|
Yazar Ali BAYRAMOĞLU
|
|
Perşembe, 02 Temmuz 2009 |
|
Önemli günler yaşıyoruz… Son bir haftanın gelişmelerini arka arkaya koyalım… - Genelkurmay Başkanlığı Askeri Savcılığı “AK Parti ve Gülen Cemaatini Bitirme Planı”nın karargâhta hazırlandığına dair delil bulamadığını söyleyerek belgenin altında imzası olan albayla ilgili takipsizlik kararı verdi. - İki gün sonra Genelkurmay Başkanı, Askeri Savcılığı'ın bu kararına dayanarak belgeyi sahte ilan etti, hükümet ve sivil yargıyı da sahteciyi bulmaya davet etti. Ayrıca belgeyle ilgi yapılacak her hangi yeni soruşturmanın askeri yargıda yapılacağını gazetecilere tekrar tekrar hatırlattı. |
|
Devamını oku...
|
|
|
Yazar Cengiz ÇANDAR
|
|
Çarşamba, 01 Temmuz 2009 |
|
Bu yazı MGK toplantısından önce ve MGK’nın her satırı hatta her sözcüğünden keramet arandığı açıklamasından önce yazıldı. Kimilerinin 28 Şubat 1997 MGK toplantısı kadar önem atfettiği 30 Haziran 2009 MGK toplantısının açıklamasını beklemeden yazıya oturmak, gazetecilik mesleği bakımından akıllıca sayılmaz.Niçin MGK toplantısının sonucunu beklemeyi gereksiz buldum?Üç nedenden ötürü: |
|
Son Güncelleme ( Çarşamba, 01 Temmuz 2009 )
|
|
Devamını oku...
|
|
|
Yazar İbrahim KARAGÜL
|
|
Salı, 30 Haziran 2009 |
|
İran muhalefetinin, bazı çevrelerin de desteğiyle, "erken" harekete geçmesini bir "hesap hatası" olarak nitelemiştim. Bu düşüncem şimdi doğrulanıyor. Tepki etkisini yitirdi. Rejim krizin üstesinden geldi ve hem içeride hem de dışarıda karşı atağa geçti. Hesap hatası yapanlar, İran muhalefetine çok ağır yara aldırdı. Seçim hilesi ile harekete geçirilen kitleler, hile olmasından çok, hile umuduna sarılanların tuzağına düştü. Bu tuzak, muhalefete değil rejime güç kazandırdı. Gençleri yüzüstü bırakacaklar demiştim, öyle de oldu. Batılı ülkeler, Tahran yönetimine bir gözdağı vermeye kalkıştılar ve başarısız oldular. İran'ın iç sıkıntıları ayrıca bir tartışma konusu. Yaşananlar, varolan iç sıkıntılarla mücadele etme niteliğini kaybetti ve muhalefet "haklı" taleplerini "başkalarının yöntemleri"ni kullanarak zayıflattı. |
|
Devamını oku...
|
|
|
Yazar Ali BULAÇ
|
|
Çarşamba, 24 Haziran 2009 |
İran'da neler olup bittiğini herkes merak ediyor. Batı medyası üzerinden akan haber ve bilgiler belli bir gerçekliğe tekabül etmekten çok, İran'ın 30 senedir içine girdiği mecradan çıkartılıp, 1979 öncesi mecraya geri dönmesini sağlamaya matuftur. Batı medyasında yapılan yorumlara bakılırsa, adına "reformcular" denen kesim(ler), "devrime karşı devrimi gerçekleştirme" eşiğine gelmiş bulunmaktadırlar.
Pekiyi, sahiden İran'daki manzara bu mu? |
|
Devamını oku...
|
|
|
Yazar Ahmet TAŞGETİREN
|
|
Pazar, 21 Haziran 2009 |
|
İran'ı bir kere daha yazayım: Ruhat Mengi, Vatan'da benim "Cumhuriyet mitinglerinin farisicesi" başlıklı yazımı eleştirmiş. Yazımı anlamamış. Anlamasını da beklemem. Sayın Mengi'nin bu tür meseleleri anlamadan ama çok anlıyormuş gibi yazan, konuşan üstelik çok konuşan birisi olduğunu biliyorum. O, İran'daki olayı anlamak yerine, "kakül direnişi" dediğim şeyin başarılı olması dileğindedir. |
|
Devamını oku...
|
|
|
Yazar Hüseyin GÜLERCE
|
|
Perşembe, 18 Haziran 2009 |
|
Taraf Gazetesi, basının gücünü gösterdi. Daha da önemlisi, demokrasilerde, basının tesirini ve değerini gösterdi. Taraf'ın geçtiğimiz cuma günkü manşeti olmasaydı, Başbakan ile Genelkurmay Başkanı, haftalık olağan görüşmelerini iki gün öne alabilir, iktidarı ile muhalefeti ile, medyasının büyük bölümü ile bu ülkede demokrasiye sahip çıkma kararlılığı sergilenebilir miydi?"AK Parti'yi ve Gülen'i bitirme" eylem planı, benzerlerini daha önce gördüğümüz, askerî darbe heveslisi cuntaların varlığını yeniden hatırlattı. Belgenin doğru mu, yanlış mı olduğu tartışılıyor ama sorulması gereken bir soru var: Neden doğru olabileceği ihtimali daha ağır basıyor? Bu soruyu, Genelkurmay Başkanlığı kendisine mutlaka sormalıdır. |
|
Son Güncelleme ( Perşembe, 18 Haziran 2009 )
|
|
Devamını oku...
|
|
|
Yazar Ahmet TAŞGETİREN
|
|
Perşembe, 18 Haziran 2009 |
|
İran'da ne oldu? Farisice, biraz tersinden olmakla birlikte, bir Ergenekon operasyonu yapıldı, yalnız tutmadı. Başta, Humeyni'nin Başbakanı, sonuna kadar İslamcı bir lider: Musevi. Ardında, Batılı yaşam tarzı savaşına soyundurulmuş, öteden beri İslam devriminin uygulamalarına direnen kesimler... Benim deyimimle "Kakul direnişi"nin gönüllüleri... Bu iş, Musevi üzerinden, İslam devrimi ile hesaplaşma işiydi. Elbette Musevi'nin amacı o değildi. |
|
Devamını oku...
|
|
|
Yazar İbrahim KARAGÜL
|
|
Cuma, 05 Haziran 2009 |
|
Barak Hüseyin Obama. Adı Burak! Adı Hüseyin. O Bir Müslüman. O bir Hristiyan. O bir Yahudi. Bazılarına göre kurtarıcı! Bazılarına göre bir Mesih gibi! Hem beyaz-hem siyah, hem zengin-hem ezilen, hem beyaz Amerika'dan-hem en alttakilerden. Amerikalı, Avrupalı, Afrikalı, Endonezyalı, Kenyalı.. |
|
Devamını oku...
|
|
|
Yazar Tamer KORKMAZ
|
|
Cuma, 05 Haziran 2009 |
|
Önce, otuz altı yıl öncesine gidelim; 6 Ekim 1973'te patlayan ve yerküremizi çok fazla etkileyen Arap-İsrail savaşını hatırlayalım… Arap ülkelerinin, İsrail-ABD tandemine karşı “petrol kartı”nı oynayarak “misilleme” yaptığı o günlerde, kapalı kapılar ardında cereyan eden 'hayati' bir toplantıyı yeniden oynatalım. * |
|
Devamını oku...
|
|
|
Yazar Hakan ALBAYRAK
|
|
Çarşamba, 03 Haziran 2009 |
|
Sayın Başbakan, dün AK Parti Meclis Grubu'na hitaben yaptığınız konuşmayı dinleyemedim, ama konuşmanın metnini okudum. İlk tepkim: Ne bu şiddet bu celal? Suriye sınırındaki mayınlı araziyle ilgili kanun teklifine ilavelerde bulunmaya hazır olduğunuzu, mesela mayın temizleme işinin Milli Savunma Bakanlığı'nca yaptırılması alternatifine sıcak baktığınızı, hatta "kiralama karşılığı mayın temizleme" seçeneğinin de değişebileceğini söylediğinize göre, kanun teklifinizin mükemmel olmadığını / olmayabileceğini siz de kabul ediyorsunuz. Öyleyse, "muhalefetin provokatif tavrı ve bu tavra bazı köşe yazarları tarafından verilen destek" gibi bir söylemle karşılıklı öfkeyi besleyeceğinize, tansiyonu düşürmeye matuf bir tavır sergileyemez miydiniz? |
|
Devamını oku...
|
|
|
Yazar Yasin AKTAY
|
|
Pazartesi, 01 Haziran 2009 |
|
Tarihimizle yüzleşme konusunda ne kadar ayaklarımızı sürüyorsak tarih içinden kendimize hayranlığımızı pekiştirecek sahnelere de galiba o kadar sık takılıp kalıyoruz. Tarih sözkonusu olduğunda onu bugünün bağlamından ayrı düşünmek tabii ki mümkün değildir. Hatta tarihe olan ilgimiz çok nadiren geçmişteki bir olayın gerçekten aydınlatılması ve gerçek mahiyetiyle anlaşılması ile ilgili bir sorundur. Onun dışında tarihe her yolculuğun biletini tamamen günümüzle ilgili bir siyasal tartışma veya irade keser. O yüzden tarih geçmişin bir sorunu değil, her zaman günümüzün bir sorunudur. |
|
Devamını oku...
|
|
|
Yazar İbrahim KARAGÜL
|
|
Cuma, 29 Mayıs 2009 |
|
Türkiye'de ne zaman olumlu, sevindirici, ümit verici bir gelişme olsa birileri, bir yerler harekete geçer ve bu ümit bir anda derin bir üzüntüye dönüştürülür. Ne zaman bir şeyler yoluna girmeye başlasa süreci boşa çıkaracak bir olay mutlaka olur. Bu kanaati besleyen yüzlerce örnek gördük. Özellikle de “Kürt meselesi” ya da terör meselesi konusunda. |
|
Devamını oku...
|
|
|
Yazar F.KARABIYIK BARBAROSOĞLU
|
|
Cuma, 29 Mayıs 2009 |
|
Gündem mayınlı arazinin temizlenmesine kilitlendi. Geçen gün (26 Mayıs Salı) radyodan Deniz Baykal'ın, Hükümetin mayınlı arazinin temizlenmesiyle ilgili verdiği kanun teklifini eleştiren konuşmasını dinledim. Meraklısı için hemen söylemeliyim ki, evet ben de Deniz Baykal gibi düşünüyorum. Bazı konularda maliyet hesabı yapılmaz. Mayınlı bölgenin Türkiye Cumhuriyetinin imkanları ile temizlenerek bölgedeki köylüye verilmesini savunuyor; o kadar stratejik bir bölgede mayın temizleme karşılığı olarak toprak bahşedilmesini onaylamıyorum. |
|
Son Güncelleme ( Cuma, 29 Mayıs 2009 )
|
|
Devamını oku...
|
|
|
Yazar Ahmet TAŞGETİREN
|
|
Perşembe, 28 Mayıs 2009 |
|
Davos'un faturası? "One minute"ün faturası? O zaman, bunu önümüze çıkarırlar denmişti. Demirel demişti. "Nereden çıktığı da belli olmaz, gelir bir gün karşınıza..." gibi bir şeyler söylemişti. Gerçekten o mu yoksa? Bu kadar kısa zamanda mı kesildi fatura? İş için sık sık İsrail'e gidip gelen bir dostum söyledi: -Evet, mayınların İsrail firmasına verilecek olması bir gönül alma işidir! Çünkü, devlet adına resmen ifade edilmemiş olsa bile, İsrail'de, halkta müthiş tepki var Davos konusunda Başbakan Tayyip Erdoğan'a karşı... |
|
Devamını oku...
|
|
|
Yazar hulya
|
|
Perşembe, 28 Mayıs 2009 |
|
Türkiye'ye yapılmış “en büyük kötülük” olan 27 Mayıs Darbesi'nin kırk dokuzuncu yıldönümüydü, dün: 27 Mayıs İhtilali, Türkiye'de darbe süreçlerini başlatmış, sonraki askeri müdahalelerin de temelini oluşturmuştur. Kimi laikçi-ulusalcı simaların ısrarla öne sürdüğü gibi bir “devrim” değildi, 27 Mayıs… Bütün damarlarında ABD-NATO'nun dolaştığı 'gayrı milli' bir operasyondu. |
|
Devamını oku...
|
|
|
Yazar İsmet BERKAN
|
|
Çarşamba, 27 Mayıs 2009 |
|
Türkiye Büyük Millet Meclisi, Suriye sınırındaki mayınlı arazilerin temizlenip tarıma kazandırılmasıyla ilgili bir yasa tasarısı konusunda tıkanmış gibi gözüküyor. Aslında çok derin psikolojik tahlillere ihtiyaç var ama uzun lafı kısa keseceğim: Tartışmanın özünde, bizim çoğu işimizde olduğu gibi yabancı düşmanlığı meselesi yatıyor. Uzun yıllardır neredeyse gereksiz diyebileceğimiz bir endişeyle (paranoya belki daha doğru tabir) mayınlı bulunan bu geniş arazi, eğer Meclis’teki yasa tasarısı kabul edilirse, önce ihaleye çıkarılacak. İhaleyi kazanan firma veya firmalar, bu araziyi mayınlarından temizleme karşılığında arazinin üst kullanım hakkına bir süreliğine (toplam 49 yıl ama herhalde bunun 4-5 yılı mayın temizlemekle geçecek) elde edecekler. |
|
Devamını oku...
|
|
|