MEKANİK BİR RİTUEL YA DA DİRİLİŞ

Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.
anasayfa anasayfa giris kayit
  İslami Düşünce Platformu > İSLAMİ BİLGİLER (Bilgi Platformu) > İslam´ın Şartları > Hac > MEKANİK BİR RİTUEL YA DA DİRİLİŞ
Kullanıcı Adı: Beni Hatirla?
Şifre:

Sayfa: [1]   Aşağı git
Cevap Yaz Yeni Konu Haberdar Et
Gönderen Konu: MEKANİK BİR RİTUEL YA DA DİRİLİŞ  (Okunma Sayısı 408 defa)
0 Üye ve 3 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
02 Şubat 2012, 08:43:19 ÖS 20
Üye Bilgileri
HÜDA
Üye
*

Mesaj Sayısı: 30
Nerden:

Offline
« :»

                                                            Bismillahirrahmanirrahim
                                        MEKANİK BİR RİTUEL YA DA DİRİLİŞ
     İstanbul… Hava alanı oldukça kalabalık… Uçağa ilk defa biniyorum.
Heyecan mı? Sadece korku. Kızım Merve’nin elini sıkıca tutuyorum.
     Rahman’la baş başa, hayat her an bitecekmiş gibi…
     Uçak Medine’ye iniyor. Otobüsle Movenpick  Oteline gidiyoruz.  Oda çok temiz akşam
 namazını eda edip odadan çıkarken görevli :
    -Tamızlık?
    -Çözmeye çalıştık.  Arapçada ne anlama geliyor tamızlık? Nezafet dese anlayacağız.
 Meğer görevli bizim dilden konuşuyormuş.
     Ravza muhteşem… Rastgele oturup selamlaşıyorum. Selamı alan Filistinli hanımı
şiddetle kucaklıyorum. Kızı Tülin ile Medine de yaşıyormuş. Ona Filistin’e olan sevdamızı anlatıyorum.
“ Allah’ın laneti İsrail’e ve kâfirlere “
Ümmü Tülin mutlu oluyor.Zarafetine hayran kalıyorum. Osmanlı sarayında yetişmiş kadar asil.
    Sani dostum Vela, Ürdünlü. Çok az konuşabiliyorum. Biz İslam’ın kardeş kıldıkları, biz dostlar,
 ah biz…
     Minik kızlar .Mütesettir, onurlu, sorumlu kızlar. Küçücük yaşta çadorlu çocuklar.
     Pakistanlı dostum pür- ziynet. Ondaki tevazu pür kesret. Bu hanımlar kültürlü
(İngilizceyi ileri düzeyde konuşuyorlar. ) ve samimiler.
     Hizipçilik görülmüyor. İlla Türkler grup taassubundan vaz geçmiyorlar.
     Ertesi gün…
     Sabah namazından sonra Ravza’nın önünde bizim kafileyle karşılaştık.
Rasulün mescidine karşı oturmuş Yasin okuyorlar. Polis: ”okunmaz” diyor. Bizim rehber :
“böyle şey olmaz” diye söylenip az öteye götürüyor kafileyi ve kıraate devam ediyor.
Polis kararlı, hışımla susturuyor okuyanı. Eşim, polisin doğru söylediğini, ölülere Yasin
okumakla ilgili bir haberin mevcut olmadığını izah ediyor ama nafile.
      Bu beldeleri iyi ki Türkler idare etmiyor. Değilse ortalık bidatlerden geçilmezdi.
Rasul’ün  kabrinin tam karşısına durup namaz kılan bile görüyoruz.
      İkinci sabah…
     
Logged
03 Şubat 2012, 07:28:28 ÖS 19
Üye Bilgileri
HÜDA
Üye
*

Mesaj Sayısı: 30
Nerden:

Offline
« Yanıtla #1 :»

     İkinci sabah…
      Ümmet  Ravza’ya tez adımlarla ve sukünetle akıyor. Mahşeri hatırlatıyor
bu haşr.. Aslında anlatamıyorum.
      Öğleye yakın City Plaza’yı dolaşıyoruz. Ezan başlamadan görevliler,
içerdekileri telaşla çıkarıyorlar.
      -Essalatü hayrun, esselatü  hayrun.
      Her namazın arkasına cenaze namazı da kılınıyor. Cuma ve cenaze namazı
de kıldık bugün. Cenazeleri kaçırır gibi götürdüler, yarış edercesine tutuluyordu
 sallardan.
      Hanımların çoğu o kadar " düz" ki yüzü mü size bakıyor, sırtı mı görüyorsunuz,
 belli değil. Yüzlerini emniyetle idna etmişler, kendiliğinden görünecek gibi değil.
 Müstesna bir yer de bırakmamışlar. Bir kısmı burunlarına demirden pencere gibi
 bir gergi takmışlar, "yüz hattı" belli olmuyor.
     Lobideyiz…
     Altı oğlanlı, iki kızlı bir aileyi eşime gösteriyorum.. derken dışardan yedinci
 oğlan giriyor.
     Oteldekilerin ekseri İranlı ve ayrı restoranda yemek yiyorlar.  Hanımları üzerlerine
 kocaman bir atkı örtüyorlar.
     Bugün ziyaret yerlerine gidiyoruz. Kuba küçük bir mescid. Uhud dağı gruplar
halinde geziliyor. Okçular tepesi ortada, stratejik bir yer. Tepenin eteğinde
İranlılar mersiye okuyor, hüngür hüngür ağlıyorlar. Rehberimizi değil onları dinliyorum.
      Cumartesi, üçüncü gün…  
« Son Düzenleme: 03 Şubat 2012, 07:29:55 ÖS 19 Gönderen: HÜDA » Logged
14 Şubat 2012, 05:23:38 ÖS 17
Üye Bilgileri
HÜDA
Üye
*

Mesaj Sayısı: 30
Nerden:

Offline
« Yanıtla #2 :»

İkindi namazına bir buçuk saat kala mescide geliyoruz. En önde
 kalmayı başardık çünkü buraya çocuk giremiyor.  Mısırlı kardeş
Nebila İcibt ile tanıştık. O da ne! Polis Merve’yi gördü, dışarı
çıkmamızı emrediyor. “Sesi çıkmaz”diyoruz ama nafile. Neyse bizi
 bırakıp başkalarına yöneliyor. Nebila bizim için dualar ediyor, ağlayarak.
İçtenliğine hayran kalıyorum.
      Bazı sureler okuyorum. Doğru olduğu halde arada bir düzeltme
yapıyor, kıraat farklılığından olsa gerek.
      Polis tekrar geliyor bizi arka saflara yollamak için. Nebila:                                     
   -Bu kadın hafız kurra, deyince hemen yanımızdan uzaklaşıyor.
       Biraz sonra üç İranlı Hanım yanımıza geldi. Tek kelime konuşamıyor,
 mahvoluyorum. Sadece  “Humeyni” deyip elimi kalbime koyuyorum.
Tarifsiz mutlu olup bana Kerbela hatırası yeşil bir bez, güzel bir tespih
ve kızıma portakal veriyorlar. Kucaklaşıp bakışlarla konuşuyoruz.
     Suudlu yaşlı teyzeyi de anlamıyorum. İngilizce deniyor, bizde
 fehim lamevcud (bana ne oluyor ki doğru dürüst bir dili bilmediğim
 halde herkesle hasbihal etmeye çalışıyorum)
       Bugün yatsı namazına alınmıyoruz,
Logged
16 Şubat 2012, 08:06:25 ÖS 20
Üye Bilgileri
HÜDA
Üye
*

Mesaj Sayısı: 30
Nerden:

Offline
« Yanıtla #3 :»

Elimizde bir poşet var. Dışarı oturup yanımdaki Tebrizli teyzeyle
 Türkçe muhabbet ediyoruz. Bizi pek sevdi. İçerden Merve’ye
zemzem getirdi.
       Az sonra Tahran'da oturan Sümeyye ile tanışınca muradıma
 eriyorum. Ne zarif bir gelin. Ona Mutahhari’den, Beheşti’den,
Şeriati’den bahsediyorum. Yorum yapmıyor, sanırım fazla tanımıyor.
 Sümeyye Azeri bir ağızla konuşuyor: ‘Senin hicab çok yahşi,
benimki açılıyor, zahmetli’ . İtiraz ediyorum. 
      Kardeşim Sümeyye ile Pazar sabahı 29. kapı olan Ali bin Ebi
Talip’te buluşmak üzere ayrılıyoruz. (Lakin onu bir daha göremedim)
      Çarşıya çıktık. Koku ve takı gani, giysiler süslü. Özellikle siyah,
 taşlı, pullu elbiseler her yerde arz-ı endam ediyor. Bir şey almadan
 dönüyoruz.
       Medine faslından sonra işte Kâbe… Ah ki dostum Arzu ile şok
geçiriyoruz. Kâbe’yi dev binalar kuşatmış, yutmuş, gölgelemiş. 30 katlı
dev oteller ekâbir bakıyor aşağıdakilere. Pek çok bidatın önüne geçen
suut bu yapılanmaya neden ses çıkarmamış acaba?
      Erbilli dostum, beni anlasın diye Azerice konuşuyor. Mü’minlerin 
ortak dilini konuşamamak içimi acıtıyor. Acil çözüm bulmak lazım.
      Tavaf ne güzel bir şiar lakin bu ibadeti Tayyip Erdoğan’ın cumhurbaşkanı
 olmasını bağırarak isteyenler kirletiyorlar. Tavaf muhteşem, maxi dev
miting. Dünyanın en büyük organizasyonu.
      Herkesle, isteyince anlaşabilirsiniz; dilsiz, kelimesiz, bir el hareketi,
kucaklama ya da zarif bir bakışla. Sanırım rüyadayım.
       Say…
Logged
20 Şubat 2012, 05:40:20 ÖS 17
Üye Bilgileri
HÜDA
Üye
*

Mesaj Sayısı: 30
Nerden:

Offline
« Yanıtla #4 :»

        Bizimkisi zahmetsiz, güneşsiz, kolay bir sa’y. Saç kestirdiğimiz sırada
Mısırlı bir dost, kızım için uzun uzun dualar ediyor. Kafiledekiler bizim kızı,
sa’yda şikayet etmeden yürüdüğü için tebrik ediyorlar. Çünkü uçak
yolculuğunun ardında bir buçuk saatlik otobüs yolculuğu, arkasından
tavaf, sa’y ve saat 02:30.
       Görevliler herkesin memleketini biliyor ve onların diliyle konuşuyorlar:
Türkî hanım, yasak… diyorlar
       Medine’de siyah hakimken Kabe’de ak çiçekler açıyor. Fehmime göre
İranlı hanımlar Mekke’ye gelince beyaz çadorlar giymişler.
       Türkler 2. yoğunlukta nüfusça lakin varlıkları hissedilmiyor. Sa’y sırasında
İranlılar iç titreten yürüyüşleriyle kafirlere korku salıyor olmalılar.
       Ümmet acilen tevhid olmalı; inançta, fikirde, direnişte, siyasette, dilde
ve tesettürde. Düşünün bir kere; aynı giyişi içinde milyonlarca mü’minenin
haşmetini, iradesini, potansiyelini, sesini… Bu ümmete güç yetmez binasrullah.
       Dualarımızı ümmetin vahdeti süslüyor, bunun acısını ziyade gördüğümüz
için olmalı. Amerika konusunda insanlar duyarlılar. Namaz çıkışı elinde kola içen
bir kızı el hareketiyle uyarıyorum, tenekeyi hemen çöpe atıyor.
Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
Cevap Yaz Yeni Konu Haberdar Et
Gitmek istediğiniz yer:  

MySQL ile Güçlendirildi PHP ile Güçlendirildi Powered by SMF 1.1.16 | SMF © 2006, Simple Machines XHTML 1.0 Geçerli! CSS Geçerli!
Bu Sayfa 0.063 Saniyede 19 Sorgu ile Oluşturuldu