seferi namazı kısaltılır mı ?

Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.
anasayfa anasayfa giris kayit
  İslami Düşünce Platformu > İSLAMİ BİLGİLER (Bilgi Platformu) > İslam´ın Şartları > Namaz > seferi namazı kısaltılır mı ?
Kullanıcı Adı: Beni Hatirla?
Şifre:

Sayfa: [1]   Aşağı git
Cevap Yaz Yeni Konu Haberdar Et
Gönderen Konu: seferi namazı kısaltılır mı ?  (Okunma Sayısı 426 defa)
0 Üye ve 2 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
05 Ekim 2007, 11:30:24 ÖS 23
Üye Bilgileri
maxpayna
Genel Yönetici
*

Mesaj Sayısı: 3668
Nerden: ankara

WWW Offline
« :»

YOLCULUĞA ÇIKILDIĞINDA NAMAZLAR KISALTILIR MI ?

4- Nisa 101

Yeryüzünde sefere çıktığınız zaman inkar edenlerin size bir kötülük yapmalarından korkarsanız, namazı kısaltmanızdan ötürü size bir günah yoktur. Muhakkak ki kafirler, sizin açık düşmanınızdır.


102. Sen aralarında bulunup da onlara namaz kıldırdığın zaman, onlardan bir kısmı silâhlarını yanlarına alarak seninle namaza dursun. Onlar secde ettikten sonra arkanıza geçsinler; onların yerine, namaz kılmamış olan diğerleri gelip seninle namaza dursunlar ve tedbirlerini alıp silâhlarını da yanlarında bulundursunlar. Kâfirler, sizin silâhlarınızdan ve eşyanızdan gafil bulunmanızı isterler ki, âni bir baskınla üzerinize çullanıversinler. Ancak, yağmur sebebiyle bir güçlüğe uğradığınızda veya hasta olduğunuzda, silâhlarınızı bırakmanız size günah olmaz. Yine de önleminizi alın. Allah ise kâfirler için aşağılayıcı bir azap hazırlamıştır.

103 Namazı bitirdiğinizde, Allah'ı ayaktayken, otururken ve yan yatarken zikredin. Artık 'güvenliğe kavuşursanız' namazı dosdoğru kılın. Çünkü namaz, mü'minler üzerinde vakitleri belirlenmiş bir farzdır.

****************************



İbadetlerde amaç Allah'ı razı etmek olduğuna göre bizden nasıl yapılması istenmiş ise öylece yapmak bu amaca uygun olacaktır. Namazları tam olarak vaktinde kılmamızı isteyen Allah, bir nedenden dolayı da kısaltabileceğimizi bildirerek bunu suç saymayacağını beyan etmiştir. Bu sebep, düşman korkusu olarak belirtilmiştir. Biz buna rağmen kendi hevamızdan namazı kısaltmaya veya uzatmaya hak sahibi değiliz.

        Bu emri beyan eden ayet Nisa suresi 101. ayetidir: "Yeryüzünde sefere çıktığınız zaman kâfirlerin size kötülük etmelerinden endişe ederseniz, namazı kısaltmanızda size bir günah yoktur. Şüphesiz kâfirler, sizin apaçık düşmanınızdır." Burada kullanılan fiil "Darabe" fiilidir. Anlamı vurmak, vuruşmaktır. Bu sefer normal bir sefer değildir. Vuruşmak, savaşmak için çıkılan ve yolda can güvenliği olmayan bir seferdir. Yolculuk anlamına gelen fiil ise "sefere"dir; normal yolculuk kastedilirken bu fiille ifade edilmiştir.(2/184-185) Savaşmak için arza çıkılmış ise böyle bir olayı anlatmak için Darabe fiili kullanılmıştır. Memleketinden ayrılmak, seyahate çıkmak, savaşa çıkmak anlamına gelen "nefere" kelimesi de kullanılmıştır.(9/81-122) Fakat vuruşmak veya savaşmak amacıyla "Daru'l-harbe" intikal edilmiş ise bu yürüyüş yine Darabe fiili ile ifadelendirilmiştir. Bu anlamı perçinleyen bir diğer ayette yine Nisa suresi 94. ayetidir: "Ey iman edenler! Allah yolunda savaşa çıktığınız zaman (Ve iza darabtüm fil arz) iyi anlayıp dinleyin. Size selam verene, dünya hayatının geçici menfaatine göz dikerek 'Sen mümin değilsin' demeyin. Çünkü Allah'ın nezdinde sayısız ganimetler vardır. Önceden siz de böyle iken Allah size lütfetti; o halde iyi anlayıp dinleyin. Şüphesiz Allah bütün yaptıklarınızdan haberdardır." Ayetin ifadelerinden anlaşılan savaşmak üzere düşman topraklarında ilerlerken karşılaşılan kimselere karşı nasıl davranılması gerektiği ile ilgili olduğu görülmektedir. Bu yürüyüş normal bir seyahat olmayıp "Daru'l-harpte düşmanla karşılaşmak için yapılan intikal demektir ki, burada Müslümanların da can güvenliğinin olmadığı mahallerdir. Her an bir düşman saldırısına maruz kalınma ihtimali var demektir. İşte kısaltma böyle bir ortamda yapılacak demektir. Görüldüğü gibi ayetteki kısaltma sebebi düşman korkusu olmasına rağmen; bizim alimlerimiz namazı kısaltmanın sebebini meşakkat olarak belirlemiş olduklarından normal bir seferde de namazların kısaltılacağını söylemişlerdir. Biz bunun doğru bir kanaat olmadığını düşünüyoruz. Bununla ilgili olan Nisa suresi 101. ayeti kısaltmanın nerede ve hangi sebeple yapılacağını açıkça bildirmektedir ki bu da can emniyetinin olmadığı ve düşmanla her an karşılaşılabilecek yerlerdir. Devamındaki ayetlerde ise emniyete kavuşunca namazın tam kılınması istenmektedir. Ki, bu da yine kısaltmayı sınırlayıcı bir sebeptir. Devamındaki ayette savaş meydanında Rasulullah'ın da içinde bulunduğu bir durumda nasıl namaz kıldıracağını açıklamaktadır: "Yeryüzünde sefere çıktığınız zaman kâfirlerin size kötülük etmelerinden endişe ederseniz, namazı kısaltmanızda size bir günah yoktur. Şüphesiz kâfirler, sizin apaçık düşmanınızdır. Sen onların aralarında bulunup da onlara namaz kıldırdığında içlerinden bir kısmı seninle beraber namaza dursun. Silahlarını da yanlarına alsınlar. Bunlar secdeye vardıklarında diğer bir kısmı arkanızda beklesin. Sonra o namaz kılmamış olan diğer kısım gelsin seninle beraber kılsınlar ve ihtiyatlı bulunsunlar, silahlarını yanlarına alsınlar. Kâfirler arzu ederler ki, silahlarınızdan ve eşyanızdan bir gafil olsanız da size ani bir baskın yapsalar. Eğer size yağmur gibi bir eziyet erişir veya hasta olursanız silahlarınızı bırakmanızda bir vebal yoktur. Bununla beraber ihtiyatı elden bırakmayın. Kuşkusuz Allah kâfirlere alçaltıcı bir azap hazırlamıştır. Namazı bitirince de ayakta, otururken ve yanınız üzerinde yatarken (daima) Allah'ı anın. Huzura kavuşunca da namazı dosdoğru kılın; çünkü namaz müminler üzerine vakitleri belli bir farzdır." (3/101-103)
Kur'an'da seferde namazla ilgili bahsin geçtiği ayetler bunlardan ibarettir. Emniyetin olduğu yerde namazı kısaltmak için herhangi bir delil yoktur. Bu açıdan biz bu ayetlerin hükmünü bağlayıcı buluyoruz. Yukardan aşağıya ayetleri(4/ 94, 101,102,103) okuyup tefekkür ederseniz, anlatılmak istenen mesajı açık olarak göreceğinize inanıyoruz.


bu mantık ile namazın sadece düşman tehlikesi anında (yani savaş) kısaltılabileceğini anlıyoruz. ama mevdudi tefhim adlı tefsirinde şu açıklamayı yaparak peygamberin düşman tehlikesi olmadığı normal bir seferde de namazı kısalttıgından bahsediyor :

133. Zahiriler ve Hariciler ayetin bu bölümünden yola çıkarak namazları kısaltmanın sadece savaş zamanında geçerli olduğu ve barışta yapılan yolculuk sırasında namazı kısaltmanın Kur'an'a aykırı olduğu sonucuna varmışlardır. Fakat sahih bir hadisten öğrendiğimize göre Hz. Ömer (r.a) aynı sebeple bu uygulamaya karşı çıkmış ve Hz. Peygamber (s.a) ona şu cevabı vermiştir: "Namazı kısaltma izni Allah'tan bir lütuftur. O halde onu kabul et." Hz. Peygamber'in (s.a) hem savaşta, hem de barış zamanında yaptığı yolculuklarda namazını kısalttığı da sabittir.

İbn Abbas'tan rivayet edilen diğer bir hadis de meseleyi açıklığa kavuşturur: "Hz. Peygamber (s.a) Medine'den Mekke'ye giti ve Allah'tan başka korkulacak bir şey olmadığı halde dört rekatlık namazı iki rekat olarak kıldı." Bu nedenle mealde "özellikle" kelimesini parantez içinde not ettik.
( tefsirin tam ve geniş açıklaması için alttaki linke bakınız)

farklı mealler arapça metin ve tefsir için bakınız:

Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor
Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap




bu iki farklı görüşten sizce hangisi  isbetli ?
Logged
05 Ekim 2007, 11:42:29 ÖS 23
Üye Bilgileri
esen
Süper Aktif Üye
****

Mesaj Sayısı: 934
Nerden:
"lalüebkem"


Offline
« Yanıtla #1 :»

nacizane fikrim şu;
iki durumda ayrı ayrı kullanılabilir bence şöyleki;
örneğin şehirler arası yolculuk yapıyosunuz ama gezme amaçlı varıyosunuz gidceğiniz yere herşey var yani sıkıntı olacak bi durum yok bence böyle bi durumda takva girer işin içine ve namaz tam kılınmalı bide iş için gittiğinizi uzun toplantılar yapmanız gerekliliği var zaman kısa v.s. bu durumda da bence namaz kısaltılabilmeli  zorlanmaya gerek kalmamalı yani sorunun tek cevabı yok bence iki durumda şartlara göre uygulanmalı
Logged

cici sözlerine karşılık çıkarıp masalarına koyacağımız bir din taşımıyoruz yüreğimizde
14 Ekim 2007, 02:50:58 ÖS 14
Üye Bilgileri
akabede_biad
Daimi Üye
**

Mesaj Sayısı: 175
Nerden:
AKABEDE ELİMİZİ VERDİK ŞİMDİ SIRA CANIMIZDA


Offline
« Yanıtla #2 :»

kardeşim verdiğin bilgiler için tşkler yalnız ben şu şekil düşünüyorum kardeşim ALLAH biz insanlara bir lutufta bulunuyor onun lutfunu bence geri çevirmeyelim diye düşünüyorum oda bizim için bir lutuftur zorunludur demiyorum o lutfu isteyen yapar isteyen yapmaz ama onun lutfuna mazhar olmak daha güzelime geliyor benim tabi bu demek olmuyor her fırsatta seferi olalım rahat isek sorun yok insanın ve vicdanına kalmış bir şey oluyor kardeş

bilgilerin için ALLAH razı olsun kardeş

vesselam
Logged

AKABEDE ELİMİZİ VERDİK ŞİMDİ SIRA CANIMIZDA
Sayfa: [1]   Yukarı git
Cevap Yaz Yeni Konu Haberdar Et
Gitmek istediğiniz yer:  

MySQL ile Güçlendirildi PHP ile Güçlendirildi Powered by SMF 1.1.16 | SMF © 2006, Simple Machines XHTML 1.0 Geçerli! CSS Geçerli!
Bu Sayfa 0.201 Saniyede 21 Sorgu ile Oluşturuldu