aŞuRe GüNü aŞuRe TaTLıSı YaPMaK BiDaT MıDıR?

Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.
anasayfa anasayfa giris kayit
  İslami Düşünce Platformu > İSLAMİ BİLGİLER (Bilgi Platformu) > İslami Bilgiler (Moderatör: Yonetim) > aŞuRe GüNü aŞuRe TaTLıSı YaPMaK BiDaT MıDıR?
Kullanıcı Adı: Beni Hatirla?
Şifre:

Sayfa: [1]   Aşağı git
Cevap Yaz Yeni Konu Haberdar Et
Gönderen Konu: aŞuRe GüNü aŞuRe TaTLıSı YaPMaK BiDaT MıDıR?  (Okunma Sayısı 289 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
21 Ocak 2008, 02:42:25 ÖÖ 02
Üye Bilgileri
TaLiA
Genel Yönetici
*

Mesaj Sayısı: 2663
Nerden:

WWW Offline
« :»


Aşure günü aşure tatlısı yapmak bidat değildir.

Şu anda takvimlerimizde iki tarih vardır. İkisi de peygamberlerle alâkalıdır. Biri İsa Aleyhisselâm’ın doğumunu temel kabûl eder, biri de Muhammed Aleyhisselâm’ın hicretini...

İsâ Aleyhisselâm’ın doğumundan başlayan tarihe, “Milâdî Tarih” adı verilmiştir.

Âhirzaman Nebîsi’nin hicretini temel kabûl eden tarihe de “Hicrî Tarih” adı verilmiştir.

Demek her iki takvim de peygambere dayanmaktadır.



Milâdî takvimde sene nasıl Ocak ayı ile başlarsa, Hicrî takvimde de Muharrem ayı ile başlar; ilk hicret kafilesinin yola çıktığı bu ay, hicrî senenin ilk ayı olarak bilinir.

Muharrem ayının, senenin ilk ayı oluşuna sadece hicret kafilesinin bu ayda harekete geçmesi sebep olmamıştır. Bu ay, ayrıca tarih boyunca fevkalâde hâdiselere menşe’ ve mebde’ olmuştur. Bu hâdiselerle de Muharrem ayı hicrî takvimin birinci ayı olmaya lâyık görülmüştür.

Hele bu ayda bir de Aşure günü vardır ki, geçmiş bütün peygamberlerce farklı bir gün olarak kabûl edilmiş, birçok hayırlı ve hattâ hüzünlü hâdiseler bu Muharrem ayının 10. günü içinde kaderin çizgisine aksetmiştir.

Nitekim rivâyete bakılırsa, Âdem Aleyhisselâm’ın tevbesinin bugünde kabûlünden tutun da, Mûsa Aleyhisselâm’ın, Firavun’un takibinden kurtulması, Firavun’un Kızıldeniz’de boğulması, Nûh Aleyhisselâm’ın tûfandan kurtulup da karaya çıkması gibi hayırlı hâdiseler, hep bu 10 Muharrem’de vâki olmuştur.

Bu yüzdendir ki, hemen bütün İslâm ülkelerinde 10 Muharrem’de çeşitli tahılların bir araya getirilerek yapıldığı aşure tatlısı yapılır, bu tarihî hâdiselerin hatırlanması mânasında sevinçli ve neş’eli günler yaşanır, eş dosta aşure yedirme âdeti devam eder.

 

Aslında böyle bir tatlı İslâmî bakımdan ne emredilir, ne de nehiy... Yâni, ne yapana yapma denir, ne yapmayana yap... Anlayış ve âdet mes’elesi... İslâmî hayatı büsbütün monotonlaştırmamak, neş’e ve hediyeleşme âdetinden mahrum etmemek için aşure tatlısını mahzurlu bulmak bilmem nasıl olur? Sebep olduğu sevgi ve sevinç bakımından düşünmek gerek...

Arapçada “aşere” on, âşir “onuncu” demektir. Halkımız onuncu gün mânasına gelen “âşir”’i, Aşure şeklinde telâffuz ederek Muharrem’in onuncu gününe Aşure günü ismi vermiş, böylece tarihe de Aşure günü olarak geçmiştir.

Nûh Aleyhisselâm’ın gemisinden karaya çıktığı günü, geride kalan çeşitli tahılları bir araya getirip de pişirdiği şükür tatlısının hatırlanması mânasında yapılan aşureler, herhalde gönüllerde bir canlanma, çoraklaşan maddî hayatımızda bir tebessüme imkân vermektedir. Kendi gibi, mânası da tatlıdır.


Ahmet Şahin
Logged

Ne BeYaN-i HaLe Cu'ReT, Ne FiGaNa TaKaTiM VaR.Ne ReCa Yi VaSLa GaYReT, Ne FiRaHa KuDReTiM VaR...
21 Ocak 2008, 03:31:37 ÖÖ 03
Üye Bilgileri
maxpayna
Genel Yönetici
*

Mesaj Sayısı: 3668
Nerden: ankara

WWW Offline
« Yanıtla #1 :»

Alıntı

Aşure günü aşure tatlısı yapmak bidat değildir.

Ahmet Şahin


pekiyiiii
aşure yapıp bana vermemek caizmidir hocam ?
 o aşure helalmidir o zaman  Cheesy Wink
Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
Cevap Yaz Yeni Konu Haberdar Et
Gitmek istediğiniz yer:  

MySQL ile Güçlendirildi PHP ile Güçlendirildi Powered by SMF 1.1.16 | SMF © 2006, Simple Machines XHTML 1.0 Geçerli! CSS Geçerli!
Bu Sayfa 0.048 Saniyede 19 Sorgu ile Oluşturuldu