenler ebediyen inanmayacak..

işte mühürlenmek budur.
işte perdelenmek budur.

işte bu ayetler bu tipi çiziyor.

inanmadığının dahi farkında olmayan bu nasipsiz tipin
ruh heyecanlarını / içinde kopan fırtınaları Allah şu ayetlerle anlatıyor:


17.  Onların durumu, (geceleyin) ateş yakan kimsenin durumuna benzer: Ateş tam çevresini aydınlattığı sırada Allah ışıklarını
      yok ediverir de onları göremez bir şekilde karanlıklar içinde bırakıverir.
   

onu karanlık içerisinde bırakır.
ayetin çizdiği müthiş tabloyu, adamı düşünelim.

vahiy inmeden önce heryer kapkaranlık..
kapkaranlık bir göz/kulak/kalp..

ışık olması lazım
vahyin aydınlatması ki
o aydınlıkla gözlerinin kör olmasıdır asıl..
ışık körü oluyorlar aydınlığın müthişliğinden..

karanlık vardı
göz göremiyordu
ışık var
bu sefer görecek göz yok


18.  Onlar, sağırdırlar, dilsizdirler, kördürler. Artık (hakka) dönmezler.    

bu ayette adamın tanımı yapılıyor.
ya da bu adamın durumuna başka bir pencere açıyor..

19.  Yahut onların durumu, gökten yoğun karanlıklar içinde gök gürültüsü ve şimşekle sağanak halinde boşanan yağmura
      tutulmuş kimselerin durumu gibidir. Ölüm korkusuyla, yıldırım seslerinden parmaklarını kulaklarına tıkarlar. Oysa Allah,
      kâfirleri çepeçevre kuşatmıştır.
   

manzara gerçekten müthiştir.
muhatabının kalbindee aslında çok güzel bir benzetme..
Araplarda yağmur yılda az da olsa 2 kere falan yağar..
az gören araplar (şimşek-yağmur)

benzetmenin müthişliği..

aslında tüm insanlığa hitap eder..

kulakları kapamak..
yağmurun, şimşeğin ortasında kalmak..
sese kulak tıkamak.. ki o kadar yüksek bir ses..
gerçeğe sırtını çevirmek..

akıbeti onu gelip bulur..
ne kadar yüz çevirsede..

20.  Şimşek neredeyse gözlerini alıverecek. Önlerini her aydınlatışında ışığında yürürler. Karanlık çökünce dikilip kalırlar. Allah
      dileseydi, elbette onların işitme ve görme duyularını giderirdi. Şüphesiz Allah her şeye hakkıyla gücü yetendir.



Mustafa İslamoğlu
Tefsir Dersi Notlarından..
« Son Düzenleme: 24 Mart 2008, 06:24:49 ÖS 18 Gönderen: Aysegul » Logged
06 Kasım 2008, 02:13:44 ÖS 14
Üye Bilgileri
FECR
Genel Yönetici
*

Mesaj Sayısı: 2160
Nerden:
Selam Hidayete Tabi Olana


WWW Online
« Yanıtla #5 :»

Bakara 8-20.ayetler üzerinde niye az durulmuş,anlayamadım.Halbuki bu ayetlerin iyice irdelenmesi lazımdı.
Tekrar gündeme alınması için bu mesaj Smiley
Logged

Selam Hidayete Tabi Olanlara

Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor
Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap
06 Kasım 2008, 02:30:06 ÖS 14
Üye Bilgileri
Aysegul
Emektar Yönetici
*

Mesaj Sayısı: 3265
Nerden: Bursa

WWW Offline
« Yanıtla #6 :»

çok iyi etmişsiniz Karine kardeşim. Smiley
Logged
06 Kasım 2008, 03:27:41 ÖS 15
Üye Bilgileri
FECR
Genel Yönetici
*

Mesaj Sayısı: 2160
Nerden:
Selam Hidayete Tabi Olana


WWW Online
« Yanıtla #7 :»

Bakara 8-20.ayetlerini anlayabilmemize yardımcı olacak kelime ve kavramlar şunlardır:
-İnsanların sadece sözle iman ettik demelerinin Allah katındaki yeri
-Gerçek imanın ne olması gerektiği
-Allah'ı ve müminler nasıl aldatmaya çalışırlar
-İnsanın bazı şeylerin farkında olamaması
-Kalplerinde hastalık olmasının anlamı nedir?
-Allahın o kimselerin hastalığını artırması ne anlam ifade ediyor?
-Vahyi tekzib etmenin-yalanmanın sonucu:elim olan azab
-Fesad ve mufsid kavramı
-Muslih-düzelticiler kavramı
-Mufsidlerin kendileri muslih kabul etmeleri
-Mufsidler tarafından iman edenlerin beyinsiz olarak nitelendirilmesi
-İnsanların beyinsizliğinin-sufeha olmasının farkında olmaması veya kendini beysinsizler sınıfına koymaması
-Zahirde müminlerin yanında mümince görünmeleri,müminlerin dışındaki insanlarla-şeytanlaşmışlarla birlikte olduklarında "Biz onlarla alay için onların içindeyiz" demeleri
-Tuğyan kavramı
-Hidayet kavramı
-Dalalet kavramı
-Hidayet karşılığında dalaleti satın almak
-Ticarette nasıl kâr edileceği
-Hidayette olmayanların durumu
-Kuranın mesel-örnek vermekteki amacı
-İnsanların gözlerinin görmemesi,kulaklarının sağır olması,dilsiz olmalarının nedeni:Vahye karşı tutumunundan dolayı

-İkilem içerisinde yaşayan insanların durumu
-Allahın dilemesi nasıl olur
-Allahın her şeye kadir olması

-
Logged

Selam Hidayete Tabi Olanlara

Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor
Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap
Sayfa: [1]   Yukarı git
Cevap Yaz Yeni Konu Haberdar Et
Gitmek istediğiniz yer:  

MySQL ile Güçlendirildi PHP ile Güçlendirildi Powered by SMF 1.1.15 | SMF © 2006, Simple Machines XHTML 1.0 Geçerli! CSS Geçerli!
Bu Sayfa 0.083 Saniyede 21 Sorgu ile Oluşturuldu