2-Bakara Suresi 1-5

Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.
anasayfa anasayfa giris kayit
  İslami Düşünce Platformu > KUR´AN-I KERİM (Bilgi Platformu) > Tefsir Sohbetleri > 2-Bakara Suresi 1-5
Kullanıcı Adı: Beni Hatirla?
Şifre:

Sayfa: [1] 2 3   Aşağı git
Cevap Yaz Yeni Konu Haberdar Et
Gönderen Konu: 2-Bakara Suresi 1-5  (Okunma Sayısı 2655 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
30 Aralık 2007, 10:26:20 ÖS 22
Üye Bilgileri
serender
Genel Yönetici
*

Mesaj Sayısı: 4071
Nerden: Rize
Dosdoğru ol!


Offline
« :»

1-elif-lam-mim.

2-Doğru olduğu kuşkusuz olan bu kitap, takva sahipleri için hidayet kaynağıdır.

3-Onlar görmediklerine inanırlar,namazı kılarlar ve kendilerine verdiğimiz rızıktan infak ederler.

4-yine Onlar; sana ve senden önce indirilen kitaplara inanırlar.Ve ahiretede yakin bir bilgiyle inanırlar.

5-İşte Onlar Rablerinden gelen bir hidayet üzredirler ve kurtuluşa erenlerde onlardır.


Arkadaşlar;

Bakara suresinin ilk beş ayeti bu başlığın konusudur.

Bakara suresinin nuzül sebebi,
Bu ayetlerde geçen kavramlar
Ve bu ayetlerin günümüze mesajını,

Elimizin altında ki tefsirlerden, araştırma kitaplarından, siyer kaynaklarından, ve kişisel tecrubelerinizden yararlanarak yorum ve paylaşımlarınızı bekliyoruz.
Logged

'Ey iman edenler, Allah için hakkı ayakta tutanlar ve adaletle şahitlik yapanlar olunuz' 5/8
02 Ocak 2008, 01:56:02 ÖÖ 01
Üye Bilgileri
maxpayna
Genel Yönetici
*

Mesaj Sayısı: 3638
Nerden: ankara

WWW Offline
« Yanıtla #1 :»

Alıntı
1-elif-lam-mim.


selami çekmegil'in şu cümleleri ile başlamak istiyorum inşallah...

Alıntı
Elif Lam Mim; şimdilik meselem değildir, benim. Ben dağdaki okumamış çoban gibiyim. O kadar derine gitmez ilmim. Bildiğimle hareket eder; bilmediğim, anlamadığım için sabrederim. Kalbimde eğrilik yoktur benim... Bilmediğim ardınca gitmem derim; işin prensibini öğrenmeye gayret ederim........

tamamını okumak için :
Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor
Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap
ÇOBAN TEFSİRİ ( açılan sayfada ilgili ayetleri seçip oku tuşuna basınız)

« Son Düzenleme: 02 Ocak 2008, 02:24:06 ÖÖ 02 Gönderen: maxpayna » Logged
02 Ocak 2008, 02:31:38 ÖÖ 02
Üye Bilgileri
Aysegul
Emektar Yönetici
*

Mesaj Sayısı: 3265
Nerden: Bursa

WWW Offline
« Yanıtla #2 :»

Muhammed ESED
TEFHİMÜ-L KUR'AN'DAN

Bakara Suresi 1. Ayet ve Tefsiri
 
Elif, Lâm Mîm1,

1. Elif-Lam-Mim gibi Kur'an'da bazı surelerin başında yer alan Huruf-u Mukatta Kur'an'ın nazil olduğu dönemde Arap edebiyatında yaygın bir kullanıma sahipti. Şairler ve belâgat ehli bunları kullanırdı. Hatta bunun örneklerine İslâm öncesi şiir ve nesrinde rastlanmaktadır. O dönemde, herkes, bu harflerin anlam ve önemini kavradığı için, bunların Kur'an'da kullanılmasına karşı çıkan veya sorular yönelten olmadı. Çünkü bu tür kullanım onlara yabancı değildi. Hatta hiçbir saldırı fırsatını kaçırmayan İslâm ve Kur'an düşmanları bile bu harflerin kullanımına karşı çıkmadılar. Fakat zamanla, bu harfler kullanılmamaya başlandığından, tefsirciler bunların anlamını ve önemini tayin etmede güçlüğe düştüler. Bununla birlikte, sıradan okuyucunun bunların anlamı konusunda kafa yormasına gerek yoktur. Çünkü Kur'an'ın hidayeti (yol göstermesi) söz konusu olduğunda, bunlar hiçbir şeyi değiştirmiş olamazlar.

 
Logged
02 Ocak 2008, 02:59:53 ÖS 14
Üye Bilgileri
serender
Genel Yönetici
*

Mesaj Sayısı: 4071
Nerden: Rize
Dosdoğru ol!


Offline
« Yanıtla #3 :»

maxın alıntıladığı ilk cümle çok güzel

evet benim meselem değil.
tefhimdeki açıklamayı ben çok uygun buldum..
bide zihnimizde kalmaması murat ediniliyordu değil mi bu harflerin ..öyle ebced hesabı biraz haddi aşmak oluyor sankim:)

teşekkür ederim
Logged

'Ey iman edenler, Allah için hakkı ayakta tutanlar ve adaletle şahitlik yapanlar olunuz' 5/8
03 Ocak 2008, 08:20:44 ÖS 20
Üye Bilgileri
abdulhamit
ALLAH RAHMET EYLESİN
*

Mesaj Sayısı: 2522
Nerden:

Offline
« Yanıtla #4 :»

3-Onlar görmediklerine inanırlar,namazı kılarlar ve kendilerine verdiğimiz rızıktan infak ederler

Açabilir miyiz bu ayeti ?

Görmediklerine nasıl ve neden inanırlar !
« Son Düzenleme: 03 Ocak 2008, 08:21:58 ÖS 20 Gönderen: abdulhamit » Logged
06 Ocak 2008, 12:51:06 ÖÖ 00
Üye Bilgileri
maxpayna
Genel Yönetici
*

Mesaj Sayısı: 3638
Nerden: ankara

WWW Offline
« Yanıtla #5 :»

Alıntı
2-Doğru olduğu kuşkusuz olan bu kitap, takva sahipleri için hidayet kaynağıdır.

ilk baştaki şüphesiz olduğuna olan vurgu iki türlü yorumlanmış.
birinci yorumda bu kitabın kesin olarak allahtan geldiğine dair vurgu
ikinci yorumda ise içinde hiçbir şüphe, eksiklik, çelişki olmadığına ve doğruluğunun şüphesiz olduğuna dair yorumlanmıştır.
nitekim ikinci yorum daha isabetli gelmektedir bana.

takva sahipleri için hidayet kaynağı tasvirinde ise takva sahipleri ve hidayet kavramları önem arz etmektedir. uzun yazılar ya da ilmi sözler benim yapabileceğim hasletler değildir ama kısaca ve kabaca tasvir edecek olursam;

takva sahipleri (muttekîn) : temel olarak Allah'tan korkan olarak tarif edilmektedir. yani allahın koyduğu sınırları gözeten ve onun sevgisinden kaybetme korkusu ile yaşayan insanlardır. bu kişiler de yaşamlarında ne başkasını ne kendisini  öncelikle allahı memnun (razı) etme arzusu ile yaşayanlardır. başta belirtilen KORKU ise işte bu allah sevgisini kaybetme onun rızasını kazanamama ve kulluk görevini gereği gibi yerine getirememe korkularıdır.

hidayet : fatiha suresi 6. ayette bahsedilen allahın doğru yolu üzerinde bulunmaktır. hidayete ulaşmak(ermek) ise bu doğru yolda olmaktır.

bu minval üzere düşünecek olursak;
eğer allahı razı etmek onun hoşnutluğunu kazanmak istiyorsak ve hidayeti elde etmek istiyorsak bunun yolu ve kaynağının kuran olduğunu iyi idrak etmeliyiz.
ve hidayeti başka başka yerlede aramamalıyız. zira allah hidayetin kaynağının bu kitap olduğunu belirtmiştir.
Logged
07 Ocak 2008, 01:36:26 ÖS 13
Üye Bilgileri
serender
Genel Yönetici
*

Mesaj Sayısı: 4071
Nerden: Rize
Dosdoğru ol!


Offline
« Yanıtla #6 :»

Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla

bakara suresi medinede nazil oldu.hicretten sonra ilk inen suredir.ve kuranın en uzun suresidir.

bakara suresi hakkında genel bir özet vermek şimdilik gereksizdir çünkü surenin uzunluğu bizim o sureyi bir çok başlıkda ele almamızı gerektirmektedir ama biz bu başlıkta karakterlerden bahseden ilk ayetleri işleyeceğimizi söylemeliyiz.

ismi sure içerisinde yaralan bakara kıssasından alıntıdır.sure isimleri o surenin anlamı hakkında bir özet vermez çoğunlukla sure içerisinde ki bir olaydan bir cümleden alıntıdır.


her yeni vahiy alındığında peygamberimiz vahiy katiplerine o ayetlerin yerleştirileceği yeri bizzat titizlikle söylerlerdi.

bakara suresinin bu ilk ayetleri fatihaya cevap gibidir. fatihada kulun:

"Bizi dosdoğru yola ilet" duasına cevaptır.

1. ayetten max'ında alıntıladığı gibi birşey anlamıyoruz anlamaya da çalışmıyoruz. bu tek başına harflere tefsir istilahında " hurufi mukattaa" denir.

2. ayette ise:lareybe fih (içinde şüphe olmayan kitap)cümleciği ise dosdoğru yol taliplisine güven vermektedir.yani "hidayet amaçlı olan bu kitaba karşı kuşku ile yaklaşma!" emridir. ve kuşkusuz yaklaşacağımız tek kitabında bu kitap olduğu anlaşılmalıdır. bu arada elhadi sıfatı da vurgulanmalıdır.
yani bizi doğru yola iletebilecek tek zat Allahtır ve bizi doğru yola iletebilecek tek kitap kurandır!

bu ayeti tamamlayan ikinci cümlecik ise elimizdeki kitabın gaye ve amacını bizim ona ne maksatla yaklaşmamız gerektiğini ayan beyan ortaya koymaktadır.

"muttakiler için hidayet kaynağı"
-herkes için değil; kitaptan yararlanmanın şartı muttaki olmaya bağlanılıyor
-sadece hidayet!kitabın amacı sadece hidayet...

şimdi sıra muttakinin tanımlamasına geldi
hayır herhangi bir yerden alıntı yapmayacağım çünkü kuran bu kelimeyi devam eden ayetlerden açıklıyor.

3-Onlar görmediklerine inanırlar,namazı kılarlar ve kendilerine verdiğimiz rızıktan infak ederler

Açabilir miyiz bu ayeti ?

Görmediklerine nasıl ve neden inanırlar !

hamit abi de konuşulmasını istemiş ben giriş yapıyorum abi elbette siz devam ediniz lütfen..
gayba inanmayı fizilalde üstad görmediklerine inanırlar olarak çevirmişti, bende ona uydum çünkü bana daha açıklayıcı geldi..
sıradan insanlardan bahsetmiyoruz, kurandan hidayet isteyen ve hidayet almayı hakeden muttakilerden bahsediyoruz. bu özellikler muttakilerin özelliği ...
bu ayeti okurken; "neden görmediğime inanırım" diye kendime sormadım. kurandan hidayet alabilmenin ön şartı görmeden inanmak ise, ona eyvallah derim. çünkü başta bu kitapta şüphe yok deniyordu.

-sahi  bu şüphe bu kitapta çelişki de yok analamına gelir mi?

sizce neden acaba ?
neden görmediklerimize inanırız?
Logged

'Ey iman edenler, Allah için hakkı ayakta tutanlar ve adaletle şahitlik yapanlar olunuz' 5/8
08 Ocak 2008, 02:44:35 ÖS 14
Üye Bilgileri
abdulhamit
ALLAH RAHMET EYLESİN
*

Mesaj Sayısı: 2522
Nerden:

Offline
« Yanıtla #7 :»







Yalnız görünenlere ve gördüklerime inanırım diyenler, cahil değil zır cahilin ta kendileridir.

Onlar ki,  kafa gözleriyle göremediklerini akıl gözleriyle de göremezler, küf tutmuş  beyinleri ile akıllarını çalıştırmaktan acizdirler ve gerçekleri göremez, idrak edemezler.
Allah insana akıl edebilecekleri kafa gözler, kafa kulakları verdiği gibi, akıl edebilecekleri kalb gözlerini de vermiştir Ayetlere bakalım


Düşünme organımızın beynimiz olduğundan ne kadar eminiz?

“Kur’an’ı düşünmezler mi? Yoksa kalplerinin üzerinde üst üste kilitler mi var?” (Muhammed/24)


Ve: “Peki bu inkârcılar biraz olsun dünyayı gezip dolaşmazlar mı ki, hiç değilse bu sayede düşünüp duygulanacak kalplere, gerçeğin sesini işitecek kulaklara sahip olsunlar. Ne var ki, onlarda kör olan gözler değil, asıl kör olan sinelerindeki kalpler!” (Hacc/46

Müslüman allahın verdiği bir nur bir furkan olan akıl nimeti ile gerçekleri idrak eder. O akıl ki, cenabı hakkın insana verdiği en büyük nimeti, ihsanı ve rahmetidir.

Müslüman gördüğünden başka görünmeyenlere akıllarının tasdiki ile inanır. Fakat bu demek değildir ki, müslüman her görünmeyene iman edecek ve ona inanacak. Akıl edilmeden görünmeyene iman etmek, de cahiliğin hatta sapıklığın ta kendisidir. Müslüman bu cehaletten, bu sapıklıktan  uzaktır Çünkü inanacağına akıl ile iman eder, inanmayacağına da yine akıl ile iman etmez.

İnsanın en büyük düşmanı kendi cahilliğidir ki, bu cahiliyetinin bilincinde olamaz

kuranı kerimde cahil tanımı akıllarını çalıştırmayıp, gerçeği göremeyen, allaha inkar eden, allaha isyan eden her kul cahildir
kuranda onlarca hatta yüzlerce diyebilirim, akıl ile ilgili ayetler var. hala akıllarını çalıştırmazlar mı !
« Son Düzenleme: 08 Ocak 2008, 02:58:53 ÖS 14 Gönderen: abdulhamit » Logged
08 Ocak 2008, 02:59:28 ÖS 14
Üye Bilgileri
abdulhamit
ALLAH RAHMET EYLESİN
*

Mesaj Sayısı: 2522
Nerden:

Offline
« Yanıtla #8 :»

Alıntı
kurandan hidayet alabilmenin ön şartı görmeden inanmak ise, ona eyvallah derim. çünkü başta bu kitapta şüphe yok deniyordu
Değerli serender kardeşim, islamda hidayet alabilmenin ön şartı görmeden inanmak değildir. Akıl edilmeden her görünmeyene iman etmek insanı sapıklığa kadar götürür.
Evet, kesin şüphe yok o allah kelamıdır ve bu kelama hem kalbimiz hem de aklımız iman eder. Çünkü bu bizim yaratılışımızın fıtratında vardır. Bakın ayet vereceğim

Logged
08 Ocak 2008, 03:12:01 ÖS 15
Üye Bilgileri
abdulhamit
ALLAH RAHMET EYLESİN
*

Mesaj Sayısı: 2522
Nerden:

Offline
« Yanıtla #9 :»

Hani Rabbin Ademoğullarından; onların bellerinden zürriyetlerini almış ve onları kendilerine şahit tutarak "Ben sizin Rabbiniz değil miyim?" demişti. Onlar da "Evet, şahit olduk" demişlerdi. İşte bu kıyamet günü "Bizim bundan haberimiz yoktu" dememeniz içindir." (Araf; 7/172

 ŞUARA-209- Hatırlatma ( Uyarı ) yapılmıştır. Biz zalim değiliz.

Yüce Allah, yaratılış sırasında bütün bir insanlıktan, kendisini bir bilmelerini ve kendisine kulluk yapmaları hususunda söz almıştır. Zaten insan bizzat yaratılışı (fıtratı) gereği yaratıcı ve bir olan Allah'ın varlığını hisseder. Yeter ki fıtratları bozulmasın ve sapmasın. Yüce Allah imanın delillerini evrene serpiştirmiştir. Bu delillerin hepsi de bir olan yaratıcıyı göstermektedir. İnsanlar yaratılış sırasındaki sözleşmeyi unutup ve imanın delillerinden habersiz hale geldiğinde kendilerine bir peygamber gelir. Unuttuklarını kendilerine hatırlatır. Habersiz kaldıkları konular karşısında onları uyarır.

 Peygamberlik ve kuran bir hatırlatmadır. Unutanların hatırına getirir. Habersizleri uyandırır. Bu da Allah'ın adalet ve merhametinin bolluğundandır. "Biz zalim değiliz" Buna rağmen şehirlerin halklarını yok etmiş ve cezalandırmışsak artık onlara zulmetmiş olmayız. Zira doğruluk çizgisinden ve iman yolundan ayrılmalarının bir cezası olarak kendilerini bu şekilde cezalandırıyoruz.


O halde kalü bela sözünden anlatılmak istenen ve verilmek istenen mesaj nedir ne olabilir ?

Mesaj şu: insan, ruh-beden den yaratılmış olup ruh tamamıyla Allah  ın ruhundan gelmedir. Ruh ve  maddenin yanında insana ayrıca bir nefs ve şuur da verilmiştir. Artık insan görecek hem aklı hem de gönlü kalbi ve ruhu ile özü  Allah ı kavrayacak

Davetçinin ( Kuranın ve peygamberin )davetine sıcak bakacak en azından bunu kalbimiz hissedecek bu daveti reddetmeyecektir. Çünkü kalbimiz bu davete kesinlikle red meyilli  yaratılmamıştır. Tersine tamamıyla bu sıcak ve samimi daveti kabullenecek şekilde yaratılmıştır bu davete hiç yabancı kalmaz ve aynı zamanda özlediği davettir de bu.

 Aynı zamanda da bu davete çok çok uyumlu ve çok da yatkın yaratılmıştır. fıtratı bunun üzerene kurulmuştur ki, artık demiyesiniz biz babalarımız atalarımızdan böyle gördük Allah (C.C)ı tanımıyorduk veya ona şirk koşuyorduk sakın demeyesiniz bakın siz bu yaratılışta değilsiniz, eğer şuurunuz ve aklınız veya nefsiniz ile kalbinize ısrarlı baskı yapmıyorsanız kesin beni ve davetçimi tanıyacaksınız şeklinde mesaj var.

 Şayet böyle yapmaz temiz ve saf yaratılmış fıtratınıza nefsi ve şeytani bir baskı uygularsanız ve böyle yaparsanız.artık kalbiniz mühürlenir.

Gerçek şu ki, Allah Katında, yerde debelenenlerin en kötüsü, (bir türlü) akıl erdirmez olan sağırlar ve dilsizlerdir." (Enfal Suresi, 22)

YUNUS-100:Allah’ın izni olmadıkça hiç kimse inanamaz. O, aklını kullanmayanlara kötü bir azap verir. Ve pisliği akıllarını kullanmayanların üzerine koyar.





« Son Düzenleme: 08 Ocak 2008, 04:49:14 ÖS 16 Gönderen: abdulhamit » Logged
08 Ocak 2008, 03:39:24 ÖS 15
Üye Bilgileri
abdulhamit
ALLAH RAHMET EYLESİN
*

Mesaj Sayısı: 2522
Nerden:

Offline
« Yanıtla #10 :»


Allah kuran ile direk kalplere hitap eder sonra akıllara. Yani Hitap öncelik kalbedir. Kalb gözün açık olmazsa aklın da çalişmaz. Aklın birşeye yaramaz Aklı çalıştıracak olan kalbdir. Dolayısıyla

Kuran - Kerimde hitap ve sesleniş  öncelikle kalbe yöneliktir. Dolayısıyla da akıllara da sesleniş vardır. Aklın yeri neresidir. Aklı ,çok kişilerin dediği gibi başta, beyinde  aramamak lazımdır. Kapte aramak gerekir. Çok defa günlük konuşmalarımız da olduğu gibi şöyle bir cümle de kurarız. Kalbimden geçenleri bir bilseydin ,veya senin aklından ne geçiyor.Gibi Aklın yeri kalbin içindedir.

Kalb ve akıl iç içe olup, Cenabı Hak, kalbe hitap ederken aynı zamanda akla da hitap etmektedir. Akla hitap ederkende aynı şekilde kalbe de sesleniş vardır. O halde hitap aynı anda hem kalbe hem de akladır.
İşte ayetler

ARAF 179: Cehennem için insan ve cinlerden pek çok kimse yarattık ki ,Onların kalpleri vardır, Onlarla anlamazlar, Gözleri vardır(Kalp gözü veya akıl) onlarla görmezler. Kulakları vardır onlarla duymazlar. Hayvanlar gibidirler, belki daha aşağıdırlar. İşte bunlardır gafiller.


HACC 46: Akıl edecekleri kalblere ve duyacakları kulaklara sahip olmak için yeryüzünde dolaşmadılar mı? Doğrusu gözler kör olmaz .Ama göğüslerdeki kalpler kör olur.

 KEHF 57: Biz onu (kuranı) anlamamları için Kalplerinin üstüne örtüler kulaklarınada ağırlık koyduk










« Son Düzenleme: 08 Ocak 2008, 03:40:36 ÖS 15 Gönderen: abdulhamit » Logged
09 Ocak 2008, 12:08:35 ÖÖ 00
Üye Bilgileri
maxpayna
Genel Yönetici
*

Mesaj Sayısı: 3638
Nerden: ankara

WWW Offline
« Yanıtla #11 :»

Alıntı
3-Onlar görmediklerine inanırlar,namazı kılarlar ve kendilerine verdiğimiz rızıktan infak ederler.


Alıntı
abdulhamit
Açabilir miyiz bu ayeti ?Görmediklerine nasıl ve neden inanırlar !

bu  ayette ve devamında ise bir önceki ayette geçen muttakilerin (takva sahiplerinin) özellikleri tasvir edilmektedir.

sondan başa gelecek olursak;

a- verilen rızıktan infak etme özelliği :

rabbimizin bizlere verdiği her türlü nimet ve rızıktan ihtiyacı olanlarla paylaşma sorumluluğuz vurgulanmaktadır.
pekiyi neyi ne kadar infak (allah yolunda sarf)edeceğiz ? bu noktada da  şu ayetler bize fikir verebilir

bakara 215
Sana neyi infak edeceklerini sorarlar. De ki: 'Hayır olarak infak edeceğiniz şey, anne-babaya, yakınlara, yetimlere, yoksullara ve yolda kalmışadır. Hayır olarak her ne yaparsanız, Allah onu şüphesiz bilir.'

bakara 219

...... Ve sana neyi infak edeceklerini sorarlar. De ki: 'İhtiyaçtan artakalanı.' Böylece Allah, size ayetlerini açıklar; umulur ki düşünürsünüz;


bir de infak konusunda beni çok etkileyen, öne çıkan bir ayet (grubu) var ki o da beled suresindedir:

90-beled
12- O sarp yokuş nedir bilir misin?
13- O, köle azad etmektir.
14- Yahut açlık, kıtlık gününde (başkasını) doyurmaktır.
15- Ya bir yetim akrabayı, 16- Veya hiçbir şeyi olmayan (düşkün) yoksulu.


özellikle kapitalizmin ve bencilliğin ruhlara işlediği günümüzde infak ayetlerine sıkı sarılmalıyız. maalesef maddiyatçı zihniyet insanı hep kendini düşünür oldu. ama bir müslüman nasıl böyle bir açmaza düşer orası çok acı.
ınfak etmek senede bir zekat vermek ya da yoldaki dilenciye 1 YTL vermek değildir. infak çok geniştir. sizden maddi manevi yardım isteyen akrabanız dostunuz komşunuz ya da yolda kalmış yolcular. durumunun iyi olmadığını bildiğimiz bir insan.

kısaca bir insanın ihtiyacının olduğunu bilip bizde de o ihtiyacı karşılayacak güç varsa o andan itibaren biz o ihtiyacı karşılamakla sorumluyuz. allah sorumluluğun idrakinde olanlardan etsin bizleri.


b- namazı kılma özelliği :
namaz mevzusunu açıklamaya gerek yoktur. zira namaz dinin direğidir sözü bile namazın ehemmiyetini gözler önüne seriyor.
esas sorun namaz kılmayan müslüman-mümin- muttaki nasıl olur ? yemek yemeyen insana benzetiyorum bunları....

c- Onlar görmediklerine inanırlar
...............

Logged
09 Ocak 2008, 05:20:21 ÖS 17
Üye Bilgileri
abdulhamit
ALLAH RAHMET EYLESİN
*

Mesaj Sayısı: 2522
Nerden:

Offline
« Yanıtla #12 :»

BAKARA-3-Onlar görmediklerine inanırlar,namazı kılarlar ve kendilerine verdiğimiz rızıktan infak ederler.

Neden görmediklerine inanır ve iman ederler ayetini uzun uzun açıkladım sanırım,

Bu ayette görmediklerine inanırlara vurgulanan husus Allahın kendisi, vahyi ve allahın bildirdiği gayb konularıdır ki, mümin bunlara iman etmiş, Allahın emri olan namaz ve infaka kayıtsız kalmamış, en güzel bir biçimde onları yerine getirmeye çalışmıştır.

Mümin görmediği halde, Allaha ve onun bildirdiği gayba  inandıkları halde, kafirin mazareti ne olabilir ? Görmüyorum demesi onun için bir mazaret midir ? Hicr ayetine bakalım

HİCR-14- "Eğer onlara bir kapı açsak da göğe çıkmaya koyulsalar. "

15- "Gözlerimiz hayal görüyor, herhalde birileri bize büyü yaptı"derler.


Kendileri için açılan bir kapıdan göğe doğru tırmandıklarını düşünmeleri yeterlidir. Bedenleri ile tırmanıyorlar, karşılarında açık bir kapı görüyorlar. Tırmanma hareketini algılıyorlar, kanıtlarını açıkça görüyorlar... Buna rağmen, onlar; "Hayır, hayır, bu gerçek olamaz. Herhalde biri gözlerimizi boyadı, onları uyuşturdu. Gözlerimiz görmüyor sadece hayal görüyoruz" derler.

"Gözlerimiz hayal görüyor, herhalde birileri bize büyü yaptı."

Uyuşturucunun biri bizi uyuşturdu, biri bize büyü yaptı. Bütün gördüklerimiz, algıladıklarımız, bir nazarcının bir büyücünün oyunundan başka bir şey değildir.

Demek ki, gözleri ile de görüyor olsalardı, yine de inkara yöneleceklerdi. Şu ayette dikkat çekicidir

ENAM-25- Onların içinde seni dinleyenler vardır, biz onların kalblerini, Kur'an'ı anlamalarına engel oluşturacak biçimde, perdeledik, kulaklarını da sağırlaştırdık. Bu yüzden her türlü mucizeyi görseler bile ona inanmazlar. Nitekim bu kâfirler tartışmak için yanına geldiklerinde sana "Bu Kur'an, eskilerin masallarından başka bir şey değildir" derler.

26- Hem başkalarını Kur'an'dan uzak tutuyorlar, hem de kendileri ondan uzak duruyorlar. Böylece aslında kendilerini mahvediyorlar, ama bunun farkında değildirler.

27- Cehennemin başında durdurulduklarında onların "Ah ne olaydı, dünyaya geri gönderilsek de bir daha Rabbimizin ayetlerini yalanlamasak ve müminlerden olsak " dediklerini keşki görseydin!

28- Hayır, sadece daha önce içlerinde sakladıklarının akıbeti önlerinde belirdi (diye böyle hayıflanıyorlar. Yoksa) eğer dünyaya geri gönderilseler yine sakındırıldıkları yola dönerler. Onlar gerçekten yalancıdırlar
.

Evet, en son ayeten de anlaşılıyor ki,  bunlar tüm gerçekleri kafa gözleriyle de görseler dahi yine inamak istemeyeceklerdir ve inanmazlar da

Kaf-22: Allah ona buyurur: “Sen bundan gaflet içindeydin. İşte gözünün önünden perdeyi kaldırdık, şimdi artık gözün pek keskindir




« Son Düzenleme: 09 Ocak 2008, 05:23:46 ÖS 17 Gönderen: abdulhamit » Logged
09 Ocak 2008, 06:59:50 ÖS 18
Üye Bilgileri
serender
Genel Yönetici
*

Mesaj Sayısı: 4071
Nerden: Rize
Dosdoğru ol!


Offline
« Yanıtla #13 :»

aklıma bişey takıldı
kurandan faydalanabilmenin şartı muttaki olmak..
muttaki olmanın da olmazsa olmazları arasında infak sayılmış..

yani; kurandan faydalanabilmek..hidayete ulaşmak için infak şart.
neden acaba?

hidayetle infak arasında ki bu sıkı bağın sebebi ne?

Logged

'Ey iman edenler, Allah için hakkı ayakta tutanlar ve adaletle şahitlik yapanlar olunuz' 5/8
10 Ocak 2008, 12:08:37 ÖÖ 00
Üye Bilgileri
maxpayna
Genel Yönetici
*

Mesaj Sayısı: 3638
Nerden: ankara

WWW Offline
« Yanıtla #14 :»

Alıntı
serender
aklıma bişey takıldı
kurandan faydalanabilmenin şartı muttaki olmak..muttaki olmanın da olmazsa olmazları arasında infak sayılmış..
yani; kurandan faydalanabilmek..hidayete ulaşmak için infak şart.neden acaba?hidayetle infak arasında ki bu sıkı bağın sebebi ne?

illiyet bağı doğru mu şüpheliyim serender.
şuna benzettim bunu;
araba sürmek için ehliyet şart. ehliyet alabilmek için ilk yardım bilmek şart.
ama araba sürebilmek için ilk yardım bilmek şart değil.

teşbih yerinde mi oldu bilmem ama  muttaki olmanın bir sürü şartından biri infak olabilir diye kurandan faydalanabilme şartı infaktır diyerek direk ilişki kurmak isabetli olurmu.

atladığım göremediğim husus olabilir ilk başta aklıma gelen fikir bu. açıklarsan sevinirim....saygılar
Logged
Sayfa: [1] 2 3   Yukarı git
Cevap Yaz Yeni Konu Haberdar Et
Gitmek istediğiniz yer:  

MySQL ile Güçlendirildi PHP ile Güçlendirildi Powered by SMF 1.1.15 | SMF © 2006, Simple Machines XHTML 1.0 Geçerli! CSS Geçerli!
Bu Sayfa 0.07 Saniyede 19 Sorgu ile Oluşturuldu