1- Fatiha Suresi

Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.
anasayfa anasayfa giris kayit
  İslami Düşünce Platformu > KUR´AN-I KERİM (Bilgi Platformu) > Tefsir Sohbetleri > 1- Fatiha Suresi
Kullanıcı Adı: Beni Hatirla?
Şifre:

Sayfa: 1 [2] 3 4 ... 7   Aşağı git
Cevap Yaz Yeni Konu Haberdar Et
Gönderen Konu: 1- Fatiha Suresi  (Okunma Sayısı 4461 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
25 Aralık 2007, 06:38:24 ÖS 18
Üye Bilgileri
abdulhamit
ALLAH RAHMET EYLESİN
*

Mesaj Sayısı: 2522
Nerden:

Offline
« Yanıtla #15 :»

Alıntı
ta ki ibrahim gibi ateşe atlayacak kadar yardımsız kalacağımız bir anda bile sadece Allahtan yardım istemek

Bu iddialı sözden sonra Sanırım konuyu daha da netleştirmeniz gerekiyor,Çünkü çevremizden yardım istemeden hemen hemen yapabileceğimiz herhangi birşey yok gibi , diye düşünüyorum
Eğer, Ayakabımızın bağını düğümlerken bile allahtan yardım istiyorsak bu yardım bize vereceği güç,sağlık ve afiyettir. Eğer, biz bu sağlıktan mahrum isek, oturup Allahın bize vereceği yardımı beklemek ne kadar gülünç ise illa yardımı allahtan isterim kimse bana yardım etmesin demek de o kadar gülünç değil mi ?
Zaten size yardım edecek olan her kişi ise Allahın onayı ve allahın yardımı ile size yardım etmeyecek mi ?
« Son Düzenleme: 25 Aralık 2007, 06:48:18 ÖS 18 Gönderen: abdulhamit » Logged
25 Aralık 2007, 07:12:14 ÖS 19
Üye Bilgileri
serender
Genel Yönetici
*

Mesaj Sayısı: 4071
Nerden: Rize
Dosdoğru ol!


Offline
« Yanıtla #16 :»

Alıntı
mümin kişiliği olan bir şahıstır. yardımsever olmalıdır ama yardım isteme konusunda ise çok tedbirli davranmalı mümkünse yardım istememeye gayret etmelidir.

demişim.

dikkat edin  her işinde başkasına koşanların kişilikleri olgunlaşmamışdır.
kesin bir çizgi yok
ayakkabımın bağı olayı ise Allahla iletişimi sürekli ve canlı tutmak olarak algılansa...?
bütün bunlar kişilik oluşturmak içindir

ayrıca imani bir konu olarak da gaybi yardımları Allahtan başkasından beklemenin şirk olduğu gerçeğini d etekraren vurgulayalım .

M. Ali Baltaşının ilk mesajlar isimli kitabında fatihayı üç katagoride tevhidi açıklayan bir sure olarak anlatmış

1-ilk üç ayet tevhid inancının işlendiği


(1    Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla:
   
    2    Hamd, Alemlerin Rabbi Allah'a mahsustur.
   
    3    O Rahman ve Rahim'dir)


2-sonraki iki ayet tevhid inancının uygulanmasının işlendiği ayetler
   4    Din Gününün sahibidir.
   
    5    Ancak Sana kulluk eder ve yalnız Senden yardım dileriz.



3-son iki ayet tarih boyunca tevhid mücadelesinin özeti

6    Bizi doğru yola eriştir.
   
    7    Nimete erdirdiğin kimselerin yoluna; gazaba uğrayanların, ya da sapıtanların yoluna değil.



olarak kısımlandırmış
Logged

'Ey iman edenler, Allah için hakkı ayakta tutanlar ve adaletle şahitlik yapanlar olunuz' 5/8
26 Aralık 2007, 04:40:26 ÖS 16
Üye Bilgileri
abdulhamit
ALLAH RAHMET EYLESİN
*

Mesaj Sayısı: 2522
Nerden:

Offline
« Yanıtla #17 :»

Alıntı
Çünkü çevremizden yardım istemeden hemen hemen yapabileceğimiz herhangi birşey yok gibi , diye düşünüyorum
Zaten size yardım edecek olan her kişi ise Allahın onayı ve allahın yardımı ile size yardım etmeyecek mi ?

Evet, ben de öyle demiştim
Yediğimiz her lokma bir yemekte bile veya bir dilim ekmeğimizde bile( Fırıncısından, tohumu eken köylüye kadar) binlerce insanın yardımını olduğunu düşünmemiz
Böyle çok basit örnekten yola çıkarak, Bu olayın böyle zuhur etmesi
İnsanların allahın izni ile birbirine yardımda muhtaç olduğunu göstermiyor mu ? Ki insanlar arasında da mevkiler ve makamlar vardır ve bunun hikmetleri de vardır ki, her insan grubu birbirleriyle yardımlaşsın ve işlerini birbirine gördürsün.

Geniş anlamda baktığımızda bu yardımların asıl sahibinden geldiğini yani Allahtan geldiğini çok kolay idrak ederiz değil mi ?
« Son Düzenleme: 28 Aralık 2007, 04:40:05 ÖS 16 Gönderen: abdulhamit » Logged
27 Aralık 2007, 05:43:05 ÖS 17
Üye Bilgileri
abdulhamit
ALLAH RAHMET EYLESİN
*

Mesaj Sayısı: 2522
Nerden:

Offline
« Yanıtla #18 :»

Fatiha suresi 5. Ayetini çok geniş şekli tefsir etmek mümkün,
Fakat asıl anlamda tefsir etmek gerekirse ayetin öncesi ve sonrasına bakılmalı ve bir anlam bütünlüğü oluşturulmalıdır.


Buna göre yalnız sana ibadet ederiz. Yani yalnız sana kulluk ederiz dedikten sonra yine aynı şekilde ancak ve ancak yalnız senden yardım isteriz dediğimiz de bu kulluk ifası için Yalnız senden yardım bekliyor, ve destek istiyoruz. Yine ayetin devamını okuduğumuzda bizi doğru yola ilet ve mütaakip ayetlerde de yine aynı anlam var, şaşırmışların yoluna değil diyerek, buradaki yardım anlamı pekiştirilmiş oluyor.

Ancak senden yardım dileceğiz neye karşı ve niçin dileyeceğiz?

Allaha kulluk olmak vazifesi ve doğru yolu bulma hadisesi insanın tek başına Allahın yardımı olmaksızın başaracağı bir hadise değildir. Allahın yardımı şarttır ve bu yardım çok da büyük önem arzeder. Eğer Allah insana doğru yola girmesine , kendisine hakkıyla itaat ve kulluk olma yolunda insana yardım etmezse insan kesinlikle doğru yola giremez, hidayete erişemez.

İŞTE YARDIM isteğimiz bu yöndedir, bizi doğru yola ilet, ancak sana kulluk ederiz ve etmek istiyoruz dedikten sonra yine bu hususta ancak senden yardımı bekliyoruz anlamı daha belirgindir. Ayrıca daha tefsiri genişletecek olursak,


 sen bize kafirlere karşı da yardım et, anlamını da çıkarabileceğimiz gibi , yalnızca Peygamberini, kuranı hakimi ,Alim kullarını bize murşit olarak yardım et vs anlamlarını da çıkartabiliriz

50/16: ... İnsanı Biz yarattık. Nefsinin ona ne vesveseler verdiğini biliriz. Biz ona şah damarından daha yakınız.

12/53: ... Nefs, kötülüğü şiddetle emreder...

Eğer şeytandan gelen kötü bir düşünce seni dürtükleyecek olursa hemen Allah'a sığın, O Semi'dir, Alim'dir. (Fussilet : 34-36


Allahın yardımı olmadan, insan istediği kadar Allahın yardımı olmaksızın ben doğru yola gireceğim desin boşuna ve boş olan bir uğraştır bu. Çünkü insan nefsi ve ona musallat olan şeytan vesvevesi ile baş etmek o kadar kolay bir iş değildir. Akıl sahibi olduğu bildiğimiz her insan kolaylıkla nefsinin vesvesinden şeytanın vesvesinden etkilenebilir, yenik düşebilir veAllaha isyana, şirk, hatta Allahı inkara bile yönebilir.

O halde bütün bu olumsuzluklara karşı, Allaha ulaşacağımız yolda her türlü tehlikelere karşı bizi koruması için Allahın yardımını isteyeceğiz. Ancak ve ancak Allahın yardımını isteyeceğiz bir başkasını değil, İşte görüşümü destekleyen ayetlere beraber bakalım

Bakın ayete ISRA-74- Eğer sana direnme gücü vermeseydik, az daha onlara meyl ediyordun

Yani koskaca bir peygamber ( Peygamberimiz HZ Muhammed ( Sav ) bile şeytan ve taraflarınca saptırılmak gayesi ile yoldan çıkarılabilecek duruma az kalsın gelebiliyorsa .Dolayısıyla insan ruhen de hissetse akıl ile de kavrasa allahın birliğine iman etmesi hiç kolay olmayacaktır.Zaten böyle bir imana sahip ister tebliğ ile olsun ister kendi aklı ile allaha gönülden inandığın da o insan hemen rabbimizin koruması altına alınıyor bakın ayete açık ve net ne diyor

ŞURA-13.........Allah kendine gönülden yöneleni kendine iletir


 Kim yöneltir ? Allah yöneltir, Kimi ? Kendisine her yöneleni. Nasıl yöneltir?

 Ona yardımda bulunarak, onun kalb gözünü açarak onu hem şeytan hem de nefsin vesvesinden koruyarak değil mi !

İşte bakın Yusuf peygamberimize de zinanın eşiğinden ona da nasıl yardım etmişti de Yusuf peygamberde az kaldı zina ediyordu, çünkü nefsi onu arzulamış az kalsın nefsine ve şaytana itaat ediyordu ki, Allahın yardımı o an tecelli etti

Evinde kalmakta olduğu kadın, ondan murad almak istedi ve kapıları sımsıkı kapatarak: "İsteklerim senin içindir, gelsene" dedi. (Yusuf) Dedi ki: "Allah'a sığınırım. Çünkü o benim efendimdir, yerimi güzel tutmuştur. Gerçek şu ki, zalimler kurtuluşa ermez." Andolsun kadın onu arzulamıştı, -eğer Rabbinin (zinayı yasaklayan) kesin kanıt (burhan)ını görmeseydi- o da (Yusuf da) onu arzulamıştı. Böylelikle Biz ondan kötülüğü ve fuhşu geri çevirmek için (ona delil gönderdik). Çünkü o, muhlis kullarımızdandı. (Yusuf Suresi, 23-24)

Fatiha 5. ayetini Daha geniş şekliyle de tefsir edebiliriz
Devam edeceğim
« Son Düzenleme: 27 Aralık 2007, 05:54:03 ÖS 17 Gönderen: abdulhamit » Logged
30 Aralık 2007, 09:09:20 ÖS 21
Üye Bilgileri
serender
Genel Yönetici
*

Mesaj Sayısı: 4071
Nerden: Rize
Dosdoğru ol!


Offline
« Yanıtla #19 :»

Alıntı
M. Ali Baltaşının ilk mesajlar isimli kitabında fatihayı üç katagoride tevhidi açıklayan bir sure olarak anlatmış

1-ilk üç ayet tevhid inancının işlendiği


(1    Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla:
   
    2    Hamd, Alemlerin Rabbi Allah'a mahsustur.
   
    3    O Rahman ve Rahim'dir)

2-sonraki iki ayet tevhid inancının uygulanmasının işlendiği ayetler
   4    Din Gününün sahibidir.
   
    5    Ancak Sana kulluk eder ve yalnız Senden yardım dileriz.


3-son iki ayet tarih boyunca tevhid mücadelesinin özeti

6    Bizi doğru yola eriştir.
   
    7    Nimete erdirdiğin kimselerin yoluna; gazaba uğrayanların, ya da sapıtanların yoluna değil.


olarak kısımlandırmış


1-ilk üç ayet tevhid inancının işlendiği


(1    Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla:
   
    2    Hamd, Alemlerin Rabbi Allah'a mahsustur.
   
    3    O Rahman ve Rahim'dir)



besmele:tevhid inancının anahtar kavramlarından biridir.islam dışı her şeyden soyutlandığımızın açıklanmasıdır. memuru olduğumuz bir amirin-ilahın emrinde oluşumuzun adıdır.

"(6-91)insanlar onu gereği gibi tanıyamadılar"

çünkü insanlar;

1-O'nu tek ilah olarak tanımadılar.
2-O'na oğul isnad etiler.
3-Egemenlik konusunda O'na ortak(lar)koştular.

bu yüzden fatiha Allah'ı tanıtmakla başlıyor.

a)Allah Alemlerin Rabbidir.

alem:öncelikle akıl sahibi olan insanları kastediyorsa da bütün mevcudatı içine alır.


Rabb:terbiye eden, yetiştiren, otorite sahibi anlamlarına gelir.(bu kavramı , kavramlar bölümünden mutlaka okuyunuz!)

b) O Rahmandır Rahimdir.

Rahman ve Rahim ikiside rahmet kökünden türemiştir.
Rahman: Rahmetin çokluğu
Rahim: Rahmetin sürekliliğini ifade eder.

"Âyetlerimize iman edenler sana geldikleri zaman de ki: "Selam olsun size! Rabbiniz kendi üzerine rahmeti (merhameti) yazdı. Şöyle ki: Sizden kim cahillikle bir kabahat işler de sonra peşinden tövbe eder, kendini düzeltirse (bilmiş olun ki) O, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir."

enam suresinden rahmeti öğreniyoruz.

başka bir surede ise Kuranı rahmet olarak indirildiğini görüyoruz.

Rahman oluşu ise kuranın öğretmesiyle yakından ilişkilidir. rahman suresinin ilk ayetlerinde "Rahman kuranı öğretti,insanı yarattı Ona beyanı öğretti"

rahman ve rahim sıfatı tevhid inancının evrenselliği ile alakalıdır.
çünkü rabbimiz sadece Alemleri yetiştiren , eğiten, otorite sahibi değil aynı zamanda onlara karşı merhamet hisside taşıyor.Allahın kuranı rahmet olarak nitelemeside bunu açıklıyor çünkü kuran insanların mutluluğu için vazgeçilmezdir.
ve sık tekrarlanması istenbilen bu iki kelimenin aslında tevhid toplumunu sevgi, merhamet yönünü geliştirmesi içindir.tevhid toplumu; kin , garaz, hased ve zulum üzerine kurulu değildir.

c)Din gününün malikidir.çok bilinen günlerin tarihi varilmez gün diye nitelenilir. günlerden bir gün değildir. herkesce bilinen niteliğini "din" belirlemektedir.
 Burada muvahhid için en temel meselelerden biri olan Ahiret inancı vurgulanmaktadır.bu bir müslümanın hiç bir zaman aklından çıkarmaması gerektiği bir gerçektir. ve ölçüdür.hiç bir eylem karşılıksız değildir. hesabı sorulacaktır. buraya kadar ahiret inancının insana bakan yönünü gördükl.
ahiret inancının topluma bakan tarafında ise adalet vardır.
madem her yeptığımızdan sorulacapız o halde bulunduğumuz toplumda da adil olmak ahiret inancının gereğidir.
bu ayetin başka bir anlamı da mülk kavramı ile açıklanılabilir.
Allah sadece din gününün sahibi değildir. varlığın da sahibidir.

Kaynağını Allahtan almayan hiç bir otorite, güç meşru değildir.muvahhidler nazarında bağlayıcılığı ve anlamı yoktur.Otorite yalnızca Allahındır.

evet bu üç ayette tevhid inancının dört temel esasını öğrendik

1-evrensellik
2-rahmet
3-adalet
4-mülkiyet



2-sonraki iki ayet tevhid inancının uygulanmasının işlendiği ayetler
   4    Din Gününün sahibidir.
   
    5    Ancak Sana kulluk eder ve yalnız Senden yardım dileriz.


ilk ayetlerden gördüğümüz  gerçek tevhid inancının sadece ilah birliği üzerinde oluşu değil insanların birliğini de esas aldığıdır.ortaya konulan bu ilkeleri kabul eden, ve onları hayatlarına uygulamaya çalışan toplulukda ortaya çıktı.

bu topluluk (dikkat edin biz ifadesi kullanılıyor)
"Biz Ancak Sana kulluk eder ve yalnız Senden yardım dileriz."
bu ayette biz; bir topluluk olarak ifadesi ile
ancak sana ifadesi dikkatlerden kaçmamalı.
iki dikkat edeceğimiz unsur ise birincisi tevhid inancında ki vahdeti
ikincisi ise tek ilaha ibadeti vurgulamaktadır.

yalnız bu iki ibadetde meşakket isteyen bedeli olan ve güçlüklerle mücadele edilmesi gereken onurlu eylemlerdir.
çünkü tarih boyunca sadece Allaha ibadet eden ve sadece allahtan isteyen bir kişiye ve topluluğa hep karşı çıkılmıştır. bu karşı çıkan tağutlara sabretmek ve mücadele etmek ise cennetle ödüllendirilecek bir eylemdir.
bu mücadele de muvahhidlerin elinde iki silahı vardır. bunlar salat ve sabırdır.


3-son iki ayet tarih boyunca tevhid mücadelesinin özeti

6    Bizi doğru yola eriştir.
   
    7    Nimete erdirdiğin kimselerin yoluna; gazaba uğrayanların, ya da sapıtanların yoluna değil.


yol gösterme Allaha aittir bu konuda değil insanlar peygamberlere bile yetki tanınmamıştır.
doğru yolun tek kaynağı kurandır.
işte fatiha kulun duası kuran ise rabbin rahmetidir.

bilindiği gibi araplarda çöl kültürü meşhurdur. çölde izler kolay bulunmaz rüzgarın savurmasıyla yollar tepeler değişebilir. çöl kılavuzlarına hadi denir.
dünya hayatı ve insan denen mechulü ancak onun sahibi bilebilir ve doğru yolu gösterme kudretide ona aittir.

hidayet konuusnu anlamka için şu soruyu iyi düşünmek gerekir
-insan kendisi doğru yolu bulamaz mı?
-tarih boyunca felsefeciler hep soru sormuştur. hangisinin doğru olduğuna kim karar verecektir. ve insana bırakılırsa ortaya ancak kan ve savaş çıkar.
tarih bunun örnekleriyle doludur.

teker teker örnek vermeyeceğim
tarih; kendilerine nimet verilenler ile onlara karşı çıkanların yani gazap ve delalette olanların mücadelelerinden ibarettir.
...







Logged

'Ey iman edenler, Allah için hakkı ayakta tutanlar ve adaletle şahitlik yapanlar olunuz' 5/8
31 Aralık 2007, 08:31:53 ÖS 20
Üye Bilgileri
abdulhamit
ALLAH RAHMET EYLESİN
*

Mesaj Sayısı: 2522
Nerden:

Offline
« Yanıtla #20 :»

Allahın yardımı olmadan hiçbir canlı rızkını bulamaz, hasta olan hiçbir kimse şifa,derman bulamaz, hiçbir dert son bulmaz, kısacası hiçbirimiz onun yardımı olmaksızın tek bir adım dahi atamayız.

Andolsun, (peygamber olarak) gönderilen kullarımıza (şu) sözümüz geçmiştir: Gerçekten onlar, muhakkak nusret (yardım ve zafer) bulacaklardır. Ve hiç şüphesiz; Bizim ordularımız, üstün gelecek olanlar onlardır. (Saffat Suresi, 171-173)

Allah yazmıştır: "Andolsun, Ben galip geleceğim ve elçilerim de." Gerçekten Allah, en büyük kuvvet sahibidir, güçlü ve üstün olandır. (Mücadele Suresi, 21) "

DUHA-6- O, seni bir yetim olarak bulup barındırmadı mı?
7- Seni şaşırmış bulup doğru yola iletmedi mi?
8- Seni fakir bulup zcnginleştirmedi mi?

Ey Muhammed, rabbin seni yetim bir kimse olarak bulup barındırmadı mı? Seni, bugünkü halinin dışında bulup sana doğru yolu göstermedi mi? Seni fakir bulup maddeten ve manen zenginleştinnedi mi? Bütün bunlar Allahın yardımıdır

ALİ İMRAN 37: Rabbi, onu iyi bir surette kabul etti, bir nebat yetiştirir gibi onu yetiştirdi, geliştirdi, Zekeriyya'yı da onun hizmetine memur etti. Zekeriyya, ne vakit mihRaba girse yanında bir yiyecek bulurdu. Ya Meryem demişti, bunlar nereden geliyor sana? Meryem, Allah'tan demişti, şüphe yok ki Allah dilediğini sayısız rızıklarla rızıklandırır.

Zekeriyayı da onun hizmetine memur etti ne demek ? Ona hizmet için zekeriyayı görevlendirmişti ki, zekariya Allahın emri ile meryeme yardım edecekti. Bu yardım gerçekte zekeriyadan değil, Allahtan gelecekti.Burada Allah zekeriyayı bir araç ve vasıta ve bir vesile olarak kullanmıştır.

O halde insanların birbirleriyle yardımını Allahın yardımı olarak önemsemeliyiz, Allahın insanları yardımda birbirine muhtaç kılması onun imtihanındandır ve aynı zamanda onun şefkatindedir ki,bir ana kendi yavrusuna sahip çıkar ve ona en iyi bir şekilde hizmet eder.
Allahın kullarına emrettiği zekat yardımı da onun şefkat ve bereketindedir ve bu aynı zamanda müminleri bir sınama ve akabinde onlara büyük mükafat olarak dönecek bir yardımdır bu.

Sizi yeryüzünün halifeleri kılan, size verdiği (nimetler) hususunda sizi denemek için kiminizi kiminizden derecelerle üstün kılan O'dur. Şüphesiz Rabbin, cezası çabuk olandır ve gerçekten O, bağışlayan merhamet edendir." Enam 165

İnsanlara bu dünyada verilen şan, mevki ve makam deneme amaçlıdır, şöyle ki, insanlar bu sahip oldukları mevkilerlerle birbiriyle yardımlaşırlar örneğin zengin fakiri kendisine hizmet ve yardım için kullanabilir

"Ey insanlar! Doğrusu biz sizi bir erkekle bir dişiden yarattık. Ve birbirinizle tanışmanız için sizi milletlere ve kabilelere ayırdık. Muhakkak ki Allah yanında en değerli ve en üstün olanınız, ondan en çok korkanınızdır. Şüphesiz Allah bilendir, haberi olandır."11

Ayetin "Ey insanlar" diye başlaması ve "birbirinizle tanışmanız için" ifadesi üzerinde yeniden ve derinden düşünmeye bu gün daha çok ihtiyacımız vardır. Ayette, bütün insanların Âdem'le Havva'dan çoğalmaları nedeniyle neseb'te müsavi oldukları, birbirlerine üstünlüklerinin bulunmadığı, milletler ve kabileler halinde yaratılmanın ise tanışıp, yardımlaşma için olduğu belirtilmektedir.


Yediğimiz her lokma bir yemekte bile veya bir dilim ekmeğimizde bile( Fırıncısından, tohumu eken köylüye kadar) binlerce insanın yardımını olduğunu düşünecek olursak ve
Böyle çok basit örnekten yola çıkarak, Bu olayın böyle zuhur etmesi
İnsanların allahın izni ile birbirine yardımda muhtaç olduğunu göstermiyor mu ? Ki insanlar arasında da mevkiler ve makamlar vardır ve bunun hikmetleri de vardır ki, her insan grubu birbirleriyle yardımlaşsın ve işlerini birbirine gördürsün.

Geniş anlamda baktığımızda bu yardımların asıl sahibinden geldiğini yani Allahtan geldiğini çok kolay idrak ederiz değil mi ?

Allahun kafirlere de yardımı şu şekildedir
_________________
Logged
31 Aralık 2007, 08:33:03 ÖS 20
Üye Bilgileri
abdulhamit
ALLAH RAHMET EYLESİN
*

Mesaj Sayısı: 2522
Nerden:

Offline
« Yanıtla #21 :»

Allahun kafirlere de yardımı şu şekildedir

Onların malları ve evlatları seni imrendirmesin; Allah bunlarla, ancak onları dünyada azablandırmak ve canlarının onlar inkar içindeyken zorluk içinde çıkmasını istiyor. (Tevbe Suresi, 85)

Nimet olarak size ulaşan ne varsa, Allah'tandır. Sonra size bir zarar dokunduğu zaman da yalnız O'na yalvarırsınız. Sonra da sizden o zararı giderdiğinde, içinizden bir zümre, hemen Rablerine ortak koşarlar! Kendilerine verdiklerimize karşılık nankörlük etmeleri için (öyle yaparlar). O halde bir süre daha faydalanın; fakat yakında hakikati bileceksiniz! Nahl, 53-55

Eğer Allah sana bir zarar dokundurursa, onu yine O'ndan başka giderecek yoktur. Eğer sana bir hayır dilerse, O'nun keremini geri çevirecek de yoktur. O, hayrını kullarından dilediğine eriştirir. Ve O bağışlayandır, esirgeyendir." Yunus, 107

Allahtan nasıl yardım dileyeceğiz?

BAKARA- 153- Ey müminler, sabırla ve namazla Allah'tan yardım isteyin. Hiç şüphesiz Allah, sabredenler ile beraberdir

Allahın yardımı hemen deneme amaçlı olarak hemen gelmeyebilir, gecikebilir, bunda bir hikmet vardır

Andolsun ki içinizden cihad edenlerle sabredenleri belirleyinceye ve haberlerinizi açıklayıncaya kadar sizi imtihan edeceğiz." Muhammed 31

"Yoksa siz, sizden önce gelip geçenlerin başına gelenler size de gelmeden cennete gireceğinizi mi sandınız? Yoksulluk ve sıkıntı onlara öylesine dokunmuş ve öyle sarsılmışlardı ki, nihayet Peygamber ve beraberindeki müminler: Allah'ın yardımı ne zaman! dediler. Bilesiniz ki Allah'ın yardımı yakındır." Bakara 214

"Biz hangi ülkeye bir peygamber gönderdiysek, ora halkını, (peygambere baş kaldırdıklarından ötürü bize) yalvarıp yakarsınlar diye mutlaka yoksulluk ve darlıkla sıkmışızdır. Sonra kötülüğü (darlığı) değiştirip yerine iyilik (bolluk) getirdik. Nihayet çoğaldılar ve: "Atalarımız da böyle sıkıntı ve sevinç yaşamışlardı" dediler. Biz de onları, kendileri farkına varmadan ansızın yakaladık." Araf, 94-95

Son ayet-i kerimeden de anlaşıldığı üzere sadece yokluk, eziyet değil, bilakis bolluk ve rahatlık da imtihan vesilesidir. Başa gelen her durumun Allah'tan geldiğine teslim olmakla beraber, yaptıklarımız yüzünden olduğunu da unutmamalıyız:

Hep Allah mı bize yardım edecek ve biz Allaha yardım etmeyecek miyiz ?

SAF suresi 14. ayet : Ey iman edenler ALLAH'ın yardımcıları olun. Tıpkı Meryem oğlu İsa'da havarilere: `Allah yolunda benim yardımcılarım kimdir?" dediğinde Havariler: "Allah yolunun yardımcıları biziz" demeleri gibi İsrail oğullarından bir zümre inandı, bir zümre inkar etti. Biz de inananları, düşmanlarına karşı destekledik, onlar üstün geldiler
« Son Düzenleme: 31 Aralık 2007, 08:36:00 ÖS 20 Gönderen: abdulhamit » Logged
01 Ocak 2008, 05:08:43 ÖS 17
Üye Bilgileri
Aysegul
Emektar Yönetici
*

Mesaj Sayısı: 3265
Nerden: Bursa

WWW Offline
« Yanıtla #22 :»

Fâtiha Suresi
baş tarafında kâinatın başlangıç ve sonucuna ait bütün istenen özellikleri ile Allah’ı bilme bahislerini, Kur’ân ilminin ve İslâm dininin konusunu, prensiplerini;

orta kısımda ise Kur’ân ilminin özel konusunu ve gayesini ve İslâm dininin başlangıcı olup en büyük yaratılış kanunu olan Allah’la bağlılıkları ile bütün sosyal sırları ve hukukla ilgili prensipleri tebliğ ve kaydettikten sonra

üç ayette de Hak yolun, İslâm dininin efradını câmi (fertlerini içine alan), ağyârını mâni (yabancıları çıkaran) kesin sınırını, tasvirine doyulmaz bir belagât ile tesbit etmiş ve

bunların hepsini başındaki bir (Elhamdulillah) belâgatlı cümlesinde toplayarak geçerliliğini Allah’ın adı ile ilan etmiştir.

İslâm dininin bu tarifi şu oluyor:
Gazaba uğratmadan,
sapıklığa düşürmeden,
doğruca ve selametle
Allah’a ve Allah’ın nimetlerine götürüp
“elhamdulillâh Allah’a hamd olsun” dedirten ve
bu temiz nimetlere tam selametle ermiş,
gerçekten mutlu ve övülmüş,
öfkeye uğramamış ve saptırılmamış zatlar tarafından görülmüş ve
tecrübe ile bilinen
büyük,
aşikar,
düz,
doğru,
Hak yolu ve istikamet yolu.

Bu dini kabul etmenin, dindarlığın başlangıcı ilk önce Allah Teâlâ’yı tanımak ve O’na iyyakena’budu ve iyyakenestein diye Allah’tan başka ilâh olmadığına tam bir şekilde söz vermek ve anlaşma yapmak ve ondan sonra da tam bir sebat ve samimiyet ile gereğini yerine getirmek için,
 
hak ve vazifelerin bütün sınırlarını bildiren ve üzerinde kolaylık ve selametle yürünmek mümkün olan dosdoğru bir şeriat caddesine hidayet, yani bilimsel olarak doğru yolu göstermek ve pratikte başarılı olmalıyı istemektir ki, bu şuurlu isteğin cevabı Bakara sûresinin başında başlayacaktır.

Demek ki istemek ve dindarlık bizden; din, şeriat ve doğru yolu göstermek Allah’tandır.

Ve bu hidayet (doğru yolu göstermek) iki çeşittir.

Biri ilmî olan irşad,

diğeri fiilî (pratik) olan Cenab-ı Hakk’ın kuluna yardım etmesidir.

Yüce Kur’ân, ilmî irşadı istemenin cevabıdır.

Fiilî olarak başarılı kılmayı istemenin cevabı da bu irşadı kabul etmekle etraflıca dindarlıkta her an ve her lahza meydana gelecektir.

İşte İslâm dini böyle bir Allah kanunudur.

Fatiha bunu tanımlarken mânâsını ispatlamak için başlangıçtaki aklî ve kalbî irşadlardan sonra gözlem ve tarihin şehadet ettiği tecrübeyi gösterivermiş ve başka delil ve vesikaya bile ihtiyaç bırakmamıştır.


Elmalılı Hamdi Yazır – Hak Dini Kur’an Dili Tefsiri’nden
Logged
01 Ocak 2008, 05:19:19 ÖS 17
Üye Bilgileri
Aysegul
Emektar Yönetici
*

Mesaj Sayısı: 3265
Nerden: Bursa

WWW Offline
« Yanıtla #23 :»

Sanki BESMELE bir TAÇ,
KUR'ÂN en mükemmel bir VÜCUD,
FÂTİHA O'nun BAŞI,

ELHAMDULİLLAH  bu  baştaki çehre,

RAHMET ve HİDAYET (doğru yolu bulma) bu çehrenin GÖZ BEBEKLERİ,

DÜNYA ve AHİRET, DIŞ yüzeyle İÇ yüzü,

KULLUK ve YARDIM DİLEME DİLİ,

ALLAH'IN BİRLİĞİNE inanma ise RUHU'dur.


O şekildedir ki Vücudun bütün gizli tarafları onun açık seçik konuşan dudağından çıkarken
O Taçtan,
O Çehreden,
O Süzgün Bakışlardan da
O'nun Ruhu okunur.

O Çehre, Hz. Muhammed (s.a.v.)'in Çehresi,

O Vücud, Allah'ın tecellisidir.

Söz Allah'ın sözü,

Tebliğ eden Allah'ın elçisidir.

"Allah'tan başka ilâh olmadığına Hz. Muhammed'in Allah'ın kulu ve elçisi olduğuna şahitlik ederim."



Elmalılı Hamdi Yazır - Hak Dini Kur'an Dili Tefsiri'nden...
Logged
01 Ocak 2008, 05:31:34 ÖS 17
Üye Bilgileri
serender
Genel Yönetici
*

Mesaj Sayısı: 4071
Nerden: Rize
Dosdoğru ol!


Offline
« Yanıtla #24 :»

teşekkür ederim ayşegülüM
« Son Düzenleme: 01 Ocak 2008, 05:52:17 ÖS 17 Gönderen: Aysegul » Logged

'Ey iman edenler, Allah için hakkı ayakta tutanlar ve adaletle şahitlik yapanlar olunuz' 5/8
08 Ocak 2008, 05:24:41 ÖÖ 05
Üye Bilgileri
emrullah
Yeni Üye

Avatar Yok

Mesaj Sayısı: 3
Nerden:

Offline
« Yanıtla #25 :»

ben ilmin şehriyim "ali" ise o şehrin kapısıdır.

hz.MUHAMMED (s.a.v)

kainatta ne varsa KUR'AN-I KERİM'de,KUR'AN-I KERİM'de ne varsa FATİHA-I ŞERİFE'de,FATİHA-I ŞERİFE'de ne varsa BESMELE-I ŞERİFE'de,BESMELE-I ŞERİFE'de ne varsa "B"de, "B"de ne varsa noktasında gizli.ben ise o noktayım.

hz.ALİ (r.a)
 
Logged
08 Ocak 2008, 05:31:48 ÖÖ 05
Üye Bilgileri
emrullah
Yeni Üye

Avatar Yok

Mesaj Sayısı: 3
Nerden:

Offline
« Yanıtla #26 :»

Ancak Sana kulluk eder ve yalnız Senden yardım dileriz.ayetinin mana olarak bir başka boyutunu FIKH-I EKBER ALİYYÜL KARİ ŞERH-İ 'inden okumanızı tavsiye ederim.
Logged
08 Ocak 2008, 02:02:39 ÖS 14
Üye Bilgileri
serender
Genel Yönetici
*

Mesaj Sayısı: 4071
Nerden: Rize
Dosdoğru ol!


Offline
« Yanıtla #27 :»

hoşgeldiniz emrullah
bahsettiğiniz esere herkesin ulaşması mümkün değil.
rica etsek bizim için özetlermisiniz?
Logged

'Ey iman edenler, Allah için hakkı ayakta tutanlar ve adaletle şahitlik yapanlar olunuz' 5/8
10 Mart 2008, 11:54:58 ÖS 23
Üye Bilgileri
Aysegul
Emektar Yönetici
*

Mesaj Sayısı: 3265
Nerden: Bursa

WWW Offline
« Yanıtla #28 :»

Bismillahirrahmannirrahim

Rahman ve Rahim olan ALLAH adına

Özünde Merhametli
İşinde Merhametli ALLAH adına

Rahman zatındaki Rahmeti
Rahim fiilindeki Rahmeti gösterir.

Rahman Allah'ın zatına dönüktür,
Rahim Allah'ın tecelliyatına dönüktür, mahlukata dönüktür.

Rahman Hâlık'ı gösterir,
Rahim Mahlûk'u gösterir.

Rahim'in Rahim'i, Rahman'dan kaynaklanır demektir.
Rahman'ın Rahmaniyeti varlığa Rahimiyet şeklinde tecelli eder demektir.

Bu iki ok gibidir.
Muhteşemdir.



Mustafa İslamoğlu anlatımıyla..
Logged
23 Mayıs 2008, 06:47:40 ÖS 18
Üye Bilgileri
leylifer
Daimi Üye
**

Mesaj Sayısı: 158
Nerden: sakarya

Offline
« Yanıtla #29 :»

Resimlerin Görüntülenmesine İzin Verilmiyor
Resimleri Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap



Logged

Sesini değil, sözünü yükselt.. Yağmurlardır büyüten zambakları , gök gürültüsü değil.
Sayfa: 1 [2] 3 4 ... 7   Yukarı git
Cevap Yaz Yeni Konu Haberdar Et
Gitmek istediğiniz yer:  

MySQL ile Güçlendirildi PHP ile Güçlendirildi Powered by SMF 1.1.15 | SMF © 2006, Simple Machines XHTML 1.0 Geçerli! CSS Geçerli!
Bu Sayfa 0.08 Saniyede 19 Sorgu ile Oluşturuldu