Süper Devletin Misyonu

Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.
anasayfa anasayfa giris kayit
  İslami Düşünce Platformu > GÜNDEMDEKİLER > GÜNDEM DIŞI > Süper Devletin Misyonu
Kullanıcı Adı: Beni Hatirla?
Şifre:

Sayfa: [1] 2 3   Aşağı git
Cevap Yaz Yeni Konu Haberdar Et
Gönderen Konu: Süper Devletin Misyonu  (Okunma Sayısı 2607 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
08 Kasım 2007, 10:18:10 ÖS 22
Üye Bilgileri
kutbay
Genel Yönetici
*

Mesaj Sayısı: 1505
Nerden: Bu gün hayatınızın geri kalanının ilk günüdür

WWW Offline
« :»

Bu haftaki istişaremiz Süper devlet olarak bilinen Amerika'nın Dünya üzerindeki üstlendiği misyon..
Eğrisiyle doğrusuyla bildiklerimizi, duyduklarımızı bu başlığın altında tüm gerçekçiliğiyle tartışacağız.

"Her doğru Gerçek Değildir"
Doğru kabul ettiğimiz bilgiler ne kadar gerçek görelim.
Logged

Allâhûmme Salli Alâ Seyyidinâ Muhammedin ve Alâ Âli Seyyidinâ Muhammed
09 Kasım 2007, 12:04:51 ÖÖ 00
Üye Bilgileri
serender
Genel Yönetici
*

Mesaj Sayısı: 4225
Nerden: Rize
Dosdoğru ol!


Offline
« Yanıtla #1 :»

hayırlı olsun inş.
doğruları (kişisel doğrularımızı) cenk meydanına çıkarıyoruz  sanırım

süper devletin misyonu olarak ilk elden

dünyaya hakim (sahip değil) olmak diye şahsım adına bir girizgah yapayım..

dünyaya hakim olmak:
bazen abi bazen baba bazen dost görünen müttefik ama kral ...
ayrıca misyonunun kökünü doğuşunu veya köklerini besleyen ideal yada inançlarını da irdelersek daha rahat kavrayabiliriz..
şimdilik bu kadar devam edeceğim..
Logged

'Ey iman edenler, Allah için hakkı ayakta tutanlar ve adaletle şahitlik yapanlar olunuz' 5/8
09 Kasım 2007, 10:11:49 ÖS 22
Üye Bilgileri
maxpayna
Genel Yönetici
*

Mesaj Sayısı: 3668
Nerden: ankara

WWW Offline
« Yanıtla #2 :»

amerikanın dünya misyonunu;

a- dini
b- ekonomik
c- politik

 olarak 3 alanda ele almalıyız. ki zaten bu konuda tartışmalar, komplo teorileri, tezler, iddialar vs..vs bu 3 sacayağına oturmaktadır.

bu nedenle soruya şöyle bir soru ekleyerek düşünce ufkumuza belki yeni bir açı ya da daha geniş bir açı kazandırmak isterim;


abd nin dini ekonomik ve politik hedefleri nedir ?

din-ekonomi ve (iç) siyasetin abd dünya politikasına (etkisi) yansımaları nelerdir ?
Logged
09 Kasım 2007, 10:20:57 ÖS 22
Üye Bilgileri
serender
Genel Yönetici
*

Mesaj Sayısı: 4225
Nerden: Rize
Dosdoğru ol!


Offline
« Yanıtla #3 :»

bu bağlamda şahsen süper devletin en beğendiğim hususu
"ön görülebilir" olmasıdır.
önce doğrularını söyleyelim ki haksızlık olmasın Smiley
Logged

'Ey iman edenler, Allah için hakkı ayakta tutanlar ve adaletle şahitlik yapanlar olunuz' 5/8
11 Kasım 2007, 04:49:15 ÖS 16
Üye Bilgileri
berfin
Emektar Yönetici
*

Mesaj Sayısı: 671
Nerden:

Offline
« Yanıtla #4 :»

Dünya üzerinde sayıları 500 milyonu geçen Evangelist mezhebi üyeleri, ABD de yıllardır sürdürdükleri iktidar yürüyüşlerinde, özellikle seçimlerden sonra oldukça etkin bir konuma geldi. Bush’un yeniden başkan seçilmesini sağlayan onlar. Kıyametin gerçekleşmesi için çalışıyorlar. Dünyayı yöneten bu insanların liderliğini Bush yapıyor.

Sayıları ABDde 70 milyonu, dünya üzerinde de 500 milyonu bulan Evangelistlere göre, 2000li yıllarda Ortadoğuda iyi ve kötü arasında kaçınılmaz olarak bir savaş gerçekleşecek (Armageddon), bununla birlikte İsa yeryüzüne inecek ve kıyamet kopacak. Amaçları, kıyametin kopmasına giden süreci hızlandırmak. Bunun için çalışıyorlar. İnandıkları Eski Ahit kitabında, Armageddon Savaşı ve İsanın yeryüzüne tekrar gelişi, kıyamet alâmetleri olarak yer aldığı için, bütün faaliyetlerini kıyameti gerçekleştirecek koşulları yaratmak için yürütüyorlar. Bu yüzden de Evangelistlerle, Yahudiler arasında bir amaç birliği var. Çünkü Evangelistlere göre bu kıyamet koşullarından birisi de, Mescid-i Aksanın yerine Süleyman Tapınağının inşası ve İsrailin vaat edilmiş topraklara kavuşması. Bunlara göre, Armageddon Savaşından önce Yahudiler İsrailde olmalıdır. Dolayısıyla seçilmiş insanlar olduklarına inandıkları Yahudilerin, bir kıyamet koşulu olarak desteklenmesi gerektiğini düşünüyor ve İsrailin Ortadoğuda güvende olmasına büyük önem veriyorlar. Bu, İsrailin ABD tarafından bu kadar desteklenmesinin en önemli nedeni.


Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor
Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap
http://www.milligorusportal.com/showthread.php?t=5104


super devletin misyonu mu yoksa bir mezhebin misyonu mu dunyayi yonlendiriyor?Huh? bu din savasinin biz neresindeyiz???
Logged
11 Kasım 2007, 04:51:18 ÖS 16
Üye Bilgileri
berfin
Emektar Yönetici
*

Mesaj Sayısı: 671
Nerden:

Offline
« Yanıtla #5 :»

IRAK’TA EVANGELİZM
“Terörizmle yaptığımız savaşta Tanrı tarafsız değildir” diyerek, Evangelizm’in en önemli tezi olan “iyi ile kötü arasındaki savaş”ı bizzat başlatan Başkan Bush oldu. 11 Eylülden sonra ABDnin Afganistanda, ardından da Irakta yürüttüğü savaş, Bush tarafından iyi ile kötü arasındaki savaş olarak görülüyor. Irak'ın işgalinin ardından özellikle Bağdat’ta Evangelizm'in süratle yayılması Bush’un köklerine olan bağlılığının bir başka göstergesi. İşgalden sonraki birkaç ay içinde 400 Iraklı din değiştirdi, dokuz tane Evangelist kilise açıldı. Bir milyonun üzerinde Arapça İncil dağıtıldı. "Furkan" adını verdikleri kendi kutsal kitapları da bulunan Evangelistler, Güney Asya’daki tsunami felaketinden sonra bu bölgede de misyonerlik faaliyetlerine hız verdi. Gün geçtikçe sayıları artan Evangelistler, ABD dolayısıyla da dünya siyaseti üzerinde şimdiye kadar hiçbir mezhep ya da dini örgütlenmenin olmadığı kadar söz sahibi durumunda.
Logged
11 Kasım 2007, 05:11:11 ÖS 17
Üye Bilgileri
berfin
Emektar Yönetici
*

Mesaj Sayısı: 671
Nerden:

Offline
« Yanıtla #6 :»


Evangelizmi diger Hiristiyan mezheplerinden ayiran önemli özelliklerden birisi agresif misyonerlik anlayisini benimsemis olmalaridir. Bu anlayis sahipleri misyonerlik yaparken gerektigi takdirde siddet kullanmayi bile mübah görmektedirler. Bu özellikleri ile Evangelizm Hiristiyanligin kanli kilici konumundadir.


om Craig adli etkili bir Evangelist, "Tanri ve Baskan bize, isa'yi Ortadoguya getirme sansi dogurdu"; diyerek BOP'un amacini açikça belirtmektedir.

Kyle Fisk adli bir diGer Evangelist misyoner biraz daha ileri giderek, "irak, Hz. isa'yi iran ve Libya'dan Ortadogu'ya yaymak için merkez olacak" demektedir.

Bir baska Evangelist ise sunlari söylüyor; "Biz irak'a petrolü için gitmiyoruz. Tanri oraya petrol koydu ki biz gidelim."

ABD'nin eski baskanlarindan Reagan, Evangelistlerin Armageddon diye adlandirdiklari savasa isaret ederek, isa ile Deccal arasinda, Kudüs civarinda vuku bulacak savasi muhtemelen bizim nesil görecek" demistir.



Bölgede 300 bin Hiristiyan`in ibadetine izin veren Saddam Hüseyin, sadece Evangelistligi yasaklamisti.


Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor
Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap
http://www.ihya.org/forum/mc.php?t2=metin&mln=2&an=8335
Logged
12 Kasım 2007, 12:57:59 ÖÖ 00
Üye Bilgileri
eliflamra
Genel Yönetici
*

Mesaj Sayısı: 1315
Nerden:

Offline
« Yanıtla #7 :»


BOP'un Görünür Amaçları:

ABD yönetiminin kamuoyuna dönük yaptığı yazılı ve sözlü açıklamalardan BOP'un görünür amaçları aşağıdaki gibi özetlenebilir:

- Bölgedeki Kitle İmha Silahlarının (KİS) kontrol edilmesi, üretiminin ve yaygınlaştırılmasının engellenmesi

- Bölgedeki terör odaklarının kurutulması, terörle mücadelenin sürekli hale getirilmesi,

- Totaliter rejimlerin demokratikleştirilmesi,

- Serbest piyasa ekonomisinin yaygınlaştırılması ve gerekli mekanizmaların yerleştirilmesi,

- Bölgenin modernleştirilmesi,

- İnsan haklarının ve özgürlüklerin geliştirilmesi,

- Kadınlara eşit hakların verilmesi,

- Radikal İslami unsurların temizlenmesi,

- Dini eğitimde reforma gidilmesi.



BOP'un Gizli Amaçları:

1- Bölgede ABD'ye karşı meydana gelebilecek bir meydan okumayı kırmak, 'Ilımlı İslam' adında yeni bir anlayışı bölgeye yaymak. Bununla eş zamanlı olarak etnik temele dayalı yeni uluslar inşa edip bölgedeki karışıklığı ve çatışmayı sürekli kılmak.

2- Devletlerin Uluslararası Sermayeye göre yapılandırılmasını sağlamak.

3- Bölgedeki enerji kaynaklarını ve ulaşım yollarını kontrol ederek, buralara bağımlı olan ve gelecekte ABD'ye rakip olabilecek güçleri frenlemek. Bölgede var olan stratejik madenlere el koymak.

4- Bölgede İsrail'in güvenliğini sağlamak.

5- BOP bahanesiyle Arzı Mev'udu içine alan Büyük İsrail İmparatorluğunu kurmak

Yeni Amerikan Yüzyılı Projesi'nin kuruluş bildirgesinde; ABD dışişleri ve savunma politikaları amaçsız bir şekilde rüzgârda savruluyor. ABD dünyanın en büyük gücü... Bu fırsatı boşa harcamak ve önümüzdeki görevde başarısız olmak tehlikesiyle karşı karşıyayız" ifadeleri kullanılıyordu. Yeni Amerikan Yüzyılı Projesi'nin taraftarlarına göre, ABD, askeri harcamalarını artırmalı ve parayı teknolojik olarak en gelişmiş silah sistemlerine yatırmalı, böylece istediği her yere hızla ve az kayıp vererek müdahale edebilir hale gelmeliydi. Bu düşünce aslında Amerikan halkının değil siyonist Yahudi odakların fikriydi.

2. Dünya Savaşı'nın sonunda dünya ekonomik üretiminin yarısına yakınını gerçekleştiren ABD, açık farkla dünyanın en önemli ekonomik gücü idi. Bu durum, 1990'lara gelindiğinde artık geçerli değildi. Avrupa ülkeleri, gelişmiş ülkelerden üç kat daha hızlı büyüme oranına sahip olan Çin, ABD'yi yakalamaya başlıyordu. Birçok Cumhuriyetçi Parti hükümetinin danışmanlığını yapan Henry Kissinger, "Soğuk Savaş'ın sonu, bazı gözlemcilerin 'tek kutuplu' ya da 'tek süper güçlü' dedikleri bir dünya yarattı. Ancak ABD, gerçekte, küresel gündemi tek başına dayatabilme konusunda bugün Soğuk Savaş'ın başlangıcında olduğundan daha iyi bir konumda değil. Birleşik Devletler, Soğuk Savaş döneminde hiç yaşamadığı ölçekte bir ekonomik rekabet ile karşı karşıya kalacak." ............
alıntı
berfin linkler için teşk



Logged
12 Kasım 2007, 03:16:02 ÖS 15
Üye Bilgileri
serender
Genel Yönetici
*

Mesaj Sayısı: 4225
Nerden: Rize
Dosdoğru ol!


Offline
« Yanıtla #8 :»

Bu başlıktaki tartışmaya İbrahim Karagülde gelecekmiş...malumunuz düşünce ahalisi kendilerini gayet de iyi tanıyor.. Smiley

berfinini eklediği evangelist propaganda bop reklamları(artık reklam diyorum)
kandilerini süper devletin çekim alanının dışında gören çevrelerin çokca dilinde..

evvela şöyle bir özgüvenimizi kazanalım ve şunu soralım ..
adamın birinin (ki biz bu adamı beğenmiyoruz akide ve eylem babında) bir projesi neden bizim dilimizde hep..sadec bir proje ve sadece sapık bir mezhep..
hepsi bu bütün numaraları bunlar..(inanc olarak) yani kabule mazhar olmayacak bir inancın peşindeler....
dilimizden çıkaralım..
napalım elbetteki düşmanın silahıyla karşı koymalıyız. nedir düşmanın silahı

1-proje üretmek
2-inancının (realiteye ne kadar uzak olursa olsun,) gereğini yapmak ve büyük bir sadakatle bu doğrultuda çalışmak..
3-çalışmak..ihmal etmeden hemde

bir parantez açarak biz ne yaptığııza bakalım . bakıyoruz düşman hangi taşı oynuyor bizde ona göre şekillendiriyoruz düşünce dünyamızı. hoş zaten düşünceden öte bir şey yapmak bu aşama da doğru da değil ya.
peki ne yapmalıyız..
yukarda ki maddeleri tersine çevirmeliyiz..

1-proje üretmeliyiz
olur mu olmaz mı imkanlar nedir neresindeyiz vs...değil bütün bunlara yani mazeretlere kırmızı çizgi çekerek..
PROJE ÜRETMELİYİZ! evet siyaset adına: asya afrika amerika avrupa nasıl yönetilir..ekonomik alanda: olmazları olura nasıl çevirebiliriz imkanları en olumlu anlamda nasıl kullanabiliriz...kültürel sahalarda..bilimsel çalışmalar projeler...
"ben seni beğenmiyorum de get" bir eleştiri değildir..."öyle olmaz bak böyle olur"ciddi bir yoldur...
(ben neden süper devleti eleştiremiyorum bu yazıyı yazmaya niyetlendiğimde aklımda hep yere çalmak vardı. sanırım genlerimden imparatorluk havası silinmiş değil)
osmanlının bin dörtyüzü ile bin sekiz yüzüncü yıllarını şimdi süper devlet yaşıyor.
peki osmanlının misyonu ile şimdiki süper devletin misyonu arasında ne gibi farklar var...??...
Logged

'Ey iman edenler, Allah için hakkı ayakta tutanlar ve adaletle şahitlik yapanlar olunuz' 5/8
12 Kasım 2007, 04:14:50 ÖS 16
Üye Bilgileri
Aysegul
Emektar Yönetici
*

Mesaj Sayısı: 3265
Nerden: Bursa

WWW Offline
« Yanıtla #9 :»

Dışa bağımlı olan bir ülke; yani sürekli dışarıdan borç alan/alacak bir ülke (ekonomik alanda) imkanları değerlendirse, değerlendirse ne kadarını aktivite edebilir ki?

(zaten projelerin uygulamaya geçirilmesini de önlüyorlar.)

kültürel sahalarda olsun, yaşantımızda olsun... kendi oluşturdukları/hedeflediklerine etki edecek, değişmesine yardımcı olan yayınlar vs. gibi çalışmalarla asıl kimliğimizi unutturmak istiyorlar (misyon ve başarılılar)

Bağımlılık ne kadar önemli?
Logged
12 Kasım 2007, 04:25:50 ÖS 16
Üye Bilgileri
Aysegul
Emektar Yönetici
*

Mesaj Sayısı: 3265
Nerden: Bursa

WWW Offline
« Yanıtla #10 :»

Alıntı
serender
bilimsel çalışmalar projeler...


ABD 8 YILDA TOPLAM 5 MİLYAR DOLAR HARCADI

Nano Teknoloji araştırmaları ABD'de doğrudan doğruya Başkan'a bağlı tek öncelikli alan olarak çalışıyor ve bütçesi yılda milyarlarca doları buluyor


Dünya ülkelerinin milyar dolarla harcadığı Nano Teknolojisinin gelecek yıllarda savaşları da etkileyeceği vurgulanıyor. "USA National Science Foundation" (NSF) 2015 yılına kadar Nano Teknolojinin ABD ekonomisine 1 trilyon dolar katkı sağlanması beklediğini açıkladı.

NANO TEKNOLOJİYE EN FAZLA İSRAİL YATIRIM YAPIYOR

Dünyada Nano Teknolojiye en fazla İsrail'in yatırım yaptığı kaydediliyor. Resmi istatistiklere göre İsrail yüzde 41 ile bu alanda başı çekiyor.


İsrail'in inşa ettiği "Nano Araştırmaları Merkezi" için 88 milyon dolar ve Hayfa'da kurulan "İsrail Teknoloji Enstitüsü" için ise 134 milyon doların harcandığı belirtiliyor.

Japonya da aynı dönemde 4 milyar doların üstünde yatırım yaptı.
Yunanistan da Girit'teki Heraklion Araştırma Merkezi'nde 500 araştırmacısıyla yarışa dâhil olan ülkelerden.
Kore ve Hindistan'ın da bu konuda ciddi yatırım yaptığı belirtiliyor.
Rusya'nın Nano Teknolojiye iki yıl 1 milyar dolar kaynak ayırdığı belirtildi.


Devamı  Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor
Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap
Logged
12 Kasım 2007, 06:19:49 ÖS 18
Üye Bilgileri
kutbay
Genel Yönetici
*

Mesaj Sayısı: 1505
Nerden: Bu gün hayatınızın geri kalanının ilk günüdür

WWW Offline
« Yanıtla #11 :»

10 yaşındaki bir çocuğa dahi sorsanız Amerikanın gidişatı hakkında birşeyler anlatması mümkün. Haber kaynaklarımız o kadar çoğaldı ki kafamızı meşgul edecek, çenemizi düşürecek yığınlarca bilgi hızla beynimize pompalanmaktadır. Her grup veya ortak fikre sahip olan düşünce farklı pencerelerden bu durumun sıkıntılarını dile getirmekte. Her ne kadar fikirsel farklılıklar olsa da, yolun farklılığı ulaşılan noktayı değiştirmiyor.
AMERİKAN EMPERYALİZMİ


İşte soru:
super devletin misyonu mu yoksa bir mezhebin misyonu mu dunyayi yonlendiriyor?Huh? bu din savasinin biz neresindeyiz???

İşte cevap :
Kim* olarak neresinde olmamız gerekli ?

* islami yaşamı gericilik olarak düşünen bir toplum olarak mı?
* İslamı, yaşam biçimi olarak benimseyen bir toplum olarak mı?

Bir inanç savaşının en güçlü rakibi, farklı inançta olandır. Bu düşünceyle inançlarımız hızla zayıflatılmaktadır. Aynı inanca sahip olanlarında farklılıklar ortaya konulmaktadır. 
Logged

Allâhûmme Salli Alâ Seyyidinâ Muhammedin ve Alâ Âli Seyyidinâ Muhammed
12 Kasım 2007, 06:40:16 ÖS 18
Üye Bilgileri
berfin
Emektar Yönetici
*

Mesaj Sayısı: 671
Nerden:

Offline
« Yanıtla #12 :»

Alıntı
Bir inanç savaşının en güçlü rakibi, farklı inançta olandır.
 

inancinin farkina varandir ve dostunu dusmanini iyi tesbit edendir desek ek olarak....
Logged
12 Kasım 2007, 07:19:45 ÖS 19
Üye Bilgileri
kutbay
Genel Yönetici
*

Mesaj Sayısı: 1505
Nerden: Bu gün hayatınızın geri kalanının ilk günüdür

WWW Offline
« Yanıtla #13 :»

katılıyorum... Ek olarak söylemeye gerek yok en güçlü rakip dediğiniz gibi inancını bilerek yaşayanlar.
Logged

Allâhûmme Salli Alâ Seyyidinâ Muhammedin ve Alâ Âli Seyyidinâ Muhammed
12 Kasım 2007, 08:23:50 ÖS 20
Üye Bilgileri
berfin
Emektar Yönetici
*

Mesaj Sayısı: 671
Nerden:

Offline
« Yanıtla #14 :»

Bahçe kapısında durdurmadığınız düşman bina kapısına gelecektir.

Onu orada durdurmazsanız evinizin kapısında göreceksiniz.

Orada da durdurmazsanız sahipleneceğiniz son kapı "yatak odanızın kapısı"
olacaktır.

Bu yolun gittiği yer budur !


Orada ölecekseniz, orada ölümü göze alıp savaşacaksanız, bu günden,
düşmanınız her kazandığı mevzi ile daha çok güçlenmeden, moral ve maddi
üstünlükler kazanmadan, bu gün ölmeyi göze almalısınız..

Neticede bir gün sizden veremeyeceklerinizi isteyecekler !

Türk Milleti !

Amerika dost değil !

Yarınki günlerde, savaşsız kaybedilmiş mevzilerden sonra, uğruna ölmekten
sakınamayacağımız değerler için ölürken bu günlere çok üzüleceğiz !

Bizim için çözüm ABD askerleri ile savaşmayı göze almak ve bunu dünyaya
ilan etmektir !

Birisi birinden korkacak ise Amerika bizden korksun !

Ali Baykan


kisa bir yazi ama duygulari acisindan onemli gordugum icin ekledim... yorum yapsaydim belki bu kadar iyi anlatamayacaktim
Logged
Sayfa: [1] 2 3   Yukarı git
Cevap Yaz Yeni Konu Haberdar Et
Gitmek istediğiniz yer:  

MySQL ile Güçlendirildi PHP ile Güçlendirildi Powered by SMF 1.1.16 | SMF © 2006, Simple Machines XHTML 1.0 Geçerli! CSS Geçerli!
Bu Sayfa 0.262 Saniyede 19 Sorgu ile Oluşturuldu