1- Fatiha Suresi

Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.
anasayfa anasayfa giris kayit
  İslami Düşünce Platformu > KUR´AN-I KERİM (Bilgi Platformu) > Tefsir Sohbetleri > 1- Fatiha Suresi
Kullanıcı Adı: Beni Hatirla?
Şifre:

Sayfa: [1] 2 3 ... 7   Aşağı git
Cevap Yaz Yeni Konu Haberdar Et
Gönderen Konu: 1- Fatiha Suresi  (Okunma Sayısı 4449 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
11 Aralık 2007, 01:11:15 ÖÖ 01
Üye Bilgileri
maxpayna
Genel Yönetici
*

Mesaj Sayısı: 3638
Nerden: ankara

WWW Offline
« :»

1 - Fatiha Suresi

            
Mekke döneminde inmiştir. Yedi âyettir. Kur'an-ı Kerim'in ilk sûresi olduğu için "başlangıç" anlamına "Fâtiha" adını almıştır. Sûrenin ayrıca, "Ümmü'l-Kitab" (Kitab'ın özü) "es-Seb'ul-Mesânî" (Tekrarlanan yedi âyet)1, "el-Esâs", "el-Vâfiye", "el-Kâfiye", "el-Kenz", "eş-şifâ", "eş-şükr" ve "es-Salât"2 gibi başka adları da vardır. Kuran'ın içerdiği esaslar öz olarak Fâtiha'da vardır. Zira övgü ve yüceltilmeye layık bir tek Allah'ın varlığı, onun hakimiyeti, tek mabut oluşu, kulluğun ancak ona yapılıp ondan yardım isteneceği, bu sûrede özlü bir şekilde ifade edilir. Fâtiha sûresi aynı zamanda baştan başa eşsiz güzellikte bir dua, bir yakarıştır.

    1    Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla:
   
    2    Hamd, Alemlerin Rabbi Allah'a mahsustur.
   
    3    O Rahman ve Rahim'dir,
   
    4    Din Gününün sahibidir.
   
    5    Ancak Sana kulluk eder ve yalnız Senden yardım dileriz.
   
    6    Bizi doğru yola eriştir.
   
    7    Nimete erdirdiğin kimselerin yoluna; gazaba uğrayanların, ya da sapıtanların yoluna değil.
   


Logged
11 Aralık 2007, 12:10:31 ÖS 12
Üye Bilgileri
serender
Genel Yönetici
*

Mesaj Sayısı: 4069
Nerden: Rize
Dosdoğru ol!


Offline
« Yanıtla #1 :»

Fatiha (fetheden-açan..) gibi anlamlarıyla Kuranı kerim kitabının
önsözü gibidir.

başka bir anlamıyla da Fatiha

kulun duası-duruşu
kuranda; Rabbin cevabı gibidir.

Fatihada Yaratıcı kulun dilinden konuşmuştur
adeta "işte bana böyle dua edeceksin" denmektedir.

Fatiha  en çok tekrar ettirilen suredir..
sadece namazları sayarsak günde kırk kere okuyoruz bu yedi ayeti.

işte bu ısrarlı tekrarlatmanın hikmetini kavrayabilmeliyiz ki

fatiha bizim için de hidayet kapılarını açan fatih olsun...
Logged

'Ey iman edenler, Allah için hakkı ayakta tutanlar ve adaletle şahitlik yapanlar olunuz' 5/8
11 Aralık 2007, 03:59:04 ÖS 15
Üye Bilgileri
Aysegul
Emektar Yönetici
*

Mesaj Sayısı: 3265
Nerden: Bursa

WWW Offline
« Yanıtla #2 :»

Okuduğum tefsir de; her ayetin kendinden önceki veya sonraki gelen ayetle bağlantısı olduğu belirtilmekte. Fâtiha sûresi ise Besmele ile başlıyor.

Besmeleyi Fatiha suresinin içerisinden sayanlar olduğu gibi başlı başına bir ayet olduğu da belirtiliyor.

"Besmeledeki rahmetin çekiciliğine karşılık Fâtiha'nın bir teşekkür etme demek olduğu"

diyor Elmalılı Hamdi Yazır.

Fâtiha sûresinin adlarına ek olarak;

Sûretü'l Hamd (El-hamd)
Ümmü'l-Kur'an
Sûre-i Dua (Dua Sûresi ki duaları içine alıyor)

***

Ta'lim-i mes'ele (istemeyi öğretme)

Alıntı
Serender
"işte bana böyle dua edeceksin" denmektedir.

"Fâtiha'da istek ve duanın, istemenin şartı ve adabı ve istenen şeyin en mükemmeli pek düzgün bir şekilde öğretilmiştir."
Logged
11 Aralık 2007, 04:19:57 ÖS 16
Üye Bilgileri
abdulhamit
ALLAH RAHMET EYLESİN
*

Mesaj Sayısı: 2522
Nerden:

Offline
« Yanıtla #3 :»

1_Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıylaSad Allah tüm kullarına kafir olsun olmasın rahmandır, tüm nimetlerini bu dünyada Kulları arasında ayrım yapmaksızın bahşederken, ahiratte mümin kullarına rahimdir, şefkat sahibi, rahmet sahibi, mümin kullarını şefkati ile kucaklayıcıdır ) )
  
2-Hamd, Alemlerin Rabbi Allah'a mahsustur.( Hamda en çok layık olan ve hakkı da olan yalnız o dur. O görünen ve görünmeyen bilinen ve bilinmeyen alemlerin rabbidir, onların yaratıcısı ve hamisidir. Tüm alemlari var eden Allaha hamd elbette ona mahsus olacaktır )
  
3- O Rahman ve Rahim'dir,(

Rahman”: İyilere de, kötülere de rahmet eden. Yani yarattıklarının hepsine merhamet eden manasınadır.

“Rahim”: ise ahirette yalnız mü’minlere merhamet edendir. “Allah mü’minlere karşı çok merhametlidir” buyurur. (Ahzap 43)


Bakara 249’da bir sadaka için yedi yüz kat sevap vereceğini vadediyor. İşte bu Rabbimizin bize rahmetidir.

Rahman olan Rabbimiz bu dünyada Mü’mine de, kafire de rahmetiyle muamele ediyor. İkisinin de toprağa attığı buğdaya on, yirmi, otuz, elli kat fazlasıyla buğday veriyor ama Mü’minin yardım için verdiği birini yedi yüz yapıyor. Her Müslüman günde bir çok defa Bismillahirrahmanirrahim derken Allah, Rahman ve Rahim isimleriyle zikir ve dua etmiş olur. Rahmana iman eden bir Mü’min yaratılanlara karşı merhametli olmak durumundadır. Eğer Allah, Rahman, Rahim isimleri rahmet damlaları gibi kişinin kalbini yumuşatamıyorsa o zikirden faydalanmıyor demektir.


4-Din Gününün sahibidir.( Kıyamet gününde, yalnız ve yalnız tüm yaratılanlar ister istremez bir tek dine yönelirler ki, bu din islam dinidir allah da bu dinin tek sahibidir)
  
5-Ancak Sana kulluk eder ve yalnız Senden yardım dileriz.( Ancak ve ancak Allaha ibadet ve kulluk ederiz Yani ancak onun dediklerini yaparız, Onun emirlerine itaat ederiz. Ona muhalif olanlara asla kulluk edemeyiz, allahın emrinden çıkamayız. Yardımı da ancak Allahtan dileriz, başkasından değil ! Başkasından yardım dilediğimiz de ise  bu yine ancak  allahın takdiri ve yardımı ile olacağını biliriz.)
  
6-Bizi doğru yola eriştir.( Bizi her türlü kötü yoldan alıkoy, biz aciz kullar olarak, kendi başımıza senin yardımın olmaksızın doğru yolu bulamaz ve bu doğru yola giremeyiz. Her ne bakıma bizler irade ve şuur sahibi olsak bile ancak sen bizi doğru yola eriştirebilirsin )
  
7-Nimete erdirdiğin kimselerin yoluna; gazaba uğrayanların, ya da sapıtanların yoluna değil.( Çok kimselere nimet verdin, karuna verdiğin gibi fakat o sapıttı ve şımardı. Çok kimselere de akıl nimetini verdiğin halde hiristiyan ve yahudiler de sapıttı. Fakat senin asıl nimetin islama hidayet nimetindir ki bu en önemli ve en büyük nimettir. Sen senin yolundan çıkan müşfik, kafir ve münafık yoluna değil bügün bunlar arasında kitap verdiğin ehli kitabın sahipleri hiristiyan ve yahudileri de görüyoruz. Fakat onlar bu kitabı hakkıyla koruyamadı ve onunla amael etmedi. Bizleri kuran yolunda ayırma ve bizi hakkıyla kuranı okuyan, anlayan  ve onunla amel eden  kullar vsınıfına dahil et. AMİN
  
« Son Düzenleme: 11 Aralık 2007, 04:24:59 ÖS 16 Gönderen: abdulhamit » Logged
12 Aralık 2007, 02:06:44 ÖS 14
Üye Bilgileri
eliflamra
Genel Yönetici
*

Mesaj Sayısı: 1313
Nerden:

Offline
« Yanıtla #4 :»

İmam Taberi'nin tefsirinden;

Fatiha yakarış isteme;Kuranın geri kalanı ise buna cevaptır.
tefsirde diğer kitaplarla Kuran kıyaslanmış.
Allah Kuranda öyle manalar toplamış ki indirdiğ diğer kitalarda bu anlamlar toplu halde mevcut değil.
mesela;tevrat öğüt,hüküm içerir
zebur;övgü ve medhiye
incil;nasihat ve hatırlatma

işte Fatiha suresinde bütün anlamlar toplu halde bulunmakta.
bu yüzden de diğer surelerin anası konumundadır.

yeni akımın çağdaş tefsircilerinden Bayraktar Bayraklı tefsire daha çok eğitim yönüylü yaklaşmış.
Fatiha suresinde Rab kendini tanıtıyor.
daha sonra izlenmesi gereken yolları sıralıyoır.

özellikle son 2 ayete bakarsak;
eğitimin gelişi güzel yapılmadığını bir amacının olduğunu görürüz.
model insan Rab terbiyesinden geçmiş,belli sıfatlar kazanmış ve Allah katında belli yere gelmiştir.(Eğitimde örnek alma ve örnek edindirme olgularına muhteşem bir örnek)
Allah u Teala kendine hamd nasıl yapılacak,yarattıkları nasıl bir modelde olacak bilgi verdikten sonra,gazaba uğrayacak olanları da hatırlatıyor.(iki insan modeline de örnek=sırati müstakimde olup huzura erenler ve sapıklığa uğrayanlar.bu uyarılardan sonra seçim senin..)
 fatiha suresi pedegojık etkinliği ile de ummul Kuran olmaya hak kazanmıştır.Bir bakıma diğer sureler fatihanın açılımıdır.
(fatiha feth kökünden geldiği için.fetihde bir eylemin sonucu olduğu için;
fatiha hem başlangıcı hemde sonucu ifade eder.)
Logged
14 Aralık 2007, 02:03:29 ÖÖ 02
Üye Bilgileri
maxpayna
Genel Yönetici
*

Mesaj Sayısı: 3638
Nerden: ankara

WWW Offline
« Yanıtla #5 :»

Alıntı
2    Hamd, Alemlerin Rabbi Allah'a mahsustur.

ihsan eliaçık tefsirinden;
mastarı "övmek,yüceltmek" demektir. övgü ve şükrü birlikte barındıran övgü anlamındadır.
türkçe de "övmek,yüceltmek, ululamak, teşekkür etmek, şükranlarını sunmak, göklere çıkarma, ayakta alkışlama" kelimelerindeki manaları çağrıştırır. kuranın ilk kelimesinin hamd olması işe ilk ne ile başlanacağını da göstermektedir. demekki herşeyden önce hak bilirlik, vefa, hakkı teslim etme, kadir kıymet bilmek. yani önce teşekkür etmesini bilmek, var oluşumuza, varlık alemine çıkışımıza hiçbir şey değilken bir şey oluşumuza teşekkkür.



hamd'in yani varlığımız nedeni ile yegane müteşekkir olmamız gereken mercii allah iken farklı kişilere şükrümüzü sunmamız bir sapma olmalıdır.
bu minval üzere somut örnekler vermek isterim ki;

1- "sen olmasaydın bu alemi yaratmazdım"
diye meşhur olmuş kutsi hadis. artık gerçek olmadığı bilinmeye başlanılan bir rivayet. ama mantık hatasına bakınız ki bu cümleden varlığımızı peygamberimize borçlu olduğumuz anlamı çıkar ve bu nedenle hamdimizi şükrümüzü ona sunmamız gerekir.

2- "mustafa kemal olmasaydı biz şu anda bu halde yaşıyor olamazdık"
   bu meşhur savunucu söz de bir başka  açıdan aynı sorunu doğuruyor. varlığımızı mustafa kemale borçlu olduğumuz ve yine hamd şükür ve teşekkürlerimizi ona sunmamız gerekiyormuş gibi........

3- " şeyhimin(velimin) himmeti/vesilesi ile işin hallolması."

     aslında bu zihniyeti 5 nolu ayette ele alacağız ama burda da değinmeliyiz. başa gelen biir hayrı direk allahtan bilmek yerine birilerinin vasıtası ile olduğuna inanma ve (gizli - imalı)  şükranlarını teşekkürlerini övgülerini ve kısaca hamdini şeyhlere sunma hatası....


bu 3 farklı zihniyet yapısında görüldüğü gibi varlığımızı ya da başımıza gelen bir hayrı sadece ve sadece allahtan bilip hamdi sadece ona yapmak yerine bölüştürmeye kalkmak allaha özgü olan bir özelliği diger varlıklar ile paylaştırmaktır. ki bu da son derece tehlikeli bir inanıştır.
Logged
15 Aralık 2007, 12:01:08 ÖÖ 00
Üye Bilgileri
esen
Süper Aktif Üye
****

Mesaj Sayısı: 934
Nerden:
"lalüebkem"


Offline
« Yanıtla #6 :»

*İslâm  bir kimsenin her işe Allah adı ile başlamasını gerektirir. Eğer bu bilinçli bir şekilde ve samimiyetle yapılırsa şu üç güzel sonucu doğuracaktır: Birincisi, bu, kişiyi kötülükten uzak tutacaktır. Çünkü, Allah ismi onun, kötü bir niyeti veya yanlış bir davranışı O'nun adını anarak yapmaya hakkı olup olmadığı konusunda düşünmesini sağlayacaktır. İkincisi, kişi meşru bir işe başlarken Allah'ın adını anarsa, onun her hareketi tabiatıyla Allah'ın rızasına uygun yapılmış olur. Üçüncüsü, o kişi Allah'ın yardım ve nimetiyle karşılaşacak ve Şeytan'ın aldatmalarından korunacaktır. Çünkü kim Allah'a yönelirse Allah da ona yönelir.

 
**Bu surenin giriş bölümünde FATİHA'nın bir dua olduğunu belirtmiştik.Dua, bize doğru yakarış şeklini öğretmesine işaret etmek bakımından Allah'a hamd ile başlıyor.

 
İstek ve arzumuzu birdenbire hiçbir giriş yapmadan ortaya koyamayız. Başlamanın en iyi yolu, duada yöneldiğimiz zatın yüce konumunu, nimetlerini ve üstünlüklerini sergilemektir. Bu nedenle duamıza, Allah'a hamd ile başlarız. Çünkü O, bizim koruyucumuz ve tüm üstünlüklerin mükemmele eriştiği varlıktır. O'nun Yüceliğini kabul ettiğimizi ve O'nun bize verdiği sayısız nimetlere karşı şükretttiğimizi göstermek için Allah'ı ta'zim ederiz.

 
Şu noktaya da dikkat edilmelidir: "Hamd Allah'adır" ve "Hamd yalnızca Allah içindir." Bu ayrım çok önemlidir: Çünkü bu, O'nun yaratıklarından herhangi birine ibadet etme durumunu ortadan kaldırır. Yaratıklardan hiçbiri hamde lâyık olmadığı için, hiçbiri ibadete de lâyık değildir. Hiçbir insan, hiçbir melek, hiçbir peygamber,  hiçbir yıldız, hiçbir put, kısacası O'nun yarattıklarından hiçbiri, bizatihi (kendi başına) iyi niteliklere sahip değildir. Eğer yaratıklardan biri iyi bir niteliğe sahipse, bu Allah tarafından verilmiştir. O halde bağlılık, ibadet ve şükür O'nun yaratıklarına değil, bu nitelikleri Yaratan'a lâyıktır.

 
*** Arapça"Rab" kelimesi şu anlama gelir: a) Melik ve Mâlik, b) Kefil olan, Rızık veren, İhtiyaçları karşılayan, Koruyucu, c) Hükümran, Kanun koyan, Yöneten ve Düzenleyen. Allah, tüm bu anlamlarıyla Alemlerin Rabbi'dir.

 
**** Arapça "Rahman" kelimesi mübalağa sigasıyla rahmet ve merhamet anlamlarını ihtiva etmesine rağmen, bu ifade bile Allah'ın sınırsız sıfatlarını ifade etmekte yetersiz kalır. Bu nedenle, bu yetersizliği kapatmak için aynı kökten türeyen bir kelime olan "Rahim" kelimesi kullanılmıştır.

 
***** Allah'ın Rahman (Esirgeyen) ve Rahim (Bağışlayan) olduğu söylendikten sonra hemen O'nun Din (Hesap) Günü'nün sahibi olduğu belirtiliyor. Bu şekilde esirgeyicilik ve bağışlayıcılık özellikleri hiç kimsenin, O'nun Kıyamet Günü'nde gelmiş ve geçmiş bütün insanları toplayacağı ve herkesten yaptıklarının hesabını soracağı gerçeğini unutmasına neden olmayacaktır. Bu nedenle bir müslüman, Allah'ın sadece merhametli değil, aynı zamanda adil olduğu gerçeğini de hiç bir zaman unutmamalıdır. Bununla birlikte Allah, dilediğini bağışlama ve dilediğini cezalandırma yetkisine sahiptir. Çünkü O'nun herşeye gücü yeter. Bu nedenle akıbetimizi iyi veya kötü kılma yetkisinin O'nun elinde olduğu konusunda kesin bir inanca sahip olmalıyız.
*Arapça "İbadet" kelimesi üç anlamda kullanılır: a) Tapma ve bağlılık; b) Boyun eğme ve itaat etme; c) Hükmü altına girme ve kulluk yapma. Burada bu üç anlama da gelir; yani: "Biz yalnız sana ibadet ederiz, yalnız senin kulların ve köleleriniz." "Yalnız Sen'le bu tür bir ilişki içindeyiz" ve "Bu üç anlamıyla da Sen'den başka hiç kimseyi mâbud kabul etmiyoruz."
 
** "Senin yardımını diliyoruz, çünkü senin Alemlerin Rabbi olduğunu, herşeye kâdir olduğunu ve her şey üzerinde hükümran olduğunu biliyoruz. Bu nedenle, istek ve ihtiyaçlarımızın karşılanması için yardımını isteyerek sana yöneliyoruz."
*Yani, "Hayatın her safhasında bizi doğruluğa iletecek yolu bize göster, bizi hatalardan, kötü akibetlerden koru ve sonunda bizi başarıya ulaştır." Bu, kulun Kur'an okumaya başlamadan önce Allah'tan istediği şeydir. Kul Allah'a kendisini hayatın her döneminde bilgi eksikliğinden kaynaklanan şüphe ve kararsızlık labirentlerinden koruması ve doğru yola iletmesi için dua eder. Kul aynı zamanda Rabb'inden, bunca sapık yol arasından kendisine hayatta doğru yolu göstermesini diler.

 
** Bizim istediğimiz "doğru yol", "senin nimet verdiğin ve desteklediğin kimselerin takip ettikleri yoldur."

 
*** Bu, "nimet verilen kimselerin", yeryüzünün geçici nimetlerinden yararlandıkları halde sapan ve Allah'ın gazabına uğrayan kişiler olmadıklarını göstermek içindir. Gerçekten kendilerine nimet verilen kimseler doğru yaşayışları nedeniyle kurtuluşa erenlerdir. Bundan da anlaşılacağı üzere "nimetler" kelimesi ile zalimlerin, Firavunların, Nemrudların ve Karunların bile yararlandıkları ve bugün de doğru yoldan sapan, birçok kötü işlerle uğraşan kimselerin yararlandıkları bu dünyanın geçici faydaları değil, doğru bir şekilde yaşamanın ve Allah'ın rızasını kazanmanın sonucu olarak bahşedilen hakikî ve sürekli nimetler kastedilmektedir.
 
 

 

 
 
Logged

cici sözlerine karşılık çıkarıp masalarına koyacağımız bir din taşımıyoruz yüreğimizde
15 Aralık 2007, 09:06:28 ÖS 21
Üye Bilgileri
serender
Genel Yönetici
*

Mesaj Sayısı: 4069
Nerden: Rize
Dosdoğru ol!


Offline
« Yanıtla #7 :»

maxpayna konuyu
1-ayet ayet işleme tarzınızı
2-ayetin güncel uygulamalardan örneklerle açıklamış olmanızı
yerinde ,doğru ve uygulamaya yönelik buluyorum
Allah Razı olsun
başlattığınız bu uygulamanın devam ettirilmesi gerektiğini düşünüyorum.
ibni kesirden aldığım notları eklemeden evvel;
fatiha suresini okurken -okumaya çalışırken -kişisel üslubumdan dolayısıyla anladıklarımdan başlamak istiyorum..
kurana soru sorarak öğrenirim. bu öğrenme şekli hem kalıcı, hemde düşünceyi besleyici oluyor.

*önce zihinimizi boşaltalım
kuran hakkında ne biliyorsak silelim yol verelim kurana o tanıtsın bize kendini.
*elimize yeni bir kitap almışız ilk olarak neye bakarız?
-yazarına dimi. yazarını tanımaya çalışırız.
işte fatihanın birinci ayeti olan

"hamd alemlerin rabbi olan Allaha mahsustur"

ifadesi yazarı tanıtan bir cümle devamı da var ama şimdilik bu ayete yoğunlaşalım.
ifade, okuyucuya; elinde ki kitabın ne kadar muhteşem bir güzeliğe ve bütünlüğe haiz olduğu izlenimini vermek için adeta:
evet evet sadece bu güzellik (kitap-kuran)ona ait değil. senin bilebildiğin ve muhtemel bilip-görebileceğin en güzel ne varsa hepsinin kaynağı bu yazara aittir.(hamd kavramı için kavramlar bölümündeki yazıyı mutlaka okuyunuz)

bu muhteşem güzelliğin kaynağını nasıl bilelim. bana ne katar ? diye soruyoruz.
cevap- o eğitendir-yetiştirendir-öğretendir
rahatız değil mi
evet elimizde ki kitaba daha bir samimi daha bir ihtiyaclarımıza cevap verebilir ön yargısı ile yaklaşıyoruz.
yazarın birinci isim(sıfatı) dolayısıyla yaratıcının, yaratanından ilk bilmesini istediği isim sıfat rab dır(rab kavramını da yine kavramlar bölümünden bakabilirsiniz) muhataba yine öğretme-eğitme konusunda da özgüveni besleyen bir isim sıfattır rab.
neden ilk isim sıfat diye sorulmalı şimdilik ucu açık kalsın


sormaya devam ediyoruz.
*kimin rabbidir?
-alemlerin...
alem : insan-insanoğlu zihninde yaratılmış ne varsa hepsini kapsar hatta öteye geçer kendisi dışında varolan herşeyin Rabbi
işte O Rabbe boyun eğen kişiye ne büyük bir okulun talibi olduğu da kuvvetle hissettirilir..

..yorum -soru bilgi vs. katılımlarınzı bekliyoruz..yalnız olmadığımızı bilmek istiyoruz..

Logged

'Ey iman edenler, Allah için hakkı ayakta tutanlar ve adaletle şahitlik yapanlar olunuz' 5/8
15 Aralık 2007, 11:18:23 ÖS 23
Üye Bilgileri
!*oRKo*!
Üye
*

Mesaj Sayısı: 29
Nerden:

Offline
« Yanıtla #8 :»

okuyupta cevap veremiyen bilelim ki cehaletinden dir susumasi.bilmedigindendir.unutulmamalidir ki burada zaman harcayan herkez de  sizin  yaninizdadir .
Logged
16 Aralık 2007, 05:50:12 ÖS 17
Üye Bilgileri
serender
Genel Yönetici
*

Mesaj Sayısı: 4069
Nerden: Rize
Dosdoğru ol!


Offline
« Yanıtla #9 :»

teşekkürler orko sağolasın
bu gün gündemimizdeydi bir siyer anlatımında alak suresinin başında ki ayetler konuşuluyordu
orada da rab kavramı konuşuldu

şöyle: Allah ilk önce insanlara rab sıfatıyla kendini tanıtıyor.
fatihada bir toplum inşası var. insanın yalnız olmadığı vurgulanıyor
"alemlerin rabbi"
ikra da ise
"yaratan rabbinin adıyla oku" cümlesinde kişidir hedef olan..
seni yaratan..(tekil ifade)
birde fatihada zaten islamı bilen bir topluluk var elinde kuran olan ve zaten bir ön kabulle hazırım diyen kişidir muhatap ona
Rabin öğrencisi (mürebbesi-talibi)olma noktasında nasıl kocaman bir ailenin üyesi olduğu vurgulanıyor
"Alemlerin Rabbi"
alemi şöylede düşünebiliriz
*hücre alemi..
*embriyo alemi
*hayvan alemi
*bitki alemi
...vs.
ayrıca:
her ademin bir alem olduğu da bu noktada hatırlanmalıdır.
diye düşünüyorum.
Logged

'Ey iman edenler, Allah için hakkı ayakta tutanlar ve adaletle şahitlik yapanlar olunuz' 5/8
19 Aralık 2007, 01:23:03 ÖÖ 01
Üye Bilgileri
maxpayna
Genel Yönetici
*

Mesaj Sayısı: 3638
Nerden: ankara

WWW Offline
« Yanıtla #10 :»

diğer ayetlere arkadaşlar güzel açıklamalar getirdiği için artı ekleyeceğim yok.
son olarak ise;

Alıntı
5    Ancak Sana kulluk eder ve yalnız Senden yardım dileriz.

aslında ifade gayet açık. sürekli tekrarlarız bu ayetleri.
ama verilen mesajın nerelere gittiği ne ifade ettiği üzerine farklı bakış açılarını değerlendiremiyoruz sanırım.

kulluk ve yardım dileme eylemlerinin sadece ve sadece allaha karşı yapılması çok rahat şekilde anlaşılmaktadır.
o zaman kulluk ve yardım dileme eylemleri nedir, nasıl yapılır nelere dikkat edilmesi gerekir burası önemli sanırım.


kulluk ve yardım dileme konularını iyi kavrar isek sadece allaha karşı mı yapıyoruz yoksa hataya mı düşüyoruz görebiliriz inşallah.......(daha sonra devam etme temennisi ile...)
Logged
19 Aralık 2007, 04:18:00 ÖS 16
Üye Bilgileri
abdulhamit
ALLAH RAHMET EYLESİN
*

Mesaj Sayısı: 2522
Nerden:

Offline
« Yanıtla #11 :»

Alıntı
Maxpayna
o zaman kulluk ve yardım dileme eylemleri nedir, nasıl yapılır nelere dikkat edilmesi gerekir burası önemli sanırım.


kulluk ve yardım dileme konularını iyi kavrar isek sadece allaha karşı mı yapıyoruz yoksa hataya mı düşüyoruz görebiliriz inşallah.......(


Alıntı
Abdulhamit
5-Ancak Sana kulluk eder ve yalnız Senden yardım dileriz.( Ancak ve ancak Allaha ibadet ve kulluk ederiz Yani ancak onun dediklerini yaparız, Onun emirlerine itaat ederiz. Ona muhalif olanlara asla kulluk edemeyiz, allahın emrinden çıkamayız. Yardımı da ancak Allahtan dileriz, başkasından değil ! Başkasından yardım dilediğimiz de ise  bu yine ancak  allahın takdiri ve yardımı ile olacağını biliriz

Kulluk etmek, istisnasız ona teslim olmak ve ona boyun eğmektir ki, onun her emri yerine getirilecek ve ona itiaat edilecek ve ona  isyan edilmeyecektir.
Çevremizde bir başkasına böyle kul olabiliyor muyuz ? Yani kula kul mu oluyoruz. Eğer kula kulluk ediyorsak Allaha şirk koşmaktan başka birşey yapmıyoruz.

Kuldan yardım mı istiyoruz ? Hani Yalnız ve yalnız Allahtan isteyecektik yardımı ! Fatiha suresi 5. ayetinde böyle demiyor muyuz !

Kuldan yardım istenir. Fakat bu yardım istenirken gerçekte Allahtan yardım istediğimizi de unutmamalıyız. Önce yardımı Allahtan isteyeceğiz ve kulunu da buna sebeb  ve araç yapmasını da isteyebiliriz. Çünkü işleri çeviren,yöneten, takdir eden O dur. O Her işte , her oluşta vardır. Eğer Allah izin verirse o kul bize yardım eder ki bu yardım da Allahtan gelmiştir ve o kulunu bize bir vesile bir araç ve bir vasıta kılmış oluyor.

O halde asıl veren ve asıl yardım eden Allah olmaktadır ve biz Daima Allahtan yardım dileceğiz. Allahı devre dışı bırakarak yalnız kuldan medet ummak yalnız kulun yardımını istemek bizi helaka götürür. Bir kuldan yardım isteyeceğimiz zaman, önce Allahtan istemeliyiz ki, Allah buna cevab  ve onay versin.
Ayrıca mühim olan şu hatırlatmayı da yapmam gerekiyor. Kuldan yardım isteyeceğimiz zaman O kula bu yardımı Allah rızası için istediğimizi ve onun da bu yardımı allah rızası için yapmasını hatırlatmalıyız. Eğer yardım isteyeceğimiz kul müşrik veya inkarcı ise elbette böyle sözcük kullanmak onun küfrünü artıracak ise bundan kaçınmak en doğru haraket olacaktır ki, içimizden Allaha sığınmalı ve hakkımızda hayırlısını istemeliyiz.
« Son Düzenleme: 19 Aralık 2007, 04:28:37 ÖS 16 Gönderen: abdulhamit » Logged
19 Aralık 2007, 06:48:11 ÖS 18
Üye Bilgileri
bbetull
bbetull
Genel Yönetici
*

Mesaj Sayısı: 1446
Nerden:

Offline
« Yanıtla #12 :»

Hep düşünürüm neden başlangıç ''Hamd alemlerin Rabbı Allaha mahsustur.'' ile olmuştur?

''Rabbe karşı hamd edilmelidir.'' gibi bir uyarı ve disiplin olarak anlıyorum.Rab ve kul arasındaki ilişkinin uç noktaları belirtiliyor sanki.Ve devamında Rab kendini tanımlıyor.'rahman ve rahim olan fakat karşısında karşılıkların görüeceği 'dingünü''...Kulu tarif ediyor ''yalnız O na kulluk eden ve yardım dileyen,isteği sıratı mustakım olan''...sonunda ise rahmet karşılığı ''nimet verilenler'',din gününün sahibi tarafından '' gazaba uğrayanlar''...
Logged
24 Aralık 2007, 12:02:56 ÖÖ 00
Üye Bilgileri
Aysegul
Emektar Yönetici
*

Mesaj Sayısı: 3265
Nerden: Bursa

WWW Offline
« Yanıtla #13 :»

Hüseyin Eren ile yaptığımız sohbetten yansımalar:

* Fatiha Suresi nerede nâzil olmuştur?

Sure: Mekkî dir.

* Surenin kaç ismi vardır, anlamları nedir?

Ümmü'l-Kitap: Kitabın Anası

* Fatiha Suresinin öneminden bahsedebilir misiniz?

Fatiha Suresi Kur'an'ın özetidir.

Tüm Kur'an'ı okuyan-anlayan ancak Fatiha'nın sırrına erişebilir..

Fatiha Suresinin özeti de Besmele'dir.

* Fatiha'sız namaz olur mu?

Olmaz.

* İmama uyan kimsenin Fatiha Suresini okuması gerekir mi?

Şafii mezhebine göre Fatiha Suresinin okunması gerekir.

Hanefiler de ise gerekmez.

* Kur'an okumaya başlarken İstiaze(euzû) gerekir mi?

İstiaze: Şeytanın şerrinden Allah'a sığınmadır.

Kur'an okumaya başlarken İstiaze gerekir.

Nahl suresinin 98. ayeti, bize bunu emretmektedir:

"Kur'an okumaya başladığın zaman, kovulmuş şeytandan Allah'a sığın."


* Besmele her surede ayrı bir ayet midir yoksa başlı başına bir ayet midir?

İmam Şafii'ye göre her sure de ayrı nazîl olmuştur.

Risale-i Nur 14. Lem'a'nın bölüm sonunda da anlatılmıştır.


Logged
24 Aralık 2007, 08:57:54 ÖS 20
Üye Bilgileri
serender
Genel Yönetici
*

Mesaj Sayısı: 4069
Nerden: Rize
Dosdoğru ol!


Offline
« Yanıtla #14 :»

yardım konuusnu mevdudi tefhimde açıklarken şöyle bi not düşmüştü unutmuyorum
mümin kişiliği olan bir şahıstır. yardımsever olmalıdır ama yardım isteme konusunda ise çok tedbirli davranmalı mümkünse yardım istememeye gayret etmelidir.
başka bir tefsirde ise "ayakkabımın bağı için bile Allah'tan yardım isterim" şeklinde bir söz vardı

evet gaybi yardımı Allahtan başkasından beklemek düpedüz şirktir.
şeyhim himmet vs. veya faizle çalışmazsam iflas ederim gibi.
yardımı çok boyutlu düşünmeliyiz.
ta ki ibrahim gibi ateşe atlayacak kadar yardımsız kalacağımız bir anda bile sadece Allahtan yardım istemek..
direkt tevhidle alakalı olduğu için şirk tehlikeisni de bünyesinde barındırıyor.
Logged

'Ey iman edenler, Allah için hakkı ayakta tutanlar ve adaletle şahitlik yapanlar olunuz' 5/8
Sayfa: [1] 2 3 ... 7   Yukarı git
Cevap Yaz Yeni Konu Haberdar Et
Gitmek istediğiniz yer:  

MySQL ile Güçlendirildi PHP ile Güçlendirildi Powered by SMF 1.1.15 | SMF © 2006, Simple Machines XHTML 1.0 Geçerli! CSS Geçerli!
Bu Sayfa 0.101 Saniyede 19 Sorgu ile Oluşturuldu