komplo teorileri............

Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.
anasayfa anasayfa giris kayit
  İslami Düşünce Platformu > GÜNDEMDEKİLER > Haberler > Güncel Konular (Moderatör: Yonetim) > komplo teorileri............
Kullanıcı Adı: Beni Hatirla?
Şifre:

Sayfa: [1]   Aşağı git
Cevap Yaz Yeni Konu Haberdar Et
Gönderen Konu: komplo teorileri............  (Okunma Sayısı 1126 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
03 Ekim 2007, 07:29:38 ÖS 19
Üye Bilgileri
maxpayna
Genel Yönetici
*

Mesaj Sayısı: 3638
Nerden: ankara

WWW Offline
« :»

ankara sıhhıyedeki otoparkta bulunan bir araba dolusu bomba üzerine düüşnüyordum...
her kim ise niyeti patlatmak olsa arabayı şehrin ortasına terkedip bırakmazdı. hedefine bir an evvel götürür ve patlatırdı.
ayrıca araçta bulunan maddeler ise ilginç ! şu ana kadar bulunan bombalardan bile fazla oranda ve yanlarına da patlayıcı (tüp vb gibi) maddeler yerleştirilmiş...

sıhhıye otoparkının seçilmesi ise şu nedenle olabilir;
hedefleri aracı ankaranın en merkezi en yoğun yerine bırakmak. ama o tip ( kamyonet ya da kapalı kasa panelvan) araçların ankaranın merkezine (kızılaya) girişi yasaktır. polislerin her an çevirme ihtimali var. bu ihtimali göze alamayacakları için bu yasağın olduğu sınıra en yakın otopark olan sııhhıye çok katlı oto parkı seçmişler....

yani amaç bak bu kadar bombayı şehrin göbeğine koyduk. isteseydik patlatırdık !!!
hatırlatmam da yarar var eğer o miktardaki patlayıcı patlar ise o gördüğünüz kocaman otopark ve olduğu mahalle bile yok olabilirdi...

bu kadar izahtan sonra soruma geleyim;

bu eylem ile kim kime hangi konuda AYAĞINI DENK AL uyarısında bulundu ?

bunu düşünürken saolsun komplo teorisyenim ibrahim karagül yetişti. buyrun KORKUNÇ (OLASI) GERÇEKLİK

Alıntı
İddiamı tekrarlayayım:

ABD, Türkiye'yi hem K. Irak yönetimi hem de PKK ile masaya oturtacak. Bir pazarlık yapılacak. Çünkü PKK'ya terörist diyenlerin kaybettiği bir dönem başlatılıyor. Başarılı olamazsa, ABD'nin Kürt kartını Türkiye'yi hırpalamak için nasıl kullandığını asıl o zaman göreceğiz. “Türkiye direnirse, karşı koyarsa, uzlaşmazsa, hizaya gelmezse, bölgesel direnç merkezlerinin kaygılarını önemsemeye devam ederse ne olur? Taksim'de bombalar patlar. Ankara'da bulunan yüzlerce kiloluk patlayıcı, o zaman bulunamaz ve patlar!” demiştim.

Şimdi de şunu diyorum: Mesela cuma gecesi gönderildiği ve akşam İstanbul'a ulaştığı söylenen araçtaki yüzlerce kilo C-3 ve C-4'ün nerelerde kullanılacağını, İsrail istihbaratının bu sevkıyatla ilgisini bu çerçevede nereye koyacağız?

ibrahim karagülün ilgili yazıları için bakınız:

Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor
Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap

Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor
Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap


komplo teorileri bitmez...takip edin........ Wink
Logged
08 Kasım 2007, 01:50:21 ÖÖ 01
Üye Bilgileri
maxpayna
Genel Yönetici
*

Mesaj Sayısı: 3638
Nerden: ankara

WWW Offline
« Yanıtla #1 :»

Bu istihbarat doğru mu?

07 Kasım 2007 Çarşamba 08:30

Türkiye askeri eksenini mi değiştiriyor? Polis içindeki bazı kesimlerin çete ve çetecikleri kışkırttığı iddiaları bu senaryonun önemli kilometre taşlarından birini oluşturuyor…

HÜRHABER/ÖZEL- Türkiye geleneksel askeri konseptini terk ederek Rusya, Çin ve  İran"ın yerini aldığı yeni bir yapılanmaya mı gidiyor? Bu senaryonun en önemli kilometretaşlarından birisi ise emniyet içinde yer alan bazı kesimlerin özellikle çeteleri manipüle ederek bir nevi "Kürt 6-7 Eylül'ü" ya da "Kürt Kahramanmaraş"ı mı tezgahlanıyor. HÜRHABER yazarı Fuat Uğur"un "hatırı sayılır" bir televizyon programcısıyla yaptığı görüşmeye bakılırsa "genç bedenler" üzerinden yürütülen "çirkin siyaset" adım adım uygulamaya konuluyor.

Gelin gerisini Fuat Uğur"dan dinleyelim…

- Çok çarpıcı haberler yapan bir televizyon programcısıyla sohbet ediyordum.

Konuştuğumuz mevzu doğal olarak içinde bulunduğumuz siyasi ve askeri durumdu.

Arkadaşımın bana aktardığı bir istihbarat, şapka uçurtacak türdendi.

Özel haberciliği sayesinde çeşitli odaklarla bağlantısı olan arkadaşım,  polis içindeki bazı kesimlerin, geçtiğimiz aylarda ortaya çıkan çete ve çetecikleri kışkırtmaya başladığını aktardı bana.

Hrant Dink cinayetinde ortaya çıkan polis çetelerini aklınıza getirin. Bunların benzerleri,  Ogün Samast ve Yasin Hayal gibi tetikçileri kullanarak yeni kışkırtmalar içine girmişler.

Bu kez hedefte Kürtler var.

Arkadaşım aldığı istihbari bilgileri haber haline getirmemiş.

Bu istihbaratı ise vatandaşlık görevini yerine getirerek ilgili bakanlıklara, birimlere aktarmış ve tehlikeye işaret etmiş.

Polis içindeki bu çeteler ya da çetecikler, Ertuğrul Özkök"ün sık sık, olmayana ergi yöntemiyle hatırlattığı gibi ne yapılması gerektiğini tetikçilere söylüyorlar, "İçimizdeki Kürtlerin hakkından gelin, biz arkanızdayız, hiç endişe etmeyin" diyorlarmış.

Amaç bir "Kürt 6-7 Eylül"ü" ya da "Kürt Kahramanmaraş"ı yaratmak, çıkarttırmak.

Zaten bunun ipuçlarını da görür gibi oluyoruz yavaş yavaş.

Radikal"den Yıldırım Türker"in yazısında anlattığı çok ilginç olaylar var bu istihbaratı destekleyen.

Hrant Dink suikastinde azmettirici olarak sorgulanması istenen polislerin soruşturulmasını reddedenler de İçişleri Bakanlığı, Emniyet Genel Müdürlüğü ve Trabzon Valisi...

Zaten isteselerdi şaşardım.

Dolayısıyla arkadaşımın verdiği istihbaratı çok değerli buldum.

Kırılma noktası ise bilin bakalım ne zaman gerçekleşecek?

Kuzey Irak"a girildiğinde.
 
Karşımıza sadece Barzani ve peşmergelerinin çıkacağını düşünüyorsanız yanıldınız.

Amerika El Kaide"ye operasyon başlatıyorum diyerek Kuzey Irak"taki güçlerinin 100 bini bulduğunu açıkladı daha dün.

Bizim sınıra yığdığımız asker sayısının tam karşılığı yani.

Yasemin Çongar"ın dediği gibi "Rusyacı askerî eksen"in bizi nereye götürmek istediğini tahmin etmek zor değil. Buna destek veren ulusalcı-faşist odakların da..

Çıkacak kaotik ortam tam da aradıklarını onlara verecek.

Etnik çatışmalar istemedikleri hükümeti gümbür gümbür devirecek. İster "seçim" yoluyla, isterse "darbe" yoluyla... Darbenin türü post mu olur, dost mu olur bilemeyiz.

İşte bu yüzden bazıları diyor ki Türkiye "Küresel oyuncusunu değiştirmeli"

Kim olmalı? Tabii ki Rusya. Sonra da Çin...Peşine bir de İran"ı taktın mı tadından yenmez.

Bu kadar basit mi her şey diye sorulabilir.

İnanın, bu kadar basit. Ne yazık ki?

Genç bedenlerin üzerinden yürütülen çirkin "siyaset"in bize dayattığı bu.

Önden buyurun efendim.

--
 


maxpayna : bu iş kurtlar vadisindeki rus baronu ile abd baronunun savaşına benzedi. !!!
Logged
17 Kasım 2007, 01:59:06 ÖÖ 01
Üye Bilgileri
maxpayna
Genel Yönetici
*

Mesaj Sayısı: 3638
Nerden: ankara

WWW Offline
« Yanıtla #2 :»

İŞTE BOMBA GİBİ BİR HABER DERLEMESİNİ SİZLERE SUNUYORUM :

abd eli ile türkiyede hilafet mi kuruluyor ?



Bu önemli konu neden geçiştiriliyor?     
Güler KÖMÜRCÜ  - AKŞAM 


El Kaide lideri USAme bin LadinMAN’in 11 Eylül saldırılarının altıncı yıldönümünde yayınlanan yeni ses kasetinde Ankara ile ilgili sarfettiği sözler sizce yeterince irdelendi mi? Bence kesinlikle yeterince irdelenmedi (her ne kadar dün El-Cezire ekibi ‘çeviri hatası, Ladin Ankara demek istemedi’ dese de, geçiniz, mesaj adresini çooktan buldu).

Türkiye ve dünyanın geleceği açısından hayati ipuçları taşıyan ‘o malum ifadeler’ hakkında çıkan üç-beş analiz içinde dün bir gazetede yayınlanan Emre KIZILKAYA’nın yorumu özellikle de ‘analizden cımbızladığım’ şu bölümü oldukça dikkat çekici buldum, aynen aktarıyorum efendim;

‘Usame Bin Ladin’in “aleni” şifresinin analizi;....Şimdi de İslam dünyasını birleştirip güç kazanmak isteyen El Kaide lideri Usame Bin Ladin, yine Bizans (Batı) - Türk (İslam) ve Ankara simgeleri üzerinden bir başka tarihi alıntıyla karşılık veriyor. Tüm bunları, Hizb’ut Tahrir’in Endonezya’da düzenlediği ve onbinlerce kişinin katıldığı “Halifelik geri gelsin” temalı gösterileri de hatırlayarak bir kez daha düşünelim...Tuhaf ve ürkütücü, değil mi?’

Evet, son derece tuhaf ve ürkütücü... Analizdeki ‘Ladin’in İslam dünyasını birleştirme planının Endonezya’daki ‘halifelik gerigelsin temalı gösterilere’ bağlanması, bilhassa bu vurgu SAM AMCAMIN ‘uzun süredir rafta beklettiği ‘HALİFELİK-HİLAFET’ planında ‘yeni bir aşamaya mı geçildi acaba’ sorusunu aklıma getirdi...

HİLAFET projesi... Bir uzman dostun yorumuyla (ki bu önemli analizi aylar önce yazmıştım) ‘BOP’un omurgasında yer alan belirleyici stratejinin ‘hızla terörize olduğuna inanılan Müslüman dünyasını, -ılımlı İslam modeli- ile törpülemek olduğunu artık hepimiz biliyoruz. Washington’ın efendilerinin seçtiği ‘Ilımlı İslam modeli’nin temsilcisi de şimdilik AK Parti üzerinden Türkiye. Bunun için de Türkiye’nin geçmişteki mirasından faydalanmak isteniliyor, yani; ‘Osmanlı’ modelini bugüne uyarlayıp, ‘Yeni Osmanlı Modeli’ adı altında ‘Türkiye’nin hatta tarihsel yüklemelerden ötürü İstanbul’un merkez olacağı bir model peşindeler. Bu modelin çekirdeğinde de İslam dünyasının liderlik kurumu olan HİLAFET’ makamı bulunmakta. HİLAFET’ ile yani ‘uzlaşılarak seçilecek bir HALİFE’ ile tüm Müslüman dünyasını Türkiye üzerinden yöneteceklerine inanan BOP’un yaratıcısı onlarca şahin var.. ‘

Daha önce defalarca konuştuğum Washington’ın malum uzmanlarına göre de; ‘Yeni Osmanlı modeli Türkiye için ideal bir model, bu çerçevede, Türkiye, İslam dünyasına ‘Hilafet’ kurumunun tekrar canlandırılmasıyla önderlik edebilir. İslam dünyasında şu anda yaşanan çok seslilik her kafadan çıkan farklı görüşü toparlayıcı olacak tek kurum ‘Yüksek İslam Konseyi’nin oluşturulması’ ya da hilafettir...

Tam bu yorumlamaların merkezine şimdi USAme LadinMAN’in son ‘Ankara’ şifresini koyalım. İslam alemini ‘mağduriyet’te birleştirmeye yarayacak Ankara’da ‘yıkılacak kuleler’ imasının açılında başka hangi planlar olabilir? Yıkılan ‘sanal’ kulelerin yerine inşaa edilmesi planlanan yeni yapı ne ola ki?

Bizler, ‘Ankara’ büyük tehlike atlattıktan hemen sonra ‘TV’lere servis yapılan kahraman köpek Rocky’ haberleri ile meşgul edilir iken... (bazı medya organlarının altını çizerek yaptıkları bu sunum bence devletin ilgili kurumlarını hafife almak ve de büyük haksızlık, neden uzmanlar çıkarılıp-konu tüm cepheleriyle masaya yatırılmamakta, şaşkınım)

Türkiye’mizin yeniden formatlanma süreci hızla tamamlanmak üzere...Bütün sistemi, bütün kurumlarımızı birileri istedikleri gibi yeniden şekillendirip, başkanlık sistemi, HİLAFET-halifelik sistemi, eyalet sistemi ve benzeri mevcut sistem dışı kavramlarla bizleri nereye doğru sürüklüyorlar ?

Nerede bu ülkenin stratejistleri, uluslararası terör uzmanları, bilirkişileri ve de ilgili makamlara soru önergesi fırtınası başlatması gereken milletin vekilleri, nerede?! Kucağımıza bırakılmak istenen ‘El-Kaideci sanal bomba’nın ulusal güvenliğimiz adına taşıdığı stratejik riskler nelerdir? USAme LadinMAN projesi üzerinden Türkiye’ye giydirilmeye çalışılan nasıl bir ‘kıyafet’? Bu son derece tehlikeli planın arka planında başka ne-neler var?

Bu sorular sadece benim mi aklıma geliyor? Elbette hayır. Peki o halde Ankara, ‘kırmızı kaplı Ankara dosyasını’ neden yok sayıyor, neden geçiştiriyor?


Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor
Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap
Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor
Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap


**********************************************
************************************************

bu çok ilginç konu hakkında birkaç anektod iletmeliyim arkadaşlar;

birkaç yıl önce hüsnü mahalli yenişafak gazetesinden aniden uzaklaştırıldı ve yazılarına son verildi.
can dündar hüsnü mahallinin yazılarına son verilmesine neden olan o son makalesini yayınladı ve konu amerikanın kendi kontrolünde hilafet devleti kurması ve müslümanları bu mekanizma ile kontrol altında tutması.

ayrıca bu tezi başka bir yazardan daha duydum ( ibrahim karagül olabilir)

yine ayrıca soner yalçının efendi-2 kitabında bu iddiaya başka kaynaktan (aytunç altundal) atıf vardı. kitaba tekrar ulaşamadığım için tam bilgi veremiyorum.


eğer böyle bir olay vuku bulursa günümüzden daha büyük bir tehlike meydana gelir ve şu an ki devleti islamii gören halk abd kontrolünde (emrinde) bir hilafet devletini haydi haydi tamamen islamii bir devlet olarak algılar ve biat eder.

abd de bu sayede farklı farklı olan müslüman grupları ( devletleri) bir çatı  ama kendi emrindeki bir çatı altında toplamış olur ve kontrol etmesi daha kolaylaşır....


işte aytunç altundaldan yorumlar:

“6 Kasım 2004'te İngiltere Dışişleri Bakanlığından ve istihbaratından üst düzey bir diplomat Türkiye'ye sürpriz bir ziyaret yaptı, bazı temaslarda bulundu, Abdullah Gül' le de görüştü ve bir açıklama yaptı: 'İslam aleminin artık bir halifeye ihtiyacı vardır ve Türkiye de buna öncelik etmelidir.'dedi.

“ABD ve İngiltere'nin hilafet projesi engellenmeli”
Çünkü ABD'nin ve İngiltere'nin bir hilafet projesi var ve şu anda da Türkiye'de kendisinin halife olabileceği düşüncesinde insanlar var, bir tanesi de Amerika'da bunların... Mustafa Kemal Paşa'nın Nutuk'ta da yer alan bir tasavvuru var.Diyor ki “Günümüzde (1920'lerden söz ediyor) 3 tane müslüman ülke var, Türkiye, İran ve Afganistan... İleride bu sayı 45-50'ye çıkar, o zaman müslüman devletler bir araya gelirler ve 5 devletten oluşan bir dış konsey kurarlar ve bu konsey büyük millet meclisleri aracılığıyla, rotasyan usulüyle hilafeti temsil eder” projesi bu... Bugün ABD de diyor ki “Hilafet devletler nezdinde olursa İslam ülkeleri güçlenir, bir şahsı halife etmekle bunu yürütmek lazım.” İngiltere'nin de isteği bu...

tamamı için bakınız

Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor
Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap


************************************************
*************************************************

işte hüsnü mahalliyi yeni şafaktan kovduran makalesi :

Hüsnü Mahalli neden kovuldu?          
Can DÜNDAR      
            
    

Yeni Şafak bir süre önce Hüsnü Mahalli'nin yazılarına son verdi. Suriyeli gazeteci Mahalli, ABD'nin Irak işgaline ve İsrail'in saldırgan politikalarına karşı yazılarıyla tanınıyordu.
Kovulan yazara göre kararın nedeni, "ABD, İsrail ve onların Türkiye'deki dostlarının baskıları"; gazeteye göre ise, "okurun büyük tepkisi..."
Peki Mahalli ne yazıyordu da bu kadar rahatsızlık yarattı?
Geçen hafta ODTÜ Mezunları Derneği'nin "Büyük Ortadoğu Projesi (BOP) tartışma grubu"nun davetlisiydi Mahalli.
Anlattıkları, niye kovulduğunun açıklaması gibiydi.

* * *

Mahalli'ye göre ABD Büyük Ortadoğu Projesi'yle 22 Arap ülkesine demokrasi vaat ediyordu. Yola çıkarken 4 ülkeyi örnek göstermişti:
Bahreyn, Katar, Fas ve Yemen.
Bahreyn, topraklarının yüzde 30'u Amerikan üssü olan bir krallıktı.
Katar, topraklarının yüzde 25'i Amerikan üssü olan bir emirlik.
Fas'ta hükümeti meclis değil, Kral atıyordu.
Yemen'in çavuşken darbe ile işbaşına gelen Cumhurbaşkanı ise 24 yıldır iktidardaydı.

* * *

Mahalli, ABD'nin 1970'lerde komünizme karşı radikal İslamı kullandığını hatırlatarak şöyle dedi:
"ABD şimdi ılımlı İslamı destekliyor. Sezer'in 'Türkiye ılımlı İslam ülkesi değildir' demesi ondan."
Suriyeli yazara göre ABD 11 Eylül sonrası tüm teröristlerin Sünni olduğunu fark edip Şii kartını oynama kararı aldı. İran'la el altından flörte başladı. Irak'ta yönetime onları taşıdı. Böylece Şii azınlığı olan ülkelere de sopa gösteriyor.
"Dünya Bankası'nın başına Paul Wolfovitz'in getirilmesi de boşuna değil; sopayla terbiye edemediklerini parayla edecekler."

* * *

Sovyetler çökünce bölgedeki anti-Amerikan direnişin bayrağı sosyalistlerden radikal İslamcılara geçti.
ABD başta buna şiddetle karşılık verdi. Cezaevinde işkence yaparak, camide yaralıları kurşunlayarak, 300 milyon Arap'ı en hassas yerinden vurdu: Gururlarını kırdı, itibarlarını sıfırladı.
Mahalli'ye göre şimdi ABD taktik değiştiriyor. En muhalifine davetiye çıkarıp işbirlikçiliğe çağırıyor:
"İktidar mı olmak istiyorsun, bırak cihadı, gel ben seni destekleyeyim" diyor.

* * *

Mahalli, bu sayede yakında Hamas, Cihad, Hizbullah, Müslüman Kardeşler gibi radikal örgütlere iktidar kapılarının açılacağını öngörüyor. Şimdiden ipuçları var:
Filistin'de yerel seçimleri Hamas kazandı.
Irak'ta hükümete Sünni direnişçilerden bakanlar alındı.
Deneyimli yazarın diğer tahminleri şunlar:
#
3-5 ay içinde bölgeye ABD'den para akışıyla birlikte satın almalar başlayacak. Kısa zamanda, hızla fikir değiştiren devlet adamları, medya organları ve köşe yazarları göreceğiz.
#
1-2 yıl içinde Türkiye'de BOP'a endeksli olarak kamusal alanda türban serbest bırakılacak.
#
BOP'un yedek planı olarak Irak'ta ve Türkiye'de bir Kürt devleti gündeme gelecek.
#
Irak'ta iktidar nasıl etnik ve dini gruplar arasında paylaştırılarak Lübnanlaştırıldıysa, Türkiye'ye de aynısı dayatılacak.

* * *
Köşesiz kalmış bir yazarın tahminlerine köşemi açtım.
Çünkü bu tahminlerde bir kovuluşun nedenleri kadar ürkütücü bir istikbalin izleri de var.

Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor
Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap
Logged
05 Ocak 2008, 10:14:21 ÖS 22
Üye Bilgileri
maxpayna
Genel Yönetici
*

Mesaj Sayısı: 3638
Nerden: ankara

WWW Offline
« Yanıtla #3 :»

Resimlerin Görüntülenmesine İzin Verilmiyor
Resimleri Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap
    Güler KÖMÜRCÜ

Göstere göstere geliyorlaaaar!!

Göstere göstere geliyorlar... Habere bakınız, geleni görünüz efendim; ‘Aksaray, Ankara Adana ve İstanbul illerinde yapılan eşzamanlı operasyonlarla El Kaide üyesi olduğu ileri sürülen 19 kişi sahte kimlik ve dokümanlarla ele geçirildi...’ Türkiye ve radikal İslam ve de Kaide hücreleri, öyle mi? Sizce ‘birileri’ bu seriden haberlerin ve de terör örgütü El Kaide’nin üzerinden ‘hangi siyasi projeyi’ hayata geçirmek istiyorlar?! Değerli uzman Mahir Kaynak’ın belirttiği gibi; ‘terörü terörist yapar ama kararı siyasi güç odakları verir. Terörizm bir işletme gibidir. Patron yapacağı işe göre eleman alır. Bu geçmişte komünist idi şimdi işin niteliğine göre İslamcı ya da...’

Bugün, Ocak 2008 ve Türkiye’nin gündemi; ‘Aksaray’da, gözbebeğimiz Kapadokya bölgemizde El Kaide üyesi çok sayıda Türkiye Cumhuriyeti vatandaşının olduğunun ortaya çıkarılması (!) ve bu haberlerin hemen ardından da (önceki gün) El Kaide’nin Türkiye’de büyük saldırılara hazırlandığı’ iddialarıyla yüklenmiş durumda.

Son birkaç günlük bu El Kaide’li kaos haberleri size bir şey hatırlattı mı? Bendeniz ‘detay’ aşığı yazarınız, ‘üstelik koordinat vererek’ bugün sizlere servis edilen ‘Kapadokya bölgemizde ortaya çıkarılan El Kaide hücresinin büyük eylem hazırlığında olduğu’ senaryolarını, yaklaşık 4 ay öncesinden dikkatlerinize sunmuştum efendim. Yok medyum falan değilim, sadece ‘iyi bir film izleyicisi’ olarak da bazen isabetli gelecek okumaları yapabilirsiniz, çünkü malum patronlar ‘siyasi projelerini’ önce ‘Hollywood’ aracılığıyla kitleye sunup güya halkı psikolojik olarak hazırlıyorlar. Erken uyarı sisteminiz 24 Ağustos’ta şunları yazmıştı;

‘Birkaç gün önce tuhaf bir uçak kaçırma eylemi yaşadık, haberlere göre; “Lefkoşa-İstanbul seferini yapan uçağı kaçıranlardan Mommen Abdül Aziz Talikh’in, El Kaide terör örgütünün kamplarında eğitim aldığı ortaya çıktı.” Burada şifreli propaganda; ‘Türkiye ve El-Kaide’nin ısrarla defalarca yan yana anılmasıydı.

Birkaç hafta öncesine gidelim, bir başka habere bakalım; “El-Kaide terör örgütünün uyuyan hücrelerinden birinin lideri olarak aranan Ertuğrul Gazi T. isimli terörist İstanbul’da yakalandı. Ertuğrul Gazi T’nin Guantanamo Üssü’nde tutuklu bulunan İbrahim Şen isimli örgüt mensubuyla bağlantıları da belirlendi.” Evet, yine ‘El-Kaide ve Türkiye’ vurgusu.

Malum bazı güçler (siz anladınız onları ey bilen okur) Türkiye’nin El-Kaide’nin ve terörün yeni merkezi haline dönüşmek üzere olduğu propagandasını artırdı. Biz ise içeride birbirimize düşmüş ‘dışarıya kör sağır hallere’ devam ediyoruz. “Türkiye, El-Kaide’nin terörün merkezi olmaya başladı” tezlerine dört koldan da destek veriyorlar, geçenlerde bir film (DVD alıp) seyrettim. (psikolojik savaşın en önemli argümanlarından biri bu filmlerdir)

Filmin adı; “The Stone Merchant, yönetmeni İtalyan Renzo Martinelli, başrollerde dünyaca ünlü sanatçılar Harvey Keitel, Murray Abraham oynuyor. Filmin önemli bölümü Nevşehir-Kapadokya yani bizim turizmde gözbebeğimiz, gururumuz Peri Bacaları bölgesinde geçiyor. Filmin senaryosuna göre Kapadokya adeta ‘El-Kaide’nin önemli merkezlerinden biri. Ürgüp civarında El-Kaide üyesi tehlikeli teröristler yaşıyor ve bunlardan bazıları da TÜRK vatandaşı. Filmde ısrarla ‘İslam’ın insanlık için ne derece tehlikeli olduğu-İslam’ın terör üreten bir din olduğu’ vurgusu da yapılıyor ve tüm bu mesajlar ‘Türkiye-Anadolum üzerinden’ dünyaya gönderiliyor. Tam bilinçaltı bombalaması...

Filmi bitti, öfkeden kanım dondu. Yazımın girişinde belirtiğim diğer ‘servis’ haberlerle de birleştirince Türkiye için ‘planlanan’ senaryonun 2.perdesine geçildiği ortaya çıkıyor.

Bu bir evre, şimdiden filmler ve de küçük haberler yoluyla zihinler hazırlanıyor. Sopaya ya da sopayı gösterip iknaya... Sopalanan Afganistan’a ‘önleyici vuruşun’ gerekçesi neydi? Acaba bizi de sopalamak yerine bu tür iletişim araçlarının baskısıyla sopayı gösterip sonra da ikna yolunu mu deneyecekler, peki neye ikna edileceğiz?!

Ve.. Bu yazıdan 4 ay sonra, önceki gün Kapadokya bölgemizde El Kaide mensubu teröristlerin yakalandığı dünyaya duyruldu.

Bu arada Pakistan da ‘radikal İslamcı’ teröristlerce karıştırıldı.Sıranın Türkiye’de olduğu haberleri eşanlı pompalanmaya başlandı.

Evet, göstere göstere geliyorlaaaar işte, ne dediniz ey dikkatli okur, duyamadım?!


Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor
Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap
KAYNAK
Logged
20 Ocak 2008, 08:22:46 ÖS 20
Üye Bilgileri
maxpayna
Genel Yönetici
*

Mesaj Sayısı: 3638
Nerden: ankara

WWW Offline
« Yanıtla #4 :»

 
Bugün İstanbul’u başkent yapıp yarın da ‘halife’ olmak isterse?!

 Yazarlar / Güler Kömürcü 17.01.2008
   Resimlerin Görüntülenmesine İzin Verilmiyor
Resimleri Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap

Türkiye son günlerde Merkez Bankası ve de tüm kamu bankalarının İstanbul’a taşınmasını tartışıyor. Açıkça söylemese de acaba Başbakan Erdoğan ‘İstanbul’un Başkent olmasını’ neden istiyor? Cevabı tahmin edebilmek için yaklaşık 4 yıl geriye gidelim, 2004 Haziran ayında İstanbul’u ziyaret eden ABD Başkanı Bush’un konuşmalarını hatırlayalım...

Bush’un arkasına Dolmabahçe Sarayı’nı, Ortaköy Camii’ni alarak yaptığı o meşhuuur konuşmasının ardından Erdoğan’a yaklaşıp, ‘Ben senin yerinde olsam Dolmabahçe’de otururum ve......’ noktaları da bugün dolduruyoruz işte, Başkan Bush’un bu telkininden 4 yıl sonra Erdoğan Dolmabahçe’yi ‘kendisine ofis yaptı’ ardından da ‘tüm kamu dairelerinin İstanbul’a taşınmasını yani bir anlamda Cumhuriyetin Başkenti’nin Osmanlı’nın Başkenti’ne dönüştürülüp... (Bu arada İstanbul’un Başkent olması için koşullar da çok uygun!; Musul’u kaybetmeden önceki tarihsel benzeşme içindeyiz. İlaveten bugunkü borç yükümüz o zamanki İstanbul hükümetinin borç yüküyle aynı eee efendim diğer benzeş koşulları da siz ekleyin artık)

Bir sonraki adımda da...?

SAM Amcamın BOP’unun İslam dünyasını ‘HİLAFET’ projesi ile kontrol etmesine mi sıra geliyor?

Sayın Erdoğan durduk yerde neden Ankara’yı “etkisizleştirmek” istiyor?!

‘BOP’un omurgasında yer alan belirleyici stratejinin ‘hızla terörize’ olduğuna inanılan Müslüman dünyasını, masa başında yaratılan Amerikan İslamı yani -ılımlı İslam modeli- ile törpülemek olduğunu artık hepimiz biliyoruz. Washington’un efendilerinin diğer İslam ülkelerine ‘’rol modeli’ olarak seçtiği ‘Ilımlı İslam projesi’nin taşeronu da (şimdilik) A... Parti (ve de malum F tipi cemaat aracılığıyla) Türkiye yani bir anlamda sizler/hepinizsiniz ey izleyici okur...

SAM Amcam bunun için de Türkiye’nin geçmişteki mirasından faydalanmak istiyor, yani; ‘Osmanlı’ modelini bugüne uyarlayıp, ‘Yeni Osmanlı Modeli’ adı altında ‘İstanbul’un merkez olacağı bir model peşinde ve bu modelin çekirdeğinde de İslam dünyasının liderlik kurumu olan ‘HİLAFET’ makamı bulunmakta. (Bu öngörüleri sizlere 4 yıldır ısrarla duyuruyorum ama...Kimseden ‘çıt’ çıkmadığı için de bugün geldiğimiz nokta işte ortada)

Daha önce defalarca konuştuğum Washington’un bazı önemli uzmanlarına göre de; ‘Yeni Osmanlı modeli Türkiye için ideal bir model. Bu çerçevede, Türkiye, İslam dünyasına ‘Hilafet’ kurumunun tekrar canlandırılmasıyla önderlik edebilir. İslam dünyasında şu anda yaşanan çok seslilik her kafadan çıkan farklı görüşü toparlayıcı olacak tek kurum ‘Yüksek İslam Konseyi’nin oluşturulması’ ya da hilafettir.

Şimdi biraz daha dikkatinize talibim: Duyumlarıma göre önümüzdeki günlerde birileri (bir meçhul el) İsmet İnönü’nün kendi el yazısıyla tarihe not düştüğü bazı ‘önemli mektupların’ ilk defa ortaya çıkmasını, kamuoyuna sunulmasını sağlayacak. Önümüzdeki haftalarda ‘İnönü’nün el yazması gizli mektupları ortaya çıktı’ diye okuduğunuzda bu satırları, erken uyarı sisteminiz olarak bendenizi hatırlayın ey kayda geçen ama gelene karşı hiçbir önlem almayan okur... Evet, bu şok mektuplarda İnönü’nün tanıklığında güya ‘Atatürk’ün aslında HİLAFET makamını onayladığı, HALİFELİĞİ reddetmediği’ Necip Türk Milleti’ne duyrulacak-mış!

Konunun uzmanı bir isme göre ise ‘Türkiye Cumhuriyeti’ni hedefe yerleştiren bu ‘sinsi plan çerçevesinde’ ısıtılacak tartışmalardan bir diğeri de ‘Atatürk’ün gizli bir vasiyeti’ olduğu iddiaları olacak-mış. Ki birkaç yıl önce kamuoyunun nabzını ölçmek amacıyla ufak bir yoklama çekilmişti... Araştırmacı-yazar Aytunç Altındal ise o tarihte birilerinin gayet maksatlı açmaya çalıştığı bu konuya farklı bir pencere açmıştı, Altındal’a göre, Atatürk, bazı notlarının ölümünden 50 yıl sonra açıklanmasını vasiyet etmişti.

Altındal, ‘Atatürk, hilafetin kişi bazında değil, bütün İslam ülkeleri arasında rotasyonla değişecek bir kurum olarak canlandırılabileceğini düşünüyordu. Bu vasiyeti 1958’de Adnan Menderes de öğrendi ve ‘Siz isterseniz hilafeti bile geri getirebilirsiniz’ cümlesini bu nedenle söyledi’ demişti...

Evet, uzun sözün kısası, Ankara’nın etkisizleştirilmesi derken... Yeni Osmanlı Projesi ve... ‘HİLAFET’ ile yani ‘uzlaşılarak seçilecek bir HALİFE’ ile tüm Müslüman dünyasını İstanbul üzerinden yöneteceğini zanneden SAM amcamın şahinleri’ acaba HALİFE’liği ilerdeki dönemde kime ‘layık’ görecekler dersiniz? Ya da ‘yeni hilafet modeli’ nasıl olacak? Ne dediniz ey uzman okur?

Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor
Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap
KAYNAK
Logged
20 Ocak 2008, 11:57:32 ÖS 23
Üye Bilgileri
bbetull
bbetull
Genel Yönetici
*

Mesaj Sayısı: 1446
Nerden:

Offline
« Yanıtla #5 :»

Çok basit bir teori .100 yıl öncesinin kavramları ile bugünden konuşuyorlar.Birilerinin bazı şeyleri oyuncak olarak sunduğu doğru fakat bu oyuncakla artık kimse oynamaz.
Logged
04 Mart 2008, 04:05:13 ÖÖ 04
Üye Bilgileri
maxpayna
Genel Yönetici
*

Mesaj Sayısı: 3638
Nerden: ankara

WWW Offline
« Yanıtla #6 :»

bana gelen bir mail sizlerle paylaşmak istiyorum.
ki bu (hilton arasizi)haberi aylar önce duymuştum.
ki-2 aydın doğanın bu ve daha fazla çıkarları için neler yapacağı hakkında bir makaleyi kanal a haberlerde okumuşlardı. sitemizde var dediler ama bulamadım.......

TURKIYE DE NELER OLUYOR FARKINDA MISINIZ?
 
Seçim öncesi AKP'yi destekleyen, seçim sonrası önce  Abdullah Gül'e cakıp,Erdogancı olan. Sonra Türkiye'de rejim tehlikesi
 oldugunu gündeme getiren,  ardından Erdogan'ın ve Gul'ün iyiniyetli oldugunu söyleyip Türkiye'ye  seriatın mahalle baskısıyla gelecegini iddia eden  Hürriyet'in yayınlarının arkasında ' İktidardan bir talep' oldugunu yazmıştım. Aydin Dogan'ın bir istedigi vardı ve iktidar bunu yapmıyordu Vergi uzlaşmaları, vergi kaçaklarının affı zaten  rutine bağlandığı için bu talep acaba neydi ? Hilton Arazisine imar değişikliği istediklerini  Sabah'tayken yazmıştık. Bunun olması kolay değil gibi görünüyordu. Bu değilse neydi? O kadar açgözlü, o kadar talepkarlardı ki, her şey  olabilirdi. Ve ne olduğunu bugün anladık.
Hilton Arazisi için istedikleri imar planı tadilatı  İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi'nden geçmiş.  Tabii bu haber gazetelerde yok.  Çünkü basının neredeyse tamamı kontrollerinde.  Yakendilerinin, ya da adamları kontrol ediyor.  Allahtan internet var da, konuyu öğrenebildik.  Doğan AKP'den bir istediğini daha koparmış oldu.  Doğan medyasının Türkiye'de yeni bir gerilim ortamı yaratmaya başladığını, rejim tehlikesine sürekli dikkat çekerek sivil toplumu harekete geçirmeye
 başladığını, TÜSİAD'ın da Doğan'ın kontrolünde aynı telden çalarak gerilimi tırmandırdığını gören iktidar 'Başımızı bunlarla
 belaya sokmayalım' diyerek plan tadilatını yaptı.

 Şimdi hep beraber Doğan Medyasını izlemeye  başlayalım.   Bakın Türkiye'yi nasıl normalleştirecekler. Nasıl yayınlar ağır ağır geri çekilecek. Bir kaç hafta içinde şeriat tehlikesi nasıl yok olacak. Malezya örneği nasıl ortadan kalkacak.  Nasıl her şey bir kaç hafta içinde güllük gülistanlık olacak.   İzleyin ve görün.  Doğan yeni bir taleple AKP'nin kapısına dikilene kadar tabii ki...

 Hilton'da rant ne kadar?  Büyükşehir'in imar planı değişikliğiyle Doğan Grubu bir iki yılda Türkiye'nin en zengini haline gelecek. Nasıl mı? Hesap basit. Doğan, Hilton arazisini 254 milyon dolara aldı.Burada 0,7 emsalle yaklaşık 43 bin metrekare inşaat izni vardı. Plan tadilatıyla bu izin yaklaşık 5 katına çıktı. Doğan Grubu Hilton arazisine yaklaşık 238 bin metrekarelik bir inşaat yapabilecek. Anladığım kadarıyla buna yer altında yapılacak otopark, alışveriş merkezi gibi birimler dahil değil.

 Şimdi bu rantın Doğan Grubuna nasıl bir haksız kazanç sağladığına bakalım. Doğan burada 238 bin metrekarelik inşaat yapacak. Bu inşaat büyük ihtimalle rezidans olacak. İstanbul'un en güzel yerinde, Boğaz manzaralı rezidanslar.

 Bu kadar iyi bir yerde olmayan rezidanzların fiyatları üzerinden bir hesap yapalım. Mesela hemen yakınındaki Taksim Rezidans'ı veya Levent'teki Bellevue Rezidans'ı baz alalım. Tamamı Boğaz manzaralı olmayan bu iki projede
 metrekare satış fiyatları yaklaşık 9 bin dolarlar seviyesindeydi. Emlak fiyatlarındaki artış ve Hilton arazisinin
 konumu nedeniyle Hilton'da yapılacak rezidansların metrekare fiyatlarının 10.000 dolar civarında olması muhtemel.
 Yani buradan 2 milyar 238 milyon dolar hasılat gelecek. Yer altında yapılacak otopark ve alışveriş merkezinden de, tam durumunu bilmediğimiz için küçük bir rakam verelim, minimum 500 milyon dolarlık bir gelir elde edilmesi mümkün.

 Etti mi, 2 milyar 838 milyon dolar. Burada yapılacak inşaatın metrekare maliyeti yaklaşık 1000 dolar. 238 milyon dolar inşaat maliyeti artı 254 milyon dolar satın alma maliyeti etti mi 492 milyon dolar. 2 milyar 838 milyon dolardan 492 milyon doları
 çıkarınca ortaya çıkan rakam Doğan'ın bu işten edeceği kar. Tam tamına 2 milyar 346 milyon dolar.

 Üstelik herhangi bir finansman maliyeti de olmayacak. Buradaki evler o kadar değerli ki, yapmadan satacak, belki de bir de
 oradan kar edecek. Allah bin bereket versin. Bari hiç değilse buradan elde edeceği karın vergisini versin.

 Ama hiç sanmıyorum. Onu bile uzlaşmayla 5 sene sonra kuşa çevirip öderler.

 Emekli Sandığı dava açmalı Aydın Doğan, Hilton arazisini Emekli Sandığı'ndan aldı. Yani devlete yıllarca hizmet edip emekli olanların maaş aldığı yerden. Dulun, yetimin sandığından. Eğer bu arazinin imar plan tadilatı satıştan önce
 yapılmış olsaydı arazinin fiyatı en az 1,5 belki de 2 milyar dolar olurdu. Bu para da inim inim inleyen sosyal güvenlik
 sistemine girerdi. Plan tadilatı satıştan sonra yapıldığı için bu para Doğan'ın cebine girecek. Şimdi Emekli Sandığı'nın sözleşmeden doğan haklarını kullanmak için dava açması gerek. Dulun yetimin hakkını, açgözlü gözü açıklara yedirmemek için.

 NASIL ? BEGENDINIZ MI ? ANLADINIZ MI ISLER NASIL YURUYORMUS ULKEMIZDE. ILIMLI ISLAMI YASAMAK BUNA DENIR ISTE...
Logged
29 Aralık 2008, 09:07:35 ÖS 21
Üye Bilgileri
maxpayna
Genel Yönetici
*

Mesaj Sayısı: 3638
Nerden: ankara

WWW Offline
« Yanıtla #7 :»

Bazı gerçekleri görmek istemeyiz..
Gördüğümüz gerçekler ise bizlerin başına gelmiyorsa umursamayız...
Ama, bir gün o gördüklerimizi bizlerde yaşayabiliriz…


Çünkü;
“O gün Rab Abramla ahd edip dedi:Mısır ırmağından büyük ırmağa,FIRAT ırmağına kadar senin zürriyetine verdim.”TEVRAT
   Tekvin Bölümü 18.Ayet (13.Sayfa)
 

Bir gün mutlaka kendilerine Allah tarafından verildiğini kabul ettikleri bu toprakları geri almak için gelecekler…
Filistin’e geldikleri gibi.. Lübnan’a geldikleri gibi.. Sırada Suriye’nin olduğu gibi.. Lütfen 1 dakika düşünün;Neden israil orta doğuya geldiği günden beri o topraklardan savaş,göz yaşı,acı…eksik olmuyor.neden diğer ülkeler gibi komşuları ile rahat geçinmiyorlar..?

1 dakika düşünürken boş durmayın ve başımıza gelmeden gelebilecek olanları seyredin..


Resimlerin Görüntülenmesine İzin Verilmiyor
Resimleri Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap
Resimlerin Görüntülenmesine İzin Verilmiyor
Resimleri Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap
Resimlerin Görüntülenmesine İzin Verilmiyor
Resimleri Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap
Resimlerin Görüntülenmesine İzin Verilmiyor
Resimleri Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap

..Rabbin miras olarak sana vermekte olduğu bu kavmların şehirlerinden nefes alan kimseyi sağ bırakmayacaksın..Rabbin sana emrettiği gibi tamamen yok edeceksin.

TEVRAT     Tesniye Bölümü Ayet 10-17 (Sayfa 197)


Resimlerin Görüntülenmesine İzin Verilmiyor
Resimleri Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap
Resimlerin Görüntülenmesine İzin Verilmiyor
Resimleri Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap
Resimlerin Görüntülenmesine İzin Verilmiyor
Resimleri Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap
Resimlerin Görüntülenmesine İzin Verilmiyor
Resimleri Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap

..onları kasaplık koyunlar gibi ayır ve öldürme günü için onları hazırla.
TEVRAT      Yeremya Bölümü Ayet 3 (Sayfa 736)


Resimlerin Görüntülenmesine İzin Verilmiyor
Resimleri Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap
Resimlerin Görüntülenmesine İzin Verilmiyor
Resimleri Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap
Resimlerin Görüntülenmesine İzin Verilmiyor
Resimleri Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap
Resimlerin Görüntülenmesine İzin Verilmiyor
Resimleri Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap
Resimlerin Görüntülenmesine İzin Verilmiyor
Resimleri Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap
Resimlerin Görüntülenmesine İzin Verilmiyor
Resimleri Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap

..onların her şeylerini tamamen yok et,ve onları esirgeme;erkekten kadına,çocuktan emzikte olana,öküzden koyuna,deveden eşeğe kadar hepsini öldür.
TEVRAT
        I.Samuel Bölümü Ayet 3 (Sayfa 286)


Resimlerin Görüntülenmesine İzin Verilmiyor
Resimleri Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap
Resimlerin Görüntülenmesine İzin Verilmiyor
Resimleri Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap
Resimlerin Görüntülenmesine İzin Verilmiyor
Resimleri Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap
Resimlerin Görüntülenmesine İzin Verilmiyor
Resimleri Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap

Bu millet iki peygamberi öldürdü(Hazreti Yahya ve Zekeriya)Hazreti İsa ile Peygamber efendimize yapmadıklarını bırakmadılar. Yüz binlerce insanı ise hiç gözlerini kırpmadan öldürebileceklerini daha iyi anladınız umarım ama Yahudiliğin yasa kabul ettiği TALMUD’dan birkaç derleme yapalım..

“Yalnız Yahudi olanlara insan gözüyle bakılır.Yahudilerden gerisi sadece birer hayvandır.”

“Yahudi olmayanın kanını akıtmak  Allaha kurban sunmaktır.”

“Yahudi olmayan bir insana ,ancak ona dost görünmek ve çatışmalardan kaçınmak için selam verilir.”


İsrail’in tarım imkanları sınırlıdır(dağlık ve kurak),askeriye dışında gelişmiş bir sanayisi yoktur,turizm ise savaşlardan dolayı çok azalmıştır.Peki bu ülke bu kadar parayı nereden buluyor ?

1- A.B.D.’nin hibe yardımları

2- SİZLERDEN…?


Resimlerin Görüntülenmesine İzin Verilmiyor
Resimleri Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap

EVET SİZ ! İsrail 1948 yılında Orta Doğu’ya yerleşmeden önce bir çok ülkede milyonlarca yahudi olarak yaşıyorlardı ve bu ülkelerin önemli sanayi kollarında şirketleri vardı(ülkemizde de olduğu gibi-Alarko,Vakko,Profilo..)işte bu şirketlerin bağışları israil’in en önemli gelir kaynaklarından birisidir.Ve sizler, israil şirketinin ürünlerini aldığınız sürece FIRAT’a biraz daha yaklaşacaklar…

Resimlerin Görüntülenmesine İzin Verilmiyor
Resimleri Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap

Gördüğünüz her ürün için bizim alternatif ürünlerimiz varken neden bu ürünleri alalım...Ne olur duyarlı olun,ülkemizdeki büyük şirketlerin nasıl devletimize yardımları,bağışları oluyorsa tabi ki bu şirketlerinde yardım ve bağışları olacaktır.Tekbir farkla,bizim vadedilmiş topraklarımız YOK!

LÜTFEN !
   NE OLUR !
   ALLAH AŞKINA !
Bu sefer duyarlı olun,çocuklarımız için,vatanımız için,kardeş ülkelerimiz için,aziz şehitlerimiz için..
Ben bu ürünü almasam ne olacak demeyin,inanın çok şey olacak.Eğer inanırsanız ve bu mesajı aklınıza gelen herkese yollarsanız…


Son söz ..

Yahudi devletinin fikir babası Theodor Herzl (1.Siyonist Kongresi 1897)
“Kuzey sınırlarımız Kapadokyadaki dağlara kadar dayanıyor.Güneyde Süveyş kanalına.”
İsrailli Devlet Bakını Ben Gurion (İsrail devletinin  ilanı sırasındaki açıklamadan 1948)
“Filistin’in bugünkü haritası İngiliz Manda yönetimi tarafından çizilmiştir.Yahudi halkının ,gençlerimiz ve yetişkinlerimizin yerine getirmesi gereken bir başka haritası daha vardır;
                NİL’DEN FIRAT’A KADAR !”




Logged
26 Ocak 2009, 03:36:02 ÖS 15
Üye Bilgileri
ozanca
Genel Yönetici
*

Mesaj Sayısı: 3670
Nerden:

Offline
« Yanıtla #8 :»

Bende bir Komplo teorisi yazabilirmiyim ?
Benimkide Kahyanın Dansı adlı bir teori olsun ...

AKP hükümetinin bu denli Amerikancı ve AB taraftarı olması ilk başlarda takkiye olarak algılandı ...
Fakat sonradan kraldan daha çok kralcı olması hasebiyle çok çabuk unutuldu geçmişindeki Anti Amerikancı oluşu ...
Ve malum oldugu üzere o makama tek başına gelmedi, Amerikanın yardımıyla geldi teorisiylede hemencecik kanıksandı ...
Gel zaman git zaman arada verdigi falsolar olsada - Tezkere konusu , İran açılımları - Amerikancılıgını muhafaza etti ...
Obamanın başkanlıgı kesinleştikten sonra Dış siyaset biraz daha şekillenmeye başladı ..
Malum Obama Ermeni tasarısını kabul edecegini seçimlerden önce ilan etmişti ..
Ve ortadogudan elini çekmeye çalışacagını ilan etti Obama ...
Hal böyle olunca Çiftligin kahyası beklede gör politikası izleyecek degildi ...
Hazır elinde kaynayan bir Filistin davası dururken ...
Ve artık oldukca zorlanacagı ve çok daha fazla tavizin kopartılacagı bir ermeni tasarısı varken ...
Buldu imkanı Bastı Çiftligin yaramaz ogluna şamarı ...
Yahudi lobisini büyük ihtimal kaybetti ...
Ermeni tasarısı için artık geri sayım yapılıyor ...
Çok kenara sıkıştırılırsada iç piyasaya çiftlik sahibine kafa atmasının sebebini izah edebilecegi bir sebeb hasıl oldu ...
Ermeni tasarısını kabul edilmesini sineye çekemezdim ....
Kabul etmesi demek Türkiyenin tarihinde bir kırılmaya sebeb olur ...
Hal böyle olunca ...
Kahya hem köyüne dönecek ..
Ama dönerkende Çİftlik sahibinin kovdugu yalaka Kahya degil ..
Köylünün gönlünü feht etmiş , kamuoyu yapmış , üstelikte kafa atmış herif olarak geri dönecek ...
Ömrü yetermi bilmem ...
Böyle yaparmı hiç bilmem ..
ne farkım var agzı olan konuşuyordu bende konuştum ..
Komplomu komplo ...
Yazdım gitti ..
Selamalr ...
Logged

Resimlerin Görüntülenmesine İzin Verilmiyor
Resimleri Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap
26 Ocak 2009, 03:59:26 ÖS 15
Üye Bilgileri
sülfile
Aktif Üye
***

Mesaj Sayısı: 416
Nerden:
حركة المقاومة الاسلامية


Offline
« Yanıtla #9 :»

Sabah haberlerle hemhalken benimde aklımda bir komplo vardı
Tez elden unuttum
Benden teorisyen olmaz
Peki; pratisyen olurmu?
İşte o hiç olmaz

Hamis: Bence "kahyanın dansı" adı pek olmamış "yersen yoğurt, içersen ayran" olmalı idi:)
Logged

Ya kalkın direnin cemaat çocuklar ölmesin, yada susun saklayın korkuları çocuklar görmesin!!!
04 Şubat 2009, 12:02:56 ÖÖ 00
Üye Bilgileri
maxpayna
Genel Yönetici
*

Mesaj Sayısı: 3638
Nerden: ankara

WWW Offline
« Yanıtla #10 :»



Şok Belgesel - Bir Ekonomik Tetikçinin İtirafları - Bölüm 1

Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor
Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap

not : (üye olmadığı için) facebook sayfası açılmayanlar için elden teslim yapabilirim Smiley
Logged
27 Temmuz 2010, 07:19:56 ÖS 19
Üye Bilgileri
maxpayna
Genel Yönetici
*

Mesaj Sayısı: 3638
Nerden: ankara

WWW Offline
« Yanıtla #11 :»


özlemişim komplo teorilerini.
ama bu sefer pek komlo değil hakiki mevzu.
pek tv seyretmem ama başı boş dana gibi zapping yaparken trt haber kanalında bir belgesel seyrettim epey ilginçti.
konu parsadan idi ama parsadan dan ziyade onun mustafa duyar hakkında anlattıkları idi.

belgeseli internette buldum paylaşıyorum izlemek isteyenlere :

yalnız 5-6 bölüme ayırmışlar öyle koymuşlar siteye.
Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor
Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap
İZLEMEK İÇİN TIKLAYINIZ


belgeselde geçen bir makaleyi de paylaşıvereyim :

CAN DÜNDAR

İnsan izinli de olsa gazetelere göz atmadan duramıyor.
Tatildeyken bir fotoğraf ilişti gözüme:
Şu ara dikkatleri üzerinde toplayan Hakimler Savcılar Yüksek Kurulu’nun bir üyesi…
bir Ergenekon sanığıyla birlikte…
Fotoğraf “Skandal” başlığıyla verilmiş.
Üyeyi tanır gibiyim.
Evet o!
Ali Suat ertosun.

* * *

Hafızam 10 yıl önceye götürüyor beni…
1999 başı…
O zaman ATV’deyim. Sabah’ta yazıyorum.
Sabancı suikastıyla ilgili “içerden” bir bilgi geliyor:
“Bu iş karanlık… Duyar biliyor. Konuşmak istiyor.”
Gerçekten de cinayetin tetikçisi olarak bilinen Mustafa Duyar, bildiklerini anlatmak için “itirafçı” olmak istemiş; ama bu talebi, “geç kaldığı” gerekçesiyle reddedilmişti.
Acaba yargıya anlatamadığını bize anlatır mıydı?
Dönemin Adalet Bakanı Hasan Denizkurdu’nu aradım. “Duyar’ın söyleyeceklerinin yargıya yardımcı olabileceğine” ikna oldu.
“Ama kendisinin de oluru gerekir” dedi.
Yazılı başvurduk, Duyar olur verdi, bakanlıktan izin çıktı.
Kamerayı kapıp Afyon cezaevine gitmek üzereydik ki, Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürü Ali Suat ertosun’a takıldık. Bakan’ın iznine rağmen röportaja olur vermiyor, mevzuata aykırı olacağını söylüyordu.
Gidemedik.

* * *
 
Bizim yerimize başkaları gitti Duyar’ın “ziyaret”ine...
Bizi oyalayan bakanlık bürokrasisi, “Karagümrük çetesi”nin Afyon Cezaevi’ne nakline izin vermişti. Bu çete, 2 hafta sonra, Duyar’ı cezaevinde öldürüp susturdu.
Ardından susturulma sırası, Duyar’ı öldüren Karagümrük çetesinin liderlerine geldi. Ama onlar direndiler. Ve cezaevinde isyan çıkardılar.
O isyanda Karagümrük çetesinin lideri Nuri Ergin kameralara;
“Bu devlet bana Mustafa Duyar’ı öldürttü” diye haykırıyordu.
Bir başka pencereden kardeşi Vedat Ergin bağırıyordu:
“Veli Küçük’ü arayın; beni sorun. Başka da bir şey demiyorum.”
Nuri Ergin, isyanla ilgili davada ise şöyle demişti:
“Ergenekon Savcısı Zekeriya Öz, Sabancı suikastıyla ilgili birşeyler oraya çıkarmak istiyorsa Ali Suat ertosun’un neden Mustafa Duyar’a yakınlık gösterdiğini sorgulasın.”

* * *

Oysa işler tam ters yönde gelişti.
Öz’ün kaderi ertosun’un eline geçti.
Çünkü geçen 10 yılda başbakanlar, bakanlar değişti; ama ertosun’un önlenemeyen yükselişi her devirde sürdü.
F-tipi cezaevi dayatmasında ve 32 kişinin ölümüyle sonuçlanan “hayata dönüş operasyonu”nda da başrolü oynayan ertosun, önce “Devlet Üstün Hizmet Madalyası” ile ödüllendirildi.
Sonra Yargıtay üyeliğine atandı.
Ardından da Hakimler Savcılar Yüksek Kurulu (HKYK) üyeliğine getirildi.
Ve sonunda Ergenekon operasyonunu yürüten savcı ve hakimlerin tayininde söz sahibi hale geldi.
Şimdi AKP bundan şikayetçi...
Başbakan, HSYK’ndaki “istenmeyen gelişmeler”den bahsediyor.
Hükümet yanlısı basın, yıllar yılı hiç ilgilenmediği olayları gündeme getirerek ertosun’u keşfediyor.

* * *

İyi de, bilin bakalım ertosun’a “Devlet Üstün Hizmet Madalyası” verilmesini kim teklif etti?
Cemil Çiçek…
Madalyayı boynuna kim taktı?
Bülent Arınç…
Onu Hakimler Savcılar Yüksek Kurulu’na kim tayin etti?
Abdullah Gül…
Şimdi Hükümet’e “Kendim ettim kendim buldum” türküsünü mü tavsiye etmeli?
Yoksa devletin, sanıldığından da derin olduğuna mı hükmetmeli?

Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor
Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap
KAYNAK


Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
Cevap Yaz Yeni Konu Haberdar Et
Gitmek istediğiniz yer:  

MySQL ile Güçlendirildi PHP ile Güçlendirildi Powered by SMF 1.1.15 | SMF © 2006, Simple Machines XHTML 1.0 Geçerli! CSS Geçerli!
Bu Sayfa 0.259 Saniyede 20 Sorgu ile Oluşturuldu