TEVHİDE KÜTÜK

Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.
anasayfa anasayfa giris kayit
  İslami Düşünce Platformu > GÜNDEMDEKİLER > GÜNDEM DIŞI > TEVHİDE KÜTÜK
Kullanıcı Adı: Beni Hatirla?
Şifre:

Sayfa: [1] 2 3   Aşağı git
Cevap Yaz Yeni Konu Haberdar Et
Gönderen Konu: TEVHİDE KÜTÜK  (Okunma Sayısı 3384 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
30 Kasım 2007, 12:22:59 ÖÖ 00
Üye Bilgileri
maxpayna
Genel Yönetici
*

Mesaj Sayısı: 3668
Nerden: ankara

WWW Offline
« :»

bu forumda konu üzerinde fazla durulmadığını farkettim arkadaşlar..



Resimlerin Görüntülenmesine İzin Verilmiyor
Resimleri Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap
“Neden hocam, neden ödülümü vermediniz?''

24 Kasım Öğretmenler Günü nedeniyle Adana’nın Kozan İlçesi’nde düzenlenen kutlama etkinliklerinde türban krizi yaşandı. Kompozisyon yarışmasında birinci olan İmam Hatip Lisesi öğrencisi 17 yaşındaki Tevhide Kütük ödülünü almak üzere başında türbanla sahneye çıkınca, Kaymakam Aydın Tetikoğlu ve Garnizon Komutanı Binbaşı Hüseyin Çopur’un uyarısı üzerine indirildi.

İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’nce Kozan Belediyesi Tiyatro Salonu’nda düzenlenen törene Kaymakam Aydın Tetikoğlu, Belediye Başkanı Kazım Özgan, Cumhuriyet Savcısı Mahmut Savaşçı, Emniyet Müdürü Murtaza Cuhacıoğlu, Garnizon Komutanı Binbaşı Hüseyin Çopur, İlçe Milli Eğitim Müdürü Mutlu Canbolat, çok sayıda öğretmen ve öğrenci katıldı.
     
Törende, ilçedeki okullar arasında düzenlenen ‘Öğretmen’ adlı kompozisyon yarışmasında dereceye giren öğrenciler, ödülleri verilmek üzere sahneye çağırıldı. ‘Bir öğretmen olmalı’ başlıklı yazısıyla birinci olan İmam Hatip Lisesi 11-C sınıfı öğrencisi Tevhide Kütük, başında türbanla sahneye çıkınca, ödül vermek üzere sahnede bulunan Kaymakam ve Garnizon Komutanı'nın tepkisiyle karşılaştı. Kaymakam ve komutanının “İndirin onu’ talimatı üzerine sahneden inen Tevhide Kütük, protokolde oturan İlçe Milli Eğitim Müdürü Mutlu Canbolat’ın yanına giderek, “Neden hocam, neden ödülümü vermediniz?'' diye sordu.
 
Cevap alamayan öğrenci, gözyaşları içinde yerine otururken, “Sizi Allah’a havale ediyorum'' dedi.
Logged
30 Kasım 2007, 12:23:53 ÖÖ 00
Üye Bilgileri
maxpayna
Genel Yönetici
*

Mesaj Sayısı: 3668
Nerden: ankara

WWW Offline
« Yanıtla #1 :»


Türbanlı kızı kürsüden indiren komutanı kutluyorum!
“Burası devlete meydan okunacak yer değildir! Bu kadına haddini bildirin!” cümlelerinin kulaklarımızı tırmaladığı günler aklıma geldi yine.
Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, Başbakan Bülent Ecevit, Milli Eğitim Bakanı Metin Bostancıoğlu hala görevde mi acaba diye düşünmeden edemedim!!
Birkaç gündür medyada dolanan “Türbanlı kızı kürsüden indiren komutan!” başlıklı haberle ilgili birçok yazı ve yorum yayınlandı. Herkes komutana kızıyor! Bence hiç kimsenin komutana kızmaya hakkı yok! Komutan kendi inandığı doğruyu yapmış.
Ben komutana kızmadığım gibi cesaretini tebrik etmemiz gerektiğini düşünüyorum! Düşünsenize, Abdullah Gül’ün Cumhurbaşkanı, Recep Tayyip Erdoğan’ın Başbakan, Hüseyin Çelik’in Milli Eğitim Bakanı olduğu bir ülkede komutan, inandığı doğruyu söylemekten vazgeçmemiş. Bu cesaret kutlanmalı!
Konukların büyük bir kısmının, kendilerinin yada eşlerinin başörtülü olduğu bir ortamda, programa müdahale ediyor ve kompozisyon yarışmasında “Bir Öğretmen Olmalı” başlıklı yazısıyla birinci olan kızı kürsüden indirmeye cesaret edebiliyor!
* * * * *
Başörtülü genç kızlara en büyük sıkıntıyı kim yaşattı? Bu soruya hemen “Başörtüsüne düşman olanlar tabi!” diye cevap vermeyin. Bence yanılırsınız. Bana sorarsanız başörtülü kızlara en büyük sıkıntıyı, başörtüsüne karşı olmadığı halde, hatta ailesi örtülü olduğu halde, başörtülü kızlara kıyafetlerinden dolayı iş vermeyen kurum sahipleri ve yöneticileri yaşattı.
Bizim dindar camiada bu komutan kadar cesur kaç kişi var? Hala şirketinde başörtülü insan çalıştırmayan dindar bir insanın, bu komutana kızmaya ne hakkı var? Dindar insanların sermayesiyle kurulmuş kurumları yöneten insanlar bile bu cesareti gösteremedi. Koltuğunu koruma adına sergiledikleri tavırlarını, kurumu koruma kılıfı arkasına saklayanlarla ilgili düşüncelerimi, daha sonra paylaşacağım sizlerle.
* * * * *
Programı düzenleyenlere niçin hiç kimse bir şey söylemiyor? Bence asıl eleştirilmesi gerekenler programı düzenleyen diğer yetkililer. Komutanda ki cesaretin yarısına sahip olan bir tane Allahın kulu yok muydu orda? Birisi de ayağa kalkıp komutana;
“Burası sizin komuta ettiğiniz kışla değil! Bizler de sizin emir erleriniz değiliz! Bu programı biz düzenledik. Biz burada bir kompozisyon yarışması düzenliyoruz. Kıyafet balosu yapmıyoruz! En güzel yazıyı kim yazmışsa ödülü ona vereceğiz!” diyebilme cesaretini niçin gösteremedi?
Programı düzenleyenler bunu söyleme cesareti gösterebilseydi sonuç nasıl olurdu sizce?
Komutan kışlasında değil, halkın içinde olduğunu anlayacak ve susmak zorunda kalacaktı. Belki de programı terk edip gitmek zorunda kalırdı.
Yazdığı kompozisyonla birinci olan Kozan İmam Hatip Lisesi öğrencilerinden Tevhide Kütük Kompozisyonunu okuyarak programı devam ettirecekti.
* * * * *
Bu arada bende o kompozisyonu merak ettim! Bir öğretmen olarak, ilçe birincisi olan bir kompozisyonu okumak isterdim. Bende komutana en çok bunun için kızdım! Tevhide Kütük bana kompozisyonunu ulaştırırsa mutlaka köşe yazısı olarak burada o yazıyı yayınlarım.
* * * * *
Komutanım sizi cesaretinizden dolayı kutluyorum! Umarım bizimkiler sizlerden cesur olmayı öğrenirler.
Hakka inananlar güce inananlar kadar cesur olmadıkça sonuç değişmeyecek.
Cesaretin bittiği yerde esaret başlar!
Cesur olan kazanır!


Sait ÇAMLICA
Logged
30 Kasım 2007, 12:24:46 ÖÖ 00
Üye Bilgileri
maxpayna
Genel Yönetici
*

Mesaj Sayısı: 3668
Nerden: ankara

WWW Offline
« Yanıtla #2 :»


leman dergisi kapak resmi:

BİR GENÇ KIZIN GÖZYAŞLARI
Adana'nın Kozan ilçesinde, başörtülü İmam Hatip Lisesi öğrencisi ödülünü almak için çıktığı kürsüden indirildi. İlçenin kompozisyon yarışlmasını, İHL'li 11-C öğrencisi Tevhide Kütük birincilikle kazanmştı. Ödülünü almak için kürsüye çıktı. Ancak Garnizon Komutanı ve Kaymakamın "İndirin onu" tepkisi üzerine İl Milli Eğitim Müdürü tarafından kürsüden alaşağı edildi..


Resimlerin Görüntülenmesine İzin Verilmiyor
Resimleri Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap
Logged
30 Kasım 2007, 12:28:39 ÖÖ 00
Üye Bilgileri
maxpayna
Genel Yönetici
*

Mesaj Sayısı: 3668
Nerden: ankara

WWW Offline
« Yanıtla #3 :»

Tevhide'ye birincilik getiren yazısı



24 Kasım'da ödülünü almak için çıktığı kürsüden, başörtülü olduğu için kaymakam ve garnizon komutanı tarafından indirilen Tevhide Kütük'e birincilik getiren yazısı:




“Dünyanın her yerinde öğretmenler, toplumun en fedakâr ve saygı değer insanlarıdır” diyen Başöğretmen'in duyduğu saygı kadar saygı duyuyorum sana. Onun verdiği değer kadar değerlisin...

Öğretmen… ne demektir öğretmen? Öğretmen, toplumu cehaletten kurtarmaya çalışan bir savaşçı. Alilere, Fatmalara, Yasinlere bilgi dağıtan, onlara sevgiyle yaklaşan, onları saran sıcak bir kucak. Ya da ufukları aydınlatan bir kandil…

Ben, seni böyle tarif ediyorum öğretmenim. Yalnız bu kadar mı? Hayır. Sen bir ufku aydınlatmak uğruna mum gibi erimeye razı olan. Sen, taze ruhları işleyip, onlara şekil veren. Ve sen ki; tarumar olmuş bir bahçenin son ümidi… Bir heykeltraşın mermere verdiği şekil misali bilginle şekillendir beni. Sadece beni mi? Hayır, ben nasıl muhtaçsam sana bir öksüz, bir yetimde öyle muhtaç.

ÖĞRETMENİM SEN BİR ANNESİN

Sen “ah, bir öğretmenim olsa, beni bilgisiyle sulasa, beni ısıtsa” diyen sokak çocuğunun hayalisin. Onun masum gözlerinde canlandırdığı annesin. Ya da baba… Bunca çiçekler susuzken sana, bilgi yağmurunu sal onlara. Yağmurunda can bulsunlar, güneşinde sevgi. Uzatmalısın ellerini.

Yetişmeli elin taa Doğulara, Batılara, Kuzeylere ve Güneylere. Hatta dünyanın dört bir yanına. Fakat ülkeler değil, gönüller fethetmelisin. “Dünyanın her yerinde öğretmenler, toplumun en fedakâr ve saygı değer insanlarıdır.” diyen Başöğretmen'in duyduğu saygı kadar saygı duyuyorum sana. Onun verdiği değer kadar değerlisin. Gözlerine baktığımda görmeliyim; okyanusların derinliklerini, dünyayı, gezegenleri. Ellerini uzattığında anlamalıyım; tarihimi, geçmişimi, atalarımızın bizler için yaptıklarını. Ve dudaklarında dökülen her söz belleğime yerleşmeli.

BİR GÜN GÖREVİN KALMALI YADİGAR

Birgün gelmeli. Öyle birgün gelmeli ki, görevin yadigâr kalmalı bana. Verdiğin emeği, sevgiyi, bilgiyi ben de sunmalıyım Mehmetlere, Sevdalara. En güzide bilgiler vererek yetiştirmeliyim onları. Bana “öğretmenim” diyen küçük kalpleri hazırlamalıyım geleceğe…

İşte bu duygularla nesillere ulaşmalı. Öğretmenlik, Sadece 24 Kasımlarda değil, Şubatlarda, Nisanlarda da hatırlanmalı öğretmenin değeri. Toprağın altında gömülü kalmamalı, asırlarca. Bilgi için GÖNÜLLER KAZANMALI BİR ÖĞRETMEN, GÖNLÜNÜ ADAMALI BİR ÖĞRENCİ…

Tevhide Kütük / Kozan İmam Hatip Lisesi 11. sınıf öğrencisi
Logged
30 Kasım 2007, 12:31:58 ÖÖ 00
Üye Bilgileri
maxpayna
Genel Yönetici
*

Mesaj Sayısı: 3668
Nerden: ankara

WWW Offline
« Yanıtla #4 :»

OLAY GÖRÜNTÜLERİ İZLEMEK İÇİN  :


Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor
Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap
TIKLAYINIZ-1


Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor
Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap
TIKLAYINIZ-2
Logged
30 Kasım 2007, 12:44:04 ÖÖ 00
Üye Bilgileri
maxpayna
Genel Yönetici
*

Mesaj Sayısı: 3668
Nerden: ankara

WWW Offline
« Yanıtla #5 :»

HEPİMİZ TEVHİDEYİZ!!!/VİDEO

Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor
Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap

Daha öncede Kutlu doğum haftasına saldıranlara sandıkta cevab veren Aziz Türk Milleti Başörtülü Tevhide 'ye yapılan bu zulmede cevap vermiş durumda...


Türkiye 24 Kasım'da ödülünü almak için çıktığı kürsüden, başörtülü olduğu için kaymakam ve garnizon komutanı tarafından indirilen Tevhide Kütük'ü konuşuyor. Müslüman Türk halkının bu zorbalığa tepki gün geçtikce büyüyor.

Yapılan baskılar müslümanları tek yürek yapıyor ve yapmaya devam edecektir.

Daha öncede Kutlu doğum haftasına saldıranlara sandıkta cevab veren Aziz Türk Milleti Başörtülü Tevhide 'ye yapılan bu zulmede cevap vermiş durumda...
Sırf Allah 'ın emri olan Başörtüsünü giydiği için aşağılanıp, ödülü verilmeyen 17 yaşındaki 11. sınıf öğrencisi Tevhide 'ye özel ödül töreni düzenleniyor.Eğitim-Bir-Sen Adana 2 No'lu Şube Başkanı Ali Uslu, "Tevhide'nin ödülünü biz vereceğiz. Cumartesi günü Kozan Acarmantaş'ta Tevhide için tören düzenleyeceğiz" dedi.


Ayrıca Cumartesi günü Hilal Tv 'deki Abdurrahman Dilipak'ın hazırlayıp sunduğu, Bir Başka Açıdan'ın canlı yayın konuğu olacak...

( Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor
Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap )


Dün ise Adana Valiliğinin yaptığı açıklamada "konu ile ilgili inceleme başlatıldığı" açıklandı.
( Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor
Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap )


Dahası, Kominizmi savunan che nin posterlerini dağıtan Leman dergisi bile Tevhide 'ye destek çıkıp olayı kapak konusu yaptı...
( Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor
Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap )


Türk Halkı uyanıyor...
Logged
30 Kasım 2007, 12:58:13 ÖÖ 00
Üye Bilgileri
maxpayna
Genel Yönetici
*

Mesaj Sayısı: 3668
Nerden: ankara

WWW Offline
« Yanıtla #6 :»

Kışlaya dönen ülke ve uyuyan hükümet

Özgür-Der, Kozan'da yaşanan başörtüsü zorbalığını protesto ettiği açıklamada; olayın, halkı gerektiğinde sopa zoruyla güdülecek bir sürü olarak gören militer faşizmin açık bir yansıması olduğunu belirtti.


Kozan'da Öğretmenler Günü dolayısıyla ilçe genelinde yapılan kompozisyon yarışmasında birinci olan imam hatipli kız öğrenci Tevhide Kütük'ün yapılan ödül töreninde başörtülü olduğu için Garnizon Komutanı Binbaşı Hüseyin Çopur ve Kaymakam Aydın Tetikoğlu'nun talimatıyla kürsüden indirilmesini protesto eden Özgür-Der, bu aşağılamanın sıradan bir insan hakkı ihlali olmaktan öte; İslami kimliğe yönelik açık bir düşmanlık olduğunu vurguladı.

Militer faşist düzenin ikiyüzlülüğünün de ortaya konulduğu açıklamada olayı protesto eden AK Partili Belediye Başkanı ile Kozan halkı tebrik edildi. AK Parti hükümeti ise artık boş vaatlerle halkı oyalama taktiğine son verip, sistematik bir işkenceye dönüşen başörtüsü zulmüne karşı harekete geçmeye çağrıldı.

Özgür-Der Genel Merkezi'nden yapılan açıklamanın tam metni:


BAŞÖRTÜSÜ YASAĞI, KIŞLAYA DÖNEN ÜLKE VE UYUYAN HÜKÜMET

Utanmazlık, zorbalık sınır tanımıyor! İnancımızın gereğini yerine getirdiğimiz için maruz kaldığımız zulüm ve hakaretlere her gün yenileri ekleniyor. Başörtümüz, aşağılık komplekslerinin baskısı altında kendilerini bir biçimde fark ettirmeye çalışan hasta kişilikler eliyle inanılmaz saldırılara uğruyor. Ve tüm bu vahşilik kesintisizce sürerken, insan hakları ve özgürlüklere yönelik her türlü baskıyı sona erdirme vaadiyle halktan yetki talep eden siyasi sorumlular ise olan biteni boş gözlerle seyrediyorlar.

İşte dün Adana’nın Kozan ilçesinde yaşanan olay artık neredeyse kanıksanmaya başlanan bu ilkellik ve sorumsuzluk olgusunun tipik bir örneği olmuştur. Öğretmenler Günü dolayısıyla düzenlenen programda kompozisyon dalında kazandığı birincilik ödülünü almak üzere sahneye çıkan Kozan İmam Hatip Lisesi 11-C sınıfı öğrencisi Tevhide Kütük başörtüsünden dolayı hakarete uğramış ve zorbaca bir muameleyle sahneden indirilmiştir.

Kaymakam Aydın Tetikoğlu ve Garnizon Komutanı Binbaşı Hüseyin Çopur’un talimatıyla gerçekleştirilen bu aşağılama sıradan bir insan hakkı ihlali olarak görülemez. Yapılan İslami kimliğe yönelik açık bir düşmanlık, aynı zamanda da halkı gerektiğinde sopa zoruyla güdülecek bir sürü olarak gören militer faşizmin açık bir yansımasıdır.

Bu faşizan düzenin uygulayıcıları aynı zamanda ikiyüzlüdürler de! Kur’an’ın bir emri olan başörtüsüne bu şekilde savaş açan bu zevat aynı zamanda ülkenin doğusunda süren çatışmalarla ilgili olarak Kur’ani kavramları, camiyi, namazı utanmazca istismar etmeyi de sürdürmektedirler. Aynı şekilde dün Kozan’da “Başörtüsü yasaktır!” talimatını veren yetkililerin yaklaşık bir ay sonra Kurban ibadetini ifa edecek insanların kestikleri kurbanların derilerine musallat olacaklarını bilmiyor muyuz? Ne ilginçtir ki, laik Kemalist ideolojinin müntesipleri insanilikten uzak oldukları gibi tutarlılıktan da fersah fersah uzaktırlar.

Tevhide Kütük adlı genç kızın onlarca davetli ve yaşıtının arasında maruz kaldığı bu zorbalığı protesto ediyoruz. İnandık demelerine rağmen tutarsız ve samimiyetsizce hareket edenlere benzemeyip, inancına uygun bir hayat tarzı sergileme gayretinde olan kardeşlerimiz ve tüm başörtüsü savunucuları, direnişçileri onurumuzdur. Tevhide Kütük’ün şahsında İslami kimliğimize yönelik bu hakarete sessiz kalmayıp protesto için salonu terk eden Kozan Belediye Başkanı Kazım Özgan ve Kozanlıları tebrik ediyor; AK Parti hükümetini artık boş vaatlerle halkı oyalama taktiğine son verip, sistematik bir işkenceye dönüşen bu zulme karşı harekete geçmeye çağırıyoruz.

Özgür-Der Genel Başkanı

Hülya Şekerci

Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor
Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap
KAYNAK
Logged
30 Kasım 2007, 01:10:16 ÖÖ 01
Üye Bilgileri
maxpayna
Genel Yönetici
*

Mesaj Sayısı: 3668
Nerden: ankara

WWW Offline
« Yanıtla #7 :»

Kürsüden indirilen İHL'li kız konuştu


Ödülünü almak için çıktığı kürsüden başörtülü olduğu için indirilen İHL öğrencisi Tevhide Kütük'den yetkililere sitem: "Başörtüme bakacaklarına, başarıma baksalardı"


Resimlerin Görüntülenmesine İzin Verilmiyor
Resimleri Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap

Adana'nın Kozan ilçesinde, 24 Kasım Öğretmenler Günü dolayısıyla düzenlenen törende, kompozisyon yarışmasındaki ödülünü almak için çıktığı kürsüden başörtülü olduğu gerekçesiyle indirilen İmam Hatip Lisesi öğrencisi Tevhide Kütük, "Başörtüme bakacaklarına, başarıma baksalardı daha iyi olurdu.

Bu vatanı bize kazandıran Ata'mızın genç nesli olan bizler, geleceğe ışık olmak isterken, böyle olaylarla karşılaşmak geleceğimizi gölgelemekte" dedi.

Kütük, yaptığı açıklamada, Öğretmenler Günü dolayısıyla düzenlenen kompozisyon yarışmasında "Bir Öğretmen Olmalı" başlıklı eseriyle birinci olduğunu öğrenince büyük bir sevinç duyduğunu belirtti. Bu sevincinin ödül töreninde hayal kırıklığına uğradığını ifade eden Kütük, yaşadıklarını şöyle anlattı: "Ödülümü almak için sahneye çıktığımda sunucu öğretmen bana 'hangi okulda okuduğumu' sorduktan sonra protokole gitti.

Protokolün bakışından beni sahneden indireceklerini sezmiştim ve sezgim gerçekleşti. Sunucu öğretmen bana 'Aşağıya iner misin, senin ödülünü sonra vereceğiz" dedi. 'Neden' dediğimde 'öyle isteniyor' dedi. Ne yapacağımı şaşırdım. Afalladım ve gözyaşları arasında sahneden indim. Daha sonra annemin yanına geçtim. Hakkım yenildiği için bir şeyler yapmalıydım.

Milli Eğitim Müdürü'nün yanına zorlukla giderek 'Neden hocam?' diyebildim. Bana, 'senin kılık kıyafetin yönetmeliğimize uymuyor' dedi. Sonra salonu annemle beraber terk ettim".

Ülkede özgürlükten söz edildiğini ancak söylenenlerle yapılanların birbirine uymadığını ifade eden Kütük, "Başörtüme bakacaklarına, başarıma baksalardı daha iyi olurdu. Bu vatanı bize kazandıran Ata'mızın genç nesli olan bizler, geleceğe ışık olmak isterken, böyle olaylarla karşılaşmak geleceğimizi gölgelemekte. Ülkemi, milletimi, bayrağımı ve dinimi seviyorum. Bu uğurda her şeye rağmen önüme çıkan engelleri aşacağıma inanıyorum. Bana destek veren herkese teşekkür ediyorum" dedi.

Resimlerin Görüntülenmesine İzin Verilmiyor
Resimleri Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap

ANNE:NASIL TESELLİ EDECEĞİMİ BİLEMEDİM

Anne Gülsiye Kütük ise kızının kürsüden indirilmesinden sonra ağlamaya başlayınca çok üzüldüğünü söyleyerek, "Bir başörtüsü insanı bu kadar mı rencide ediyor? Başarılı bir birey yetiştirmeye çalışırken kızıma yapılan bu hareket bir anne olarak beni derinden üzdü. Kızım ağlayınca onu teselli etmek için ne yapacağımı şaşırdım. Kızımın bu duruma düşmesini istemezdim" diye konuştu.

BABA: BİZ BU VATANIN EVLATLARI DEĞİL MİYİZ?


Baba Arif Kütük de, kızının başarı getirirken başörtüsü nedeniyle böyle bir tepkiyle karşılaşmasının kendisini fazlasıyla üzdüğünü belirterek, "Biz bu vatanın evlatları değil miyiz?" diye sordu.

Bu arada, AK Parti Kozan İlçe Başkanı Abdullah Avcı da yaptığı açıklamada, kız çocuğunun oraya çıkarılıp çıkarılmamasının tartışılabileceğini belirterek, "Ancak el kol hareketleri yapmak, kız çocuğunun psikolojisini bozmak, salonda bulunan yüzlerce insan karşısında kız çocuğumuzun el aşağı edilmesi doğru değildir. Şayet ortada bir yanlış varsa bunun yolu onu aşağıya indirmek değil. Sorumlular hakkında tören sonrasında gerekli işlem yapılabilirdi. Böyle yapmayıp başarılı bir öğrencinin bu şekilde aşağıya indirilmiş olması bizleri derinden üzmüştür. Buna da tepkimizi salonu terk ederek gösterdik" şeklinde konuştu.

Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor
Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap
KAYNAK
Logged
30 Kasım 2007, 01:12:40 ÖÖ 01
Üye Bilgileri
maxpayna
Genel Yönetici
*

Mesaj Sayısı: 3668
Nerden: ankara

WWW Offline
« Yanıtla #8 :»

Desteğini yasağı kaldırmakla göster!

Resimlerin Görüntülenmesine İzin Verilmiyor
Resimleri Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap

Başbakan Erdoğan, Kozan’da başörtüsünden dolayı askerin artık olağan hale getirdiği haksızlığına ve zulmüne uğrayan Tevhide Kütük’ü telefonla arayıp destek verdi.

Başbakan Erdoğan, Kozan’da başörtüsünden dolayı askerin artık olağan hale getirdiği haksızlığına ve zulmüne uğrayan Tevhide Kütük’ü telefonla arayıp destek verdi. Telefon görüşmesinde "Bu haksızlıklar birgün mutlaka bitecek!" diyen Başbakan Erdoğan’a bu yasakları kaldırması gereken mercinin kendileri olduğunu bir kez daha hatırlatma ihtiyacı duyuyoruz.

Cunta odaklı tüm saldırı ve zulümler karşısında hep geri adım atıp, mağduru oynayan AK Parti iktidarı, Tevhide Kütük konusunda halkta oluşan infiale yine bildik şekilde yaklaşıp yasağı kaderine terk ederek “Bu haksızlıklar bir mutlaka bitecek!” deme lüksüne sahip değildir. Hükümet, başörtüsü yasağını herhangi bir bahanenin arkasına saklanmadan; şartsız ve sınırsız olarak derhalkaldırmalıdır.

Haberin detayı…


Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve eşi Emine Erdoğan, başörtülü olduğu için Kozan Kaymakamı ve Garnizon Komutanı tarafından ödül töreninde kürsüden indirilen İmam Hatip Lisesi 11. sınıf öğrencisi Tevhide Kütük'ü telefonla arayarak üzüntülerini ilettiler. Başbakan Erdoğan, "üzülmeyin" diyerek teselli ettiği Tevhide ve ailesine "Bu haksızlıklar birgün mutlaka bitecek" dedi.

Tevhide Kütük'ün babası Arif ve annesi Gülsiye Kütük'ün verdiği bilgilere göre Başbakan Erdoğan, önceki akşam telefonla kendilerini arayarak, yaklaşık 10 dakika görüştü. Tevhide Kütük'ün başörtülü olduğu için kürsüden indirildiğini basından öğrenen Başbakan Erdoğan, baba Arif Kütük, anne Gülsiye Kütür ve Tevhide Kütük ile ayrı ayrı görüştü.

Başbakan Erdoğan, Kütük ailesine üzüntülerini ilettikten sonra Tevhide Kütük'ü başörtülü olduğu gerekçesiyle kürsüden indirilen yetkililer hakkında inceleme talimatı verdiğini söyledi. Başbakan Erdoğan, "Sakın üzülmeyin. Ben gerekli talimatları verdim. Gerekenler yapılacak" dedi.

Baba Arif Kütük'e başörtüsü yasağının kendisini çok üzdüğünü söyleyen Başbakan Erdoğan, "Kızımız Tevhide'nin maruz kaldığı haksızlık hepimizi çok üzdü. Ama bu haksızlık mutlaka bitecek. Böyle haksızlıklar maalesef hala devam ediyor. Bu sorun sadece sizin sorunumuz değil, hepimizin sorunu" dedi.

Başbakan Erdoğan, baba Arif Kütük'e olayın Tevhide'yi çok etkilediğine dikkat çekerek, "Kızımız sakın üzülmesin. Hem onu hem ablasını okutacağız. Ablası da bu yönde mağdur olmuş. Böyle olaylar okul yaşamına engel olmasın. Derslerine çalışmaya devam etsin" dedi. Başbakan Erdoğan, anne Gülsiye Kütük ile görüşmesinde de Tevhide'nin kürsüden indirildiği salonda onun da bulunduğuna dikkat çekerek, olaydan dolayı duyduğu üzüntüyü dile getirdi. Erdoğan, anneye de "Kızlarınızla ilgilenmek istiyoruz. Ailece üniversite hayatlarında da yardımcı olmak ve onlarla görüşmek isteriz" dedi.

Baba Arif Kütük, Başbakan Tayyip Erdoğan'ın kızı, eşi ve kendisiyle görüştükten sonra telefonu eşi Emine Erdoğan'a verdiğini anlattı. Baba Kütük'ün verdiği bilgiye göre Emine Erdoğan Tevhide Kütük'e şunları söyledi: “Fazla üzülme, çok çalış. Türkiye'de böyle olaylar, böyle haksızlıklar maalesef oluyor. Bak ben de başörtülü olduğum için sıkıntılar yaşadım. Ödüle layık görülen kompozisyonunu okudum Çok güzel bir kompozisyon yazmışsın. Tebrik ederim. Aynı şekilde başarılar bekliyorum senden. Çalışmalarını ara vermeden, azimle sürdürürsen engelleri bir bir aşarsın."
Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor
Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap
KAYNAK
Logged
30 Kasım 2007, 12:01:33 ÖS 12
Üye Bilgileri
esen
Süper Aktif Üye
****

Mesaj Sayısı: 934
Nerden:
"lalüebkem"


Offline
« Yanıtla #9 :»

 
Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor
Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap
Logged

cici sözlerine karşılık çıkarıp masalarına koyacağımız bir din taşımıyoruz yüreğimizde
30 Kasım 2007, 02:34:57 ÖS 14
Üye Bilgileri
bbetull
bbetull
Genel Yönetici
*

Mesaj Sayısı: 1500
Nerden:

Offline
« Yanıtla #10 :»

Aslında bu görüntüleri 10 yıl öncesi hemen hemen her hafta izliyorduk haber bültenlerinde.Ya da belki kürsüden indirilen kendimizdik.'her şeyin bir zamanı' var diyenler artık o zaman gelmedi mi?İkinci tek parti iktidarını yaşıyoruz.Ama bir kişi cumhurbaşkanı ve hükmet üyelerinin ve dahasının haksızlık olarak gördüğü bir şeyi rahatlıkla yapabiliyor.
Logged
30 Kasım 2007, 05:10:20 ÖS 17
Üye Bilgileri
berfin
Emektar Yönetici
*

Mesaj Sayısı: 671
Nerden:

Offline
« Yanıtla #11 :»

Başörtüsü bir tavsiyedir vazgeçilmez bir dini emir değil

*Başı açık bir bayanım. Namazımı kılıyor elimden geldiğince ibadetlerimi yerine getirmeye çalışıyorum. Başörtüsüyle ilgili Kuran ne diyor?
*Türban takmıyorum. Orucum kabul olunur mu?
Kuran'da başörtüsü kelimesi, büyük bölümü kadın-erkek ilişkileriyle ve bu ilişkiler çevresinde gözetilmesi gereken birtakım ahlak kurallarıyla ilgili olan surede geçer: "Kadınlar, kendiliğinden görünen yerleri dışında, cazibe ve güzelliklerini açığa vurmasınlar, bunun için, başörtülerini yakalarının üzerine salsınlar" denilmiştir. (24 Nur, 31) Bu söyleyiş biçimi, ayetin emir kalıbının dışında, tavsiye kalıbında olduğunu gösterir.
Muhammed Esed, 'başörtülerini (hımar) yakalarının üzerine indirsinler' ifadesini ilk müfessirlere dayanarak şöyle açıklamıştır: "Hımar, hem İslam'dan önce, hem de İslam'dan sonra kadınların kullandıkları geleneksel başörtüsüdür. Klasik müfessirlere göre, bu başörtüsü İslam öncesi dönemde kadınlar tarafından az çok süs giysisi olarak kullanılır, uçları örtünen kadının sırtına serbestçe bırakılırdı. O günün yaygın modasına göre, kadınların giydiği gömleğin ya da bluzun önünde genişçe bir açıklık (ciyb, çoğ. cüyub) bulunur ve böylece göğüsler örtülmezdi. Göğüsteki açıklığın örtülmesinin öğütlenmesi, bu iş için mutlaka başörtüsü kullanılmasının gerektiğini ifade etmez. Fakat sadece, kadınların göğüs kısmının, örfen (yaygın kabul olarak) açık bırakılmasında sakınca olmayan yerlerden olmadığını, dolayısıyla örtülmesi ve gösterilmemesi gerektiğini ifade eder."

CEVABI BEN VEREMEM
İç çamaşırının olmadığı, üst üste giyinmenin gerekmediği bir yaşama biçimi düşünülürse, eğilip doğrulma sırasında bu açıklıktan bütün vücudun görüneceği tahmin edilebilir. Ben bu durumu da önemsiyorum. Kadınların geleneksel olarak başörtüsü kullandığı bir toplumda pratik olarak, bu örtünün öne çekilmesi ile gerçekleşiverecek bir örtünme tavsiye edilmiştir. Başörtüsünün geleneksel olarak başta bulunmadığı yaşama biçimlerinde, örtünmesi gereken yerler, diğer giysilerle örtülebilir. En önemli ayrıntı ise, tefsircilerin hür ve köle kadın kıyafetini ayırmış olmalarıdır. Tefsirciler ve fıkıhçılara göre köle statüsündeki mümin kadınlar için, ne dış giysi ne de başörtüsü söz konusudur. Onların örtünme hükmü erkeklerinki gibi, göbekle diz arasıdır, yani kadınlık organını önden ve arkadan örtecek kadardır. Eğer başörtüsü, Allah'ın çağlar ve toplumlarüstü değişmez emri olsaydı, köle kadınlara niçin uygulanmamıştı? Onlar Müslüman mı değildi, yoksa kadın mı değildi? Hem Müslüman hem kadın olduklarına göre, toplumlar ve çağlarüstü, değişmez dini emir olma iddiası temelinden sarsılmaktadır. Allah bir şeyi öğütlüyorsa bütün kulları için öğütlüyor, emrediyorsa bütün kulları için emrediyor. Allah için kulları arasında fark yoktur: Kadın kadındır, Müslüman Müslüman'dır. Tek fark takvalarındadır, ondan ötesi örftür, adettir.
Son olarak, Din işleri Yüksek Kurulu üyeliğinden emekli Fahri Demir'in görüşlerine yer vereceğim. Fahri Demir, bu alandaki doktora tezinin bulgularına dayanıyor ve "Başörtüsü emrinin vücup (gereklilik) için olduğunda icma (fikir birliği) vardır" görüşüne itiraz ediyor. "Ben şimdiye kadarki araştırmalarımdan şu kanaate varmış bulunuyorum ki, örtünme emri irşadi (uyarıcı) bir emirdir. Başkasını tahrik etmeme, günaha sokmama, fitneye sebep olmama, kendisini ezadan, sarkıntılıktan, fitneden koruma tavsiyesidir."
Alıntılar verdiğim araştırma sonuçları gösteriyor ki, başörtüsü, bir dünya işidir, bir tavsiyedir, vazgeçilemez bir dini emir (farz veya vacip) değildir. "Orucum kabul olunur mu?" sorusunun cevabını ise ben veremem, dünyada hiç kimse veremez, kimin için oruç tutuyorsanız ancak O verir.


Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor
Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap
http://arsiv.sabah.com.tr/2006/10/02/yaz1663-10-101.html
Logged
30 Kasım 2007, 05:15:14 ÖS 17
Üye Bilgileri
berfin
Emektar Yönetici
*

Mesaj Sayısı: 671
Nerden:

Offline
« Yanıtla #12 :»

beyza bilgin ankara universitesi ilahiyat  fakultesinde ilahiyat profesoru Huh? Huh? bize bizden cok zarar veren var mi acaba.... kafir kafirim diye karsi cikiyor da bu insanlarin sorunu ne
Logged
30 Kasım 2007, 05:19:24 ÖS 17
Üye Bilgileri
berfin
Emektar Yönetici
*

Mesaj Sayısı: 671
Nerden:

Offline
« Yanıtla #13 :»

Beyza hoca yalnız kaldı

Prof. Bilgin'in “Yasak kalkınca başı açık öğrencilere baskı yapıldı” dediği dönemde Ankara İlahiyat Fakültesi'de başı açık olarak öğrenim gören Yard. Doç. Öznur Özdoğan, halen aynı fakültede öğretim görevlisi olarak görev yapıyor.

Beyza hoca yalnız kaldı
KEZBAN BÜLBÜL / YAKUP BULUT / YUSUF ÇELEBİ / ABDULKADİR SELVİ /ANKARA
Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi'nde 1988 yılında başörtüsü yasağının kaldırılmanın ardından bazı kız öğrencilerin başlarının zorla kapatıldığını ileri Beyza Bilgin'e cevap dönemin tanıklarından geldi. Prof. Dr. Beyza Bilgin'in “açık kız öğrenci kalmadı” dediği dönemde Ankara İlahiyat Fakültesinde okuyan kız öğrenciler arasında Yard. Doç. Öznur Özdoğan da yer alıyordu. Okula başı açık bir şekilde başlayan ve bu şekilde de bitiren Özdoğan, daha sonra asistan olarak İlahiyat Fakültesi'nde çalışmaya başladı. Özdoğan, şu anda Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi öğretim üyeleri arasında yer alıyor.

BAŞI AÇIK KIZLAR VARDI

Bilgin'in yöneticilik yaptığı yıllarda öğrenci olan Prof. Dr. İlhami Güler, “Ben o tarihlerde okulda öğrenciydim. Başörtüsü serbest bırakılmasına karşın 3-4 tane başı açık kız öğrenci vardı. Beyza hocanın yaptığı akıl yürütmesinin doğru olup olmadığını araştırmak gerekiyor. Başörtüsü serbest bırakıldığı zaman Türkiye'nin birden tersine döneceğini tümevarımla nasıl söyleyebilirsiniz. ”

Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi'nde bir süre dekan yardımcılığı görevinde de bulunan Prof.Dr. Süleyman Hayri Bolay da, “3 yıl dekan yardımcılığı yaptım. O zaman ve ondan sonra da başı açıklara karşı bir baskı yapıldığını duymadım” dedi. 1980'li yıllarda Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi'nde okuyan iki kız kardeş Hidayet Şefkatli Tuksal ve Öznur Şefkatli Çiftçi, okula başı açık olarak başlayanların bu şekilde bitirdiklerini ifade ettiler. Öznur Şefkatli Çiftçi, yasak nedeniyle zorunlu olarak başını açanların yasak kalkınca başlarını örttüğünü söyledi.

Hem üzülüyor hem de yasağı savunuyor

Kız öğrencilerin başörtülü oldukları için okuyamamalarına üzüldüğünü ifade eden Prof. Beyza Bilgin, “Sorun vardır diye de bu kızları hala bu halde tutmamamız lazım” dedi.

Bilgin, konuyla ilgili sorularımıza şu yanıtları verdi:

Soru-Başörtüsü yasağı kalktığı zaman, bu durumun başı açık öğrencilere yönelik baskıya dönüştüğü görüşünü savunuyor musunuz?

Cevap-Benim söylediğim başörtüsü yasağının başörtülü kızlarımıza bir ceza gibi uygulandığı ama daha sonra da başörtüsüz kızlara döndüğü. Onların da arkadaşlarının taciziyle örtmek zorunda kaldıkları. O zaman ben dekan yardımcısıydım. Bunlar doğru.

S-Buna rağmen başı açık olarak devam eden öğrenciler oldu mu?

C-Hayır hayır. Daha sonra tekrar yasak oluncaya kadar hiç olmadı. Hepsi örtülüydü bizim kızlarımızın. Sadece asistanlığa geçecek olanlar hemen açtılar. Öğretmenliğe gidenlerden açanlar oldu.
Logged
30 Kasım 2007, 06:05:24 ÖS 18
Üye Bilgileri
serender
Genel Yönetici
*

Mesaj Sayısı: 4225
Nerden: Rize
Dosdoğru ol!


Offline
« Yanıtla #14 :»

kutuplarda yaşayan ayıların hikayesi
yavru ayı anne ayıya sorar:
-anne sen üşüyormusun?
anne:
- hayır yavrum
-babam üşüyor mu?
-hayır yavrum
-dedem üşürmüydü, ananem, büyük dedem?
- hayır yavrucum biz kutup ayıları soğukta üşümeyiz
- Smiley peki anne ben niye üşüyorum Smiley

Arkadaşlar ben niye üşüyorum.
niye kızmıyorum..kızamıyorum.. Ay Allahım bana bişeyler oluyor..yoksa ben ...Smiley

Arkadaşlar biz yerden bitmedik. bu gün doğmadık. inanç olarak demek istiyorum. bu yaşananlar sadece bizde olmadı bizden evvelki (izini sürdüğümüz) ışık adamlarında başına geldi.
biraz olayın üstünü değilde altını okuyalım. hareket olarak ne durumdayız bu olaydan neler çıkarabiliriz?
bunları düşünelim. kafa yoralım ..

acaba bu olaydan sonra da akp eğer çözemezse başörtüsü sorununu hala kimi müslümanların gözünde kötünün iyisi diye tercih alır mı?
ve bazıları akp yi doğru-meşru yolda sanmaya devam edermi?

bide şu varki tevhide olayınd açıkca görüldü
bir devlet (hani koca koca devlet) bir kız ile bir küçücük kız ile meşgul  onunla çarpışıyor.
ifade etmeye çalıştığım . ne kadar zayıf-aciz oldukları.
hani hasmına bakarak gücünü ölçmeye çalışabiliriz  bu DEEVVletin
Logged

'Ey iman edenler, Allah için hakkı ayakta tutanlar ve adaletle şahitlik yapanlar olunuz' 5/8
Sayfa: [1] 2 3   Yukarı git
Cevap Yaz Yeni Konu Haberdar Et
Gitmek istediğiniz yer:  

MySQL ile Güçlendirildi PHP ile Güçlendirildi Powered by SMF 1.1.16 | SMF © 2006, Simple Machines XHTML 1.0 Geçerli! CSS Geçerli!
Bu Sayfa 0.635 Saniyede 19 Sorgu ile Oluşturuldu