Süper Devletin Misyonu

Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.
anasayfa anasayfa giris kayit
  İslami Düşünce Platformu > GÜNDEMDEKİLER > GÜNDEM DIŞI > Süper Devletin Misyonu
Kullanıcı Adı: Beni Hatirla?
Şifre:

Sayfa: 1 2 [3]   Aşağı git
Cevap Yaz Yeni Konu Haberdar Et
Gönderen Konu: Süper Devletin Misyonu  (Okunma Sayısı 2607 defa)
0 Üye ve 3 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
16 Kasım 2007, 05:39:59 ÖS 17
Üye Bilgileri
akabede_biad
Daimi Üye
**

Mesaj Sayısı: 175
Nerden:
AKABEDE ELİMİZİ VERDİK ŞİMDİ SIRA CANIMIZDA


Offline
« Yanıtla #30 :»

Bu haftaki istişaremiz Süper devlet olarak bilinen Amerika'nın Dünya üzerindeki üstlendiği misyon..
Eğrisiyle doğrusuyla bildiklerimizi, duyduklarımızı bu başlığın altında tüm gerçekçiliğiyle tartışacağız.

"Her doğru Gerçek Değildir"
Doğru kabul ettiğimiz bilgiler ne kadar gerçek görelim.

bu bir hafta oldu siteye biraz uzak kaldım ama ilk başta konuyu açan kutbay abi nin attığı mesaja müteakiben bir şeyler yazmak istedim

şimdi biraz açıklık getirelim dediğimiz gibi süper devlet gibi bilinen ABD şu an süper devlet mi ? veya en yakın zabanda giridği IRAK'tan bir türlü çıkamayan rahat girdiği ama bir türlü çıkamadığı IRAK tan da süper bir devlet olduğu bakımından bir sürü soru işareti ile dolu

üstlendiği misyon derken çıkarları babında üstlendiği bir misyon var diyebilirim buna çünkü dünya msiyonunda belirli bir yer tutan yani devlet vatanadaşları istesede istemesede bir çok devletin veya ülkenin muhattap aldığı ülkerin en başında geliyor ve bu en başta olması münasebetiyle istediği gibi bazı bölge ve ülkerlerde atını oynatıyor ama anti parantez üsteki maddeye dayanarak değil yani süper devlet konumunda olarak değil sadece ola öyle görmek isteyen ülkerlede atını istediği gibi oynatıyor
Logged

AKABEDE ELİMİZİ VERDİK ŞİMDİ SIRA CANIMIZDA
17 Kasım 2007, 11:54:07 ÖÖ 11
Üye Bilgileri
LaEdri
Emektar Yönetici
*
Avatar Yok

Mesaj Sayısı: 1031
Nerden: istanbul

WWW Offline
« Yanıtla #31 :»

Haberi okuyunca şaka mı yapıyorlar dedim ama ciddi ciddi pkk için af istiyorlar. Yazıyı da okursanız anlarsınız zaten görende hiç savaş yapmaz, halim selim devlet sanırlar. Nato kime çalışıyor? Belli. Gün olur devran döner...Angry


NATO Eski Başkomutanı Orgeneral Wesley Clark, Kuzey Irak İşgalinin Türkiye'nin Sorunlarının Çözümünde Doğru Yanıt Olmadığını Savundu ve PKK'ya Af İstedi.

 
NATO eski Başkomutanı orgeneral Wesley Clark, Kuzey Irak işgalinin Türkiye’nin sorunlarının çözümünde doğru yanıt olmadığını savunarak düşmanı bölmek için alt düzey PKK’lıların silahlarını bırakmalarını ve topluma yeniden kazandırılmalarını sağlayacak bir af ilan edilmesini ve Iraklı Kürt liderler dahil, “dörtlü” görüşmelerin yapılmasını istedi. 


Wesley Clark, Financial Times gazetesinde yayınlanan “İşgal, Türkiye’nin sorunlarına yanlış yanıt” başlıklı makalesinde sınır ötesi operasyon konusunu ele aldı. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile ABD Başkanı George W. Bush arasındaki görüşmeye dikkat çeken Clark, işbirliğine dayalı bir çözümün askeri operasyonun gerçekleşmesini önleyeceği umudunu dile getirdi.

PKK saldırıları nedeniyle Türklerin öfkeli ve “savaşa hazır” olmasının anlaşabilir olduğunu belirten Clark, kağıt üstünde savaşların hep basit gibi görüldüğünü, Türk askeri planlamacılarının Iraklı Kürdistan’ın içerisindeki cesur bir harekat ile PKK’nın köklerinin temelden sökülebileceği umudunu taşıyabileceğini, çok iyi olan Türk ordusunun 3 bin kadar PKK’lıyı hızlı bir biçimde yakalaması veya öldürmesinin olası gibi görülebileceğini kaydetti.

"DAHA YARATICI, DİPLOMATİK YOLDAN İLERLENMELİ"

“Ancak savaş hiçbir zaman basit değil” diyen Wesley, Büyük İskender’in bile Türkiye’nin güneyinde ve Kuzey Irak’taki zor arazide saplanıp kaldığına dikkat çekerek Türkiye’nin Erdoğan tarafından sürdürülen “daha yaratıcı ve diplomatik yol”da ilerlemeye devam etmesi gerektiğini savundu.

Wesley Clark, Başbakan Erdoğan’ın ABD’den istihbarat paylaşma sözünü aldığına işaret etti ve “PKK’nın Irak topraklarından Türkiye’ye vurmasını önlemek için Kürdistan Bölgesel Hükümeti ile bir diyalog başlatmalı. Bu amaçla (Erdoğan) Türkiye, Irak, ABD ve Kürdistan Bölgesel Hükümeti arasında dörtlü görüşmelerin yapılması fikrini kabul etmeli. İlerleme yolu bu olmalıdır” diye yazdı.

“Savaş yanıt değil özellikle yaratıcı alternatifler varken” ifadesini kullanan Wesley, şöyle devam etti: “İlk olarak PKK’yı en güçlü olduğu dağlardaki kamplarında değil, kırılgan olduğu yerde vur. Siviller ve alt düzeydeki PKK’lıların silahlarını bırakmaya ve topluma yeniden katılmaya olanak sağlayacak bir af hazırlayarak düşmanı böl. Bu Kuzey İrlanda’da sonuç verdi ve burada da sonuç verecek.

İkinci olarak da ABD ve diğerleri, finansal desteği keserek PKK operasyonlarını felce uğratabilir. PKK’nın güç merkezi hiçbir zaman Iraklı Kürdistan’da olmadı; halk tabanı Türkiye’nin güneydoğusunda. Finansal tabanı ise paranın toplandığı Avrupa kitasındaki kentlerdedir. PKK’ya yönelik para akımını ve sevkiyatını engellemek için koordine bir uluslararası çaba gerekiyor.”

Orgeneral Wesley, PKK’ya karşı onyıllarca yürütülen askeri mücadelenin kalıcı bir çözüm sağlayamadığını ve yeniden başarısız olacağını savunarak PKK sorununun, “yaratıcı, kökleri diplomasi ve diyalogta olan bir strateji” gerektirdiğini, bunun için de “cesur liderler”e ihtiyacın bulunduğunu öne sürdü. 16.11.2007


Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor
Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap
Kaynak
Logged
05 Aralık 2007, 01:01:12 ÖS 13
Üye Bilgileri
serender
Genel Yönetici
*

Mesaj Sayısı: 4225
Nerden: Rize
Dosdoğru ol!


Offline
« Yanıtla #32 :»


  Eyvah o adam geri dönüyor!..


Amerikan istihbaratı, George Bush yönetimini çok zor durumda bıraktı. Irak işgalinden bu yana bütün enerjisini bölgenin güçlü aktörü İran'ı tasfiye etme üzerine kuran, Lübnan, Filistin, Irak ve Pakistan'da bu yönde düzenlemelere girişen, İsrail'in tazyikleriyle İran'ın nükleer çalışmalarını yok etmeye odaklanan Bush ve ekibi, şimdi ne yapacak?

İstihbarat raporu; “İran'ın nükleer silah programına, uluslararası baskılar yüzünden 2003 yılında son verdiğini ancak uranyum zenginleştirmeye devam ettiğini” ortaya koydu. BM Güvenlik Konseyi üzerinden ambargo sürecini işleten, bazı Avrupa ülkeleriyle birlikte siyasi baskılara devam eden, İsrail'le birlikte “her an saldırı” planlamaları yapan Washington için, bu resmi istihbarat raporu görünüşte şok edici olmalı.

İşin içinde başka hesaplar var mı, bir çeşit psikolojik operasyon mu henüz bilemiyoruz. Ancak rapor, su anki durumda, Washington'un İran'ı tecrid etme, dünyayı İran'a karşı yanına çekme, tereddütlü ülkeleri ikna etme çabasına ağır darbe vurdu. ABD'deki Demokratların bile “İran politikası değişmeli” diyebildiği bir ortamda bazı Avrupa ülkelerinin tedirginliklerinin artması, Rusya ve Çin'in ise ikna edilmesinin imkansız hale gelmesi mümkün.

Durumun ne aşamada olduğunu tespit etmek için, George Bush'un; “İran'ın nükleer silaha sahip olması Üçüncü Dünya Savaşı'na yol açar” sözünü hatırlamakta yarar var. Her ne kadar diplomatik/siyasi süreç işletiliyorsa da, İsrail ve ABD'nin İran nükleer tesislerini yok etmeye yönelik askeri planlamalarının gerçek olduğunu bilmeyen kalmadı. Nasıl yapılır, ne zaman yapılır, ne kadar yapılabilir bilemiyoruz ama bu yönde ciddi bir çaba olduğu gerçek.

Tahran'ı rahatlatan raporun açıklanmasından hemen sonra İran'ın nükleer müzakerecisi Said Celili dün hemen Moskova'ya gitti. Yine dün, geç saatlerde George Bush'un konuyla ilgili bir açıklama yapması bekleniyordu. Üç ay önce Üçüncü Dünya Savaşı'dan söz eden Bush'un radikal biçimde tavır değiştirme ihtimali var mı? Böyle bir şeyin en çok İsrail'i rahatsız edeceği hatta çılgına çevireceği bir gerçek. İran Dışişleri Bakanı Manucher Muttaki'nin; “ABD nükleer savaşı kaybetti” açıklaması son derece dikkat çekici.

Tam da bu aşamada bir başka gelişme var ki, söz konusu istihbarat raporundan bile çok önemli! Irak işgalinin mimarlarından, işgal öncesi sahte istihbarat raporunun fikir babalarından, bütün bölgeyi savaş havasına sokan öncü isimlerden Paul Wolfowitz yeniden göreve dönüyor.

Hatırlayalım o günleri… Savunma Bakan Yardımcısı'ydı. Neocon halkanın fikir babalarından, işgali planlayanlardandı. İşgali meşrulaştırmak için Savunma Bakanlığı bünyesinde kurduğu Özel Planlar Dairesi'nde sonradan hepsi yalanlanan sahte istihbarat raporları hazırlattırmakla uğraşıyordu. Bu yalanlar üzerine bir ülke işgal edildi. 1 Mart Tezkeresi reddedildiği için Türkiye'yi tehdit etmişti. Ondan sonrasını biliyoruz. Bir milyondan fazla insan öldürüldü. Ve kaos ortada.

Daha sonra Dünya Bankası Başkanlığı'na getirildi. Başarısız bir denemeydi. Yolsuzluk, sevgilisine sağladığı kıyaklar yüzünden bu görevden ayrılmak zorunda kaldı. Kötü bir sondu. Sonradan Türkiye'ye geldi. Yüz binlerce insanın ölümüne sebep olan birkaç isimden biri delik çoraplarıyla Türk medyasında boy gösterdi ve birden masumlaştı!

Aynı Wolfowitz, şimdi hangi göreve geliyor, biliyor musunuz? Bush yönetimi için şu an en çok ihtiyaç duyduğu makama! Yani sahte istihbarat raporları, yeni savaş kampanyaları için gerekli olan makama geliyor. Dışişleri Bakanı Condoleezza Rice'ın önerisiyle, Uluslararası Güvenlik Danışma Kurulu'nun başına geçiyor. 18 üyeli kuruluşun başındaki Wolfowitz, yüksek öncelikli istihbarat raporlarından, nükleer silahsızlanmadan, kitle imha silahlarıyla ilgili gelişmelerden sorumlu olacak.

2003 yılında Irak'ın kitle imha silahlarıyla ilgili dosyaları hazırlamış, bütün dünyayı kandırmış, sonra yalanları ortaya çıkınca tınmamış olan bir isim, şimdi İran'ın nükleer silahlanmasıyla ilgili istihbarat raporlarını kontrol edecek. O zaman yakında çok şey yaşanacak diyebiliriz.

Ne garip değil mi? Bakalım İran'la ilgili ne tür yalan dosyalarla ikna edileceğiz. Aynı senaryolar, aynı kadrolar, neocon-İsrail sağı ittifakı ve yeni savaş senaryoları… Bu yüzden, ABD istihbaratının hazırladığı, “İran nükleer silahlanmadan 2003 yılında vazgeçti” raporu çok da anlamlı olmasa gerek! Wolfowitz ne güne duruyor ki!

Türkiye'deki kurmaylarına gün doğdu….

İbrahim Karagül


Logged

'Ey iman edenler, Allah için hakkı ayakta tutanlar ve adaletle şahitlik yapanlar olunuz' 5/8
09 Ocak 2008, 12:16:57 ÖÖ 00
Üye Bilgileri
maxpayna
Genel Yönetici
*

Mesaj Sayısı: 3668
Nerden: ankara

WWW Offline
« Yanıtla #33 :»

ABD Ordusunun Başında Hz. İsa mı Var?
 
 
Irak'taki bir Amerikan karargahında asılı duran bu resim, Bush yönetiminin Irak işgaline yönelik amaçlarını ortaya koyuyor. Karargahtaki resimde, Amerikan askerlerinin önünde Hz. İsa ve onlara destek için gökyüzünden inen savaşçı melekler tasvir ediliyor.


Resimlerin Görüntülenmesine İzin Verilmiyor
Resimleri Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap


İngiliz yayın kuruluşu BBC'de geçen hafta yayımlanan bir resim, Bush yönetiminin Irak'ı işgale yönelik asıl düşüncelerini ortaya koydu.

Irak'ın Ebu Gureyb hapishanesi civarında bulunan bir ABD karargahında duvara asılı resim, ABD'in Ortadoğu işgali ile ilgili çok şey anlatıyor. Karargahta asılı duran resimde, en önde Hz. İsa, arkasında Amerikan askerleri ve ABD askerlerine gökyüzünden destek için inen silahlı melekler tasvir ediliyor. ABD karargahlarında asılı bu resim, Evangelist inanca sahip Bush yönetiminin "arz�ı mev'ud", "Armagedon" ve "Haçlı Seferleri" ile ilgili çok şey anlatıyor.

Resim üzerine fazla bir yorumda bulunmak istemiyoruz fakat kendilerinin Armagedon ile neyi kasteddiklerini şöyle özetleyebiliriz: Bush'un mensup olduğu Evangelistlere göre, Armagedon savaşı, Kudüs yakınlarındaki Magedon ovasındaki tepelikte olacak bir Deccal savaşıdır . Bu savaşın öncesinde ise İsrail'in, "arz�ı mev'ud" inancında belirtilen sınırlara kadar genişleyerek "Büyük İsrail" olması şarttır. Armagedon savaşının ardından Bush'un tanrısı Davut'un tahtında Mesih'i hakim kılacak� Böylece hem "dünyevi zümre" olan Yahudiler, hem de "semavi zümre" olan Hıristiyanlar muratlarına erecek�


Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor
Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap
KAYNAK-1

Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor
Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap
KAYNAK-2
Logged
23 Ocak 2008, 10:58:27 ÖÖ 10
Üye Bilgileri
Nuayman
Ziyaretçi
« Yanıtla #34 :»

ABD'nin yaptıkları ya Tevrat'ın ön görüleri bakımından dogru ayetleriyle örtüşüyor...
Ya da ABD TEVRAT'la yönetiliyor...İkisinden biri olduğu kesin ama ben henüz hangisi olduguna karar veremedim...
Logged
06 Şubat 2008, 02:53:24 ÖÖ 02
Üye Bilgileri
maxpayna
Genel Yönetici
*

Mesaj Sayısı: 3668
Nerden: ankara

WWW Offline
« Yanıtla #35 :»

Alıntı
Nuayman
ABD'nin yaptıkları ya Tevrat'ın ön görüleri bakımından dogru ayetleriyle örtüşüyor...
Ya da ABD TEVRAT'la yönetiliyor...İkisinden biri olduğu kesin ama ben henüz hangisi olduguna karar veremedim...


ya da  ARMEGEDDON..............

bknz :

Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor
Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap


En kaçık plan; Armageddon savaşı
01 Kasım 2007 Perşembe 14:06
Tanrıyı KIYAMETE zorlamak... Size saçma mı geldi? Ama ABD-İsrail fanatikleri bakın ne istiyor...
İnternethaber / ABD'nin şahinleri Neocon'lar ile İsrail'in Siyonist aşırı sağının ortak ideali, Ortadoğu merkezli bir dünya savaşı çıkarmak.

İşte buna “tanrıyı kıyamete zorlamak” diyorlar. Ya da “Mesih'i dönmeye mecbur bırakmak.” Peki nedir bu Armageddon savaşı...
Biraz anlatalım;

Armageddon çılgınlığı

ABD Başkanı Bush'un sıkı sıkıya bağlı olduğu Protestan fundamentalizmi Armageddon çılgınlığına inanıyor. Onlara göre de Hz. İsa’nın gelmesi için bu üçüncü milenyum başında mutlaka “Armageddon” denen o nihai savaşın çıkması lazım. İnanmış Protestanların hedefi Tanrı'ya kıyamet için yardımcı olmak... Bunun için de kıyamet savaşının fitilini ateşlemek gerekiyor...

Peki bu savaş nasıl çıkar? İşte bu noktada işin ucu Türkiye'ye de dokunuyor. Çünkü bu kıyamet savaşı Ortadoğu'da patlayacak. Onların inanışlarına göre Armageddon Savaşı Kudüs yakınlarındaki Magedon Tepesi etrafında gerçekleşecek.

Armegeddon Savaşı Müslüman ordusunun İsrailoğullarına saldırmasıyla çıkacak. Protestan fundamentalizmi, Armegeddon Savaşı’nda İsrail’in desteklenmesi gerektiğini savunuyor. Onlara göre Hz. İsa da ‘İsrail Arslanı’ olarak dünyaya gelmiştir.

Yahudiler, Müslümanlar’a karşı Armageddon Savaşı’nı kazanmadıkça, Hz. İsa tekrar yeryüzüne dönmeyecek.
İsa’nın dönmesi için savaşın çıkması ve kazanılması şart. Ancak bu savaşı önce Hz. İsa olmadan Yahudiler’in kazanması lazım. Onun için Protestanlar ile İsrail arasında sıkı bir işbirliği dini nedenlerden dolayı mecburidir. Bu savaş bittikten sonra da, 144 bin Yahudi hariç, (o 144 bin Yahudi de Hz. İsa’ya iman eden Yahudiler olacak) hepsi kırılacak. Bu sefer de Amerika ve Hz. İsa’ya bağlı olanlar yeryüzünde kalacak…

Türkiye'nin oyundaki yeri

Bu noktada Yenişafak'tan İbrahim Karagül'ün köşe yazısına bir gözatalım. "Tanrı'yı kıyamete, Türkiye'yi bölgesel savaşa zorlamak!.." isteyen ABD ve İsrail için Türkiye'nin de bir rolü var... Karagül şöyle anlatıyor;

Türkiye'nin Kürtlerle çatışmaya sokulması demek, İran'ın da cepheye girmesi demektir. Savaşın Pakistan'dan Lübnan'a kadar yayılması demektir. İşte bu, ABD ve müttefiklerinin en büyük hedefi.

Karagül, Armageddon planını da şöyle özetliyor;
Neocon-İsrail aşırı sağının ortak ideali Ortadoğu merkezli bir dünya savaşı çıkarmak. Yani Armageddon dedikleri Kıyamet savaşı… Bu savaşla Mesih yeryüzüne inecek, bu savaşla “ilahi adalet” gerçekleşecek. İşte buna “tanrıyı kıyamete zorlamak” diyorlar. Ya da “Mesih'i dönmeye mecbur bırakmak.”


Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor
Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap
KAYNAK
Logged
06 Şubat 2008, 03:51:34 ÖÖ 03
Üye Bilgileri
ozanca
Genel Yönetici
*

Mesaj Sayısı: 3674
Nerden:

Offline
« Yanıtla #36 :»

Zenginin malı zügürdün cenesini yorar ....
Onların nasıl savaştıgına degilde ...
Neden hala şavaşamayan taraf oldugumuza baksak ..
Selamlar ..
Logged

Resimlerin Görüntülenmesine İzin Verilmiyor
Resimleri Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap
06 Şubat 2008, 04:05:12 ÖÖ 04
Üye Bilgileri
maxpayna
Genel Yönetici
*

Mesaj Sayısı: 3668
Nerden: ankara

WWW Offline
« Yanıtla #37 :»

Alıntı
ozanca
Zenginin malı zügürdün cenesini yorar ....
Onların nasıl savaştıgına degilde ...Neden hala şavaşamayan taraf oldugumuza baksak ..
Selamlar ..

mevzu zengin zügürt denkleminden teşekkül etmiyor.
zengin senin de malını talan etmeye geliyor.
neden savaşamayan tarafız ?
ılımlılığı hoşgörüyü yumuşaklıgı şiar edinmiş bir hükümetimiz olduğu için........
onurlu tavizsiz kararlı ve fikri altyapısı olan birliğimiz(liderliğimiz) olmadığı için....
yerel ve global politikaları aman ekonomimiz bozulmasın ve daha çok para kazanalım zihnyeti iler inşaa edildiği için....
vs...vs...vs aleykum selamlar.......
Logged
Sayfa: 1 2 [3]   Yukarı git
Cevap Yaz Yeni Konu Haberdar Et
Gitmek istediğiniz yer:  

MySQL ile Güçlendirildi PHP ile Güçlendirildi Powered by SMF 1.1.16 | SMF © 2006, Simple Machines XHTML 1.0 Geçerli! CSS Geçerli!
Bu Sayfa 0.349 Saniyede 20 Sorgu ile Oluşturuldu