İman’ın en büyük âlameti “NAMAZ’dır”.

Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.
anasayfa anasayfa giris kayit
  İslami Düşünce Platformu > İSLAMİ BİLGİLER (Bilgi Platformu) > İslam´ın Şartları > Namaz > İman’ın en büyük âlameti “NAMAZ’dır”.
Kullanıcı Adı: Beni Hatirla?
Şifre:

Sayfa: [1]   Aşağı git
Cevap Yaz Yeni Konu Haberdar Et
Gönderen Konu: İman’ın en büyük âlameti “NAMAZ’dır”.  (Okunma Sayısı 819 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
13 Kasım 2007, 06:39:27 ÖS 18
Üye Bilgileri
ikra
Ziyaretçi
« :»

İNŞAALLAH, ALLAH C.C. ve Rasûlu’nün (S.A.V.) emir ve yasaklarına körlerden ve hafife alanlardan olmayız. Ayrıca şeytanın, buradaki emir ve yasakları okumanızı, amel etmenizi engellemesine veya bu emirleri hafife almanız için uğraşmasına izin vermeyin. Bu şeytanın muhtemel hilelerindendir)
(Bu yazıdaki Hadislerin kaynakları belirtilmiştir, sakın şüpheye düşenlerden olmayın. Ebedi Kurtuluşun anahtarlarından biri ve dinin direği namazdır)

“Sizi cehenneme sürükleyen sebep nedir? Derler ki: ‘Biz namaz kılanlardan değildik’.” Müddessir/42

“Sonra onların arkasından namazı savsaklayan ve nefislerinin azgın arzularına uyan bir nesil geldi. Onlar ileride cehennemin en derin yerini boylayacaklar” Meryem/59 (İbn’i Mesud Tefsirinde:Namazı büsbütün terk ettiler değil, vaktinde kılmadılar buyurulmuştur.)

“Kıldıkları namazın önemini kavramadan namaz kılanların vay haline” Mâun/4-5 (Efendimiz SAV burada namazı vaktinde kılmayanların kastedildiğini bildirmiştir.)

“Namazlarında hataya düşen, kıldıkları namaza önem vermeyen namaz kılanların vay haline” Ayeti Celilesindeki veyl’in(vay haline) kelime manası ağır azab olmakla beraber, cehennemdeki içinden dünya dağları geçirilse dağları eritecek “veyl vadisi’de” olabileceği bildirilmiştir.

“Kul ile küfür arasında namazı terk etmek vardır” Hadis’i Şerif (Ahmed İbn’i Hanbel)

“Kul ile küfür arasında sadece namaz kılmamak vardır” Hadis’i Şerif (Ebu Davud, Nesei)

“Kul ile şirk arasında sadece namaz kılmamak vardır” Hadis’i Şerif (Tirmizi)

°“İslâm’ın özü, dinin temeli üçtür, İslâm bunlara dayanır. Bunlardan herhangi
birine yüz çeviren kimse o yüzden kafir olur, kanı helâldir.1)ALLAH’tan C.C. başka ilah yoktur (LAİLAHEİLLALLAH) 2)Farz namazlar 3)Ramazan orucu ” Hadis’i Şerif (Tirmizi)

“Namaz kılmayanın İslâm’dan payı yoktur, namaz kılmayanın dini yoktur.” Hadis’i Şerif (Taberani)

“Mazeretsiz ve kasden namaz kılmayanın adını ALLAH C.C. cehenneme gireceklerden biri olarak cehennemin kapısına yazar” Hadis’i Şerif (Ebû Nuaym)

“ALLAH C.C. İslâm’da dört şeyi farz kılmıştır: Hepsini bir arada yerine getirmeyenin üçünü işlemiş olması kendisine hiçbir fayda sağlamaz” (Bunlar: Namaz,Zekat,Oruç,Hac) Hadis’i Şerif (Ahmed İbn’i Hanbel)

“Hiçbir mazereti olmaksızın ve kasden namaz kılmayanın ALLAH C.C. bütün iyi amellerini siler, tevbe edip yeniden ALLAH’a dönünceye kadar onunla hiçbir ilgisi kalmaz” Hadis’i Şerif (İsfahani)

“Hiçbir mazereti olmaksızın ikindi namazını kılmayıp kaçıranların bütün iyi amelleri silinir” Hadis’i Şerif (Ahmed İbn’i Hanbel)

Kıyamet günü kulun ilk hesap konusu ve ilk gözden geçirilecek amel hanesi namazdır. Bu konudaki hesaplaşma iyi geçerse kul kurtulur, bozuk geçtiği taktirde ise aldanmış ve hüsrana uğramış olur. Hadis'i Şerif (Taberani)


"ALLAH'tan C.C. başka hiçbir ilah olmadığına ve Muhammed'in (SAV) O'nun Rasûlü olduğuna şehadet edinceye kadar ve beş vakit namazı hakkıyla kılıp, zekatlarını verinceye kadar, insanlarla savaşmakla emrolundum." Hadis'i Şerif (Buhari,Müslim,Darimi,İbn'i Mâce, Ebû Davud, Nesei)

Kıyamet gününde insanın ilk hasmı rükû ve sücûdu (secdesi) tamamlanmayan namazdır. (Beni zayi ettiğin gibi ALLAH’da seni zayi etsin der. (İmam-ı Gazali) - Efendimiz (SAV) namazı hızlı kılan bir kişiye “sen namaz kılmadın tekrar kıl” buyurmuştur.

Kişinin kıldığı namazdan kendisine kârı dokunan ancak akıl erdirerek kıldığı kısımdır. (Yani aklı başka yerde iken kıldığı namazın kendisine kârı dokunmaz) (İmam-ı Gazali)

Kur’an-ı Kerim tefsirinde (Ruhül Furkan) bir vakit namazı özürsüz kazaya (özür: ölü,deli yada kılıç kılıca harb esnasında olmak v.s. gibi) bırakmanın cezasının, 80 sene cehennem ateşi olduğu beyan edilmiştir. (Hadis Şerif’de geçmektedir.)

Nice namaz kılanlar var ki, onların namazdan nasibi, yorgunluk ve zahmetten başka bir şey değildir.Hadis’i Şerif (Nesei, Ebu Hûreyre) °“Namaza önem vermeyenlerin kıyamet günü Karun, Firavun, Haman ve Übey İbni Halef’e arkadaş olacakları hadis şerifle bildirilmiştir.” (Ahmed İbni Hanbel, Taberani ve İbn’i Hıbban Rivayetinde)

Bütün farzlar Cebrail A.S. aracılığıyla Peygamber Efendimize (SAV) bildirilmiştir. Ancak “namaz” ALLAH’u Teâlâ C.C. tarafından (Mirac’da) aracısız olarak verilmiştir. Bu da namaz’ın önemini anlatmaya kâfidir.

Peygamber Efendimiz SAV buyurdular ki; namaz'ı savsaklayanlara ALLAH'u Teâlâ C.C. dünyada, ölürken, kabirde ve ahirette olmak üzere 15 ceza verir. Dünyada:Ömrünün bereketi kaldırılır, yüzünden iyiler siması silinir,ALLAH C.C. hiçbir iyiliğine sevap vermez, duaları kabul olmaz, iyilerin dualarında payı bulunmaz. Ölürken:Zelil, kötü, çirki can verir, aç olarak can verir, bütün dünya denizleri gırtlarına akıtılsa kanmayacak şekilde susuzluk çeke çeke ölür.( Ölüm acısının bir damlası, dağlara damlatılsa dağlar dayanamaz erirdi.) Kabirde:Kabir onu sıkar, kemikleri birbirine geçer, kabri ateşle doldurulur(gecegündüz onu yakar), ALLAH C.C. Şuca isimli dehşetli çok büyük bir yılan gönderir,hergün her namaz vaktinde onu sokar bir an bırakmaz. (Efendimiz (SAV) “kabirden korkunç bir manzara görmedim” buyurdu.) Ahirette:Cehenneme sürükleyen azab melekleri yanından ayrılmaz,ALLAH C.C. onu kızgın olarak karşılar, hesabı çetin olup cehenneme atılır.(Cehennemdeki en hafif azap ayak çukuruna konulan bir ateş parçasının beynini fokur fokur kaynatmasıdır. Cehennemlikler çok çirkindir alt dudakları göğsüne sarkmış, üst dudakları yüzünü kaplamış olduğu halde sadece bir dişi (azabı daha iyi tatmaları için) Uhûd dağı büyüklüğündedir. Cehennemlikler dünyadaki ateşi görseler, ferahlanmak için içine dalarlardı. «İhya-u Ulumiddin»)

Kıyamet günü adamın biri getirilerek ALLAH'ın C.C. huzuruna dikilir ve ALLAH C.C. onun cehenneme götürülmesini emreder. Adam:"Ya Rabbi beni ne yüzden cehenneme yolluyorsun?" deyince Yüce ALLAH C.C. ona:"Namazı vaktinde kılmadığın ve adıma yalan yere yemin ettiğin için" diye buyurur. Hadis'i Şerif (İbn'i Abbas'dan rivayet)

°Mezheplere göre namaz: Hanefi Mezhebi:namaz kılmayan, kan çıkıncaya kadar dövülür ve namaza dönünceye kadar hapsedilir. Şafii Mezhebi: Mürted(dinden çıkmış) olmaz ise'de cezası idamdır. Maliki Mezhebi:Şafii mezhebiyle hükmü aynıdır. Hanbeli Mezhebi:Bir namazı özürsüz kılmayan, mürted gibi idam edilir. Yıkanmaz, kefenlenmez ve namazı kılınmaz, müslüman mezarlığına gömülmez ve mezarı belli edilmez. Dağda bir çukura konulur.

°İmansız ölenin yerinin ebedi cehennem olduğu Ayet’i Kerime ile sabittir. İman’ın en büyük âlâmeti namazdır. Bazı alimlere göre namazı terk eden kişinin son nefeste imanını kurtarması zordur (her halde ALLAH’ın C.C. dilediği olur)

°Sur ‘a ikinci kez üflenip insanlar mahşer yerine geldiğinde, güneş 2 mızrak boyu (başka rivayette 1 mızrak boyu) yaklaştırılmış olduğu halde 50.000 senelik(Ahiret senesi) bir bekleyiş vardır. Beyinlerin kaynayacağı, açlıktan boyunların kopacağı midelerin yanacağı bu günde, insanlar öyle terleyecek ki bu ter 70 arşın yerin dibine gidecek sonra insanların seyyiatına göre kimisinin kulak memesine kimisinin çenesine kadar çıkacaktır. orada terlemek istemeyenlerin bu terlerini dünyada iken namaz,oruç,zekat,cihad ve amellerle atmaları gerektiğini bildirmiştir. İmam-ı Gazali (RA)


°ALLAH’ın C.C.Rızasını, kazanmak isteyen, yüzünün nurlanmasını ve güzelleşmesini isteyen ve daha bir çok faydalar isteyen Teheccüd (gece namazı)kılsın.

°Üç şey dinden çıkartır, iman ve nikah tazelemesi gerektirir. 1)İstihlâl:Harama helal demek 2)İstihza:İslâm’ın Farz, vacip, sünnet, müstehap ve edeplerinden biriyle ALAY ETMEK 3)İstihfâfini herhangi meseleyi hafife almak. Küfre düşen kişinin ise 50 sene namaz kılmış olsa farz namazlarını, Hacc’ını v.s. iade etmesi gerekmektedir. İki şeyde şaka yoktur 1)Dinde 2)Nikâh’ta (Hanımına şaka dahi olsa “boş ol” dememesi gerekir)

İman’ın en büyük âlameti “NAMAZ’dır”.
« Son Düzenleme: 16 Kasım 2007, 11:08:04 ÖS 23 Gönderen: ikra » Logged
18 Kasım 2007, 02:18:00 ÖS 14
Üye Bilgileri
esedullahmurat
Ziyaretçi
« Yanıtla #1 :»

Kişinin kıldığı namazdan kendisine kârı dokunan ancak akıl erdirerek kıldığı kısımdır. (Yani aklı başka yerde iken kıldığı namazın kendisine kârı dokunmaz) (İmam-ı Gazali)

Resimlerin Görüntülenmesine İzin Verilmiyor
Resimleri Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap

 Grin Cheesy

verilen hadislerin ne kadar sahih olduğunu bilmediğim için bişey diyemiycem....
Logged
18 Kasım 2007, 03:22:17 ÖS 15
Üye Bilgileri
ikra
Ziyaretçi
« Yanıtla #2 :»

siz hadislere inanmıyomusunz devmlı böyle yorumlar yapıyorsunuz?ve ayrıyetten Peygamber efendimiz buyurmuştur deniliyor budamı bşy ifade etmiyor?
« Son Düzenleme: 18 Kasım 2007, 03:38:13 ÖS 15 Gönderen: ikra » Logged
18 Kasım 2007, 03:59:27 ÖS 15
Üye Bilgileri
esedullahmurat
Ziyaretçi
« Yanıtla #3 :»

ben hadislere inanmıyorum dedim mi? bende sallarım kafadan Peygamber efendimi buyurmuştur diye!

Logged
18 Kasım 2007, 04:12:36 ÖS 16
Üye Bilgileri
ikra
Ziyaretçi
« Yanıtla #4 :»

neden ozman böyle tavırlar sergiliyorsunuz?
Logged
18 Kasım 2007, 04:17:02 ÖS 16
Üye Bilgileri
esedullahmurat
Ziyaretçi
« Yanıtla #5 :»

ikra, muaviye için hadisler vardır. bir kısın iyi olduğu, bir kısında kötü olduğunu söyler...her hadise inanılmaz diyorum...piyasada çok bomba hadis var!
Logged
18 Kasım 2007, 04:22:06 ÖS 16
Üye Bilgileri
ikra
Ziyaretçi
« Yanıtla #6 :»

Tamam hepsine inanmaya bilirsiniz ama ben doğru olduğuna inandığım için yayınladım zaten siz inanırsınız inanmazsınız size kalmış burda tartışılan ssadece uslupunuz ya ben sizi yanlış anladım ya siz beni..
Logged
18 Kasım 2007, 04:35:38 ÖS 16
Üye Bilgileri
esedullahmurat
Ziyaretçi
« Yanıtla #7 :»

 Smiley  hımmmmm

geçenlerde de beni yanlış anladı bazı arkadaşlarım..."ben gerçeğim" demiştim. ve o(nlar)da "islamın içinde iki yüzlülük mü vardır ki sen gerçeksin ?" demiş(ler)di.

benim orda söylemek istediğim aslında...islam tektir, yolu tek yani. ama nedir, bu yolda farklı farklı bakış açılarına sahibiz. olması gereken tek bir gerçek vardır. ben orda demedim gerçek olan benim. benim gibi, senin gibilerde var!

İmam-ı Gazali'nin hadisini okuyunca aklıma bu karikatür geldi. yani bu bir gerçek! benimde zaman zaman olur namaz kılarken, ama diziler değil tabi Smiley
ve bunu sizinle paylaşmak istedim. herhangi bir art niyetim yoktu
Logged
18 Kasım 2007, 05:41:09 ÖS 17
Üye Bilgileri
ikra
Ziyaretçi
« Yanıtla #8 :»

arkadaşlarınızda yanlış anlamış... o zamn kendmde grmüyorum sorunu tmm artık uzatmanın manası yokk sizin ''verilen hadislerin ne kadar sahih olduğunu bilmediğim için bişey diyemiycem....''yazınızdan dolayı böyle bir tepki verdim.
« Son Düzenleme: 18 Kasım 2007, 05:43:48 ÖS 17 Gönderen: ikra » Logged
23 Mart 2008, 05:29:50 ÖÖ 05
Üye Bilgileri
HaYRuN_NiSa
Daimi Üye
**

Mesaj Sayısı: 56
Nerden:

WWW Offline
« Yanıtla #9 :»

Alıntı
(Bu yazıdaki Hadislerin kaynakları belirtilmiştir, sakın şüpheye düşenlerden olmayın.

böyle bir yazı daha okumuştum..
ondada aynen Bu yazıdaki Hadislerin kaynakları belirtilmiştir, sakın şüpheye düşenlerden olmayın.yazıyordu...

ama yazıyı tamamen incelerseniz niye böyle söylendiğini anlayacaksınız...

öncelikle yazıdaki ayetlerin tamamı alınmamış..mesela...


Alıntı
“Sizi cehenneme sürükleyen sebep nedir? Derler ki: ‘Biz namaz kılanlardan değildik’.” Müddessir/42

elbette namaz kılmayan cehendemde cezasını çekecektir..
ama ayetleri daha iyi anlayabilmemiz için ayrıca o ayetin tamamına ve tefsirine bakmalıyız...

bu ayetin tamamı ve tefsiri şöyledir...
ve bu ayetin tamamında aynı zamanda namazın farziyetine inanmayanların cehendemdeki
halleri bahsedilmektedir...


42.meali; Sizi cehennemde bulunmaya ne şey şevketti?.

42. tefsiri;      Evet.. Cennettekiler sorar ki: Ey Cehenneme atılmış kimseler!. (Sizin cehennemde bulunmaya ne şey sevk etti?.) Sizin bu felâketinize hangi hareketleriniz sebebiyet vermiş oldu?.

43.meali;  Dediler ki: biz namaz kılanlardan olmadık.

43.tefsiri;  O suçlular da bu vaziyetlerine ait dört sebep beyanı için (Dediler ki;) Yâni: Muhakkak, diyeceklerdir ki: (biz namaz kılanlardan olmadık) Dünyada iken namazın farziyetine itikat etmemiş olduğumuz için ona kılanlara katılmış bulunmadık, bu birinci sebep.

ömer nasuhi bilmen..


Alıntı
“Sonra onların arkasından namazı savsaklayan ve nefislerinin azgın arzularına uyan bir nesil geldi. Onlar ileride cehennemin en derin yerini boylayacaklar” Meryem/59 (İbn’i Mesud Tefsirinde:Namazı büsbütün terk ettiler değil, vaktinde kılmadılar buyurulmuştur.)

bu ayetinde tamamında ve tafsirinde anlatılmak istenen...

59.meali;  Sonra arkalarından bir taife onlara halef oldu ki, namazı zayi ettiler ve şehvetlere tâbi oldular. Artık yakında cehennem deresine yetişeceklerdir.

59.tefsiri; Bu mübarek âyetler, bir kısım muhterem Peygamberlerden sonra bir takım namazsız, şehvetlerine düşkün kimselerin türemiş ve cehenneme aday bulunmuş olduklarını bildiriyor. Ancak daha sonra tövbe ve istiğfar eden, takva sahibi kulların adn cennetlerine nail ve orada güzelce rızıklanacaklarını müjdelemektedir. Şöyle ki: Biraz (sonra) o mübarek Peygamberlerin (arkalarından) onların zamanlarını müteakip (bir taife) dinî hükümlere riayet etmez bir grup (onlara) o Peygamberlere (halef olduki) bu taife (namazı zayi ettiler) farz namazları terk veya vakitlerini değiştirdi ve ertelediler. Meselâ: Güneş batıncaya kadar ikindi namazını geciktirdiler (ve şehvetlere   tâbi  oldular) içkiye,  zinaya,  kumara,  faize daldılar çeşit çeşit günahları  işlediler,  hattâ  bir  baba  kız  kardeş  ile evlenmeyi  de caiz gördüler.  Ibni  Abbas

Hazretlerine göre bunlar Yahudi taifesidir. (Artık) onlar (yakında cehennem deresine yetişeceklerdir) yahut hüsrana veya kötü bir âkibete maruz kalacaklardır. Halef, hayırlı, salih olan evlât ve zürriyet demektir. Hayırsız âdi olan züriyyete de "half" denir. Cay kelimesi de şer demektir. Zıddı olan hayra da reşat denir. Bununla beraber gay, cehennemde pek çukur, pek müthiş bir vadinin de ismidir.


Alıntı
“Kıldıkları namazın önemini kavramadan namaz kılanların vay haline” Mâun/4-5 (Efendimiz SAV burada namazı vaktinde kılmayanların kastedildiğini bildirmiştir.)

“Namazlarında hataya düşen, kıldıkları namaza önem vermeyen namaz kılanların vay haline” Ayeti Celilesindeki veyl’in(vay haline) kelime manası ağır azab olmakla beraber, cehennemdeki içinden dünya dağları geçirilse dağları eritecek “veyl vadisi’de” olabileceği bildirilmiştir.

4.meali; Artık vay hâline o namaz kılanların ki:

4.tefsiri;     (Artık vay hâline!.) Yazıklar olsun, şahısları azaba lâyıktır, (o namaz kılanların ki:) Bedenen ve lisânen namaz kıldıkları hâlde o namazdan ruhen yararlanamazlar. gafletten uyanmazlar, ahlâki fazilet ile vasıflanmaya çalışmazlar, yoksullar hakkında bir şefkat, muhabbet duygusu beslemezler.


5.meali; O kimseler ki: Onlar namazlarından yanılanlardır.

5. tefsiri;   Evet, azaba lâyıktır, (O kimseler ki: Onlar namazlarından yanılanlardır.) yâni, lisânen okuduklarından gaflette bulunurlar, ona ehemmiyet vermezler, unutma ve hatadan hiç kurtulamazlar, ne için okuduklarını, rüku ve sücutte bulunduklarını asla düşünmezler.

Bu yanılmadan maksat, namazların vakitlerini, şartlarını gözetmemek, bütün namazları birer yanılma ve gaflet içinde kılmaktır. Namazlara ehemmiyet vermemektir. Yoksa hakikî bir mü'mîn de bazen namazlarında yanılabilir, bunun telâfisi için sehiv secdesi ve namazı iadesi, meşrü'dur. Kasde dayalı olmayan bir yanılma ve hata bu müslümanlar hakkında affedilmiştir.

ömer nasuhi bilmen..


Alıntı
“Kul ile küfür arasında namazı terk etmek vardır” Hadis’i Şerif (Ahmed İbn’i Hanbel)

“Kul ile küfür arasında sadece namaz kılmamak vardır” Hadis’i Şerif (Ebu Davud, Nesei)

“Kul ile şirk arasında sadece namaz kılmamak vardır” Hadis’i Şerif (Tirmizi)

bu hadislerede ilk baktığımızda sanki namaz kılmayan şirk koşmuş,küfre düşmüş,

gibi algılayabiliriz ilk bakışta ama öyle değil..
biraz araştırınca bu hadislerde bahsedilenin namazın farziyetini inkar etmiş kimseler için söylenmiş olduğunu anlayacaksınız...


bu hadislere mehmet paksunun yorumu;

Namazla ilgili hadisleri gözden geçirdiğimizde, hep namaz kılmanın fazilet ve sevabından bahsedildiğini göreceğiz. Fakat ”İnsan ile şirk ve küfür arasında namazı terk etmek vardır“, “Münafıklarla bizim aramızdaki ahid namazdır” mealindeki hadislerdeki tehditler, “namazın farz olduğunu inkar eden, yahut namaz kılmamayı helal sayan” kimseler içindir. Yoksa, namazı Allah’ın emri kabul eden ama kılmakta tenbellik gösteren insan için şirk ve nifak söz konusu olamaz.

İbni Abidin ise Reddü’l-Muhtar isimli eserinde namaz bahsinin baş taraflarında, “Namazın farziyetini inkar eden kafir olur. Umursamayarak, yani tembelliğinden dolayı kasten terk eden kimse ise günahkar olur” demektedir.

Yani namaz kılmamak büyük günahlardandır. Büyük günahları işleyenin kafir olacağını sadece batıl bir mezhep olan Mutezile mensupları söylerler. Fakat devamlı sûrette namaz kılmayan insanın imanının da zamanla bir takım tehlikelere maruz kalabileceği gözden ırak tutulmamalıdır.

Mehmet Paksu


Alıntı
°“İslâm’ın özü, dinin temeli üçtür, İslâm bunlara dayanır. Bunlardan herhangi
birine yüz çeviren kimse o yüzden kafir olur, kanı helâldir.1)ALLAH’tan C.C. başka ilah yoktur (LAİLAHEİLLALLAH) 2)Farz namazlar 3)Ramazan orucu ” Hadis’i Şerif (Tirmizi)

peygamber efendimizin böyle birşey söylemiş olmasını aklımdan bile geçirmem..
neden derseniz hadisteki 1)ALLAH’tan C.C. başka ilah yoktur (LAİLAHEİLLALLAH) yazan yer doğru..

ama diğer 2)Farz namazlar 3)Ramazan orucu ” Hadis’i Şerif...

bir savaş sırasında sahabilerden birinin  kelime-i şehadet getiren bir kafir e kılıç çekip öldürmesinden sonra peygamber efendimiz o sahabiye kızmış neden öldürdün kelime-i şehadet getirdi dediğinde;
o sahabi dili ile söylüyordu,fakat kalbi iman etmemişti dediğinde;

peygamber efendimiz şöyle buyurmuştur;
kalbini yarıp bakmadın ya..

biz bunu diyen bir peygamberi örnek almalıyız ve onun hayatında yaşantısında iman etmiş birine
kafir olur dediği veya ramazanda oruç tutmayanı öldürün dediğine rastlanmamıştır...

onun hayatında böyle bir örnek göremeyiz yoktur çünkü...

peygamber efendimiz (s.a.v.)şöyle buyurmuştur...
ALLAH’tan başka ilâh olmadığına ve benim ’ın Resülü olduğuma şehâdet eden hiçbir müslümanın kanı helal olmaz."211

BU DOĞRUDUR...


Alıntı
“Namaz kılmayanın İslâm’dan payı yoktur, namaz kılmayanın dini yoktur.” Hadis’i Şerif (Taberani)

bu hadis de  uydurmadır..
dini yoktur demek imanıda yoktur anlamını taşır çünkü...

Yani namaz kılmamak büyük günahlardandır. Büyük günahları işleyenin kafir olacağını sadece batıl bir mezhep olan Mutezile mensupları söylerler. Fakat devamlı sûrette namaz kılmayan insanın imanının da zamanla bir takım tehlikelere maruz kalabileceği gözden ırak tutulmamalıdır.

Mehmet Paksu


Alıntı
“ALLAH C.C. İslâm’da dört şeyi farz kılmıştır: Hepsini bir arada yerine getirmeyenin üçünü işlemiş olması kendisine hiçbir fayda sağlamaz” (Bunlar: Namaz,Zekat,Oruç,Hac) Hadis’i Şerif (Ahmed İbn’i Hanbel)

“Hiçbir mazereti olmaksızın ve kasden namaz kılmayanın ALLAH C.C. bütün iyi amellerini siler, tevbe edip yeniden ALLAH’a dönünceye kadar onunla hiçbir ilgisi kalmaz” Hadis’i Şerif (İsfahani)

“Hiçbir mazereti olmaksızın ikindi namazını kılmayıp kaçıranların bütün iyi amelleri silinir” Hadis’i Şerif (Ahmed İbn’i Hanbel)
bunlarında en doğrusunu allah bilir...
o dilediği istediği kişide istediği amelin dilediğini siler,dilediğini kabul eder...

Alıntı
"ALLAH'tan C.C. başka hiçbir ilah olmadığına ve Muhammed'in (SAV) O'nun Rasûlü olduğuna şehadet edinceye kadar ve beş vakit namazı hakkıyla kılıp, zekatlarını verinceye kadar, insanlarla savaşmakla emrolundum." Hadis'i Şerif (Buhari,Müslim,Darimi,İbn'i Mâce, Ebû Davud, Nesei)
bu hadisin ayetle bağlayıcılığı olduğu kesin ve sahihtir..
ayettede bahsi şöyle geçer;
tevbe suresi;5.ayet.

5. Haram aylar çıkınca bu Allah'a ortak koşanları artık bulduğunuz yerde öldürün, onları yakalayıp hapsedin ve her gözetleme yerine oturup onları gözetleyin. Eğer tövbe ederler, namazı kılıp zekâtı da verirlerse, kendilerini serbest bırakın. Şüphesiz Allah çok bağışlayıcıdır, çok merhamet edicidir. 

ayettede bahsedildiği gibi bu ayet ve bu hadisde kafirler taki iman edipte,
bu sözlerini sadece öldürülmekten korktukları içinmi söylemiş onları gözetleyin eğer yalan söylüyorlarsa ALLAH a ortak koşuyorlarsa öldürün diye emrediyor...
ayetteki öldürün ifadesi kafirler ALLAH a ortak koşanlar için kullanılmıştır...


Logged

[img]http://img239.imageshack.us/img239/6913/x1pcj
23 Mart 2008, 05:45:29 ÖÖ 05
Üye Bilgileri
HaYRuN_NiSa
Daimi Üye
**

Mesaj Sayısı: 56
Nerden:

WWW Offline
« Yanıtla #10 :»

Alıntı
°Mezheplere göre namaz: Hanefi Mezhebi:namaz kılmayan, kan çıkıncaya kadar dövülür ve namaza dönünceye kadar hapsedilir. Şafii Mezhebi: Mürted(dinden çıkmış) olmaz ise'de cezası idamdır. Maliki Mezhebi:Şafii mezhebiyle hükmü aynıdır. Hanbeli Mezhebi:Bir namazı özürsüz kılmayan, mürted gibi idam edilir. Yıkanmaz, kefenlenmez ve namazı kılınmaz, müslüman mezarlığına gömülmez ve mezarı belli edilmez. Dağda bir çukura konulur.

ALLAH  ve rasülünün (s.a.v.) HAYATINA UYMAYAN ÖLÇÜ MEZHEPLERDEDE
bu şekilde söz konusu olmamıştır...
bu yazıda bahsedildiği ozamanlarda namaz kılanlar ne hapis korkusundan nede dayak korkusundan namaz kılmıştır..
onlar sadece allahtan korktukları için namazlarını eda ettiler..
o şekilde olsaydı namazın ne anlamı olurdu innemel emalü binniyyat ameller ancak niyetlere göredir...

dayak korkusundan,hapis korkusundan namaz kılan elbetteki niyete ulaşamaz...
helede idam edileceğinizi bilseniz namaz kılmazmıydınız...?
herhalde birtek namaz kılmayan kalmazdı ozaman...
ölüm korkusundan...

anlatmak istediğim alıntıladığınız bu yerdeki bu yazılar ne ALLAH ın bize verdiği örneklerden,
nede peygamberin örneklerindendir...
onlara uymayan ölçü bahis bile olamaz...

bu konuda mezheplerin bu yazdığınız şekilde görüşleri olmamıştır...
helede Yıkanmaz, kefenlenmez ve namazı kılınmaz, müslüman mezarlığına gömülmez ve mezarı belli edilmez. Dağda bir çukura konulur...
sözü tamamen uydurmadır...

bu alttaki yazıyı okumanızı tavsiye ederim...
ozaman mezhepler arasındaki bu diyaloğu daha iyi anlayabilirsiniz kardeşim...


Namazı Kasten Terk Edenin Kâfir Olmayacağı, Öldürülmeyeceği, Fakat Tazir Edileceği Görüşü ve Bu Görüşün Değerlendirilmesi


Namazı kasten kılmamanın cezalandırılması gerektiği yönünde en ılımlı yaklaşım Hanefî ekolüne âittir. Başta Ebû Hanife olmak üzere bu mezheb bilginleri namaz kılmayanın kâfir olmayacağı ve kılmamakta direnenin öldürülmeyeceği görüşündedirler...

Namaz kılmayanın kâfir olmayacağı yönünde Şâfiî, Mâlikî ve Hanefî ekolleri görüş birliği hâlinde olduklarından, bu yöndeki delil ve mülâhazalar, karşı görüşün değerlendirilmesi sırasında ifâde edilmişti. Burada Hanefî ekolünün; namaz kılmayanın öldürülmeyeceği yönündeki delilini zikredip daha sonra bu görüşü değerlendirmeye çalışacağız.


Namaz kılmayanın öldürülmeyeceği görüşünde olanların temel dayanağı şu hadistir:


"Muhsan (başından nikâh geçmiş) zinakar, kasten adam öldüren ve (müslüman) topluluğu terk eden (ve mürted olan) kimseler hâriç; ’tan başka ilâh olmadığına ve benim ’ın Resülü olduğuma şehâdet eden hiçbir müslümanın kanı helal olmaz."211


İbnu Dakîk el-‘Îd, yukarıdaki hadisin hangi yönüyle bu konuda delil olduğunu şu şekilde açıklamaktadır:


"Namazı terk etmek, hadiste belirtilen sebeplerden (muhsanın zinâsı, haksız yere adam öldürme ve irtidat eylemlerinden) biri değildir. Hz. Peygamber, müslüman kanını mübah kılan sebepleri -genel anlam taşıyan olumsuz ifâdeden (nefyden) sonra istisnâ edatı kullanarak- bu üç şeyle sınırlamıştır. (Dolayısıyla bu üç sebep arasında bulunmayana namaz kılmama ‘suç’u sebebiyle kişinin öldürülmesi meşru değildir.)"212


Namazı terk edenin öldürülmeyeceği konusunda yukarıdaki hadisi delil olarak kullanan Hanefî ekolüne karşı Hanbelî ekolü tarafından şu itirazda bulunulmaktadır:


"Bu hadis aslında, namaz kılmayanın öldürülmeyeceğinin değil, öldürüleceğinin delilidir. Çünkü hadis, müslümanın kanının üç şeyden biriyle helal olacağını söylüyor. (Yani namazı terk eden kafir olacağına göre, hadisin hükmünce, "dinini terk edenler" kategorisi içinde öldürülür.)213


Bu karşı çıkış, namaz kılmayanın gerçekten kafir olması durumunda haklı olurdu. Ama namaz kılmayanın kafir olduğu görüşünün sağlam dayanaklardan yoksun olduğunu daha önce görmüştük.


Hanefî kaynaklarında rastlamadığımız, ama onlar adına diğer kaynakların zikredip cevapladığı bir delil de şudur:


"Namazı kılmayanın öldürülmesi, namazın bütünüyle terk edilmesine (ileride kılınması ümidinin ortadan kalkmasına) sebep olur."214


Bu delile şöyle karşılık verilmektedir:


"Bu gerekçe yersizdir. Zira namaz kılmadığı zaman öldürüleceğini bilen kimse namazı terk etmez. Özellikle üç kere, namazı terk etmemesi istendikten sonra... Bütün bunlardan sonra da namazı kılmayacak olursa namazdan ümidini kesmiş olur. Bu halde yaşamasında da bir fayda yoktur. Bu durumda ise itlâf edilmiş sayılmaz. Diyelim ki öldürülmesiyle namaz kılması ihtimali ortadan kalkmış oluyor. Ama aynı zamanda bin kişinin de namaz kılması sağlanmış oluyor. Muhtemel bir namazın ortadan kalkması karşısında bu neticenin alınması yukarıdaki prensibe aykırı değildir."215


Bu itirazı kabul etmek kolay değildir. Zira namaz kılmadığında öldürüleceğini bilen kimsenin namazı terk etmeyeceği bir varsayımdır. Bir varsayıma dayanarak insan hayatı hakkında hüküm vermek sağlıksız bir yaklaşımdır. Namazı kılmadan yaşayan insanın yaşamasında fayda olmadığı iddiası da temelsizdir. Zira Hz. Peygamber’in; bazen namaz kılan, bazen terk eden bir köle hakkında övücü sözler söylediği haberini yine bizzat bu itirazın sahibi aktarmaktadır.216 Namaz kılmayanda fayda olmasaydı Resülullah söz konusu köle hakkında iyi şeyler söylemezdi. Ayrıca, namaz kılmadığı için öldürülen kimsenin namaz kılması ihtimalini ortadan kaldıracağı itirazı iddia edildiği gibi yersiz değildir. Zira, ihtimal de olsa, namazla yükümlü olan kimseye, -onu öldürmeyerek- tekrar namaz kılma şansını tanımak gerekir. Onun ölümünden ibret alarak "bin kişinin namaz kılacak olması" onun elinden bu hakkın alınmasına gerekçe yapılamaz. Bu durumda yapılacak iş, hem öldürülmesi söz konusu olan kişinin, hem de diğer "bin kişinin" namaz kılmasını sağlayacak hakkaniyetli ve etkili yollar aramaktır.


Kısaca, namaz kılmayanın kafir olmayacağı ve öldürülmeyeceği yönündeki Hanefî ekolü görüşü bizce doğru görüştür. Ancak aynı ekolün, namaz kılmayanın hapis ve dövme yoluyla "tazir" edilmesi gerektiği şeklindeki görüş üzerinde söylenecek sözler vardır. Zira namaz zekâtın aksine, kamuya ilişkin maddi yükümlülük getiren bir konumda değildir. Tamamıyla kişisel ve ahlaki bir özelliktedir. Belli düzendeki bedensel hareketlerin "ibadet" olarak gerçekleşmesinde niyet hayati bir fonksiyona sahiptir. Zorla kıldırılacak namazın, kendisinden beklenen sonuçları vermesi imkansızdır. Bir noktada, yapılan işin namaz olduğunu söylemek de zorlaşır. Özellikle sırf niyete bağlı etkinliklerde uygulanacak baskı, gizli sapmalara, şuur altı tepkilerine sebep olacağından bir tür "nifak" hayatının ortaya çıkmasıyla sonuçlanır.


O halde ne yapmak gerekir?


Yapılması gereken şey her konuda olduğu gibi burada da Hz. Peygamber’i örnek almaktır. Her fırsatta namazın önemini vurgulayan öğütlerde bulunmuş olmasına rağmen onun, namaz yüzünden hiç kimseyi öldürdüğüne, ya da hapsedip dövdüğüne şahit olunmamıştır. Onun tüm yaptığı, önce yaşamak, uygulamak, tebliğ etmek ve açıklamak (öğretmek) idi.


Namaz kılmayanı öldürmek, hapsetmek, dövmek yerine onun namaz kılmasını sağlayacak önlemlerin alınmasına özen gösterilmelidir. Bu da sadece eğitim yoluyla çözülecek bir problemdir.


Zaten namaz kılmayanın hapsedilip dövülerek tazir edileceği görüşü Hanefî mezhebinin konuyla ilgili tek görüşü değil, "müftâbih" görüşüdür. Hanefî kaynakları her ne kadar hep bu görüşü ön plana çıkarmakta ise de bu noktada Ebû Hanife’den gelen başka rivayetler de, vardır. Nitekim Ali b. el-Mufaddal, 212 no’lu dipnotta bir kısmını aktardığımız kasidesinde, "Ebû Hanife bir görüşünde, mühlet vererek onu bırakır, bir görüşündeyse onu vücûben namaza zorlar", demektedir.


eş-Şâfiî de, isim zikretmeden, Hanefî mezhebinde konuyla ilgili rivayet edilen görüşleri şöyle ifade etmektedir:


"Namaz kılması söylendiği halde ‘kılmıyorum’ diyen kimseye yapılacak işlem hakkında bazı kimseler bize muhalefet etmişlerdir. Bir kısmı ‘Onu hapse koyarım ve döverim’, bir kısmı, ‘Hapsederim, dövmem’, bir kısmı da ‘Ne hapsederim, ne döverim. O, dini konusunda emindir.’ demiştir."217


Yine Zeydî alimlerden es-Seyyâğî (ö.1121/1709), Ebû Hanife’ye göre namaz kılmayanın hapsedilip dövüleceğini zikrettikten sonra, "(Yine ondan) bir rivayete göre namaz, kişinin boynunda bir emanettir. (Yani; cezalandırılmaz, sorumluluğuyla başbaşa bırakılır)", demektedir.218


Gerek eş-Şâfiî’nin aktardığı en son rivayet, gerek es-Seyyâğî’nin aktardığı ikinci rivayet; namaz kılmayanın hapsedilip dövüleceği şeklindeki görüşün konu etrafında Ebû Hanife’ye ait tek görüş olmadığını ortaya koymaktadır. Ebû Hanife’nin, Hanefî kaynaklarında zikredilen görüşü sonradan ağırlık kazanarak "müftâbih" hale gelmiş, Kur’an’ın ruhuna uygun olan ve zor kullanmamayı öngören görüş unutulmaya terk edilmiştir. Bizce "âbid insan" yetiştirme noktasında içine düşülen "resmî" ve "sivil" zaaf İmam’a ait, namaz kılmayana zor kullanmayı öneren görüş ön plana çıkarılarak aşılmaya çalışılmıştır. Oysa, olumlu bir sonuca ulaşma şansı bulunmayan, bu kolaycı yaklaşım yerine; zor, ama sonuç getirici nitelikte olan, eğitime dayalı serbestiyetçi yaklaşım ön plana çıkarılmalıydı. Böyle bir bakış açısı, namazın terki konusunda diğer mezheplere oranla en yapıcı noktada bulunan Hanefî mezhebini tam isabet noktasına götürmüş olacaktı.

KİTAP;İSLAMDA DİN HÜRRİYETİNİN TEMELLERİ...
Logged

[img]http://img239.imageshack.us/img239/6913/x1pcj
Sayfa: [1]   Yukarı git
Cevap Yaz Yeni Konu Haberdar Et
Gitmek istediğiniz yer:  

MySQL ile Güçlendirildi PHP ile Güçlendirildi Powered by SMF 1.1.16 | SMF © 2006, Simple Machines XHTML 1.0 Geçerli! CSS Geçerli!
Bu Sayfa 0.107 Saniyede 38 Sorgu ile Oluşturuldu