3-Bakara Suresi 6-7

Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.
anasayfa anasayfa giris kayit
  İslami Düşünce Platformu > KUR´AN-I KERİM (Bilgi Platformu) > Tefsir Sohbetleri > 3-Bakara Suresi 6-7
Kullanıcı Adı: Beni Hatirla?
Şifre:

Sayfa: [1] 2   Aşağı git
Cevap Yaz Yeni Konu Haberdar Et
Gönderen Konu: 3-Bakara Suresi 6-7  (Okunma Sayısı 1903 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
17 Şubat 2008, 10:46:27 ÖS 22
Üye Bilgileri
maxpayna
Genel Yönetici
*

Mesaj Sayısı: 3638
Nerden: ankara

WWW Offline
« :»


BAKARA SURESİ

6-Şüphesiz, inkâr edenleri uyarsan da, uyarmasan da, onlar için farketmez; inanmazlar.

7-Allah, onların kalplerini ve kulaklarını mühürlemiştir; gözlerinin üzerinde perdeler vardır. Büyük azab onlar içindir.



Logged
17 Şubat 2008, 10:51:45 ÖS 22
Üye Bilgileri
maxpayna
Genel Yönetici
*

Mesaj Sayısı: 3638
Nerden: ankara

WWW Offline
« Yanıtla #1 :»

burada akla gelen şöyle bir soru olabilir ;

allah onların kalplerini kulaklarını ve gözlerini kapattığı için mi inanmazlar. yoksa inanmadıkları için mi allah kapatmıştır ?

bir de "uyarsanda bir uyarmasanda, inanmazlar" uyarısını tebliğ açısından nasıl değerlendirmeliyiz ?
Logged
18 Şubat 2008, 04:49:45 ÖS 16
Üye Bilgileri
serender
Genel Yönetici
*

Mesaj Sayısı: 4069
Nerden: Rize
Dosdoğru ol!


Offline
« Yanıtla #2 :»

evvela  teşekkürler maxpayna .
neden ? izah edeyim akşam bu başlığı gördüm. daha öncekiler gibi kendime düşünmem için zaman tanıdım. ve gördümki küçük pragraflar daha rahat olmamıız sağlıyor. yani bundan sonrada teklifim böyle iki ayet tek ayet gidelim
ne dersiniz?

şimdi:

Bismillah...

Alıntı
6-Şüphesiz, inkâr edenleri uyarsan da, uyarmasan da, onlar için farketmez; inanmazlar.

burada ki vurgu ilk önce uyarmayamıdır? bence öyledir.
yani bundan önceki ayetlerde müminlerden bahsediliyordu. demek ki müminler uyarmalılar ! mesajını alttan alttan veriyor..

evet ayetde kafirlerin özellikleri var ve kafir potresi çiziyor. ama malesefki kuranın muhatabı müminler.
şunu soruyorum?
-bu ayetle kuran kimlere gitmeyin diyor bize?
- acaba biz farkedebilecek kapasitedemiyiz kimin söz anlamz laf dinlemez olduğunu.?
sanki çelişki var gibi
yani şöyle yunus peygamberin kıssasını bilirsiniz
uğraştı uğraştı sonra bunlar laftan anlamaz diye terketti .. sonuç malum
şunu anlıyorum ben uyarmak konusunda biz vahiy alamayanlar katagorisindekiler yunus a.s. yi örnek bilmeli
hani şu

bunlardan adam olmaz bunlara laf işlemez'i biz diyemeyiz onu ancak rab diyebilir.
çok örneği var
kim derdi ki vahşi hz. vahşi olacak değil mi en bariz örnek işte

şimdi uyarmanın olumlu haline gelebiliriz sanırım

kimi uyaralım?
yada biz uyarıldığımızda kalbi kulağı mühürlü gözü perdeliler gibi mi oluyoruz?
tepkimiz ne olmalı uyariıldığımızda
 " hani  kuran hem müfessir hem müfesserdi ya (hem açıklayan hem açıklanan)"
uyarılmayı bir lutüf olarak görüyorum . kurandan bunu anlıyorum

bakalım siz ne anlayacaksınız?
 şimdi ayetleri uzun alıyorum ki anlam boğulmasın siz kırmızıya bakın diğerleirne gözlerinizi kapamadan

Alıntı
. Yâsîn,

2. Hikmet dolu Kur'an hakkı için,

3. Sen şüphesiz peygamberlerdensin.

4. Doğru yol üzerindesin.

5. (Bu Kur'an) üstün ve çok merhametli Allah tarafından indirilmiştir.

6. Ataları uyarılmamış, bu yüzden kendileri de gaflet içinde kalmış bir toplumu uyarman için indirilmiştir.

7. Andolsun ki onların çoğu gafletlerinin cezasını hak etmişlerdir. Çünkü onlar iman etmiyorlar.

8. Biz, onların boyunlarına halkalar geçirdik. O halkalar çenelere kadar dayanmaktadır. Bu yüzden kafaları yukarı kalkıktır.

9. Önlerinden bir set ve arkalarından bir set çektik de onları kapattık, artık göremezler.

10. Onları uyarsan da uyarmasan da onlar için birdir, inanmazlar.

11. Sen ancak zikre (Kur'an'a) uyan ve görmeden Rahmân'dan korkan kimseyi uyarabilirsin. İşte böylesini, bir mağfiret ve güzel bir mükâfatla müjdele.


evet bence uyarmak bir lutüf!

şimdi şu soruyu sorabilirmiyiz nasıl uyaralım?
Logged

'Ey iman edenler, Allah için hakkı ayakta tutanlar ve adaletle şahitlik yapanlar olunuz' 5/8
18 Şubat 2008, 05:39:14 ÖS 17
Üye Bilgileri
abdulhamit
ALLAH RAHMET EYLESİN
*

Mesaj Sayısı: 2522
Nerden:

Offline
« Yanıtla #3 :»

Alıntı
9. Önlerinden bir set ve arkalarından bir set çektik de onları kapattık, artık göremezler.

10. Onları uyarsan da uyarmasan da onlar için birdir, inanmazlar

Ayetleri ve mütaakip ayetleri detaylı olarak daha geniş ele alacağım inşallah

Ancak, hemen aklıma ilk geleni söylemelim ki, Onları uyarsan da uyarmasan birdir inanmazlar ayeti muhkem olan ayet değil, müteşabih olan ayettir.

Yani bu ayeti muhkem ayet olarak değerlendiremeyiz. Eğer, böyle değerlendirecek olursak,
O inkarcılar madem ki, uyarıldığı halde inanmayacaklarsa o halde niye onları uyaralım ve niye onlara islami tebliğ edelim anlamı çıkar.

Ayet mecaz anlamlıdır. Yani onlar öyle kimselerdir ki, onları ha uyarmışsın ha uyarmamaşsın hiç fark etmedi hem de verdiğin onca emeğe ve tebliğe rağmen
Zaten,Yasin suresinde 6, ayetten itibaren bunun açıklaması vardır. Bakın

6. Ataları uyarılmamış, bu yüzden kendileri de gaflet içinde kalmış bir toplumu uyarman için indirilmiştir.

7. Andolsun ki onların çoğu gafletlerinin cezasını hak etmişlerdir. Çünkü onlar iman etmiyorlar.

8. Biz, onların boyunlarına halkalar geçirdik. O halkalar çenelere kadar dayanmaktadır. Bu yüzden kafaları yukarı kalkıktır.

9. Önlerinden bir set ve arkalarından bir set çektik de onları kapattık, artık göremezler.


, 6. ayette baktığımızda uyarma , tebliğ işleminin kesinlikle yapılacağını görürüz
Ve ondan sonraki ayetlerde de buna açıklık vardır. Yani kuran kendi kendini tefsir ediyor nasıl mı ? Neden onların kalbleri mühürleniyor?

Çünkü bir hakikat ile karşı karşıya kaldılar ve kaldıklarında bu hakikati peygamber efendimiz kendilerine defalarca tebliğ ettiği halde , hiç düşünmediler mi ? Sonra ve sonrasında bu kir kalblerinde birikti ve birike birike mühür halini aldı, artık bundan sonrası fayda etmeyecektir
ister uyar ister uyar ma
« Son Düzenleme: 18 Şubat 2008, 06:19:48 ÖS 18 Gönderen: abdulhamit » Logged
19 Şubat 2008, 04:47:35 ÖS 16
Üye Bilgileri
serender
Genel Yönetici
*

Mesaj Sayısı: 4069
Nerden: Rize
Dosdoğru ol!


Offline
« Yanıtla #4 :»

aynı kapıya çıkıyoruz hamit abi

sorumu sizin için tekrar edeyim

uyarma nasıl olmalıdır?
Logged

'Ey iman edenler, Allah için hakkı ayakta tutanlar ve adaletle şahitlik yapanlar olunuz' 5/8
19 Şubat 2008, 04:53:26 ÖS 16
Üye Bilgileri
abdulhamit
ALLAH RAHMET EYLESİN
*

Mesaj Sayısı: 2522
Nerden:

Offline
« Yanıtla #5 :»

Alıntı
uyarma nasıl olmalıdır?

Çok güzel bir soru, Biraz düşünelim ve öyle cevablayalım İnşallah
Logged
19 Şubat 2008, 05:23:38 ÖS 17
Üye Bilgileri
abdulhamit
ALLAH RAHMET EYLESİN
*

Mesaj Sayısı: 2522
Nerden:

Offline
« Yanıtla #6 :»

Allahı inkar edeni veya zalimi uyarma şüphesiz kuran metodu ve peygamber efendimizin fiiliyatı ile olacaktır ki, bunda en güzel sonuç alınabilsin

Allaha ve ayetlerine inanmayanlarla en güzel bir biçimde mücadele etmemiz allahın emridir. Onlarla bu fikirlerinden dolayı hemen onlara düşman kesilmek, onlara sert davranmak ve onlara saygı duymamak olmaz.Bu şekilde davranmak yanlış olur ve aynı zamanda islami de değildir. Onlarla en güzel bir biçimde, gerektiğinde dost olarak da, saygılı bir biçimde diyalog halinde ilişkilerimizi sürdürmemiz  ve uyarılarımız buna göre yapmak şarttır.
 
Bakın ayetlere, Müminun 96 ve Fusilet 34, ne der ?

 Kötülüğü en güzel bir şekilde sav (
Onu deffet, Bu işlemi güzellikle dene ve yap )

NAHL-125- İnsanları Rabbinin yoluna hikmetle (maharetli bir yöntemle) ve güzel öğütlerle çağır, onlarla en güzel şekilde mücadele et. (uslupların en güzel, en etkilisi ile tartış.) Hiç şüphesiz Rabbin, yolundan sapanları herkesten iyi bildiği gibi, doğru yolda olanları da herkesten iyi bilir. 

İSRA-53- Mü'min kullarıma de ki; konuşurken en güzel sözleri söylesinler. Şüphesiz şeytan aralarını bozar (aralarındaki havayı gerginleştirir. )Hiç kuşkusuz, şeytan insanın açık düşmanıdır.

MÜMİNUN-96- kötülüğü en iyi davranışla karşıla.( En güzel bir şekilde sav ) Biz onların asılsız yakıştırmalarını herkesten iyi biliyoruz

 ( Ne var ki, Mekke döneminde inen bu surenin inişi sırasında uygulanan davet metodu; kötülüğü iyilikle savmak, Allah'ın buyruğu gelene kadar sabretmek ve işi Allah'a bırakmak şeklindeydi)

FUSSİLET-34- İyilikle kötülük bir olmaz. Sen kötülüğü en güzel bir tavırla sav O zaman bakarsın ki seninle arasında düşmanlık bulunan kimse, sanki sıcak bir dost oluvermiştir
 

 ( Birçok durumlarda bu kuralın doğruluğu ortaya çıkmıştır. Güzel bir söz, yumuşak bir konuşma, kontrolünü kaybetmiş, kızgın, öfkeli ve gururlu kişinin yüzünde beliren tatlı bir tebessüm, heyecanı yumuşaklığa, kızgınlığı sakinliğe dönüştürür.

Oysa karşıdakinin davranışının aynısı ile karşılık verecek olursa heyecan, öfke, kibir ve azgınlık gittikçe artar. En sonunda utanma diye birşey kalmaz. Kontrolünü kaybeder ve günahları ile övünmeye başlar.

Devam edeceğim
« Son Düzenleme: 19 Şubat 2008, 05:44:36 ÖS 17 Gönderen: abdulhamit » Logged
19 Şubat 2008, 05:36:44 ÖS 17
Üye Bilgileri
abdulhamit
ALLAH RAHMET EYLESİN
*

Mesaj Sayısı: 2522
Nerden:

Offline
« Yanıtla #7 :»



Bu kesin ayetlerden anlıyoruz ki, Allaha inanmayanlara , inkarcılara zalimlere , kafirlere karşı onlarla diyalog , ONLARI UYARMA yöntemimiz ,onları aşağılamak,kötülemek, alay etmek, sert davranma olmayacaktır.

Rabbimiz Firavuna bile tatlılıkla tatlı sözle ve öğütle yaklaşılmasını istemiştir.

BAKIN AYETE

TAHA-43- Firavun'a gidiniz. Çünkü o gerçekten azıttı.

TAHA-44- Ona yumuşak sözler söyleyiniz. Belki aklı başına gelir ya da kötü akıbete uğramaktan korkar
.

ALİ İMRAN-159- Allah'tan gelen merhamet sayesinde onlara yumuşak davrandın. Eğer sert, katı kalpli biri olsaydın, kuşkusuz çevrenden uzaklaşırlardı. Onları bağışla, kendileri için Allah'tan af dile, yapacağın işler hakkında onların görüşlerini al, ama karar verince artık Allah'a dayan. Hiç kuşkusuz Allah kendisine dayananları sever

Evet, sert ve katı kalbli olmak , Kötü davranışlı, sert usluplu,olmak, insanlara nazik ve kibar yaklaşmamak, insanları değil allahın yoluna biraraya getirmeyi, onları tamamıyla uzaklaşmalarına bile sebeb olur.
« Son Düzenleme: 19 Şubat 2008, 05:42:17 ÖS 17 Gönderen: abdulhamit » Logged
21 Şubat 2008, 03:22:49 ÖS 15
Üye Bilgileri
serender
Genel Yönetici
*

Mesaj Sayısı: 4069
Nerden: Rize
Dosdoğru ol!


Offline
« Yanıtla #8 :»

şöyle konuya bi ara verip uykuda olanları sallayalım mı hamit abi

arkadaşlar kuran konusu- başlığı-bölümü bu kadar garipliği haketmiyor!
tefsir -kitap karıştırın.. soru sorun .. güncel fikirler geliştirin ..

hasılı;

KATILIN BU KONUYA!

zihnimde " uyarmak-inzar" ve "müjdelemek-tebşir" malzemeleriyle oluşan bi çorbayı pişirmeye çalışıyorken..

edebiyatcılara; hissizleşmek konusunu sorsam?
ve kafir ne demektir ?
kimler kafir olur?
tekfir caizmidir? gibi soruları da fıkıh bilgisi olanlara sorayım..

dün akşam ibni kesirden baktım bu ayetlerin inzal sürecine şöyle bi not ilişti gözüme
" efendimiz  bütün gücüyle  kafirlerin ihtidası için mücadele ediyordu. hatta kahroluyordu. uyarıyor ..uyarıyor... uyarıyor.. ama nafile sonuç alamıyordu. ve Allahta kahretme bu kadar demek istiyor bu ayetlerle"
 hamit abininde dediği gibi bu ayetler hüküm ayetleri değil. ama kuran bizim de zihnimizi inşa ediyor bu ayetlerle. hani görev uyarmak evet gerisi bizim sorumluluğumuzda değil.. bırakmakda bizim sorumluluğumuzda değil, yoksa yunus a.s. nin durumuna düşer o ibretlik hayattan hisse alamadığımız anlamına gelir.
"vazgeçmek" yunusun hayat hikayesi..

benim şimdi üzerinde durduğum - durmak istediğim başka bişey

uyarmalara rağmen kalpsiz olabilmek, kör olmak, sağır olmak..
hakikat gözünün içine girdiği halde tepkisiz kalmakne korkunç bişey.. ve malesefki bu toplumdan çok uzak değil...





Logged

'Ey iman edenler, Allah için hakkı ayakta tutanlar ve adaletle şahitlik yapanlar olunuz' 5/8
21 Şubat 2008, 07:18:04 ÖS 19
Üye Bilgileri
filozof58
Daimi Üye
**

Mesaj Sayısı: 220
Nerden:

Offline
« Yanıtla #9 :»

"İnsanları Rabbinin yoluna hikmetle (maharetli bir yöntemle) ve güzel öğütlerle çağır, onlarla en güzel şekilde mücadele et. (uslupların en güzel, en etkilisi ile tartış.) Hiç şüphesiz Rabbin, yolundan sapanları herkesten iyi bildiği gibi, doğru yolda olanları da herkesten iyi bilir." Nahl 125

Bu ayet-i kerime'de nasil bir teblig yapmamizin cercevesi cizilmektedir.

6-Şüphesiz, inkâr edenleri uyarsan da, uyarmasan da, onlar için farketmez; inanmazlar.

7-Allah, onların kalplerini ve kulaklarını mühürlemiştir; gözlerinin üzerinde perdeler vardır. Büyük azab onlar içindir. Bakara


Kur'an'daki anlatilan muhurlenmis kalp sahiplerinin kim oldugunu ilk bakista bir beser olarak anlama ikmkanimiz  yoktur. Dolayisiyla hic bir ayrima tabi tutmadan herkese karsi teblig gorevimizi yapmakla mukellefiz.

Bu ayeti kerimelerden onlara teblig yapmayin anlami cikarilamaz. Bilakis bu ayeti kerimeler davetcinin yaptig teblig sonucunda davet edilen muhatabin etkilenmeyerek inkarina devam etmesi karsisinda davetci icin bir teselli gorevi icerdiginide dusunuyorum.

Ayrica Kur'an'daki "kafir" kavrami bu gunku "ateist" (tanri tanimaz) anlamini tasimamaktadir. Kur'an, saglikli akil sahipleri icin ateist kavraminida kabul etmez. Bu konuda gerekirse genis aciklamalar yapabiliriz. Ateizm sadece kisinin icerisine dustugu karmasik ruh depresyonundan baska bir sey degildir.

Selam ve dua ile
« Son Düzenleme: 21 Şubat 2008, 07:50:17 ÖS 19 Gönderen: filozof58 » Logged

Insana zehri teneke kupa icerisinde sunmazlar !
21 Şubat 2008, 08:03:35 ÖS 20
Üye Bilgileri
abdulhamit
ALLAH RAHMET EYLESİN
*

Mesaj Sayısı: 2522
Nerden:

Offline
« Yanıtla #10 :»

Alıntı
Serender
dün akşam ibni kesirden baktım bu ayetlerin inzal sürecine şöyle bi not ilişti gözüme
" efendimiz  bütün gücüyle  kafirlerin ihtidası için mücadele ediyordu. hatta kahroluyordu. uyarıyor ..uyarıyor... uyarıyor.. ama nafile sonuç alamıyordu. ve Allahta kahretme bu kadar demek istiyor bu ayetlerle"

ŞUARA-3- Ey Muhammed, onlar mü'min olmuyorlar diye neredeyse ( Kendini kahredeceksin ) canına kıyacaksın.

 Evet, bu ayetin açılımına ve tefsirine bakacak olursak, Değerli peygamberimiz hz Muhammed mustafa (as) tebliğ yaptığı, hem de ısrarla tebliğ yaptığı halde inkarcılara vahyi kabul ettirememenin üzüntüsünü yaşamaktadır.

O kadar ki, onların islamiyeti kabul etmeyip, mümin olmamalarından dolayı o kadar çok üzülüyor ki, kendini kahredecek noktaya geliyor. Yüce peygamber istiyordu ki, Herkes allaha , kurana ve vahye inansın ki, kimse cehenneme gitmesin. İnsanları çok seviyordu ve onları kurtarmak istiyordu.

Neden , nasıl, Niçin bunlar iman etmez diye derin derin düşünüyor, onlara imanı kabul ettirmenin yollarını arıyordu.

Fakat tüm çabaları sonuçsuz kalınca büyük bir üzüntüye girer ki, bu ancak bu kadar olur, kendini kahredecek kadar çok büyük bir üzüntüdür bu.

Daha sonra rabbimizden ona destek de gelecektir. Sonradan inen ayetlerle rabbimiz , peygamberimizi teselli etmiş onların kör, sağır ve düşünemeyen akıl erdiremeyen hayvandan aşağı mahluklar olduğu bildirilir.
Hidayetin senin elinde değil, ancak allahın dileği ile olacağı belirtilir ve üzülmemesi istenir Ayeti devamında da da

ŞUARA-4- Eğer dilesek onlara gökten bir mucize indiririz de karşısında boyunları eğik kalır
« Son Düzenleme: 21 Şubat 2008, 08:06:15 ÖS 20 Gönderen: abdulhamit » Logged
13 Mart 2008, 12:15:41 ÖÖ 00
Üye Bilgileri
maxpayna
Genel Yönetici
*

Mesaj Sayısı: 3638
Nerden: ankara

WWW Offline
« Yanıtla #11 :»


26- şuara 3

Ey Muhammed! Mü’min olmuyorlar diye âdeta kendini helâk edeceksin!

18- Kehf  6

Şu Kur'an'a inanmadıkları ve senden yüz çevirdikleri için üzülüp hayıflanarak kendini helak mi edeceksin?

35- Fatır 8

Hiç kötü işleri kendisine güzel görünen kimse, iyilik edip dürüst işler işleyen kimse gibi olur mu?Allah dilediğini sapıklığa, dilediğini doğru yola iletir. O halde o insanlardan ötürü üzülüp kendini mahvetme! Çünkü Allah onların bütün yaptıklarını bilir.


10- Yunus 99

(Resulüm!) Eğer Rabbin dileseydi, yeryüzündekilerin hepsi elbette iman ederlerdi. O halde sen, inanmaları için insanları zorlayacak mısın?



bakara 6-7ayetlerini üstteki ayetler ile paralel ele aldığımızda daha güzel anlam yakalayabiliriz inşallah.
inkar edenlerin küfürleri yüzünden ceza olarak allah tarafından göz kulak ve kalpleri mühürlenmiştir. bu nedenle peygamberin onları ısrarla uyarması sonuçsuzdur. bu nedenle allah resulune kendini heder etmemesini öğütlemektedir.....

Logged
24 Mart 2008, 04:35:01 ÖS 16
Üye Bilgileri
Aysegul
Emektar Yönetici
*

Mesaj Sayısı: 3265
Nerden: Bursa

WWW Offline
« Yanıtla #12 :»

BAKARA SURESİ

6-Şüphesiz, inkâr edenleri uyarsan da, uyarmasan da, onlar için farketmez; inanmazlar.

7-Allah, onların kalplerini ve kulaklarını mühürlemiştir; gözlerinin üzerinde perdeler vardır. Büyük azab onlar içindir.


Mustafa İSLAMOĞLU
Tefsir Dersi'nden Notlar:

Öbür cepheye geçtik..
Kafirlerin neden küfre saplandıklarını anlatıyor..

Onları ister uyar
        ister uyarma

Onlar İman Etmezler

Küfre saplanmışlardır..
Uyarıdan pay almazlar..

Niçin?

Çünkü Allah onların kalplerine mühür vurmuştur ve kulaklarına ve gözlerine perde indirmiştir..

asıl korkunç azaba uğramak bu demektir.

burada önemli bir husus:

perde çekilme
mühür vurulma
onların eylemlerinin sonucunda ol(uş)muştur.

onların yaptıkları eylemler yüzünden..

hakikate karşı kör ve sağır davranma
duyup-duymama
bakma lakin görememe
kalbi olduğu halde hissetmeme

kafirlere verilen mesajın kısa olmasının nedeni --> net olmaları... inanmıyorlar, bitti..
Logged
25 Nisan 2008, 06:38:25 ÖS 18
Üye Bilgileri
Aysegul
Emektar Yönetici
*

Mesaj Sayısı: 3265
Nerden: Bursa

WWW Offline
« Yanıtla #13 :»

Alıntı
6-Şüphesiz, inkâr edenleri uyarsan da, uyarmasan da, onlar için farketmez; inanmazlar.

burada inkâr edenlerin bir tarifi var sanki..
ne yaparsan yap.. onların durumu bu dur.. gibi..

inkâr eden: inanmadığını açıkça söyleyen, kelimeler ile çevresine ifade eden, kişi demekse.. 

Alıntı
7-Allah, onların kalplerini ve kulaklarını mühürlemiştir; gözlerinin üzerinde perdeler vardır.


Alıntı
Maxpayna:
burada akla gelen şöyle bir soru olabilir ;

allah onların kalplerini kulaklarını ve gözlerini kapattığı için mi inanmazlar. yoksa inanmadıkları için mi allah kapatmıştır ?

bir de "uyarsanda bir uyarmasanda, inanmazlar" uyarısını tebliğ açısından nasıl değerlendirmeliyiz ?

Alıntı
allah onların kalplerini kulaklarını ve gözlerini kapattığı için mi inanmazlar.


Sesli Düşünüyorum..

Allah onların kalplerini, kulaklarını ve gözlerini kapatmıştır.
Evet, bu yüzden artık anlamıyorlar, inanmıyorlardır..

Bu bir süreç akabinde sonuçlanmış bir durum olmalı..

Yani ilk önce inanmanın bilinmemezliği var olsa..
Sonra nasıl inanılması, yaşanması gerektiği önlerine sunulsa.. -ki vahiy..
Yine sunulsa..
Yine.. ve Yine.. -ki tebliğ
Ama İnanılmıyorsa hala..
Demek ki..
Epey bir süre sonra bu sonuca çıkıyor.. ki

Ve aynı zamanda demek oluyor ki..
Alıntı
Maxpayna: yoksa inanmadıkları için mi allah kapatmıştır ?

Sorunların Her ikisi de aynı durumla ilgili o zaman..

bu bir dur sesi mi?
tebliğ etmeme / durdurun mesajı mı yani? hidayet ile ilgili dualarımızı yapmalı mıyız? Yapmamalı mıyız?
Ra

şunu dinlediğimi hatırlıyorum..
yanlış ta olabilir..
Medeni dönemde artık.. İnananlar, inanmayanlar gibi bir sınıflama olmuş, ve insanlar artık bu bilgileri bildiği için yani bu sınıflaşmaya ait bir düzen içerisinde mi
bu ayeti düşünmeliyiz..

düşünürsem anlayabiliyorum..

Alıntı
Büyük azab onlar içindir.

O zaman düşünüyorum ki Büyük azabın ev sahibi onlar..



Logged
25 Nisan 2008, 06:44:14 ÖS 18
Üye Bilgileri
Aysegul
Emektar Yönetici
*

Mesaj Sayısı: 3265
Nerden: Bursa

WWW Offline
« Yanıtla #14 :»

Alıntı
Ayşegül:
hidayet ile ilgili dualarımızı yapmalı mıyız? Yapmamalı mıyız?

Alıntı
Abdulhamit:
Hidayetin senin elinde değil, ancak allahın dileği ile olacağı belirtilir ve üzülmemesi istenir..

Epey bir süre geçtikten sonra aklıma takıldığından.. hemen yazdım.. Hocamız cevaplamış..

Hidayet eli Ancak Allah'ın dileği ile gerçekleşebileceği..
Ve Peygamber Efendimizin, üzülmemesi..


ben sesli düşünmeye devam ederim artık Smiley

« Son Düzenleme: 25 Nisan 2008, 07:49:12 ÖS 19 Gönderen: Aysegul » Logged
Sayfa: [1] 2   Yukarı git
Cevap Yaz Yeni Konu Haberdar Et
Gitmek istediğiniz yer:  

MySQL ile Güçlendirildi PHP ile Güçlendirildi Powered by SMF 1.1.15 | SMF © 2006, Simple Machines XHTML 1.0 Geçerli! CSS Geçerli!
Bu Sayfa 0.089 Saniyede 19 Sorgu ile Oluşturuldu