Teravih Namazı Nedir ?

Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.
anasayfa anasayfa giris kayit
  İslami Düşünce Platformu > İSLAMİ BİLGİLER (Bilgi Platformu) > İslam´ın Şartları > Namaz > Teravih Namazı Nedir ?
Kullanıcı Adı: Beni Hatirla?
Şifre:

Sayfa: [1]   Aşağı git
Cevap Yaz Yeni Konu Haberdar Et
Gönderen Konu: Teravih Namazı Nedir ?  (Okunma Sayısı 333 defa)
0 Üye ve 2 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
28 Eylül 2007, 11:25:37 ÖÖ 11
Üye Bilgileri
maxpayna
Genel Yönetici
*

Mesaj Sayısı: 3668
Nerden: ankara

WWW Offline
« :»


teravih namazı üzerine bilgilerinizi ve fikirlerinizi almak isterim arkadaşlar.
tam olarak mahiyeti nedir ? biz müminler nasıl algılamalı ve idrak etmeliyiz ?
günümüzdeki kılınış şekilleri huşu ile namaz kılma kavramına girebiliyor mu ?

aşağıda alıntı bilgiler sunuyorum, paylaşımlarınızı beklerim.


Alıntı
*        Cabir b Abdillah’tan rivayetle:
“  Ramazan’da bir gün Übey b Ka’b (RA) Hz Peygamber’e gelerek:
-         Ya Rasulallah !  Ben geçen akşam bir şey yaptım ama, bilmiyorum ki nasıldır ? dedi.

Efendimiz (SAV):
-         Nedir o yaptığın şey ey Übey ? dedi.

Übey:
-         Evimde birkaç kadın: ‘Biz Kuran okuyamıyoruz. Sen kılsan da biz arkanda kılsak olmaz mı?’ dediler.
Bunun üzerine ben onlara önce sekiz rekat kıldırıp, bir rekat da sonra kıldırdım, dedi.
Efendimiz sükut edip, Übey’e cevap vermedi.
Böylece teravih namazını cemaatle kılmak, rıza sünneti oldu..

Heysemi; c:II; s: 74 (ebu Ya’la ‘dan naklen)

*        Ebu Hureyre (RA)’den rivayetle
“Ramazan ayının bir akşamı Efendimiz (SAV) mescide geldiğinde, mescidin bir köşesinde birkaç kişi cemaatle namaz kılıyordu.

Hz peygamber:
-         Bunlar ne yapıyorlar ? diye sordu.

Ashab:
-         Bunların ezberinde Kuran’dan bir şey yoktur. Übey b Ka’b bunlara namaz kıldırıyor ki, Übey’le beraber okusunlar, dedi.

 Efendimiz de:
-         İyi ediyorlar. Yaptıkları iyi bir şeydir, dedi.

Cem’ül-Fevaid – Ebu Davud’dan (zayıf bir senedle) naklen

*        Abdurrahman b Abdülkaari’den rivayetle:
“ Ramazan’da bir gün Hz Ömer’le birlikte mescide gittim., Mescidin çeşitli yerlerinde adamlar namaza durmuş ve her bir adamın arkasında birkaç kişi saf halinde durmuşlardı.

Hz Ömer (RA):
-         Kanaatimce bunların hepsi tek bir okuyucunun arkasında toplansalar daha iyi olur, dedi.
Ve sonra kararını vererek  hepsinin Übey b Ka’b’ın arkasında toplanmalarını emretti. Aradan birkaç gün geçtikten sonra
Hz Ömer’le birlikte bir daha mescide gittiğimizde, hepsinin Übey b Ka’b’ın arkasında namaz kıldıklarını gördük.

Hz Ömer:
-         Eğer bizim yaptığımız bidatsa ne iyi bir bidattır.Eğer böyle devam ederse gecenin başı, gecenin sonundan daha hayırlı olur, dedi.

El-Kenz ve Cem’ül-Fevaid (imam Malik, Buhari, ibn-i Huızeyme ve başkalarından naklen)

*        Ömer b Abdullah el-Ansi’den rivayetle

“Übey b Ka’b ile Temim ed-Dari erkeklere, Süleyman b Ebi Hamse de kadınlara teravih namazı kıldırırlardı. Übey ile Temim Efendimizin makamında, Süleyman da mescidin avlusunda kıldırırlardı. Affan oğlu Hz Osman (RA)  halife olunca, erkeklerle kadınları bir imamın arkasında birleştirdi. Hz Osman (RA) erkekler mescidden çıkıp dağılmadan, kadınların yerlerinden ayrılmamalarını emretmişti.”

Arfece’den rivayetle:
“ Ebu Talib oğlu Hz Ali (RA) Ramazan’da halka teravih kılmalarını emreder ve erkeklere bir imam, kadınlara da ayrı bir imam görevlendirirdi.
Kadınlara ben imamlık ederdim. 

Tabakat ; c: V ; s: 26 (Beyhekıy ve Firyabi’den)



Alıntı
Teravih Namazı

Teravih, ‘tervîha’ kelimesinin çoğuludur. Tervîha ise sözlükte ‘istirahat etmek’, ‘dinlenmek’, ‘huzur duymak’, ‘sevinmek’ ve ‘bir işi kolaylaştırmak için nöbetleşe yapmak’ gibi anlamlara gelir. Teravih namazı Ramazan ayında yatsı namazının son sünnetinden sonra kılındığı ve her dört rekâtından sonra biraz istirahat edildiği için bu adı almıştır.

Buharî’de geçen bir rivayette Aişe Validemiz, Peygamberimizin Ramazan ayında olsun ya da başka vakitte olsun geceleri on bir rekâttan fazla nafile namaz kılmadığını söylemiştir.[1]

Aişe Validemizden gelen bir başka rivayet şöyledir: “Allah’ın elçisi bir gece mescitte nafile namaz kılmıştı. Birçok kimse de ona uyarak namaz kıldı. Sabah olunca Ashab, “Allah’ın elçisi geceleyin mescitte namaz kıldı” diye konuştular. Ertesi gece Allah’ın elçisi yine namaza durdu. Halk yine onları konuştu, katılanların sayısı iyice arttı. Üçüncü veya dördüncü gece halk yine toplandı. Öyle ki mescid, insanları alamayacak hâle gelmişti. Ancak Peygamberimiz o gece yanlarına çıkmadı Sabah olunca: "Yaptığınızı gördüm. Size çıkmamdan beni alıkoyan şey, namazın sizlere farz oluvermesinden korkmamdır" dedi. Bu hâdise Ramazanda cereyan etmişti.”[2]

Konuyla ilgili olarak nakledilen hadislerde Peygamberimizin ashaba kaç rekât namaz kıldırdığı belli değildir. O, Ramazan dışında nafile namazlarını mescitte kılmazdı. Ramazan’ın son on gününde itikâfta bulunduğu için sürekli kıldığı 11 rekâtı mescitte kılmıştı. Bunlardan üç rekâtı vitir olduğu için geriye sekiz rekât kalıyordu. İşte bu sekiz rekâtı kendi kendine kılarken Ashab ona uyarak kılmış olmalıdır. Bazılarının ‘teravih sekiz rekâttır’ demeleri bundandır. Fakat doğru olanı nafile namaz için herhangi bir rekât sayısı belirlememektir.

Yukarıdaki hadislerde de görüldüğü gibi Peygamberimiz vefat edinceye kadar bir daha ashab-ı kirama Ramazan gecelerinde veya diğer gecelerde herhangi bir nafile namaz kıldırmamıştır. Fakat Müslim, Ebu Davud ve Tirmizi’de geçen bir rivayete göre Peygamberimiz, ramazanda kılınacak nafile gece namazını kesin olarak emretmez fakat kılınması için ashab-ı kiramı teşvik eder ve şöyle derdi: “Kim iman ederek ve sevabını yalnızca Allah’tan bekleyerek Ramazan ayını ibadetle geçirirse onun geçmiş günahları affolunur.”[3]

Teravih namazının cemaatle ve yirmi rekât kılınması ikinci halife Ömer (ra) döneminde başlamıştır. Bundan önce ne Peygamberimiz (sav)’in sağlığında ne Ebu Bekir (ra)’ın halifelik yıllarında ne de Ömer (ra) döneminin ilk yıllarında bu namazın cemaatle ve yirmi rekât olarak kılındığına dair herhangi bir rivayet bulunmamaktadır. Ömer (ra) dönemine kadar ashabtan bazıları bu namazı evinde, bazıları mescitte, bazıları tek başına, bazıları cemaatle, bazıları gecenin ilk vaktinde (yatsı namazından sonra), bazıları ise gecenin sonlarına doğru kılarlardı. Ömer (ra) mescitteki bu karışıklığa son vermek istemiş ve onları Übeyy b. Ka’b’ın imamlığında bir cemaat olarak toplamıştır. O günden sonra bu namaz mescitte, cemaatle ve yirmi rekât olarak kılınmaya başlamıştır.


--------------------------------------------------------------------------------

[1] Buharî, Salatü't-Teravih, 1.

[2] Buharî Salatu't-Terâvih 1, Cum'a 29, 5; Müslim, Müsafirîn, 177, (761); Muvatta; Salât-fi'r Ramazan 1; Ebu Dâvud, Salât 318; Nesâî, Kıyâmu'l-Leyl: 4.

[3] Muslim, Salatu’l-Musafirin, 25 (174); Ebu Davud, Ramazan, 1; Tirmizi, Sıyam, 83.[/color]

Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor
Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap
KAYNAK

Logged
28 Eylül 2007, 11:39:18 ÖÖ 11
Üye Bilgileri
serender
Genel Yönetici
*

Mesaj Sayısı: 4225
Nerden: Rize
Dosdoğru ol!


Offline
« Yanıtla #1 :»

teşekkürler maxpayna soruyu sormuş ayrıntılı cevabını vermişsin   Wink
Allah Razı Olsun
Logged

'Ey iman edenler, Allah için hakkı ayakta tutanlar ve adaletle şahitlik yapanlar olunuz' 5/8
28 Eylül 2007, 12:13:06 ÖS 12
Üye Bilgileri
maxpayna
Genel Yönetici
*

Mesaj Sayısı: 3668
Nerden: ankara

WWW Offline
« Yanıtla #2 :»

allah cümlemizden razı olsun
allah razı olacağı amelleri yapan kullarından eylesin bizleri.

onlar benim elime geçen bilgilerdi. doğru yanlış bilmiyorum.
sizlere sundum ki doğrumu yanlışmı düşünelim görüşelim fikir yürütelim.

amaç = hepbirlikte en doğruya ulaşmak.

saygılarımla
Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
Cevap Yaz Yeni Konu Haberdar Et
Gitmek istediğiniz yer:  

MySQL ile Güçlendirildi PHP ile Güçlendirildi Powered by SMF 1.1.16 | SMF © 2006, Simple Machines XHTML 1.0 Geçerli! CSS Geçerli!
Bu Sayfa 0.067 Saniyede 19 Sorgu ile Oluşturuldu