Neden ve Niçin Namaz?

Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.
anasayfa anasayfa giris kayit
  İslami Düşünce Platformu > İSLAMİ BİLGİLER (Bilgi Platformu) > İslam´ın Şartları > Namaz > Neden ve Niçin Namaz?
Kullanıcı Adı: Beni Hatirla?
Şifre:

Sayfa: [1]   Aşağı git
Cevap Yaz Yeni Konu Haberdar Et
Gönderen Konu: Neden ve Niçin Namaz?  (Okunma Sayısı 477 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
26 Şubat 2008, 12:18:27 ÖS 12
Üye Bilgileri
HaYRuN_NiSa
Daimi Üye
**

Mesaj Sayısı: 56
Nerden:

WWW Offline
« :»

Şu anda bizde, tıpkı o çocuk gibi bir ananın karnındayız. 9 ay, 9 sene veya 90 sene sonra bir başka dünyaya doğacağız. O dünyanın adı ahiret. Biz şu anda dünya anamıza maddi hortumlarla, midemiz ile bağlı durumdayız.

Resimlerin Görüntülenmesine İzin Verilmiyor
Resimleri Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap
Anne karnındaki bir çocuğun ağzı vardır, gözü vardır, kulağı vardır, eli vardır, ayağı vardır. Bütün aza ve cihazatı tam tekmil verilmiştir. Halbuki bunların hiçbirine orada lüzum yoktur. Orada çocuk, gıdasını, göbeğinden annesine bağlı bir hortumla almaktadır.

Simdi bu çocuk:

—Ya Rabbi! dese, şu hortum bana yetmektedir. Pekiyi şu ağza, şu göze, şu kulağa, şu ele, şu ayağa ne lüzum vardı. Hiçbir işe yaramamaktadırlar?

Herhalde 'dan şöyle bir cevap alacağı muhakkak:

— “Acele etme kulum, aklın almadığı şeye de burnunu sokma. Sen kısa bir müddet sonra öyle bir âleme gideceksin ki burada 'her şeyim' dediğin hortum, orada hiçbir şeye yaramayacak, kesilip atılacak. Lüzumsuz sandığın ağız, göz, kulak gibi şeylerde en lüzumlu cihaz durumuna geçecek.”


Resimlerin Görüntülenmesine İzin Verilmiyor
Resimleri Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap

O çocuk bu gerçeklere inanmasa ve bir inkârcı olarak dünyaya gelse hakikaten hortumun işe yaramadığını, ebenin onu kesip kaldırıp attığını; lüzumsuz sandığı ağız, göz gibi cihazların devreye girdiğini, onlarsız olunmayacağını görse utanır mı, utanmaz mı? İnanmadığı için dizlerini döver mi, dövmez mi?

Şu anda bizde, tıpkı o çocuk gibi bir ananın karnındayız. 9 ay, 9 sene veya 90 sene sonra bir başka dünyaya doğacağız. O dünyanın adı ahiret. Biz şu anda dünya anamıza maddi hortumlarla, midemiz ile bağlı durumdayız.

Eğer biz:

—“İşte geçinip gidiyoruz. Ya Rabbi! Şu Namaza, oruca, hacca, zekâta, dine, imana, İslam’a ne lüzum vardı?” Dersek Rabbimizden söyle bir cevap alacağımız muhakkak!

— “Ey kullarım! Kısa bir müddet sonra bu dünyadan çıkacaksınız. Öyle bir âleme götürüleceksiniz ki orada 'her şeyim' dediğiniz bu maddi hortumların hiçbiri işe yaramayacak. Lüzumsuz sandığınız namaz gibi, zekât gibi, hac gibi ibadetler de en lüzumlu şeyler durumuna geçecek. Orada insanlara arabasına, parasına, servetine ve suretine göre değil; kalbine ameline ve ibadetine, namazına göre değer verilecek.

Yani namazınız, zekâtınız, orucunuz, haccınız, hayır hasenatınız, ahirette sizin için her şey olacak. El olacak, ayak olacak, dil olacak, dudak olacak, villa olacak, havuz olacak, senet olacak, berat olacak, uçak olacak, sonu olmayan zenginlik ve saadet olacak kısaca Cennet olacak.

Eğer biz bilgiçlik eder, fen ve teknik asrında olduğumuzla şımarır, Rabbimizin hikmet lisanıyla buyurduğu bu gerçekleri kabul etmez, ibadetsiz bir tembel veya bir inkârcı olarak ahirete gider, gerçekleri görürsek utanmaz mıyız? Hakikaten her şeyim dediğimiz hortumlarımızın, yani arabamızın, apartmanımızın, paramızın, pulumuzun hiçbir işe yaramadığını müşahede ederek, ibadetlerin her şey olduğunu anlasak o anne karnında ağzı lüzumsuz gören çocuk gibi mahcup olmaz mıyız? Dizlerimizi dövmez miyiz? Keşke inansaydık, keşke namazımızı kılsaydık, orucumuzu tutsaydık, zekatımızı tam verseydik,  için yasasaydık, eşsiz insan şanlı Peygamber Hz. Muhammed ( s.a.v)'in yolunda yürüseydik demez miyiz?



Resimlerin Görüntülenmesine İzin Verilmiyor
Resimleri Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap

Pişman olacağın, dizlerini döveceğin o gün gelmeden aklını başına al...

"Niçin NAMAZ" kitabından...

Vehbi Karakaş
Logged

[img]http://img239.imageshack.us/img239/6913/x1pcj
26 Şubat 2008, 02:09:28 ÖS 14
Üye Bilgileri
bbetull
bbetull
Genel Yönetici
*

Mesaj Sayısı: 1500
Nerden:

Offline
« Yanıtla #1 :»

Konuyu dağıtıcağım fakat sonra toplarım  Smiley
Bu görüntüler yiğenimin ilk ultrasonda gördüğüm zamanı ve doğduğu günü anımsattı.
Ultrasonda ki resminde ismini mercimek koymuştum.
Doğduğunda inanamamıştım.O  bir mucizeydi.Onu ilk gördüğümde ağlamaya başlamış ve 12 saat boyunca susmaksızın uyuya kalancaya kadar ağlamıştım.Rabbimiz size ufacık korunmazsız bir şeyi emanet ediyor.Sonra büyüyor / büyüyoruz.Bizden istediklerini ve dünyaya geliş anımızı düşünerek değerlendirelim.ve
Alıntı
Pişman olacağın, dizlerini döveceğin o gün gelmeden aklını başına al...
« Son Düzenleme: 26 Şubat 2008, 02:10:40 ÖS 14 Gönderen: bbetull » Logged
26 Şubat 2008, 05:34:01 ÖS 17
Üye Bilgileri
serender
Genel Yönetici
*

Mesaj Sayısı: 4225
Nerden: Rize
Dosdoğru ol!


Offline
« Yanıtla #2 :»

betül kıskanmadım desem yalan olurdu.Smiley
adı ne peki yeğeninin (ve resmini bana yolla.. lütfennn)

niçin namaz? nedne namaz mı yoks aillaki namaz mı?
ne zamandır aklımdaydı sormak konuşmak istiyordum bu başlıkta  dillendirmiş olayım.

namazda tedricilik caizmidir. yani hani çocuklard ayapıyoruz abdestsiz kıldırıyoruz vs. ya yeni başlayanlarda önce iki vakit abdestsiz sonra sadece farzlar vs.. olabilir mi acaba
hayır çocuklarda ben deniyorum mesela 8 yaşında abdestsiz kılabilir diyorum hatta 13 yaşında bir kızcağızada annesi zorlanıyormuş abdest konsunda özellikle ona bir vakit abdestli kılsın bir vakit abdestsiz demiştim.
acaba büyükler için uygun olur mu???
Logged

'Ey iman edenler, Allah için hakkı ayakta tutanlar ve adaletle şahitlik yapanlar olunuz' 5/8
26 Şubat 2008, 06:11:41 ÖS 18
Üye Bilgileri
vuslat_sevdasi
Ziyaretçi
« Yanıtla #3 :»

Kuran da namaza çok önem werilmiştir..
Kuran da  on dört yerde hakkınca namazı yerine getirin, ayakta tutun anlamına gelen (ekimu) veya (ekimne) tabirleri ve beş yerde namazı ayakta tut anlamına gelen (ekim) tabiri yer almıştır...
bir çok ayette de (akame) (yukımu) (yukımune) ve (mukimin) tabirleriyle namazı hakkınca yerine getiren müminlerden söz edilmiş ve övülmüşlerdir...
Bazı ayetlerde namazı hakkınca kılanlardan manevi ticaretlerinde asla zarara uğramayanlar olarak söz edilmiş...
we bir ayette de müminlerin sadece namaz kılan zekat weren we ahirete yakinleri olan kimseler oldukları açıklanmıştır...
Taif Şehrinin halkı İslam'a girmeleri için bazı koşullar öne sürmüş we bu koşullar arasında namazın kendilerine farz olmaması talebinde bulunmuşlardı..
Peygamber onlara verdiği cevapta,ama namaz ile ilgili koşulunuza gelince, namazsız bir dinin hayrı yoktur diye buyurmuştur..
Namazı terk etmek büyük bir günahtır ve insanın dini yönden tamamen düşüşüne ve cehennem azabına duçar olmasına sebep olur...
ALLAH Kuran da buyuruyor ki, ahirette bazı suçlulara şöyle sorarlar:
sizi cehenneme düşüren nedir?onlar şöyle derler:Biz namaz kılanlardan değildik...

ALLAH razı olsun..faydalı bir paylaşımdı..
Logged
26 Şubat 2008, 10:35:45 ÖS 22
Üye Bilgileri
bbetull
bbetull
Genel Yönetici
*

Mesaj Sayısı: 1500
Nerden:

Offline
« Yanıtla #4 :»

betül kıskanmadım desem yalan olurdu.Smiley
adı ne peki yeğeninin (ve resmini bana yolla.. lütfennn)

Yiğen çok güzel bişi serender.İnş sende tadarsın bu duyguyu.Yiğenimin ismi Ömer Faruk çok tatlı Smiley
Logged
26 Şubat 2008, 10:52:57 ÖS 22
Üye Bilgileri
Aysegul
Emektar Yönetici
*

Mesaj Sayısı: 3265
Nerden: Bursa

WWW Offline
« Yanıtla #5 :»

Alıntı
namazda tedricilik caizmidir. yani hani çocuklard ayapıyoruz abdestsiz kıldırıyoruz vs. ya yeni başlayanlarda önce iki vakit abdestsiz sonra sadece farzlar vs.. olabilir mi acaba
hayır çocuklarda ben deniyorum mesela 8 yaşında abdestsiz kılabilir diyorum hatta 13 yaşında bir kızcağızada annesi zorlanıyormuş abdest konsunda özellikle ona bir vakit abdestli kılsın bir vakit abdestsiz demiştim.
acaba büyükler için uygun olur mu???

çalıştığım yerde, bir ben namaz kılıyorum hatta zorlanıyorum bazen..
zorlandığım an'larda da farzlarını kılıyorum bırakmamak adına..
böyle bir durum da varmış zaten.. islamoğlundan dinlemiştim..
çok yakın bir dostum da kılıyordu.. şimdi bıraktı.. çok üzülüyorum.
ama birşey de yapamıyorum.
eğer böyle birşey varsa ona anlatırım..
çünkü duygularına ulaşması lazım..
ama yapamıyor..

istiyor-birkaç kez denedi ama ulaşamadı bir türlü.

takip edeceğim bu konuyu..
Logged
28 Şubat 2008, 03:26:32 ÖÖ 03
Üye Bilgileri
HaYRuN_NiSa
Daimi Üye
**

Mesaj Sayısı: 56
Nerden:

WWW Offline
« Yanıtla #6 :»

Alıntı
namazda tedricilik caizmidir. yani hani çocuklard ayapıyoruz abdestsiz kıldırıyoruz vs. ya yeni başlayanlarda önce iki vakit abdestsiz sonra sadece farzlar vs.. olabilir mi acaba
hayır çocuklarda ben deniyorum mesela 8 yaşında abdestsiz kılabilir diyorum hatta 13 yaşında bir kızcağızada annesi zorlanıyormuş abdest konsunda özellikle ona bir vakit abdestli kılsın bir vakit abdestsiz demiştim.
acaba büyükler için uygun olur mu???

çalıştığım yerde, bir ben namaz kılıyorum hatta zorlanıyorum bazen..
zorlandığım an'larda da farzlarını kılıyorum bırakmamak adına..
böyle bir durum da varmış zaten.. islamoğlundan dinlemiştim..
çok yakın bir dostum da kılıyordu.. şimdi bıraktı.. çok üzülüyorum.
ama birşey de yapamıyorum.
eğer böyle birşey varsa ona anlatırım..
çünkü duygularına ulaşması lazım..
ama yapamıyor..

istiyor-birkaç kez denedi ama ulaşamadı bir türlü.

takip edeceğim bu konuyu..


eğer anlatmak istediğiniz abdestsiz namaz olur mu sorusu ise kesinlikle olmaz namazın şartıdır abdest ayet var çünkü "Ey iman edenler! Namaz kılmaya kalktığınız zaman yüzlerinizi, dirseklerinize kadar ellerinizi ve başlarınıza meshedip, topuklara kadar ayaklarınızı yıkayın. Eğer cünüb oldunuz ise boy abdesti alın. Hasta, yahut yolculuk halinde bulunursanız, yahut biriniz tuvaletten gelirse, yahut da kadınlara dokunmuşsanız  ve bu hallerde su bulamamışsanız temiz toprak ile teyemmüm edin de yüzünüzü ve (dirseklere kadar) ellerinizi onunla meshedin..." (Mâide: 5/6).su olmasa bile teyemmüm var.. hatta çocuklardada olmaz bence belki alıştırmak için ilk anlatırken olabilir ama onun yerine çocuğa abdesti sadece 4 farzıyla almasını söyleyebiliriz mesela. 13 yaşındaki bir çocuğa namaz artık farz olmuştur ve abdestsiz kıldığı namazı olmaz mutlaka abdest alması lazımdır...
en azından farzlarıyla alabilir abdesti...


Gusül, abdest ve necasetten tahâret:
Araplarda, İslâm'dan önce de cünüplükten dolayı yıkanma adeti vardı. Mekke döneminde farz namaz kılınınca cünüb olanların yıkanmadıkça namaz kılamıyacakları bildirildi ve Peygamberimizin fiili ile guslün şekli öğrenildi. "İyice temizlenmiş olmayanlar ona (Kur'ân'a) dokunamaz." (Vâkıa: 56/79) meâlindeki âyet de Mekke'de nazil olmuştur ve burada geçen "iyice temizlenmekten maksat" gusüldür. Hz. Ömer'in müslüman olması olayında kızkardeşi, gusül etmedikçe Kur'ân sayfasına dokunmasına izin vermemişti; bu olay da guslün Mekke dönemine ait olduğunu göstermektedir.
Abdestin hangi dönemde farz kılındığı konusunda iki görüş vardır. İbn Abdilberr'e göre Peygamberimiz hiçbir zaman abdestsiz namaz kılmamıştır; şu halde namaz gibi abdest de Mekke döneminde gerekli kılınmıştır. İbn Hazm'e göre abdest Medine'de farz kılınmıştır; çünkü abdesti ve teyümmümü anlatan âyetin Medîne'de nazil olduğu kesin olarak bilinmektedir. Buna karşı bazı hadîslerde, daha Mekke döneminde iken abdestten bahsedildiği ileri sürülmüş(40) bazıları da abdestin Mekke döneminde teşvik edildiğini (mendub olduğunu) Medîne'de ise farz kılındığını ileri sürerek bu iki görüşü uzlaştırma yoluna gitmişlerdir. İleride gelişinden bahsedilecek olan abdest ve teyemmüm âyetinin meâli şöyledir: "Ey iman edenler! Namaz kılmaya kalktığınız zaman yüzlerinizi, dirseklerinize kadar ellerinizi ve başlarınıza meshedip, topuklara kadar ayaklarınızı yıkayın. Eğer cünüb oldunuz ise boy abdesti alın. Hasta, yahut yolculuk halinde bulunursanız, yahut biriniz tuvaletten gelirse, yahut da kadınlara dokunmuşsanız (cinsî temas yapmışsanız) ve bu hallerde su bulamamışsanız temiz toprak ile teyemmüm edin de yüzünüzü ve (dirseklere kadar) ellerinizi onunla meshedin..." (Mâide: 5/6). Bu âyet Medîne'de nazil olmuştur; ancak bu vâkıa, abdet ve gusülün de Medîne'de farz kılındığını göstermez. Yukarıda geçen deliller bu iki ibâdet hazırlığının Mekke döneminde de mevcudiyetini gösterdiğine göre burada zikr edilmelerinin sebebi, bilinen abdest ve gusülün sebeplerini toplu olarak bildirmek ve Medîne'de bu âyet ile bildirilen teyemmümün -sebebi ne olursa olsun- hem abdest, hem de gusül yerine geçtiğini anlatmaktır.
"Giysilerini temiz tut" (Müddessir: 74/4) meâlindeki âyet namaz kılabilmek için elbiselerin necaset sayılan şeylerden temizlenmiş bulunması gerektiğini ifade etmektedir ve Mekke'de nazil olmuştur. Yine Mekke döneminde Hz. Peygamber Kâbe Mescidinde namaz kılarken müşrikler tarafından üzerine hayvan işkembesinin pisliği atılmış, sonra Hz. Fâtıma gelip bunu temizlemişti. Şu halde necasetten taharet Mekke döneminde farz kılınmış bir ibâdet hazırlığıdır.

39. Müslim, Mesâcid, 176, 179.
40. İbn Hacer, Feth, C. I, s. 233 (Selefiyye tab'ı)

Hayrettin Karaman
Logged

[img]http://img239.imageshack.us/img239/6913/x1pcj
Sayfa: [1]   Yukarı git
Cevap Yaz Yeni Konu Haberdar Et
Gitmek istediğiniz yer:  

MySQL ile Güçlendirildi PHP ile Güçlendirildi Powered by SMF 1.1.16 | SMF © 2006, Simple Machines XHTML 1.0 Geçerli! CSS Geçerli!
Bu Sayfa 0.259 Saniyede 22 Sorgu ile Oluşturuldu